Category: Kadın

  • Londra’da kadınlar şiddete karşı ‘dayanışma’ mesajı verdi

    Londra’da kadınlar şiddete karşı ‘dayanışma’ mesajı verdi

    Londra Kadın Dayanışma Platformu 25 Kasım etkinlikleri kapsamında stand kurarak, “Kadına yönelik her türden şiddete karşı mücadelemizi yükseltmeyi sürdüreceğiz” mesajı verdi.

    Londra Kadın DayanIşma Platformu, 25  Kasım Kadına Yönelik Uluslararası Mücadele Günü dolayısı ile Edmonton Green’de stand kurarak basın açıklaması yaptı. Kürt Kadın İnsiyatifi, Sosyalist Kadınlar Birliği, Yeni Kadın, Cemevi, Alxas-Com, Tilkililer ve Kürecikliler Kadın Kolları temsilci ve üyelerinin katıldığı açıklamada, “Şiddete hayı kadın kırımına son”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları atıldı.

    Burada okunan ortak basın açıklamasında, Taliban, Afganistan’da öğretmen, doktor,sanatçı, sporcukadınlarıkatletti ve katletmeye devam ettiğine dikkat çekilerek, “Okullar kız çocuklarına kapatıldı. Dünya, Afganistan’lı kadınların sesini duymadı, duymak istemedi. Dünya Afrin’de ki kadınların sesini de duymadı, Türk devleti ve çetelerin uyguladığı vahşette Afrin’de her gün kadınlar kaçırılıyor, tecavüz edlip öldürülüyor, zorla göçettirilyor.Bu gerçekliklere inat, kadın mücaddelesi sınırları aşarak, ilham kaynağı olmaya devam ediyor” dedi.

    COVID 19’un yarattığı koşullara rağmen, kadın mücadelesi tüm dünyada umut verici boyutlara ulaştığı ifade edilen açıklamada,!şunlara yer verildi: “Kadınlar, dünyanın dört bir yanında kadın cinayetlerine, her türden şiddete, hak gasplarına ve savaş politikalarına karşı örgütlü güçlerini büyüterek mücadeleye devam ediyorlar.

    Londra Kadın Dayanışma Platformu olarak bizler de birbirimizden güç alarak, deneyimlerimizi paylaşarak kadına yönelik her türden şiddete karşı mücadelemizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Biz kadınlar, özgürlük arayışçısıyız. Özgürlüğümüzü elde edinceye kadar mücadelemiz sürecek.”

    Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.

     

  • EAKM 2’inci kongresinde ‘eşit başkanlık’ dönemi

    EAKM 2’inci kongresinde ‘eşit başkanlık’ dönemi

    Enfield Alevi Kültür Merkezi (EAKM) 2. Olağan Genel Kurulu’nda delegelerin onayı ile ‘eşit başkanlık’ sistemine geçildi. EAKM’nin yeni eşit başkanları Dilek İncedal ve Hasan Gül oldu.

    Enfield Alevi Kültür Merkezi 2. Olağan Kongresi, Britanya Alevi Federasyonu yerleşkesinde gerçekleşti. Kongreye delege ve üyelerin yanı sıra BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil ile eski ve yeni Cemevi başkanları, demokratik kitle örgütleri temsilcileri katıldı. Kongre divanı kadınlardan oluşurken,  İAKM Eşit Başkanı Filiz Koç,  Tülay Över, Hanım Akdemir, Emel Dağçiçek ve Sibel Özçelik kongre divanında yer aldı

    .       

    Kongre, Dersim soykırımında toprağa düşenler başta olmak üzere yitirilen tüm canlar için saygı duruşu ile çerağ uyardırmakla başladı. Kongrede, müzik dinletisi ile Alevi deyişleri okundu.

    Kadınların semah gösterisinde bulunduğu kongre de birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Önceki başkan Zeynep Demir şahsında geçmiş dönem görev yapan canlara teşekkür edildiği kongre de, gündem maddeleri oylamaya sunuldu. Kongrenin en önemli gündem maddesi ise

    ‘eşit başkanlık’ sisteminin oluşmasına dönük karar önerisi sunuldu. Yapılan oylamada delegelerin onayı ile EAKM’de eşit başkanlık sistemine geçilmesi kararlaştırıldı.

     

    Eşit başkanlık sistemiyle yönetilecek olan Enfield Alevi Kültür Merkezi’nin yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu.

     

    Eşit Başkanlar:

    Dilek İncedal

    Hasan Gül

     

    Yönetim Kurulu üyeleri:

    Fatma Yıldırım Polat, Cuma Ülgü, Güneş Gören Erdoğan, Ergin Dursun, Gülperi Öntaş, Gülizar Karaoğlan, Özgür Korkmaz, Nadide Köroğlu, İnan Çiftçi, Özlem Şahin, Doğan Erdoğan, Hatice Fesli Ceylan, Timur Ulaş, Mustafa Akgöz, Sabit Kurnaz, İnan Gedik, Nurettin Doğan Caner, Zeynep Demir, İsrafil Erbil, Gülay Dalkılıç, Özlem Söylemez.

    EAKM Yönetim Kurulu ilk toplantısının ardından görev dağılımı yapacak.

    Bir süre önce kongresini gerçekleştiren  İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) eşit başkanlık sistemine geçerek bir ilki gerçekleştirmişti. İAKM’nin ardından EAKM’nin de eşit başkanlığa geçişi ile birlikte daha demokratik yönetim modelleri oluşturması hedefleniyor.

     

    DİREN DİCLE

  • KCC’de ‘Aile içi şiddet’ konulu panel düzenlenecek

    KCC’de ‘Aile içi şiddet’ konulu panel düzenlenecek

    Britanya Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından 13 Kasım günü KCC binasında “Aile içi Şiddet ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi” konulu panel düzenlenecek.

    Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısı ile hazırlanan etkinlikler kapsamında Londra KCC binasında bir panel düzenlenecek.

    İnisiyatif tarafından yapılan davet açıklamasında, “Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel, sözlü her türlü şiddet oluşturan tutum ve davranışı kapsar. Britanya Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından düzenlenen, kadınların maruz kaldığı şiddet ve önlemlerine yönelik uzmanların katılımıyla gerçekleşecek panelimize bekliyoruz” denildi.

    Katılımcılar:

    – Leman Adıyaman – Refuge Vakfı – Aile içi şiddet danışmanı

    – Çiğdem Sterk- Roj Kadın Vakfı temsilcisi

    Tarih: 13 Kasım 2021 Cumartesi Saat:3pm

    Yer: Kurdish Community Centre

    11 Portland Gardens, Harringay Ladder, London N4 1HU

    https://www.facebook.com/events/264496788840631

  • Londra Kadın Dayanışması Platformu’ndan ’25 Kasım’ açıklaması

    Londra Kadın Dayanışması Platformu’ndan ’25 Kasım’ açıklaması


    Londra Kadın Dayanışması Platformu, yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ne ilişkin bir açıklama yaparak,  “Kadınlar, dünyanın dört bir yanında kadın cinayetlerine, her türden şiddete, hak gasplarına ve savaş politikalarına karşı örgütlü güçlerini büyüterek mücadeleye devam ediyorlar” dedi.

    Londra Kadın Dayanışması Platformu üyeleri 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla Kingston Station önünde bir araya gelerek basin açıklaması yaptı. Eril zihniyet tarafından katledilen kadınların resimlerini taşıyan kadınlar, sık sık kadına yönelik şiddeti protesto eden sloganlar attı.

    Platform adına açıklamayı okuyan Gül Çiftçi, mevcut kapitalist, ataerkil aklın oluşturduğu sistemde, kadına yönelik şiddet, herhangi bir coğrafya ile sınırlı olmadığının altını çizdi.

    Dünyada her gün 137 kadın kendi ailelerinden biri veya eski partneri tarafından kadın oldukları için katledildiğini belirten Gül, Covid-19 pandemisi ile birlikte kadına yönelik şiddet ve saldırıların arttığına dikkat çekti.

    Kadınların çalışma koşulları ve aldığı ücretin eşitsizliğine dikkat çeken Gül,  “Avrupa’da da kadınlar daha fazla yoksullaştı, kadına yönelik her türden şiddet yükseldi. Ortadoğu ve Afrika gibi savaş ortamlarında yüzbinlerce kadın, yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalırken, göç yollarında her türlü şiddete maruz kalıp, yaşamlarını yitirdiler. Geldikleri Avrupa ülkelerinde ise tutuldukları insanlık dışı kamplarda, şiddetin her türlüsünü yaşıyorlar” dedi.

    ‘KADIN MÜCADELESİ YÜKSELİYOR’

    Türk devleti ve çetelerinin Rojava’daki saldırılarına dikkat çeken Gül, şunları söyledi: “Dünya Afrin’deki kadınların sesini de duymadı, Türk devleti ve çetelerin uyguladığı vahşette Afrin’de her gün kadınlar kaçırılıyor, tecavüz edilip öldürülüyor, zorla göç ettiriliyor. Bu gerçekliklere inat, kadın mücadelesi sınırları aşarak, ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Covid-19’un yarattığı koşullara rağmen, kadın mücadelesi tüm dünyada umut verici boyutlara ulaştı. Kadınlar, dünyanın dört bir yanında kadın cinayetlerine, her türden şiddete, hak gasplarına ve savaş politikalarına karşı örgütlü güçlerini büyüterek mücadeleye devam ediyorlar.”

    Londra Kadın Dayanışma Platformu’nun kadına yönelik her türden şiddete karşı mücadeleyi yükselteceklerini kaydeden Gül, Afrin ve Afganistan’daki kadınlar gibi dünyaya seslerini duyuramayan kadınların sesi olmaya devam edeceklerinin altını çizdi. Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.

     

     

  • Hatice Güden’in kaleminden: ‘Onurlu bir duruş: Ali Aktaş’

    Hatice Güden’in kaleminden: ‘Onurlu bir duruş: Ali Aktaş’

    DİREN DİCLE

    Yazar Hatice Güden, 12 Eylül Askeri Cuntası tarafından 23 Ocak 1983 tarihinde, doğduğu güne denk getirilerek idam edilen Ali Aktaş’ın hayatı, inançları, direnişi ve onurlu duruşunu kaleme aldığı “Onurlu bir duruş, Adanmış bir yaşam: Ali Aktaş”  adlı kitabı okuyucuyla buluştu.

     Kadın özgürlük mücadelesi ve son 40 yıllık devrimci sosyalist mücadelenin önemli isimlerinden gazeteci-yazar Hatice Güden, 12 Eylül Askeri Cuntası tarafından idam edilerek katledilen Ali Aktaş’ın hayatını kaleme aldı. Yazar Hatice Güden’in kaleme aldığı kitap, Londra Gik-Der binasında düzenlenen bir etkinlik ile İngiltere’deki okuyucusu ile buluştu.

     12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından cunta tarafından 27 yaşında idam edilen Ali Aktaş’ın  hayatı, kişiliği ile direnişçi devrimci özelliklerinin anlatıldığı kitap, aynı zaman da 78 kuşağının mücadele deneyimlerini de okuyucuyla buluşturması açısından önemli.. Ceylan Yayınları tarafından çıkarılan kitap, 384 sayfadan oluşuyor. Kitap, ‘Çocukluk ve İlk Gençlik Yılları’, ‘Sorgulamanın ve Mücadelenin Başladığı Yıllar’, ‘İşkencede bükülmez irade,’ ‘Tutsaklık yılları’, ‘Darağacında bir kardelen’, ‘Dava dosyası’, ‘Son mektup ve ortaya çkışı’, ‘Arap Alevileri-kısa tarihçe’, ‘Ali Aktaş’tan sevdiklerine’, ‘Anılar-izlenimler-şiirler ve ekler’ ile toplam 11 bölümden oluşuyor. 

    Yazar Güden, kitabın oluşum sürecini aktarırken, Ali Aktaş’ın siperde, işkencede, zindanda, tarlada, sokakta ve en önemlisi idama götürüldüğü sürece kadar onurlu bir yaşam mücadelesinin Çukurova’da efsaneleşen bir kimlik  olduğunu ifade etti. Güden, Aktaş’ın hayat öyküsünün yer aldığı kitabın 78 kuşağının siyasal ve toplumsal karakteristik özelliklerini ortaya koyduğuna vurgu yaptı.    

     ‘HALK İLE BÜTÜNLEŞMİŞ BİR DEVRİMCİ’

     Yazar Hatice Güden, Ali’nin işçi ve emekçi halk ile bütünleşmiş bir devrimci olduğunu söyleyerek, “Devrimi istemek devrime inanmak yetmiyor. 78 kuşağı o kadar devrime inanmıştı ki, bir taraftan kişisel yaşam ihtiyaçlarımız dahi devrim sonrasına erteleyen fedakarlığımız olduğu gibi, aynı zamanda devrim öncesi yapılandırılabilecek kurumlaşma çalışmaları da devrim sonrasına havale edilebiliyordu.  Ali öyle değildi. Örneğin;  köyüne gittiğinde bir yandan politik örgütlenme çalışması yaparken diğer yandan köy kooperatifi de kurarak halkın doğal örgütlülüğünü de sağlamıştı.. Ali. işkencede direniş sembolü, hapishanede boyun eğmez bir direniş lideri  haline gelmişti.  Tüm bu özelliklerine karşın oldukça mütevazı ve paylaşımcı, eşit ilişkiler kuran özellikleri ile her tutsağın arkadaşı, dostu, yoldaşı, sırdaşı olabilen özgün bir kişilikti. Bakardınız bir yaşlının elindeki eşyayı alır evine kadar götürürsen, ihtiyacı olanın tarlasını ekerken görebilirdiniz. Komşusunun kumunu taşırken, evi olmayanın gecekondusuna yardım ederken görürdünüz. Ali sloganik konuşan biri değildi, halkın dilinden halka ulaşan ve kurduğu ilişki tarzı ve onları kendi yaşam deneyimleri üzerinden sorgulatarak devrimcileştiren biriydi.

    Kitapta, “Ali için devrimcilik; bir yaşam ve varoluş biçimidir. Devrimci bir eylem ya da sorumluluk söz konusu olduğunda; hiçbir şeye “olmazından” bakmayan, muhakkak bir “oluru” bularak çözüm üreten devrimci iyimserlik abidesidir Ali” denilerek Aktaş’ın devrimci yanı özetleniyor.   

     Yazar Güden’in hayatını kaleme aldığı Ali Aktaş 78 kuşağının Çukurova’daki önemli devrimci isimlerden biri. Bunun yanı sıra, doğum gününde idam edilen tek sosyalist olarak hafızalara yerleşen bir isim. Aktaş 12 Eylül öncesi tutuklanır ve Adana 1 No’lu Sıkıyönetim mahkemesinin kararıyla hakkında idam kararı verilir.  23 Ocak 1983 gecesi Adana Cezaevi’nde idam edilir. Doğum gününde, idam edilen Ali Aktaş, tanıkların anlatımıyla idam sehpasına sloganlarla gider. 

    12 Eylül faşist darbesinin ardından idam edilen sosyalist Ali Aktaş’ın ailesine yazdığı mektup ise, ailesinden saklandı. Aktaş’ın ailesine yazdığı veda mektubu tam 25 yıl sonra bir gazetecinin araştırmaları sonucu bulunarak ailesine iletilebildi. Kitapta Aktaş’ın veda mektubu da yer aldı.  

    HATİCE GÜDEN KİMDİR?

    1964 yılında Elbistan’a bağlı Koca Pınar mezrasında dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini İskenderun’da tamamladı. 12 Eylül askeri cuntasında daha 16 yaşında iken gözaltına alınarak yaklaşık 3 ay işkenceli sorguda kaldı. Ardından tutuklandı ve 2 yıl cezaevinde kaldı.

    Cezaevinden çıktıktan sonra 12 Eylül’ün yarattığı tüm baskı ve sindirmelere rağmen siyasal ve toplumsal mücadelesinden vazgeçmedi. Hatice Güden, 1988 yılında İHD Antep Şubesi’nin kuruluş çalışmalarında yer alırken, farklı yer ve tarihler de insan hakları çalışmaları yaptı. Kadın mücadelesinde önemli çalışmalar yürüten Güden, 1991 yılından itibaren Yeni Kadın, Emeğin Bayrağı ve Atılım gazetecilik ve yazarlık yaptı. Güden, 96 yılında Atılım Gazetesi Ankara Bürosu çalışanıyken gözaltına alınarak yoğun işkencelere maruz kaldı. Tutuklanarak Ankara Ulucanlar Cezaevi’ne konulan Güden, aynı yıl bir çok hapishane de başlatılan ölüm orucu direnişine katıldı. Cezaevlerindeki eylem sonucunda 12 direnişçi hayatını kaybederken, Hatice Güden 69 gün kaldığı Ölüm Orucu direnişi ardından ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kaldı.  Güden, cezaevinden tahliye olduktan sonra Wernicke Korsakkoff tanısıyla tedavi görmeye başladı.

    Güden, lise yıllarından başlayan kadın özgürlük ve insan hakları mücadelesinin 40 yılı aşkın bir süredir sürdürüyor. Ölüm orucu direnişinden dolayı ciddi sağlık sorunları yaşasa da bir çok dergi, gazete ve yayın kuruluşunda yazıları yayınlandı. Güden, insan hakları ve kadın mücadelesinin bir aktivisti olarak yaşamını sürdürüyor.

  • Roj Kadın Vakfı’nda kadınlara ‘destek’ projesi

    Roj Kadın Vakfı’nda kadınlara ‘destek’ projesi

    Roj Kadın Vakfı, koronavirüs dolayısıyla sorun yaşayan kadınlara dönük toplumsal sağlık hizmetlerine erişimde tavsiye ve destek projesi devam ediyor.

    Roj Kadın Vakfı’nın koronavirüs (Covid-19) nedeniyle fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşayan 50 yaş ve üzeri kadınlara tavsiye ve destekler de bulunacak. Kadınlara Destekleme Projesi yürütülen proje. Hackney, Haringey, Islington ve Enfield bölgesinde yaşayan Kürt ve Türk kadınlara açık olacak.

    Roj Kadın Vakfı Kadınlara Destek Projesi iletişim adresleri ise şöyle:
    Sorunların üstesinden birlikte gelmek için 07903702301 veya rojwomenck@gmail.com iletişim adreslerinden bize ulaşabilirşiniz.

  • Londra’da kadınlar ‘dayanışma’ eyleminde buluştu

    Londra’da kadınlar ‘dayanışma’ eyleminde buluştu

    Londra’da Afgan kadınlarla dayanışma eylemi düzenlendi. Eyleme katılan Kürt kadınları eril ve barbar zihniyete karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.

    Londra’da enternasyonalist ve Ortadoğulu kadın örgütleri Trafalgar Meydanı’nda bir araya gelerek, Afgan kadınlarla dayanışma eylemi düzenlendi. Eylemde Şengal ve Afganistan’da faşist, gerici, barbar ve kadın düşmanı zihniyetin saldırlara dikkat çekilerek, bu zihniyete karşı öz savunma geliştirilmesi ve ortak mücadele vurgusu yapıldı.

    Eyleme katılan Kürt Kadın İnisiyatifi üyeleri, YPJ ve YPG bayrakları açarak Şengal ve Afganistan’daki barbar çerelere dikkat çekti.
    Eylemde Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin (TJA) bildirisi okunarak, faşist ve gerici zihniyete karşı mücadelenin büyütüleceği ifade edildi.