Tag: Hot News

  • Kürt Halk Meclisinden Eylem Çağrısı

    Kürt Halk Meclisinden Eylem Çağrısı

    AKP-MHP rejiminin Kürt halkına yönelik faşist saldırılarına karşı Kürt Halk Meclisi eylem çağrısı yaptı. 10 Temmuz Cuma günü saat 14’de Londra Irak Konsolosluğu önünde yapılacak eylemin çağrısı şöyle;

     

    “Faşist AKP-MHP iktidarı Kürdistan’da genç, yaşlı, çocuk, kadın ayırımı gözetmeden tutuklama, işkence ve katliamlar gerçekleştirerek Kürt halkına yaşam hakkı tanımamaktadır. Kürdistan’ın taşını toprağını her gün bombalayarak işgal ve imha saldırılarını aralıksız sürdürmektedir. Güney Kürdistan’da yürüttüğü savaş işgal amaçlıdır ve AKP-MHP faşist rejiminin yayılmacı hevesleridir. Bu savaşa uluslararası güçler sessiz kalarak AKP-MHP rejiminin katliamlarından sorumludurlar.

    Faşist AKP-MHP  rejiminin saldırılarına karşı direnmek ve mücadele etmek, Kürt halkı ve Ortadoğu halklarının geleceğini belirleyecektir. Güneydeki katliam ve saldırılara karşı tepkimizi göstermek için Irak konsolosluğu önünde yapılacak protesto eylemine, tüm halkımızı ve demokratik kesimleri katılmaya çağırıyoruz.”

     

    Tarih : 10/07/2020 Cuma

     Saat : 14:00

    Irak Konsolosluğu Önü

    Adres: 21 Queens Gate SW7 5JE Londra

  • Britanya DGB: Çoklu Baro Yasası çöpe atılmalıdır

    Britanya DGB: Çoklu Baro Yasası çöpe atılmalıdır


    Britanya Demokratik Güç Birligi AKP-MHP iktidarının çıkarmak istediği Çoklu Baro Yasası’na sert tepki göstererek derhal yasa tasarısının geri çekilmesi gerektiğini ifade etti.
    DGB’nin açıklaması şöyle:
    Demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları için yürüyen baroların yanındayız!

    Ülkenin dört bir yanını adeta açık bir cezaevine döndüren AKP iktidarı toplumsal muhalefetin, hak ve özgürlükler mücadelesinin en ufak kırıntılarına dahi tahammül edemiyor.

    Yasaklamalar, gözaltılar ve tutuklamaların yetmediği yerde iktidar kendisine bağımlı hale getirebileceği yandaş kurumlar oluşturarak diktatörlüğü sürdürme hevesleri içerisine giriyor.

    Tüm, yasama, yargı ve yürütmeyi kendisine bağlayan AKP-MHP iktidarı şimdi de barolar kanunu ile ilgili yaptığı değişiklikler ile baroları tamamen tasfiye edip yerine kendisine bağımlı ve sadık barolar oluşturma hedefi içerisinde.

    Çoklu baro olarak bilinen ve iktidarın Avukatlık Yasası’nı değiştirerek bir kentte birden fazla baro kurmayı mümkün hale getirecek taslağına karşı Türkiye’nin bütün barolarının başlatmış olduğu yürüyüş Ankara’ya ulaştı.

    Savunma hakkını saraya bağlayacak olan yasa tasarısını protesto etmek için meclisin kapısına dayanan avukatlar polis saldırısına uğradı.

    Avukatlar yoksulluğa, ayrımcılığa, baskılara karşı ses çıkardığımız anda “terörist” ilan edildiğimiz bu faşist rejim altında savunmayı savunmak, kendi hayatımızı savunmak anlamına gelir dedi.

    Bizde Britanya Demokratik Güç Birliği olarak güçlü ve bağımsız barolar için yürüyen, demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları için yürüyen baroların yanında olduğumuzu ve çoklu barolar yasasının derhal çöpe atılması gerektiğini söylüyoruz.

    Kuşkusuz burada büyük bir zulümden önce büyük bir yönetememe krizi var. O yüzden, direnen avukatların da dediği gibi: “Faşizme karşı omuz omuza!”
    Britanya Demokratik Güç Birliği

  • Londra’dan çağırı, saldırıları durudurun!

    Londra’dan çağırı, saldırıları durudurun!

    Erem Kansoy

    Türk devleti ve Erdoğan rejiminin Kürt halkına yönelik faşizan saldırıları tüm Avrupa’da olduğu gibi Britanya’nın başkenti Londra’da her gün eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor.

    Başkent merkezde bulunan 10 Downing Street Başbakanlık binası önünde toplanan kitle başta İngiliz devleti olmak üzere tüm Avrupaya, Kürt halkına yönelik saldırılar ve Kürdistana yönelik işgal girişimlerini durdurmaya çağırdı. Kürt Kadın İnsiyatifi tarafından organize edilen eylemde, aralıksız olarak, “katil Erdoğan, Türk devleti terör devletidir, İngiltere Türk devletini desteklemekten vazgeç, Kürdistana faşist saldırıları durudurun” sloganları atıldı. İngilizce olarak hazırlanan ve Türk devletinin Kürt halkına yönelik soykırım girişimlerini anlatan broşürlerde bölgede dağıtıldı. Eylem çevredekilerin büyük ilgisini çekti.

    Eylemde Kürt Kadın İnsiyatifi adına kısa bir konuşma yapan Elif Sarıcan İngiliz devletinin Türkiye’nin en büyük silah tüccarı olduğunu hatırlatarak İngiltere’nin de eli kanlı olduğu vurgusu yaptı. Britanya Kürt Halk Meclisi adına ise Ercan Akbal yaptığı kısa konuşmada Erdoğan ve Türk devleti faşizmine karşı Kürt halkı ve dostlarının sonsuz bir güçle direneceğini ve zafere ulaşacağını vurguladı.

  • KCC’de Bektaş Ülger ve arkadaşları anıldı

    KCC’de Bektaş Ülger ve arkadaşları anıldı

    Kürt Halk Meclisi tarafından 2000 yılında yaşamını yitiren ARGK gerillası Bektaş Ülger (Hasan) anıldı.

    Londra KCC binasında düzenlenen anmaya Bektaş Ülger’in annesi Fatma Ülger ile bir grup Kürdistanlı katıldı. Salona, Ülger’in Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile çekilmiş fotoğrafın yanı sıra 30 Haziran 1996’da Dersim’de fedai eylem gerçekleştiren Zeynep Kınacı (Zilan), HPG Komuta Konseyi üyesi Kasım Engin, HPG’li Mazlum Tekdağ ve YJA-Star Komuta Konsey üyesi Filiz Arslan’ın (Leyla Agıri) posterleri yer aldı. Mumların yakıldığı anmada bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Burada yapılan konuşmalar da Kürt halkının özgürlük ve diriliş mücadelesinin büyük bedellerle gerçekleştiği vurgulanarak, şehitlerin anılarına bağlılık ifade edildi.

  • Tecrit kabul edilemez

    Tecrit kabul edilemez

    EREM KANSOY / LONDRA

    İngiltere’de İşçi Partisi Milletvekili Lloyd Russel Moyle ile İngiltere’nin 450 bin üyeli GFTU Sendikası Genel Sekreteri Doug Nicholls, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride son verilmesini istedi.

    Uluslararası komployla Türkiye’ye teslim edilen Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik tecrit 22. yılında devam ediyor. Gazetemize konuşan İşçi Partisi Brighton Milletvekili Lloyd Russel Moyle, Öcalan’a yönelik izolasyona son verilmesi gerektiğini söyledi.

    Milletvekili Moyle, “Sayın Öcalan izole altında olmamalı ve avukatlarıyla görüşebilmeli. Çok sayıda açlık grevi ve yasal hak arayışları sayesinde ancak son yıllarda birkaç görüşme gerçekleşebildi. Bu kabul edilemez” dedi. İzolasyonun zaten kendi başına tasvip edilemez olduğunun altını çizen Moyle, “Bir diyalog sürecinin olması gerekiyor” dedi.

    Ortadoğu barışı için önemli

    450 bin üyesi bulunan Britanya Genel Sendikalar Federasyonu (GFTU) Sendikası Genel Sekreteri Doug Nicholls ise aynı zamanda İngiltere’deki sendikaların oluşturduğu Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın Yönetim Kurulu üyesi.

    “Bu kampanyayı biz sadece Türkiye’de tutsak edilen ve çok kötü şekilde muamele gören bir birey için yapmıyoruz. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü demek tüm Ortadoğu’ya ve bölgeye barışın gelmesi demektir” diyen Nicholls şöyle devam etti: “Kadın erkek eşitliğinin, birlikte çalışmalarının gelişmesi anlamına gelir. İşgal ve istilaların olmadığı, petrol kavgasının olmadığı, tüm Ortadoğu’da barışın gelmesi demektir. Sadece Kürtler için veya Türkiye’deki demokrasi için de değil, bütün bölge adına, Öcalan’ın fikirleri gelecekteki barış tablosunu çiziyor.”

    Kampanyayı daha da büyüteceğiz

    İngiltere’nin en büyük festivallerinden biri olan Durham Madenciler Festivali 2018 yılında Kürt Halk Önderi Öcalan’ın özgürlüğüne adanmıştı. Festivalle katılan yüz binlerce kişi Önder Öcalan’a özgürlük istemişti.

    Doug Nicholls, “Burada 300 bini aşkın katılımcıya ve sosyal medya aracılığıyla yüzbinlere seslenerek Kürtlerin ve Öcalan’ın sesi olmaya çalıştım” dedi. Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın her geçen yıl daha fazla büyüyerek destek aldığını aktaran Nicholls, “Nelson Mandella’nın serbest kalmasına yol açan kampanya kadar büyük bir kampanyaya dönüşmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Türkiye’de politik tutsaklar için koşulların zorluğuna işaret ederek, “Kalpten onlarla dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz” diyen Nicholls şöyle devam etti: “Türkiye’de 300 binden fazla insan tutsak. Siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar tutuklu. Muhalefet partilerine, insan hakları savunucularına, sendikacılara bu kadar karşı duran başka bir ülke aklıma gelmiyor. Dünya’da durumu Türkiye’den daha kötü başka bir yer yok.”

    Tecridin sona ermesi ve PKK’nin ‘terör listesi’nden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Nicholls, “Türkiye üzerinde baskı oluşturulmalı, yaptırımlar uygulanmalı, uluslararası anlaşmalar yapılmamalı. Ta ki Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü tam anlamıyla sağlayana ve bölgede barış görüşmeleri yeniden başlayana kadar” diye konuştu.

     

  • Direniş Festivali: Jashn-e-Sangharsh Online Festivali

    Direniş Festivali: Jashn-e-Sangharsh Online Festivali

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF), Hindistan hükümetinin şiddet içeren ve ayrımcı politikalarının yükselmesine yanıt olarak Aralık 2019’da bir araya geldi. SASAF, İngiltere merkezli bir grup Güney Asya diasporası olup, dünya çapında faşizmin yükselişine karşı direniş hareketleriyle dayanışma içinde olmayı hedefliyor.

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF), direnişi güçlendirmek için sınırlar ötesinde dayanışma kurarak Hindistan’da göçmen krizi ve Amphan Kasırgası afet yardımı için kaynak yaratma amacıyla 27 Haziran Cumartesi günü Britanya saati ile 15:00 – 18:00 arasında Online Direniş Festivali gerç̧ekleştiriyor.

    Hindistan’da neler oluyor?

    Hindistan’da Covid-19 salgını, mevcut ulusal hükümetin sağcı otoriterizmine karşı muhalefetin arttığı bir dönemde geldi. Yani, ülkenin seküler anayasal dokusunu tehdit eden vatandaşlık yasalarında yapılan değişikliklere karşı, kadınların ve öğrencilerin liderliğindeki yaygın protestoların ardından geldi. Hindistan, Covid-19, büyük bir gıda krizi, büyük tarım krizi, kasırga, sel, deprem, çekirge saldırıları ve orman yangınları gibi doğal afetler şeklinde eşi görülmemiş trajedilerle karşılaşırken, merkezdeki Narendra Modifiye liderliğindeki BJP hükümeti, Yasadışı Faaliyetleri Önleme Yasası (UAPA) adı verilen korkunç terörle mücadele yasasını kullanarak eylemcileri direniş hareketlerinden tutuklayıp hapse atmayı öncelik haline getirdi.

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF) yaptığı açıklamada şunları belirtti: Enternasyonalist dayanışma ilkelerimize uygun olarak Chilean Cause (Şili Meselesi) ve Black Lives Matter (Siyah Yaşamlar önemlidir) da bağışta bulunacağız. Amaç, sanatçıları sınır ötesi bir araya getirmek ve müzik ve sanatla dayanışma yaratmak’’.

    Festivale Konuk Olan Müzisyenler:

    Hindistan’dan Politik rapçı ve protest şair EPR, Pakistan Pencap’tan direniş şarkıları söyleyen Sara Kazmi, Britanya’dan Kürt şarkıcı Suna Alan, Avrupa ve Latin Amerika’nın her yerinden politik şarkılar ile sanatçı  Les Levidow, Akustik pop rock sanatçısı Jay Anand ve Eşcinsellik, ruh sağlığı, beyaz olmayanlar hakkındaki şarkıları ile Teenasai Balamu

    Diğer Katılımcılar:

    Avrupa Parlamentosu Üyesi ve Şair Julie Ward, Britanya’dan eğitimci ve şair Suhaiymah Manzoor-Khan, İranlı şair Amir Salimi

  • DAY-MER’den Viyana’daki ırkçı saldırılar için açıklama

    DAY-MER’den Viyana’daki ırkçı saldırılar için açıklama

    Londra’da Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER, Viyana’da geçen akşam meydana gelen ırkçı saldırılara karşı bir basın bildirisi yayınladı. Basın bildirisi şöyle;

    “Avusturya’nın başkenti Viyana’da, ırkçı faşist bir güruh bir çok derneğin olduğu “İşgal Binası”na saldırarak zarar verdiler. Türk devletinin arkasında olduğu açık olan bu güruhun daha önce de 1 Mayıs’taki saldırılarına tanık olmuştuk.

    Başka bir ülkede yaşamalarına rağmen, ırkçı zihniyetleri ile demokratik kurumlara saldırmayı planlayan bu güruhu polisin izlemesi de şaşırtmadı.

    Başta DİDF olmak üzere, buradaki demokratik kurumlara yapılan bu saldırıyı, tıpkı George Floyd’ın öldürülmesinden sonra halkların sokağa çıkarak, ırkçılığı besleyen bu sistemden hesap sormaya yöneldiği gibi, Avusturyalı anti-faşistler ve Viyana halkı ile birlikte faşistlerden bu saldırının hesabı sorulacaktır.

    Londra’da Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) olarak, bu saldırıyı kınıyor, ırkçı-faşist saldırganlara karşı omuz omuza olduğumuzu ilan ediyoruz.”