Category: İngiltere

İngiltere Haberleri

  • Britanya milletvekillerine ‘işgale sessiz kalma’ mektupları

    Britanya milletvekillerine ‘işgale sessiz kalma’ mektupları

    Britanya’da Kürtler ve dostları, Britanya milletvekillerine yüzlerce mektup göndererek, katliam ve işgalci Türk devletine karşı ‘silah ambargosu’ ve sert tavır takınılması talebinde bulundu.

    Kürt Halk Meclisi tarafından başlatılan yeni bir mektup kampanyası ile Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal girişimi ve Kürt halkına dönük soykırım politikalarına karşı Britanya Hükümeti ve Parlamento’sunun harekete geçmesi çağrısında bulunuldu. Kampanya kapsamında hazırlanan mektuplar Kürtler ve dostları aracılığı ile lokal bölgeler deki milletvekillerine gönderildi.
    Çalışma kapsamında şu ana kadar 32’si ‘Muhafazakar’ ve 63’ü İşçi Partili olmak üzere toplam 109 milletvekiline mektuplar ulaştırılmış durumda.

    İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda milletvekillerine gönderilen yüzlerce mektupta Türk devletinin tıpkı Ermeni soykırımında olduğu gibi Kürt halkına karşı da soykırım politikaları yürüttüğü kaydedilerek, Türk devletinin Güney Kürdistan’a işgal girişimi ve Maxmur Mülteci kampını yakın zamanda hava bombardımanı gerçekleştirmesi hatırlatıldı.

    Türk devletinin Kürtlere yönelik katliamlar gerçekleştirdiği, savaş suçları işlediği ve Ortadoğu’yu kana buladığı ifade edilen mektupta, Hükümetin ve Parlamento’nun
    Türk devletine karşı ‘silah ambargosu’ ve işgali durdurmak için harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.

    Gönderilen mektuplara bir çok milletvekili olumlu yanıt vererek, konuyu Parlamento gündemine taşıyacağını açıkaldı.

    KATE OSAMAR: HÜKÜMET KARARLI DURUŞ SERGİLEMELİ

    İşçi Partili Kate Osamar, Kürtlerin kaygılarının haklı ve yerinde olduğunu belirterek, Türk devletinin politikalarının sivilleri etkilediğini belirtti. Kürtlere karşı işgal saldırılarının 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümüne getirilmesinin tesadüfi olmadığını dile getiren Osamar, Türk devletinin Kuzey Suriye ve Irak’taki Kürt topraklarına yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Durumu yakından izlediklerini ve Hükümeti sivillere yönelik katliamlara ve Kürt bölgesine yönelik işgal girişimlerine karşı harekete geçmesi için kararlı bir duruş sergilemeye davet edeceğini ifade etti.

    İktidardaki Muhafazakar Parti Milletvekili Philip Davies ise Kürtlerin kaygılarını anladığını belirterek, konuyu Dışişleri Bakanlığı’na bildirerek gündeme getireceğini açıkladı.

    LAMMY: HÜKÜMET SORUMLUDUR

    İşçi Partisi Tottenham Milletvekili David Lammy, Kürtlerin endişelerinin haklı olduğunu ve konuyu Kabine toplantılarına taşıyacağını ifade ederek, Türk devletinin Kürtlere yönelik politikalarında İngiliz Hükümeti’nin sorumlu olduğunu ifade etti.

    Kampanya kapsamında tüm partilerin milletvekillerine mektuplar gönderilmeye devam edecek. Online olarak gönderilen mektuplar oluşturulan bir sistem ile istatistik verilerde sunuyor.

    Kampanyaya katılmak isteyenler için oluşturulan mektup adresi ise şöyle:
    https://campaigns.kurdishassembly.org/

     

  • G-7 zirvesine karşı 3 gün eylem

    G-7 zirvesine karşı 3 gün eylem

    G7 Karşı Direniş Koalisyonu organizatörlerinden İngiliz gazeteci Emily Apple, G7 zirvesine karşı 3 gün boyunca eylemde olacaklarını söyledi.

    Bu yıl 47’ncisi düzenlenecek G7 Zirvesi, İngiltere’nin ev sahipliğinde Galler’e bağlı Cornwall’daki Carbis Koyu’nda 11-13 Haziran’da gerçekleştirilecek. Zirvede, Covid-19 sonrası uygulanacak ekonomik programlar, küresel vergi düzenlemeleri, küresel iklim değişikliği karşısında alınacak önlemler, Biden döneminde Transatlantik İttifakı’nın Çin ve Rusya karşısında izleyeceği strateji gibi bir dizi kritik konu masaya yatırılacak.

    ABD başkanı Joe Biden’da Ocak ayında göreve gelmesinden sonra ilk yurtdışı gezisini gerçekleştirecek.  Biden’ın Perşembe günü G7 zirvesi öncesi İngiltere Başbakanı Boris Jahnsın ile bir araya gelecek. G7 zirvesinde de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile de bir araya gelmesi bekleniyor.

    G7 Karşı Direniş Koalisyonu organizatörlerinden İngiliz gazeteci Emily Apple, G7 zirvesine karşı 3 gün boyunca eylemde olacaklarını söyledi.

    G7’ye karşı 3 gün eylem

    G7’nin global olarak kapitalizmin kontrol edildiği dünyadaki zengin ülkelerin kendilerine çıkardığı planlamaların çıktığı yer olduğunu söyleyen Apple, “Uluslararası silah ticaretinin sözlerinin verildiği, zenginlerin dahada zengin olmasının sağlandığı, dünyanın görmek istemediği şeylerin orada yapılmasından kaynaklı G7 zirvesini hepimizin protesto etmesi çok önemlidir. Protestoların amacı kapitalist düzene karşı alternatif bir yaşamın kurulması gerektiğini G7 ülkelerine kabul ettirmek. 3 gün boyunca eylem planımız var. 11 Haziran’da gençler tarafından iklim değişikliklerine ilişkin protestomuz var. 12 Haziran Cumartesi günü ise tüm halklar olarak orda olup dayanışmamızı enternasyonalist bir eyleme gerçekleştireceğiz. G7’nin zengin ve fakir ülke ayırımı yaptığını eşitlik ve demokrasiden yana olmadığını dünyaya duyuracağız. Pazar günü ise G7 zirvesinin yapıldığı Cornwall kentinde yeni polis yasasını ve Britanya’da hükümetin yaptığı baskılar protesto edilecek” dedi.

    Kürt halkından ilhamla

    G7’ye karşı Direniş Koalisyonunun çeşitli anti kapitalist grupların bir araya gelmesiyle oluştuğunu belirten Apple, “Kürt Özgürlük Hareketi bizim organik bir parçamız. Rojava’daki insanları destekliyoruz. Ekoloji ve gençlere yaklaşım başta olmak üzere, birçok şeyi Kürt halkından ilham alarak yapıyoruz. Aynı zamanda sadece G7’ye karşı direnmek değil alternatif de sunmak istiyoruz. Kürt halkının demokratik konfederalizm sistemine bakıyoruz ve buradan ilham alıyoruz. Bize böyle ilham veren bir hareketi destekliyoruz ve dayanışmayı büyütmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Suriye’de ve bölgede saldırı ve baskı altında olan Kürt halkının yanındayız” diye belirtti.

    Erdoğan yer almamalı

    Türkiye’nin işgal saldırılarına işaret eden Apple, “NATO üyesi olması NATO için bir utanç kaynağıdır. Erdoğan faşist bir diktatörden öteye birisi değildir. Kuzey Kürdistandaki insanların üzerinde baskı kurarak, gazetecileri, avukatları tutuklayarak kendini ayakta tutmaya çalışıyor. Yaptığı hiç bir şey demokrasiyi, özgürlükleri temsil etmiyor. İngiltere ile iş birliği içinde Türk devletine silah satışı yaparak kendi ceplerini dolduruyorlar. Bundan en çok Kürt halkı zarar görüyor, Suriye bombalanıyor. Erdoğan’ın Kürt’leri yok etmek ve vahşice saldırmaktan başka bir derdi yok” diye konuştu.

    PKK’nin listede olması utanç verici

    PKK’nin İngiltere’de halen listede tutulmasının sebebinin Türkiye’ye yaptığı silah satışı ve ticaretinden elde ettiği gelirin çok büyük olmasından kaynaklı olduğunu belirten Apple, “Bu iki devlet insan haklarını hiçe sayıyor ve ekonomik ilişkileriyle insanları eziyor. PKK derhal listeden çıkartılmalıdır. Amerika ve İngiltere’nin PKK’yi halen listede tutması utanç vericidir” diyerek İngiltere’nin bu konuda harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

    Kürtlerin fikirlerinden korkuyorlar

    Erdoğan’ın esas muhalefet olabilmeyi başaran Kürt halkı, HDP ve Özgürlük mücadelesinden çok korktuğunu söyleyen Apple, “Bu yüzden HDP’yi kapatmak istiyor. Kürt halkının fikirleri, global kapitalizmi yani aslında Erdoğan ve rejimin varlığını sarsıyor. Erdoğan ve hiçbir rejim alsında bunu kabul edemez yoksa güçlerini yitirirler. Tüm bu bahsettiklerimiz ile bağlantılı olarak Sayın Öcalan’a uygulanan izolasyonun derhal sonlandırılması gerekiyor” çağrısında bulunarak avukat ve aile ile görüşlerinin yapılması gerektiğini söyledi.

    Emily Apple, yazar ve aktivist. Son 20 yılda Fitwatch, Network for Police Monitoring ve Counseling for Social Change gibi çok sayıda organizasyonun kurucu ortağı oldu. Çeşitli çevrimiçi ve basılı yayınları yayınlandı. Şu anda ilk kitabı Dear Martin: Letters to a Corporate Spy (Sevgili Martin: Kurumsal Bir Casusa Mektuplar) üzerinde çalışıyor.

    EREM KANSOY

    LONDRA

  • İngiltere hükümetinin seyahat kısıtlamalarını hafifletmemesine turizm sektörü tepkili

    İngiltere hükümetinin seyahat kısıtlamalarını hafifletmemesine turizm sektörü tepkili

    İngiltere hükümetinin yurtdışı turistik seyahatlere yönelik düzenlemelerini sıkılaştırması turizm sektörünün tepkisine neden oldu.

    İngiltere, Perşembe günü yaptığı değerlendirmenin ardından beklentilerin aksine, turistik seyahatlere yönelik kısıtlama uygulamadığı ülkeler listesine yeni yerler eklemediği gibi, popüler tatil yerlerinden Portekiz’i de yeşil listeden çıkardı.

    İngiliz turistlerin gözdesi ülkelerden Türkiye de kırmızı listeden çıkartılmadı. Bu da Türkiye’den yalnızca İngiltere vatandaşı veya oturum izni sahiplerinin kabul edilmesi ve gelenlerin masraflarını kendileri karşılayarak 10 gün otelde karantina kalmasını öngören uygulamanın devam edeceği anlamına geliyor.

    İngiltere hükümetinin seyahat düzenlemelerini Haziran’ın son haftasında gözden geçirmesi bekleniyor.

    Turizm sektörü tepkili
    Hükümet, 17 Mayıs’ta başlattığı ve üç gruba ayrılan ülkelere yönelik farklı kısıtlayıcı önlemler uyguladığı “trafik lambası sisteminde” ilk güncellemeyi dün yaptı.

    Genel beklenti, yeşil listedeki ülkelerin sayısının artırılması yönündeydi. Ancak bunun aksine, hem kırmızı listedeki ülkelerin sayısı artırıldı hem de Avrupa’da yaz turizmi için en çok tercih edilen yerlerden olan ve yeşil listede yer alan tek ülke Portekiz de sarı listeye eklendi.

    Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, Portekiz’in yeşil listeden sarıya alınmasının arkasında “güvenliğe öncelik veren” yaklaşımın yattığını belirterek, hükümetin birincil hedefinin yurtiçinde normalleşme sürecinin en iyi şekilde yapılabilmesi olduğunu söyledi.

    Hükümetin kararının turizm sektöründe istihdam ve güven kaybı yaratacağı eleştirileri yöneltildi.

    Turizm sektöründe faaliyet gösteren şirketler ve sektör temsilcileri, karara sert tepki gösterdi. Sektör temsilcileri, İngiltere’nin aşılama konusunda dünyadaki en iyi ülkeler arasında yer aldığını belirterek, ekonominin yeniden canlandırılması için mevcut kısıtlamaların hafifletilmesi çağrısı yaptı. Ayrıca, bu kararın binlerce kişilik istihdamı tehlikeye attığı uyarısı yapıldı.

    Ana muhalefetteki İşçi Partisi de Portekiz’in sarı listeye alınmasının çözüm olmadığını belirterek, sarı liste kategorisinin tamamen kaldırılması çağrısı yaptı.

    İşçi Partisi’nin içişlerinden sorumlu yetkilisi Nick Thomas-Symonds, hükümeti “sınırda seyahat kısıtlamalarının yanlış uygulanmasına yol açarak kaosa neden olmakla” suçladı.

    “Kendi kurallarını hiçe saydılar”
    Birleşik Krallık’ın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi British Airways, alınan kararın “sadece havacılık sektörü değil, yolcular açısından da olağanüstü bir hayalkırıklığı ve kafa karışıklığı yarattığını” söyledi.

    Şirket Sözcüsü, “İngiltere, kritik bir noktaya ulaştı ve ekonomiyi yeniden canlandırmak, pandemi döneminde büyük zarar görmüş sektörleri desteklemek ve insanların sevdiklerine kavuşabilmesini sağlamak için ABD gibi düşük riskli ülkelerle acilen seyahatlerin başlatılması gerekiyor” dedi.

    Düşük maliyetli havayolu şirketlerinden Easyjet’in CEO’su Johan Lundgren, “Portekiz’deki vaka sayılarının İngiltere’dekine benzer seviyelerde” olduğunu belirterek, bu ülkeye yönelik kısıtlamaların artırılmasını “meşru kılacak bilimsel bir kanıt” olmadığını savundu.

    Lundgren, “Bu sisteme geçildiğinde yolcuların önceden planlama yapmalarına olanak tanıyacak şekilde bir ara kategori oluşturulacağı vaat edildi. Buna rağmen hükümet kendi kurallarını hiçe saydı, bilimi görmezden geldi ve hiçbir şekilde erkenden haber vermeden ve alternatif seyahat güzergahları belirlemeden insanların planlarını kaosa sürükledi” dedi.

    Lundgren, bu kararın İngiltere’nin “dünyanın geri kalanıyla bağlarını kopardığını” öne sürdü.

    Düşük maliyetli bir diğer havayolu şirketi Jet2 da, uçuşların yeniden başlama tarihini 23 Haziran’dan 1 Temmuz’a erteleyeceğini açıkladı.

    Jet2 CEO’su Steve Heapy, “Bugünkü açıklamanın, yolcularımızda ve bağımsız seyahat acentesi iş ortaklarımızda ne kadar büyük bir hayal kırıklığı yaratacağını biliyoruz. Endişelerini ve hayal kırıklıklarını paylaşıyoruz” dedi.

    Manchester Airports Group CEO’su Charlie Cornish de, trafik lambası olarak bilinen sistemin, ülkelerdeki risklere yönelik önlem alınmasına olanak tanıyarak insanların güvenli bir şekilde seyahat etmesine izin vermesi gerektiğini söyledi.

    Cornish, “Ancak hükümetin kendi sistemine güvenmediği, uluslararası taşımacılık sektörünün haksız yere günah keçisi ilan edildiği ve bu süreçte on binlerce kişilik istihdamı riske attığı artık çok açık” diye konuştu.

    Turizm ve havacılık hisseleri düştü
    Havayolları ve seyahat şirketlerinin hisseleri, alınan kararın açıklanmasının ardından değer kaybına uğradı.

    British Airways’in ana şirketi olan IAG ve Easyjet yaklaşık yüzde 5 civarında değer kaybetti. Ryanair yüzde 1,3, seyahat acentesi Tui de %4,5’luk düşüşle günü kapattı.

    Seahat ve turizm sektörü temsilcilerini çatısı altında buluşturan Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkan Yardımcısı Virginia Messina, turizm şirketlerinin hisselerinde yaşanan düşüşe dikkat çekerek, alınan kararların sektöre büyük zarar verdiğini aktardı.

    Seyahat sektörünün önde gelen isimlerinden PC Agency CEO’su Paul Charles, bu kararın on binlerce kişilik istihdam kaybına neden olabileceğini belirtti.

    Charles, verilerin bazı ülkelerin daha yeşil listeye alınmasına olanak tanıdığını ve bu nedenle de hükümetin kararının “akla mantığa sığmadığını” ifade etti.

    Karayipler’deki Grenada adası, yeşil listeye gireceğini umuyordu. Turizm bakanı Clarice Modeste Curwen, bu kararın “son derece hayal kırıklığı yarattığını” söyledi.

    Grenada’da pandeminin başlangıcından bu yana sadece 161 vaka tespit edildi ve Şubat ayından bu yana ülke içinde bulaşan vaka sayısı da sıfır.

    Trafik lambası sistemi nasıl çalışıyor?
    İngiltere hükümeti, yeşil listeye yeni ülkelerin eklenmemesi, yeşil listedeki Portekiz’in sarıya kaydırılması ve kırmızı listeye de yedi yeni ülkenin daha eklenmesine karar verdi.

    Yapılan değişiklikler Salı günü yerel saatle 04.00’te (TSİ 06.00) yürürlüğe girecek.

    Yunan ve İspanyol adalarının yanı sıra Malta, Finlandiya ve Karayipler’in bazı bölgelerinin yeşil listeye eklenmesi bekleniyordu. Ancak hükümet, uluslararası seyahatler konusunda oldukça temkinli davranmaya karar verdi.

    İngiltere’de şu anda yürürlükte olan uluslararası seyahat düzenlemesine “trafik lambası” sistemi adı veriliyor. Ülkeler üç farklı kategoriye bölünüyor ve her bir kategori için de farklı düzenlemeler uygulanıyor.

    Yeşil listede yer alan ülkelere seyahat için herhangi bir kısıtlama ve İngiltere’ye dönüşlerde karantina uygulanmıyor. Sarı listedeki ülkelerden dönüşlerde 10 gün ev karantinası yapılması öngörülüyor.

    En sıkı kısıtlamaların uygulandığı kırmızı listedeki ülkelerden gelişlerde ise masrafları yolcuya ait olmak üzere 10 gün otel karantinası zorunlu tutuluyor. Ayrıca kırmızı listedeki ülkelere ancak zorunlu hallerde seyahat edilmesi isteniyor.

    Kaynak : BBC Türkçe

  • Britanya’da  ilk kez Covid’den ölüm bildirilmedi

    Britanya’da ilk kez Covid’den ölüm bildirilmedi

    İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ta geçen Mart ayından bu yana ilk kez, Covid testinin pozitif çıkmasının ardından geçen 28 günlük sürede ölen olmadı.

    Son verilere göre ülke genelinde 3615 vaka görüldü, dün ise 3383, geçen hafta Pazartesi günü de 2493 vaka görülmüştü.

    Ülkede ilk olarak Hindistan’da ortaya çıkan koronavirüs varyantının vaka sayılarını artırabileceğinden kaygı duyuluyor.

    Haftasonları ve haftanın ilk çalışma gününde günlük ölüm sayıları genelde düşük oluyor. Bu istatistik uzmanlarının çalışmaması nedeniyle daha az sayım yapılmasından kaynaklanıyor. Birleşik Krallık’ta Pazartesi günü de tatil olduğundan, ilk çalışma günü Salı günüydü.

    Bugün hayatını kaybedebilecek Covid hastaları önümüzdeki günlerde istatistiklere girecek.

    Üçüncü Covid dalgası gelebileceği uyarıları üzerine, İngiltere’deki Covid kısıtlamalarının 21 Haziran’da kaldırılmaması çağrısı yapılıyor.

    Birleşik Krallık’taki ölüm oranları, hastaneye yatış ve vaka sayıları Ocak ayında zirve yapmasının ardından düşmüştü.

    Ülke nüfusunun üçte birinden fazlası iki doz aşı oldu.

    Son verilere göre 25.734.719 kişi iki doz aşı oldu.

    39.477.158 kişi, yetişkin nüfusun % 74,9’u da birinci doz aşıyı oldu.

  • Britanya’da 8 boyutta ‘Özgür Toplum’ Konferansı düzenlendi

    Britanya’da 8 boyutta ‘Özgür Toplum’ Konferansı düzenlendi

    Londra’da düzenlenen Özgür Toplum Konferansı’nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm paradigması çerçevesinde örgütlenme, hak-adalet, ekonomi, diplomasi ve özgür yurttaşlık gibi 8 boyuttan oluşan Halk Meclisi’nin inşa edilmesi kararlaştırıldı.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Kapitalist Modernite’ye karşı oluşturduğu Demokratik Konfederalizm Paradigması çerçevesinde  Kürtler örgütlenme modellerini ele aldığı ve tartıştığı 2 günlük bir konferans düzenledi.

    Londra KCC binasında düzenlenen ‘Özgür Toplum’ adlı konferans, delegelerin ortak kararı ile “Direniş ruhuyla demokratik ulusun boyutları temelinde özgürlüğümüzü büyütelim” şiarı ile gerçekleşti. Konferansa aralarında İskoçya, Galler ve Britanya Kürt Halk Meclisleri ile bileşenleri, PJAK, Kadın Meclisi, Civaka Azad ile Güney Kürdistan ve Rojava’daki yapıları temsil eden 74 delege katıldı. Konferansa ayrıca KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal ile KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç online olarak katıldı.

    Konferans, Devrim ve demokrasi mücadelesinde yaşamini yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Konferans divanında Britanya Kürt Halk Meclisi Ercan Akbal ve Elif Sarıcan ile Liverpool Halk Meclisi’nden Miraz Heval yer aldı. Konferans ağırlıklı olarak Kürtçe gerçekleşirken, Türkçe, İngilizce ve Kürtçenin diğer lehçelerinde çeviriler yapıldı.

    Gündem başlıklarının okunduğu konferansta ilk olarak KCDK-E’nin örgütlenme tartışmalarına ilişkin hazırladığı genel rapor okundu. Raporda, Demokratik Konfederalizm temelinde yürütülen Halk Meclisleri, Kooperatifler, akademiler ve kongre çalışmalarının belli bir düzeye ulaştığı vurgulanarak, “Çalışmalar bugüne kadar merkezi bir temelde yürütüldü. Genel bir bilinç ve örgütü düzeyi artık her yerelin kendi politikalarını belirleyecek ideolojik, politik, eylemsel ve kurumsal yapılara saliptir. Demokratik Konfederalizmin bir gereği olarak ta artık örgütlenme düzeyimiz yerele kaymalı ve genel kararlaşmalar en aza indirilerek tüm karar sistemi yerele aktarılmalıdır” denildi.

    Diplomasi, inanç, kadın ve diplomasi gibi alanların merkezi perspektif ile alındığı ifade edilen raporda, radikal demokrasiyi hayata geçirme temelinde bundan sonra bu alanlarda söz ve kararın yerele aktarıldığı vurgulandı.

    ‘TOPLUM POLİTİK ÖZNEYE DÖNÜŞMELİDİR’

    Kapitalist modernitenin yaşamın tüm alanlarında yarattığı yıkıcı etkilere değinilen raporda, örgütlemenin önündeki en büyük engelin, kapitalizmin maddiyatçı, köleleştirici ve toplum kırım yaratan özelliklere bağımlılığın olduğunun altı çizildi. Kapitalizmi seven sürekli maddiyat peşinde koşan bir toplumla özgür toplumun kurulamayacağı vurgulanan Konferansta, toplumu ideolojik politik bir hat eşliğinde politik özneye dönüştürmenin gerekliğine dikkat çekildi. Halk Meclislerinin işleyişi ve üyeleri açısından ciddi bir özeleştirinin yapıldığı konferansta, ideolojik öncünün rolünün akademik bir kadroya ulaşarak komün, akademi, kültür, kooperatif kuran devrimci bir halk yaratmak olduğu belirtildi.

    CIVAKA AZAD: 8 BOYUTU ÖRGÜTLEYECEĞİZ

    Raporun ardından Britanya Civaka Azad Koordinasyonu’nun raporu okundu. Halk Meclisleri ve kurumların üst bileşkesi konumundaki Civaka Azad, tüm alanlara dönük özeleştiri sundu. Britanya’da yaşayan Kürtlerin daha örgütlü ve bilinçli bir alan yaratması için rollerini oynayamadıklarını ifade edilen raporda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigması etrafında kapitalist moderniteye karşı ekolojik, demokratik, cinsiyet özgürlükçü anlayışın yaşam bulması temelinde yerelden genele yeniden örgütlenme yapılacağı vurgulandı.

    Konferansta siyasal süreç değerlendirilmesi ile birlikte, Demokratik Konfederalizm’in örgütlenme, kültür, eş yaşam, hak-adalet, diplomasi, ekonomi, öz savunma ve özgür yurttaşlık başlıklı 8 boyutu tartışılarak bu boyutların nasıl örgütleneceği ele alındı.

    BRİTANYA’DA KOMÜNLER MECLİSLER DÖNEMİ

    Delegeler, Britanya’da yaşayan Kürt ve Kürdistan halklarının örgütlenme çalışmalarını, örgütsüz tek bireyin kalmaması ilkesi demokratik temelde yeniden inşa edilmesi olarak ele almak gerektiğini vurguladı. . Demokratik toplum paradigması temelinde komünler, meclisler, akademiler, kongreler, kooperatiflerin kurulması gerektiğini vurgulayan delegeler, çalışmaların tam anlamıyla başarıya ulaşamamasını hem eleştirdi hem de özeleştirisini verdi.

    Özellikle Londra’da Kürtlerin yerel örgütler oluşturduğu ancak bu örgütlerin Halk Meclisleri’nde daha örgütlü bir sisteme kavuşmadığını ifade eden delegeler, Kürt halkının bir soykırım kıskacından geçtiği vurgulanarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tecriti kırılarak özgürlüğünün sağlanmasının temel gündemleri olduğunun altı çizildi.

    ‘İLKEL MİLLİYETÇİLER İHANET İÇİNDE’

    Britanya’nın ulus devletlerin ve faşistlerin sahası olduğuna dikkat çeken delegeler, silah ticaretinden kapitalizmin sömürge düzenine kadar bir çok ülkedeki çatışma ve kanın sorumlusunun Britanya olduğu vurgulandı. Kürdistan ve Filistin halklarının özgür geleceğinin Demokratik Konfederalizm sistemini inşa etmek olduğunu belirten Delegeleler,

    Britanya’da 8 boyutta ‘Özgür Toplum’ Konferansı düzenlendi
    Britanya’da 8 boyutta ‘Özgür Toplum’ Konferansı düzenlendi

    inşanın en temel ayaklarından birinin de enternasyonalist mücadele olduğunu söyledi.

    İlkel milliyetçilerin gerillaya karşı saldırılara destek vermesinin ‘ihanet’ olduğunu vurgulayan delegeler, Kürt halkının ihanet ve ajanlaştırmaya karşı özgür ve onurlu tavrını sert bir şekilde göstereceğini kaydetti. Kurumların sorunlarını demokratik bir şekilde ele alarak çözüm gücüne dönüştürmesi gerektiğini de belirten delegeler, her türlü iktidarcı anlayışların demokratik kişiliği

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm Paradigması çerçevesinde Halk Meclisi’nin yeniden örgütlendirilerek, kapitalist moderniteye karşı  etrafından yeniden örgütlenme tartışmalarını yürüten delegeleler, Britanya’daki Kürtlerin Demokratik Konfederalizm paradigması etrafından  8 boyut üzerinde örgütlenmesi kararlaştırıldı.

    YÜKSEL KOÇ: RADİKAL DEMOKRASİYİ İNŞA EDİYORUZ

    Konferansın ilk gününde yapılan tartışmaların ardından bir konuşma yapan KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, 8 boyutta ilke ve ideolojilerine göre örgütleneceklerini ifade ederek, vicdani ve ahlaki toplumu direniş ruhuyla örgütleyerek özgür toplumu inşa edeceklerini söyledi. Toplumun halkın ihtiyaç duyduğu her alanda örgütleneceklerini ifade eden Koç, her komisyonunun Halk Meclislerine bağlı bir şekilde radikal demokratik bir işleyiş ile sistemin kurulacağını belirtti. Koç, yeni sistemin özgürlüğü ifade ettiğini en önemlisi kadın özgürlükçü bir paradigma olduğunu kaydetti. .

    REMZİ KARTAL: ÖNDERLİK PARADİGMASI İLE ÖRGÜTLENECEĞİZ

    Konferans tartışmalarının ikinci gününde söz alan Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal,

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘Soykırım kıskacında’ olduğunu ifade ettiğini hatırlatarak, “Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Kürtler yüz yıldır Ortadoğu’da bir çok devletle savaşıyor. Şeyh Sait, Koçgiri, Agiri, Dersim ve Mahabad, Mela Mustefa Berzani’den bu yana Kürtler isyanda ve soykırım kıskacında. Dört parça Kürdistan’da saldırıları nasıl püskürtebiliriz. Her dört parçada yaşayan halklar Önderlik paradigması etrafında kendini örgütler ve öz güce kavuşursa tüm bu saldırıları geriletebiliriz. Kapitalist sisteme karşı nasıl direndiğimiz ve nasıl zafer elde ettiğimiz bütün dünyaya Rojava devrimi ile gösterdik. Rojava’da demokratik cinsiyet özgürlükçü ve ekolojik paradigma yaşam buldu. Bu Önder Apo’nun yeni paradigması ile gerçekleşmiştir” dedi.

    Toplumu ve halkı örgütlemenin gerektiğini dile getiren Kartal, şunları söyledi: “Britanya ve Londra’da çok sayıda dernek ve kurum bulunuyor. Hangi renkten olursa olsun. Bizler bu renkleri yeni paradigma ekseninde örgütleyerek Halk Meclislerini oluşturmalı ve büyütmeliyiz. Aşağıdan yukarıya doğru bir sistem örüyoruz. Radikal demokrasi bizim perspektifimizi oluşturuyor. Özgür bir ülke için Önderlik Paradigması ile örgütlenmeliyiz.”

    Konferansta iki gün boyunca yapılan tartışmaların ardından son gündem karar tasarıları oldu. Britanya Kadın İnisiyatifi’nin ayrıca ara toplantılar oluşturduğu karar tasarıları okunurken, genel karar tasarıları ise tartışmaya sunuldu.

    Konferansta alınan kararların bazıları şöyle:

    Kürt Kültür Festivali’nin ulusal temelde Britanya’da bir kez yapılması.

    Yeniden inşa temelinde ekonomik özerklik komitesinin kurulması.

    Kooperatiflerin alt yapı çalışmalarının başlatılması.

    Kürt dilinin okullarda GCSE (Seçmeli ders) olarak verilmesi ve bunun için bir komisyon kurulması.

     

    Konferans yapılan kapanış konuşmalarının ardından “Biji serok Apo”, “Şehit namırın” sloganları ile sona erdi.

    DİREN DİCLE

  • Londra’da Mayıs şehitleri anıldı

    Londra’da Mayıs şehitleri anıldı

    Londra Şehit Aileleri Komisyonu tarafından Mayıs Şehitleri anısına kitlesel bir anma etkinliği gerçekleştirerek, “Yolumuzu aydınlatıyorlar” mesajı verildi

    Londra Şehit Aileleri Komisyonu tarafından 18 Mayıs 1977’de katledilen Haki Karer 18 Mayıs 1973’te işkence ile katledilen İbrahim Kaypakkaya, Diyarbakır Cezaevi’nde bedenlerini ateşe vererek yaşamlarını yitiren Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Necmi Öner ve HPG’li Sinan Dersim şahsımda Mayıs Ayı şehitleri anıldı.

    KCC binasında gerçekleşen anma bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından Mayıs Ayı şehitleri anısına hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon sırasında sık sık, “Şehit namırın”, “Biji serok Apo”, “Kürdistan faşizme mezar olacak” şeklinde sloganlar atıldı.

    Anma da bir konuşma yapan Şehit Aileleri Komisyonu Sözcüsü Ali Boyraz, özgürlük ve demokrasi mücadele şehitlerinin yollarını aydınlattığını ifade ederek, “Kaypakkaya’dan Denizlere Haki Karerlerden Dörtlere kadar devrim şehitlerimiz şahsında tüm Mayıs ay şehitlerini bir kez daha saygıyla selamlıyoruz. Onların ruhu ile faşizme işgalcilipe karşı mücadele milyonların iradesiyle sürüyor” dedi.

    Şehitler hareketi olduklarını ifade eden Boyraz, “Haki arkadaş enternasyonalist mücadelenin bir neferi bir şehididir. Haki Yoldaş şehit düştükten bir yıl sonra Halil Çavgun arkadaş onun afişini asarken vuruldu ve şehit düştü. Bizim şehitlere bağlılığımız burdan geliyor. Onların ideallerini gerçekleştirme sözünü yineliyoruz” diye kaydetti.

  • Londra’da işgale karşı kitlesel yürüyüş 

    Londra’da işgale karşı kitlesel yürüyüş 

    Londra’da Kürtler ve dostları Türk devletinin faşist politikaları ve işgal girişimlerine karşı bir yürüyüş gerçekleştirerek, “Özgürlüğün anahtarı Kürdistan dağlarıdır. Dağlar biziz” mesajı verdi.

    Türk devletinin medya savunma alanlarına yönelik işgal girişimine karşı Kürt Halk Meclisi’nin  çağrısı ile Kürtler ve dostları Londra Civic Centre önünde bir araya geldi. Halkların Devrimci Birleşik Hareketi (HDBH) bileşenlerinin destek verdiği eylemde, YPG, YPJ bayrakları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan flamaları ile ‘Terörist Erdoğan’ dövizleri taşındı.

    Eylem boyunca sık sık, “Kahrolsun faşizm”, “Biji gerilla”, “Biji PKK”, “Biji serok Apo”, “Katil Erdoğan” sloganları atıldı.

    Burada ilk olarak söz alan Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal, Kürt halkının temel değeri olan gerilla alanlarına yönelik işgal girişimine sert tepki göstererek, “Türk devleti bilsin ki gerilla halkın ta kendisidir. Soykırımcı politikalar asla başarıya ulaşmayacaktır. Bu halk Erdoğan faşizmini yerle bir ederek bozguna uğratacaktır. Nasıl ki Zap’ta Gare’de bozguna uğradığnız bugün de özgürlük ruhuyla savaşan gerillaya karşı bir kez daha yenileceksiniz” diye kaydetti.

    Kurdish Solidarity Campaign’den Nick Matheou’da Kürt halkının en yüce dostunun dağlar olduğunu vurgulayarak, “Kürt halkının dağları karşısında faşizm ezilecek. Özgürlüğün anahtarı Kürdistan dağlarındadır” dedi.

    Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HDBH) adına Heval Ufuk ise faşizme ve işgalciliğe karşı birlikte mücadelenin önemine dikkat çekerek, sömürgeci faşist Türk devletinin gerillanın direnişi ile yenileceğini ifade etti. KCDK-E Başur adına bir konuşma yapan Şiwan Başur ise işgalciliğin Kürdistan topraklarından sökülüp atılması gerektiğini vurguladı.

    Yapılan konuşmaların ardından kitle kortej halinde KCC binasının bulunduğu Haringey’e doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca alkış ve zılgıtlar eşliğinde Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a öfke ve tepki gösterildi. Yürüyüşe yol boyunca yoğun ilgi gösterilmesi dikkat çekti.