Blog

  • Kbırıslı Yıldıray Faik  virüse yenik düştü

    Kbırıslı Yıldıray Faik virüse yenik düştü

    By-pass ameliyatı sonrası Koronavirüs teşhisi konan ve İngiltere’de yaşamını sürdüren 62 yaşındaki Kıbrıslı Türk Yıldıray Faik, hayatını kaybetti.

    İngiltere’de yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınına yakalanan ve tedavi gören 62 yaşındaki Kıbrıslı Türk Yıldıray Faik, yaşamını yitirdi.   50 yıldır Londra’da yaşayan Yıldıray Faik’in ailesi, hastanın St. Bartholomew’s Hospital’ da By-Pass ameliyatı olduğunu ancak, başarılı geçen ameliyattan 6 gün sonra ise kendisine hastanede

    Koronavirüs teşhisi konulan ve tedavi süreci başlayan Yıldıray Faik, 24 saat içerisinde ağırlaşarak dün sabah saatlerinde hayata gözlerini yumdu.

  • Ankara Antlaşmalılar için ‘iyi’ haber

    Ankara Antlaşmalılar için ‘iyi’ haber

    Son günlerde Korona Virüsten etkilenen işletmeler için hükümetin ardı ardına açıkladığı destek paketlerinden yalnızca fiziki olarak bir işletme binasina sahip olanlar faydalanabiliyorlardı. Ankara Antlaşmalılar ise eğer varsa yanlarında çalışan bu çalışanlar için onların toplam maaşının sadece %80’ini alabileceklerdi.

    Ancak Birleşik Krallık Parlementosu Perşembe günü parlementoya sunulmak üzere hazırlamış olduğu yasa tasarısında Ankara Antlaşmalıları da kapsayan Self Employed kişiler için bir destek paketi hazırladı.

    Bu pakete göre fiziki binası olmayan Ankara Antlaşmalılarda;

    1. Son üç yıldaki beyannamelerinin toplamı bölünüp aylık ortalamasına denk gelen miktarın %80’ini kamu fonlarından alacaklardır.
    2. £2,971 pound alacaklardır

    Yukardaki iki seçenekten hangisi daha düşük ise bu miktar alınacaktır.

    Yani 3 yıllık toplam beyannameler bölünüp aylık gelir ortalaması çıktığında bu miktar £2,971 pound’dan fazla olsa bile en fazla bu miktar ödenecektir.

    Ortalama gelirin £2,971 pound’dan düşük olması durumunda o miktarın yüzde 80’i ödenecektir.

  • İngiltere’de zorunlu alışveriş ve egzersiz dışında evden çıkmak yasaklandı

    İngiltere’de zorunlu alışveriş ve egzersiz dışında evden çıkmak yasaklandı

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, bu akşamki ulusa sesleniş konuşmasında halkın evlerinden zorunlu kalmadıkça çıkmaması gerektiğini söyledi, ikiden fazla kişinin bir araya gelmesini yasakladı.

    Johnson, insanların yalnızca zorunlu hallerde gıda ve ilaç alışverişi için evden çıkabileceğini söyledi ve ekledi:

    “Bunun dışında günde bir kere egzersiz yapmak için evden çıkabilirsiniz. İşe gitmek zorunda değilseniz gitmeyin.

    “Arkadaşlarınızla buluşmamalısınız. Aile üyelerinizle görüşmemelisiniz. Zorunda kalmadıkça sokağa çıkmayın.

    “Kurallara uymazsanız polis yaptırımda bulunacaktır.

    “Elektronik mağazaları gibi hayati ürünler satmayan mağazalar kapanacak.

    “İkiden fazla kişinin bir araya geldiği etkinlikler yasaklanacak. Bunlara düğünler dahil.

    “Parklar açık kalacak egzersizler için fakat toplanmalar yasaklanacak.

    “Hiçbir başbakan böyle bir önlem uygulamaya koymak istemezdi.

    “Bu önlemleri sürekli gözden geçirecek, gerekirse bunları gevşeteceğiz.”

    Johnson koronavirüsün, İngiltere’nin on yıllardır karşılaştığı en büyük tehdit olduğunu vurguladı:

    “Bununla hiçbir ülke başa çıkamaz, çünkü yeterince solunum cihazı ve doktor yok.

    “Herkes aynı anda hastalanırsa Ulusal Sağlık Sistemi herkesi tedavi edemez.

    “Herkese evden çıkmamasını tavsiye ettik. Çoğu kişi uydu.

    “Bugün herkese bir çağrıda bulunuyorum: Sokağa çıkmamalısınız.

    “Zorunda kalınca herkes yalnızca bir kere gıda veya ilaç gibi zorunlu alışveriş, bir kere de egzersiz yapmak için sokağa çıkmalı.”

  • “Dünyanın gündemi Covid-19 olsa da AKP’nin gündemi Kürt düşmanlığı”

    “Dünyanın gündemi Covid-19 olsa da AKP’nin gündemi Kürt düşmanlığı”

    HDP’li belediyelere kayyum atanmasına tepki gösteren HDP’liler, AKP’nin Covid-19 salgınını fırsata çevirerek kayyum atandığını belirterek, “Kayyımlar demokrasiye karşı virüslerdir” mesajı verildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) yönetimindeki Batman ve Diyarbakır’ın Lice, Ergani, Silvan ve Eğil belediye eş başkanları görevden alınarak, yerlerine kayyum atandı. Kayyum atamaları sonrası aralarında HDP sözcüsü Ebru Günay ve HDP Grup Başkanvekili  Saruhan Oluç da olmak üzere bir çok HDP’li açıklamalarda bulundu.

    HDP sözcüsü Günay: “AKP faşizminde sınır yok”

    Kayyum atanmasını dünya gündeminin salgınla mücadele olduğunu ancak iktidarın gündemine kayyum politikalarının olduğunu belirten HDP Sözcüsü Ebru Günay, sosyal medya hesabından şu mesajı yayımladı:

    “Dünyanın gündemi #Covid_19 olsa da AKP’nin gündemi Kürt düşmanlığı. Kürt’ün iradesini gasp edip kayyım atar! Kürt cezaevinde kalsın diye anayasanın eşitlik ilkesini çiğner. Özetle insanlık son nefesine gelse, AKP Kürt annesini görmesin diyecek! AKP faşizminde sınır yok!”

    “Bu iktidar Kürt düşmanıdır”

    HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Batman Belediyesi’nin salgına karşı dezenfekte çalışmalarını alıntılayarak, “Batman Belediyesine bu sabah kayyım atandı. Çünkü bu belediye halkı corona virüsten korumak için çalışıyordu. Bu iktidar Kürt düşmanıdır. Bu iktidar Kürt insanının zararına olan her şeyi yapmaktan geri durmayacaktır” dedi.

    Başkanlarımızı derhal serbest bırakın

    HDP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Salim Kaplan, salgına karşı önemli çalışmalar yürüten belediyelere kayyım atanmasının halka verilen en büyük zarar olduğunu ifade ederek, “Günlerdir canla başla salgına karşı halka hizmet etmek için mücadele veren belediye eş başkanlarımızı gözaltına almak; kayyım hazırlıkları yapmak bu ülkeye vereceğimiz en büyük zarardır. Gözaltına aldığınız Silvan ve Ergani belediye eş başkanlarımızı derhal serbest bırakın” paylaşımı yaptı.

  • Day-Mer’den Coronavirüs açıklaması: Dışarı çıkmayalım!

    Day-Mer’den Coronavirüs açıklaması: Dışarı çıkmayalım!

    DAY-MER tarafından Coronavirüs salgını ile yapılan açıklamada, bir kez daha fahiş fiyatlar ile halka satış yapan işyerlerine tepki gösterilirken, “Zorunlu olmadıktan sonra bir süre dışarı çıkmayalım. Hijyene son derece dikkat edip, temaslardan kaçınalım. Toplu alanlarda olmamaya özen gösterelim” denildi.

    Kürt ve Türk Toplum Merkezi Day-Mer, Coronavirüs ile ilgili yaptığı açıklama şöyle:

    Koronavirüs İngiltere’de ve dünyada yayılmaya devam ediyor. On binlerce insan salgınla boğuşurken ölü sayısı dünya çapında 15 bini geçti. 350 binden fazla da vaka var. Bütün ülkelerde yeterince test yapılmadığı için, bu sayının çok daha fazla olduğu ise kesin.

    İngiltere’de de vaka sayısı 5 bini geçti ve 23 Mart sabahı itibariyle 289 kişi hayatını kaybetti.

    Ölümler artıyor. Fakat salgının pençesinden kurtulanların sayısı daha fazla. 100 binden fazla insan tedavi olarak salgından kurtuldu.

    Önemli olan, virüsün daha fazla insana bulaştırılmaması. Buna dönük başta sağlık otoriterlerinin olmak üzere, yetkililerin uyarılarını dikkate almak gerekiyor. Biz de, Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) olarak, sorunu yakından takip ediyor ve halkımızı doğru bilgilendirmek için çaba harcamaya devam ediyoruz.

    Şu anda tüm NHS hastanelerinin yanı sıra, yine NHS’in parasını ödemek şartıyla kiraladığı özel hastaneler hizmet vermekte. Görüldüğü gibi, felaketlerde bile, patron denen kesim parasını almadan, daha önce el koyduğu devlet hastanesinin halka hizmet vermesine müsaade etmiyor.

    İngiltere’de yıllardır sağlıkta devasa kesintiler yapıldı. Bu kesintiler, bugün hayatları karartmanın sebebi oldu. Bunu yapan iktidarlar, hayatını kaybeden vatandaşların katili durumundadır.

    Ama şimdi artık başka bir noktadayız. Halkın, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının baskısıyla yaklaşık 500 milyar sterlin koronavirüsle mücadele için ayrıldı. Bu paranın bir bölümü işine gidemeyen işçilere maaş olarak verilirken, bir bölümü de sosyal yardım olarak ihtiyaç sahiplerine verilecek. Bu da gösteriyor ki; sağlığa diğer sosyal haklara ayrılacak yeterince para varmış.

    Halkımızın sağlığının her şeyin üzerinde tutulması gerektiğine inanıyoruz. Onun için kurum olarak yaptığımız çağrılarımıza kulak vermenizi bekliyoruz.

    • Zorunlu olmadıktan sonra bir süre dışarı çıkmayalım.
    • Hijyene son derece dikkat edip, temaslardan kaçınalım.
    • Toplu alanlarda olmamaya özen gösterelim.
    • Çevremizde bize ihtiyaç duyan, özellikle ileri yaşlarda ve sağlık sorunları olan vatandaşlara yardımcı olalım.
    • Her semtte oluşan gönüllü semt gruplarında yerimizi alıp, dayanışma içinde olalım.

    Bütün bunların yanında, bu durumu fırsata çevirmek isteyen halkın korku ve kaygılarından nemalanmak isteyenlere de izin vermeyelim. Toptancı ya da market sahiplerinin fahiş fiyatlarla sattıkları gıda ürünlerinden kazanç elde etmelerinin vicdani ve ahlaki hiç bir yanı yoktur. Bir kez daha sesleniyoruz bu kesimlere; Yaptığınızın işin savunulacak hiç bir tarafı yok. Unutmayın ki bu virüs sizi teğet geçmiyor. Sizin bu salgına yakalanmanız durumunda yine ilk yardımınıza koşacak olanlar, sizden alış veriş yapan sağlık emekçisi ve halktan emekçiler olacaktır.

    Sağlık emekçilerinin çalışma koşulları ve onların sağlığı her şeyden önemli. Onlara her türlü desteği sunmalıyız. Alış verişte kolaylık ve öncelik tanıyalım hak ettikleri değeri vermekten çekinmeyelim. Medyaya yansıyan haberlerinde teyit ettiği gibi bizlerin köşe bucak kaçtığı

    virüslü hastaların tedavisi için hayatını hiçe sayan sağlık çalışanların hayatlarını zorlaştırmayalım, kolaylaştıralım.

    DAY-MER olarak, Kuzey Londra’da oluşturduğumuz sosyal medya grupları üzerinden bilgi almaya ve sorunları olanlarla ilgilenmeye çalışıyoruz. Özellikle DAY-MER Gençliği’nden gençlerimiz bu zorlu dönemde önemli bir görev üstlenmiş durumdadır. Onlara yardımcı olalım.

    Günlük olarak videolarla ve yazılı olarak bilgilendirmelere devam edeceğiz. Fakat bütün bunlar yaşanırken, belediye, hükümet ve yetkili kurumlardan da taleplerimiz var.

    • Daha fazla kamu kaynağı, kapasitesi yetersiz olan hastanelere ve sağlığa acilen aktarılmalı
    • İşinden olan ve maddi zorluk çekenlerin kiraları, belediye vergileri belediyeler tarafından karşılanmalı.
    • Koronavirüs kaptığından şüphelenenlerin testleri bekletilmeden yapılmalı,
    • Yaşlı, engelli ve sağlık sorunları olanlar tespit edilerek ihtiyaçlarının giderilmesi için gereken önlemler alınmalı.
    • Belediyelerin ve özel şahısların ellerinde bulunan tüm boş evler, evsizlere ve kalabalık evlerde yaşayanlara açılmalı.
    • Karnını doyurabilecek durumda olmayan yoksulların, yemek yapabilecek durumda olmayan yaşlıların ve sağlık sorunu olanların günlük olarak yemek ve bakım ihtiyaçları belediyeler tarafından karşılanmalı.
    • Belediyeler, temizlik konusunda daha hassas davranıp, temizliği üstlenmeli ve bunu yapan emekçilerin tüm sağlık önlemlerini almalı.
    • İşçi ve emekçilerin, halkın sağlığını korumak için; zorunlu ihtiyaç malzemeleri üreten sektörler hariç, diğer tüm sektörler kapatılmalı, sağlık ve hijyen koşullarını sağlayacak önlemler alınmalı.
  • Dr. Yahli: Kar hırsı uğruna hayatlar riske ediliyor

    Dr. Yahli: Kar hırsı uğruna hayatlar riske ediliyor

    Doktor İbrahim Yahli, bir çok insanın koronavirüs belirtileri göstermesine rağmen işverenler tarafından çalıştırılmak zorunda bırakıldıklarına dikkat çekerek, “Kar hırsı ve fazla kazanç derdine düşmeden bu süreçte birbirimizin derdine derman olmalıyız” dedi. 

    Uzman Doktor İbrahim Yahli, özellikle Londra’da işçi ve emekçilerin koronavirüs belirtileri olsa dahi işverenler tarafından çalıştırılmaları yada maaş ödememek için işten çıkarılmalara dönük bir çağrı ve açıklama yaptı.

    Dr. İbrahim toplumun büyük bir kesiminin Koronavirüs belirtilerine sahip olmalarına rağmen hala patronları tarafından çalıştırılmak zorunda bırakıldıklarına dikkat çekti. Bazı emekçi ve işçilerin gayrı resmi çalıştırıldıkları için kendilerinin izin almakta tereddüt ettiklerini ifade eden Dr. Yahli, “Çünkü patronun haftalık maaş ödememesinden çekiniyorlar ya da işten atılmaktan kaçınıyorlar. Çoğunlukla ise patronlar işçileri çalışmaya zorluyorlar. Bu durum genelde take-away, off-lincence ve toptancılarda yaşanmaktadır. Bu aslında restaurantlar için de geçerli ama devlet kapattığı için işe gitme olmuyor fakat orada çalışanlar ise işten çıkarılıyor. Diğer işletmeler de bundan muaf değil. Genel bir duyarsızlık hali mevcuttur” dedi.

    AKSİ DURUM FIRSATÇILIKTIR

    Politize olmuş ve dayanışma kültürü olan toplumun bu süreçte daha duyarlı olmalarını ve insan sağlığına önem veren bir davranış geliştirmesini beklediklerini kaydeden Yahli, “Bu hem insanlarımızı koruyacak, hem sağlık sektörü üzerinde oluşan yükü hafifletecek hem de dayanışmayı güçlendirecektir. Aksi bir durum ancak fırsatçılık ve bencillik olur. Kâr hırsı ve fazla kazanç derdine düşmeden birbirimizin derdine derman olalım diyoruz. Tüm toplumsal kurum ve örgütlerin bu konuda kendi üyelerini uyarmalarını tavsiye ediyorum” diye kaydetti.

  • Koronavirüs salgını İngiltere basınında: “Ne zaman gözümüzü açacağız?”

    Koronavirüs salgını İngiltere basınında: “Ne zaman gözümüzü açacağız?”

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın halka “sosyal mesafeyi koruyun yoksa çok yakında daha katı yasaklar gündeme gelecek” açıklamaları, İngiltere’deki tüm gazetelerin manşetlerine taşınmış durumda.

    Gazetelerde İngiltere’deki koronavirüs salgınının ölü sayısının 5 bini aştığı İtalya’nın sadece 14 gün gerisinde olduğu ifade ediliyor ve yapılan tüm ‘evde kalın’ uyarılarına rağmen halkın parkları, sahilleri doldurduğu vurgulanıyor.

    Guardian gazetesi “İngiltere, İtalya benzeri karantina koşullarında yaşamaya başlayabilir” başlığıyla verdiği haberinde, “Haftasonu boyunca parklardan, plajlardan ve pazarlardan gelen fotoğraf ve görüntüler yetkilileri alarma geçirdi. Bugüne kadar halka çelişkili mesajlar vermekle eleştirilen Başbakan Johnson ise şu ana kadarki en net mesajını iletti: ‘Sosyal mesafenin korunması uyarılarına uyulmazsa 24 saat içerisinde katı yasaklar yürürlüğe girebilir’”

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson Pazar günü düzenlediği basın toplantısında ilave tedbirler konusunu gelecek 24 saat içinde ciddi biçimde düşüneceğini söyledi.

    Koronavirüs nedeniyle ölenlerin sayısının 281’e yükseldiği İngiltere’de, okulların yanı sıra restoran, kafe ve publar da kapatılmış durumda. Ancak haftasonu boyunca havanın da güzel olmasıyla birlikte çok sayıda kişi parklara ve deniz kenarlarına akın etti.

    Galler’de bulunan Snowdonia Ulusal Parkı’nın Pazar günü tarihinin en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştığı açıklandı.

    Boris Johnson dün düzenlediği basın toplantısında, “Eğer parklar ve çocuk oyun alanlarında iki metre kuralına uyma sorumluluğuna riayet edilmezse yeni tedbirlere bakmamız gerekecek. Önümüzdeki 24 saat içerisinde bu konuyu çok ciddi biçimde düşüneceğim” dedi.

    Daily Telegraph gazetesi küresel sağlık güvenliği editörü Paul Nuki’nin yazısında “İtalya’nın sadece 14 gün gerisindeyiz: Ne zaman gözümüzü açacağız?” deniyor.

    Nuki yazısında, “Belki de biz İngilizler katlanarak artan koronavirüs vakalarını kavrayamıyoruz. Ya da belki karantina altında yaşamak falan istemiyoruz. Ne olursa olsun geriye dönüp baktığımızda geçen haftasonu için sorumsuz bir toplumun fırtınaya yakalanmadan önce oynadığı son kumar diyebiliriz” diyor.

    Nuki’nin yazısında yoğun bakım sağlıkçılarının çağrılarına da yer veriliyor ve Londra dışlarındaki hastanelerde yoğun bakım ünitesi kapasitelerinin şimdiden dolmaya başladığı vurgulanıyor.

    Yazıda, “Ulusal Sağlık ve Bakım Enstitüsü’nün yönetmeliği, yoğun bakım ünitelerinin dolması durumunda kime yardım edileceğinin bir ‘algoritma’ ile tespit edilmesini öngörüyor. İtalya, İngiltere’ye kıyasla kişi başına iki kat daha fazla yoğun bakım yatağının düştüğü bir ülke. Buna rağmen İtalya’da doktorlar kimin tedavi edilip kimin edilmeyeceği konusunda çok acı kararlar vermek zorunda kaldı” deniyor.

    Times gazetesinde de Başbakan Johnson’ın ‘Birbirinizden en az iki metre uzak durun yoksa daha katı tedbirler gündeme gelecek” sözleri manşette yer alıyor.

    Financial Times gazetesinde de halkın çağrılara kulak vermemesi durumunda diğer Avrupa ülkeleride görülen katı tedbirlere benzer önlemlerin çok yakında devreye girebileceği ifade ediliyor.

     

    Kaynak : BBC Türkçe