Tag: day-mer

  • Day-Mer’den Calais’e büyük yardım ve bölgeden sıcak gelişmeler

    Day-Mer’den Calais’e büyük yardım ve bölgeden sıcak gelişmeler

    Fransa’nın Calais liman kentindeki mülteci krizine yönelik çalışmalarına aralıksız devam eden Day-Mer, geçtiğimiz hafta sonu ‘the Jungle’da idi.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Ayrıca The Jungle’daki Calais valiliğinin mahkeme kararı ile başlattığı kampın güney bölümünü kapsayan ve yaklaşık 1000 mülteciyi olumsuz etkileyecek yıkım işlemlerinde son gelişmeleride değerlendirdik. haberimizi yayınladığımız şu sıralarda Calais Jungle kampında sıcak dakikalar yaşanıyor. 

    Yaklaşık 30 polis aracının bölgeyi sardığı, sayısız Fransız polisinin kampta hazır beklediği ve kampın güney bölümündeki çadırlardan yaklaşık 20 tanesinin yerlebir edildiği bilgisine ulaştık. Ayrıca sosyal medyada yayınlanan görüntülerde polisin kampa gaz bombaları ile saldırdığıda açıkca görülüyor.

    Britanya ile Fransa arasındaki mülteci krizi Calais liman kentindeki kamp nifusunun giderek artması ile de git gide çıkmaza giriyor. Geçtiğimiz haftalarda İngiliz mahkemesinde alınan kararlar, fransız hükümetinin kampı kaldırmaya yönelik çalışmaları yine Fransız mahkemesinin kamp ile ilgili kararının yanısıra ‘the jungle’da yaşanan insanlık dramı ile gündemden düşmeyen kamp ayrıca İngiliz yardım kurumları ve gönüllüleri ile uzun süre Avrupa’nın ortasındaki ‘insanlık ayıbı’ olarak kalacağa benziyor.

    Özellikle son 1 yıl içerisinde çok önemli gelişmelerin yanında, sayısız ölüm, polis saldırısı ve insan hakları boyutuyla sık sık başlıklara taşınan ‘the Jugle’ (Orman mülteci kampı) son olarak İngiliz işçi partisi lideri Jeremy Corbyn’in ziyareti ile  gündeme gelmişti.

    calais erem kansoy 7

    Corbyn’in ziyareti ile İngiltereye geçme umutları ikiye katlanan mülteciler son günlerde ise Fransız hükümetinin ve polisinin baskıları karşısında direniyor. İngiliz aktivistler ve İngiltere’den Calais’deki mültecilere yardım eli uzatan Care4Calais ile CalAid günüllüleri kampta 7 gün 24 saat çalışmalar yürüterek, yardıma muhtaç insanların daha ‘yaşanır’ koşullarda kampta zaman geçirmelerini sağlamak üzere büyük çaba gösteriyor.

    THE JUNGLE’DA SON DURUM

    İngiltere’nin mahkeme  kararının ardında şok bir mahkeme kararı ile de Fransa son günlerde kampın bir bölümünün kaldırılıp taşınmasına yönelik olumsuz kararını uygulamaya çalıştığı sırada yine Fransa’daki gönüllülerin Fransız mahkemesinde başlattığı karşıt dava ile şuanda adeta Kamp üzerinde deyim yerindeyse bir politik ve yasal kriz yaşanıyor.

    Fransa’da uzun süredir tartışmaya neden olan Calais mülteci kampının güney tarafı boşaltılmaya başlandı.

    Day-Mer’den Calais’e büyük yardım 1

    Valiliğin tahliye kararının mahkeme tarafından uygun bulunmasının ardından kampa güvenlik gücü gönderildi. Bu gelişmenin ardından bölgede yıkım da başladı. Valiliğin hijyen gerekçesi ile kapatılmasına karar verdiği kampta 26 Şubat tarihli mahkeme kararı ile kampın sadece güney bölümündeki ‘planlı yıkım’ işlemleri dün 29 Şubat itibariyle hızlandırıldı. Fransız polisi kampa gaz bombaları atarak kalabalığı dağııp bölgeden uzaklaştırarak belediye görevlilerinin yıkıma devam etmesi için çalışıyor.

    İngiltere’de de yıkıma tepkiler yükseliyor. Yıkım işlemlerinin başlaması ile Londra’da bulunan aktivistler başbakanlık önünde bu gece büyük bir eyleme hazırlanıyor.

    fotoğraf AFP arşiv, daha önceki yıkım girişiminden
    fotoğraf AFP arşiv, daha önceki yıkım girişiminden

    Geçtiğimiz gün Fransız mahkemesinin ‘kampın büyük bir bölümü tahliye edilecek’ kararı ile Fransız polisi , çadırlara yetkililer göndererek mültecilerin birinci seçenek olarak Fransaya iltica başvurusu yapmalarını böylelikle onlara kalacak yer tahsis edileceğini, ikinci olarak ise kampa önceden yerleştirilen konteynerlere ikamet için geçmeleri gerektiği ve son olarak ise bölgeyi terketme seçenekleri olduğu yönünde baskı uygularken, gönüllülerin açtığı Fransız mahkemesindeki karşıt dava ise halen devam ediyor.

    İki ayrı davanın uzaması neticesinde ve yine sayısız basın mensubunun kamp ve kamp çevresinde beklemesi ile Fransa hkümeti yıkım işlemlerine başlamıştır. Fakat kampın tamamıyla ilgili bir yıkım kararı mahkemeden çıkmamıştır. Ayrıca yıkıma karşı dava da devam etmektedir.

    DAY-MER ÖNEMLİ ÇALIŞMALARINA DEVAM EDİYOR

    İngiltere’de yaşam sürdüren toplumumuzun da sayısız dernek, kurum ve kuruluşu mevcut iken, Avrupa’nın ‘insanlık ayıbı’ Calais’e yönelik yaptığı çalışmalar ile Day-Mer farkını ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl Kasım ayından buyana başlattığı kış dönemi yardım kampanyasının yanısıra ‘the Jungle’ın politik kriz boyutuna yönelik lobi çallışmalarınıda eş zamanlı yürüten Day-Mer, uygulamaya koyduğu Calais Dayanışma Komitesi ile daha çok önemli boyutta yardımı oraya götürüp adından söz ettirecek görünüyor.

    Day-Mer'in Calais yararına düzenlediği sergiden 2.500 Pound bağış toplandı
    Day-Mer’in Calais yararına düzenlediği sergiden 2.500 Pound bağış toplandı

    Yaklaşık 5 aylık süreçte 3 defa ‘the Jungle’ı hazırladığı delegasyonlar ile  ziyaret eden ve her defasında tonlarca yardımı bölgeye ulaştıran Day-Mer son olarak düzenlediği Calais konulu fotoğraf sergisi ile başlayan kampanyanın yardımlarını kampa ulaştırdı. Düzenlenen kampanyada, öncelikle gerçekleştirilen fotoğraf sergisinde 2 Bin 500 Sterlin’lik bir gelir elde edilirken eş zamanlı ve 2 hafta boyunca devam eden yardım toplama kampanyasında ise 2 kamyon eşya mülteciler için toplandı.

    YARDIM ‘JUNGLE’A ULAŞTIRILDI

    Oluşuturduğu Calais Dayanışma Komitesi ile delegasyonlar hazırlayarak ü.üncü kere Calais’i ziyarete giderek yardım götüren Day-Mer, delegasyonlarda yer verdiği belediye meclis üyeleri, kurum ve kuruluş yöneticilerinin yanısıra parlamentoda milletvekillerine yönelik bilgilendirme toplantıları ile özel yazışmalarıyla da lobi çalışmalarına ayrıca devam ediyor.

    Day-Mer’den Calais’e büyük yardım 2

    Geçtiğimiz hafta yardım kampanyasını düzenlediği fotoğraf sergisi ile hızlandıran Day-Mer komisyon yetkilileri, sergiden elde edilen yaklaşık 2 Bin 500 Sterlin’e ek olarak yaklaşık 4 tonluk gıda ve giyecek eşyaları ile toplanan bağışlarla da birlikte Bin 700 Sterlin’lik nakit yardımı bölgeye ulaştırdı. Jungle’da yasal çalışmalar yürüten  Care4Calais gönüllüler kurumuna Bin 700 Sterlinlik yardım teslim edilirken, yine Care4Calais’in sorumluluğundaki yardım deposuna da 2 van ve 1 otobus bagajı dolusu yardım da teslim edildi.

    Fotoğraf sergisinden elde edilen gelirin bir bölümü ile taze yiyecekler de satın alınıp bölgede yardımları dağıtan depo ya teslim edildi.

    Day-Mer’den Calais’e büyük yardım 1

    GÖNÜLLÜLER GÜN BOYU KAMP VE DEPODA ÇALIŞMA YÜRÜTTÜ

    Calais Dayanışma Komitesinin organize ettiği kamp ziyaretleri ve yardım ulaştırma çalışmalarında hem kamptaki insanlık dramını yerinde inceleme adına hem de duyarlılıı artırmak adına Day-Mer yetkilileri yardımları oluşturduğu delegasyonlar ile bölgeye ulaştırıyor. Şimdiye kadar 3 kere oluşturulan delegasyonlarda gazeteciler, dernek yöneticieri, kurum temsilcileri, sendika yöneticileri, siyasetciler ve yerel yönetimlerden isimleri de bünyasine katmayı başaran Day-Mer delegasyon üyelerinin de ziyaret esnasında bölgede çalışma yürütmesine yardımcı oluyor.

    Care4Calais sorumluluğundaki ve kampa yaklaşık 15 dakika uzaklıktaki erzak ve kıyafet deposunda toplanan yardımların indirilip ayrıştırılması ve düzenlenmesi ile kampa gönderilecek van araçların organizasyonunda bölgedeki gönüllüler ile birlikte çalışan delegasyon üyeleri böylelikle kampı sadece gezip görmenin yanında çalışmalar da yürüterek katkıda bulnuyorlar.

    Londra’da bulunan Londra Toplum Merkezindeki binasından harekete geçen Day-Mer delegasyonu komisyon üyeleri ile beraber, sabah erken saatler de ‘the Jungle’a varmasının ardından yaklaşık 1 buçuk saat kampta gözlemler yaptı. Ardından kamp yakınındaki depoya giden delegaston gün boyu buradaki çalışmalara destek sağlayarak katkıda bulundu.

    erem kansoy calais 1

    CALAİS İÇİN DEV BİR AİLE

    Day-Mer Calais’e sadece yardım götürme amaçlı çalışmalar yürütmüyor. Özellikle İngiltere içerisinde bölgeye yönelik duyarlılığın artırılması ve politik krizin mülteciler yararına neticelenmesine yönelik çalışmalar da yürütürken, 3 kez düzenlenen ziyaret ile oluşturulan delegasyonlarda, yaklaşık 100 kişi bölgeye götürlüdü. Ayrıca sergi ve toplantılar ilede yüzlerce vatandaşa ulaşıp konu ile ilgili bilgileri sunan Day-Mer, Calais liman kentindeki mülteclere yönelik çalışmalar yürüten duyarlı ve büyük bir aie oluşturdu.

    Ekip çalışmaları ile organize edilen yardım kampanyaları ve yardımların bölgeye ulaştırılmasındaki profesyonel organizasyon ile yine bölgedeki çalışmalara emek boyutuyla da destek sunan sayısız delegasyon üyesi, Day-Mer’in çalışmalarını onaylayarak destek sunmaya devam ediyor.

    calais france erem kansoy 1

    DIDIF KARDEŞ KURUMUNDAN DA DESTEK

    Fransa’da faaliyetlerine devam edne ve Day-meri’in kardeş kurumu olarak nitelendirilen DIDF’de ayni gün Fransa’da topladığı 2 van araçlık yardımı kampa getirerek, Day-Mer yetkilileri ile beraber depoya teslim ederek yerleştirilmesinde yardımcı oldu.

    15 kişilik bir kadro ile bölgeye dayanışma amaçlı desteğe gelen DIDF yetkilileri de bölgedeki çalışmalara katılarak, Fransa’da daha fazla duyarlılık artırmaya yönelik çalışmalar yaacaklarını belirtti.

    calais erem kansoy 6

    YARDIMLAR KIŞLIK KIYAFET VE YİYECEK

    Day-Mer’in kardeş kuruluşu DIDF ile beraber bölgeye hafta sonu ulaştırdığı yardımlarda battaniye, yorgan, monti yünlü kıyafetler, ayakkabılar, çizmeler, çadır ve çadır yapımında kullanılacak malzemeler, hijyen malzemeleri ile kuru yiyeceklerin yanısıra yüzlerce kutu hazır yemek de depoya teslim edildi.

    Kamptaki aşırı soğuk ve yağmur nedeniyle ençok gerekli malzemeler listesinin başında kıyafetler ve yine yardımların azlığı nedeniyle yemek ihtiyacına büyük katkıda bulunan Day-Mer, kış dönemindeki çalışmalarını kamptaki ihtiyaçlara yönelik hazırladı.

    calais erem kansoy 4

    CALAİS ACILARIN VE UMUDUN BİRLEŞTİĞİ NOKTA OLMAYA DEVAM EDİYOR

    Daha önceden de Avrupanın bu insanlık ayıbına yönelik sayısız haber ve fotoğraf hazırladığımız esnada hep belirttiğimiz gibi, yaşanan savaşlar nedeniyle Avrupanın da mülteci krizi giderek büyüyor.

    Afgan, Iraklı Kürtler, Filistinliler,Nijeryalılar Rojava’lıların coğrafyadaki savaştan kaynaklı ülkelerini terk etmesi ile Britanya’ya geçme umudunun kesiştiği nokta Fransanın Calais liman kentindeki The Jungle mülteci kampında, açlık , susuzluk ve soğuk ile boğuşan mülteciler ölüm olayları ve Fransız polisinin insanlık dışı uygulamalarıylada yüzleşti.

    Herşeye rağmen daha güzel yarınlar, iş ve ekonomik gelir umuduyla bir çok dilden, din ve ırktan insanın buluşma yeri Calais tarihte Avrupanın kanayan yarası olarak yerini aldı.

    m1

    DAY-MER YETKİLİLERİ ZİYARET VE YARDIM KAMPANYASI İLE İLGİLİ NE DEDİ?

    Kış dönemindeki the Jungle’a yönelik yardım çalışmalarına hız veren Daymer Yetkililerinden ve Calais Dayanışma Komitesi sorumlularından Zübeyde Aydemir ve Çınar altun gazetemize haftasonu düzenlenen ziyarette birer de demeç vererek hem izlenimlerini hemde çalışmalarına yönelik bilgileri paylaştı.

    calais erem kansoy 8

    Zübeyde Aydemir

    “Bu Calais’e üçüncü gidişimiz. İki ay aralıklarla bölgeye gittik ve her gidişimizde değişik katılımcılarla oluşturduğumuz delegasyonlarla gittik. Vardığımızda bizi bekleyen mülteci kampındaki değişiklikler son seferemize göre çok daha büyüktü.

    İlk ziyaretimizde DayMer’den küçük bir delegasyonla gitmiştik.  İkinci ziyaretimizde değişik Türk ve Kürt toplum kurumlarından katılımcılarla bölgeye gitmiştik. Son gidişimizde ise Calais ile dayanışma sergimize gelen, etkilenen bir şekilde mültecilerin haklarını savunan sınırların açılmasını savunan sıradan duyarlı, yerli halktan ve üyelerimizden 33 kişiyle gittik. Aynı zamanda Fransa’daki kardeş örgütümüz DİDİF’den de 15 kadar arkadaşımız da bize katıldılar.

    Kısaca kamp alanını gezdikten sonra 60 kişiye yakın bir ekip yardım deposunda götürdüğümüz 4 van dolusu yiyecek ağırlıklı malzemelerin ayıklanmasına yardımcı olduk. Ayrıca 1700 sterlin topladığımız maddi yardımı da Care4Calis Vakfına teslim ettik.

    calais 1

    Son ziyaretimizde bariz olan, çadırlardan daha çok insanların artık kafalarının üzerinde çatı diyebilecekleri şeklinde küçük tek gözlü odalar kurulmuştu. Daha önce çamur deryasında yürüdüğümüz koridorlara çakıl taşları atılmış, bir şekilde çamur ve yağmur suyu kontrol edilmeye çalışılmış. Restoranları, kuaför dükkanı, bakkalları, camisi, kilisesi ve hatta bir grup  çocuğun ders yaptığı okulu ziyaret ettme fırsatım da oldu. Sergimize katılan çocukların yazmış oldukları barış ve dayanışma mesajları içeren kartlarını da bilhassa iletebildim.

    Bütün bu manzaradan çıkardığım sonuç mülteciler İngiltere’ye gelmenin zorluğunu kanıksamış durumdalar. Mümkün olduğu kadar “normal” bir yaşamı  devam ettirmeye çalışıyorlar.

    Bir diğer taraftan da Fransız ve İngiliz hükümetlerinin şiddetinin dozajıda artmış durumda. Mültecilere gözdağı vererek, yıldırarak ve sınırları kapatarak orada dağıtmaya çalışıyorlar. Orada uzun süredir gönüllü çalışanların anlattıkları çok korkunç hikayeleri dinledik, örneğin tek başına buldukları mültecileri  kemikleri kırılana kadar döven faşistlerin sokakları gezdikleri anlatıldı.

    Sınırı geçmek için geceleri tırlara atlarken yakalanan mültecileri polisin saatlerce uzaktaki karakollara götürüp daha sonra sokağa bırakıldıkları anlatıldı. Böyle bir kampta yaşamanın kendisinin eziyet olduğu yetmiyormuş gibi gerek faşistler gerek polis tarafından gündelik tacize mülteciler maruz kalıyorlar.

    Burada bize düşen bireyler boyutunda yardımlarınızı esirgemememiş, duyurulara destek olmanız ama daha da önemlisi lobi çalışmasını hızlandırmak. İngiliz ve Fransız Hükümeti’nin çıkardığı savaşların sonuçlarının sorumluluklarını almaya zorlamak gerekiyor. Bundan daha kalıcı bir çözüm söz konusu değil. Sergimize katılan fotoğraf satın alan, evinden eşya getiren, maddi destekte bulunan,  kampı ziyarete  giden ve orada gönüllü olarak çalışan tüm dostlarımıza üyelerimize  buradan DayMer adına çok teşekkür ediyorum.”

    calais erem kansoy 5

    Çınar Altun

    “Malesef Batı ülkeleri dünyadaki körükledikleri savaşların mağdurlarına göz yumuyor ve kendi çıkarları için hangi mültecilere yardım edip etmeyeceğine kendisi karar vermek istiyor. Bu boşluk belliki Fransa ve İngiltereden gelen gönüllü bireyler ve ufak kurumların özveri ve insiyatifine kalmış durumda, ve bu ufak diye nitelendirdiğimiz kurumların ne kadar büyük işler başardığını ve başarabileceğini Calais’e yaptığımız ziyarette gördük. Bu son gidişimizde daha düzgün organize edilmiş yardımlar ve gelişen bir yapılanma gözlemledim. Çok zor koşullarda ortak mutfaklar, okul, gençlik merkezi ve buna benzer organizasyonlar yapılmış ve insanların en temel ihtiyaçları zorda olsa el birliyle giderilmeye çalışılıyor.

    Day-Mer olarak bizde bu çabalara destek olmak ve çaresiz bir durumda olan insanlara yaşamlarını devam ettirmek için ve seslerini kamuoyuna duyurabilmek için kampanyamızı fotoğraf sergisi ve bağış kampanyası ile devam ettirdik. Kampanyamızı aynı zamanda parlementoya taşıdık ve bunun üzerinden bir çok yerli ve yabancı birey ve kurumla el ele vererek hem şu anda orada bulunan mültecilerin kışı geçirebilmelerine yardımcı olduk, hemde büyük ekonomik gücü olan yardım kurumalarına ve parlementoda kamuoyu yaratabildik.”

    Oktay Şahbaz

    “Day-mer olarak Calais’deki mülteci yerleşim yerlerine daha önce iki dafa ziyarette bulunmuştuk. Bu iki ziyarette daha çok buradaki insanların yaşadığı insanlık dışı durum ile karşılaşıp bunu Londra’da yaşayan Turkiye’li ve Kürt toplum ile paylaşmıştık. Bunun yanında mültecilerin bu durum hakkında kamuoyu oluşturmak için bir rapor doğrultusunda parlemento’da bir toplantı organize etmiştik.

    Bu gelişimizde, yani üçüncü gelişimizde, durumun daha da kötü olduğunu gördük. İlk iki ziyaretimizde gördüğümüz insanlık dışı yaşam koşullarının yanında ayrıca faşizan ve ırkçı saldırıların yoğunlaştığını ve bunca savaş ve katliamdan kaçan insanların Fransız hükümeti ve Fransız faşistleri tarafından öldürülmeye çalışıldığını öğrendik. Kamp’da yaşam koşulları daha da kötü durumda.

    Fransız hükümeti kampı dağıtmak için kampın güneyinden başlayarak hayata geçirmek istediği bir dağıtma planı olduğu ile karşılaştık. Buradaki mültecilere önerilen veya umut verecek bir vaatin olmadığını gördük. Kampda çıkarılan insanlar önce devletin mülteci kamplarına oradan da ülkelerine sınır dışı edildiklerini öğrendik. Bunun yanında polisin kampdaki mültecileri tahrik etmek için yaptığı, durduk yere biber gazı sıkmak, tazyikli su sıkmak, buldozer ve diğer iş arabalarıyla kampa girmek, gibi insalik dışı uygulamalar hakkında bilgi aldık. Bu gelişmelerden daha kötü olan ise kampa aşırı sağcı ve ırkçı Fransız gruplar tarafından yapılan saldırıların arttığını öğrenmemiz oldu. Aşırı sağcı ve ırkçı grupların kamp dışında mültecileri yakalayıp bilinçli bir şekilde kemiklerini kırana kadar dövdüklerini burdaki yetkililerden duyduk. Polisin bu tür durumlara müdahale etmediğini ve göz yumduğu bize bildirilen başka korkunç bilgiler oldu.

    Day-mer olarak bu gelismelerinde içinde bulunduğu yeni bir raporu yazıp bir çok yetkili kurum ve kuruluş ile paylaşmayı düşünüyoruz. Bu anlamda mültecilere ile dayanışma içinde olmaya devam edip sınır kapıların açılması ve onların gelmeleri için elimizden geleni yapmaya Day-mer olarak devam edeceğiz.”

    Day-Mer’den Calais’e büyük yardım 1

     

  • Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi

    Day-Mer’in Fransa Calais ve Dunkirk bölgesindeki mültecilere yardım kampanyası çerçevesinde organize ettiği ‘çamur ve muşamba’ adlı sergi 13 Kasım Cumartesi günü kapılarını hem fotoğraf severlere hemde bu konuda bağış yapmak isteyen duyarlı vatandaşlara açtı.

    Haber:Day-Mer basın-Fotoğraf:Erem Kansoy

    Yaklaşık 300 kişinin katıldığı sergide satılan fotoğraflar ve yapılan bağışlar ile beraber £2500’ye yakın bir miktar toplanırken sergi bir çok kesim tarafından büyük ilgi gördü.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Calais ve Dunkirk bölgesinde götürülmek istenen Çadır, Battaniye, Uyku tulumu, Su geçirmeyen ayakkabı, bot ve çizme, sıcak ve su geçirmeyen ceket ve montlar bunun yanında kuru ve konserve yiyecekler temin etmek isteyen Day-Mer 27. Subat’da kampları ziyaret edip bu konuda toplanılan yardımları yerine ulaştırmayı planlıyor.

    Sergi çerçevesinde bir çok kesim ile irtibata geçen Day-Mer Calais ile Dayanışma Komitesi üyeleri sergiye bir çok Milletvekili, belediye encümen üyesi, sendikacı ve bu konuda çalışma yürüten bir çok kesimi davet etti.

    Sergi ve hedefleri bir çok kesim tarafından destek görürken sergiye katılamayan kesimler dayanışma mesajları ve yaptıkları bağışlar ile destek sundular. Ayrıca bazı belediye encümen üyeleri, sendıkacı ve kampanya grubu üyeleri bizzat sergiyi ziyaret ederek destek sundu. Gün boyu devam eden sergiye katılan bireyler yapılan dekor ve gösteriler ile Fransada’ki mülteci kamplarındaki atmosferi hissetme şansını elde ettiler. Kimi zaman hüzünlü ve kimi zaman düşündürücü yaklaşık 50 resmin yer aldığı sergide katılımcılar zaman zaman göz yaşlarına tutamadılar. Ayrıca fotoğrafların böyle bir organizede sergileyen foto muhabiri Erem Kansoy ve fotoğraf sanatçıları Edward Jonkler, Ceren Sağır ve Sena Kartal gün boyunca gelen ziyaretçiler ile sohbet ederken sergide resimleri sergilenen ama sergiye katılamayan Nick Elwood ve Sven Kaeuler Day-Mer aracılığıyla yaptıkları açıklama ile katılan herkese teşşekkür ettiler.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Sergide en çok dikkat çeken bölümlerden birisi ise mültecilere dayanışma mesajı göndermek için kurulan mesaj bölümü oldu. Ziyaretçilere sergi çıkışı birşeyler yazma fırsatı verilen bu bölüm başta çocuklar olmak üzere tüm katılımcılar açısından büyük dikkat ve önem çekti. Bu anlamda yaklaşık 150 mesaj yazılıp dilek kutusuna atıldı. Day-Mer Calais Dayanışma Komitesi üyeleri 27 Subat’da yapacakları ziyarette bu dilekleri Calais ve Dunkirk’de yer alan mülteci kamplarının yetkililerine teslim etme planları yapıyorlar.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Serginin bitmesine rağmen bu konudaki çalışmalarını devam ettiren Day-mer Calais Dayanışma komitesi üyeleri, toplumun her kesiminden duyarlı ve yardımsever vatandaşları 27 Şubat’ta gerçekleştirilecek olan ziyaretine davet ediyor. Bu bağlamda maddi-manevi yardım etmek isteyen, görüş bildirmek isteyen herkese kapılarını açarak bu çalışmaya destek vermeye çağıran Day-mer, isteyen herkesin bu ziyarette yer alabileceğini söylediler. 27 Şubat öncesine kadar kamptaki sığınmacıların temel ihtiyaç listesi aşağıda ayrıntılı bir şekilde bulunmakta.

    Bu konuda yardım etmek isteyen herkesi aşağıdaki liste doğrultusunda yardım etmeye çağıryor. Giyecek ve malzeme listesi:

    1. Çadır, Battaniye, Uyku tulumu
    2. Beden olarak 38-45 numara arası su geçirmeyen ayakkabı, bot ve çizme
    3. Sıcak ve su geçirmeyen ceket ve montlar (Küçük ve Orta Beden)
    4. Erkekler için sıcak alt yada 28-26 beden arası kot pantolanlar
    5. Çorap ve yeni iç çamaşır (Küçük ve Orta Beden)
    6. Şapka, Eldiven ve Atkı
    7. Akşam kullanılması için fener
    8. Parasal yardım (Bu yardımlar ile yukarda belirtilen ihtiyaçlar alınacaktır)

    Yiyecek listesi

    Kolay açılacak konerve hazır yemekler.

    1. Uzun ömürlü süt
    2. Uzun sure dayanıklı olabilecek meyve suları
    3. Taze meyve – Elma, Armut, Muz, Portakal, Mandalin, Nar vs.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

  • 2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri)

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri)

    Londra’da binlerce vatandaşın katıldığı ve önemli süreçlerde ses getirerek, Britanya’daki duyarlılığı artırmaya yönelik yapılan eylemler ile etkinliklerden 2015 yılında öne çıkan fotoğraflar.

    Fotoğraf: Erem Kansoy

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1

    1-YPG savaşçısı Eric Kostas Scurfield’ın cenazesinden bir görüntü

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 22-Suruç Katliamı sonrasında binlerce vatandaş merkez Londra’da yürüyüşe geçti.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 33-Suruç Katliamı Trafalgar meydanında protesto edilmişti

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 44-Türk devletinin Kürdistan’da devam eden saldırılarını protesto etmek amacıyla başkent Londra’da bir protesto eylemi gerçekleştirildi.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 55-Suriye’de gerçekleştirilen Alevi katlimlarına dikkat çekme amacıyla bugün Britanya Alevi Federasyonu, TC Elçiliği önüne siyah çelenk bırakmak istedi fakat İngiliz polisi engeline takıldı.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 66-Oxford’daki Alevi Kültür Festivali yoğun programı ile ilgi toplamıştı.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 77-Londra’da Newroz kitlesel katılım ile renkli geçti

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 88-Londra’da Newroz kitlesel katılım ile renkli geçti

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 99-Londra İbrahim Kaypakkaya’yı bu yılda kitlesel yürüyüş ile andı

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1010-Kobane’de DAIŞ çetelerinin çirkin saldırısı Demokratik Güç Birliği tarafından Londra TC Elçiliği önünde protesto edildi.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1111-Kobane’de DAIŞ çetelerinin çirkin saldırısı Demokratik Güç Birliği tarafından Londra TC Elçiliği önünde protesto edildi.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1212-İngiltere’de torries karşıtı eylemden bir foroğraf

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1313-HDP 7 haziran seçimleri öncesi Londra mitingi

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1414-Demokratik Güç Birliğinin çağırısı ile toplum Trafalgar’a akın etti. Düzenlenen eylemde Silvan ile dayanışmaya mesajı verildi.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1515-Britanya Kürt Halk Meclisi’nin düzenlediği kitlesel yürüyüş ile 15 Ağustos direnişi Londra’dan da selamlandı.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1616-Ankara katliamı sonrası Londra’da halk sokaklara döküldü

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1717-  26. Day-Mer Kültür Sanat Festivali park şenliğinde coşkulu kitlenin katılımıyla gerçekleştirildi

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1818-  12. zilan kadın festivali KCC de gerçekleştirilen organizasyonla kutlanmıştı

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 1919  -9 Ekim komplosu ve Ankara katliamı, Londra’da da kitlesel katılım ile protesto edildi. Düzenlenen yürüyüşe yaklaşık 3.000 kişi katıldı.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 2020  -7 Haziran seçimleri KCC’de canlı takip edilerek barajın aşılması ile halaylar çekildi.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 2121-  5. Londra Alevi Kültür festivali renkli görüntülre sahne olurken bir çok üst düzey yetk,l, ve temsilci festivalde konuşmacı olarak hazır bulunmuştu.

    2015`te Londra`daki eylem ve etkinlikler (foto galeri) 2222- 1 Kasım Dünya Kobane Günü vesilesiyle Haringey bölgesinde kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. Londra’lılar bugün hem seçim heyecanı hem de Kobane zaferi ile, tek yürek oldu.

  • Calais: Acıların ve ümitlerin buluşma noktası!

    Calais: Acıların ve ümitlerin buluşma noktası!

    Avrupa’nın ölüm tüneli

    Fransa’nın Calais liman kenti çeşitli bölgelerden gelen yerlerinden edilmiş yaklaşık 6000 insanın acıları ve ümitlerinin buluşma noktası oldu. Kobanêli Muhammed Hassan; “Burda kimse yaşayamaz. Hangi insan böyle bir yerde yaşabilir ki; etrafınıza bir bakın” sözleri ile Calais’in gerçek yüzünü yansıttı.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Britanya’ya daha iyi yaşam koşulları ümidi ile ulaşmak üzere yola çıkan mültecilerin buluşma noktası haline gelen Fransa’nın Calais liman kentinde adeta insanlık dramı yaşanıyor. Kış aylarının gelmesi ile aşırı yağmur, şiddetli rüzgar ve soğuk yetmezmiş gibi susuzluk, gıda sorunu, sağlık ve barınma problemlerinin yanı sıra mülteciler burada bir de ölümler ile acıların en ağırıyla karşı karşıyalar.

    'Jungle' kampındaki kullanma suyu unitelerinden biri..
    ‘Jungle’ kampındaki kullanma suyu unitelerinden biri..

    Yardım kuruluşu RedCross’un (Kızılhaç)1999 yılında Calais’te hizmete açtığı Sangatte Mülteci Merkezi’nin zaman zaman kapasitesinin çok üzerine çıkması nedeniyle 2000’li yılların ilk evresinden itibaren, Calais limanına yakın bölgelerde çadır kurmaya başlayan mültecilerin sayısı geçmiş dönemlerde en çok 700-800 iken, bu rakam son günlerde 6000’e yaklaştı. 2001-2002 yıllarında Sangatte’nin kapatılması ile bölgede yağmalamalar yaşanmış ve Fransız polisi bölgedeki çadırları dozerlerle yıkmıştı. Yaşanan olayın ardından Fransa devleti Calais’te yaşananlara karşı halen süregelen bir ‘kabullenmeme’ politikası içerisinde. Ortadoğu bölgesinde yüzlerce kamp Birleşmiş Milletler’in BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) birimi tarafından tanınıyor ve ciddi yardımlarla ayakta tutuluyorken, Fransız devletinin Calais’teki kampı ‘mülteci  kampı’ olarak tanımaması sebep gösterilerek UNHCR burada çalışma yürütmüyor. Son yıllarda ise bir çok mülteci tren yolu, feribot ve kamyon- tırlar aracılığı ile Britanya’ya geçmek üzere mücadele verirken hayatını kaybetti.

     

    Özellikle 2015 yılında nüfusunun hızla büyümesi ve yaşanan ölüm olaylarının artması ile gündemde kalan Calais, Britanyalı yardımsever aktivistlerin oluşturduğu CalAid, Refugees Welcome gibi grupların ve yine bölgede bir çatı altında toplanan Fransız ve Britanyalı gönüllülerin çalışmaları ile yardımlar ulaştırılıyor. İngiltere’de Kürtçe ve Türkçe konuşan topluma hizmet veren DAY-MER`dE bölgeye 1 tırlık yardım ulaştırarak gönüllülere teslim etti. Day-Mer’in oluşturduğu delegasyonda Day-Mer Youth, Tohum Kültür Merkezi, YÇKM Londra, Avrupa Demokratik Kadın Hareketi ile Calais’e yardıma koşan gönüllüler yer aldı. DAY-MER toplum dernekleri arasında örnek oluşturacak projelerinden birini daha böylelikle gerçekleştirmiş oldu.

    Afgan, Rojavalı Kürt, Libyalı, Iraklı Asuriler, Sudanlı, Nijeryalı ve Azerbeycanlı mültecilerin büyük bölümünü oluşturduğu Calais kampı çok ulusluluğu ile dikkat çekiyor. Çeşitli uluslardan biraraya gelen bu insanların acıları da ortak, ulaşmak için çıktıkları yoldaki son durak da… Dünya kamuoyu Fransa’ya büyük baskılar yapsa da, Fransız hükümeti halen Calais’i tanımıyor. Ayrıca Fransız polisinin de bölgedeki geniş güvenlik önlemleri büyük dikkat çekiyor. Bölgedeki mülteciler polisin zaman zaman sert müdahalelerde bulunduğunu vurguluyorlar.

    Kamp'ta zemin..Tuvalet atıkları ve çöp suları ile karışan çamur salgın hastalıklara davetiye çıkartıyor.
    Kamp’ta zemin..Tuvalet atıkları ve çöp suları ile karışan çamur salgın hastalıklara davetiye çıkartıyor.

    Sözde demokrasinin beşiği Avrupa’nın göbeğinde, Fransa’da yaşanan insanlık dramına  yönelik gerçekleştirilen onlarca etkili eylem ve baskıya rağmen, İngiliz hükümeti de sessiz kalarak ‘Fransız demokrasisine’ ortaklık etmekte. İngiltere’de düzenlenen kitlesel eylemler, imza kampanyaları, parlamentodaki lobi çalışmaları, ilerici ve demokrat basının etkin haberleri de Başbakan David Cameron’u mülteci politikasındaki başarısızlığından geri çevirmedi.

    Calais’e gerçekleştirdiğim son ziyaretimde kadın ve çocuk nüfusun ciddi oranda azaldığını gördüm. Bu da Fransız hükümetinin belirli sayıda çocuklu kadınları kabul ettiği yönündeki yasal düzenlemesini doğruluyor. Fakat Fransız hükümeti mültecilere ‘cazib’ görünmemek adına bu yasal düzenlemesini basına fazla yansıtmadı.

    Kış aylarının gelmesi ile bölgedeki ağır hava koşulları ve olanaksızlıklar burada ümide yolculuğu bekleyen mültecilere çok zor günler yaşatıyor. Zemin çamur ve yer yer büyük su birikintileri oluşmuş. Kamp ağaçlık tepeliklere kurulmuş durumda. Aşırı rüzgardan kaynaklı çadırlar uçmakta. Son bir ay içerisinde iki kez kampta büyük yangın yaşanarak bir çok çadır yanmış. Kampa duyarlı vatandaşlar, kurum,kuruluş ve sivil toplum örgütleri yardımlarda bulunsa da, özellikle çadır, ilaç, yiyecek ve giyecek sıkıntısı her gün giderek artıyor. Kamp bölgesinde temiz su ve tuvalet bulunmaması da salgın hastalıklara yol açıyor. Özellikle insani atıkların ve çöplerin kamp içerisinde çamurlarla karışması bölgede ağır koku ve sağlıksız koşullar yaratıyor.

    Çoğunluğunu genç erkeklerin oluşturduğu, İngiltere’ye tren ve vapur seferlerinin yapıldığı ve dünyanın en çok insan trafiğinin yaşandığı iki liman kentinden biri Calais. Buradan İngiltere’nin Dover kentine her gün onlarca tren ve vapur seferi var. 6000 mülteci de bu seferlerden biriyle İngiltere’ye geçmek için, kendilerinin deyimiyle “Orman Kampı”nda yaşamaya mecbur kalmış. Kimi henüz bir gün önce gelmiş, kimi iki yıldır burada.

    Yiyecek dağıtılan sıraya doğru ilerleyen bir baba ve küçük kızı
    Yiyecek dağıtılan sıraya doğru ilerleyen bir baba ve küçük kızı

    Her hafta bir kaç kişinin ya trene ya da vapura kaçak binmek isterken ölümleri gerçekleşiyor. Cezayirli bir mültecinin trene binmek isterken rayların altında kalarak yaşamını yitirmesi, geçtiğimiz ay basında da geniş yer bulmuş ve oklar kapıların açılması yönünde Fransız hükümetine yöneltilmişti. Fakat yine olumlu bir sonuç alınamamıştı. Bir çoğu, kamptaki yaşam koşullarının çok kötü olmasından dolayı, riskleri daha fazla göze alıyor ve bir an önce kamptan kurtulmak istediği için trene ve tırlara atlamaya çalışırken can veriyor. Ayrıca mülteciler burada doğal koşullarla da savaşırken insani ihtiyaçlarını gidermek üzere kampta hırsızlık, çeteleşme ve organize suçlara da yöneliyor. Bizzat Calais sakinlerinden de bölgede neler yaşandığını dinleyerek yaşanan drama tanıklık ettim.Örneğin siyahi bir grubun gece çadır çaldıklarını ve gündüz çaldıkları çadırları yeni gelen mültecilere satarak para kazanmaya çalıştıklarını aktaran mülteciler var.

    İsmini vermek istemeyen Kürt bir mülteci şöyle konuştu: “Üç aydır buradayız. İngiltere’ye geçmek için bekliyoruz. İşte halimizi görüyorunuz, bu kötü koşullarda ve soğuk havada bu halde yaşıyoruz. Ekmek ve çay ile geçiniyoruz. İngiltere’ye geçmek istiyoruz. Biz burda kalmak için buraya gelmedik. Dover’e varmak istiyoruz. Eğer burda kalmak isteseydik Fransa’da iltica ederdik.Bijî Kurd û Kurdistan.” Irak Kürdistan’ından olduğunu olduğunu söyleyen Peşrew isimli diğer bir mülteci “Burda Afgan, Kürt, Pakistan ve İranlılar var. Burada hayat koşullarımız ciddi derecede kötü” dedi.

    Erzak dağıtılan bir araca doğru oluşturulan sıra.
    Erzak dağıtılan bir araca doğru oluşturulan sıra.

    Yine gazetemize konuşan Kobanê’li Muhammed Hassan “Ben de herkes gibi savaştan dolayı buraya geldim. Fransa’ya Almanya üzerinden ulaştım. Ailem Türkiye’de kaldı ve ben tam bir aydır buradayım. İngiltere’ye gitmek istiyoruz ama Fransız polisi bize izin vermiyor. Burda kimse yaşayamaz. Hangi insan böyle bir yerde yaşabilir ki; etrafınıza bir bakın. Buradaki en büyük zorluk çok soğuk, her yer çamur ve kıyafetinin olmaması. Paran varsa yaşarsın burada, paran yoksa böyle bizim gibi soğukta kalırsın. Bize ulaştırılan yardımlar ve yiyecekler çok az. Hiç yeterli değil ve çok zor durumdayız. Fransız polisi de bize hiç iyi davranmıyor. Kadın ve çocuklar çadırlardan çıkamıyor. Calais’te yaşanmıyor. Buraya Suriye, Irak, Afgan nereden isterseniz mülteci geliyor. Savaş olan her yerden insan var burada. İngiltere’ye kaçak yoldan gitmek zorundayız çünkü bizi bırakmıyorlar. Trenle, tır ya da kamyonla gitmek zorundayız. Bizim için burada trene girebilmek Londra’ya ulaşmak anlamına geliyor’’ dedi.

    Londra’dan Calais’e uzanan gidiş ve dönüş yolculuğumuzda, gümrük kapılarında İngiliz ve Fransız polisinin çıkardığı zorluklar, yarattığı gecikmeler ve kayıt altına alma işlemleri, bölgeye götürülecek yardımlara darbe vurmaya yönelik olduğunun açık bir göstergesiydi. Yasal olmamasıyla beraber pasaport kontrolünün gidişte üç ve dönüşte iki kez yapılması ve ayrıca isimlerin tek tek kayıt altına alınarak kişilerin kısa süreli sorgulanması, Fransız-İngiliz hükümetlerinin Calais üzerindeki tecritini ve görmezden gelişini onaylar nitelikteydi. Fransa’nın mültecilere sahip çıkmaması İngiltere’nin ise kapıları açmayarak mülteciler ile ilgili sert politikası devam ettikçe, Calais uzun bir süre daha yaşanan acıları ile gündemde hatırlanacak.