Category: Türkiye

  • Bitlis’te yangın bir köyde kontrol altına alındı, bir köyde sürüyor

    Bitlis’te yangın bir köyde kontrol altına alındı, bir köyde sürüyor

    Bitlis’in Yukarı Ölek köyünde çıkan yangın kontrol altına alınırken, Aşağı Ölek köyünde ise hala devam ediyor.

    Bitlis’in Yukarı Ölek (Oleka Jor) köyünde dün çıkan yangın hala devam ediyor. Yukarı Ölek köyünde kontrol altına alınan yangın, Aşağı Ölek (Oleka Jêr) köyünde kontrol altına alınamadı.

    Yangının rüzgarın da etkisiyle yayıldığını söyleyen köylüler, yangının kesin çıkış nedenini bilmediklerini, “köyün üzerinde uçuş yapan keşif uçağı tarafından yangının çıkarılmış olabileceğini” aktarmıştı. Köylülerden alınan bir diğer bilgiye göre ise, köye bir siyah araç geldi ve içerisinde bulunan kişiler tarafından yakıldı.

    M/A

  • Mızraklı: Kurban vermediğimiz, kurban olmadığımız bayramlar dileğiyle

    Mızraklı: Kurban vermediğimiz, kurban olmadığımız bayramlar dileğiyle

    Bayram mesajı yayınlayan tutsak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Mızraklı, “Adalet ve özgür bir yeni yaşam modeli yaratacağımıza inanıyorum” dedi.

    Tutsak edilen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı A. Selçuk Mızraklı, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı. Mızraklı, zorlu bir süreçten geçildiğini belirterek, “Eşitlik, adalet ve özgür yeni bir yaşamı mücadele ile yaratacağız” dedi. Mızraklı’nın mesajı şöyle:

    “Faşizmin tüm ülkeyi cezaevine çevirmeye çalıştığı böylesi zorlu bir süreçte bizler duvarların arkasında, sizler duvarların öte tarafında mücadele ediyorsunuz. Ülkenin faşizmin karanlığı tarafından kuşatıldığı ve yaşamın yangın yerine çevrildiği böylesi bir süreçte Kurban Bayramı’nı karşılamaktayız.

    “Bizler özgürlüğe inançlı kişiler olarak bayramların sevinç ve beraberlik temelinde, hissederek yaşanması için de mücadele ettik, etmeye devam edeceğiz. Temennimiz kurbanlar vermediğimiz ve kurban olmadığımız bayramlardır, bu bayramın adı da barıştır. 

    “Eşitlik, adalet ve özgür yeni bir yaşamı mücadele ile yaratacağız. Bayramların bu barışçıl özünü, toplumsal yaşamın tüm alanlarına taşıyarak eşitlik, adalet ve özgür bir yeni yaşam modeli yaratacağımıza olan inançla sizleri selamlıyor, mutlulukla geçireceğiniz bir bayram diliyorum…”

  • Mezopotamya Ajansı Mardin Büyükşehir Belediyesi kayyım yönetimi soruşturmasının detaylarına ulaştı

    Mezopotamya Ajansı Mardin Büyükşehir Belediyesi kayyım yönetimi soruşturmasının detaylarına ulaştı

    Mardin Büyükşehir Belediyesi kayyım yönetimi soruşturmasında, sahte faturalarla yapılmayan işlere milyonlarca TL’nin ödendiği ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında cinsel saldırı suçundan tutuklanması olan polis Ercan Uysaler hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.
    İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde, eski Vali Mustafa Yaman’ın 10 Haziran’da görevden alınmasıyla birlikte başlayan müfettiş incelemesi sonucunda birçok üst düzey yönetici ve belediyeyle iş yapan şirket sahipleri hakkında suç duyurusu yapıldı. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ilk operasyon 28 Temmuz’da gerçekleştirilirken, şu ana kadar aralarında Dicle Elektrik Dağıtım AŞ. (DEDAŞ) Mardin İl Müdürü Mehmet Bulut ve daire başkanları ile iş insanlarının da olduğu 4 kişi tutuklandı. 2016 yılından bu yana yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kayırma, zimmet gibi onlarca suçtan dolayı gündemden düşmeyen kayyım yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne dair başlatılan soruşturmayla birlikte talanın boyutu da gün yüzüne çıktı.
    Kayyım döneminde 1 milyar 180 milyon TL borcun altına sokulan ve kasası boşaltılan Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde kayyım yönetimiyle ilgili başlatılan soruşturmanın detaylarına Mezopotamya Ajansı (MA) ulaştı.
    ŞÜPHELİ SAYISI 70’İ BULACAK
    Soruşturmaya dair ulaşılan bilgilere göre, müfettiş incelemelerinde bugüne kadar kamuoyuna yansımamış onlarca usulsüzlüğe rastlandı. Hazırlanan raporlar kapsamında ilk olarak Kasım 2016’da Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanması sonrası yapılan işlemler incelendi. İncelemeler sonucu hazırlanan müfettiş raporu ile yapılan suç duyurusu üzerine Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı gruplar halinde yapma kararı aldı. Soruşturma kapsamında ilk operasyon belediyenin mazot alımları ile Çevre Kontrol Daire Başkanlığı bünyesindeki çeşitli alımlara dair gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında hakkında işlem başlatılanların sayısının 70’e ulaşacağı bilgisine ulaşılırken, soruşturmanın Mardin eski kayyımı Mustafa Yaman’a da uzayıp, uzamayacağı ise belirsizliğini koruyor.
    FUHUŞA ZORLAYAN POLİS DE SORUŞTURMADA
    Bu kapsamda Kent AŞ. eski Yönetim Kurulu Başkanı ve DEDAŞ Mardin İl Müdürü Mehmet Bulut, Kırsal Yollar Daire Başkanı Sinan Yıldırım, kayyım Mustafa Yaman’ın yeğeni olarak tanınan Kent AŞ. Müdürlerinden Yunus Emre Akça, Kent AŞ.’de daha önce müdür olarak görevlendirilen polis memuru Ercan Uysaler, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Füsun Karaboğa ile birlikte iş insanları Fikret Alkiş, Turaç Alkiş, Şeyhmus Alkiş, Mehmet Derviş Düzgören, Berkehan Aslan, Şeyhmus Demir ve Ahmet Acay hakkında gözaltı kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı verilen Yunus Emre Akça Ankara’da, Mehmet Derviş Düzgören ise Aydın Kuşadası’nda gözaltına alındı.
    Hakkında gözaltı kararı olan birçok isme ulaşılamazken, en dikkat çeken isim ise Ercan Uysaler oldu. Hakkında daha önce belediyede çalışan bir kadın personeli fuhşa zorladığı ortaya çıkması üzerine “basit cinsel saldırı” suçlamasıyla dava açılan ve 11 yıl 3 ay hapis cezasıyla birlikte tutuklama kararı verilen Uysaler’e henüz ulaşılamadı. Mustafa Yaman’ın Çorum Osmancık’tan hemşerisi olan Uysaler hakkında cinsel saldırı suçundan bulunan yakalama kararına, zimmet suçlaması ile verilen yakalama kararı da eklenmiş oldu.
    ALINMAYAN MAZOTA ÖDEME
    Devam eden soruşturma kapsamında gruplar halinde gözaltı işlemlerinin devam edeceği bilgisine ulaşılırken, operasyonun ilk kısmında akaryakıt alım işiyle ilgili zimmet suçlaması yer aldı. Elde edilen bilgilere göre, müfettiş raporlarında belediyede akaryakıt alımları sırasında kanunen yapılması gereken ihalelerin yapılmadığına yer verildi. Yine akaryakıt alımı sırasında sahte faturalar düzenlendiğine yer verilen soruşturmaya göre, akaryakıt alınmadığı halde akaryakıt alınmış gibi firmalara ödeme yapıldığı tespit edildi. Bu şekilde yüzlerce ton mazotun alınmış gibi gösterildiği, ancak alınmadığı tespiti yapıldı. Soruşturmada, yakıt firmalarının isimleri tek tek yer aldı.
    ÇOK SAYIDA HAYALİ İHALE 
    Mazot alımlarının yanı sıra soruşturmada, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen hayali ihaleler yer alırken, hayali ihalenin yapıldığı firma yetkilileri hakkında da gözaltı kararı verildi. Mezopotamya Ajansı’nın 3 Ocak 2020’de gündeme getirdiği hayali ihalelerle ilgili soruşturmada, “yapılmayan ihalelerin yapılmış gibi gösterildiği” ifadelerine yer verilerek, hayali ihaleler kapsamında kesilen faturaların daha ödeme yapıldıktan sonra iptal edilmiş gibi gösterildiği, ancak yerlerine sahte faturalar düzenlenerek, işlemin yapılmış gibi gösterildiği yer aldı. Yapılan hayali ihale sayısının ise birden fazla olduğu belirtilen soruşturmada, yaklaşık 10 ihalenin hayali bir şekilde gerçekleştirilerek, milyonlarca TL’lik zimmet suçunun işlendiği tespit edildi. Bu kapsamda firma yetkilisi olan Turaç Alkiş ve kardeşleri gözaltına alınan isimler oldu.
    SAHTE FATURALARLA ÖDEME 
    Kent AŞ. üzerinden belediyenin araç kiraladığı firma olan Mardin Turkuazlar Turizm de soruşturmaya alınırken, 16 Mart 2019’da ajansımızın yayımladığı rüşvet belgeleriyle gündeme gelen firmanın yetkilisi Şeyhmus Demir de gözaltına alınan isim oldu. Demir’in rüşvet ilişkilerinin yanı sıra gönderdiği araç sayısından daha fazla araç gösterdiği ve sahte faturalar düzenleyerek, ilişkili olduğu belediye yetkilileriyle birlikte zimmetlerine para aktardıkları tespit edildi.
    Yine soruşturmada Elazığ ve Ankara merkezli firmalarla ilgili birçok tespit yapılırken, yapılmayan yolların yapılmış gibi gösterildiği, dökülmeyen asfaltın dökülmüş gibi gösterildiği, döşenmeyen parke taşlarının döşenmiş gibi gösterildiği ve faturalandırıldığı ortaya çıktı. Söz konusu firmalar bu yolla milyonlarca TL’yi zimmetlerine geçirdi.
    MA / Ahmet Kanbal
  • Timtik ve Ünsal’ın tahliye talebi reddedildi

    Timtik ve Ünsal’ın tahliye talebi reddedildi

    İSTANBUL – Ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’la ilgili ATK’nin “Hapishanede kalmaları uygun değildir” raporu üzerine yapılan tahliye başvurusu reddedildi.
    Adil yargılama talebiyle ölüm orucunun 210’uncu gününde olan avukat Ebru Timtik ile 179’uncu gününde olan avukat Aytaç Ünsal ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Hapishanede kalmaları uygun değildir” raporu üzerine avukatlar İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne tahliye başvurusunda bulundu. Mahkeme avukatların başvurusunu reddetti.
  • Savcı hızını alamadı: “Sözde parti HDP…”

    Savcı hızını alamadı: “Sözde parti HDP…”

    Antep’te 35’i tutuklu 61 Kürt siyasetçi ve dernek üyesi hakkında hazırlanan 668 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede, HDP için “sözde parti” tabiri kullanıldı, faaliyetleri suç sayıldı.

    Antep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 14 Kasım 2019 tarihinde birçok adrese eş zamanlı baskın düzenlenmiş ve aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticilerinin de bulunduğu 57 Kürt siyasetçi gözaltına alınmıştı. Sonrasında, 35 kişi çıkarıldıkları mahkeme tarafından “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklanmıştı. 6 ay teknik ve fiziki takibe alınan siyasetçilere, bağlı oldukları partideki faaliyetleri sorulmuştu.
    668 SAYFALIK İDDİANAME
    Savcılık, 35’i tutuklu 61 kişi hakkında hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. “Örgüt üyesi olmak”, “Örgüt propagandası yapmak”, “Patlayıcı madde bulundurma ve temin etme” ve “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet” iddialarıyla hazırlanan 668 sayfalık iddianame Antep 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 23 Kasım’da görülecek.
    ‘KCK YAPILANMASI’ İDDİASI 
    İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), HDP Gençlik Meclisi, HDP Kadın Meclisi, Özgür Kadın Hareketi (TJA) gibi siyasi parti, kurum ve dernekler KCK’ye bağlı olarak yer aldı. Sanıklara, “Mali ve Ekonomik Alan Yapılanması”, “Kadın Alan Yapılanması”, “İl Koordinasyonu”, “Cezaevi Dış Koordinasyon Yapılanması” ve “Gençlik Yapılanması” gibi suçlamalar yöneltildi. Yine, zekat, fitre, zarf ve Newroz kartları çalışmaları da “KCK Mali Alan Yapılanması” faaliyetleri olarak gösterildi.
    ‘SÖZDE’ PARTİ: HDP
    İddianamede, HDP’nin siyasi parti adı altında faaliyet yürüttüğü ve ismi dışında siyasi parti olacak emarenin bulunmadığı ileri sürüldü. İddianamede, “Yürütülen birçok KCK faaliyeti bu sözde partinin içinden yerine getirilmektedir” iddiasına yer verildi. Bu duruma kanıt olarak ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınamak için HDP Şahinbey İlçe Örgütü binasında oturma eyleminin yapılması, HDP İl Eşbaşkanı Müslüm Kılıç ve HDP Şahinbey İlçe Eşbaşkanı Mehmet Özkan’ın DTK delegesi olması gösterildi. İddianamenin büyük bir kısmında, HDP’nin, KCK’nin faaliyetlerini siyasi parti adı altında yerine getirdiği iddiasına yer verilmesi ise dikkat çekti.
    KADIN TOPLANTISI ‘DELİL’ OLDU  
    İddianamede yer alan bir diğer iddia ise, TJA’nın KCK yapılanmasına bağlı “kadın alan yapılanması” iddiası oldu. Yine, TJA’nın faaliyetlerini HDP Kadın Meclisi adı altında yerine getirdiği ileri sürüldü. İddianamede, TJA’nın bir toplantısına dair yapılan şu iddia dikkat çekti: “Bir toplantıda faaliyetlerin TJA adıyla mı yapılacağının tartışılabilmesi için toplantının KCK toplantısı olması, katılımcılarında KCK üyesi olması gerekir. Bu toplantıda da bu yapılmıştır. Faaliyetlerin TJA adıyla yapılıp yapılmayacağı tartışılmıştır. Bu konu toplantının KCK toplantısı olduğunu açıkça gösteren en önemli delillerdendir. Bu nedenle yapılan toplantı örgüt üyeliği açısından delil olarak ele alınmıştır.”
    CHP’YE SIZMA
    31 Mart 2019 yerel seçim sürecinde Antep’te CHP’nin listesinden Belediye Meclis üyesi olarak seçilen Hurşit Besle ve avukat Adnan Erol için de iddianamede, “CHP’ye sızma” nitelendirmesi yapılması dikkat çekti.
    ‘TAM BİR SİYASİ PARTİ HAVASI…’
    Yine, DTK delegesi olmak ve HDP İl Örgütü yöneticilerinin 26 Mayıs 2019 tarihli toplantısı da “örgüt üyeliğine” delil olarak kabul edildi. İddianamede, söz konusu toplantı hakkında da şu değerlendirme yapıldı: “Dikkat çekici olan bu toplantının ne kadar sade anlatılmış olmasıdır. Daha öncede bahsedildiği üzere 26 Nisan 2016 tarihli toplantıdan sonra 1 yıllık toplantı tutanakları yoktur. Hem de sonrasında düzenlenen tutanaklardan KCK yapısına ilişkin tüm faaliyetler çıkarılmış tam bir siyasi parti havası estirilmektedir. Ancak gerçeğin öyle olmadığı mevcut soruşturma da teknik araçlarla izleme tutanaklarına ve tape kayıtlarına yansımıştır. Tutanaklardaki bu sadelik güvenlik güçlerimizin yaptığı başarılı operasyonlar nedeniyledir. Hendek, barikat eylemleri ve özyönetim ilanlarının başarısız olması sonrasında siyasi parti gibi görünmeye dikkat ettikleri ve tutanaklarını ona göre düzenledikleri anlaşılmaktadır.”
    KARDEŞİYLE GÖRÜŞMESİ SUÇ!
    HDP Şahinbey İlçe Eşbaşkanı Mehmet Özkan’ın, Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan kardeşi Cuma Özkan’a para yatırması da “Cezaevi Dış Koordinasyonu” için delil olarak yer aldı. Bir hafta ara ile toplam 2 bin 400 TL’nin yatırılması için de “dikkat çekici” nitelendirilmesi yapıldı. Özkan’ın, kardeşini ziyaret etmesi esnasında diğer tutuklular ile görüşmesine ilişkin de şu iddialara yer verildi: “Burada yürüttükleri faaliyet cezaevi dış koordinasyon faaliyeti kapsamında ele alınmış ve silahlı terör örgütü üyeliği açısından delil olarak ele alınmıştır.”
    TOĞRUL: KRİMİNALİZE ÇALIŞMASI 
    Hazırlanan iddianameyi değerlendiren HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, partisinin kriminalize edilmeye çalışıldığını ve çalışamaz hale getirmenin amaçlandığını söyledi. Toğrul, Antep’te bu duruma ilişkin “özel bir çabanın” olduğunu kaydetti. Tüm faaliyetlerinin “örgüt çalışması” olarak lanse edildiğine değinen Toğrul, bununla da insanların partiye gelmelerinin önünün kesilmeye çalışıldığını ifade etti.
    AKP-MHP ittifakı dışındaki en önemli gücün partisi olduğunu ve  partisinin 3’üncü yol olarak kabul gördüğünü vurgulayan Toğrul, “Bu ülkeye HDP’e olmadan Türkiye halklarına demokrasi gelmez” dedi. Toğrul, bu yönlü toplumun birçok kesimine yapılan çağrıların kriminalize edildiğini, dolayısıyla bu şekilde HDP’yi etkisizleştirme amacı güdüldüğünü ifade etti.
    ‘HUKUK YOK SAYILIYOR’
    “Hukuk yok sayılıyor” diyen Toğrul, tüzüğü ve programı Yargıtay tarafından onaylanmış bir partinin yaptığı her çalışmanın illegal olarak gösterildiğini ifade etti. Toğrul, şu değerlendirmede bulundu: “Düşünün parti yöneticilerine ‘niye toplantı yaptınız’ deniliyor. Yine, ‘toplantıda ne konuştunuz’ deniliyor. ‘Siz toplantı yaptınız ve toplantıda bunu konuştunuz ve bu suçtur’ denilmiyor. Ellerinde bir suçlama yok. Kolluk gücü HDP üzerinde bir baskı aracına ve sopaya dönüştürülmüş durumda. Yargıda bu açıdan araçsallaştırılmıştır. Bu şekilde arkadaşlarımız tutuklanıyor. Tamamen bir hukuksuzluk var ortada. Burada bir partinin çalışmaları illegal gösterilerek linç edilmeye çalışılıyor.”
    Toğrul, şöyle devam etti: “HDP’nin Türkiye’de demokrasi için belirleyici gücünü ne yaparlarsa yapsınlar engellemeyecekler. Onlar gün geçtikçe küçülüyorlar. Sıkıştıkça bize saldırıyorlar. Bu baskı ve zora rağmen HDP büyümeye ve Türkiye’de belirleyici olmaya devam edecek.”
    TUTUKLU YARGILANAN SİYASETÇİLER
    Dosya kapsamında tutuklu olan siyasetçiler şöyle: DBP önceki dönem il eşbaşkanları Fadile Dikici ve Abdullah İnce, HDP önceki dönem il eşbaşkanı Müslüm Kılıç, DBP önceki dönem Şehitkamil İlçe Eşbaşkanı Selman Tutumlu, HDP önceki dönem Şahinbey İlçe Eşbaşkanı Mehmet Özkan, BDP Şehitkamil İlçe Eşbaşkanı Tahir Altuğ, HDP Şahinbey eski Eşbaşkanı İsmail Berkpınar, HDP önceki dönem Şehitkamil İlçe Eşbaşkanı Bircan Demir, barış annesi Durri Kaygusuz, HDP PM üyesi Ömer Faruk Koç, Güler Erat, Fatma Lebe, KHK ile kapatılan Kurdî Der yöneticisi Mehmet Zeki Demir, HDP Şahinbey İlçe yöneticisi Şükrullah Özalan, DBP eski İlçe yöneticisi Nafi Demir, HDP İl Saymanı Kasım Şan, DBP eski yöneticileri Emin Kavak ile Ahmet İlbaş, HDP İl Örgütü yöneticisi Mustafa Tuç, HDP çalışanı Şefik Sondu, Mehmet Çiftçi, Nesime Çınar, Hasret Ergin, Habat Gengeç, Mehmet Emin Gümüştekin, Müslüm Şahinsoy, Serhat Yıldırım, Süleyman Yağız, Diyar Bayram, Halil Kılıç, Cumali Taşçı, üniversite öğrencisi Ramazan Kuas, Azime Bali, Müslüm Özkan ve Çengiz Tunç.
    Dosya kapsamında tutuksuz yargılananların isimleri ise şu şekilde: Servet Bayram, Mahmut Aycan, Şahin Demir, Ali Yıldız, Mehmet Karayılan, Sultan Bayındır, Hamza Bayındır, Faik Dursun, Guli Yaman, Mehmet Şahin, Nuray Göktepe, Bedran Fermanoğlu, Sedıka Yaman, Mustafa Yücel, Bekir Emlik, Hatice Küçüker, İbrahim Kaya, Sultan Özalp, Abdurahman Yalın, Avukat Ahmet Hartavi, Azad İder, Diyar Beçet, Erol Daşdelen, Hasret Ergin, Hüseyin Kılıç, Ömer Gümüştekin ve Merve Öztep.
    MA / Barış Polat
  • Ölüm orucundaki avukatlar ATK’ye sevk edildi

    Ölüm orucundaki avukatlar ATK’ye sevk edildi

    Ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın Adli Tıp Kurumu’nda muayene edilmeleri yönündeki talepleri kabul edildi.

    Ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın, Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) muayene olma talepleri, yargılandıkları mahkemece kabul edildi. Grup Yorum’un sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, “Avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal’ın Adli Tıp Kurumunda muayene olma talepleri yargılandıkları mahkemece kabul edildi. AYTAÇ ÜNSAL VE EBRU TİMTİK TAHLİYE EDİLSİN” ifadelerine yer verdi.

  • Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluk incelemesi yapıldı

    Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluk incelemesi yapıldı

    ANKARA – HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın dosya üzerinden tutukluluk incelemesi yapıldı. “Delillerin karartılması” ve “kuvvetli suç şüphesi” gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20 Eylül 2019 tarihinde, 6-8 Ekim 2014 Kobanê eylemlerine ilişkin soruşturmada tutukluluk incelemesi yapıldı. Ankara 8’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın avukatlarına haber verilmedi.
    Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici madde 19/1-c-1 maddesine atıfla dosya üzerinden yapılan incelemede, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluğunun devamına karar verildi.
    Hakimlik, “atılı suçun niteliği”, “mevcut delil durumu”, “tahkikatın sonuçlanmamış olması”, “delillerin karartılması” ve “kuvvetli suç şüphesi” gerekçeleriyle adli kontrolün yeterli olmayacağını ve tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
    NE OLMUŞTU?
    HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hakkında 20 Eylül 2019 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6-8 Ekim Kobanê eylemleri kapsamında “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma”, “Bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürmeye azmettirme”, “Birden fazla kişi ile birlikte gece vaktinde suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağmaya azmettirme”, “Bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürmeye teşebbüse azmettirme”, “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme” iddialarıyla soruşturma başlatılmıştı. Yüksekdağ ve Demirtaş aynı gece soruşturma kapsamında Ankara 1’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı.