Category: Türkiye

  • Ölüm orucundaki Avukat Ebru Timtik’in kalbi durdu

    Ölüm orucundaki Avukat Ebru Timtik’in kalbi durdu

    Halkın Hukuk Bürosu, ölüm orucundaki tutuklu avukat Ebru Timtik’in kalbinin durduğunu ve tıbbi müdahale yapıldığını duyurdu.
    Halkın Hukuk Bürosu (HHB), Twitter hesabı üzerinden Bakırköy Sadi Konuk Hastanesi’nde tutulan tutuklu avukat Ebru Timtik’in kalbinin durduğunu duyurdu.
    Yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “Bakırköy Sadi Konuk Hastanesinde Ebru’nun kalbinin durması üzerine Ebru’ya tıbbi müdahale yapıldı, müdahale devam ediyor. Ebru Timtik’in nabzı durdu. Doktorların kalp masajı yaptıklarının bilgisini aldık. Tüm meslektaşlarımızı ve halkımızı Bakırköy Dr.Sadi Konuk hastanesi önüne çağırıyoruz!”
  • Eşbaşkan Fatma Kavmaz tutuklandı

    Eşbaşkan Fatma Kavmaz tutuklandı

    HDP Bağlar İlçe Eşbaşkanı Fatma Kavmaz, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bağlar İlçe Eşbaşkanı Fatma Kavmaz, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. 24 Ağustos Pazartesi günü saat 11.00’da polis ekipleri, Fatma’yı arayıp “bir adet tebligatınız” var diyerek ev adresini istedi. Fatma’nın adresini vermesi üzerine ekipler adrese baskın yapıp Fatma’yı gözaltına aldı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Fatma, ifadesi alındıktan sonra savcılığa sevk edildi.

    Savcılık Fatma’nın ifadesine başvurmadan tutuklama talebiyle Diyarbakır 4’üncü Sulh Ceza Mahkemesine sevk etti. Hakimlik, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) adına yürütülen faaliyetleri suç sayarak, Fatma’nın “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmasına karar verdi.

    Fatma, kararın ardından Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

  • İpek Er’e tecavüz eden Uzman Çavuş Musa Orhan tahliye edildi

    İpek Er’e tecavüz eden Uzman Çavuş Musa Orhan tahliye edildi

    Batman’da tecavüze maruz kalıp yaşamına son veren 18 yaşındaki İpek Er’e yönelik ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlaması ile hakkında dava açılan Uzman Çavuş Musa Orhan, mahkemenin tahliye kararı ile tutuklu bulunduğu cezaevinden salıverildi.

    Batman’ın Beşiri ilçesinde tecavüze maruz kalıp, 16 Temmuz’da intihar girişiminde bulunan ve tedavi gördüğü hastanede 18 Ağustos günü yaşamını yitiren İpek Er’in ölümüyle ilgili “nitelikli cinsel saldırı” suçlaması hakkında dava açılıp tutuklanan Uzman Çavuş Musa Orhan tahliye edildi. Er’in intihar girişiminde bulunması üzerine daha önce gözaltına alınıp serbest bırakılan uzman çavuş, Er’in yaşamını yitirmesi üzerine oluşan tepkiler sonucu 19 Ağustos’ta tutuklanmıştı.

    Hakkında “nitelikli cinsel saldırı” suçundan iddianame hazırlanan uzman çavuşun 16 Ekim’de Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıkması bekleniyordu.

     

    7 GÜN TUTUKLU KALDI

    Fakat tutuklama kararına itiraz eden avukatı Dr. Mehmet Erkan Akkuş, dilekçesinde müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığını öne sürdü. Bu itirazı değerlendiren Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Avukat Akkuş’un itiraz dilekçesinde belirtilen hususları yerinde görerek Orhan’ın tahliyesine karar verdi.

    Mahkemenin bu kararı ile birlikte Orhan tutuklu bulunduğu cezaevinden dün akşam salıverildi.

    Tecavüze maruz kalması sonrası arkasında bir mektup bırakarak intihar girişiminde bulunan İpek Er, kaldırıldığı hastanede 20 gün yaşam savaşı verdikten sonra hayatını kaybetmişti.

    Zanlı Uzman Çavuş Musa Orhan hakkında “nitelikli cinsel istismar” suçundan açılan davanın yanı sıra Er ailesinin avukatları zanlı hakkında “intihara sürükleme” suçu işlediğini belirttikleri dilekçeleri ile önceki gün Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

     

    SOYLU ‘YARGI ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAKTIR’ DEMİŞTİ!

    İpek Er’in yaşamını yitirmesi sonrası oluşan tepkiler karşısında Hürriyet’ten Ahmet Hakan’a konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, zanlı Orhan’ı değil, tepki gösterenleri suçlamıştı.

    Soylu, şu sözleri sarf etmişti: “Bir güvenlik mensubu, bu tür bir olayın içinde yer aldığında önce açığa alırız, ardından da ihraç ederiz. Bu uzman çavuşla ilgili açığa alma işlemi bir ay önce gerçekleşti, ayrıca ihraç işlemi de hemen başlatıldı. Olayı tüm evreleriyle ele alıp titizlikle incelemek lazım. Cenaze, bizim cenazemizdir. İki nedenden dolayı bizim cenazemizdir: Görevimiz gereği mesuliyetimiz var, bu bir. İkincisi de bu aile bir polis ailesi. Genç kızımızın abisi mesai arkadaşımız, bir polis memuru. Bu açıdan da mesuliyetimiz var.Bu konuda yargının önüne ne konmuştur, yargının önünde ne vardır, bunu yargı inceliyor. Yargının da üzerine düşen görevi yapacağına inancım ve güvenim tamdır.”

  • Diyarbakır’daki polis ve bekçi şiddeti Meclis gündeminde

    Diyarbakır’daki polis ve bekçi şiddeti Meclis gündeminde

    Diyarbakır’da gözaltına almak istedikleri bir kişiyi yüzü koyun yere yatırarak boğazına dizleriyle basan polis ve bekçilerin uyguladığı şiddet HDP’li Remziye Tosun tarafından soru önergesiyle Meclis gündemine taşındı.

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 23 Ağustos akşamı Karacadağ Caddesi üzerinde bir kişiyi gözaltına almak isteyen polis ve bekçiler, yüzü koyun yere yatırdıkları kişinin boğazına dizleriyle basarak şiddet uygulamış, bu kişi ile birlikte duruma tepki gösteren 4 yurttaş gözaltına alınmıştı. O anlar ise çevredekiler tarafından cep telefonu ile kayıt altına alınmıştı.

    Tepkilere yol açan görüntülerin ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili verdiği soru önergesi ile konuyu Meclis gündemine taşıdı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na önerge sunan Tosun, önergesinde yaşananlara dair “Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesi eski Mardin-Diyarbakır Karayolu üzerinde bulunan Karacadağ Caddesi’ndeki bekçiler, bir kişiyi gözaltına almak istedi. Olay çevre sakinleri tarafından görüntülendi. Gece saatlerinde meydana gelen ve nedeni öğrenilmeyen söz konusu olayın görüntülerinde, bekçilerin zor kullanarak bir kişiyi yolda yatırıp üzerine çıktığı görülüyor. Bekçi tarafından yere yüzüstü yatırılan ve diziyle boynuna basılan kişi, boynunu kurtarınca çıkan arbedede olayı fark eden çevre sakinlerinin tepki göstermeleri üzerine bekçiler olay yerine polis ekiplerini çağırıyor. Olay yerine çok sayıda zırhlı araçla gelen Terörle Mücadele ve Asayiş ekipleri tepkileri yatıştırmak için çevredekileri olay yerinden uzaklaştırmaya çalışıyor. Ancak çevre sakinleri, bekçilerin uyguladığı şiddete dair tepkilerini sürdürünce polisin tepki gösteren bir gencin yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıktığı görülüyor. Ayrıca olayı yatıştırmak için çağrılan polis ekipleri tarafından da bekçilerin şiddet uyguladığı şahsa tekme atıldığı ve fiziksel şiddet uygulandığı açıkça görülüyor. Polis tepkileri dindiremeyince olay yerindeki 4’ü çevre sakini biri de bekçilerin şiddet uyguladığı kişi olmak üzere 5 kişiyi gözaltına alıyor” değerlendirmelerinde bulundu.

     

    ABD’Lİ GEORGE FLOYD’U HATIRLATTI

    Tosun, olayın kendilerine Amerika’da polis tarafından yere yatırılıp, boğazına diziyle bastırılması sonucu yaşamını yitiren George Floyd’un yaşadığı ırkçı yaklaşımı hatırlattığını da ifade etti.

     

    ‘POLİS-BEKÇİ ŞİDDETİNİN ARTMASININ NEDENİ NEDİR?

    HDP’li vekil, önergesinin devamında Bakan Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    “* Olayda yaşanan polis ve bekçi şiddeti ile ilgili Bakanlığınız bir soruşturma başlatmış mıdır?  Başlatmışsa bu soruşturmanın içeriği nedir?

    * Olaya karışan kamu görevlilerinden idari/adli ceza alan var mıdır?

    * Bakanlığınıza bağlı kolluk kuvvetleri tarafından yaşanan şiddet olaylarına karşı benzer saldırıların bir daha yaşanmaması için aldığı idari önlemler var mıdır, varsa nelerdir?

    * Türkiye’nin genelinde polis ve bekçilerin yurttaşlara uyguladığı açık şiddetin her geçen gün artmasının nedeni nedir?

    * Söz konusu olayda gözaltına alınan vatandaşların akıbeti nedir, gözaltına alınma gerekçeleri nedir?”

  • Bakırköy Belediye’si Timtik ve Ünsal eyleminden dolayı bankları söktü

    Bakırköy Belediye’si Timtik ve Ünsal eyleminden dolayı bankları söktü

    İSTANBUL – Ebru Timtik ve Aytaç Ünsan’a destek olmak için Bakırköy Hastanesi önünde nöbet tutan kişilerin oturdukları banklar Bakırköy Belediyesi tarafından söküldü.

    Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu, “Adil yargılama” talebiyle ölüm orucunda olan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın durumuna dikkati çekmek amacıyla Timtik’in tutulduğu Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde her gün bir araya gelerek basın açıklaması yapıyor. Timtik’in durumunun kötüleşmesi nedeniyle bu sabah itibariyle nöbet tutulmaya başlandı. Dayanışma için insanların hastane önünde oturdukları banklar kimsenin oturmaması için Bakırköy Belediyesi’ne ait olan kepçeler tarafından yerlerinden sökülüp götürüldü.

    Hastane önündeki bankların Büyükşehir Belediyesi’ne ait olmasına rağmen Bakırköy Belediyesi tarafından sökülmesi dikkat çekti.

  • Uzman çavuşun tecavüzüne uğrayan İ.E. yaşamını yitirdi

    Uzman çavuşun tecavüzüne uğrayan İ.E. yaşamını yitirdi

    Batman – Uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne uğraması üzerine intihar girişiminde bulunan 18 yaşındaki İ.E., 16 Temmuz’dan bu yana tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

    Batman’ın Beşiri ilçesinde 16 Temmuz günü intihar girişiminde bulunan, sonrasında ise uzman çavuş Musa Orhan tarafından tecavüze uğradığı ortaya çıkan 18 yaşındaki İ.E, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

    İ.E, intihar girişimi sonrasında kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini verirken, İ.E’nin bıraktığı mektubunda tecavüze uğradığını anlattığı ailesinin şikayeti ile aynı gün gözaltına alınan uzman çavuş Orhan ifadesinde, İ.E. ile herhangi bir cinsel birliktelik yaşamadıklarını ileri sürdü. Fakat tecavüzü doğrulayan Adli Tıp Raporu gösterilmesi üzerine bu kez İ.E. ile Siirt’te buluştuklarında “alkollü” olduğunu söylemekle yetindi.

     

    RAPORA RAĞMEN SERBEST KALDI

    Soruşturma dosyasına “gizlilik” kararı getirilen uzman çavuş, “nitelikli cinsel istismar” suçundan sevk edildiği Siirt Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

     

    MECLİSE TAŞINDI

    İ.E.’nin ailesi ise, hukuki destek alabilmek için İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi’ne başvurdu. Ailenin talebi üzerine dernek tarafından Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Milli Savunma Bakanlığı’na ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na başvuruda bulunarak soruşturma ve olay hakkında bilgi alma talebinde bulundu.

    HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca ise, uzman çavuşun serbest bırakılmasını Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından yanıtlanmasını istediği soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı.

    Yaşananlara ilişkin haberlerin Batman’ın haftalık yerel gazetesi Jiyan Haber’in internet sitesinde yayınlanması soruşturma konusu oldu. Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haberleri yayınlayan Jiyan Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi İdris Yayla hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “halkı kin ve düşmanlığa veya aşağılama” fiilini düzenleyen 216’ncı maddesi uyarınca soruşturma başlatıldı.

     

    MA

     

  • 21. Yılında 17 Ağustos Marmara Depremi özeti : Veli Göçer 2019 yılında tekrar inşaat şirketi kurdu

    21. Yılında 17 Ağustos Marmara Depremi özeti : Veli Göçer 2019 yılında tekrar inşaat şirketi kurdu

    Bugün, Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük felaketi olarak gösterilen 17 Ağustos Depremi’nin 21’nci yıldönümü.

    • 1999 yılında 16 Ağustos’u 17 Ağustos’a bağlayan gece meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki yer sarsıntısı, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti.
    • Türkiye’nin kuzey bölgelerden boydan boya geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın batı bölümünde meydana gelen deprem, 17 Ağustos 1999 Salı günü saat 03:01’de başladı ve 45 saniye sürdü.
    • Depremin merkez üssü İzmit’in Gölcük ilçesi olarak açıklandı. Büyüklüğü de Richter ölçeğine göre ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) tarafından 7.6; Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından ise 7.8 olarak ölçüldü.
    • Bununla birlikte, bugün genel olarak depremin büyüklüğü, ilk yapılan açıklamalarda duyurulan 7.4 olarak kabul ediliyor ve bu ölçü kullanılıyor.
    • Resmi rakamlara göre, depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişi de kayboldu.
    • Ancak bölge halkı, can kaybının çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Resmi olmayan kaynaklar, can kaybının 50 bin civarında olduğunu iddia ediyor.
    • 20 bilim insanı ve araştırmacıdan oluşan Ulusal Deprem Konseyi kuruldu ancak bu Konsey 2007 yılında lağvedildi
    • İstanbul’un birçok noktasına deprem konteynırları yerleştirildi ve toplanma alanları belirlendi. Belirlenen toplanma alanlarının büyük bir bölümü daha sonra imara açıldı
    • Depremin ardından 170 kamu görevlisi hakkında görevi ihmal suçlamasıyla dava açıldı. Bu kişilerin bazıları görevden uzaklaştırılırken, bazı davalar da zaman aşımı nedeniyle düştü.
    • Ayrıca yıkılan ya da zarar gören binaların müteahhitleriyle ilgili 2 bin 100 dava açıldı. Ancak bu davalarda verilen hükümler ertelendi veya zaman aşımı nedeniyle düştü.
    • Yalova’da inşa ettiği binaların önemli bir kısmı çöken ve 200’ye yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olan müteahhit Veli Göçer’le ilgili yargı süreci sembol davaya dönüştü. Göçer, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 7,5 yıl hapis yattıktan sonra 2011’de tahliye oldu ve geçen yıl kurduğu şirketle yeniden inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başladı.