Sayın Başbakana açık mektup!

Sayın Başbakana açık mektup!
  • 11.05.2011

Sayın Başbakana açık mektup!

Sayın Başbakan, bu mektubu sizlere yazmam konusunda hayli zorlandım, yazayım mı, yazmıyayım mı diye. Duyarlı bir yurtseverin sorumluluğuyla yazmaya karar verdim. Sekiz yıldan buyana iktidardasınız ve hemde tekbaşınasınız. Yapacaklarınıza, mecliste engel olacak kimseler de yok.

İktidarı, kavurucu bir Kürt sorunuyla birlikte devr aldınız. Bu sorunu çözeceksiniz diye, pek çok Kürt halkı partinize oy verdi. Birşeyler yapacağınızı umut ederek bekledi. Belki de, bürokrat kadronuzu oluşturmadınız diye sizlere ikinci bir şans daha verildi, iktidara geldiniz. Beklenen açıklamayı 2005 yılında Diyarbekir’de yaptınız: ” Kürt sorunu vardır. Bu benim sorunumdur. Devlet geçmişte bazı hatalar yapmış. Bu sorunu demokratik kurallar içerisinde çözeceğim” mealinde beyanda bulundunuz. Bir başbakanın sözü, senettir. Yerine getirilmesi gerekir. Başbakanın sözü ülkenin onurudur. Halk tepkinli de olsa bayram yaptı, barış gelecek diye. Aylar, yıllar geçti. Sonuç koca bir sıfır. İnkar, imha, operasyonlar, öldürmeler, göçler, keyfi tutuklamalar devam etti. İşkence günlük kulvarında devam etti. Bunlar halen devam ediyor.

Verdiğiniz sözü yerine getirmemek, aksini yapmak bir başbakana yakışıyor mu? Bir açılımdan değil, birçok açılımdan söz ettiniz. Kürt açılımı, Alevi, Romen, Ermeni açılımı. Hatta göstermelik toplantılar da yaptınız aylarca ve hatta iki de bakan görevlendirdiniz. Sonuç yine hüsran. Dağ fare bile doğurmadı. Bu davranışlar, Ortadoğu coğrafyasında sayğınlığı olan bir devletin başbakanına yakışıyor mu? Dolaylı olarak devletin saygınlığı erezyona uğramıyor mu?

Sayın Başbakan, ” ev yakma kılavuzu tarifeleri” varmıdır başka ülkelerde benzerleri? Bu kılavuz halen yürürlükte mıdır ülkemizde?

Bugün de kalkmış “Kürt sorunu bitmiştir” diyorsunuz. Sayın Başbakan, Türkiyeli halkları aptal mı sanıyorsunuz? Bildiğim kadariyle, Müslümanlar yalan söylemez. Peki, ne yaptınız da “Kürt sorunu bitmiştir” diyorsunuz? Yanan, yıkılan köyler mı, yeniden kuruldu? Kürd halkı okullarda ana dilini mi öğreniyor? Kürt kültürü, Türk kültürü gibi yasal güvenceye mı kavuştu? Kürt Halkı’n varlığı anayasa güvencesine mi kavuştu? Kürtlerin siyasal örgütlenmeleri için yasal değişiklikler mı yapıldı? Kardeşin kardeşi vurduğu Koruculuk sistemi mi kaldırıldı? Yaraların sarılması için genel bir af mı çıkarıldı? Sayın Başbakan, siz bunların hangisini yaptınız ki, “Kürt sorunu bitmiştir” diyorsunuz? Bir halka, bu denli alay edilmez. Yanlış yapıyorsunuz. Hangi Kürd’ün yüzüne baksan, yaşanmışlığın derin izlerini, isteyipte yaşamamışlığın ve yaşadığı acı, gördüğü işkence,… ve ıstırabı okursun. Gözlerini, bakışlarını sizlerden kaçırarak özgür bir nefes almak için uzak dağlara bakar. Söyliyeceklerini, anayasa refarandumun da, Newroz’da, 1 Mayıs’ta ve aylardır direniş çadırların önlerinde söylüyor. Sizler bunları duydunuz mu? Yoksa duymazdan mı geliyorsunuz? Bir de kalkıp, bir başbakan olarak “ülkemizde Kürt sorunu bitmiştir” diyorsunuz. Sizler neyin peşindesiniz? Günümüz dünyasında, bir halk öldürülmekle bitirilemez. Kendinize olan saygınlığınızı sorguladınız mı hiç?

Askerleriniz, öldürdükleri Kürtlerin gözlerini oyuyor, kulaklarını, kollarını kesiyor, hıncını alamıyor başını eziyor. Kürt sorunu bitmişse bunlar neden oluyor? Bu denli sadisliğin anlamı ne?

Müftüleriniz, imamlara fetva vermiş “gerillah cenazelerini yıkamayın” diye. Müslümanlıkta bunun yeri var mı Sayın Başbakan?

Kendi vatandaşına “ya sev ya terk et, bizim dilimizle konuş, bizim gibi inan, yoksa ülkeyi terk et. Ananı al da git” diyen bir başbakan var mı yeryüzünden, sizlerden başka? Bakın, büyüklerimden edindiğim görgü gereği sizlere Sayın Başbakan diye hitap ediyorum.

Sayın Başbakan, dünya değişiyor, Kürtler de değişiyor. Bu Kürt eski Kürt hiç değil. “Ben Kürdüm diyor. Ben Selahadin’in soyundan gelme, Ahmede Xani’nın insanlığını taşıyan, ben Şeyh Said ve Seyid Rıza’nın ruhundaki azadiyim (özgürlüğüyüm) diyor. Ben halkım, doğuştan gelen, her halk gibi haklarım var, bunları olmazsa olmaz görüyorum diyorlar. Bizler Kürdüz, dilimiz var, kültürümüz var. Sizler Anadoluya gelmeden üç bin yıl önce, bu topraklardan yaşıyorduk. Sayın Başbakan, lütfen tarihinize bir bakınız, sizi Anadoluya buyur eden biz Kürtler değilmiyiz? 1071 yılı sizlere bir şey hatırlatıyor mu” diyorlar.

Sayın Başbakan, Demokratik bir anayasanın yapılması için, sağlıklı bir seçimin yapılması gerekir. Ülke bir seçim atmosferine girmiş bulunuyor. Sağlıklı bir seçim istiyorsanız, askeri kışlaya, poliside karakola çekiniz ki, her aday eşit bir şekilde seçim çalışmasını yapsın. Hakkaniyetlı tedbirler almadığınız taktirde, dökülecek kanın vebalını hiç kimse kaldıramaz. İktidarlar geçicidir. Veballar süreklidir, sizden sonrakilere de sirayet eder. Bizden söylenmesi…

Reklam
12 Aralık’ın galibi Muhafazakarlar oldu Brexit kesinleşti
ANALİZ HABER / HİKMET ERDEN LONDRA- Brexit tartışmaları ile Britanya’da yapılan 12 Aralık Genel Seçimleri Brexit’i savunan Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar...
İngiltere’nin ilk Kürt ve Alevi kadın milletvekili Feryal Demirci oldu
Seçimler de İşçi Partisi’nden aday gösterilen İşçi Partisi Kuzey Enfield adayı Feryal Clark Demirci açılan sandık sonuçlarına göre rakiplerine fark...
HDP’den İşçi Partisi’ne destek
Erem Kansoy LONDRA- İşçi Partisi adayları ile birlikte düzenlenen Halk Toplantısı’na katılan HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, İngiltere’de muhafazakar parti...
Galler’de Rojava ile Dayanışma Gecesi düzenlendi
NEWPORT- Galler Kürt Halk Meclisi’nin düzenlediği ‘Rojava ile Dayanışma’ etkinliğinde konuşan İskoç ve İngiliz Milletvekilleri Kürt halkının özgürlük mücadelesinin yanında...
Diyabet yani Şeker Hastalığı Nedir?
  Diyabet, bir kişinin kan şekeri seviyesinin çok yükselmesine neden olan ve ömür boyu süren bir hastalıktır. İki ana diyabet...
Hastanede yerde yatan çocuğun fotoğrafına bakmayan İngiltere Başbakanı Johnson’a eleştiri
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, kendisine gösterilen dört yaşında hasta bir çocuğun fotoğrafına bakmayı reddetmesi ve resmi gösteren gazetecinin telefonunu alıp...
Kayyum gaspının ardından cemaatlerin faaliyetleri arttı
Türkiye’de AKP’nin 2002 yılında iktidara gelmesiyle birlikte, başta Van, Ağrı, Bitlis gibi Kürdistan’ın birçok kentinde cemaatlerin faaliyetleri artmaya başladı. 1990’lı...
7 soruda kayyum nedir?
Farklıklara savaş açmak, çeşitliliği tek kalıba sokmak, inkâr etmek “zor”un siyasallaşmış halidir. Bu zor, bu baskı artık kayyum olarak karşımızda...
Kürt ve Türk aydınlardan Jeremy Corbyn çağrısı
HİKMET ERDEN LONDRA- Londra’da Kürt ve Türkiyeli kurumlar, aydın, yazar, avukat ve gazeteciler ortak bir deklarasyon yayınlayarak 12 Aralık’ta Britanya...
Londra’da ‘ulusal birlik’ yürüyüşü
HİKMET ERDEN LONDRA- Londra’da bir araya gelen Kürdistani kurumlar, Kürtlerin ulusal ve siyasal birliği talebiyle bir yürüyüş gerçekleştirerek, Kürdistan’ı parçalayan...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ