Category: İngiltere

İngiltere Haberleri

  • İngiltere’de okullara yüz maskesi zorunluluğu geliyor mu?

    İngiltere’de okullara yüz maskesi zorunluluğu geliyor mu?

    İskoçya’da okullarda maske kullanılmasını zorunlu kılan yasadan sonra Boris Johnson hükümeti de İngiltere de okulların açılmasına az bir süre kala maske kullanılmasını zorunlu hale getirileceğinin sinyallerini verdi.

    İngiltere genelinde Koronavirüs salgını ve ardından gelen karantina uygulamaları yüzünden okullar kapatılmıştı. Daha sonra İngiltere bilim kurullarının da takibi ile uygulamalar seviye seviye düşürülmüş ve en son hükümet tarafından Eylül ayında okulların da açılacağını açıklanmıştı.

    Okulların açılmasının gündeme gelmesi ile birlikte bir çok tartışma da başlamış, özellikle eğitmenler ve sendika yetkilileri maske takılmasını zorunlu hale gelmesi uyarıları yapmıştı. Telgraf News Z Raporu programına konuk olan Oktay Şahbaz bu konuyla ilgili detaylı bir aktarım yapmıştı.

     

    Z Raporu
    Z Raporu

     

    1 Eylül Salı gününden itibaren, İngiltere’nin yerel karantina uygulandığı bölgelerdeki (Manchester ve Birmingham gibi) ortaokul ve liselerde, personelden ve öğrencilerden bina çevresinde dolaşırken ve sosyal mesafenin sürdürülmesinin zor olduğu ortak alanlarda maske takmaları istenecek.

    Hükümet, maskelerin sınıfta zorunlu olmayacağını ve ülkenin başka yerlerindeki okullar için giyilmesi gerekmeyeceğini, ancak okul yönetimlerinin herhangi bir risk taşındığını düşünmeleri halinde maske kullanımını zorunlu hale getirebileceklerini açıkladı.

    31 Ağustos Pazartesi gününden itibaren İskoçya’daki ortaokul öğrencileri, koridorlar, ortak alanlar veya kantinler gibi sosyal mesafenin mümkün olmadığı yerlerde ve iç mekanlarda dolaşırken maske kullanmaları zorunlu olacak.

  • Fikirlerinin yayılmasını önlemeye çalışıyorlar!

    Fikirlerinin yayılmasını önlemeye çalışıyorlar!

    Britanya’nın en büyük işçi sendikası Unite the Union’un uluslararası direktörü  ve Öcalan’a özgürlük kampanyası yeni direktörü Clare Baker, “Türk devleti, kendisini izole altında tutarak, Öcalan’ın fikirlerinin yayılmasını önlemeye çalışıyor.”

    Erem Kansoy-LONDRA

    Unite the Union’un uluslararası direktörü  ve Öcalan’a Özgürlük Kampanyası yeni direktörü Clare Baker, Erdoğan ve AKP yönetiminde Türkiye’nin demokrasiden uzak diktatoriyal sisteme yönelmesini, Öcalan’a özgürlük kampanyasıyla tanışması ve kampanyaya kendsinin de katılımı ile kampanyanın gelişimi ve ilerleyişini,  yine Türkiye’de Kürt kadınlarına yönelik hızla artan saldırılar ve baskıları, Türk devletinin 21 yıldır Kürt halk önderi Öcalan’ı izole altında tutmasını, PKK’nin terör listesinde olmasıyla nasıl başa çıktığını, Türkiye’nin uluslararası yasaları ve insan haklarını çiğnemesi konularına ilişkin gazetemize özel değerlendirmelerde bulundu.

    Öclana Özgürlük Kampanyası Britanya’daki çalışmlarının döründcü yılını doldururken gün geçtikce kampanyaya destek de artıyor, iki sendikanın öncülüğünde başlayan kampanya Britanya genelinde en büyük 15 sendikanın desteğini alırken kampanyaya Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki sendikalardandan destek artıyor. Öcalana Özgürlük kampanyası 2018’deki Durham Madenciler festivalinin Öcalana adanmasının ardından geçtiğimiz günlerde de Online bir oturum ile Öcalana özgürlük çağırısı yaptı.

    ‘TÜRK DEVLETİ ÖCALAN’IN FİKİRLERİNİN YAYILMASINI ÖNLEMEYE ÇALIŞIYOR’

    Yaklaşık 21 yıldır tecrit altında tutulan Kürt halk önderi Öcalan’ı izole ederek özgün insan haklarından dahi yararlanmasına mâni olan Türk devletinin Kürt halkına yaklaşımını da ortaya koyduğunu söyleyen Baker, “Bence Öcalan’ı başlıca feminism eşitlik ve Kürt halkının özgürlüğü için olan fikirlerinin yayılmasını önlemek için izole altında tutuyorlar. O’nun tutsaklığı ve izole altında tutulması Türk devletinin genel anlamda Kürt halkına yaklaşımını da ortaya koyuyor.”

    ‘İNGİLİZ GAZETELERİ TÜRKİYENİN ALGI OPERASYONLARINA ALET OLUYOR’

    Kürt Özgürlük Hareketini, terör örgütü olarak nitelendirilen önyargı fişlemesi ile nasıl başa çıkabilir?

    Özellikle Avrupa’daki işbirlikçileri ile Kürt halkına yönelik kriminalize politikalarını derinleştiren ve yine Kürtlere yönelik algı operasyonlarına ilişkin de konuşan Baker, “basında Kürtlerle iligli yapılan fişlemler doğru değilidr.” Dedi.

    Baker, “Benim fikrim örneğin, daha fazla sendikal hareketler ve benimde dahil olduğum Öcalan’a özgürlük kampanyası gibi konulara daha çok özen gösterilmeli. Eğer ki bu alanlarda daha çok sesinizi duyurabilirseniz, eşitliği, özgürlüğü anlatabilirseniz insanlarda gerçeği daha çok görecek. Örneğin basının üzerindeki Türkiye baskısı…  Basında Kürtlerle ilgili, yapılan fişlemeler doğru değildir, İngiliz gazeteleri Türkiye’nin algı aleti oluyor. Kürt toplumu kendi özelliklerini kendi değerlerini dış toplumlara daha çok anlatabilirse, örneğin İşçi partisi hareketine sendikal harekete daha çok yaklaşıp Kürt halkı anlatılırsa bu fişleme ve önyargıda zamanla yıkılacaktır.”

    ‘KÜRT HALKININ ÖZGÜN DEĞERLERİNİ TANIDIKCA YÜREĞİME DOKUNDU’

    “Ben kampanyaya ilk zamanlarında katılmıştım, o dönemler Kobene savaşı devam ediyordu, evet işçi sedikaları olarak Türkiye’de ve ortadoğuda neler olduğunu nasıl sonuçlar getirdiğini görebiliyorduk fakat Kobane savaşı bir dönüm noktası olmuştu, Türk devletinin Kürt halkına ailelerini, arkadaşlarını DAİŞ barbarlığına karşı savunmasına izin vermediğine tanık olmuştuk.

    Buna tanık olduktan sonra birçok sendikacı, Kürtleri tanıdı, YPG-YPJ ve Abdullah Öcalan’ın fikirlerini tanıdı. Özellikle bu benim içinde çok önemli bir ilham kaynağı olmuştu, Kürt kadın hareketi, Kürt halkının özgün değerleri bana tanıdıkça daha önemli geldi ve yüreğime dokundu, Kürt insanlarına ve Kürt hareketine daha çok ısındım, bu kampanyaya elbette destek vermem kesinlikle kaçınılmazdı.”

    ÖCALAN’IN FİKRLERİNİ SENDİKA ÜYELERİNE ANLATIYORUZ

    Kampanyanın yeni direktörü Baker, kampanyanın gelişimi ile iligli gazetemize yaptığı değerlendirmede ise, “Britanya genelinde şuanda kampanya 15 genel sendika tarafından ve ayrıca sendikalar federasyonu olan TUC tarafından da destekleniyor, ayrıca yurt dışından da bir çok sendika kampanyamıza destek veriyor.  Kampanya Britanya’da çok hızlı büyüyor, ayrıca belirttiğimgibi yurt dışında da destekcilerimiz var fakat bunuda aşmayı başardık ve sendikaların kökenine indik, Öcalan’ın fikirlerini, Kürt halkını, Öcalan’ın özgürlüğünün sadece Kürtler için değil tüm bölge için önemini artık sendika üyelerine anlatıyoruz.” Ifadelerine yer Verdi.

    ‘KÜRT KADIN ÖZGÜRLÜK HAREKETİNDEN ÖĞRENECEK ÇOK ŞEYİMİZ VAR’

    Ortadoğuda kadın özgürlüğü sizin için nekadar önemli ve sizce Kürt kadın hareketi bu yolda ciddi bir rol oynuyormu?

    “Bence Kadın hareketi gerçekten çok çok önemlidir çünkü Ortadoğu kadın haklarının tam anlamıyla hiçe sayıldığı bir yer kadın haklarını ne halde olduğunu gördük, buna ragmen bakınız o bölge içersinde küçük bir bölgede ise aslında dünayay örnek olacak büyüklükte kadın haklarının nasıl çalıştığını görüyoruz bu küçük yer aslında bütün ortadoğu için bir örnektir. Erdoğan gibi insanların Rojavaya saldırmasının bir diğer sebebide kendi ülkelerinde eşitlik ve özgürlükleri aslında istememeleridir. Kadın özgürlük hareketi küçük bölgeden çıkıp bütün bölgeye yayılırsa bu ortadoğu için muhteşem bir şey olurdu, sadece ortadoğu için değil kadınlar orada yaptıklarıyla bütün dünaya ilham kaynağı olurlardı.

    Britanya’da da kadın hakları mükemmel olmasada en azından burda bazı haklarımız var buna ragmen Kürt kadınlarından öğrenecek çok şeyimiz var, O’nların yaklaşımları daha etkileyici ve geniş çerçevededir.”

    SENDİKAL HAREKETİMİZ ERDOĞAN’IN KÜRTLERE YAPTIKLARINI UNUTMAYACAKTIR

    Türkiye uluslarası yasaları Kürt topraklarına işgal saldırılarıyla ve soykırım girişimleriyle devam ediyor, Erdoğan ve Türk devletine bu yönde ki mesajınız nedir?

    “Evet uluslarası yasaları Erdoğan hiçe sayıyor, aslında Erdoğan’ın yaptıklarını uluslarası platformda herkes görüyor, devletlerin içinde de bizim gibi insanlar var ve Erdoğan’ın yaptıklarının yalnış olduğunu söylüyorlar,  fakat yeterince kimse ses çıkarmıyor. Erdoğan bölgede çok önemli stratejik bir pozisyona sahip, çıkar politikaları yüzünden bir çok devlet Erdoğan’ın yaptıklarını deşifre etmiyor, fakat bizler Erdoğan’ın neler yaptığını çok iyi biliyoruz, sendikal hareket Erdoğan’ın Kürtlere ve Kuzey doğu Suriyedeki insanlara neler yaptığını asla unutmayacaktır. Erdoğan tam anlamıyla heryeri işgal dahi etsebizlerde hiç yorulmadan Rojava halkı yanında olmaya destek olmaya devam edeceğiz.”

  • Başbakan Johnson: Çocuklarınızı okula gönderin

    Başbakan Johnson: Çocuklarınızı okula gönderin

    Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) rağmen ebeveynlerden çocuklarını okula göndermelerini istedi.

    Yazılı açıklama yapan Johnson, okulları güvenli şekilde yeniden açmanın ahlaki bir görev olduğunu ve yaz boyunca bunun için çalışıldığını ifade etti.

    “Çocuğun okuldan uzakta olması çok daha zararlı”

    Kovid-19 konusunda uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ettiklerine dikkati çeken Johnson, “Okulda Kovid-19 kapma riski çok düşük. Gelişimi, sağlığı ve refahı açısından çocuğun okuldan uzakta olması çok daha zararlı” değerlendirmesinde bulundu.

    Johnson, bu nedenle çocukların öğrenmeleri ve arkadaşlarıyla olmaları için sınıflara geri dönmelerinin hayati derecede önemli olduğunu kaydetti.

    “Çocuklarda ölüm oranı milyonda 14”

    İngiltere, İskoçya, Kuzey İrlanda ve Galler Kamu Sağlığı Başkan veya Başkan yardımcılarının açıklamasında da “ilk veya ortaokul çağındaki çocukların Kovid-19’dan ölme riskinin son derece düşük” olduğunu gösteren araştırmalara dikkat çekildi.

    5 ile 14 yaş arasındakilerin Kovid-19 enfeksiyonundan ölüm oranının milyonda 14 olarak tahmin edildiği belirtilen açıklamada, bunun da çoğu mevsimsel grip enfeksiyonundan daha düşük olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, Kovid-19’a yakalanan çocukların ve gençlerin büyük çoğunluğunun hafif semptomlarla hastalığı geçirdiği veya hiç semptom göstermediğine dair birçok araştırma olduğu belirtildi.

    “Okulların sadece yüzde 0,01’inde salgın görüldü”

    Birleşik Krallık Halk Sağlığından yapılan açıklamada da çocukların okulda virüs kapma ihtimalinin düşük olduğu kaydedildi.

    Ülkede okulların sadece yüzde 0,01’inde salgın görüldüğü vurgulanan açıklamada, haziranda okul öncesi ve ilkokula giden 1 milyondan fazla çocuktan sadece 70’inin virüs kaptığı aktarıldı.

    Birleşik Krallık okullar salgın nedeniyle 20 Mart’ta kapatılmış ve ancak haziranda bazı sınıflar yeniden açılmıştı.

     

    Independent Türkçe

     


     

    Extra Cash & Carry

  • Sınır, Mücadele, Kadın, Çocuk ve Savaş temalı ilk Online Kürt Film Festivali

    Sınır, Mücadele, Kadın, Çocuk ve Savaş temalı ilk Online Kürt Film Festivali

    Aladdin Sinayiç

    Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemiden kaynaklı bu yıl online düzenlenen 11’inci Londra Kürt Film Festivali 4’üncü gününde ‘Ekranda Savaş’ temasıyla devam etti. 15 Ağustos’ta başlayan ve 10 gün sürecek olan festival boyunca Sınırların Ötesinde, Mücadele Sürüyor, Sinemada Kadınlar, Ekranda Savaş, Bir Zamanlar Kürdistan’da ve Sinemada Çocuklar temaları altında toplamda 50 kısa film gösterilecek.

    15 Ağustos’ta başlayan festivalin 1’inci gününde ‘Sınırların Ötesinde’ teması altında 5 film gösterilirken, 2’inci gününde Mücadele Sürüyor teması adı altında 6, 3’üncü gününde Sinemada Kadınlar teması altında 6, 4’üncü gününde ise Ekranda Savaş teması altında ise 6 film gösterildi. Her gün yapılan film gösterimlerinin ardından filmlerin yönetmenleri ile canlı söyleşiler gerçekleştiriliyor.

    2001 yılında başlayan ve ilk Kürt Film Festivali olma özelliği olan festival aynı zamanda ilk online Kürt film festivali ünvanını da bu şekilde almış oldu. Youtube ve Facebook başta olmak üzere farklı sosyal medya hesapları üzerinden yapılan gösterimleri binlerce kişi takip ederken, yönetmenlerini tanıma ve filmleri hakkında daha fazla bilgi edinme imkanı buluyor. Tüm filmlerin ücretsiz olarak izlenebildiği festivalde, canlı gösterimleri kaçıranlar için filmler 10 gün boyunca festivalin youtube sayfasından izlenebilecek.

     

    Mücadele Sürüyor

    Festivalin ikinci gününde ‘Mücadele Sürüyor’ teması altında The Heart Of Rakka (Rakka’nın kalbi), Anons, Heval, Kayıp, Yar ve Beni dinliyormusun Anne filmleri gösterildi. The Heart Of Rakka kısa belgeseli, Londra Kürt Film Festivali’nin uzun yıllar emektarlığını yapan ve 2017 Eylül’ünde Rakka’da şehit düşen gazeteci ve film yapımcısı Mehmed Aksoy’u konu alıyor. Yönetmenliğini Rita Duarte, yapımcılığını da genç Kürt kadın Berfin Bingöl’ün yaptığı filmde arkadaşları ve ailesi Memed’i anlatıyor. Gösterimin ardından filmin yapımcısı ve Memed Aksoy’un kardeşi ile gerçekleştirilen söyleşide, sinema sanatının Memed’in yaşamında çok özel bir yeri olduğu ve bu sanatı mücadelesiyle süslediği ifade edildi.

    Duyuyor musun Anne?
    Duyuyor musun Anne?

    Yönetmenliğini Tuna Kaplan’ın yaptığı Duyuyor musun Anne adlı filmde ise bir Kürt annenin dramı anlatılıyor.  Zindandaki oğluna para vermek, kazak örmek gibi suçlardan altı yıl hapis cezasına çarptırılan anne cezasının bir bölümünü ev hapsinde elektronik kelepçe ile geçiriyor. Diğer büyük oğlu ise annesinin sessiz gardiyanına dönüşür. İsyan ile itaat arasında sıkışan oğul, annesinin mahkumiyeti ile kendi sınırlarını da keşfeder. Gösterimin ardından filmin yönetmeni Tuna Kaplan ile bir söyleşi gerçekleştirildi.

    Halis Sarıtağ’ın yönetmenliğini yaptığı Kêm (eksik) filminde ise adalet arayışı kapsamında Galatasaray Meydanına getirilen ayakkabının tekini anlatıyor. Cabbar Alp’ın yönetmenliğini yaptığı Anons filminde ise Diyarbakır’ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasaklarında yaşam mücadelesi veren bir aileyi konu ediniyor. Aynı tema çerçevesinde Payam Laghari’nin yönetmenliğini yaptığı Heval ve Aram Hassan’ın yönettiği Yar filmleri gösterildi.

     

    Sinemada Kadınlar

    Festivalin üçüncü gününde Sinemada Kadınlar teması altında Volkan Uludağ’ın The sprinkle, Mostafa Shahrokhi’nin For camera, Kaveh Jahed’in Zhwan, Zhino Hadi‘nin Rojek li rojan, Siavash Saed Panah’ın Life gone with the wind ve Emmanuel Temps, Hugo Voisin, Marion Bideplan, Guillaume Montoya ve Noumi Thiriet yönetmenliğini beraber yaptığı animasyon film Rojava filmlerinin gösterimi yapıldı.

    Kadına yönelik şiddeti ve kadın mücadelesini konu edinen filmlerin gösteriminin ardından Kamera için filminin yönetmeni Mostafa Shahrokhi ve günlerden bir gün filiminin yönetmeni Zhino Hadi ile birer söyleşi gerçekleştirildi. Mostafa Shahrokhi’nin Kamera için adlı kısa belgesel filminde kendi ailesi içinde yaşanan gerçek şiddeti çekerek cesur bir filme imza atmış.

    Ekranda Savaş

    Ekranda Savaş teması altında 4’üncü gün gösterilen kısa filmlerde Kürdistan’da yaşanan savaşlar ve etkileri konu ediniyor. Hossein Mirza Mohammadi’nin Akam, Gülsün Odabaş’ın Son Eylül, Zanyar Azizi’nin Ölüm için dans, Azad Jannati’nin The Pattern, Farshid Abdi’nin Emir ve Savas Boyraz’ın içinde bulunduğumuz devlet adlı filmleri gösterildi.

    Festival 25 Ağustos’a kadar devam edecek. Festivali lkff.co.uk web sitesi ve youtube kanalından takip edebilir ve tüm gösterimleri ücretsiz izleyebilirsiniz.

    Festival boyunca her gün yapılan söyleşiler dışında panel ve çalışma atölyeleri düzenlenecek. Kadın yönetmenler Beri Shalmashi, Soleen Yusef, Halima Ilter, ve Sêvînaz Evdikê‘nin katılacağı panelde ‘Filmlerde Kadın’ konusu tartışılacak. Çatışma süreçlerinde belgesel film yapmak adlı ikinci panele ise Jiyar Gol, Apo Bazidi, ve Maryam Ashrafi konuşmacı olarak katılacak. Kürt yönetmen Kazım Öz ve William Brown tarafından da film yapımı konulu ustalık dersleri verilecek.

    Festival kapsamında 7’inci Yılmaz Güney En İyi Kısa Film Ödülü ve LKFF Onur Ödülü verilecek.

     

  • GİK-DER Çocuk Klübü ikinci etkinliğini düzenledi

    GİK-DER Çocuk Klübü ikinci etkinliğini düzenledi

    Yakın zamanda kurulan Gik-Der Çocuk Kulübü, “kendi oyuncağını kendin yap” etkinliğinin ikincisini 16 Ağustos Pazar günü gerçekleştirdi. Yaklaşık 100 çocuk ve ailelelerinin katıldığı etkinlik, Gik-Der Kültür ve Sanat Bahçesi’nde yapıldı.

    Her ne kadar etkinliğin adı “kendi oyuncağını kendin yap” olsa da, asıl amaç çocukları sanatla buluştururken eğlenmelerini sağlamaktı.  Gün boyu sanat atölyelerinde bir araya gelen çocuklar kendi becerilerine ve isteklerine göre faaliyetlerde bulundular. 4 ve 14 yaş arası çocuklar kendilerine hazırlanan standlarda el becerilerini kullanarak hem öğrendiler, hem eğlendiler hem de ürettiklerini sergileyip giderken de yaptıkları eserleri evlerine götürdüler.  Tablet, televizyon, telefon yani genel olarak ekran dışındaki oyunların ne kadar eğlendirebileceğini  deneyimlediler. Gik-Der tarafından kurulan çadırların altında yağmura rağmen çocuklar becerilerini gösterebilmek için adeta yarıştılar. Çocuklar kendi aralarında hünerlerini sergilerken aileler de pandeminin etkisiyle evlerde bunalmış çocukların mutluluklarına tanıklık etme sevincini yaşadılar.

    GİK-DER Çocuk Klübü Etkinliği
    GİK-DER Çocuk Klübü Etkinliği

    Açılış konuşmasını Gik-Der Eşbaşkanları İbrahim Avcıl ve Paula yaptılar. Çocukları evrensel ölçekte sanatla buluşturacaklarını dile getirerek tüm alanı çocuklara bıraktılar. Ahşap kesme ve boyama, kumaştan kukla yapımı, resim, müzik, hamurdan heykel yapımı, masal atölyesi gibi bir çok alanda çocuklar hem eğlendiler, hem öğrendiler. Etkinlik, sanat yönetmeni Veli Ergün, ressam  ve karikatürist Mehmet Aslan, oyuncu ve  tiyatro öğretmeni Ada Burke, moda tasarımcısı Turan Zorlu,  boyama atölyesi sorumlusu Nuray Aslan , Gik-Der Yönetim Kurulu ve gönüllüleri tarafından gerçekleştirildi.

    Gik-Der eş başkanı İbrahim AVCIL ‘çocukları böylesine mutlu eden, gelişimlerine katkı sağlayan bir etkinliği düzenlemekten son derece mutlu ve gururlu’ olduklarını belirtti ayrıca ailelere de çağrı yaparak çocuklarını GIK_DER Çocuk  Klübüne kayıt ettirmeleri  halinde yeni etkinliklerden haberdar olabileceklerini  bildirdi.

     


     

    Akademi Accountancy

  • Londra’da coşkulu 15 Ağustos kutlaması

    Londra’da coşkulu 15 Ağustos kutlaması

    Kürt Halk Meclsi tarafından Londra’da 15 Agustos Diriliş Bayramı coşkuyla kutlandı.
    Londra Kürt Toplum Merkezi binasında yapılan kutlama Komutan Egid şahsında tüm özgürlük hareketi şehitlerini anısına bir dakikalik saygi durusu ile basladi. Salona PKK ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öclan’in posterleri asılırken, yaşamını yitiren gerilla komutanları Mahsun Korkmaz (Agit), Atakan Mahir ve Engin Sincer’in fotoğrafları yer aldı.
    15 Ağustos atılımını anlatan sinevizyon gösterimi sırasında kitle sık sık “Biji Serok Apo”, “Jin jiyan azadi”, “Biji PKK” sloganları atıldı. Etkinlikte bir konuşma yapan Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal bir konuşma yaptı. Akbal, Komutan Agit’in öncülüğünde geliştirilen 15 Ağustos atılımının Kürt ve Ortadoğu halklarında büyük bir inanç, fedakarlık ve yaşam kaynağı oluştırduğunu söyledi. 15 Ağustos’un Kürtlerin ruhunda ve bilincinde büyük bir özgürlük ruhu geliştirdiğini kaydeden Akbal, bugün bu büyük direniş ruhunun Heftanin’de gerilla öncülüğünde sürdüğünü belirtti.
    Akbal’ın konuşmasının ardından KJK’nin 15 Ağustos Diriliş Bayramını kutlayan mesajı okundu.
    Yine Şehit Aileleri Komisyonu adına Ali Boyraz, Gençlik Hareketi adına Heval Erdal ve KCDK-E Başur adına Heval Şiwan birer konuşma yaparak, diriliş ve özgürlük bayramının şehitlerin büyük fedakarlığı üzerine oluştuğu dile getirildi. Konuşmacılar Heftanin direnişine vurgu yaparak, buna karşılık daha fazla çaba ve emeğin sahibi olunması gerektiğinin altı çizildi.

    Yapılan konuşmaların ardından sanatçı Miran ve Kadir sahne alarak kitleyi coştururken kitle halaya durdu. 15 Ağustos  Bayramı dolayısıyla yemekler dağıtılırken etkinlikte son olarak davul zurna eşliğinde halaya duruldu.

    Londra’da coşkulu 15 Ağustos kutlaması

    Londra’da coşkulu 15 Ağustos kutlaması
    Londra’da coşkulu 15 Ağustos kutlaması
  • İngiltere önlemleri hafifletiyor: Güzellik salonlarında yüz bakımına ve kapalı alanlarda canlı performanslara izin verildi

    İngiltere önlemleri hafifletiyor: Güzellik salonlarında yüz bakımına ve kapalı alanlarda canlı performanslara izin verildi

    İngiltere, Ağustos ayı başında uygulamaya koymayı planladığı önlemleri gevşetme planını bugünden itibaren uygulamaya başlıyor.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın açıkladığı plana göre 15 Ağustos’tan itibaren güzellik salonları daha geniş çaplı hizmet verebilecek, küçük düğünlere ve kapalı alanlarda canlı performanslara izin verilecek.

    Cezalar artırılıyor

    Önlemler işyerlerini rahatlatacak şekilde gevşetilirken, bireysel olarak sosyal mesafe kurallarına uymayanlara yönelik cezalar artırılıyor.

    Zorunlu yerlerde maske takmayı reddedenlere 3200 sterline kadar para cezası verilebilecek. Yasal olmayan partiler düzenleyenler ise 10 bin sterline kadar para cezasıyla karşılaşabilir.

    Ayrıca aralarında Fransa ve Hollanda’nın da bulunduğu bazı ülkelerden İngiltere’ye girenlere 14 gün boyunca kendilerini sosyal olarak izole etme zorunluluğu getirildi. Karantina listesine yeni eklenen diğer ülkeler Monaco, Malta, Turks ve Caicos Adaları ile Aruba.

    Johnson önlemlerin hafifletilmesiyle daha fazla insanın işlerine geri dönebileceğini ve insanların özledikleri bazı aktiviteleri yeniden yapabileceklerini söyledi, ancak gerektiğinde yeniden frene basabilecekleri uyarısını yaptı.

    Başbakan Johnson “Bu ülkedeki çoğu insan kurallara uyuyor ve virüsü kontrol altına alabilmek için üzerlerine düşeni yapıyor. Ama dikkatimizi dağıtmamalı ve boş vermemeliyiz” dedi.

    Seyircili ilk spor müsabakası denenecek

    Önlemleri hafifletme planı kapsamında İngiltere’de 15 Ağustos’tan itibaren;

    • Kapalı tiyatro, müzik ve performans mekanları, sosyal mesafe kurallarına göre ayarlanmış izleyici düzeniyle açılacak
    • Düğünler, 30 davetliye kadar oturmalı düzende yapılabilecek
    • Bazı spor müsabakalarının seyircili düzene geçme denemesi yapılacak . Bu kapsamda haftasonu Sheffield’da Dünya Snooker Şampiyonası finalinde ilk deneme yapılacak
    • Güzellik salonlarında yüze yakın teması gerektiren işlemler yapılabilecek
    • Konferans salonlarında pilot toplantılar yapılacak

    Önlemleri hafifletme planı, yerel olarak daha sıkı önlemler uygulayan yerlerde geçerli olmayacak.

    Önlemlerin 1 Ağustos’tan itibaren hafifletilmesi planlanmış ancak vaka sayılarındaki hafif yükseliş nedeniyle 2 hafta ertelenmişti.

    Ülkede şu an geçerli olan kurallara göre, maske takmayı reddetmenin cezası en fazla 100 sterlin.

    Market, müze gibi kapalı mekanlarda ve toplu ulaşım araçlarında maske takmak zorunlu, ancak açık alanlarda maske zorunluluğu bulunmuyor.

    Hükümet ayrıca yeme-içme sektörünü desteklemek için Ağustos ayında geçerli olmak üzere “hesabın yarısı devletten” programını devreye sokmuştu.

    Program kapsamında ülke genelinde 72 bin lokanta, bar ve kafede kişi başı 20 sterline kadar olan hesapların 10 sterline kadar olan bölümü devlet tarafından karşılanacak.

    Birleşik Krallık’ta 310 binden fazla koronavirüs vakası görüldü. Virüsün neden olduğu Covid-19 hastalığı nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise yaklaşık 47 bin.

     

    Kaynak : BBC