Tag: Hot News

  • On Telli Bağlama Londra’da

    On Telli Bağlama Londra’da

    Suna Alan

    Yakın zamanda Londra’ya yerleşen Adıyaman doğumlu genç müzisyen Erdal Yapıcı çok yaygın olmayan on telli bağlamayı çalıyor, enstrüman yapıyor. Bir çok albüme destek vermiş, sayısız performanslarda sahne almış sanatçı Yapıcı rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmenliği süresince bir çok çocuğun hayatına da müzikle dokunmuş. Sanatçı Erdal Yapıcı müziğin yaşamındaki gelişim seyrine dair gazetemizin sorularını yanıtladı.

     

    Müziğe ilginiz ilk nasıl gelişti? Nasıl bir kültürel ortamda beslendi?

    Doğduğum coğrafyanın imkanlara ulaşmadaki zorlukları ve Alevi kültürüyle büyümenin getirileri, bir çok müzik eğitimin veremeyeceği iyi bir altyapı oluşturmama vesile oldu diyebilirim. Şöyle ki, Alevi kültürüyle yoğurulmam sayesinde kulağımda zaten hep bağlama sesleri ve türküleri vardi. Adıyaman gibi bir yerde baskı hissetmeksizin müziğe ulaşabilme ve müziği yapabilme rahatlığı da vardı elbette ki.  

    Açmak gerekirse; o dönemde, internetin olmadığı ve notalara veya eğitim kaynaklarına ulaşmanın çok zor olduğu 1995-2000 yıllarında, enstrüman çalmak veya öğrenmek cidden zor bir meseleydi. Öyle ki, çalan kişi sayısı zaten azdı, elinde imkan olan kişiler ise genelde bu imkanları kendilerine saklama eğilimindeydi. Bende de o dönemler yoğun bir bağlama sevdası vardı. Durum da böyle olunca, herşeyi kendi imkanlarımla yapmaya çalıştım. Saatlerce teyp başında oturup, kaseti ileri geri sarıp dinlediklerimi aynen çalmaya çalıştım. Kaç kaset ve teyp bozduğumu hatırlamıyorum gerçekten.

    Hatta öyle ki; enstrümanım, çalıştığım kasetlerdeki sazın akordunu çekmediği için dinlediğim kısımları önce kulağımda sazımın akorduna transpoze edip o şekilde çalmaya çalışıyordum. Veya televizyona bir bağlama sanatçısı çıkmışsa izlediklerimi beynime kazıyıp sonra ona çalışıyordum. Bu sayede çalmak istediğim bir eserin yüzlerce versiyonunu çalışmış oldum ve farketmeden müzikte yordama gücümü geliştirmiş oldum. Bunun getirilerini şimdi daha iyi farkediyorum tabi. 

    Müziğe profesyonel olarak ne zaman başladınız?

    Müziğe bağlama çalarak başladım ama nedense çok daha öncesinden zaten enstrüman çalıyormuşum da bunu hatırlamam gerekiyormuş hissine kapılıyordum. O yüzden ne zaman başladığım sorusuna cidden cevap veremiyorum.

    Bağlamadan sonra gitara başladım. Aslında daha iyi bağlama çalabilmek için gitara başladım ama daha sonra bunun gitara ciddi bir haksızlık olduğunu farkettim tabi.

    Profesyonel olarak ise lise yıllarımda gitar dersi vererek başladım diyebilirim sanırım. Başlangıçta söylediğim gibi kendim çalışmaya başladım ve ciddi bir zaman ayırdım bu çalışmalarıma, ama tabi ki bu sürede dinlediğim kişiler hocalarım da olmuş oldu. Erdal Erzincan, Hasret Gültekin, Arif Sağ, Erkan Oğur sayabileceğim isimler arasındadır.

     

    Çok yaygın olmayan on telli bağlamayı kullanıyorsunuz? Bu nasıl oldu?

    Erkan Oğur’un çaldığı kopuz bir dönem oldukça ilgimi çekti (hala da öyle) ve Erkan Oğur Adıyaman’a konsere geldiğinde resmen kendisine yapıştım ve kopuzla ilgili bir çok bilgi ve akort sistemi aldım. Hatta sonrasında İstanbul yıllarımda da çokça görüştük kendisiyle. Üç telli kopuzla başladıktan sonra bu durum altı telliye ve nihayet Bach çalabilme sevdasıyla ön telliye dönüştü. Kapasitesi çok geniş olan bir enstrüman. Bir çok enstrümanın tınılarını duyabilirsiniz bu sazda. Her ne kadar üç tellinin yeri ayrı olsa da, on tellide muazzam bir doğaçlama, deneyleme, eşlik ve aynı zamanda solo çalabilme kapasitesi var. Kendimi çok rahat hissettiğim enstrümanlardan bir tanesidir.

     

    Enstrüman imal ediyorsunuz? Nasıl başladınız?

    Aslında aklımda hep olan bir şeydi enstrüman yapmak. Aklımda deli sorular vardı enstrümanlarla ilgili; şöyle yapsam ses nasıl çıkar veya şu enstrümanı şu şekilde yapabilir miyim gibi… Bunu hayata geçirebilmenin en doğru yolu ise enstrüman yapmaktı çünkü aklınızdakini başka birisine tüm ayrıntıları ile aktarabilmek pek mümkün değil, en doğru yol benim yapmamdı. Bir enstrümana başlamadan, öncelikle o enstrümanın tüm ayrıntılarını hayal ediyorum, nasıl bir sese sahip olabileceğini de. Bu çok büyük bir keyif aynı zamanda. Bu sayede çok farklı yapılar keşfettim gitar yapımında. Bir enstrümanı yapmaya başlamadan önce, o enstrümanla ilgili bütün bildiklerimi sıfırlamaya çalışıp baştan bir kodlama yapmaya çalışıyorum. Kuralları esnetmeyince veya değiştirmeyince farklı birşeyler çıkmıyor çünkü. O yüzden herşeyi bilmeye çalışıp sonra da hepsini unutmaya çalışıyorum. Bu sayede, özellikle de akustik gitarlarda çok farklı şeyler keşfettim ve sınırları zorlamaya başladım.

    Sahne için de farklı tasarımlar yapıyorum ama bu işin biraz cambazlık kısmı, asıl mesele akustik enstrümanlarda.

    Müzik ile profesyonel ilgilenirken, aynı zamanda rehber öğretmenlik yaptınız? Çocukların yaşamında müzik ile farkındalık yaratmanın önemini en çok siz bilirsiniz. 

    Her iki alanın da birbirine ve bana katkısı çok oldu diyebilirim. Türkiye’de eğitim sistemi, müziğin ve genel olarak sanatın aksine hayal gücüne katkı sunmayan ve hayata bakan pencerelerimizi daraltan bir yapıya sahip maalesef. Oysa sanat eğitimine yeterince yer verilse ve bu eğitim işin ehillerine bırakılsa, şimdi çok daha farklı bir tabloya bakabiliyor olurduk bence. Gerçi bu treni köy enstitülerinden sonra kaçırdık muhtemelen. Her neyse, en azından kişisel olarak bir şeyler yapmaya çalıştım ve öğrenciler ile olan iletişimimde müziği kullanmaya çalıştım. Hem ben kazandım, görüşmelerim daha yapıcı geçti ve öğrencilerime daha kısa sürede ulaşabilmeyi başardım; hem de öğrencilerim kazandı, müziğe veya sanatın başka dallarına yönlendirebildiğim öğrencilerim oldu ve bence hayatlarına fazladan ve çok anlamlı bir pencere kazandırmış oldular.


    Albüm çalışmalarınız oldu mu?

    Çok kişinin albümüne enstrümanlarımla destek oldum ama inanın birçok albümü hatırlamıyorum, bazen kime çaldığımızı bilmediğimiz de oluyor çünkü. Gelişen teknoloji sayesinde kimse birbirini görmeden bir albümün tamamı hazırlanabiliyor. Tabi işin ruhunu tartışmaya açmıyorum bile. Sırf bu yüzden kendim için yaptığım iki albüm çalışmasında, hücum kayıt ve en az sayıda enstrüman kullanma yollarını tercih ettik. Bir çalışmada sevgili Özge Öz Erdoğan ile çalıştık ve sadece on telli bağlama ve ses kullandık. Diğer çalışmada ise sevgili Hakan Dedeler ile, on telli bağlama, tanbur ve ses kullandık. Aradığımız ruhu bulabilmek için kanal kayıt kullanmayıp hücum kayıt ve doğaçlama yollarını kullandık.


    Şimdi Londra’da yaşıyorsunuz? Planlarınız nedir? 

    Londra’da çok yeniyim henüz. Aklımda çok proje var ama önce şehri ve insanları tanımaya çalışıyorum. Hem sahne hem de atölye için projelerim var lakin şimdilik biraz zamana bırakıyorum, Londra’nın da İstanbul gibi özel bir ruhu olduğuna inanarak.

     

    Erdal Yapıcı

    Adıyaman doğumlu genç müzisyen, müziğe Adıyaman’da başladı. Ankara Hacettepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimi sürecinde müziğe dair yoğun çalışmalarda bulundu. Psikolojik danışman olarak çalışmaya başladığı İstanbul’da on telli bağlama çalarak çok sayıda performans sergiledi ve bir çok değerli müzisyen ile çalıştı. Aynı zamanda İstanbul’da enstrüman yapımına da başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Türk Müziği yüksek lisansı eğitiminde tez aşamasındadır.

  • İşçi Partisi Enfield Adayı Demirci: Toplumun sesi olacağım

    İşçi Partisi Enfield Adayı Demirci: Toplumun sesi olacağım

    LONDRA – İşçi Partisi’nin Kuzey Enfield Milletvekili Adaylığı’na seçilen Feryal Clark Demirci, ‘toplum güvenliği’, ‘sağlık kesintileri’ ve ‘evsizlik krizi’ gibi konular da yıllardır yürüttüğü mücadeleyi daha üst seviyeye taşıyacağını söyleyerek, toplumun sesi olacağını kaydetti.

    Londra Kuzey Enfield bölge milletvekili Joan Ryan’ın İşçi Partisi’nden istifasının ardından yapılacak ara seçimler öncesi partiler adaylarını belirliyor. Kuzey Londra’nın Enfield bölge milletvekilliği için İşçi Partisi içerisinde 4 aday adayının girdiği eğilim yoklaması seçimlerini Türkiyeli ve Alevi kimliği ile bilinen Hackney Belediye Başkan Yardımcısı Feryal Clark Demirci kazandı. Eğilim yoklaması seçimleri ile birlikte Demirci’nin adaylığı da kesinleşmiş oldu.

    ‘DAHA ÇOK İŞİMİZ VAR’

    Aslen Malatya’ya bağlı Kürecik bölgesinden olan Feryal Demirci halen halen İşçi Partisi’nden Hackney Belediye Meclisi Üyesi olarak görev yapıyor. Adaylığının kesinleşmesinin ardından sosyal medya üzeri kısa bir açıklama yapan Demirci, “Önümüzdeki bir ay içerisinde seçim olacak. Bu daha başlangıç. İşimiz bitmedi daha çok işimiz var” dedi.

    ‘HERKESİN SESİ OLACAĞIM’

    İşçi Partisi’nde 14 yıldan bu yana encümen olarak hizmet ettiğini aktaran Demirci, “İşçi Partisi’nin bir çok alanında çalışmalar yürüttüm. Toplumun sorunların çözüm için yıllardır çalışmalar yürütmekteyim. Bu açıdan bana oy veren oy vermeyen herkese çok teşekkürler” dedi. Feryal Demirci, başta ‘toplum güvenliği’, ‘sağlık kesintileri’ ve ‘evsizlik krizi’ gibi konular da yıllardır yürüttüğü mücadeleyi daha üst seviyeye taşıyacağını vurgulayarak, Parlamento’da herkesin sesi olacağını ve sorunlar çözüm bulma çabasında olacağını kaydetti. Demirci’nin adaylığına Londra’da bulunan Kürt ve Türk toplum merkezleri ile yöresel dernekler de olumlu açıklamalar yaparak desteklerini bildirdi.

  • Kurd-AKAD UK Londra’da kuruldu

    Kurd-AKAD UK Londra’da kuruldu

    LONDRA- Kürtleri etkileyen meselelerin bilimsel analizini teşvik etmek amacıyla Almanya’da kurulan Kurd-AKAD bir süreden bu yana Londra’da faaliyete geçmiş durumda. Yakın zamanda kuruluşunu ilan etmeye hazırlanan Kurd-AKAD UK’nin çalışmaları Kürt akademisyen ve öğrencileri tarafından sürdürülüyor.

    Kürt halkına yönelik baskı ve asimilasyon politikaları, Kürtlerin dünyanın pek çok yerine zorunlu göç etmesine neden olurken, göçe maruz kalan Kürtlerin bu politikalara karşı mücadelesi ve örgütlenmesi de her geçen gün yaygınlaşıyor. Kürtleri etkileyen meselelerin bilimsel analizini teşvik etmek, Kürtlerin Avrupa siyasetinde aktifleşmesini sağlamak amacıyla, ilk olarak 2009 yılında Almanya’da kurulan KURD-AKAD, Britanya’nın başkenti Londra’da Kasım ayında kuruluşunu ilan etmeye hazırlanıyor. 

    KPN DE KURD-AKAD’A KATILDI

    Kürt akademisyenleri ve öğrencileri de buluşturan KURD-AKAD UK, bilimsel araştırmalardan sosyal dayanışma projelerine, mültecilerle dayanışmaya kadar geniş bir alanda çalışma yürütüyor. 2010 yılında Londra’da kurulan  Kürt Profesyoneller Ağı (KPN), bundan sonra KURD-AKAD UK’ın parçası olarak faaliyetlerine devam etme kararı aldı. Bu kararın ardından Başkent Londra’da düzenlenecek ilk KURD AKAD-UK sosyal etkinliği, 21 Eylül Babel Art House’da  gerçekleşmişti.  Etkinliğe, Kürdistan’ın dört partçasından da katılım olurken, etkinlikte sinevizyon ve Sanatçı Suna Alan ezgileriyle sahne aldı.

    NOBEL ÖDÜLLÜ BİRKAR Kurd-AKAD’ta

    Bu ilk etkinliğin ardından Kurd-AKAD UK, çalışmalarına hız vererek, bir çok farklı Kürt akademisyen ve meslek sahibi ile bir araya geldi. Aralarında, akademisyen, doktor, mühendis, öğretmen, gazeteci ve yazarların olduğu geniş bir yelpaze ile görüşmeler gerçekleştirdi. Tabi bu çalışmaya öncülük edenler arasından en dikkat çeken isim ise geçtiğimiz yıl Matematiğin Nobeli Fields Madalyasını alan Doğu Kürdistanlı Profesör Koçer Bîrkar’ın olması.

     

    Kurd-AKAD-UK, öncelikli hedeflerini ise şöyle açıkladı: 

    * Kürtleri etkileyen meselelerin bilimsel analizini teşvik ederek çözüm önerileri geliştirmek

    * Kürt toplumu içindeki eğitim fırsatlarının genişletilerek Kürtlerin eğitim kazanımlarını artırmak

    * Britanya ve Avrupa düzeyinde siyasi lobi faaliyeti yürütmek 

    * Kürdistan’daki öğrencilere ve dezavantajlı gruplara destek olmak.

  • Ressam Zehra Doğan Londra sokaklarına 13 yaşındaki Hemid’i resmetti

    Ressam Zehra Doğan Londra sokaklarına 13 yaşındaki Hemid’i resmetti

    LONDRA-  Kürt gazeteci ressam Zehra Doğan, Rojava’da vücudu yanarak yaralanan 13 yaşındaki Mihemed Hemid’i Londra sokaklarına resmetti.

     

    Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik işgal harekatında sivillere dönük saldırılar ve ‘kimyasal silah’ kullandığı iddiaları her kesimden tepkiyle karşılanıyor. Türkiye’nin ‘kimyasal silah’ kullandığı iddiaları uluslararası insan hakları örgütleri ile basın kuruluşlarının da  gündemine otururken, aydın, yazar ve sanatçılar da tepkisini dile getirmeye devam ediyor. Kürt gazeteci ve ressam Zehra Doğan’da bu kez de Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’de kullandığı ve çok sayıda insanın yaşamını yitirmesine ve yaralanmasına yol açan ‘kimyasal silah’ kullanımını Londra sokaklarına resmetti. Ressam Doğan, Kuzey Londra’ya bağlı Harringey Green Lanes Köprüsü altına kimyasal silah kullanımı sonucu vücudu yandığı iddia edilen 13 yaşındaki Mihemed Hemid’i  çizdi ve resmin altına “Türk devleti Rojava’da kimyasal silah kullanıyor” diye not düştü.

    Zehra Doğan, bir süre önce de Londra sokaklarına 2009 da Türk askeri tarafından bomba atarla vurularak yaşamını yitiren 14 yaşındaki Ceylan Önkol ile Rojava direnişini resmetmişti.

  • AB Brexit’i 31 Ocak 2020’ye kadar erteledi

    AB Brexit’i 31 Ocak 2020’ye kadar erteledi

    LONDRA-Avrupa Birliği’nin 27 ülkesi, İngiltere’nin AB’den çıkış tarihini 31 Ocak 2020’ye ertelemeyi kabul etti.

    Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, 27 birlik ülkesinin Brexit’in ertelenmesine onay verdiğini açıkladı.

    Tusk, Twitter üzerinde yaptığı açıklamada “27 üye ülke Birleşik Krallık’ın Brexit’i esnek bir şekilde 31 Ocak 2020’ye erteleme talebi konusunda anlaştı” dedi.

    Brüksel ile müzakereli anlaşmanın İngiliz parlamentosunda henüz kabul edilmemesi üzerine İngiliz Başbakan Boris Johnson, erteleme talebinde bulunmuştu.

    Bunun esnek bir tarih olduğunu belirten Tusk, Birleşik Krallık’ın 31 Ocak öncesinde de anlaşmayı onaylaması halinde ABD’den çıkabileceğini ifade etti.

  • Londra’da binlerce kişi ‘Erdoğan yargılansın’ dedi

    Londra’da binlerce kişi ‘Erdoğan yargılansın’ dedi

    LONDRA- Londra’da bir araya gelen binlerce kişi, işgale Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgal harekatına karşı öfke yağdırırken Kuzey Doğu Suriye’de ‘savaş suçu’ işlediği iddia edilen Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yargılanmasını istedi.

    Kürt Halk Meclisi öncülüğünde Londra BBC binası önünde bir araya gelen binlerce kişi Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik işgal harekatını bir kez daha protesto etti. Eyleme, Boycott Turkey ve Devrimci Gençlik Hareketi üyelerinin yanı sıra, Kürdistan’ın dört bir parçasından kitleler katıldı.  Sık sık, ‘Terörist Erdoğan’, ‘Terörist Türkiye’, ‘Katliamcı Erdoğan’ sloganlarının atıldığı eylem de, “Katliamlara ve işgale dur”, “Savaş suçlusu Erdoğan yargılansın” şeklinde pankart ve dövizler taşındı. YPG, YPJ, PYD ve Kürdistan bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerinin taşındığı eylem de, Boycott Turkey üyeleri Türkiye’nin boykot edilmesi yönünde binlerce bildiri dağıttı.

    KORTEJLİ YÜRÜYÜŞE YOĞUN İLGİ

    BBC önünde bir araya gelen kitle buradan Parlamento binasına doğru kortej halinde yürüyüşe geçti. Oxford Street üzerinde yapılan yürüyüşe çevredekiler yoğun ilgi gösterilirken, alkışlarla eylemcilere destek verildi. Yürüyüş Parlamento binası önünde son bulurken, Kürdistan Öğrenciler Birliği’nden (YXK) Elif Gün bir konuşma yaptı. Türkiye’nin işgal harekatının Kürt halkına yönelik olduğunu vurgulayarak, “Rojava demokrasinin özgürlüklerin eşitliğin adı dır. Kadın devriminden ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü bir yaşam biçimi var. Türk devleti İŞİD gibi bir barbar örgütün yanında Kürtlere karşı savaşmıştır. Biz Erdoğan rejimini iyi tanıyoruz. Bu rejim insanlık düşmanı özgürlük düşmanıdır” dedi.

    ‘BM BARIŞ GÜCÜ OLUŞTURULSUN’

    Rojava’da işgal harekatı ile birlikte ‘Erdoğan rejimi’ tarafından savaş suçları işlendiğine dikkat çeken Gün, fosfor ve kimyasal bombaların sivillerin üzerine yağdırıldığını söyledi. Erdoğan’ın savaş ve insanlık suçları işlediğini vurgulayan Gün, Erdoğan’ın Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanması gerektiğini ifade etti. Türk devletinin kimyasal silah kullandığını ifade eden Gün, Rojava halkının güvenliği için derhal BM Barış Gücü’nün bu bölgede göreve alması gerektiğini kaydetti.

    Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal’da Rojava’da büyük bir direniş ile işgalci Türk devletine karşı mücadele verildiğini söyleyerek, “Barbarlara karşı büyük bir direniş var. Erdoğan rejimi insanlık düşmanıdır. Bu insanlık düşmanına karşı her gün alanlardayız. Bugün Kürtler şahsında Rojava da insanlık değerlerine saldırılıyor. Bu direniş tüm insanlığın demokratik değerlerinin direnişidir. Rojava da halklar kazanacak özgürlük kazanacak” dedi.

    AKP’Lİ DÖĞÜCÜ PROVOKASYONU

    Bu arada kitlenin Parlamento binası önüne geldiği anda ismi daha sonra öğrenilen AKP’li İstanbul Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’nün provokasyon girişimi gerginliğe yol açtı. Döğücü’nün kitleye yönelik yanındakiler ile birlikte hakaret etti. Bunun üzerine kitle içerisindeki bir grup bu duruma tepki gösterdi. Döğücü’nün provokatif yaklaşımlarının sürmesi üzerine Eylem Komitesi’ne bağlı güvenlik görevlileri Döğücü’nün etrafında kalkan oluşturarak alandan uzaklaştırdı. Döğücü’nün eylemcileri provake etmesi ve ardından da Türk basınına ‘saldırıya uğradım’ şeklinde beyanda bulunması ise dikkat çekti.

  • Alxaslı kadınlardan ‘dayanışma’ etkinliği

    Alxaslı kadınlardan ‘dayanışma’ etkinliği

    LONDRA-Alxas COM Kadın Komisyonu tarafından sanatçı Bergüzar Erdoğan’ın katılımıyla “Kadın Dayanışması’ adlı bir gece düzenledi. Gecede Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına dikkat çekilerek, kadın devrimine sahip çıkılması gerektiği belirtildi.
    Elbistan’ın Alxas Bölgesi’nden yöre halkından oluşan ve yüzlerce üyesi olan Alxas COM Kadın Komisyonu, ‘Kadın dayanışması’ adıyla dernek binasında bir etkinlik düzenledi. Etkinliğe çok sayıda kadın katılırken, dayanışma etkinliği için kadınlar kolektif bir şekilde hazırlıkları yaptı.
    Yemekli düzenlenen etkinliğe sanatçı Bergüzar Erdoğan katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Songül Kaya, son iki yılda kadınlara dönük yaptıkları çalışmalara değinerek, “Bizler kadın dayanışmasını ve mücadelesi konusunda bir takım etkinlikler, paneller, sağlık, kültür ve hukuk konularında bilgilendirme toplantıları yaptık. Ancak bunlar yeterli değil. Daha fazla bir araya gelerek daha fazla örgütlenerek, kadın mücadelesini dayanışmasını yükseltebiliriz” dedi. Aile içi şiddetten kadınların yaşadığı fiziksel ve psikolojik şiddet konusunda çalışmalar yaptıklarını ifade eden Kaya, toplumsal mücadeleler de kadının daha etkin olması gerektiğinin altını çizdi.
    ‘ROJAVA’YA SAHİP ÇIKALIM’ 
    Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgal girişimine tepki gösterilen dayanışma etkinliğinde ortak bir bildiri okundu. Alxaslı kadınlar, Kürtlerin Rojava’da katliam ve soykırım ile karşı karşıya olduğunu belirterek, Rojava’da İŞİD gibi barbar çetesine karşı büyük bir direniş sergilendiğini ve özel de Kürt kadınlarının direnişi ile demokratik bir devrim yaşandığı hatırlatıldı. Rojava’nın aslında bir ‘kadın devrimi’ olduğuna dikkat çekilerek, Rojava devrimine sahip çıkmanın başta kadınlar olmak üzere tüm demokrat, ilerici ve devrimcilerin görevi olduğu ifade edildi. Yapılan konuşmaların ardından sanatçı Bergüzar Erdoğan’ın şarkıları ile kadınlar halaya durdu.