Category: İngiltere

İngiltere Haberleri

  • Londra Af Örgütü Önünde “Barış” Eylemi

    Londra Af Örgütü Önünde “Barış” Eylemi

    KCDK – Basur Britanya komitesinin  öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü çerçevesinde Af Örgütü Londra merkezinde kitlesel eylem düzenlendi.

    Londra'da Af Örgütü önünde eylem
    Londra’da Af Örgütü önünde eylem

    Kürdistan ve Orta Doğu’da yaşanan hak ihlalleri ve Af Örgütü’nün bu süreçte yetersiz kaldığının altı çizilirken “ Af Örgütü sessiz kalma, katliama ortak olma” sloganları atıldı.

    Kürdistan’da yaşanan katliamlar ve 40 milyon Kürt halkının yaşam haklarının engellendiği bu süreçte özellikle sivil toplum örgütlerine büyük bir görev düştüğünün altı çizildi.

    Britanya Kürt Halk Meclisi adına Ercan Akbal ve KCDK – Basur Britanya komitesi sözcüsü konuşmacı olarak katıldığı eylemde, Af Örgütü’ne harekete geç çağrısı yapıldı.

    Londra'da Af Örgütü önünde eylem
    Londra’da Af Örgütü önünde eylem

    Konuşmalarda, Kürdistan’da yoğun katliamlar yapıldığı, bunun insanlık adına utanç verici olduğu vurgusu yapıldı. Ayrıca hak ihlallerini ve yaşanan katliamların durdurulmasına ilişkin hazırlanan bir dosya Af Örgütüne verildi.

     

    Telgraf – Deniz Destan Temmuz

  • Extinction Rebellion aktivistlerinden Londra ve Manchester’da eylem

    Extinction Rebellion aktivistlerinden Londra ve Manchester’da eylem

    İngiltere’de hükümetin iklim değişikliği ile mücadele yolunda daha fazla adım atması gerektiğini savunan Extinction Rebellion (yok oluş isyanı) hareketinin Londra’daki sivil itaatsizlik eylemlerine çok sayıda iklim aktivisti katıldı. Parlamento Meydanını trafiğe kapatan aktivistleri polisler gözaltına aldı.

    Manchester’da vakaların artması yüzünden kısıtlamalar başlamıştı. Aktivistlere, Covid-19 vakalarındaki artıştan sonra “eylemlerini yeniden gözden geçirme” çağırıları yapıldı ancak iklim aktivistleri pandemi koşullarını da göz önünde bulundurarak eylemi yapacaklarını belirtmişlerdi.

    Metropolitan polisi, protestoların işletmeler ve trafik için “ciddi aksamalara” yol açabileceğini söylemişti.

    İngiltere genelinde 10 gün sürecek olan Yokoluş İsyanı eylemleri için milletvekillerinin tatilden dönüşü beklenmişti.

    Bugün başlayan eylemde çevreciler hükümetin acilen iklim değişikliği ile mücadeleye dönük adımlar atmasını, iklim odaklı yasa tasarılarını görüşmeye başlamalarını belirttiler.

    Leicester’dan bir öğretmen olan 56 yaşındaki bir protestocu Karen Wildin, PA haber ajansına şunları söyledi: “Bugün buradayım çünkü gezegenin geleceği hakkında ciddi endişelerim var – bunu her şeyin üstüne koymalıyız. Covid’i boşverin, A seviyelerini boşverin, bu karşı karşıya olduğumuz en büyük kriz ve mesajı olabildiğince yüksek sesle yükseltmemiz gerekiyor.”

    Extinction Rebellion üyesi Sarah Lunnon, “Bu konuda harekete geçmemek, geleceğimiz ve gelecek nesiller üzerinde korkunç etkileri olacaktır. Sesimizi duyurmak için Parlamento Meydanı’nı işgal etmek istiyoruz. Elbette bir pandeminin ortasındayız ancak riski  dengeliyoruz, karşı karşıya olduğumuz en büyük sorun bu.”

    Extinction Rebellion
    Extinction Rebellion – 2019

    Geçen yıl, Extinction Rebellion’un 10 günlük eylemleri sırasında 1.700’den fazla tutuklama olmuştu.

     

    Telgraf – Deniz Destan Temmuz

     

  • Londra Heval Lalo’sunu kaybetti  

    Londra Heval Lalo’sunu kaybetti  

    Londra’da  Kürtlerin ve devrimci toplumların yakından tanıdığı ve son 30 yıldır Kürt Toplum Merkezi’nin bir emekçisi olan ve ‘Heval Lalo’ olarak bilinen Mehmet Sürekçi hayatını kaybetti.  Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal, Sürekçi’nin ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyerek, “Heval Lalo’yu fiziki olarak görmeyeceğiz ama her zaman bizimle yüreğimizde ruhumuzda anılarını yaşatacağız” dedi.

    Britanya’da özellikle son 30 yılı aşkın bir zamandır Kürt Özgürlük Hareketi’nin Haringey’de bulunan KCC binasında büyük bir emek sahibi olan aynı zamanda halkın büyük bir teveccüh gösterdiği 62 yaşındaki Mehmet Sürekçi  hayatını kaybetti. Londra’da yalnız yaşayan duyma ve işiütme engelli Heval Lalo, 30 yılı aşkındır önce Londra Halkevi ardından Kürt Toplum Merkezi’nin değerli bir emekçisiydi. Londra’da Kürt ve Türk toplumları tarafından sevilen ve değerli bir emekçi olarak kabul edilen Heval Lalo, KCC binasında kendisine verilen bir oda da ise berberlik yapıyordu. Taziyeler de, eylem ve etkinlikler de sürekli bir emek içerisinde olan Heval Lalo, büyük bir saygı ve sevgi ile karşılanıyordu.

    Ölümü Londra’da başta Kürt halkı olmaz üzere sevenlerini yasa boğarken,  KCC binasında ailesi tarafından taziye kuruldu. Burada taziyeler kabul edilirken, Kürt Halk Meclisi’de bir mesaj yayınladı.

    ASLA UNUTMAYACAĞIZ

    Mehmet Sürekçi’nin çok değerli bir yurtsever olduğu ifade edilen mesajda, “Adeta yaşayan bir tarihti. Kürt Özgürlük Hareketi’ne büyük bir bağlılık ve ciddiyetle yaklaşırdı Heval Lalo. Karşılıksız bir emeğin sahibiydi Heval Lalo. Doğrunun, adaletin sevginin, sabrın ve emeğin göstergesiydi Heval Lalo.. Kürt halkı ve dostları Heval Lalo’yu asla unutmayacak her daim sevgi ve minnetle anacaktır” denildi.

    LALO’MUZU KAYBETTİK

    Sürekci’nin en eski yoldašlarından Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal’da gazetemiz aracığıyla bir mesaj yayınladı. Akbal, “Tabiki bundan sonra Lalo’ suz bir derneğe alışmamız zor olacaktır. Artık Kurdish derneğine girdiğimizde Heval Lalo’yu fiziki olarak görmeyeceğiz ama her zaman bizimle yüreğimizde ruhumuzda anılarını yaşatacağız” dedi. Londra Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Sultan Çewlik’te bir başsağlığı mesajında bulunarak, “Mehmet heval halkımızın önemli bir değeriydi. Halkımıza ilk günden bu yana aralıksız hizmet etmiştir ve asla unutulmayacaktır. Kaybı hepimiz için derin üzüntü uyandırmıştır, nur içinde uyusun” diye kaydetti.

    Telgraf gazetesi olarak emek ve sevginin sembollerinden olan ve yakından tanıdığımız değerli Mehmet Sürekçi’yi saygı ve sevgiyle anıyor ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

     

    Telgraf – Erem Kansoy

  • Britanya Demokratik Güç Birliğin’den Barış Atay açıklaması : Süleyman Soylu derhal istifa etmelidir!

    Britanya Demokratik Güç Birliğin’den Barış Atay açıklaması : Süleyman Soylu derhal istifa etmelidir!

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sosyal medya üzerinden hakaret ettiği Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Barış Atay, İstanbul Kadıköy’de faşist bir grubun saldırısına uğradı.

    Saat 1.30 sularında beş kişilik bir grup, arkadaşıyla birlikte gittiği bir mekândan çıkan Barış Atay’a “vatan haini” diyerek saldırdı. Atay, Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde bir süre tedavi gördü.

    Hastahane çıkışında kısa bir açıklama yapan Atay, “Şu an iyiyim, ciddi bir şey yok. Salı günü basın açıklaması yapacağız” dedi. Barış Atay’a saldıranlardan gözaltına alınan olmadığı öğrenildi.

    Britanya Demokratik Güç Birliği Barış Atay’a yapılan saldırının ardından bir basın açıklaması yayınladı. “Kendisine karşı her türlü muhalif tepkiyi tutuklama ile ortadan kaldırmaya çalışan Soylu, tutuklayamadıklarını da faşist güruhları kullanarak saldırtmakta ve yıldırmaya çalışmaktadır.” ifdadelerine yer verdi.

    Britanya Demokratik Güç Birliği açıklamasının tamamı şöyle;

    “Siirt’te İpek Er’in kolluk kuvveti Musa Orhan tarafından tecavüze uğrayıp yaşamına son vermesinin ardından tutuklanan ve cezaevine konan şahıs dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen bir uygulama ile serbest bırakıldı. Adaletin tek adamın iki dudağı arasına alındığı Türkiye de Kürtlere, sosyalistlere ve ezilen tüm kimliklere düşmanlığı ile sürekli gündemde olan içişleri bakanı Süleyman Soylu tecavüz faili Musa Orhanın serbest bırakılması talimatının hemen ardından serbest bırakılmıştı.

    Bu serbest bırakılmanın ardından Türkiye Işçi Partisi Hatay Milletvekili sayın Barış Atay attığı tweet ile Süleyman Soyluya tecavüz kollayıcısı diyerek Musa Orhan’ın serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Soylu ise Atay’ın tweetine; “Benden “tecavüzcü kollayıcı” olmaz da senden tam tecavüzcü olur… Tuma’nın kollayıcısı Dikkat yakalanma…” diye yanıt vererek Barış Atay ı doğrudan hedef gösterdi.

    Kendisine karşı her türlü muhalif tepkiyi tutuklama ile ortadan kaldırmaya çalışan Soylu, tutuklayamadıklarını da faşist güruhları kullanarak saldırtmakta ve yıldırmaya çalışmaktadır. Süleyman Soylu’nun yaptığı açıklamanın ardından Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay İstanbul Kadıköy’de bir grubun saldırısına uğradı.

    Demokratik Güç Birliği Britanya olarak, Barış Atay’a gerçekleşen bu saldırıyı kınıyor, saldırının doğrudan faili Süleyman Soylu yu istifa etmeye çağırıyoruz. Barış Atay yanlız değildir.”

  • Londra’da Av. Timtik için kitlesel eylem

    Londra’da Av. Timtik için kitlesel eylem

    Ölüm orucunun 238’inci gününde yaşamını yitiren Av. Ebru Timtik’e ilişkin kitlesel bir açıklaması yapan Britanya Demokratik Güç Birliği,  AKP-MHP faşizmine karşı mücadelenin yükseltilmesi gerektiği vurguladı.

    Londra

    Aralarında Britanya Alevi Fedarasyonu, Kürt Halk Meclisi, Gik-Der, DAY-MER, Yüz Çiçek Açsın ve Tohum Kültür Merkezi’nin de bulunduğu Britanya Demokratik Güç Birliği üyeleri, Wood Green Kütüphanesi önünde bir araya gelerek, ‘adalet’ talebiyle girdiği ölüm orucu direnişinde yaşamını yitiren Av. Ebru Timtik ve direnişi sürdüren Av. Aytaç Ünsal’a ilişkin bir açıklaması yaptı. Sık sık, ”Soysuz Süleyman hesap verecek”, “Katil devlet hesap verecek”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Ebru Timtik ölümsüzdür” sloganlarının atıldığı eylemde, Timtik ve arkadaşlarının fotoğrafları taşındı. Burada yapılan kurumsal konuşmalar da Timtik’in adalet talebine karşılık Türk devlet faşizminin politikaları sonucu yaşamını yitirdiği vurgulandı.
    DGB adına Abdullah Gürlek’in okuduğu ortak açıklama da ise, ÇHD üyesi avukatları Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın adil yargılanma taleplerinin kendi talepleri de olduğu vurgulanarak, gösterdikleri direnişin mevcut adaletsizliğe karşı olduğunun altı çizildi.

    Londra

    ‘TECAVÜZCÜLER SERBEST’
    Uluslararası insan hakları kuruluşları, barolar ve tabip odaları gibi kurumların Timtik ve Ünsal’ın hayati riskleri olduğu uyarısında bulunmalarına rağmen Türk devletinin hiç bir adım atmadığını ifade eden Gürlek,”Timtik ve Ünsal Adli Tıp Kurumun’nun cezaevinde kalamayacakları kararına onlarca ülkeden dayanışma eylemlerine ve imza kampanyalarına rağmen tahliye edilmedi ve hastaneler de gözetim altında tutuldular” dedi.
    En temel insan haklarından olan ve demokratik bir devletin güvence altına alması gereken adil yargılama hakkı için avukatların ölüm orucuna girmesini Türkiye’nin geldiği durumu açıkça gösterdiğini ifade eden Gürlek, “Tecavüzcü Musa Orhan’ı serbest bırakan yargı adil yargılanma talebinde bulunan avukatlara onlarca yıl ceza veriyor. Tüm halkımızı adaleti hiçe sayan AKP-MHP devlet faşizmine karşı mücadele ve birlik içerisinde olmaya çağırıyoruz. Ebru canımızı yitirdik. Bir canımızı daha yitirmemek için mücadeleyi yükselteceğiz” diye kaydetti.

    Açıklamanın ardından kitle “Soysuz Süleyman hesap verecek”, “Kahrolsun faşizm” sloganları ile eylemlerine son verdi.

     

     

     

  • Londra DGB’den acil eylem çağrısı

    Londra DGB’den acil eylem çağrısı

    Londra Demokratik Güç Birliği, Av. Ebru Timtik ölüm orucu direnişinin 238. gününde yaşamını yitirmesine ilişkin acil eylem çağrısında bulundu.

    Londra DGB’den acil eylem çağrısı
    Londra DGB’den acil eylem çağrısı

    Aralarında Kürt Halk Meclisi, GİK-DER, Day-Mer, Britanya Alevi Federasyonu ve yöresel derneklerin yer aldığı Londar DGB’nin acil eylem çağrısında 28 Ağustos Cuma (Bugün) saat: 12.00’da Türk Büyüelçiliği önünde kitlesel basın açıklaması yapılacağı duyuruldu. Eylemin yapılacağı Türk elçiliği adresi ise şöyle: “43 Belgrave Square, Belgravia, London SW1X 8PA”

    Çağrıda,tüm devrimci, demokrat, sol, sosyalist, yurtsever ve insanım diyen herkesin eyleme katılması istendi.

    Londra DGB’nin bir diğer eylem çağrısı ise 29 Ağustos günü Wood Gren Kütüphanesi önünde saat: 15.00’da yapılacak eyleme dair oldu. Yapılan çağrıda ‘adalet’ talebiyle bedenlerini ölüme yatıran Av. Ebru Timtik’in yaşamını yitirdiği ve şu an eylemini Av. Aytaç Ünsal’ın ise durumunun çok kritik aşamada olduğu vurgulandı. Çağrıda, ‘adalet’ talebiyle başlatılan direnişe ses verilmesi istendi.

     


  • İskoçya’da 34 yaşındaki Ugandalı sığınmacı açlıktan ölmek üzere olan çocuğunun yanında ölü bulundu

    İskoçya’da 34 yaşındaki Ugandalı sığınmacı açlıktan ölmek üzere olan çocuğunun yanında ölü bulundu

    İskoçya’da 34 yaşındaki sığınmacı Mercy Baguma, açlıktan ölmek üzere olan bir yaşındaki çocuğunun yanında ölü bulundu.

    Ugandalı Baguma’nın cesedi, 22 Ağustos Cumartesi günü, oğlunun ağlama seslerinin duyulması üzerine yapılan aramayla Glasgow’da bir apartman dairesinde bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Emniyet sözcüsü Baguma’nın ölüm sebebinin ‘anlaşılamadığını’ ama ‘şüpheli bir olay’ olarak incelenmediğini belirtti.

    Mültecilerin konaklamaları için yardım kampanyaları düzenleyen Positive Action in Housing adlı vakıf, Baguma’nın sığınma başvurusunda bulunduğunu ve ‘sefalet’ içinde yaşadığını söyledi. Vakıf, Baguma’nın Britanya’da çalışma izni sona erdikten sonra işsiz kaldığını ifade etti.

    Vakfın müdürü Robina Qureshi, bir yaşındaki oğlunun, cesedin yanında ağlarken bulunduğunu ve çocuğun “günlerce aç kaldığı için zayıf düştüğünü” söyledi. Hastaneye kaldırılan çocuk 24 Ağustos’ta taburcu oldu ve babasının yanına verildi.

    Vakıf, birkaç hafta önce kendilerine başvuran Baguma’nın çocuğuna, kendisine bakmaya yetecek kadar parası olmadığını söylediğini aktardı.

    Bir diğer yardım kuruluşu African Challenge da sosyal medyada yayınladıkları videoyla vakıf gönüllülerinin Haziran ayı başında Baguma’ya gıda yardımı yaptıklarını duyurdu ve taziye mesajı yayımladı.

    İçişleri Bakanlığı Sözcüsü de “Bu trajik bir durum, Baguma’nın ailesine başsağlığı diliyorum” dedi.

    Bakanlık açıklamasında “İçişleri Bakanlığı sığınma sistemine dahil olan herkesin refahını çok ciddiye alıyor, Baguma’nın durumuyla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatacağız” dendi.

    ‘Neden sığınmacılara sahip çıkmak gönüllülere kalıyor?’

    Baguma ile iletişimleri 18 Ağustos Salı günü kesilen arkadaşları ve akrabaları durumdan şüphelenip kaygılanmaya başlamıştı.

    Yardım kuruluşu müdürü Qureshi yaşananlarla ilgili şunları söyledi:

    “Neden anneler ve bebekler bu şehirde aç bırakılıyor, nedeni işlerin yoluna koyulması vakıflara ve gönüllülere bırakılıyor?

    “Oturum hakkının süresinin dolduğunu söyleyen bir kağıt parçasıyla, çalışmanıza engel olan, masraflarını karşılamanıza engel olan bu zalim sistem nedeniyle işini kaybetmeye mecbur bırakılmasaydı bu anne hala hayatta olur muydu? Eminim Mercy’nin oğlu yeterince büyüdüğünde bu soruyu sormak isteyecektir.”

     

    İskoç Özerk Yönetimi’nden Londra’ya eleştiri

    İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon, İskoç Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada Birleşik Krallık’ın sığınmacı sisteminin ‘bozuk’ olduğunu söyledi ve devletin mültecilerle ilgili politikasında bütünlüklü bir reform yapılması çağrısı yaptı.

    Glasgow, İskoçya’da sığınmacıların bulunduğu tek şehir ama yerel yönetimlerin sığınmacılar üzerinde kontrolü yok, kararlar merkezi Birleşik Krallık hükümeti tarafından alınıyor.

    Sturgeon, “Ülke genelindeki çoğu kişi gibi ben de çok üzgünüm ama aynı zamanda Mercy Baguma’nın ölümünden dolayı gerçekten çok öfkeliyim (…) Ama hepimiz şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, yaşanan trajediden önce de bunu biliyorduk. Britanya’nın sığınmacı sistemi çökmüş. İnsanlık dışı ve değişmesi gerekiyor” diye konuştu.

    İskoç Parlamentosu’ndaki haftalık oturumda İskoçya Yeşiller Partisi eşbaşkanı Alison Johnstone da “Bu korkunç trajedi, Mercy’yi sefalete sürükleyen Britanya hükümetinin sığınmacı politikasının doğrudan bir sonucudur” dedi.

    Yardım kuruluşu Positive Action in Housing, Baguma’nın ölümünün Glasgow’daki mülteci toplumunun dört aydan kısa süre içinde yaşadığı en büyük trajedilerden biri olduğunu söyledi.

    Park Inn Hotel’de, 26 Haziran Cuma günü, aralarında bir polis memurunun da bulunduğu altı kişiyi bıçaklayan bir kişi vurularak öldürülmüştü.

    Mayıs ayı başında 30 yaşındaki Suriyeli mülteci Adnan Walid Elbi, Glasgow’da geçici konakladığı bir otel odasında ölü bulundu.

    Cenaze ve yardım için 30 bin sterlin toplandı

    Glasgow yerel yönetiminde eşitlik ve insan haklarından sorumlu Jen Layden “Genç bir annenin trajik ölümü kahredici bir olay. Mercy’nin oğlunun, ailesinin ve arkadaşlarının bu zor zamanda acısını paylaşıyorum” dedi.

    Layden, ‘Mercy’nin ölümüyle ilgili tüm verileri toplamaya çalıştıklarını’ söyledi ve İçişleri Bakanlığı ile sosyal konaklama kuruluşundan ek bilgiler beklediklerini ifade etti.

    Positive Action in Housing adlı vakıf koronavirüs salgını döneminde sığınmacıların konaklamalarıyla ilgili defalarca bağımsız soruşturma açılması çağrısında bulunuyordu.

    İnternet üzerinden para yardımı toplama sitesi Gofundme sayfasından yapılan bir çağrı üzerine Mercy Baguma’nın cenaze masrafları için 30 bin sterlin yardım toplandı.

    Yaklaşık 2 bin kişi para yardımı yaptı. Yardım çağrısı yapanlar “Mercy muhteşem bir anne, kız kardeş, arkadaştı, hepimiz tarafından çok seviliyordu. Ölümü bizi yıktı. Ona güzel bir veda düzenleyebilmek ve oğluna yardım ayırabilmek için para topluyoruz” dedi.

    Yardımların doğrudan Baguma’nın oğluna ve ailesine gideceği belirtildi.

     

    BBC Türkçe