Category: Kadın

  • Londra’da ‘kadın cinayeti’ne karşı toplananlara polis müdahalesine sert tepki

    Londra’da ‘kadın cinayeti’ne karşı toplananlara polis müdahalesine sert tepki

    İngiltere’de akşam eve yürürken kaçırılarak öldürülen 33 yaşındaki Sarah Everard’ı anmak ve kadına yönelik şiddeti protesto etmek için toplanan kalabalığa müdahale eden Londra Polis Teşkilatı’na büyük tepki gösterildi.

    Londra’da ‘kadın cinayeti’ne karşı toplananlara polis müdahalesine sert tepki (6)
    Londra’da ‘kadın cinayeti’ne karşı toplananlara polis müdahalesine sert tepki (6)

    İçişleri Bakanı Priti Patel, eyleme ilişkin bazı görüntüleri “üzüntü verici” olarak nitelendirdi ve konuyla ilgili kendisine bir rapor hazırlanmasını istediğini söyledi.

    Ana muhalefetteki İşçi Partisi lideri Sir Keir Starmer, polis müdahalesinin yarattığı öfke ve üzüntüyü paylaştığını söyledi. Liberal Demokrat Parti’nin lideri Sir Ed Davey, müdahaleyi “utanç verici sahneler” olarak tanımladı ve Londra Emniyet Müdürü Cressida Dick’e istifa çağrısı yaptı.

    Everard, geçen hafta Londra’nın güneyindeki Clapham bölgesinde bir arkadaşını ziyaretinin ardından akşam saatlerinde eve yürüyerek dönerken kaybolmuştu. Everard’ın cansız bedeni günler sonra İngiltere’nin doğusundaki Kent bölgesindeki ormanlık alanda bulunmuştu.

    Olayla ilgili olarak bir polis memuru gözaltına alındı. Gözaltında bulunan polis memuru Wayne Couzens’e zorla alıkoyma ve cinayet suçlamaları yöneltildi.

    Arama çalışmaları sırasında polisin, Everard’ın son görüldüğü bölgede yaşayan kadınlara gece yalnız sokağa çıkmamalarını söylemesi tepki topladı. “Sokakları Geri İstiyoruz” (Reclaim These Streets) sloganı altında bir araya gelen bir grup kadın, Cumartesi akşamı için eylem çağrısı yaptı.

    Polis toplananlara müdahale etti

    Polis, İngiltere’de Covid-19 pandemisi nedeniyle geçerli olan kurallar çerçevesinde eyleme katılanlara işlem yapılabileceğini söyledi. Bunun üzerine eylemi düzenleyenler, toplanma çağrısını geri çekti ve herkese kapısının önünde mum yakma çağrısı yaptı.

    Ancak buna rağmen yüzlerce kadın Clapham Common bölgesinde toplandı ve polis de kalabalığı dağıtmak için güç kullanarak müdahale etti. Gözaltı sırasında bazı kadınların kelepçelendiği ve yerlerde sürüklendiği görüldü.

    Sokakları Geri İstiyoruz grubu yaptığı açıklamada, polisin müdahalesinin kendilerini “derinden üzdüğünü ve öfkelendirdiğini” belirterek, Londra polisine “erkek şiddetine karşı yapılan bir eylemde kadınlara fiziksel şiddet uyguladıkları” eleştirisi yöneltti.

    Grup, “Kamu düzenini, halk sağlığını ve protesto hakkını korumak polisin sorumluluğudur. Bu gece bunların tamamında başarısız oldular” dedi.

    Londra Polis Teşkilatı, “kamu güvenliğini korumak” amacıyla dört kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

    Sosyal medyada yayınlanan bir videoda, polisin eylemin düzenlendiği parkta bulunan ve anma törenlerinin merkezi olan kameriyede duran kadınları zor kullanarak götürdüğü görülüyor.

    Kalabalığın “utanmanız yok mu” ve “bırak gitsinler” gibi sözlerle tepki gösterdiği duyuluyor. Videoda, daha sonra bir polis minibüsüne bindirilip götürüldüklerini gösteriyordu.

    Hem iktidar hem de muhalefetten tepki

    Londra polisinin eylemde takındığı tutum, hem iktidar hem de muhalefetin tepkisini çekti.

    İçişleri Bakanı Patel, sosyal medyada dolaşan Clapham’daki eyleme dair bazı görüntülerin “üzüntü verici olduğunu” söyledi.

    Patel, “Londra Polis Teşkilatı’ndan neler olduğuna dair eksiksiz bir rapor talep ettim. Bu korkunç dönemde düşüncelerim Sarah’ın ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte” dedi.

    Londra’nın İşçi Partili Belediye Başkanı Sadiq Khan, Emniyet Müdürü Dick’in kentte yaşayan “milyonlarca kadının güvenini kaybettiğini” belirtti.

    Khan, yaşanan sahneleri “kabul edilemez” olarak tanımladı ve Dick’ten acilen bir açıklama istediğini sözlerine ekledi.

    Khan, “Polisin Covid yasalarını uygulama sorumluluğu var, ancak görüntülerden gördüğüm kadarıyla verilen karşılık zaman zaman ne uygun ne de orantılı” diye yazdı.

    İşçi Partisi lideri Starmer, sahnelerin “ciddi şekilde rahatsız edici” olduğunu söyledi.

    Starmer, “Kadınlar, Sarah Everard’ın yasını tutmak için bir araya geldiler ve bunu barışçıl bir şekilde yapabilmeleri gerekiyordu… Bu olaya dair verilen yanıtın yarattığı öfke ve üzüntüyü paylaşıyorum. Bu eylemde güvenliği sağlamanın yolu bu değildi” dedi.

    Avam Kamarası Kadınlar ve Eşitlikler Karma Komitesi Başkanı, Muhafazakar Parti Milletvekili Caroline Nokes, eylemden yansıyan görüntülerin “gerçekten şoke edici” olduğunu belirtti.

    Nokes Twitter’dan attığı mesajda, “Bu ülkede güvenliği, öldürülen bir kadın için düzenlenen anma törenini ayaklar altına alarak ve başka kadınları yerlerde sürükleyerek değil, rızaya dayalı bir şekilde sağlıyoruz. Londra emniyeti durumu doğru okuyamadı” dedi.

    Emniyet: Covid riski yüksekti

    Londra Emniyet Müdür Yardımcısı Helen Ball, eylem sırasında yüzlerce insanın “sıkışık nizamda durduğunu” ve bunun Covid-19 bulaşma riski oluşturduğunu söyledi.

    Ball, yaptığı açıklamada, “Polis, insanların güvenliği için hareket etmelidir, yapılacak tek sorumlu şey budur” dedi ve şunları ekledi:

    “Asayişi zorla sağlayacak bir eylemde bulunacak bir durumda kalmayı kesinlikle istemedik. Ancak, insanların güvenliğini korumaya yönelik ihtiyacın çok ciddi boyuta ulaşması nedeniyle böyle bir durumda kaldık.”

    Kamu güvenliği gerekçesiyle dört kişinin gözaltına alındığını duyuran Londra Emniyet Müdürlüğü, kamu güvenliğini sağlamayı “yapabilecekleri tek sorumlu davranış” olarak tanımladı.

    Emniyet’ten yapılan açıklamada, yaşananlarla ilgili “hangi derslerin alınabileceğine ilişkin” polis teşkilatı içerisinde bir inceleme yapılacağı da belirtildi.

    Eylem çağrısı yapan grup daha önce yaptığı açıklamalarda Londra Polis Teşkilatı’nı, eylemi pandemi riskini azaltmaya yönelik güvenli bir şekilde yapma planlarına “yapıcı bir şekilde dahil olmamakla” eleştirmişti.

    Grup, daha sonra toplananlara yönelik işlem yapılabileceği kaygısıyla eylem çağrısını geri çekmişti.

    Bunun yerine, Everard’ın en son görüldüğü saat olan 21.30’da (TSİ 00.30) kapılarının önünde mum yakma ve ışıkları açık tutmaya çağrısı yapılmıştı.

    Mum yakma çağrısına, Başbakan Boris Johnson ve nişanlısı Carrie Symonds da katıldı. Başbakanlık resmi çalışma ofisi ve konutu olan Downing Street’teki 10 numaralı evin önüne yanan bir mum konuldu.

    Johnson, dün erken saatlerde attığı mesajda, “Sokakların güvenli olmasını sağlamak için elimden gelen her şeyi yapacağım” dedi.

    Cambridge Düşesi Kate Middleton da dün erken saatlerde Clapham’daki parka gelerek, Everard’ı anmak için çiçek bırakılan ve mum yakılan kameriyeyi ziyaret etti.

    İngiltere’de toplanmalarla ilgili mevcut kurallar neler?

    İngiltere, Covid-19 salgınıyla mücadele için üçüncü tam kapanma döneminden geçiyor.

    Mevcut kurallara göre, aynı evde yaşamayan iki kişinin “bir bankta oturup birlikte kahve içmek” gibi bir şekilde açık havada sosyalleşmesine izin veriliyor.

    29 Mart’tan itibaren, başka evde yaşayanlarla ya da en az fazla altı kişiyle açık havada buluşmalara izin verilecek.

    Polis, yasadışı kalabalık toplantılara müdahale edebilir. 30’dan daha kalabalık toplanmalarda organizatörlere 10 bin sterline kadar para cezası verilebiliyor..

    Geçen yılki kapanma dönemlerinde, Siyahların Hayatı Değerlidir eylemleri ile kapanma karşıtı gösterilere polis müdahalesi olmamıştı.

    Kaynak: BBCTÜRKÇE

  • Roj Kadın Vakfı’ndan Dikiş Kursu daveti

    Roj Kadın Vakfı’ndan Dikiş Kursu daveti

    Roj Kadın Vakfı’nca düzenlenen Dikiş Kursu Projesi kapsamında kurulan tam donanımlı atölye de 10 kadına daha eğitim verilecek.

    Kadın sorunlarına dönük çözüm projeleri ile bilinen Roj Kadın Vakfı bünyesinde kurulan Dikiş Kursu ile birlikte tam donanımlı bir atölye kuruldu. Atölye de daha fazla kadın ile buluşup üretimi kalıcı hale getirmeye çalışan Roj Kadın Vakfi, proje kapsamında 10 kadın daha bünyesine dahil edecek.

    Roj Kadın Vakfı, kadınları Dikiş Kursu’na davet ederek, “Kurmuş olduğumuz tam donanımlı tam donanımlı dikiş atölyemizde bizlerle birlikte hem öğrenecek hem de üretime katkı sağlayabilecek kadınlarımıza ihtiyacımız var. Dikiş konusunda tecrübesi olan yada kendisini dikiş konusunda geliştirmek isteyen 10 kadın arkadaşımızı altı ay sürecek olan projemizde bizimle birlikte çalışmaya davet ediyoruz. Projemizi 6 aydan sonra da devam ettirmeyi planlıyoruz” denildi.

    Projeye dahil olacak olan kadınlara bir gün Dikiş Eğitim Kursu ve iki gün dikiş yapılacak şekilde organize edileceğini ifade Kadın Vakfı, katılanlara gün 5 pound yol masraflarının da karşılanacağı belirtildi.

    Roj Kadın Vakfı tarafından yürütülen Dikiş Kursu, Paddington Development Trust tarafından sağlanan Equip Community Grants ve European Union Community Fund tarafından finanse edilmekte.

    Dikiş Kursu Detayları Şöyle:

    Yer: Studio15, Brook Road London N22 6TZ
    Tarih: 15 Mart 2021 tarihinde başlayacak. Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri 09:30-14:00 arasında olacaktır. (Her zaman kayıt olma şansı olacak)

    İletişim numaraları:
    Tel: 02033029879
    Mobile:0792 977 5068

     

  • Avrupa’lı kadınların ilham kaynağı: Kürt kadın mücadelesi

    Avrupa’lı kadınların ilham kaynağı: Kürt kadın mücadelesi

    Avrupa’daki kadın hareketleri ve kadın mücadelesine öncülük eden önemli isimler, Rojava’daki Kürt kadın mücadelesi ve Kürt kadınlarının yeni bir yaşamın inşasında aldıkları önemli rolün kendilerine ilham kaynağı olduğunu vurguladılar.

    Britanya ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden kadın enternayonaller Kürt kadınlarının 8 Mart gününü ve Türk devletinin baskılarına karşı direnişini selamladı. Mesajlarda Kürt kadın hareketi Rojava devrimine öncülük eden kadınlarla dayanışma vurgusu yapıldı.

    UCL Üniversitesinden Antropolog Camilla Power, Iraklı sanatçı ve Kürt feminist Houzan Mahmoud , Stop the War Koalisyonu kurucularından Lindsey German’ın 8 Mart değerlendirme ve dayanışma mesajları.

    CAMİLLA POWER: JİNELOJİ KADIN GÜCÜNÜN İLİM VE BİLİMİDİR

    Camilla Power
    Camilla Power

    Bir çok kere Jineloji konferanslarında bulunan UCL Üniversitesinden Antropolog Camilla Power, jinelojinin kadınlar için ilim ve bilim olduğunu hatırlattı.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, siz defalarca Jineloji konferanslarında bulundunuz, Rojava ve Rojava’daki devrimin öncüleri kadınlar ile ilgili birçok araştırmanız var, sizce Avrupa’daki kadın hareketleri Rojava’da devrime öncülük eden Kürt kadınlarından ilham alıyor mu?

    “Kuzey Suriye ve Rojava’da olduğu gibi kadınların devrime öncülük ettiği herhangi başka bir örnek yer gösteremeyiz, Kürt kadınları öncülüğünde, Asuri, Ermeni, Arab, Suryani, Ezidi kadınlar da devrime öncülük etmektedir.

    Dünyada artık Rojava’daki devrimden haberdar olan birçok insan var, 2014’de Jineloji konferasındayken oradaki atmosfer beni çok etkilemişti kadınlar orada yeni bir yaşamın inşaasını gerçekleştiriyorlardı, Kobane’deki kadın direnişi ve kadınların islamcı faşist ataerkillerden devrimi korumaları, kadın savaşçıların direnci ve azmi, beni çok derinden etkilemişti. Bu hepimiz için, dünyanın her yerindeki kadınlar için bu ilham kaynağı olmuştur kesinlikle bunu belirtmeliyiz. Araştırmalarımda görüyorum ki, kadınlar devrim için daha yoğun mücadele veriyor, 2015 yılında Rojava’daki ziyaretimde ise kadınların bölgede yeni bir politik sistemide yarattıklarını gözlemledim, kadın haklarını koruyorlar ve baskıyı önlerken aynı zamanda savaşıda yönetiyorlardı. Benim en çok ilgilimi çeken konu ise Jineoloji idi, bence jineoloji, Kürt kadınlarının dünya kadınlarına en önemli hediyesidir. Jineloji kadın gücünün bilim ve ilimidir.”

    Kürt kız kardeşlerinize 8 Mart mesajınız nedir?

    “Tüm Kürt kız kardeşlerime, annelere, ablalara teyzelerime, Rojava’nın tüm kadınlarına dayanışmamızı iletiyorum, mücadelenizde yanınızdayız ve başaracağız. Çok zor olduğunu biliyoruz ama siz bizim ilham kaynağımızsınız, sizden öğrenecek çok şeyimiz var, kadınlar sadece çocuk bakıcısı değildir aynı zamanda dünyayı da koruyanlardır, kadın, demokrasi ve ekoloji mükemmel bir üçgendir ve bunu çok iyi biliyoruz. Ben Rojava’dayken Fazıl Yousuf’un, “eğer kadın gelişirse devrimi gerçekleştirir” dediğini hatırlıyorum, Kürt kız kardeşlerimiz devirme öncülük ediyor ve bizlerde onları desteklemeliyiz, yanlarında durmalıyız.”

     

    HOUZAN MAHMOUD: KÜRT KADINLARININ YAŞAMI AVRUPAYA İLHAM KAYNAĞI OLUYOR

     

    Iraklı tanınmış sanatçı, Kürt feminist ve Kürt Kadın Hikayeleri kitabı Editörü Houzan Mahmoud ise Rojava devrimine öncülük eden Kürt kadınlarının Avrupa ve dünyaya ilham kaynağı olduğuna dikkat çekti.

    Kürt kadınlarının devrime öncülük etmesini ve 8 Mart’ın önemini nasıl yorumlayacaksınız?

    8 mart her zaman politik bir gün olmuştur, kadın mücadelesi ve kadın haklarının korunması için bir gündür, aynı zamanda devrimci fikirler barındırmaktadır. Rojava’daki Kürt kadınları defalarca

    Houzan Mahmoud
    Houzan Mahmoud

    devrimci duruş ve mücadelelerini kanıtlamıştır, kadın hakları için savaştıklarını da göstermişlerdir, Onların sayaseninde 8 mart anlam kazanmış ve birçok şey başarılmıştır. Herşeyin elektronikleştiği ve soyutlaştığı, kadın organizasyonlarının sadece capitalist düzenden ekonomik kaynak sağlamak adına sadece toplantılar yapıp devrimci fikirleri barındırmayan populist söylemlerin bulunduğu bu Yeni çağda, Rojava’daki Kürt kadınlarının mücadelesi fikirleri ve duruşu tüm dünyaya örnek olmaktadır. Kadının politik duruşunun önemi Kürt kadınları ile dünayya kanıtlanmıştır, kendi ülkelerini korudular ve islamist faşistlere karşı kendi haklarını kendi özgürlüklerini korumak aynı zamanda kendilerini geliştirerek Kürt ataerkilliğindenden kurtulduklarını tüm dünyaya gösterdiler.

    Kürt Kadın Hikayeleri kitabının editörüsünüz ve bu kitap 20’den fazla Kürt kadının yazılarından oluşuyor, bu kitaba ilişkin detayları sizden öğrenebilirmiyiz?

    Kitap, 25 farklı kadının Kürdistanın farklı parçalarından yazdıkları kendi hikayelerinden oluşuyor, kitap kurmaca değildir gerçek yaşam hikayelerinden derlenmiştir. Kendi mücadelelerini anlatan bir kitaptır, bu hikayeleri topladık ve bir takım oluşturarak düzenledik, Kürt kadınlarını dünyaaya daha iyi tanıtabilme adına, mücadelelerini anlatabilmek ve ataerkil sistemi nasıl yıktıklarını gösterebilmek adına hazırlanmış bir kitaptır. Kadınların Kürtdistan’ın farklı bölgelerinde farklı mücadeleleri söz konusudur, silahlı mücadelede de kadınlar var, tarlada bahçede de kadınlar var, artık politik alandada kadınlar var ve kadın her alanda evlerinde de bir mücadele aslında yürütmektedir, aynı zamanda birer bireyler ve faşizme karşı ayrıca kendi hakları içinde insanca mücadele vermektedirler. Bu kitap da dediğim gibi kurmaca değildir, ve 25 Kürt kadının kendi yazdığı gerçek hayat hikayelerinden oluşmaktadır.

    Son olarak Kürt kadın mücadelesini 8 Mart’da nasıl selamlıyorsunuz

    İçten söylüyorum ki, Kürdistan’ın her bölgesindeki kadınların ve mücadelelerinin yanındayım ve hayranlıkla izliyorum, Rojava’daki kadın devriminden oldukça etkileniyoruz. Bu dünyadaki her kadın şunu görmelidir, bizler kadınlar olarak kendşmize dönmeliyiz, dünya git gide yaşaması daha zor bir yer oluyor ve kadınlar gelecekte daha fazla söz sahibi olacaktır, capitalist düzenin yarattığı açlık ve yoksulluğun önüne kadınlar geçecektir, bir birmizle daha fazla dayanışmalıyız, eşitlik ve özgürlükler için politik çıkarlarımız ve dünyamızı basit bir kumabaraya çevirmeye çalışan kapitalizme karşı kız kardeşler olarak mücadeleye devam etmeliyiz. Kadınlar mücadelede dah da aktif olmalıdır, gelecek kadınlarla gelecek ve kadınlar herzaman daha iyi bir daha huzurlu bir dünya yaratabileceklerini kanıtlamışlardır.

     

    LİNDSEY GERMAN: ROJAVA DEVRİMİNE ÖNCÜLÜK EDEN KADINLARI ÖRNEK ALIYORUZ

     

    Lindsey German
    Lindsey German

    Stop the War Koalisyonu kurucu üyesi Lindsey German ise gazetemize verdiği mesajda, “daha yaşanır bir dünya için Kürt kadınlarının mücadelesine ortak olmalıyız ve daha fazla destek olmalıyız” vurgusu yaptı. German devrimin öncülerini örnek alıyoruz dedi.

    Rojava’da Kürt kadınları devrime öncülük ediyor ve Kürt halk önderi sayın Öcalan’ın cinsiyet eşitliğine dair fikirleri artık Avrupa’da tanınıyor, Avrupa’daki kadın aktivist ve kadın hareketlerinin Kürt kadın özgürlük hareketinden ilham aldığını düşünüyor musunuz?

    Kürt kadınlarının mücadelesi çok büyüktür, Kürt kadınları mücadelenin organizasyonunda ve gelişimde çok ciddi bir tecrübe ile hareket etmektedir, bu olgunluk ve bilinç bir çok insana Avrupa ve dünyada ilham kaynağı olmuştur. İnsanlar artık Kürt kadının rolünü iyi görüyorlar, her türlü devlet baskısı ve yoğun saldırıya rağmen Kürt kadını ilham kaynağı olmayı başarmıştır. Ayrıca, Kürt kadınları sadece birkaç kadının hakları için değil, tüm kadınların mücadelesinde yanlarındadır, dünyanın daha yaşanır bir yer olması için mücadeleye devam etmektedirler.

    8 mart dünya emekçi kadınlar gününde Kürt kız kardeşlerinize mesajınız nedir.

    Rojava ve bölgede Kürt kadınları çok büyük bir rol oynamaktadır, bugün onlara mesajım şu ki; sizinle dayanışma içerisindeyim, yoldaşlarıma, kız kardeşlerime, aarkadaşlarıma özgürlük umuyorum, biliniz ki Britanya’da elimizin ulaştığı heryerde sizin için destek çağırılarına devam edeceğiz.

    Erem Kansoy

  • Londra’dan 8 Mart mesajı: Kadın kırımına karşı ‘birlikte mücadele’

    Londra’dan 8 Mart mesajı: Kadın kırımına karşı ‘birlikte mücadele’

    Britanya’da Kürt Kadın İnisiyatifi, Alevi örgütleri ve sol, sosyalist kadın örgütleri
    8 Mart dolayısı ile online olarak panel, seminer ve kültür gecesi düzenledi. Kadın örgütleri, 8 Mart’ta “birlikte mücadele” ve ‘kadın kırımına karşı özgür kadın özgür toplumu savunalım” mesajı verdi.

    Britanya Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından 8 Mart dolayısıyla hazırlanan 3 günlük program kapsamında online bir panel düzenlendi. Panele HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş, Yazar Gönül Kaya ve Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Elif Sarıcan konuşmacı olarak katıldı. Kürt Özgürlük Mücadelesinde kadın mücadelesinin nasıl büyüyerek geliştiğinin anlatıldığı panelde, Rojava’da kadın devrimi, cinsiyet özgürlükçü sistemin önemi, kadın kırımı ve buna karşı özgür kadın ve özgür toplumun mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Kürt kadın mücadelesinin faşist, diktatoryal ve gerici sistemlerin nasıl korkulu rüyası haline geldiği dile getirilen panelde, Kürt kadın mücadelesinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği özgürlükçü paradigmanın etkisinin altı çizildi.

    Kadın İnisiyatifi pandemiden kaynaklı online olarak bir de Kültür Gecesi düzenledi. Yüzlerce kişinin izleyerek katıldığı Kültür Gecesi’nde, Amel Saeed, Kurda, Suna Alan, Evin Şah, Jola Senaee, Nadia Visser, Paula Darwish, Ruken Yılmaz ve Türkan Şahan sahne aldı. Gecede, dünyanın bir çok ülkesinden Kürt kadınları ile dayanışma içerisinde bulunan kadın örgütü aktivistlerinin mesajları yayınlandı.

    Aralarında Britanya Alevi Federasyonu, Kürt Halk Meclisi, Kürt ve Türk Toplum Merkezi (DAY-MER), Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER), Alevi örgütleri ve yöresel derneklerin bulunduğu Demokratik Güç Birliği’de bir açıklama yaparak 8 Mart’ı kutladı. Açıklamada,
    Kadınların birleşik devrimci mücadelesi, sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın müjdecisi olduğu vurgulanarak, “Kürdistan dağlarının bombalanmasına, belediyelere kayyum atanmasına karşı mücadeleyle taciz ve tecavüze karşı mücadele ortaklaşmalıdır. Kadın kırımına karşı mücadeleyle gerilla kadının bedenine işkence eden vahşete karşı isyan, aynı devrimci şiddette yankısını bulmalıdır” dedi.

    Londra Sosyalist Kadınları Birliği’de (SKB) 8 Mart dolayısıyla online bir müzik dinletisi sundu. SKB, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel ve Şevin Alaca şahsında tüm politik kadın tutsakların öfke, direniş ve isyanınını alanlara taşıyacaklarını vurguladı.

    Britanya Alevi Federasyonu, Cemevi ve Enfield Alevi Kültür Merkezi Kadın Örgütleri’de 8 Mart dolayısıyla online ‘muhabbet’ etkinliği düzenledi. AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağoğlu, Gazeteci Çilem Küçükkeleş ve AAKB Başkanı Zeynep Can Ayaz’ın katıldığı muhabbette, kadın mücadelesi ve birlikte mücadelenin önemine vurgu yapıldı. Panelde, Alevi kadın örgütlülüğü ve güncel durumu da ele alındı.

    İngiltere Halk Cephesi’de 8 Mart’ı kutlayarak, “Özgür kadın, emperyalizme ve faşizme karşı direnme ve savaşma iradesi olan kadındır. Kadınlar olmazsa devrim, devrim olmadan kadın kurtuluşu olmaz. Nihai kurtuluş kapitalist sömürü zincirlerinin kırılmasıdır” dedi.

  • 8 Mart’ın Kısaca 100 Yıllık Öyküsü

    8 Mart’ın Kısaca 100 Yıllık Öyküsü

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü radikal endüstrileşmiş dünyada ideolojilerin güç kazandığı, nüfusun patladığı ve büyük bir alt üst oluşun yaşandığı 1900’lerin başlarından bu yana kutlanıyor.

    1908

    Kadınlar arasında ciddi bir hareketlenme ve eleştirel tartışmalar yaşanıyordu. Sömürü ve eşitsizlikler daha fazla kadını sesini yükseltmeye ve değişim talep etmeye itiyordu. 1908’de 15 bin kadın New York City’de daha kısa çalışma süreleri, daha yüksek ücret ve oy hakkı için sokağa çıktı.

    1909

    Ameikan Sosyalist Partisi’nin kuruluş açıklamasıyla eş zamanlı olarak 28 Şubat’ta ilk Ulusal Kadın Günü kutlaması tüm ülkede yapıldı.

    1910

    Uluslararası Emekçi Kadınlar Konferansı’nın ikincisi Kopenhag’da toplandı. Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin Kadın bürosundan Clara Zetkin bir Uluslararası Kadın Günü oluşturma fikrini ortaya attı. Her ülkede her yıl aynı gün kadınların taleplerini yükselteceği bir gün belirlenmesini önerdi. 17 ülkeden sendikaları, birlikleri, emekçi kadın klüplerini, sosyalist partileri temsil eden ve Finlandiya parlamentosuna seçilen ilk üç kadın milletvekili de içeren 100 kadar kadını bir araya getiren konferans Zetkin’in önerisini onayladı.

    1911

    Kopenhag’da alınan kararın ardından Uluslararası Kadın Günü ilk kez Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de 19 Mart’ta kutlandı. Kadınların çalışma, seçme ve seçilme, eğitime erişme hakları ve ayrımcılığın sonlanması talebiyle düzenlenen mitinglere 1 milyondan fazla kadın katıldı. Bir hafta sonra 25 Mart’ta NYC’de çıkan yangından çoğunluğu İtalyan ve Yahudi göçmenlerin oluşturduğu 140 emekçi kadın öldü. Bu olay ABD’de kadınların çalışma koşullarına dikkat çekti ve sonraki Uluslararası Kadın Günlerinin de odak noktalarından biri haline geldi. Bu yıl kadınların “Ekmek ve Güller” kampanyasına da tanıklık etti.

    1913-1914

    I. Dünya Savaşı’nın arifesinde barış için kampanya yürüten Rus kadınları şubatın son Pazar günü ilk kez Uluslararası Kadın Gününü kutladı. Tartışmaların ardından 1913’te gün 8 Mart’a taşındı ve bugüne kadar küresel ölçekte kabul edilen tarih oldu. 1914’te Avrupa çapında kadınlar savaşa karşı kadın dayanışmasını dillendirmek için sokaktaydı.

    1917

    Şubatın son Pazar günü Rusya’da kadınlar savaşta ölen 2 milyondan fazla Rus askeri için “ekmek ve barış” eylemine gitti. Siyasi liderlerin muhalefetine rağmen kadınlar Çar’ın düşürülmesiyle kurulan geçici hükümet oy hakkı verene kadar greve devam etti.

    1918-1999

    Sosyalist hareketin içinden doğmasının ardından Uluslararası Kadın Günü kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkelerde kadın haklarının gündeme getirildiği bir küresel gün haline geldi. Yıldan yıla kadınlar güç kazandı. Birleşmiş Milletler yıllar boyunca kadınların toplumsal, ekonomik ve politik yaşama katılımını artırmak ve kadın haklarını ilerletmek için uluslararası çabaları koordine edecek konferanslar düzenledi. 1975 “Uluslararası Kadın Yılı” ilan edildi. Kadın örgütleri ve hükümetler de her yıl 8 Mart’ta düzenlenen etkinliklerle kadınların ilerlemesini kutlamak ve kadının yaşamın her alanında eşitliğe sahip olması için yapılması gerekenleri gündeme getirmek için çalıştı.

    2000 ve sonrası

    Uluslararası Kadın Günü artık Çin, Ermenistan, Rusya, Azerbaycan, Belarus, Bulgaristan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Moldova, Mongolya, Tacikistan, Ukrayna, Özbekistan ve Vietnam’da resmi tatil.

  • Kürt Kadın İnisiyatifi’nden 3 günlük ‘8 Mart’ etkinlikleri

    Kürt Kadın İnisiyatifi’nden 3 günlük ‘8 Mart’ etkinlikleri

    Britanya Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla 6-8 Mart tarihleri arasında ‘panel, kültürel etkinlik ve kadın tutsaklara mektup gönderme başta olmak üzere bir dizi etkinlik düzenlenecek.

    Kürt Kadın İnisiyatifi’nden 3 günlük ‘8 Mart’ etkinlikleri
    Kürt Kadın İnisiyatifi’nden 3 günlük ‘8 Mart’ etkinlikleri

    Britanya Kürt Kadın İnisiyatifi, “Kadın kırımına karşı özgür kadını ve toplumu savunma” şiarıyla 3 gün boyunca bir dizi etkinlik gerçekleştirecek. Pandemi nedeniyle özel ve özgün bir program hazırlayan Kadın İnisiyatifi, bu yıl kadın birliği ve dayanışmanın önemine vurgu yapacak. Kadına yaklaşımın özgürlük devrimine yaklaşım olduğunu vurgulayan Kadın İnisiyatifi, kadınların kolektif mücadelesinin erkek egemen sisteme karşı mücadeleyi daha da büyüterek sonuç alacağına dikkat çekecek.

    Kürt Kadın İnisiyatifi, kolektif kadın mücadelesinin bir örneği olarak başta Londra olmak üzere ve Britanya’nın birçok kentinden politik kadın tutsaklarla dayanışma mektupları gönderilmesine öncülük edecek.

    İnisiyatifi mektup eylemine ilişkin şu çağrıda bulundu: “Beş bin yıllık egemen zihniyet, 21’inci yüzyılda da özgür kadın mücadelesine tahammül gösteremiyor. Geldiğimiz coğrafyada bütün kirli ve alçak yöntemler AKP-MHP faşist yönetimi tarafından Kürdistanlı ve Türkiyeli kadınlara dayatılıyor. Biz Kürdistanlı kadınlar olarak 8 Mart dolayısı ile bir kez daha sokaklara olacağız. Cezaevlerinde olan kadın arkadaşlarımıza kart postallar göndereceğiz. Şiddetsiz ve sömürüsüz bir dünya için seni de yanımızda görmek istiyoruz.”

    Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından yaklaşık 2 aydır çalışmaları sürdürülen ve hazırlıkları tamamlanan etkinlikler şöyle:

    Üç günlük etkinlik kapsamında 6 Mart Cumartesi günü saat 6.30pmde ”Kadın Kırımına Karşı Özgür Kadını ve Toplumu Savunma Zamanı” konulu panel

    Kürt Kadın İnisiyatifi’nden 3 günlük ‘8 Mart’ etkinlikleri
    Kürt Kadın İnisiyatifi’nden 3 günlük ‘8 Mart’ etkinlikleri

    düzenlenecektir. HDP milletvekili Meral Danış Bestaş’ın da yer alacağı, panelistler arasında Kadın Hakları Aktivisti ve Yazar Gönül Kaya ve antropolog ve Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Elif Sarıcan’da bulunacak. Etkinliğin Zoom linki: 572 342 2768 –Passcode: 700587

    7 Mart Pazar akşamı saat 6.30’da gerçekleşecek kültürel etkinlik gününde Britanya ve bir çok ülkeden kadın sanatçılar sahne alacaklar. Sahne alacak sanatçılar arasında Xecê, Evin Şah, Suna Alan, Jala, Zeyno Durar, Nadia Visser, Paula Darwish, Ruken Yılmaz, Cemile Dinçer ve Amal Saeed Kurda yer alırken, dünyanın her yanından Kürt kadınları ile danışma videoları paylaşılacak.

    Programın son günü 8 Mart, Pazartesi günü saat 11:00’da Harringay postanesi önünde bir araya gelinip, cezaevlerindeki politik kadın tutsaklara kart ve mektup postalayacak kadınlar, ardından saat 12:00’da Kadın Güç Birliği ile Wood Green Kütüphanesi’nin önünde bir araya gelecekler.

    YASEMİN ÇELİK

  • Londra’da Paris katliamı protestosu – Video

    Londra’da Paris katliamı protestosu – Video

    Londra’da 8 yıl önce Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Fransa Elçiliği önüne siyah çelenk bırakılarak, protesto eylemi gerçekleştirildi.

    Londra Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından, 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Fransa Elçiliği önünde , protesto eylemi gerçekleştirildi.

    Londra’da Paris katliamı protestosu
    Londra’da Paris katliamı protestosu

    Enternasyonalist kadın örgütlerininde destek verdiği eylemde, “Sizleri unutmadık, unutturmayacağız” denildi.

    Cansız, Doğan ve Şaylemez’in posterleri ve flamalarının taşındığı eylemde, sık sık, “Şehîd namirin”, “Jin, Jiyan Azadi”, “Sara, Rojbin, Ronahi” sloganları atıldı.

    Londra’da Paris katliamı protestosu
    Londra’da Paris katliamı protestosu

    Fransa Elçiliği önüne siyah çelenk bırakan kadınlar burada bir açıklama yaptı. Açıklamada, Fransa devletinin katliamın asıl sorumlularını açığa çıkarmamasına dikkat çekilerek, “Avrupa’nın ortasında Kürdistanlı kadın devrimciler infaz ediliyor ancak katliam emrini verenler yargılanmıyor. O günden bugüne Saraların ruhuyla kadın özgürlük mücadelesi Ortadoğu ve dünyanın dört bir yanında yükselerek büyüyor. Onları asla unutmayacağız unutturmayacağız” denildi.