Category: SAĞLIK

  • Britanya’da Newroz etkinlikleri iptal

    Britanya’da Newroz etkinlikleri iptal

    Kürt Halk Meclisi tarafından düzenlenecek olan 21 Mart Newroz kutlamaları koronavirüs salgını dolayısıyla iptal edilerek ileri bir tarihe ertelendi. İptal edilen etkinlikler arasında 11. Londra Kürt Film Festivali’de bulunuyor.

     

    Özelde Kürtlerin ve genelde Ortadoğu halklarının ‘özgürlük bayramı’ olarak nitelediği 21 Mart Newroz kutlamaları için tüm dünyayı etkisi altına alan Coronavirüs salgını nedeniyle iptal edildi. Kürt Halk Meclisi tarafından yapılan açıklama da, coronavirüs salgınının ciddi boyutlara ulaştığı ve giderek yayılarak ölümlere neden olduğu bir dönem de halkın sağlığını tehlikeye atacak tüm etkinlikleri iptal ettiklerini duyurdu. Halk Meclisi, Londra’da her yıl Yurtsever Gençlik Hareketi tarafından ateşler yakılarak 21 Mart akşamı kutlanan Newroz etkinliğinin yanı sıra, 22 Mart’ta İskoçya, 24 Mart’ta Liverpool, 29 Mart Sheelfield ve 5 Nisan’da Londra Baf yerleşkesinde yapılması planlanan final Newroz’unun iptal edildiğini duyurdu.

     

    Yine Londra Kürt Halk Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu tarafından 24 Mart günü Britanya Parlamentosu’nda yapılacak olan Newroz resepsiyonu da zorunlu olarak iptal edildi. Bu yıl ki resepsiyona İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn’den bir çok milletvekili, yazar, akademisyen ve sanatçı katılacaklarını bildirirken, birer de mesaj göndermişti.

     

    LKFF ERTELENDİ  

    Newroz etkinliklerinin yanı sıra Coronavirüs dolayısı ile iptal edilen bir diğer etkinlik ise 11’inci Londra Kürt Film Festivali oldu. Festival Komitesi tarafından yapılan açıklama da, 24 Nisan ile 2 Mayıs arasında yapılacak festivalin halkın sağlığı açısından riskli olduğu ve koronavirüs tehlikesinden dolayı ertelemek zorunda kaldıkları için büyük üzüntü duydukları belirtildi. Festivalin sadece ertelendiğini ve virus riskinin en düşük seviyeye inmesi ile birlikte daha zengin bir programla festivalin gerçekleştirileceği kaydedildi. LKFF bu yıl ki festivalin açılış filmini son zamanlar da sinemaseverlerin dikkatini çeken ve Sur Direnişi’ni anlatan ‘Ji bo Azadiye’ filmi ile gerçekleştirecekti.

  • DGB’den ‘corona’ fırsatçılarına sert tepki; ‘Gerekirse teşhir ederiz!’

    DGB’den ‘corona’ fırsatçılarına sert tepki; ‘Gerekirse teşhir ederiz!’

    Diren Dicle Erden

    Koronavirüs salgınını fırsat bilip özellikle hijyen ve gıda ürünlerin de fiyatları 5-10 misline yükselterek fahiş fiyatlarla satış yapan esnaf ve işletmelere sert tepki göstererek, “Gerekirse teşhir ederiz. Fahiş fiyatlara derhal son verin” dedi.

    Aralarında Kürt Halk Meclisi, Day-Mer, Gik-Der, BAF, Alevi örgütleri, Dersim-Der gibi bir çok demokratik kitle örgütünün bulunduğu Britanya Demokratik Güç Birliği, koronavirüs salgınına yönelik Kürdistan ve Türkiyeli topluma dönük bir açıklama yaptı. DGB tarafından yapılan açıklamada, Koronavirüs olarak bilinen Covid-19 adlı virüsün Britanya’da etkisini çok hızlı bir biçim de göstermeye başladığını belirterek, virüsün semptomlarının ve yarattığı etki hafif olsa bile ölümle sonuçlanabilecek bir virus tipi olduğu hatırlatıldı. Britanya’da hükümet tarafından hala ciddi bir önlem alınmadığı için yüzbinlerce insanın ölümüne neden olabileceğine dikkat çekilen açıklamada, virüsün özellikle yaşlı ve hasta olan insanlar üzerinde ciddi bir tehlike yarattığının bilindiği belirtildi.

     

    YARDIMLARINIZ YERİNE ULAŞACAKTIR

     Türkiyeli ve Kürdistanlı toplumun içerisinde de azımsanmayacak derece de hasta ve yaşlı bir nufüs söz konusu olduğu ifade edilen DGB açıklamasında

    “Bu süre zarfında bütün kurumlarımız virüsün dağılmasını asgari ye indirmek bakımından bütün eylem ve etkinliklerini iptal etmiş olmalarına rağmen bir çok kurumumuzun kapısı ihtiyaç sahibi insanlarımızın ihtiyaçlarını gidermek bakımından açık tutulmuştur. Bu süre zarfında halkımızdan ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere gelen yardımlar kurumlarımız aracılığı ile ihtiyaç sahibi olan insanlarımıza gönülülülerimiz tarafından ulaştırılacaktır. DGB olarak sadece kendi kurumlarımızın ortak çalışmasını değil, aynı zamanda belediye ve başkaca kamu kuruluşları ile de ortak çalışılarak bizlerin yetmediği yerlerde bu kurumlardan yardım talep edilecektir. Hastaneler de, özel muayeneler de ve başkaca sağlık alanlarında çalışan toplumumuza mensup yüzlerce uzman arkadaşımız söz konusudur. Bu arkadaşlarımızdan da bu süre zarfında gerek hastalıkla mücadele, gerekse de bilgi akışı için yardım talep edilecektir” dedi.

     

    TOPLUMSAL DAYANIŞMA ZAMANI…

    DGB, özellikle toplumun yaşayacağı maddi sorunları merkezi hükümete ve ilgili kurumlara ileterek acil çözüm oluşturmaya çalışacaklarını kaydetti. Toplumsal dayanışmaya en fazla ihtiyaç duyulan bugünler de salgını yenecek yegane gücün toplumsal dayanışma olduğunun altı çizilen açıklamada, tüm halkı bu süre zarfında birbiri ile dayanışma içerisinde olmaya ve birbirlerinin sorunlarını çözmek için adım atmaya davet eden DGB, bir kez daha büyük bir risk ve tehlike arz eden düğün, nişan, sünnet ve toplu yemekler gibi etkinliklere ertelemeye çağırdı. Toplumun panik havasından çıkarak stoklamaya derhal son vermeye çağrılan açıklamada, bu durum ihtiyaç sahibi olan kişilerin ihtiyaçlarını karşılayamaması anlamına geldiğine dikkat çekildi.

     

    FIRSATÇILIĞA SON VERİN  

    Salgını fırsat bilerek fiyat artışında bulunan ticari işletmelere sert tepki gösteren DGB, “Bunu yapan ticari işletmelere de buradan tüketici haklarını hatırlatıyor, yaptıklarının yasadışı olduğunu bildirmek istiyoruz. Bu tarz istismarda bulunan işletmelerin takipçisi olacağımızı ve kendilerini gerektiğinde teşhir edeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Bu işletmeleri fahiş fiyat uygulamasına derhal son vermeye çağırıyoruz” dedi.

     

    Zorunlu olmadıkça kahvehane ve sosyal etkinlik alanlarından uzak durulması istenen açıklamada, herkesi sorumluluk bilinci ile hareket etmeye çağırdı.

    Bu virüsün belirtilerini taşıyanların kendilerini karantinaya almaya ve bir an önce 111 sağlık servisini arayarak durumu bildirmesi gerektiğine işaret eden DGB, herkesi her mahallede Covid-19 Mutual Aid adı altında oluşan destek ve yardımlaşma gruplarına katılmaya çağırdı. Covid-19 Mutual Aid adlı destek grubu ile ilgili ayrıntılı bilgiye https://covidmutualaid.org/ adlı siteden ulaşılabilir.

  • İngiltere perakendicilerinden ‘Panik Yapmayın’ çağrısı

    İngiltere perakendicilerinden ‘Panik Yapmayın’ çağrısı

    İngiliz Perakendeciler Konsorsiyumu, alışveriş çılgınlığında bulunanlara ‘panik yapmayın’ çağrısında bulunarak, “Endişelerinizi anlıyoruz, ancak gerekenden fazlasını satın almak bazen başkalarının mahrum bırakılacağı anlamına gelebilir. Hepimiz birlikte çalışırsak herkes için yeterli ürün var” denildi.

    İngiltere‘nin gıda perakendecileri koronavirüs salgını nedeniyle alışveriş çılgınlığı yapanlara, gazete ilanı ile ‘Panik Yapmayın’ çağrısı yaptı. Süpermarket gruplarını temsil eden İngiliz Perakendeciler Konsorsiyumu (BRC), perakendecilerin müşterilerine seslenerek, alış veriş çılgınlığına gerek olmadığı çağrısı yaptı.

    HERKES İÇİN YETERLİ ÜRÜN VAR

    Tesco, Sainsbury’nin, Asda, Morrisons, Aldi, Lidl, Coop, Waitrose, M&S, İzlanda, Ocado ve Costcutter tarafından imzalanan açıklama Pazar günü ulusal gazetelerde ilan olarak yayınlandı.Açıklamada, “Endişelerinizi anlıyoruz, ancak gerekenden fazlasını satın almak bazen başkalarının mahrum bırakılacağı anlamına gelebilir. Hepimiz birlikte çalışırsak herkes için yeterli ürün var” denildi.

    SORUMLU DAVRANMALIYIZ

    Sosyal medyada yaygın olarak yapılan paylaşımlarda, geçen hafta İngiltere’nin büyük süpermarketlerine ait, özellikle kurutulmuş makarna, tuvalet ruloları ve konserve yiyecekler raflarının boşaldığını gösteren fotoğraflar dikkati çekmişti.

    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, hükümetin gıda kaynaklarının güvenli olduğundan emin olduğunu, ancak herkesin ulusal çabaların bir parçası olarak sorumlu davranması gerektiğini ifade etmişti. Başbakan Boris Johnson‘un virüsün hafif semptomlarını gösterenlerin bile en az yedi gün kendinden izole edilmesi gerektiğini söylediği Perşembe gününden bu yana virüsün yayılması daha da artmıştı. Sağlık otoriteleri, Cumartesi günü İngiltere’deki COVID-19 için pozitif test yaptıktan sonra 21 kişinin öldüğünü doğruladı.

     

    Gıda perakendecilerinin tüketicilere yönelik yayınladığı açıklamada, sistemin hızlı bir şekilde hareket etmesini sağlamak ve rafların stoklanmasını sağlamak için mağazalara daha fazla teslimat yapmak için hükümet ve tedarikçilerle yakın çalıştıkları hatırlatıldı. Ayrıca, çevrimiçi dağıtım yapan ve tıklama ve toplama hizmetlerine sahip perakendecilerin tam kapasite çalıştığı da hatırlatıldı.

    Tesco Başkanı John Allan Perşembe günü yaptığı açıklamada, İngiltere market piyasasında yüzde 27,2 paya sahip olan perakendecinin belirli ürünlerin “çok kısa vadeli, geçici” eksikliği yaşanacağını belirtmişti.

     

  • İngiltere’de koronavirüs önlemi: Ordu devreye sokuluyor

    İngiltere’de koronavirüs önlemi: Ordu devreye sokuluyor

    İngiltere’de koronavirüs salgınına yönelik alınan tedbirler çerçevesinde, hastanelerin ve süpermarketlerin İngiliz askerlerince korunması kararlaştırıldı.

    Koronavirüs salgını sebebiyle 21 kişinin hayatını kaybettiği İngiltere’de tedbirler sıkılaşıyor.

    Ülkede 70 yaş üzerindeki vatandaşların 4 ay süresince karantina altına alınmasının planlandığı bildirildi.

    Koronavirüs endişesi sebebiyle İngilizler, tuvalet kağıdı ve makarna satın almak için marketlere akın ederken, İngiliz güvenlik güçlerinin hastane ve süpermarketlere konuşlandırılmasının düşünüldüğü bildirildi.

    The Mail Gazetesi’ne konuşan güvenlik kaynakları, İngiliz askerlerinin çeşitli alanlarda görev alacağı, bunlar arasında hastane ve süpermarketlerin de yer aldığı ifade edildi.

    Kimyasal, biyolojik ve nükleer savaş alanlarında eğitim alan İngiliz askerlerinin tahliye edilen kamu binalarını ‘gerek duyulması halinde hastane yada morglara dönüştürülmesi ihtimali kapsamında’ dezenfekte edeceği belirtildi.

  • İngiltere’de karantinaya uymayan tutuklanacak

    İngiltere’de karantinaya uymayan tutuklanacak

    İngiltere’de korona virüsüne karşı geliştirdiği strateji nedeniyle eleştirilen hükümeti, kendini karantina altına alması gereken ancak bunu yapmayan kişilere tutuklama cezası getirmeye hazırlanıyor. The Guardian gazetesi, ev karantinasına uymayanların tutuklanması için polise yetki verileceğini yazdı.

    ‘İNSANLAR SORUMLU’

    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, önümüzdeki hafta açıklanması beklenen tedbirler kapsamında polise tutuklama yetkisi getirmeyi de düşündüklerini doğruladı. Hancock, “Evet, kamu sağlığına risk oluşturdukları durumlarda insanları karantina altına alma yetkilerini alacağız” dedi. İngiliz bakan sözlerine, “[Fakat] Bu yetkiyi kullanmaya ihtiyacımız olacağından şüpheliyim çünkü insanlar çok sorumlu davranıyor” diye devam etti.

    Ülkede hafta başında açıklanması beklenen tedbirler arasında yaşlıların özel olarak korunması da yer alıyor.

    ‘SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI’ TEPKİ ÇEKTİ

    İngiliz hükümeti, çok az test yaparken bir yandan da okulları kapatma veya toplu faaliyetleri askıya almama politikası nedeniyle eleştirilmişti. Hükümetin yaşlılar ve başka hastalıkları olanları korumaya alma ama geniş kapsamlı karantinalar uygulamayarak ‘kontrollü salgın’ ve ‘sürü bağışıklığı’ planı yapması tepki çekmişti.

  • DGB’den ‘koronavirüs’ çağrısı

    DGB’den ‘koronavirüs’ çağrısı

    Britanya Demokratik Güç Birliği Kürdistan ve Türkiyeli toplumlara bi çağrıda bulunarak, “Düğün, nişan, partiler, 40 yemekleri ve toplu başsağlığı etkinliklerini Korona Virüs salgınından dolayı illeri tarihlerde yeniden düzenlenmek üzere ertelemeye çağırıyoruz” dedi.

    Britanya Demokratik Güç Birliği’nin çağrısı şöyle: “Aralık ayının son günlerinde Çin’de ortaya çıkan ve hızla dünyanın dört bir tarafına yayılan koronavirüs İngiltere’ye de ulaşmış bulunuyor. Cumartesi itibarı ile İngiltere’de koronavirüs teşhisi konulanların sayısı 1140, yaşamını yitirenler ise 21 kişi olarak açıklandı.

    Tüm İngiltere çapına yayılan koronavirüs ağırlıklı olarak Londra’da yaşayan Türk, Kürt, Alevi ve Kıbrıslı toplumları da etkisi altına almış bulunuyor. Koronovirüsün bulaştığı düşünülen şahıslar ve çevresindekiler karantina altına alınmış durumda. Sağlık görevlileri, uzmanlar ve sendikalar gibi toplum sağlığını önemseyen ama sınırlı yetkileri olan kesimler koronavirüsten korunmak için tavsiye ve önerilerde bulunurken, özellikle sosyal medyada yer alan video ve ‘bilgiler’ tamamen bilgi kirliliğine neden oluyor. Kimileri felaket tellallığı yaparken kimisi, çok hafife alan değerlendirmeler kimisi de komplo teorileri yayıyor.

    Öncelikle Ulusal Sağlık Servisi NHS tarafından yapılan öneri ve tavsiyelerin dikkate alınması ve kişisel tedbirlerin elden bırakılmaması gerekir. Elbette kişisel tedbirler ancak toplumsal tedbirler alındığında etkili olacaktır ama hükümet ve yerel otoritelerin sorumsuzluğuna ortak olmamak için bizler öneclikle kendi tedbirlerimizi almak zorundayız.

    Britanya Demokratik Güç Birliği olarak, tavsiyemiz öncelikle koronovirüs karşısında en korumasız ve en çok etkilenecek durumda olanların mümkün olduğunca kitlesel etkinliklerden bir süre uzak durması, kişisel hijyen ve temizliğin uzman ve sağlık kuruluşlarının önerileri doğrultusunda yerine getirilmesi. Gelişmelere bağlı olarak kitlesel etkinlik ve organizelerin mümkünse ileri tarihlere ertelenmesi gözden geçirilmeli. Bu konularda işletme sahibi ve organizatörler ticari kaygılarını değil, toplum sağlığını gözetmeli. Önümüzdeki günlerin ne getireceğinin bilinmemesi ve yaratılan panik ve kaygı ile başta gıda ürünleri olmak üzere temizlik ve temel ihtiyaçlara yönelik stok yapma başkaca sorun ve sıkıntıları da beraberinde getirmektedir. Mümkünse en fazla iki hafta idare edecek kadar stok yapalım ama daha fazlasına şu aşamada gerek olmadığı düşüncesindeyiz. Şimdiye kadar koronavirüsün en etkili olduğu yerlerde açlık ve kıtlıktan kimsenin yaşamını yitirdiğine tanıklık etmedik.

    Toplumun acil ihtiyaçları ve kaygıları ile başlayan alış veriş ‘çılgınlığı’ndan faydalanmak isteyenlerin, toplumun korku ve kaygılarını aşırı kar yapmak için fırsata çevirenlerin olduğuna da üzülerek tanıklık ediyoruz. En temel ürünlerin bile fahiş fiyatla satılması, öncelikle toplumun en yoksul kesimlerini etkileyecek ve ‘onlarla’ başlayacak olan sağlık sorunları dönüp ticari kaygılarını ön plana çıkaranları da vuracaktır. Bu durumda olanlara çağrımız toplumun olup bitenin farkında olduğu ve en kötü zamanlarında fırsatçılık yapanları unutmayacağıdır. Elbette asıl yapılması gereken, bir çok ülkede de görüldüğü gibi, merkezi ve yerel idarelerin halkın temel ihtiyaçlarını karşılıksız olarak sağlamasıdır. Buradan en yakınımızdaki belediye encümenleri ve milletvekillerine bu yönde kararlar alınması için girişimlerde bulunmaları çağrısı da yapıyoruz.

    Bizler, İngiltere’nin emek, sağlık ve meslek örgütlerinin, sendikaların yaptığı çağrı ve uyarılarını yakından takip ediyoruz. Sizleri bu çağrı ve uyarılar konusunda bilgilendirmeye devam edeceğiz ama sizlerden beklentimiz kendimizin ve toplumun sağlığını riske sokacak ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmanız. Bizler üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için verdiğimiz kurs ve aktiviteleri durdurduk ama kurumlarımızı acil durumlara müdahale ve gerekli yardım ve desteklerin sunulması için açık tutmaya devam edeceğiz. Kitlesel eylem ve etkinlijklerimizi iptal ettik. Tedbir amaçlı olarak kurumlarımızı dezenfekte edip temizledik. Kitlesel etkinliklerin mümkün olduğunca ertelenmesi için çağrısı yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

    Hepinizden talebimiz koronavirüsten korunmak için verilen tavsiyelere uymanız ve tedbiri elden bırakmamanız.”

  • İngiltere’de 245 bilim insanı; Sürü Bağışıklığına karşı çıkan bir bildiri yayınladı

    İngiltere’de 245 bilim insanı; Sürü Bağışıklığına karşı çıkan bir bildiri yayınladı

    İngiltere’de 245 bilim insanı hükümetin coronavirüsle ilgili uygulamak istediği ” Sürü Bağışıklığı” politikasına karşı çıkan bir bildiri yayınladı. Yurtdışından da 29 akademisyenin imzaladığı bildiride ‘Sürü bağışıklığı’ yönteminin bu aşamada uygulanabilir olmadığı yer aldı.

    Bilim insanları hükümetin acil sosyal izolasyon önlemlerini devreye sokmaması kısa süre içinde on binlerce kişinin koronavirüsten etkileneceğini belirterek “Engellenmeden yayılan bu salgın önümüzdeki haftalarda milyonlarca kişiyi etkileyecek” dedi .

    Bu yöntemin Ulusal Sağlık Sistemi’nin yoğun bakıma ihtiyaç duyan hastalara hizmet vermesini ciddi bir şekilde riske atacağını yazan bildiride İngiltere’deki yoğun bakım ünitesi sayısı, benzer nüfusa sahip komşu ülkelerdekinden daha fazla olmadığı belirtildi.

    “Bu noktada ‘sürü bağışıklığını’ hedeflemek uygulanabilir bir yöntem değil ve bu Ulusal Sağlık Sistemi’ndeki yığılmayı artırır, gereksiz yere çok sayıda kişinin hayatını riske atar.”

    “Sosyal izolasyon önlemleri şimdi alınırsa salgının yayılması dramatik bir şekilde yavaşlatılabilir ve binlerce hayat kurtarılabilir. Bugüne kadar alınan önlemleri yetersiz buluyoruz ve diğer ülkelerde olduğu gibi derhal daha sıkı önlemler alınması gerektiğine inanıyoruz.”

    http://maths.qmul.ac.uk/~vnicosia/UK_scientists_statement_on_coronavirus_measures.pdf

    Çin’in Wuhan kentinde Aralık ayında ortaya çıkan corona virüsü kısa sürede tüm dünyaya yayıldı. Çin’de durum kontrol altına alınırken, Avrupa ise virüsün merkezi konumuna geldi. Başta İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere olmak üzere virüs nedeniyle ölümler her geçen gün artış gösteriyor. Dünya çapında corona virüsü tespit edilen kişilerin sayısı 100 bini geçti. İtalya geçtiğimiz günlerde bir günde 250 kişinin yaşamını yitirmesiyle, corona virüsün en tehlikeli yeri haline geldi. Çin’de durumu kontrol altına alan doktorlar, İtalya’ya yardım amaçlı gitti. Tüm ülkeler sınır kapılarını kapatıp kendilerini karantina altına alırken, İngiltere ise daha farklı bir politika izliyor. Peki İngiltere’nin corona virüsle savaş için uyguladığı ve virüsün kontrollü yayılmasını içeren stratejisi nedir, işe yarar mı?

    Sürü Bağışıklığı nedir ?

    BBC Türkçe’nin haberine göre hükümetin danışma kurulunda olan Profesör Graham Medley bu durumu şöyle açıklıyor. “Bu virüs uzun bir süre bizimle olacak. Bir epidemik (salgın hastalık) yaşayacağız. Bu zamanla endemik (salgın olmayan hastalık) haline gelecek. Daha önce ortaya çıkmış ve hep varolan ama farkında olmadığımız Koronavirüs çeşitlerine bu da katılacak. Burada ‘Sürü Bağışıklığı’ dediğimiz durumu yaratmamız gerekiyor. Bu, nüfusun büyük bir çoğunluğunun enfeksiyona bağışıklık geliştirmesi demek. Aşının yokluğunda bunu yaratabilmenin tek yolu, nüfusun çoğunluğunun hastalığa yakalanmasıdır.

    “Aslında elimden gelse, ideal olan, hastalık karşısında daha zayıf olan yaşlı ve hastaları İskoçya’nın en kuzeyine gönderir, kalanları da en güneyde toplarım. Şöyle esaslı bir epidemik yaşarız. Böylece herkes bağışıklık kazanmış olur ve hayat normale dönebilir. Tabi bu mümkün değil. O zaman yapmamız gereken kontrollü bir şekilde “Sürü Bağışıklığı”nı oluşturmak ve bunu yaparken nüfusun kırılgan olan kesimini korumak olmalı.