Category: Haber

  • Leyla Güven: Boyun eğmeyeceğiz

    Leyla Güven: Boyun eğmeyeceğiz

    DİYARBAKIR – DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, binalarına yapılan baskına tepki göstererek, boyun eğmeyeceklerini söyledi.

    Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bulunan Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) sabah saatlerinde düzenlenen baskını kınayan Eşsbaşkan Leyla Güven, boyun eğmeyeceklerini söyledi. Bina kapısının kırıldığı baskında, DTK tabelası, bilgisayar ve kitaplara el konuldu. Aramanın sona ermesiyle polislerin çoğu binadan ayrılırken, binanın çevresinde konumlandırılan zırhlı araçlı polislerin bekleyişi sürüyor. DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla, baskına tepki gösterdi.
    ‘BOYUN EĞMEYECEĞİZ’
    Güven, twitter hesabında şu paylaşımda bulundu: “Kurumumuzda @kongrekcd saatlerce arama yapmışlar ve ele geçirilen ‘örgütsel dokümanlar’: tabelalarımız. İşte bu kadar acizsiniz. Zaten Kürdü vurmak için bir dokümana da ihtiyaç yok çünkü hepsini siz üretiyorsunuz! Boyun eğmeyeceğiz.”
  • DTK binasına polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    DTK binasına polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    DİYARBAKIR – Diyarbakır’da DTK binası ile birçok eve eş zamanlı baskın düzenlendi. Çok sayıda kişinin gözaltına alındığı baskınlarda DTK’nin tabelası, çok sayıda evrak ve bilgisayara el konuldu.

    Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesindeki Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) bulunduğu binaya bu sabah saatlerinde baskın düzenlendi. Bina kapısının kırıldığı baskın sonrası başlatılan arama sona erdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Semra Güzel ve Remziye Tosun ile avukatlar, aramanın sona ermesinin ardından binaya alındı. Polisler, DTK binası kapısına asılı olan tabela, DTK Haklar ve İnançlar Komisyonu tabelası, pankart, bilgisayar kasaları, dergi ve kitaplara el koydu. Arama bitmesine rağmen bina içinde ve binanın bulunduğu sokakta polislerin bekleyişi devam ediyor.
    J&J YAYINLARINDA ARAMA
    Merkez Yenişehir ilçesi Ofis semtinde bulunan J&J yayınevine de baskın düzenlendi. Arama işlemlerinin devam ettiği yayınevinde birçok kitaba el konulduğu belirtildi.
    EŞBAŞKANIN EVİNE BASKIN
    Görevden alınarak yerine kayyım atanan Batman Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Demir’in Batman’da ikamet ettiği ev de polisler tarafından basıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Demir’in şehir dışında olduğu öğrenildi. Eş zamanlı olarak Demir’in Diyarbakır’daki kız kardeşlerinin evlerine de baskın düzenlendi.
    GÖZALTINA ALINANLAR
    Baskınlarda gözaltına alınan kimi isimler şöyle: DTK Divan üyesi Jiyan Taş ve Hüseyin Kaya, Rosa Kadın Derneği yöneticisi Rojda Barış, ev hapsinde olan görevden alınan Silvan Belediye Eşbaşkanı Naşide Toprak, Hazro Belediye Meclis üyesi Fesih Balbey, Bismil Belediyesi Meclis üyeleri Enver Çelik ve Aynur Aktar, Çınar ilçesinden Enver Temiz, MEBYA-DER yöneticisi Yıldız Damla, DBP PM üyesi Leyla Bağatır, KESK Genel Meclis üyesi ve TÜM BEL-SEN üyesi Ayten Tekeş, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Diyarbakır Şube Başkanı Suphi İzol, Makine Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu üyesi Arin Zümrüt, barış annesi Makbule Özbek, avukat Berdan Acun, HDP Kocaköy İlçe Eşbaşkanı Cahit Ay, Kulp eski HDP İlçe Eşbaşkanı Selva Akkoyun, Bağlar ilçesinden Gurbet Çakar, Silvan ilçesinden Mehmet Sağlam, Fatma Bülbül ve Tahir Turan.
    Gözaltı gerekçeleri öğrenilemeyen kişilerin İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.
    Diyarbakır merkezli başlatılan operasyon kapsamında gözaltı sayısının artabileceği kaydedildi.
  • Pirani: Kürt partileri saldırıların durması için çalışmalı

    Pirani: Kürt partileri saldırıların durması için çalışmalı

    DİYARBAKIR – Azadi Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Pirani, Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ ne yönelik saldırılarının çözüm olmadığını belirterek, “Kürt siyasi partileri olarak, bu saldırıların durması için çalışmalıyız” dedi.

    Azadi Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Pirani, Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarına tepki göstererek, Kürtlerin saldırıları durdurması için ulusal birlik sağlaması gerektiğini söyledi.
    ‘SAVAŞ ÇÖZÜM DEĞİLDİR’
    Türkiye’nin bu dönemde geniş çaplı saldırılar yürütüldüğünü dile getiren Pirani, bunun sadece PKK’ye yönelik olmadığını, aynı zamanda Federe Kürdistan Bölgesi’nin toprak bütünlüğüne karşı olduğunu ifade etti. Savaşın çözüm olamayacağını hatırlatan Pirani, Türkiye’nin PKK’yle barışması halinde coğrafyanın huzura erişeceğini söyledi. Rojava’da yürütülen ulusal birlik çalışmalarının Kürdistan’ın bütün parçalarında ki devletleri korkuttuğunu dile getiren Pirani, “Birlik kararından sonra Suriye hükümeti ‘bakın Amerika yarın bölgeden gidecek’ şeklinde açıklamada bulundu. Türkiye koktu, İran ise saldırıya geçti. Bütün parçadaki devletler birliği bozmak istedi” dedi.
    ‘ÜÇ TEMEL SÖYLEMDE BULUŞABİLİRİZ’ 
    Federe Kürdistan’a yönelik saldırıları bütün dünyanın izlediğini vurgulayan Pirani, kurtuluşun ancak Kürtler arasındaki ulusal birlikten geçtiğini belirtti. Cezayir’in birlik sürecinden örnek veren Pirani, “Bu saldırılar sonrası Cezayir devrimi aklıma geldi ve ilgimi çekti. Fransa’nın Cezayir’e saldırması sonrası hem Cezayir halkı hem de Arap halkı beraber ayağa kalkarak üç söylemde birlik oldular. Cezayir halkı ne dedi ‘Biz Arap’ız, dilimiz Arapça, toprağımızda Cezayir’dir’ dedi. Fransa’ya karşı bu şekilde ayağa kalkarak kazandılar. Eğer Kürt halkı da isterse bu üç temel söylemle birliğini oluşturabilir. Nedir bu üç söylem. ‘Biz Kürt’üz, dilimiz Kürtçedir, toprağımız da Kürdistan’dır. Biz bütün partilerde istiyoruz ki Kürdistan’ın egemenliği, bayrağı ve değerlerine sahip çıkın. İşte o zaman birlik sağlanır. Ama ideolojik yaklaşımlar bunun önüne geçiyor” diye konuştu.
    ‘ULUSAL BİR ÇABA GEREKLİ’
    Rojava’da uluslararası güçlerin yapmış olduğu arabuluculuğa işaret eden Pirani, “Güney Kürdistan’da da aynen bu şekilde oldu. 20 yıl önce YNK ve KDP Amerika’nın sayesinde bir araya geldi. Bugünde Rojava’da ki güçler Fransa, Amerika ve Federe Kürdistan güçleri tarafından bir araya getirildi. Biz istemiyoruz emperyalist güçler tarafından bir araya getirilsin. Türkiye PKK’nin ‘terör örgütü’ listesinde olmasından kaynaklı saldırılarını sürdürüyor. Türkiye’nin bu saldırılarının sona erdirmek için Kürt halkının ulusal bir çaba içerisinde olması gerekiyor” diye belirtti.
    ‘SALDIRILARI DURDURMALIYIZ’
    Federe Kürdistan’a her saldırıdan önce Irak hükümetinden izin aldığını sözlerine ekleyen Pirani, şunları söyledi: “Güney Kürdistan ve Kürt güçleri, Irak hükümetine, Birleşmiş Milletler’e (BM), Kuzey Atlantik Antlaşması’na (NATO) karşı sivil demokratik eylemler yaparak bu saldırıların durmasını talep etmeliler. Biz savaş taraftarı değiliz. Bizler barış yolunu sunuyoruz. Tüm Kürt siyasi partileri olarak, bu saldırıların durması için çalışmalıyız.”
  • YNK’den Türkiye saldırılarına karşı harekete geçme çağrısı

    YNK’den Türkiye saldırılarına karşı harekete geçme çağrısı

    HABER MERKEZİ – YNK, Uluslararası Güvenlik Konseyi’ne Türkiye’nin saldırılarına karşı harekete geçmesi çağrısı yaptı. Açıklamada ayrıca Türkiye’ye karşı dava açılması istendi.
    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), Irak Federe Kürdistan Bölgesi Süleymaniye kentine bağlı Şarbajer ilçesini havadan bombalanması sonucu 2 sivil yaşamını yitirdi. Daha önce de Şeladizê’de yapılan bombardımanda da 5 sivil yaşamını yitirmişti. Saldırılara tepki gösteren Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) grubu, Irak Cumhurbaşkanı, Başkanı ve Meclis Başkanı’na gönderdiği mektupta, Türkiye’nin uluslararası mahkemelerde yargılanması için dava açılmasını istedi.
    ROJnews’te yer alan habere göre; Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) grubu, Irak hükümetinin üç yöneticisine gönderdiği mektupta, içinde avukatların da olduğu bir kurulun kurularak, Türkiye’nin bombardımanında yaşamlarını yitirenler ile zararı olanlar için Türkiye’den tazminat almak amacıyla Uluslararası mahkemelerde dava açılmasını gerekçesiyle harekete geçilmesini istedi.
    YNK (Yeşiller Grubu), mektubun devamında: “Irak Dışişleri Bakanı ve aynı zamanda Güvenlik Konseyi Delegesi, Türkiye’nin bombardımanına son vermek için, Güvenlik Konseyi’ne acil toplantı çağrısı yapmalıdır. Irak Cumhurbaşkanı, başbakanı ve meclis başkanı Türkiye’nin saldırılarına karşı harekete geçmelidir.”
  • Süleymaniye’de piknik alanı bombalandı: 3 sivil yaşamını yitirdi

    Süleymaniye’de piknik alanı bombalandı: 3 sivil yaşamını yitirdi

    Federe Kürdistan’ın Süleymaniye kentine bağlı Şarbajer ilçesi bombalandı. İlk belirlemelere göre 3 sivil hayatını kaybetti.

    Irak Federe Kürdistan Bölgesi Süleymaniye kentine bağlı Şarbajer ilçesi havadan bombalandı. Şarbajer Kaymakamı Şaho Osman, uçaklarca Kunemasi bölgesindeki piknik alanın bombalandığını, ölü ve yararlıların olduğunu kaydetti. Osman, uçakların hangi ülkeye ait olduklarını bilmediklerini söylerken, Rojnews uçakların Türkiye’ye ait olduğunu duyurdu.

    Görgü tanıklarının anlatımına göre uçaklardan atılan bombalardan birinin bir dükkana isabet etmesi sonucu ölümlerin yaşandığını belirtti.

  • AKP’ye ‘savaş siyasetine son ver’ çağrısı

    AKP’ye ‘savaş siyasetine son ver’ çağrısı

    Türkiye’nin Kobanê’ye bağlı bir köye düzenleyip, 3 kadının yaşamını yitirdiği hava saldırısını kınayan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, sonuç vermeyen savaş siyasetine son verilmesi çağrısında bulundu.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Kadın Meclisi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentine bağlı bir köye dün düzenleyip, 3 kadının yaşamını yitirdiği hava saldırısını yaptıkları açıklama ile kınadı.
    Düzenlenen basın toplantısında konuşan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, siyasi iktidarın sınır ötesi operasyonlarla katliamlar gerçekleştirdiğini, en son katliamın ise Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentine bağlı köye düzenlenen hava saldırısı olduğunu ifade etti.
    ‘SAVAŞ SİYASETİ SONUÇ VERMEDİ’
    Bu katliamlarının “Çöktürme Planı”nın bir parçası olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, siyasi iktidarın 4 parçadaki Kürtleri yok etmeye çalıştığını kaydetti. Siyasi iktidarın Kürt halkına diz çöktürmek için yıllardır sonuç alınmayan bir savaş yürüttüğünü belirten Hatimoğulları, savaşı bir rant olarak görüp, bundan beslenen siyasi iktidarın toplumu kutuplaştırıp, ayrıştırdığını dile getirdi.
    Hatimoğulları, “Bugüne kadar çok sayıda Kürt siyasetçi kadın katledildi. Bugüne kadar Kürt halkına dönük çok büyük operasyonlar ve katliamlar gerçekleşti. Ama buna rağmen Kürt halkı dört parça Kürdistan’da mücadelesini büyüterek bugüne kadar geldi. Bugün 3 kadının katledildiği Kobanê bütün dünyada IŞİD’e geri adım attıran, IŞİD’in yenilenebileceğini gösteren bir direniş sergilemiştir. Kobanê’yi bütün dünya bu direnişle tanımıştır. Bu direnişle meşru görmektedir. IŞİD’e karşı Kobanê ve Rojava’da en büyük mücadeleyi kadınlar yürütmüştür” dedi.
    Kadınların iradelerine kırmaya dönük olduğunu belirttiği saldırının aynı zamanda ‘eşbaşkanlık’ sistemine yönelik olduğunu da söyleyen Hatimoğulları, “Onlar bu iradeyi katlettikçe, bu irade daha da güçlenmektedir” diye konuştu.
    ‘SİVİL KATLİAMLARA SON VERİN!’
    Hatimoğulları, yayılmacı politikalarını kabul etmediklerinin altını çizdiği siyasi iktidara bu politikalardan vazgeçmesi, sivil katliamlara son vermesi çağrısında bulundu. Savaşın Türkiye ekonomisini batırıp, halkı yoksullaştırdığını belirten Hatimoğulları, “Bu iktidarın yürüttüğü savaş siyaseti bu ülkeyi daha fazla açlığa ve yoksulluğa itmektedir. O sebeple savaş derhal bitmelidir. Savaş aynı zamanda kadınların daha fazla katledilmesi, daha çok taciz ve tecavüz anlamı taşımaktadır. Bu sebeple savaş siyaseti son bulmalıdır” dedi.
  • Katledilen kadınların mücadele arkadaşlarından direniş mesajı

    Katledilen kadınların mücadele arkadaşlarından direniş mesajı

    Dicle Demhat
    KOBANÊ- SİHA’yla katledilen 3 kadının mücadele arkadaşları, “Direnişi devam ettireceğiz. Katliama sessiz kalınmamalı” mesajı verdi.
    Türkiye’ ye ait silahlı insansız hava araçları (SİHA) dün akşam saat 19.00’da Kobanê’nin Helincê köyünü bombaladı. Saldırı sonucunda aralarında Kongreya Star Fırat Bölge Koordinasyon üyesi Zehra Berkel, Kongreya Star Şeran Bölge Yönetimi Hebun Mele Xelil ve Kongraya Star Koordinasyon üyesi Mizgin Xelil’in annesi Emine Muhemmed Wesi yaşamını yitirdi.
    Kürt kadın mücadelesinin aktif çalışanıydı
    Kürt kadın özgürlük mücadelesinde aktif olarak yer alan Zehra Berkel, Rojava Devrimi’nden sonra 2014 yılında Mala Jin’ın öğütlenmesinde çalıştı. Zehra, 2015 yılında Adalet Divanı’na seçilirken, 2017 yılında Kobanê Belediye Eş Başkanlığı yaptı, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Komitesi’nde görev aldı. Zehra 2018 yılında ise Kongreya Star Fırat Bölge Koordinasyonu olarak seçildi. Zehra bu görevinin yanı sıra Mala Jin yönetimindeki çalışmasına da devam etti.
    ‘Zehra ve yoldaşlarının mücadelesini yürüteceğiz’
    Kadınların hedef alındığı saldırıyı kınayan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Diplomasi Eş Başkanı Ayşe Efendi, “Bu saldırıyı katliam olarak ele alıyoruz. Bu ne ilk ne de son saldırıydı. Yıllardır Türk devleti Kürtler üzerinde katliam yapıyor. Faşist devletin hedefi Kürt soykırımını gerçekleştirmek ve Kürtlerin var olan kazanımlarına el koymak. Fakat Kobanê halkı olarak bugün sözümüzü bir kez daha yineliyoruz. Türkiye dün gece Kürt siyasetçi kadınları hedef alarak, bir katliam gerçekleştirdi. Burada var olan Amerika ve Rusya güçleri sadece kendi çıkarları doğrultusunda yer alıyor. Katliam ve yapılan saldırılara sessiz kalmaktalar. Buradan bütün dünya kadınlarına sesleniyoruz. Demokratik bir toplum için mücadele eden kadınlar hedef alınıyor. Rojava Devrimi kadın devrimi olarak adlandırıldı, şuan kadın mücadelesi için öncülük eden kadınlar Türk devletinin hedefi olmaktadır. Zehra ve yoldaşlarının mücadelesini yürüteceğiz. Yapılan katliamlara kimse sessiz kalmasın” şeklinde tepkisini dile getirdi.
    ‘Katliamlarla bitmeyeceğiz’
    Türkiye’nin özelde siyasetçi kadınları hedef aldığını belirten Kongreya Star üyesi Semire Ahmet, “Terörist diye adlandırdığı kişiler bizim çocuklarımızdır” dedi. Kendi topraklarında özgürce yaşamak için mücadele verdiklerini ifade eden Semire, “Herhangi bir saldırı yapılmamış olmasına rağmen Türk devleti her zaman bizi hedef alıyor. DAİŞ’i yaratan da Türk devletidir. Kanımızın son damlasına kadar da bu gençlerin arkasındayız. İrademiz hiçbir zaman kırılmayacak, topraklarımızı bırakmayacağız. Katliamlarla Kürtler hiçbir zaman bitmeyecek, Kürt halkı olarak hep var olacağız. Kobanê katliamının yıldönümünde böylesi bir katliamın yapılmış olması manidardır. Kobanê halkı olarak bugün bu katliamlara dur demek için ayaktayız. Bir şehit veririz, yerini dolduracak binlerce genç yeniden ayaklanacaktır” diye belirtti.
    ‘Direnen kadınlar hedef alındı’
    “Şehit arkadaşlarımızın izinde yürüyeceğiz” diyen Kongreya Star Koordinasyon üyesi Rewşen Hacim de tepkisini şöyle dile getirdi: “Şehit Zehra ve diğer arkadaşların şahsında bütün şehitleri saygıyla anıyoruz. 2015 yılının 25 Haziran günü Kobanê’ de bir katliam gerçekleşti.  Dün de Türk devletinin eliyle yeni bir katliamla yüz yüze kaldık. Kendi ideolojileri ve kalemleriyle direnen üç kadın dün gece hedef alındı. Faşist devlet kadın iradesinden korkarak mücadele eden bütün kadınları hedef alıyor. Geçen sene Kongreya Star üyesi Ayşe hedef alınmıştı. Daha sonra Hevrin Xelef hedef alındı. Her şehit düşen kadın arkadaşın yerini yeni arkadaşlarla dolduracağız. Düşman kadın gücünü kendisine karşı bir tehlike olarak görüyor ve kadınlar hedef alınıyor. Katliamda Rusya’nın da payı var, bunu çok iyi biliyoruz.”