Category: Haber

  • AB, dış sınırlarını açacağı ülkelerin bulunduğu taslak listeden Türkiye’yi çıkardı

    AB, dış sınırlarını açacağı ülkelerin bulunduğu taslak listeden Türkiye’yi çıkardı

    Avrupa Birliği ülkeleri dış sınırlarını hangi ülkelere açıp açmayacağı konusunda görüşmelerini sürdürüyor. Son olarak 1 Temmuz’dan itibaren bazı şatların yerine getirilmesi koşuluyla Çin dahil 15 ülkeye sınırların açılması seçeneği ağırlık kazandı. 15 ülkenin bulunduğu söz konusu taslak listede bu kez Türkiye yer almadı.

    euronews’ün perşembe günü AB yetkililerinden edindiği bilgiye dayandırarak yayımladığı taslak listede Türkiye de yer almıştı. Ancak AFP haber ajansının görüşmelere ilişkin aktardığı son bilgiye göre Türkiye şimdilik listeden çıkarıldı.

    AP’nin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde ise vaka sayılarının yüksek olduğu ABD, Rusya ve Brezilya’nın liste dışı kalacağına kesin gözüyle bakıldığı aktarıldı.

    En geç salı günü açıklanacak karar her 14 günde bir güncellenecek, salgının ne kadar kontrol altına alındığına bakılarak bazı ülkelere sınırlar yeniden açılabilecekken, vaka oranlarının artış gösterdiği ülkelere sınırlar yeniden kapatılacak.

    Son taslak listede bulunan ülkeler:

    • Cezayir
    • Avustralya
    • Kanada
    • Gürcistan
    • Japonya
    • Karadağ
    • Fas
    • Yeni Zelanda
    • Ruanda
    • Sırbistan
    • Güney Kore
    • Tayland
    • Tunus
    • Uruguay
    • Çin (Bazı koşulları yerine getirmesi halinde)

    Avrupa Birliği’nin Pekin’e sınırlarını açması halinde Çin’in de aynı şekilde sınırlarını AB vatandaşlarına açması talep ediliyor.

    Andorra, Monako, Vatikan ve Saint-Marin vatandaşlarının da AB’ye girişinin kabul edilme ihtimali yüksek.

    Türkiye taslak listeden çıkarıldı

    Taslak listede ABD ile Türkiye’nin yanı sıra Covid-19 vakalarının en çok görüldüğü ülkelerden Rusya ve Brezilya da yer almıyor.

    Schengen bölgesinde serbest bir şekilde dolaşılabildiği için Avrupa Birliği kendi içinde koordinasyonu sağlamaya çalışıyor.

    Diplomatik kaynaklar, hangi kriterlere göre listelerin hazırlanacağı yönünde ülkeler arasında anlaşmazlık olduğunu dile getiriyor.

    Her iki haftada bir yeniden gözden geçirilecek olan tartışmalı listenin gelecek hafta resmi olarak yayımlanması bekleniyor.

  • İngiltere’de 4 Temmuzdan sonra nasıl bir “normalleşme” olacak?

    İngiltere’de 4 Temmuzdan sonra nasıl bir “normalleşme” olacak?

    İngiltere’de hükümet ekonomik hayatın canlanması için 23 Mart’ta başlattığı ‘Kısmi Sokağa Çıkma’ kısıtlamalarını yumuşatıyor. Normalleşmenin ilk adımını 4 Temmuz uygulamaları oluşturacak.

    Ülkedeki koronavirüs enfeksiyon oranının düşmeye devam etmesiyle eğlence ve turizm sektörleri 4 Temmuz’dan itibaren işe geri dönebilecek.

    Pub, restoran, kuaför ve sinema gibi işletmeler, güvenli görülmeleri halinde hizmet vermeye başlayabilecek.

    Başbakan Boris Johnson, bu gibi işletmelerin hizmet verebilmesi için iki metrelik sosyal mesafe kuralının bir metreye düşürüleceğini söyledi ve yüzü örtme gibi risk azaltıcı önlemlerin daha kısa mesafelerde koruma sağlayabileceğini belirtti.

    Kısıtlamaların yumuşatılmasına yönelik belirlenen sürece İşçi Partisi lideri Keir Starmer de destek verdi ve hükümetin doğru şeyi yapmaya çalıştığını söyledi. Yeni yönlendirmeler, sosyal mesafe kuralları uygulandığı takdirde iki hane halkının herhangi bir sayı sınırı olmadan iç mekanlarda bir araya gelmesine müsaade ediliyor. Farklı hane halkları, farklı zamanlarda bir araya gelebilecek.

    Bunun yanında tatil konaklamalarına ve kamp yapmaya da izin verilecek.

    İç mekanlarda yemek yenmesi ve içki içilmesi de güvenli olarak görülüyor. Düğünlere katılımda 30 kişiye kadar müsaade edilecek. Cenazeler ve diğer dini hizmetlere katılım sayısı ise ibadethanelerin sosyal mesafe kapasitesine bağlı olacak. Açılacak olan işletmelerin risk azaltıcı önlemler alması gerekecek.

    YENİ DÖNEMİN ÖNLEMLERİ NELER OLACAK?

    Pub ve restoran gibi yerlere gidecek olan kişilerden isimlerini vermeleri istenecek. Bu sayede olası bir koronavirüs salgını durumunda temas takibi yapılabilecek. Başbakan Boris Johnson’un bilim ve tıbbi danışmanları, özgürleşmenin beklenenden daha fazla olmasının, insanların sosyal mesafe kurallarını tümden hiçe saymasına neden olması halinde virüsün yeniden çoğalmasından endişe ediyor.

    Acil durumlarda bilimsel tavsiyeler sunan Scientific Advisory Group on Emergencies’in, Boris Johnson’a iki seçenek sunduğu ifade edildi. Bu seçeneklerin, aşamalı bir yeniden açılma süreci ve daha kapsamlı bir açılma süreci olduğu belirtildi. Başbakan Boris Johnson’un, işlerin kötü gitmesi halinde ülkenin tekrar mart ayındaki duruma dönmesi yönündeki endişelere rağmen ikinci seçenekte karar kıldığı aktarıldı.

    OKUL VE EĞİTİM SERVİSİ NE OLACAK?

    Eğitim konusunda da siyasetçiler ve bilim insanları arasında ayrılıklar yaşandığı görüldü. Başbakan Johnson’un bazı danışmanlarının, öğrencilerin eylülde okula dönebileceklerine yönelik güveni paylaşmadığı ifade edildi.

    İngiltere’nin kamu sağlığı idaresi başkanı Chris Whitty, hükümetin mesajının yanlış anlaşılabileceğinden endişe ediyor. Chris Whitty, konuyla ilgili şöyle konuştu:

    “İnsanlar risk azaltıcı önlemleri ciddiye almazsa eğer söylenenlerin ‘Her şey tamam, virüs gitti’, gibi çarpıtılmış versiyonlarını duyarlarsa kesinlikle bir vaka artışı yaşanacak. İnsanların yönlendirmelere uymaları kesinlikle çok önemli.”

    Başbakan Boris Johnson ayrıca 4 Temmuz’un “harika bir gün” olacağını umduğunu söylemesine rağmen, insanlardan aşırıya kaçmamalarını istedi.

    İŞTE YENİ DÖNEM KURALLARI:

    • Restoranlar bölmelere ayrılarak ve menüleri azaltılarak açılacak
    • İki hane halkı iç mekanlarda bir araya gelebilecek ve gece konaklamalarına izin verilecek

    • İki metrelik sosyal mesafe kuralı risk azaltıcı önlemlerle birlikte bir metreye düşebilecek
    • Pub ve barlar yalnızca masa hizmeti verebilecek, sayılarda katı limitler olacak
    • Düğün katılımları 30 kişiyle sınırlı olacak
    • Ev tatilleri teşvik edilecek; oteller, kamp alanları ve tatil için kiralanan yerler yeniden açılacak
    • Saç kesimi hizmetlerine yeniden başlanabilecek ancak manikür, pedikür ve güzellik salonları kapalı kalacak
    • Yüzme havuzları ve spor salonlarının açılmasına izin verilmeyecek

  • Direniş Festivali: Jashn-e-Sangharsh Online Festivali

    Direniş Festivali: Jashn-e-Sangharsh Online Festivali

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF), Hindistan hükümetinin şiddet içeren ve ayrımcı politikalarının yükselmesine yanıt olarak Aralık 2019’da bir araya geldi. SASAF, İngiltere merkezli bir grup Güney Asya diasporası olup, dünya çapında faşizmin yükselişine karşı direniş hareketleriyle dayanışma içinde olmayı hedefliyor.

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF), direnişi güçlendirmek için sınırlar ötesinde dayanışma kurarak Hindistan’da göçmen krizi ve Amphan Kasırgası afet yardımı için kaynak yaratma amacıyla 27 Haziran Cumartesi günü Britanya saati ile 15:00 – 18:00 arasında Online Direniş Festivali gerç̧ekleştiriyor.

    Hindistan’da neler oluyor?

    Hindistan’da Covid-19 salgını, mevcut ulusal hükümetin sağcı otoriterizmine karşı muhalefetin arttığı bir dönemde geldi. Yani, ülkenin seküler anayasal dokusunu tehdit eden vatandaşlık yasalarında yapılan değişikliklere karşı, kadınların ve öğrencilerin liderliğindeki yaygın protestoların ardından geldi. Hindistan, Covid-19, büyük bir gıda krizi, büyük tarım krizi, kasırga, sel, deprem, çekirge saldırıları ve orman yangınları gibi doğal afetler şeklinde eşi görülmemiş trajedilerle karşılaşırken, merkezdeki Narendra Modifiye liderliğindeki BJP hükümeti, Yasadışı Faaliyetleri Önleme Yasası (UAPA) adı verilen korkunç terörle mücadele yasasını kullanarak eylemcileri direniş hareketlerinden tutuklayıp hapse atmayı öncelik haline getirdi.

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF) yaptığı açıklamada şunları belirtti: Enternasyonalist dayanışma ilkelerimize uygun olarak Chilean Cause (Şili Meselesi) ve Black Lives Matter (Siyah Yaşamlar önemlidir) da bağışta bulunacağız. Amaç, sanatçıları sınır ötesi bir araya getirmek ve müzik ve sanatla dayanışma yaratmak’’.

    Festivale Konuk Olan Müzisyenler:

    Hindistan’dan Politik rapçı ve protest şair EPR, Pakistan Pencap’tan direniş şarkıları söyleyen Sara Kazmi, Britanya’dan Kürt şarkıcı Suna Alan, Avrupa ve Latin Amerika’nın her yerinden politik şarkılar ile sanatçı  Les Levidow, Akustik pop rock sanatçısı Jay Anand ve Eşcinsellik, ruh sağlığı, beyaz olmayanlar hakkındaki şarkıları ile Teenasai Balamu

    Diğer Katılımcılar:

    Avrupa Parlamentosu Üyesi ve Şair Julie Ward, Britanya’dan eğitimci ve şair Suhaiymah Manzoor-Khan, İranlı şair Amir Salimi

  • 6 ayda kasayı sıfırladı, 2020 ödeneğini bitirdi, 90 milyonluk borca battı

    6 ayda kasayı sıfırladı, 2020 ödeneğini bitirdi, 90 milyonluk borca battı

    Kasasında 150 milyon TL ve sıfır borçla Diyarbakır’ın Bağlar Belediyesi’ni devralan AKP’li Başkan Hüseyin Beyoğlu, yılın ilk yarısı dolmadan 192 milyon TL’lik bütçeyi sıfırladı. 2019’dan devredilen 150 milyon ve 2020 yılının 192 milyon olan bütçesine ek 90 milyon TL borçlanma yapan Beyoğlu, ilk 6 ay dolmadan toplan 432 milyon TL bitirdi. Göreve atandığı günden buyana toplamında 612 milyon TL harcama yapan Beyoğlu, yeni borçlanma için Belediye Meclisi’nden yetki istedi.

    YSK MAZBATAYI BEYOĞLU’NA VERMİŞTİ

    Bağlar Belediyesi’ni 31 Mart 2019 yılında yapılan yerel seçimleri yüzde 71 oy oranıyla kazanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) adayı Zeyyat Ceylan’a, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ihraç edildiği gerekçesiyle mazbatası verilmemişti. YSK, Ceylan’ın yerine mazbatayı yüzde 26 oy alan ikinci sıradaki AKP’li Hüseyin

    KAYYUM ATANDI, KARAR GEÇTİ

    2 Mart’ta “yatırımlar” için borçlanma yetkisi isteyen Beyoğlu’na Belediye Meclisi, iç borçlanma için 70 milyon TL, bunun 50 milyon TL’sinin İller Bankası ve özel bankalardan kredi kullanımı için yetki verdi. Karar 36 üyenin katılımıyla 17 ret, 19 kabul oyu ile alındı. Beyoğlu’na ikinci borçlanma yetkisi kararı ise 1 Haziran’daki Meclisi toplantısında verildi. Meclis, “belediye personel giderleri ve diğer işlemler” için Beyoğlu’na 20 milyon TL İller Bankası’na borçlanma yetkisi verdi. İlleri Bankası, talepleri kabul ederek, peyderpey ödeme yaptı.

    KAYYUM ATAMANIN NEDENİ

    Bağlar Belediyesi’nin seçimlerden sonraki meclisin yapısı 30’u HDP’li, 7’si de AKP’li olarak seçilirken, daha sonra çeşitli gerekçeler uydurularak 12 HDP’li üye yerine kayyum atandı. Böylece Meclis’teki çoğunluk 19’a 18 olarak AKP lehine değiştirildi. Yerine kayyum atanan HDP’li Meclis Üyesi Halime Bayram, belediyeyi borç batağına sürükleyen sürecin meclis üye sayısındaki çoğunluğunun değiştirilmesinden sonra başlandığına dikkati çekti.

    ‘345 MİLYON BÜTÇE TEKLİF ETTİLER’

    “Tam da bizim görevden alınmamız bu denetimi ortadan kaldırmaya yönelikti” diyen Bayram, “Bağlar Belediyesi bütçesini 2019’un Ekim’inde görüştük. Bize getirilen teklif belediyenin bir önceki yıl 180 milyon olan bütçesini 345’e çıkarmamızdı. Biz bunu kabul etmedik. Bu bütçenin Bağlar ilçesinin ihtiyaçları için fazla olduğunu, yatırım amaçlı değil, yolsuzluğa zemin hazırlayabileceği kaygısıyla kabul etmedik. Meclis çoğunluğu bizde olduğu için bütçeyi reddettik. Bir önceki yıla göre bütçeyi 10 milyon TL artırarak 192 milyona çıkardık” diye belirtti.

    ‘ÜYELİKLERİMİZ DÜŞÜRÜLDÜ’

    Mart ayında görüşülecek yıllık faaliyet raporu öncesi nitelikli çoğunluğun AKP’ye geçmesi için Bağlar Belediyesi Meclisi’nin 6 HDP’li üyenin üyeliklerinin düşürülerek yerlerine kayyum atandığının altını çizen Bayram, “Böylelikle faaliyet raporundaki olumsuzluklar nedeniyle Belediye Kanunu, belediye başkanının görevden alınmasına olanak tanıyor. Tam da bu yılın Mart ayında yapılacak yıllık faaliyet raporunun görüşülmesi öncesi bizi görevden alarak, meclisin denetim yetkisini ortadan kaldırdılar. Görevden alınmamız bununla ilgilidir” diye konuştu.

  • Londra’da en sıcak yaz: Salgına rağmen düzenlenen sokak partilerine müdahale eden 150 polis yaralandı

    Londra’da en sıcak yaz: Salgına rağmen düzenlenen sokak partilerine müdahale eden 150 polis yaralandı

    Britanya başkentinde Koronavirüs önlemlerinin gevşetilmesiyle birlikte sokak partileri furyası patlak verdi. Yasadışı partilere müdahale eden polisler saldırıya uğrarken üç haftada yaklaşık 150 memurun yaralanması, olaylı bir yaz geçirileceğine dair alarm zillerini çaldırdı.

    Britanya’da Koronavirüs önlemleri gevşetilirken, başkentte kalan önlemlerin hiçe sayılmasıyla sokak partisi düzenlenmesi furyasıyla polis baş edemiyor.

    Londra’da polisin üst üste iki gece müdahale ettiği yasa dışı partilerde saldırıya uğraması ve çok sayıda memurun yaralanması, olaylı bir yaz geçirileceğine dair alarm zillerini çaldırdı.

    Sputnik’in aktardığına göre Londra Emniyet Müdürü Cressida Dick, bugün yaptığı açıklamada, polise tümüyle kabul edilemez saldırıların sonuçlarının olacağını söyledi.

    Polisin başkentte ruhsatsız müzikli eğlenceleri takibe aldığını ve bazılarını daha başlamadan kapattığını aktaran kadın emniyet müdürü, son olarak Notting Hill ve Brixton’da şiddetin patlak verdiğini, polise sert cisimler atıldığını ve başka saldırganlıklar düzenlendiğini, polis araçlarının devrildiğini anlattı.

    Bunların tümüyle kabul edilemez olduğunu dile getiren Dick, bu saldırıların sonuçları olacağını ve saldırganları yakalamak için çok geniş çaplı soruşturma başlattıklarını duyurdu.

    Dışarıda en fazla 6 kişinin toplanmasına izin varken, Londra geceleri onlarca kişinin katıldığı sokak partileriyle sallanıyor.

    Son olarak Brixton’da 22 polis memuru yaralanırken, emniyet müdürü son üç haftaki şiddet olaylarında 140 memurun yaralandığını belirtti.

    ABD’den Britanya’ya sıçrayan ırkçılık karşıtı George Floyd protestolarının bazısında da arbede çıkmıştı.

    “Hava sıcak, bazıları çok fazla içiyor, bazısı kızgın ve saldırgan, bazısı da şiddet yaratmak istiyor” diyen Dick, çok sayıda kişinin sağlık düzenlemelerini hiçe sayıp hem kendi sağlıklarını hem de ailelerinin sağlıklarını umursamadığını vurguladı. Semt sakinlerinin de sokak partilerinden ve çıkan olaylardan nefret ettiğini sözlerine ekledi.

    Yüksek rütbeli olmayan polis memurlarını temsil eden Polis Federasyonu, daha önce sokağa çıkma yasaklarının insanlar üzerinde yarattığı baskısıyla düdüklü tencere benzeri durumun oluştuğunu ve havalar düzeldiğinde nizamı bozan olaylar yaşanacağı uyarısını yapmıştı.

    İktidardaki Muhafazakar Parti’nin belediye başkanı adayı Shaun Bailey de Londra’yı korkunç bir yazın beklediğine dair endişelerini dile getirdi.

    Londra sakinleri de özellikle kalan önlemlerin de kalkacağı 4 Temmuz’da ve sonrasında aşırı alkollü sokak olaylarının patlak vereceğine dair endişeli bekleyişe geçti.

  • Savaş uçakları peş peşe kalkış yaptı

    Savaş uçakları peş peşe kalkış yaptı

    DİYARBAKIR – Diyarbakır’da çok sayıda savaş uçağı peş peşe kalkış yaptı.
    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik operasyonu devan ederken, Diyarbakır Askeri Havaalanı 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 8. Ana Jet Üssü’nden çok sayıda savaş uçağı peş peşe kalkış yaptı.
    Son olarak dün akşam Süleymaniye kentine bağlı Şarbajer ilçesi bombalanmış ve 3 sivil hayatını kaybetmişti.
  • ‘Kürt sorunu çözülmeden diğer sorunlar çözülmez’

    ‘Kürt sorunu çözülmeden diğer sorunlar çözülmez’

    ANKARA – HDP Sözcüsü Ebru Günay, Kürt sonunda çatışma ve savaş politikalarının çözüm olmayacağını vurguladı. Günay, DTK’ye yönelik operasyonlara da ‘kriminalize ediliyor’ sözleri ile tepki gösterdi

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti genel merkezinde düzenlediği basın açıklamasında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Günay, Demokratik Toplum Kongresi’ne yapılan polis baskınına, ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’, baro başkanlarının yürüyüşüne, Kürt illerinde koronavirüs testlerinin yapılmamasına ve Kobanê’nin Helince köyünde 3 Kürt kadın siyasetçinin ölümüne ilişkin konuştu.

    ‘Siyasi soykırım operasyonundan vazgeçilmesi çağrısını yapıyoruz’

    Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yapılan polis baskını ve gözaltı operasyonlarına ilişkin konuşan Günay, iktidarın Kürt düşmanlığı politikası yürüttüğünü yineledi. Günay, “Partimizin içinde olduğu bölgenin renkliliğini yansıtan bir kongredir DTK. Bölgenin birliğinin, bir arada çalışmanın nefesi oldu. Çözüm sürecinde DTK, Meclis tarafından resmi olarak tanınan, görüşleri dinlenen ve irade olarak kabul edilen bir yapıydı. Ama son birkaç yıldır AKP’nin Kürt düşmanlığının sonucu olarak kriminalize edilen, sürekli baskıya, zora maruz kalan bir alana dönüştürüldü” dedi. Günay, “Bu sabah yapılan operasyondaki suç unsurlarını söylüyorum: DTK tabelası, birçok yayınevinden basılmış bandrollü kitaplar. İktidarın Kürt düşmanlığında, suç unsuru yaratmada sınır tanımadığını tekrar görmüş olduk. Gözaltıları kınadığımızı, bu siyasi soykırım operasyonundan vazgeçilmesi çağrısını yapıyoruz” diye konuştu.

    Günay’ın konuşmasının satır başları şöyle:

    “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün toplumun tüm kesimlerinde heyecan yarattı. Her geçen gün daha da despotlaşan AKP iktidarının zulüm siyasetine karşı sokaklara taştık, umudu alanlara taşıdık hep beraber. HDP kurulduğu günden bu yana yürüyüş halindedir. Türkiye’yi demokratikleştirmek için yola çıkmıştık. Darbe dinamikleri içine hapsolmuş bir Türkiye’yi AKP’nin darbeci zihniyetinden kurtarmak için başlattığımız yürüyüşte AKP’nin yaratmaya çalıştığı despotik parti devletinin tüm çirkin yüzünü hep birlikte gördük, tanıklık ettik”

    Baroların yürüyüşü

    “Sırtını padişaha, Saray’a yaslayanların içine düştüğü hazin durumdan ise herkes için ders olmalı, herkes bundan ders çıkarmalı. Baro başkanlarının talebi hepimizin talebidir. Bağımsız ve tarafsız bir yargı hepimizin Türkiye’nin en temel ihtiyacı haline gelmiştir. İstiyor ki yargının her aşaması kendi kontrolünde olsun, hiçbir yerden en ufak bir itiraz gelmesin. Baroların yürüyüşü işte tam da bu adıma karşı çıkış ve buna karşı başlatılan bir karşı koyuştu. Bunun karşısında suskun kalmak karanlığa davetiye çıkarmak, despotluğa davetiye çıkarmaktır.”

    Kürt sorunu

    “Çatışma ve savaş politikalarının çözüm olmayacak. Sorunlar diyalog ve müzakere ile olabilir. Türkiye’de; Kürtlerin kimlik, anadil ve kültürlerini yaşayamama sorunu var, özgürlük sorunu var, demokrasi sorunu var, ekonomik sorun var, adalet sorunu var. Tüm bu sorunların anahtarı, Kürt sorununun çözümü. Bu ülkede Kürt sorunu, anayasal haklar ile güvence altına alınacak şekilde çözüme kavuşturulmadığı müddetçe, diğer sorunların hiçbiri çözüme kavuşamayacaktır. Türkiye’de hepimizin bildiği bir demokratikleşme sorunu var. Demokratikleşmenin önündeki en büyük engel de elbette Kürtlere yönelik uygulanan inkârcı, ayrımcı ve şiddete dayalı devlet politikalarıdır.”

    3 kadın siyasetçinin ölümü

    “9 Ocak 2013’te Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçiyi katledenler ve Kürt sorununu çözümsüzlük girdabına sürükleyenler şimdi de Kobanê’nin Helince köyünde 3 Kürt kadın siyasetçiyi SİHA’larla katletti. Dün akşam da Süleymaniye kentine bağlı Şarbejêr’de halkın mesire alanını bombaladılar. Görüntüleri izleyen herkes gördü ki babalarıyla eğlenen çocukların şen gülüşmeleri bir anda bombalarla nasıl yok edildi. Kürt halkına yönelik bu saldırgan tutumdan vazgeçin. En demokratik hakları için mücadele yürüten Kürt halkını hedef alanlar, bu hak için mücadele eden Kürt kadınlarını da daha fazla hedef alıyor ve tüm kadınlara, kadın mücadelesine mesaj veriyor.”

    Kayyum atamaları

    “Bugün iktidarda olanlara şunu söylüyoruz: Bugün durmadan HDP’yi suçlayacağınıza, ‘İktidarınız Kürtlere neleri reva görüyor?’ diye sorma cesaretinde bulun ve bu soruyu kendinize sorun. Bunun hesabını bağımsız yargıya bir an önce verin. İktidarın kendisi için keyfi bir uygulama haline getirdiği kayyum uygulaması devam ediyor. Sarıcan belde belediyemizde aynı uygulamayı devam ettirdiler. Sarıcan Belediye Eşbaşkanlarımız Bekir Polat ve Canan Tağtekin evlerine baskın yapılarak gözaltına alındı ve mahkeme kararı beklenmeden Sarıcan Belediyesine kayyum atandı. Kayyım, iktidarın Kürt düşmanı politikalarının tezahürüdür, bir kez daha yineliyoruz.”

    ‘Tüm imkanlarımızla, tüm koşullarıyla beraber Cizre halkının yanında’

    “Kovid-19 virüsü Türkiye’de can almaya devam ediyor. Tedbirler gevşetildiği için artık Sağlık Bakanlığı talimatı ile, bölgede özellikle Kürt illerinde hastaneye korona şüphesi ile giden kişilere bulgu gösterdiği halde test yapmak yerine önce tomografi ve kan tahlili gibi tanı ve tedavi ile çok da ilgisi olmayan yöntemlerle test yapılmamaya çalışıyor. Şırnak’ın Cizre ilçesinde ise çok daha özel bir durumla karşı karşıyayız. Şu an birçok mahalle ve sokak, bina korona virüsü vakalarındaki artış sonrası karantina altına alınmış durumda. Hastaneler yetersiz. Vaka sayısının ‘normalleşme’ sonrası her geçen gün artması üzerine esnaf kendi inisiyatifiyle kepenk kapatarak, ‘evde kal’ çağrısında bulundu. Bizler de iktidarın bu duyarsızlığı karşısında Cizre halkına kendi tedbirlerini alması konusunda çağrımızı yineliyoruz. Partimiz tüm imkanlarıyla, tüm koşullarıyla beraber Cizre halkının yanındadır.”