Blog

  • HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy Londra’da Galler Başbakanı ile Görüştü

    HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy Londra’da Galler Başbakanı ile Görüştü

    Londra’ya bir dizi diplomatik temas için Londra’ya gelen, ve Parlamentoda gerçekleşecek Newroz resepsiyonuna katılacak olan HDP Bingöl milletvekili, Hişyar Özsoy, Pazartesi akşamı gerçekleşen bir etkinlikte, Galler Başbakanı Carwyn Jones ile özel bir görüşme gerçekleştirdi.

    Avrupa Kürt İşverenler Birliği (AKEE) ve Londra merkezli Kurdish Progress’in de katıldığı etkinlikte bir çok milletvekili yanı sıra, ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyasını destekleyen GMB sendikası başkanı Tim Roache da katıldı.

    Görüşme sonrasında gazetemize konuşan Özsoy, Jones ile Türkiye ve Orta Doğu’daki siyasi gelişmeleri değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye’de devam eden şiddet durumu ve devlet terörü hakkında Jones’a bilgi verdiğini dile getiren Özsoy, Galler’li siyasetçinin, Türkiye’nin geçirdiği dönem ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili kaygıları olduğunu anlattı. Özsoy, şöyle devam etti: ‘‘Türkiye’de artan otoriterleşmenin farkındalar. Kürt sorunu hakkında müzakere ve barışçıl yöntemlerle bu sorunun ele alınması gerektiğini, bunun hem Kürtlerin, hem Türklerin, hem Türkiye’nin lehine olacağının farkındalar.’’

    Galler başbakanı Carwyn Jones ve HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy
    Galler başbakanı Carwyn Jones ve HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy

    Özsoy önümüzdeki haftalarda Almanya ve Galler’de yapılacak seçimler yanı sıra, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği üyeliğine ilişkin referandumu hakkında da görüş alış verişinde bulunduklarını aktardı. Özsoy, Jones’a, Türkiye ve İngiltere’de ortak çalışmalar yürütmek istediklerini anlattığını ve yakın zamanda görüşeceklerini düşündüğünü ifade etti.

    Londra’ya bir dizi diplomatik temas için gelen Özsoy, Birleşik Krallık’taki büyük partilerin temsilcileri ve önemli Lordlar ile bir araya gelip Türkiye’deki gelişmeleri değerlendireceklerini anlattı. Gezisinin önemli bir amacının, Kürdistan’daki durumun burada nasıl algılandığını anlamak olduğunu dile getiren Özsoy, şöyle devam etti: ‘‘Malum Avrupa’nın genel anlamda bir sessizliği söz konusuydu. Özellikle, Cizre’de Silopi’de devam eden vahşet karşısında istenilen düzeyde bir tepki Avrupa göstermemişti. Biraz aslında bunu da anlamaya çalışıyoruz. Ama diğer taraftan da, özellikle İngiltere, Ortadoğu siyasetinde son derece önemli bir ülke olduğu için biz buraya daha düzenli bir şekilde gelip- onları da tabii Kürdistan’a Türkiye’ye davet edip- ortak çalışma zeminini yakalamaya çalışacağız. Gerçekten büyük bir ilgi söz konusu- bunu görüyoruz. Hem Türkiye’deki genel istikrarsızlık durumu, özellikle de, Kürtlerin hem Türkiye’de, hem bölgede ne yapacaklarına dahil ciddi bir ilgi söz konusu. Partimiz HDP’yi yoğunlukla takip ediyorlar, çok dikkatli bir şekilde tanıyorlar. HDP ve Kürtlere yönelik ciddi bir sempatinin olduğunu görüyoruz ve bunu önümüzdeki dönemde çok seri bir şekilde somut çalışmalara dökmek istiyoruz.’’

    Avrupa Kürt İşverenler Birliği temsilcileri
    Avrupa Kürt İşverenler Birliği temsilcileri

    Westminster Parlamentosunda siyaseti bırakıp, Galler’de, 5 Mayıs’ta, gerçekleşecek parlamento seçimlerine katılacak olan Galler’li siyasetçi Huw Davies’in yararına gerçekleşen etkinlikte Jones ve Özsoy yanı sıra, milletvekilleri Mary Creagh ve Wayne David de bulundular.

    https://www.youtube.com/watch?v=pkvPjxCTnLY

  • Irkçılık Sinmiş Ülkenin Her Köşesine: AmedSpor’a Sivas’ta Otel Yok!

    Irkçılık Sinmiş Ülkenin Her Köşesine: AmedSpor’a Sivas’ta Otel Yok!

    Daha önce defalarca haksız cezalara maruz kalanan ve gittiği Türk kentlerinde ırkçı sloganlarla karşılanan Amedspor’a, Sivas Belediyespor ile yapacağı maç öncesi gittiği şehirde hiçbir otel tarafından yer verilmedi.

    Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Amedspor, maç için gittiği Sivas merkezde hiçbir otele alınmayınca, kentin 35 kilometre uzağında bulunan bir otele yerleşti.

    Irkçılık Sinmiş Ülkenin Her Köşesine: AmedSpor’a Sivas’ta Otel Yok! 2

    Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup 20. hafta erteleme maçında Sivas Belediyespor’a konuk olacak olan Amedspor kafilesine şehirde hiçbir otel konaklamarı için yer vermedi. Kafile şehre 35 kilometre uzaklıkta bulunan bir otelde kampa girdiği belirtildi.

    Amedspor resmi twitter hesabından da konuyla ilgili bir açıklama yapıldı.

  • Bakan Açıkladı: 34 Ölü, 19’Ağır, 7’si Ameliyatta, 125 Yaralı

    Bakan Açıkladı: 34 Ölü, 19’Ağır, 7’si Ameliyatta, 125 Yaralı

    Ankara’daki bombalı saldırı sonrasında, toplanan güvenlik zirvesinden sonra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu açıklama yaptı.

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu yaptığı açıklamada toplam da 34 vatandaşın öldüğünü açıklarken, 19 kişinin de durumunun kritik olduğunu ifade etti. Müezzinoğlu 7 kişinin de ameliyatta olduğunu toplamda hastanelerde 125 vatandaşın tedavi gördüğünü açıkladı.

    İçişleri Bakanı Efkan Ala: Hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklar. Bu tür saldılar milletin azim ve kararlığını ortadan kaldırılmayacaktır. Ciddi bulgular ve emarelere ulaşılmıştır. Kesin olarak yapan örgüt soruşturma bu yönüyle tamamlanınca açıklanacaktır sanırım yarın bu araştırmalar kesinleşir. Kesin kanaata varıldıktan sonra da açıklama yapılır.

  • Yayın Yasağı Kesmedi, Sosyal Medyaya Erişim de Engellendi

    Yayın Yasağı Kesmedi, Sosyal Medyaya Erişim de Engellendi

    Ankara Kızılay’da gerçekleşen bombalı eylemden sonra basına getirilen yayın yasağından sonra facebook ve Twitter’a da mahkeme kararıyla erişim engellendi.

    Ankara Kızılay’da meydana gelen patlama ardından kullanıcılar Facebook ve Twitter’a erişimde güçlük yaşadı. Sosyal medya ağlarına erişimdeki sıkıntının nedeni yapılan açıklamayla belli oldu. Ankara Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği’nin, paylaşılan görüntüler nedeniyle sosyal medyaya erişim yasağı getirdiği açıklandı.

    Telekominikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), Kızılay’daki saldırının ardından sosyal medyada paylaşılan yaralı veya hayatını kaybeden kişilere ait görüntülere erişimin engellenmesi kararı aldı.

     

    TİB, 5156 Sayılı Yasa kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca (RTÜK) Kızılay’daki saldırıyla ilgili alınan yayın yasağının ardından, patlamada yaralanan veya hayatını kaybedenlere ait görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasına ilişkin erişimi engelledi.

     

    TİB tarafından, söz konusu erişim engeline ilişkin Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesine de başvuruda bulunuldu.

  • Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu

    Londra’da faaliyet gösteren Kürt-Türk Toplum Merkezi Day-Mer’de yapılan ‘Barışa imza atan akademisyenler konuşuyor’ adlı panelde konuşan Profesor Dr Şebnem Korur fincancı Cizre izlenimlerini anlattı. Fincancı Cizre’de bir insanlık suçu işlendiğini belirttikten sonra, ‘büyük ihtimalle o bodrumlarda insanların bir yerde toplanarak belki de bazıları canlı bir şekilde yakılarak öldürüldüler, çünkü aynı bodrumlarda yanmış kemikler var ama aynı yerde bulduğumuz yünler yanmamıştı’ dedi.

    Cumartesi akşmı Tottenham’da bulunan Day-Mer binasında yapılan panele, Türkiye’den Türkiye İnsan Hakları Vakfı başkanı Profesor Dr Şebnem Korur Fincancı, Profesor Alex Collinicos, Profesor Nadje Al Ali ve Dr Thomas Marios konuşmacı olarak katıldılar. Konuşmacıların tümü barış için akademisyenler kampanyasına imza atan akademisyenlerden oluşuyor.

    Panelde ilk sözü alan Profesor Dr Şebnem Korur Fincancı resim ve grafiklerle desteklediği konuşmasında barış isteyen akademisyenlerin imza kampanyasını, sonrasından başlarına gelenleri, Türkiye’nin geldiği noktayı ve Cizre izlenimlerini paylaştı. Fincancı özellikle Cizre’de insanlık suçunun işlendiğini ifade ederken Türkiye’de insan değerinin hiç kalmadığı belirtti. Fincancı’nın konuşmasından satırbaşları şöyle;

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1
    Profesor Doktor Şebnem Korur Fincancı

    KÜRT BÖLGELERİNDE İNSAN HAKLARI İHLALLERİ KORKUTUCU DÜZEYDE

    ‘‘Barış isteyen akademisyenlerden bahsediyoruz. Ama bu nasıl başladı biraz buna bakmak gerekir. Biz ayağa kalkıp barış istediğimizde, Kürt bölgelerinde gerçekten ciddi düzeyde insan hakları ihlalleri vardı. İnsanlar aylarca evlerinde hapis edildi.

    Elimizde halen yeterli düzeyde veriler yok. Örneğin Cizre’de halen tam olarak öldürülenlerin sayısını net olarak bilmiyoruz. Bize gelen bilgilerde her üç bodrumda 178 kişinin yaşamını yitirdiği, ancak aynı kişinin bedeninin parçaları iki tane bodrumda bulunduğu için şuanda sayıyı 176 olarak biliyoruz. Sorun sadece bodrumlarda öldürülenler değil, bir de sokaklarda öldürülen insanlar var, maalesef bu yüzden net ölü sayısını bilmiyoruz.

    BARIŞ İSTEYEN BİZLERİ HAİN İLAN EDİP SALDIRMAYA BAŞLADILAR

    Bizler akademisyenler olarak böylesi bir ortamda bir kampanya başlattık. İlk başta 1128 akademisyen bu kampanya dahil olduk. Cumhurbaşkanı bizi teröristlerin yanında durmak ve cezalandırılmamız gerektiğini söyledikten sonra sonra bu sayı 2212’ye çıktı bir anda. Bununla beraber İngiltere’nin de içinde bulunduğu dünyanın birçok ülkesinden de kampanyaya binlerce akademisyen imza attı.

    Cumhurbaşkanın emriyle soruşturmalar hemen başladı. Sadece birkaç rektör bu soruşturmaları red etti, onun dışında tehdit, istifaya zorlama, soruşturmalar, gözaltılar, işten kovmalar, ev ve ofisleri basmalar başladı. Hatta bazı akademisyenlerin kapıları işaretlendi. Medya tarafından ‘Hain imzacılar, Ermeni aşığı çıktı’ gibi başlıklarla saldırlar başlattı.

    HACI BİRLİK CANLI HALDE ASKERİ ARACIN ARKASINDA HALATLA SÜRÜKLENDİ

    Belki de çoğunuz gördünüz iki gün önce ortaya çıkan Sur’dan ortaya çıkan bir fotoğraf var. Fotoğrafta bir grup erkek çıplak bir şekilde askerlerin önünde duruyor. Aynı şekilde bir süre önce Cizre’de bir kadın gerillanın da çıplak fotoğrafları servis edilmişti. Devlet bu fotoğrafın Cizre’den olmadığını iddia etmişti. Ancak kendim de Cizre ziyaretimde gördüm, fotoğrafın çekildiği yerin Cizre olduğu çok açık. Orada halen kan izleri vardı.

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1
    Barış için akademisyenler paneline yoğun ilgi gösterildi

    Yine Eylül ayında Şırnak’ta bir genç (Haci Birlik) bir askeri arabanın arkasında boynuna ip asılarak gezdirilmişti. Bunun videoları da ortaya çıktı. Devlet yaptığı açıklamada ‘kişi öldürüldükten sonra, bomba ihtimaline karşın halatla bağlanmış’ dedi. Bundan sonra yeni bir tartışma başladı; Bu ailesine yönelik bir işkence mi, yoksa öldürülen gencin kendisine yönelik bir işkence mi. Daha sonra avukatlarımız bağımsız gözlemciler olarak gencin otopsisine katılarak bazı fotoğraf ve videolar çektiler. Genç yüz üstü bir şekilde sürüklenmiş ve vücudundaki kesikler bize gösterdi ki, canlı bir halde sürüklenmiş. Aynı zamanda canlı bir şekilde askeri arabanın arkasında sürüklenirken silahla ateş edilmiş. Bu işkenceden de öte bir durum. Bu bir insanlık suçu. Ve bunu yaparken videoya kayda alacaksın ve dağıtacaksın. İnanılmaz bir şey.

    2002’DE SİVİL ÖLÜM SIFIR İKEN, 2015’TE 222

    2002’den 2015’e kadarki sürecin rakamlarına baktığımızda büyük bir değişim görüyoruz. 2007’e kadarki süreçte sivil ölümler görmüyoruz. 2007’de AKP tarafından çıkarılan yasa ile polise silah kullanma yetkisi verildi. Bununla beraber 2007’de ilk sivil ölümleri görüyoruz. Ve 2015’te 222 tane sivil ölüm var. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de sivil ölümleri sıfırken 2015’te 222’ye çıkmış. Buna Suruç, Ankara ve İstanbul’daki bombalı eylemlerde ölen siviller dahil değil.

    BODRUMLAR DEVLETTEN KORUNMA YERİ

    1990’larda Cizre’de herkes devletin saldırılarından korunma amaçlı bodrumlar inşa etti evlerinde. Çünkü o zamanlar devletin ağır saldırıları karşısında insanlar sadece bodrumlar vasıtasıyla kendilerini koruyabiliyorlardı. Bu yüzden her evin bodrumu var Cizre’de.

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1
    Profesor Dr Şebnem Korur Fincancı

    CİZRE’DE İNSANLIK SUÇU İŞLENDİ

    Bu bodrumlarda insanlar vardı ve seslerini duyduk. Bunlardan birisi halk meclisi eşbaşkanı Mehmet Tunç’tu, diğeri de Asya’ydı. Bizim doktor arkadaşlarımız ambulans kiralayarak Cizre’ye hareket etti. Ama askerler geçişlerine izin vermedi.

    Devletin işlediği bir suçtan bahsettiğimiz için incelemenin bağımsız heyetler tarafından yapılması gerekir. Burada işlenen suçlar uluslararası mahkemelerde yargılanacak. Bu insanlığa karşı işlenen suçtur. Bu suçun zaman aşımı olmaz. Bu vahşet, bir soykırım girişimidir.

    VARTİNİS KATLİAMINI YAPANLARA BERAAT YENİ KATLİAMLARIN HABERCİSİ

    1993’te Vartinis (Muş-Altınova) katliamı ile ilgili birkaç gün önce bazı askerlerin duruşması vardı. İnsanlarla dolu bir ev yakılmıştı. Ve bu olayın canlı bir tanığı ve delillerimiz olmasına rağmen birkaç gün önceki mahkemede tüm askerler beraat etti. Bunların hepsi yeni katliamların habercisi ve verilen mesajdır.

    KEMİKLER YANIYOR AMA YÜN YANMIYOR, NE ANLAMA GELİYOR BU?

    Delilleri toplamak neden önemli. Mesela ben Cizre’deki bodrumda şunu da gördüm. Bodrumda yün de vardı. İnsan kemikleri yanmış, gördüğümüz çeneden de anlaşılacağı gibi ama pamuk yanmamış ve bembeyaz duruyordu orda. Bu çok ilginç, bunu anlayamıyorum, nasıl kemikler yanıyor ama yün yanmıyor. Bu şu anlama geliyor; büyük ihtimalle insanları bir yere topladılar ve başka bir materyalle yaktılar. Tabi şuanda bu delillerin hepsini topladılar.

    Yine sokaklarda aynı şekilde yanan çimler, yanık toprak ve izler gördük. Bu izler kan izleriydi. Şuan arkadaşlarımız geriye kalan delilleri topluyor. Evet şuan dokunulmaz bir yapı var ama bu böyle gitmez. Bana göre şuan en önemli şeylerden birisi adaletin yerini bulması. Bunun için de bunu yapanların cezalandırılması. Bu insanlara adalet borcumuz var. Adaletin gelmesi için hepimizin çalışmasına ihtiyaç var.

    İNSAN OLMAKTA ISRAR EDECEĞİZ

    Başarılı olmak için Artvin’in Cizre’nin birlikte mücadelesi etmesi gerekir. Yine de bunun kolay olmayacağını biliyoruz. Büyük bir güç var karşımızda ve büyük bir propaganda yapıyor. Ben siyasetçi değilim, sosyal bilimciyim. Bu büyük gücün karşısında elimizden geldiği kadar insan olmakta ısrar etmeliyiz.

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1
    Profesor Alex Collinicos

    PROFESOR ALEX COLLİNİCOS: YAŞADIKLARIMIZ ÇOK KORKUNÇ

    Panelin konuşmacılarında Profesor Alex Collinicos yaptığı konuşmada Britanyalı sosyalistlere çağrı yaparak her zamankinden daha fazla Kürtlerle dayanışma ihtiyacı olduğunu ifade etti.

    Collinicos şunları belirtti; ‘‘Kürtlerle dayanışmamı göstermek için bugün burdayım. Bu korkunç dönemde tüm Britanyalı sosyalistlerin Kürtlerle dayanışması çok önemli. Çünkü Britanya emperyalizmi bundan yüz yıl önce Kürtlerin kimliğini red edip, kendi kendilerini yönetme haklarını elde etmelerine engel oldu. Son aylarda yaşadıklarımız, gördüklerimiz gerçekten çok korkunç, tarih sanki tekerrür ediyor. Kürtlere karşı savaşın karşısında akademisyenlerin çıkışı çok önemliydi. Ben akademisyenlerin çıkışını desteklemekten çok mutlu oldum. Belki de Londra gibi güvenli bir yerde benim için istediğim şeyi imzalamak kolay. Ancak Türkiye’deki akademisyenlerin aldığı risk çok büyük dayanışma ve desteği hakkediyor.

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1
    Profesor Nadje Al-Ali

    PROFESOR NADJE AL-ALİ: KÜRT KADIN HAREKETİ GİBİ İLERİCİ BİR HAREKET GÖRMEDİM

    Panelin bir diğer konuşmacısı Profesor Nadje Al-Ali ise yaptığı konuşmada Kadın mücadelesine değinerek, 20 yıllık kadın ve cinsiyet çalışmasında Kürt kadın hareketi kadar ilerici gelişen bir hareket görmediğini ifade etti.

    Al-Ali konuşmasında şunları belirtti; ‘‘Akademisyenlere yönelik saldırı aynı zamanda demokrasi ve insan haklarına yönelik daha geniş saldırıların sinyalini veriyor. Kürt sivillere, şehirlere yönelik saldırılar görünür olanlar, ama Türkiye genelinde demokrasiye ve insan haklarına yönelik te geniş saldırılar var.

    Şuanda Türkiye’de barış aktivizmi ile kadın hakları aktivizmi arasındaki ilişki üzerine çalışıyorum. Şunu fark ettim ki Türk feministler biraz Kemalist ve ulusalcı olan eski feminist harekette değişim yaşanmış. Türk feministler Kürt feministlerle beraber eylemlerde Kürtçe slogan atıyorlar. Ve benim için çok etkileyiciydi, Türk feministlerin bana ‘Kürt kadın hareketinden çok şey öğrendik’ demeleri. Kürt politik hareketi uzun bir yol kat etti. Ve şunu söyleyebilirim ki; 20 yıldır cinsiyet ve kadın üzerine çalışıyorum, hiç bir zaman bu kadar ilerici ve gelişen bir ideoloji ve pratik görmedim.

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1
    Doktor Thomas Marios

    Panelin son konuşmacılarından Doktor Thomas Marios ise yaptığı konuşmada akademisyenlere yönelik saldırıların çok korkunç düzeye ulaştığını, AKP’nin demokratik açılımıyla beraber çoğumuzda bir umut oluştuğunu ancak, şuan Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan baskıların çok ciddi derecede arttığını ifade etti.

    Panel soru cevap bölümünden sonra sona erdi.

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

    Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

     

  • Aim Accountancy’den çok özel kampanya

    Aim Accountancy’den çok özel kampanya

    Tecrübeli ve profesyonel hizmetleri ile sektörde kısa sürede fark yaratan Aim Accountancy’den Mini Cab şöferlerine çok özel indirim.

    Kaliteli ve profesyonel hizmeti en uygun fiyatlara sunma ilkesi ile çalışmalarına devam eden Aim Accountancy Mini Cab şöferlerine özel indirimi hizmetlerinde yıllık hesaplar ve kişisel vergi hesaplamalarını sadece 150 Pound’a yapıyor.

    İLK 15 KİŞİYE BİR YILLIK BEDAVA HİZMET

    Telgraf gazetesi ile yürüttüğü çok özel kampanya dahilinde gazetemizi Aim Accountancy şirketine ulaştıran ilk 15 Mini Cab şöförünün yıllık olarak tüm muhasebe işlemlerini ücretsiz yapacağının duyurusunu da yapan muhasebe bürosu yetkilileri ayni zamanda ‘kaliteli hizmet herkesin hakkıdır’ diyerek çok özel fiyatlarıyla muhasebe işlemleriniz için önce Aim accountancy’ye başvurulması gerektiği vurgusu yaptı.

    Aim Accountancy’den çok özel kampanya 1
    Aim Accountancy Yöneticileri Yuksel Demir ve Yıldız Işık

    MİNİ CAB ŞÖFERLERİNE ÖZEL KAMPANYA

    Aim Accountancy, Mini cab şöferlerine özel düzenlediği kampanya ile kaçırılmaz bir fırsat yarattı. Ayni zamanda kampanya dahilinde de Telgraf gazetesi ile yürüttüğü çalışmada da yine şöferlerin yüzünü güldürüyor.

    Kişisel vergi ödemeleri ve hesaplamarı ile hesap tutma işlemlerini Mini Cab şöferleirine yıllık olarak sadece 150 Pound’luk ücretle gerçekleştirirken, Aim Accountancy ayrıca Telgraf gazetesini ofislerine ulaştıran ilk 15 Mini Cab şöförünede yıllık olarak tüm muhasabe işlemlerini ücretsiz sağlama imkanı yaratarak sektördeki emin adımlarına devam ediyor.

    Hesap açma

    Vergi ödemeleri

    VAT ödemeleri

    Defter tutuma

    Şirket kurulumu

    Cash flow forecast and projection (turkcelerı yazıalcak)

    İşlemleri ile tüm muhasebe işlemlerinizi gerçekleştirmeden önce Aim Accountancy’ye başvurup çok uygun fiyatlar alabilirsiniz.

    Yüksel Demir ve Yıldız Işık yönetimindeki aim Accountancy Ashley House 235-239 High Road, Wood Green, London N22 8HF adresinde bulunuyor. Daha fazla bigi için www.aimaccountancy.com internet adresini ziyaret edebilir veya info@aimaccountancy.com email adresine yazabilir yada 0208 935 5243 numaralı telefonu arayabiirsiniz.

  • Londra’da kadının sesi yükseldi! (VİDEO+FOTO)

    Londra’da kadının sesi yükseldi! (VİDEO+FOTO)

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nünde Londra’da da yürüyüş düzenlendi. Haftasonu düzenlenen büyük yürüyüşte Londra’da kadınların sesi yükseldi.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Gerçekleştirilen organizasyonda yaklaşık 2 Bin kadın, Londra’nın ünlü Oxford Circus bölgesinden Trafalgar meydanına yürüdü.

    Çeşitli sivil toplum örgütleri, dernekler, hayır kurumları ve bir çok kadın komisyonu yürüyüşe destek vedi. ‘Millon women rise’ kuruluşunun organize ettiği etkinlikte katılımcılar Trafalgar meydanını doldurdu. Million Women rise organizasyonunun yürüyüşte bu yıl ki hedefi ise kadına yönelik şiddet ve İngiliz hükümetinin şiddete maruz kalan kadınlara yaptığı maddi destekte kesintiye gideceğine ışık tutmak oldu.

    Yürüyüşte ‘kadınlara yönelik şiddeti birlikte sonlandıralım, baba annemi üzmekten vazgeç, aile içi şiddete hayır’ yazılı pankartlar taşındı. Kadınların oluşturduğu kollektif bir grup müzisyen ise ritimleri ile kortejin başında yürüyerek etkinliğe renk kattı.

    https://youtu.be/eUk6Z_Ey0wM

    Katılımcıların ‘hemen adalet istiyoruz, kadınların birleşmesi engellenemez, nereye gidersek gidelim ne giyersek giyelim evet- evet demektir hayır ise hayır, güç kadında’ sloganlarını attığı etkinlikte, kadın işçi sendika üyeleri de hazır bulundu.

    Kortejın Trafalgar meydanında toplanmasınn ardından, kadın dernekleri ve hayır kurumlarından temsilcilerin konuşmalarının sonrasında, müzik ve dans gösterileri sahneye konuldu.

    İnsan hakları temsilcilerininde katıldığı eylemde, Londra 8 Mart Kadın Dayanışma Platformu adı altında, Yeni Kadın Londra, Sosyalist Kadınlar Birliği, Avrupa Demokratik Kadın Hareketi, Roj Women, Kırkkısraklılar Kadın Komisyonu, Dersim-Der Kadın Komisyonu, El-Com Kadın komisyonu ile AMBE, UNISON, Haven Refuge, Butterfly Faundation gibi Londra’nın önde gelen örgüt, komisyon ve kurumları çevredekilerden büyük alkış aldı.

    https://youtu.be/HxgkKeND1CA

    Katılımcılar, Suriye’de ve Filistin’de de yaşanan üzücü olayları gündeme getirdi. Burada yaşamını yitirenleri anarak ve tutsak kadınlara da destek belirterek kadın dayanışmasının evrensel olduğu vurgulandı.

    Günün önemini en çok belirten, ‘Kadına şiddete hayır!’ sloganının sıklıkla atıldığı, yürüyüş boyunca binlerce bildiri bölgedeki vatandaşlara dağıtıldı. Yöresel kıyafetlerle yürüyüşe katılan Roj Woman’da çevredekilerin büyük ilgisini çekti.

    8 Mart Londra Kadın Dayanışma Platformu düzenlene yürüyüşe, Türkiye ve Kürdistan’daki katliamlara dikkat çeken bir pankartla katıldı.

    Ayrıca kadınlar, Orta Amerika ülkesi Honduras’ta ödüllü çevreci, aktivist ve yerli hakları savunucusu Berta Caceres’in katledilmesini de kınayarak, adaletin biran önce sağlanmasını istediler. Rengarenk kıyafetleriyle yürüyüşe katılan kadınlar, kadına yönelik şiddete “hayır” dedi. Yaklaşık 2 Bin kişinin katıldığı organizasyon, Trafalgar meydanındaki gösterilerin son bulmasının ardından tamamlandı.

    National Statistics (ONS)’den edinilen bilgiye göre Britanya’da sadece geçtiğimiz yıl 2015 içerisinde 1.4 Milyon kadın aile içi şiddete maruz kaldı.

     

    million women rise london 20

    https://youtu.be/ALHncILl9UE

    million women rise london 25

    million women rise london 27

    million women rise london 23

    million women rise london 28

    million women rise london 24

    million women rise london 15

    million women rise london 21

    million women rise london 19

    million women rise london 14

    million women rise london 18

    million women rise london 16

    million women rise london 17

    million women rise london 13

    million women rise london 12

    million women rise london 10

    million women rise london 8

    million women rise london 11

    million women rise london 9

    million women rise london 7

    million women rise london 5

    million women rise london 6

    million women rise london 4

    million women rise london 3

    million women rise london 1

    million women rise london 2