Tag: Hot News

  • Brighton, Manchester ve Londra’da ‘Rojava’ eylemleri

    Brighton, Manchester ve Londra’da ‘Rojava’ eylemleri

    HİKMET ERDEN

    LONDRA- Britanya’nın Londra, Manchester ve Brighton kentlerinde Türk devletinin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) dönük işgal girişimi ve sivillere yönelik katliamlar yapılan eylem ve  etkinliklerle protesto edildi.

    Londra Devrimci Yurtsever Gençlik Hareketi’nin çağrısı ile Kings Cross İstasyonu önünde bir araya gelen kalabalık bir grup Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik işgal girişimine karşı protesto gösterisi düzenledi. Sık sık, “Terörist Erdoğan”, “Dün Hitler bugün Erdoğan” sloganları atan grup, “Rojavaya yönelik işgala son” yazılı pankart ve dövizler taşıdı. YPG ve YPJ bayraklarının taşındığı eylemde konuşan Gençlik Hareketi Sözcüsü Elif Gün, Türk devletinin işgal saldırılarının Rojava’da sivil katliamlara yol açtığına dikkat çekti. Gençlik Sözcüsü Gün, Rojava’da uluslararası hukuğun hiçe sayıldığını ve Türkiye’nin İŞİD zihniyetindeki gruplarla birlikte sivil katliamlar gerçekleştirdiğini vurguladı.

     

    TURKEYY BOYKOT’A DAVET

    Türkiye’nin işgal harekatı sonucu on binlerce insanın yerlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kaldığına dikkat çeken Gün, “Kürt halkına yönelik soykırım uygulamak için Türk devleti Rojavaya saldırıyor. Rojava özgürlük, eşitlik ve adaletin olduğu bir bölge. Ancak faşist Erdoğan bu barışçıl topraklara sadece kan dökmek ve Kürt halkını yok etmek için saldırıyor. Bizler buna karşı direneceğiz. Rojava da bu faşizme karşı bir de Onur Direnişi var. Bu onur direnişine ses verelim ses olalım” diye kaydetti. Gün, Türkiye’nin boykot edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Türkiyeyi boykot edelim. Bu ülkeye giden her kuruş Rojava da Kürdistan’da halkların üzerine bomba, ölüm ve gözyaşı olarak dönüyor. İŞİD gibi bir barbar çetesinin ortağı olan Erdoğan rejimine karşı Türkiye’yi boykot edin. İŞİD zihniyetine karşı herkesi boykota davet ediyoruz” diye kaydetti.

     

    POLİS GERGİNLİK YARATTI

    Gençlik Hareketi’nin eyleminde polis ile grup arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Polisin İstasyon Meydanı’nda yapılan eylemin ‘özel mülkiyet’ üzerinde yapıldığını iddia ederek, eylemcilerden meydanın dışına çıkmalarını istedi. Polisin gerginlik çıkaran tavrına grup üyeleri tepki göstererek, sloganlarla protesto etti.Eylemin ardından gençlik hareketi üyeleri tarafından Kings Cross İstasyonu’nda yüzlerce bildiri dağıtılırken, çevredekiler zaman zaman alkışlarla eylemcilere destek verdi.

     

    BRIGHTON’DA ERDOĞAN’A ‘ÖFKE’

    Bringhton’da Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi’nin (KCDK-E) çağrısı üzerine yüzlerce kişi Churcill Square Meydanıı’nda bir araya  geldi. Türk devleti ve Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösterilen eylemde, sık sık “Terörist Erdoğan” sloganları atıldı. İngiltere’den YPG’ye katılan ve yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, işgal karşıtı pankart ve dövizler taşındı. Yoğun yağmur altında yapılan eyleme, anti-faşist ve anarşist gruplarda katılarak destek verdi. Burada Kürt Halk Meclisi adına bir açıklama yapan Yaser Kobane, Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal girişimi ile Kürtlere yönelik bir soykırım gerçekleştirilmek istendiğine vurgu yaptı. İşgale karşı durmanın aynı zaman da insanlığı savunmak anlamına geldiğini ifade eden Kobane, tüm halkların ve kimliklerin işgale karşı seslerini daha fazla yükseltmesi gerektiğini ifade etti. Eylemin ardından meydan da bildiriler dağıtıldı.

     

    MANCHESTER

    KCDK-E’nin çağısı üzerine Manchester Saint Petter Meydanı’nda kalabalık bir grup bir araya gelerek, Rojava’ya yönelik işgal girişimine karşı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte YPG ve YPJ bayrakları ile çok sayıda pankart ve döviz taşınırken, sık sık “Rojava biziz biz Rojava”, “Türk ordusu Rojava’dan defol” sloganları atıldı. Manchester’ın en merkezi caddelerinden Portland Street üzerinde yapılan yürüyüşe Devrimci Komünist Lig ve Filistinlilerle Dayanışma Grubu ile Militant Labour Forum üyeleri de katılarak destek verdi. YPG ve YPJ bayrakları ile çok sayıda pankart ve dövizin taşındığı yürüyüş, Piccadily Garden’da son buldu. Burada yapılan konuşmalar da Rojava’ya işgal girişimine karşı sert tepki gösterdildi. Rojava’nın işgale karşı büyük bir direniş sergilediği ifade edilen konuşmalar da, “Türk devletinin bu işgal girişimi Türk ordusu ve İŞİD zihniyetindeki barbar çeteler ile birlikte gerçekleştiriliyor. Bu işgal girişiminin hiç bir meşruiyeti yoktur. Kürt halkına karşı katliamlar gerçekleştirilerek bu bölgelere barbar İŞİD çeteleri yerleştirilmek isteniyor. Bu barbarlığa karşı sessiz kalan devletler de en az Türk devleti ve Erdoğan kadar suçludurlar” denildi.

    İşgalle birlikte sivillere yönelik katliamların gerçekleştirildiği ifade edilen konuşmalar da, Türkiye’ye karşı Britanya’nın sert yaptırımlarda bulunması gerektiği kaydedildi. Yaşanan sivil katliamlar ve işgale karşı tüm demokrasi güçlerinin birlik olması gerektiği ifade edilen konuşmalar da, Rojava’da barbarlığa karşı büyük bir onur direnişinin yaşandığı belirtildi. İşgal karşısında durmanın insanlığın temel görevi olduğu hatırlatılan eylemde, Türkiye’ye yönelik boykot kampanyasına destek çağrısı yapıldı.

  • İlham Ehmed: İşgal harekatı İngiltere’de İŞİD tehdidi oluşturdu

    İlham Ehmed: İşgal harekatı İngiltere’de İŞİD tehdidi oluşturdu

    Yalçın Aysal

    LONDRA- Londra’da yaşayan Kürtlerle bir araya gelen  Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı İlham Ehmed, Türk devletinin Rojava’ya işgal girişiminin İngiltere ve Avrupa ülkeleri içinde büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekerek İŞİD üyelerinin yaşanan karmaşayı fırsat bilerek Türkiye üzerinden Avrupa’ya kaçabilecekleri uyarısında bulundu.

     

    Bir dizi temaslar da ve diplomatik görüşmeler de bulunmak üzere İngiltere’nin başkenti Londra’ya gelen Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı İlham Ehmed, Kurdish Community Center’da düzenlenen Halk Toplantısı’na katıldı. Kürt Halk Meclisi’nin organizasyonun da gerçekleşen toplantıya katılım yoğun olurken, bir çok demokratik kitle örgütü temsilcisi de etkinliğe katıldı. Kuzeydoğu Suriye’de (Rojava) yaşanan son gelişmeleri aktaran İlham Ehmed önemli açıklamalar da bulundu.


    ABD güçlerinin bölgeden keyfi geri çekilme kararının kendilerinin çok büyük bir tehditle karşı karşıya kalmalarına neden olduğunu söyleyen Ehmed,  “Bu durum birçok IŞİD mensubunun kaçmasına neden oldu ve örgüt mensupları, terörist faaliyetlerine devam etmek için ülkelerine geri dönecekler” dedi. Bu durumun İngiltere’ye ve genel olarak Avrupa’ya büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Ehmed, İŞİD mensuplarının bölgedeki kargaşayı fırsat bilerek sınırlardan Avrupa’ya kaçabileceğine dikkat çekti.

     

    KİMYASAL SİLAH KULLANILDI

    IŞİD mensuplarının sınırdan geçmesini önleme ve Türkiye’ye silah satışlarının durdurulması çağrısında bulunan Ehmed, “Halkımız Avrupa’nın Türk devletine sattığı silahlar ile katlediliyor. Batılı ülkeler eliyle satılan kimyasal silahlar Türk devleti tarafından Rojava’da Kürtlere karşı kullanılıyor. Şimdi bu kimyasal silahlar ile yapılan katliamlar uluslarası kurumlar tarafından soruşturulmalıdır” dedi.
    AB’nin Türkiye’yle üyelik müzakerelerini ve ticari ilişkilerini kesmesi gerektiğini belirtti İlham Ehmed  “AB adayı Türkiye bildiğiniz Türkiye değil Avrupa’nın artık bunu anlaması lazım” ifadelerini kullandı.

    ONURLU BİR MÜCADELE VERİYORUZ

    Donald Trump’ın “Kürtler kendi toprakları için savaşıyor. Bugün çok güçlü bir makalede belirtildiği gibi, bize İkinci Dünya Savaşı’nda yardım etmediler. Örneğin Normandiya’da bize yardım etmediler” sözlerinin sorulması yanıt veren Ehmed, “Normandiya zamanında, Amerikalılar adına savaşacak bir Kürt devleti ya da Kürt varlığı yoktu. Üstelik Kürtler, o zamanlar savaş mağduruydu” diye kaydetti.

    Rojava’da 8 yıldan bu yana amansız bir mücadele ve10 binden fazla şehit verdiklerini hatırlatan Ehmed,  şunları söyledi: “Yüzbinlerce insan topraklarından göç etmek zorunda kaldı. Hem askeri olarak hemde siyasi olarak barış anlamında tek bir geri adım atmadık,ve tek bir yanlış yapmadık. Her zaman onurlu bir bir halkın kimlik mücadelesini verdik.“

    ABD SÖZLERİNİ TUTMADI

    Şuan yaşanan savaşın 3. Dünya Savaşı olduğunun altını çizen Ehmed, “Natonun üyesi olan tüm devletler hepsi rojava meselesinde aslinda itifak içerisinde yer aldılar.  Rusya, İran ve Türkiye ile birlikte bir blok oluşturma planındadır. Türkiye şuan iki ipte oynuyor. Hem NATO ile hem de Rusya ile bu süreci devam ettirmek istiyor. Ancak bunu ne kadar sürdürebilir bakacağız” dedi. ABD’ye de sert eleştiriler de bulunan Ehmed, Amerika’nın bir takım sözler verdiğini ancak bu sözlerini tutmadığını söyledi.

     

    AVRUPA NET TAVIR ALMALI

    ABD’nin sınır hattında bir güvenli bölge oluşturacaklarını söylediklerini ancak bu oluşturulan koridorun barış değil aksine ‘bir terörist koridor’ olduğunu söyleyen Ehmed, “Türkiye BM’de Rojava işgalini anlattı ve elindeki harita ile Kürt bölgelerini istediğini söylüyordu. O toplantıda biri kalkıp demedi ki ‘Bu topraklar seninmi ki işgal ediyorsun. Kendine gore harita çıkarıyorsun’ Aslında o toplantı da Türk devleti Kürtleri terörize etmek istedi. Ancak bu Türkiye’nin istediği gibi olmadı. İşgal girişimi başladıktan sonra Dünya Türk devletine farklı reaksiyon gösterdi. ABD kendi içerisinde ciddi bir ayrışma yaşadı” dedi. Türkiye’nin Rojava da oluşturmak istediği koridorun ‘Terör koridoru’ olduğunu söyleyen Ehmed, Avrupa ülkelerinin Türk devletine karşı net tavır göstermesi gerektiğinin altını çizdi.

  • Ceren Güneş Londra’da anıldı

    Ceren Güneş Londra’da anıldı

    LONDRA- Türkiye’nin işgal saldırıları sonucu Rojava’da yaşamını yitiren Devrimci Komünarlar Partisi/Birlik MK üyesi Ceren Güneş (Özge Aydın) Londra’da anıldı. Anma da söz alan sol ve devrimci gruplar Rojava’yı savunmanın özgürlüğü savunmak olduğunu vurguladı.

     

    Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik işgal saldırıları sırasında 3 Kasım günü Serêkaniyê-Til Temir hattında yaşamını yitiren Devrimci Komünarlar Partisi/Birlik MK üyesi Ceren Güneş (Özge Aydın) ve mücadele arkadaşları için Londra Koçgirililer Derneği’nde bir anma programı düzenlendi. Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) tarafından düzenlenen anmaya yoğun bir katılım olurken, bir çok devrimci ve sol grup temsilcileri de hazır bulundu. Saygı duruşu ile başlayan anma da Güneş’in Rojava sürecini anlatan slayt gösterildi. Şiirlerin okunduğu anma programında, ‘Devrim şehitleri ölümsüzdür’ şeklinde sloganlar atıldı.

     

    HBDH: FAŞİZME KARŞI DİRENİŞ

    HBDH adına bir konuşma yapan Yusuf Yoldaş, dünyayı kirleterek, ulusları ve ezilenleri tahakküm altına almaya çalışan kapitalist dünya ve egemenliğine karşı mücadele yürüttüklerini söyleyerek, “Rojava da yürütülen direniş amansız faşist Türk devletinin tahakküm ve egemenliğine karşı yürütülüyor. Bu faşist devlet kadın, çocuk ve genç demeden halkları katlediyor. Kılıç adaletini bir marifet sayıyorlar” dedi. HBDH’nin büyük bir direniş ile faşizme karşı mücadele ettiğini ifade eden Yoldaş, Ceren Güneş ve arkadaşlarının bu fazizme ve zulme karşı şehit düştüklerini söyledi.

     

    PYD: ONLAR BİRER KAHRAMANDIR

    PYD İngiltere Temsilcisi Dr. Alan Shemo’da Rojava’da büyük kahramanlıkların yazıldığını ifade ederek, “Yaşanan bu şahadetler Rojava şahsında insanlık adına yapılmıştır. Tüm halkların özgür geleceği adına bu kahramanlıklar yapılmıştır. Cinayet çeteleri ve faşizme karşı Özge Aydın ve yoldaşları büyük bir mücadelenin kahramanlarıdırlar. Bu kahramanlar bize bir vasiyet bıraktı. Özgürlük, barış ve demokrasi için canlarını ortaya koyan bu yoldaşlarımızın vasiyetlerini yerine getirme sözünü veriyoruz” diye kaydetti.

     

    MLKP: ANILARI YOLUMUZU AYDINLATACAK

    MLKP adına konuşan Yoldaş Sendi ise, Muğlalı bir devrimci olan Ceren Güneş’in hiç bir tereddüt göstermeden tüm devrimci görevlerde yer aldığını söyleyen Sendi, “Rakka savaşında bir Komutan olarak yerini aldı. Türk devleti Rojava işgaline başladığı andan itibaren tereddütsüz bir şekilde savaş mevzilerinin önünde yer aldı. Biz onu her daim devrime ve özgürlüğe adanmışlığı ile hatırlayacağız. Ceren’in hayatı hepimize yol gösterecek. Yolumuzu aydınlatacak” diye kaydetti.

     

    HALK MECLİSİ: ASLA UNUTMAYACAĞIZ

    Sendi’nin ardından konuşan Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Oğuz, Rojava’da halkların büyük bir direniş içerisinde yol aldığını söyleyerek, Kürt halkının Cerenlerin yürüttüğü asla unutmayacağını vurguladı. Cerenlerin yürüttüğü enternasyonal mücadalenin halklara örnek olduğunun altını çizen Oğuz, “Bir kez daha vurguluyoruz ki mutlaka Cerenlerin hayalleri ve inançları kazanacak Kürdistan toprakların da. Bizler de Rojava devrimini zafere kadar taşıma sözü veriyoruz” dedi.

     

    PARTİZAN: FAŞİZMİ EZECEĞİZ

    Partizan adına konuşan Mert ise faşizme karşı mücadeleden asla taviz vermeyeceklerini ve Rojava devriminin mutlaka zafere ulaşacağını söyledi. Yine Partizan Hareketi’nden Yoldaş Ali ise Onur Direnişi’nde yaşamını yitiren tüm devrimcileri bir kez daha anarak, “TKP-ML TİKKO Aynur ve Cerenlerin mirasını sahiplenerek faşizmi ezecek. Bu sözümüzü bir kez daha yineliyoruz” dedi. Anma programı okunan şiirler ile sona erdi.

  • Linsdey German: İngiltere Ortadoğu’da çok onursuz tarihi bir pratiğin sahibi

    Linsdey German: İngiltere Ortadoğu’da çok onursuz tarihi bir pratiğin sahibi

    ‘‘Erdoğan’ın çok korkunç ve kirli bir gündemi var, Kürtlerin bağımsız olmasını ve kendilerini yönetmesini istemiyor. Türkiye’nin kendi içerisinde Kürtlerle yıllardır çatışıyor zaten, ve şimdi Erdoğan Türkiye’de Kürtlere yaptıklarını Suriye’de de yapmak istiyor. Erdoğan Kürt halkına yönelik etnik temizlik yaparak bölgeye Suriyeli mültecileri yerleştirmek niyetinde, bu Erdoğan’ın Avrupa ile yaptığı ve Avrupa’yı mültecilerle tehdit ettiği bir anlaşmanın sonucu aslında, ayrıca bu insanları aslında Erdoğan olmak istemedikleri bir yere illegal bir şekilde yerleştirmeye çalışıyor.’’

    Aladdin Sinayiç

    Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal saldırıları Rusya ve Amerika ile yapılan antlaşmalara ve tepkilere rağmen devam ediyor. Bu saldırılarda savaş suçu kapsamına girecek haberler de gelmeye devam ediyor.  Şimdiye kadar 200 binde fazla insan işgalden kaynaklı göç ederken, 90 sivil yaşamını yetirdi, yüzlerce sivil de saldırılarda yaralandı. Saldırılarda beyaz fosfor da içinde olmak üzere kimyasal silah kapsamında değerlendirilen silahların kullanıldığı bir çok bağımsız kurum tarafından teyit edildi.

    Türk devletinin devam eden saldırılarını ve bu saldırılar karşısında  NATO ve İngiltere’nin tavrını Savaşı Durdur Koalisyonu (Stop The War Coalition-SWC) kurucusu ve yöneticisi Linsdey German ile konuştuk. Amerika ve İngiltere’nin Irak’a müdahalesine tepki olarak 2003’te kurulan SWC yıllardır Emperyal güçlerin Ortadoğu’ya müdahalesine karşı kampanyalar ve eylemler organize ediyor.

    SWC kurucularından Linsdey German, İngiltere’nin Ortadoğu’da tarihi olarak çok onursuz bir tarihe sahip olduğunu, ve şu anda İngiltere’nin dünyanın en büyük silah tüccarı olduğunu ifade etti.

    ‘‘İngiltere Ortadoğu’da tarihi olarak çok onursuza bir rol oynadı. Osmanlı imparatorluğundan, birinci dünya savaşından bu yana hep böyle, İngiltere çok kötü bir rol oynadı. Sınırların çizilmesinde vesaire. Tarihi olarak kötü bir rol. Tarihte ilk hava bombardımanını dönemin İngiltere başbakanı Winston Churchill Irak’ta yaptı. İngiltere’nin burada tarihi emperyalist bir duruşu var. Bana göre İngiltere’nin bu yüzyıldaki rolü dehşet verici. Evet 2003’teki müdahale olmasaydı neler olurdu kestirmek zor.’’

    Dünyanın en büyük silah tüccarı!

    İngiltere’nin Ortadoğu’daki müdahalelerini dehşet verici bulan German, şu an İngiltere’nin dünyanın en büyük silah ticareti yapan ülke olduğunu ifade etti.

    ‘‘İngiltere şu anda dünyanın en büyük silah tüccarı. Rejim ne kadar iğrenç olursa olsun fark etmiyor, silah satıyoruz onlara. Ve biliyorlar ki bu silahlar sivil halka karşı kullanılacak.’’

    German, Suriye’de İŞİD sonrası bir nevi savaşın sona ereceği beklentisi ve belli bir istikrar oluşmuşken Türk devletinin saldırılarının yeni bir kaosu tetikleyeceğini ifade etti.

    ‘‘Tam da İŞİD bir şekilde yok edilmiş ve bölge bir nevi istikrarlı bir ortama ve politik çözüme doğru gidiyor gibi görünüyordu. Bu durum şimdi tekrardan çöküyor. Çöküyor çünkü İŞİD halen tam olarak bitmedi, ve bölgede farklı noktalarda halen bulunuyorlar. Ama halen işgal devam ediyor, Amerika askerlerini bir kısmını çekse de, yabancı ordular halen bölgede mevcut. Son haftalarda ise Türkiye’nin müdahalesi var, Erdoğan ile Suriye’de Kürtlere yönelik saldırı başlattı. Bu yeniden bölgeyi yeni büyük bir kaosun içine sürükleyecektir.’’

    Erdoğan’ın korkunç bir gündemi var!

    Erdoğan’ın çok kirli ve tehlikeli bir ajandası olduğunu belirten German, Kürt halkına dönük etnik temizlik tehlikesine dikkat çekti.

    ‘‘Erdoğan’ın çok korkunç ve kirli bir gündemi var, Kürtlerin bağımsız devletine ve kendilerini yönetmesini istemiyor. Türkiye’nin kendi içerisinde Kürtlerle yıllardır çatışıyor zaten, ve şimdi Erdoğan Türkiye’de Kürtlere yaptıklarını Suriye’de de yapmak istiyor. Erdoğan Kürt halkına yönelik etnik temizlik yaparak bölgeye Suriyeli mültecileri yerleştirmek niyetinde, bu Erdoğan’ın Avrupa ile yaptığı ve Avrupa’yı mültecilerle tehdit ettiği bir anlaşmanın sonucu aslında, ayrıca bu insanları aslında Erdoğan olmak istemedikleri bir yere illegal bir şekilde yerleştirmeye çalışıyor. Erdoğan bunları yaparken de Kürtler birçok bedeller ödüyor. Bu bölge hakları için çok tehlikeli bir durum, bölgedeki yıllardır mücadele veren Kürt halkı için Suriye’nin ve mücadelesini verdikleri ülkelerinin işgal saldırısına uğraması Kürtler açısından çok endişe verici, ayrıca Türkiye’nin çok önemli bir NATO üyesi olması açısından da bu çok tehlike yaratan bir durum.’’

    Büyük bir savaş tehlikesi var

    Daha büyük bir savaş tehlikesine dikkat çeken German, Türkiye’nin NATO üyesi olmasından kaynaklı Suriye üzerinden Rusya ile karşı karşıya kalma tehlikesinin kaos ortamı yaratacağını ifade etti.

    ‘‘NATO kendi içerisinde bazı çatışmalar yaşıyor, evet normal şartlarda öylesi bir durumda Türkiye’nin NATO tarafından desteklenmesi gerekiyor, Ancak şu anda İngiltere ve Fransa için Türkiye tarafından doğru bu savaşa müdahil olmasını beklemek gerçekçi değil, çünkü çok açık bir şekilde saldıran taraf Türkiye.  Ancak eğer Türkiye Suriye üzerinden Rusya ile karşı karşıya gelirse bu nokta da farklı bir senaryo ortaya çıkacak ve NATO Rusya’ya karşı duracaktır. Rusya’nın Suriye’de olmaması gerektiğini düşünüyorum, Rusya’nın insanları bombalamasına bende karşıyım, böylesi hassas bir durumda bölgede herhangi bir NATO üyesinin soruna dahil olması ciddi problemleri de beraberinde getireceğini düşünüyorum, şu ana kadar gördüklerimizden daha büyük bir savaşa neden olabilir, Kürt halkı, Azeriler ve Suriye’deki bütün halklar bundan çok ciddi anlamda olumsuz etkilenecektir.’’

    Bölgedeki halk isyanları umut verici

    Bölge halklarının artık savaş istemediğini ve barış içerisinde yaşamak istediğini ifade eden German, son dönem Arap ülkelerinde yaşanan halk isyanlarının umut verici olduğunu söyledi.

    ‘‘Ortadoğu daha da karışmaya devam edecek gibi görünüyor. İran açısından büyük bir tehlike var. Trump İran ile olan Nükleer antlaşmasını bozdu, İran da biz Nükleer güç imal etmeye devam edeceğiz diyor. Büyük bir çatışma ortamı var, aynı şekilde Filistin halen çökmüş bir ülke, ve halen bu güçler tarafından müdahale altında. Rojava’daki Kürtler gibi bölge halkları savaş istemiyor, karmaşa istemiyor, diktatörlük istemiyor. İnsanlar barış içinde yaşamak istiyor, çocuklarına iyi bir eğitim iyi bir gelecek bırakmak istiyorlar. Göç etmek istemiyorlar. Etnik temizlik korkusu, bombardıman korkusu altında yaşamak istemiyorlar. Bu konularda halklar arasına bir fikir birliği var. Ve ben bunların hiçbirisinin ‘dış müdahale’ ile gelebileceğine inanmıyorum. Halkların kendisi ancak kendi hayatlarının kontrolünü ellerine geçirerek bunu başarabilir. Lübnan’da, Irak’ta, Cezayir’de, Tunus’ta, sadece Arap ülkelerinde de değil Şili’de ve birçok yerde yaşanan protestoları takip ediyoruz. İnsanlar memnun değil sistemden haklı olarak. Bu dan benim umudum. Değişim, barış için savaşan bu insanlara güç verilmeli. Mesela Türkiye’de mevcut sisteme karşı olan çok insan var, umarım daha da güçlenirler, ve hükümete karşı bir hareket inşa edebilirler. Biliyorum çok zor, Kürt sorununda kaynaklı. Kürt sorununu bölücülük gerekçesi olarak kullanıyorlar. Aynı şekilde İrlanda sorununu da bu şekilde kullandılar. Fakat hep birlikte yapabileceğimize inanıyorum.’’

    3 Aralık’ta Trump ve Erdoğan protesto edilecek

    Aralık ayında başkent Londra’da yapılacak NATO liderler toplantısına Erdoğan ve Trump da katılıyor. Savaşı Durdur Koalisyonu NATO’yu protesto için büyük bir eyleme hazırlık yapıyor. 3 Aralık Salı günü saat 16:00’da Trafalgar Meydanında başlayacak protesto yürüyüşü Buckingham Palace’ta son bulacak.

  • Sokaklarda yaşayanların sayısı %165 arttı

    Sokaklarda yaşayanların sayısı %165 arttı

    Hikmet Erden

    İngiltere’de Muhafazakar partinin iktidara geldiği 2010 yılından bu yana evsizlik ve sokakta kalan insan sayısı yüzde 165 yükseldiği açıklanırken, evsizliğe karşı kampanya yürüten vakıflara göre gerçek rakamlar bunun da çok üzerinde.

    İngiltere’de konut krizi, evsizlik ve sokakta yaşayan insanların sayısı katlanarak büyüyor. Özellikle Muhafazakar Parti’nin iktidara geldiği 2010 yılından bu yana ise bu rakamlar en yüksek seviyeye ulaştı. Kış aylarına girilirken sokaklarda binlerce insanın eksi 7 dereceler de yaşaması ise kaygı uyandırıyor. Muhafazakarlar iktidara geldiklerinden bu yana 9 yıl içerisinde evsizlik ve sokakta yaşayan insan sayısı yüzde 165 oranında yükseldiği belirlendi.

    Yerel Yönetimler ve İskan Bakanlığı’nın verilerine göre 2010 yılında sadece bir lokal bölgede bin 768 kişi yaşarken bugün 4 bin 677 kişinin sokakta evsiz olarak yaşadığı tespit edildi.

    Yine Merkezi Araştırma Kurumu’na göre son bir yıl da 16-24 yaş arası yüz bin kişi evsiz olduğu gerekçesiyle belediye evlerine başvuru da bulundu. Halkla İlişkiler Merkezi Paul Noblet ise her geçen gün sokakta yaşayan insan sayısının yükseldiğine dikkat çekerek, sadece barınma için verilen evlerin ise sağlıksız koşullarda bulunduğunu belirtti. Şu anda 16-24 yaş arası yüz bin insan evsizlik başvurusunda bulunmuş ve bu kadar büyük bir kesimin sokaklar da yaşama riski ile karşı karşıya olduğunu belirtti.

    Noblet, hükümetin evsizlik ve sokakta yaşayan insanlara ilişkin 2019 ile 2020 arasında yüz milyon sterlin bütçe ayırdığını ancak bunun çok yetersiz olduğunu ifade etti.

    Mali İşler Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Gavin Smart ise binlerce insanın sokaklarda uyumak zorunda kaldığını kaydederek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Bu sayının 2010’dan bu yana yüzde 165 oranında artmasının bir utanç olduğunu ifade eden Smart, “Bu istatistikler, ulusal konut krizimizin en keskin ucunda yaşanan acıların keskin bir hatırlatıcısıdır. Ve kısmen tahminlere dayalı olduklarını hatırlamalıyız, bu yüzden gerçek rakam daha da yüksek olabilir. Şimdi harekete geçmeliyiz” diye kaydetti.

    LONDRA’DA DURUM ‘KORKUNÇ’

    Londra’da sokakta uyuyanların sayısı ise her gün 22 kişinin eklendiği, üç aylık dönemde 2 binden fazla kişinin evsiz kalıyor.

    Birleşik Evsizlik ve Bilgi Ağı (CHAIN) verilerine göre, Londra’da sokakta uyuyanların sayısı, Temmuz-Eylül 2019 döneminde bir önceki senenin aynı dönemine göre yüzde 28’lik artışla 3 bin 985’e ulaştı. Bu kişilerden 2 bin 69’unu yeni evsizler oluştururken, günde 22 yeni kişinin sokakta uyumak zorunda kaldığı ifade edildi. Yeni evsizlerin sayısının geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 50 artması “rekor” olarak değerlendirildi.

  • Rojava Film Festivali 13 Kasım’da Londra’da

    Rojava Film Festivali 13 Kasım’da Londra’da

    HİKMET ERDEN

    LONDRA- Türkiye’nin işgal saldırıları dolayısıyla Rojava’da iptal edilen Uluslarası Film Festivali’nin açılış filmleri dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi Londra’da gösterilecek. Londra Kings College Lecture’da 13 Kasım günü gösterilecek filmler ücretsiz olarak izlenebilecek.

    Türkiye’nin  Rojava’ya yönelik işgal saldırıları nedeniyle Rojava Film Komünü tarafından hazırlanan 4’üncü Rojava Uluslararası Film Festivali (RUFF)  iptal edildi. İptalin ardından Film Komünü bir çağrı yaparak, işgal girişimi nedeniyle iptal edilen festival için Kürt sinema severlerden destek istenerek, festival filmlerinin her yerde gösterime girmesi istendi.

     

    ÇAĞRI DÜNYADA YANIT BULDU

    Rojava Film Komünü’nün çağrısına Guney Afrika, Japonya, HonKong, Kanada, Chile ve diger bütün Avrupa sehirleri basta olmak uzere dunyanin 42 sehrinden cevap verildi. Bu şehirlerden biride Londra oldu. Londra Kürt Film Festivali (LKFF) Organizasyonu, festivalin açılış filmlerini Londra’da gösterime girmesi için çalışmalar başlattı. Bu çalışmalar kapsamında RUFF’un hazırladığı ve Rojava’nın sosyo politik hikayelerini konu alan 15 kısa film 13 Kasım’da King’s College – Edmond J. Safra Lecture Theatre de gosterilecek.

    LKFF Direktorlerinden Ferhan Sterk, Kürtlerin kalbinin Rojava’da attığını belirterek, “Rojava’da yasanan tarihi direnişi herkes dikkatle takip ediyor. Kürtler açısından Batı Kürdistan bölgesinin özgürlüğü dünyanın diğer ucunda yaşayan bir Kürt hatta Kürt olmayan diğer dünya vatandaşlarını da yakından ilgilendiriyor” dedi.

     

    BİLETLER ÜCRETSİZ

    Kürtlerin sinema sanatını kullanmaya 1926’da Zare filmi ile başladığını ve şu an Kürt sinemasının dünya sinemasında en özgün şekli ile yerini aldığını ifade eden Sterk, “Londra Kürt Film Festivali Kürt sinemasında önemli bir yere sahip. Bu bilinç ile bizler de iptal edilen Rojava Uluslararası Film Festivali’nde yer alan 15 kısa filmi izleyiciyle buluşturacağız” diye kaydetti. Tüm dünyanın Kürtleri sadece savaşçı yönleri ile değil aynı zamnda edebi dili, derin mizahı, ahlaki ve moral değerleri ile kendi ulusal aidiyetlerinin olduğunu bilmesi gerektiğini ifade eden Sterk, Kings College’de 13 Kasım günü gösterilecek filmler için biletlerin sınırlı olduğunu ve herkesin LKFF facebook sayfası üzerinden biletlerini ücretsiz olarak alabileceklerini kaydetti.

  • #Tutuklandık; Sahte haber çağında gerçeği söylemenin bedeli

    #Tutuklandık; Sahte haber çağında gerçeği söylemenin bedeli

    Gazeteci yazar Can Dündar’ın cezaevi anılarını anlattığı ‘Tutuklandık’ kitabı sahneye uyarlandı. Başkent Londra’da çalışmalarını yürüten Arcola Tiyatrosu ve Royal Shakespeare Company’nin ortak prodüksiyonu olan oyun #WeAreArrested (tutuklandık) adıyla 13 Kasım – 7 Aralık tarihleri arasında Arcola tiyatrosunda gösterilecek.

    Türk devletinin Suriye’deki cihatçı gruplara tırlara silah göndermesini “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle Cumhuriyet gazetesinde yayınlayan gazeteci Can Dündar, ‘devletin sırlarını ifşa etmek, askeri casusluk yapmak’ suçlamasıyla yargılanıp tutuklanmıştı. Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Dündar yaşadıklarını ‘Tutuklandık’ kitabında anlatmıştı. Arcola Tiyatrosu ve Royal Shakespeare Company’nin ortak prodüksiyonluğunda Pippa Hill ve Sophie Ivatts tarafından kitap sahneye uyarlandı.

    Gerçeğe ulaşma kavgası

    #WeAreArrested oyununun tanıtım yazısında, oyunun sahte haber çağında gerçeği söylemenin nelere mal olabileceğini anlatıldığı ifade edildi.

    ‘‘Bir gazetecinin eline, içinde devletin yasadışı işler yaptığına dair ciddi görüntülerle dolu bir flash-bellek geçerse, o gazeteci mesleği gereği bu haberi yayınlamak ile yükümlüdür. Fakat yargı sisteminin kötü güçler tarafından yönetilmesi ile istikrarın bozulduğu bir ülkede, gerçeği ortaya çıkardığı için gazetecinin ödemesi gereken bedel nedir?

    ‘‘Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Suriye’ye gizli yollarla silah yolladığı görüntülerini yayınladıktan sonra tutuklanan yazar, yaşadıklarını #WeAreArrested, #Tutuklandık isimli kitabında topladı. Pippa Hill ve Sophie Ivatts yalan ağları içinde gerçeğe ulaşma kavgasını konu alan bu sürükleyici ve evrensel hikayeyi sahneye uyarladılar.’’

    Londra’nın Dalston bölgesinde bulunan Arcola Tiyatrosunda 13 Kasım – 17 Aralık tarihleri arasında gösterilecek filmin performans dili İngilizce olup oyunun süresi 70 dakika. Oyun hakkında daha fazla bilgi için www.arcolatheatre.com adresini ziyaret edebilirsiniz.