Tag: Hot News

  • Aziz Tunç: Öz Yönetimleri ertelemek katliamcı zihniyeti meşrulaştırır

    Aziz Tunç: Öz Yönetimleri ertelemek katliamcı zihniyeti meşrulaştırır

    Maraş Katliamı tanıklarından araştırmacı yazar Aziz Tunç hafta sonu Kurdish Community Centre’de düzenlenen panelde konuştu. Maraş katliamı ve Kürdistan’daki son güncel gelişmeleri değerlendiren Tunç Özyönetimin ertelenmesinin katliamcı zihniyeti meşrulaştıracağını ifade etti.

    Araştırmacı yazar Aziz Tunç
    Araştırmacı yazar Aziz Tunç

    Haber-Foto: Erem Kansoy

    Öz yönetim ve son siyasi gelişmelerin değerlendirildiği panelde Aziz Tunç, maraş katliamı, seçim süreci ve HDP’nin mevcut koşullar ve saldırılara bağlantılı yaşadığı sıkıntıları da dile getirdi.

    Düzenlenen panelde açılış konuşmasını yapan Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Türkan Budak, özyönetimlerin önemine değinerek, toplumun öz yönetimleri iyi anlaması gerektiğini söyledi.

    Maraş katliamı, son siyasal süreç ve öz yönetimleri konu alan konuşmasına başlamadan önce Tunç, Londra’da yaşayan topluma duyarlılığından ve seçim sürecindeki büyük katkısından dolayı teşekkür etti.

    KÜRT HALKI KAZANMAYA EN YAKIN DÖNEMDEDİR

    Aziz Tunç panelde yaptığı konuşmada “Kürt halkı verdiği mücadelede kazanmaya en yakın olduğu zamandadır” ifadelerini de kullanarak mevcut durumu değerlendirdi.

    Tunç konuşmasına şöyle devam etti, “Maraş katliamı yıllarca bize şöyle anlatıldı, dönemin devrimci demokratik mücadelesini bastırmak, 12 eylül darbesine giden sürecin önünü açmak amacıyla yapıldığı söylendi. Bu doğrudur fakat eksikliği var, şöyle ki, evet o dönem yükselen toplumsal bir mücadele vardı bu mücadeleyi hazmedemeyp bastırmak isteyen bir siyasal yapı söz konusu idi ancak bölgede yaşayan Kürt’lerin ve Alevi’lerin tasviye edilmek istendiğini, katliam ile ilgili araştırma yaptığınızda çok net ve somut olarak görebiliyoruz.

    “Kürtler ve Aleviler dinsel ve etnik

    özelliklerinden dolayı ve dönemin toplumsal

    mücadelesine kitle olarak ciddi bir destek

    sundukları için bu toplumlar için belirlenen

    politika tasfiye edilmeye yönelik olmuştur”

    Maraş katliamının tartışıldığı yada katliamcı politikaların pratikleştirilmek istendiği, milli güvenlik toplantılarında tartışılan konu yükselen mücadeleci gruplar ile ilgili pek çok şey konuşulmuyordu. Fakat Kürtler’le ilgili gelişmeler ve pozisyonları onları ciddi anlamda rahatsız ediyordu. Kürtler ve Aleviler dinsel ve etnik özelliklerinden dolayı ve dönemin toplumsal mücadelesine kitle olarak ciddi bir destek sundukları için bu toplumlar için belirlenen politika tasfiye edilmeye yönelik olmuştur.

    MARAŞ KATLİAMI BUGÜN DE DEVAM EDİYOR

    Maraş katliamı bunun için yapılmıştır. Tüm katliamlar bir birine benzer ve ayni kaynaklı politikların sonucudur. Maraş katliamını yapanlar yine o günkü amaç ve niyetlerle bugün katliamlara deva etmektedir. Bçlgede Kürtler ve Alevi’lerin daha kolay tasvih edilebileceğini, hesaplayarak en azından yapabildikleri kadarıyla o bölgeyi kürtsüzleştirmeye Alevisizleştirmeye çalıştılar. Bunun Pratik sonucu şu oldu ki halen acılarını yaşıyoruz, Maraş katliamı döneminde mücadele veren kesimler önemli bir darbe yemişlerdi. Ayrıca bölgede önemli bir tasfiye süreci başlatıldı, gerek orada katledilerek, gerek yaratılan korku atmosferi ile gerek asimilasyon politikaları ile ortaya çıkan sonuç şu oldu; Aleviler bölgede eskiden sahip oldukları sosyal ve siyasal gücü kaybetti.

    Aziz Tunç: Öz Yönetimleri ertelemek katliamcı zihniyeti meşrulaştırır 1

    Maraşa bağlı bir çok yerde Alevilikten söz etmek mümkün değil, bir tek Maraş’ta Pir Sultan derneği var ki bir çok konuda etkisiz ve zayıf bırakılıyor. Özetle Maraş katliamı ile Alevi’lerin bölgedeki varlıkları hem sayısal olarak azaltıldı hem de sosyal etki güçleri düşürüldü. Bu gün bölgede yaşanan siyasal hareketlilik ve dinamizm büyük ölçüde Kürt siyasal hareketinin enerjisi le sağlanmaktadır. Demek ki Maraş katliamı katliamcıların beklentilerine uygun bir pratiği açığa çıkardı. Maraş katliamı bu gün de devam ediyor diyebiliriz. Kürdistandaki öz yönetimlerin ortaya çıkması ile katliamcı zihniyet bölgede bu gün yine katliamlarına devam ediyor.

    HDP’NİN ZAFERİ KATLİAMCI ZİHNİYETİN KİMYASINI BOZDU
    7 haziran sürecine gelecek olursam, hatırlamalıyız ki 7 Haziran seçimlerinde HDP 90 yıllık Türkiye siyasetinde bir ilki gerçekleştirdi ve parlamentoda artık, Ermeni oldu, parlamentoda artık bizim arkadaşlarımız sayesinde Alevili’ği açıkca deklare eden vekillerimiz de oldu. Bizim arkadaşlarımızdan önce parlamentoda Kürtlerle ilgili bu kadar etkili faaliyet yürüten kimseler yoktu artık onlarda oldu. Bu 80 milletvekili arkadaşımız son derece zorlu ortamlardan çıkıp parlamentoya girmesi katliamcı zihniyetin kimyasını bozdu. Türkiye’de halklar tüm baskılara ve olanaksızlıklara rağmen gözlerini kulaklarını HDP’ye dikmişti. HDP umut ve güvenç ile kararlılık ve inancı halklara sundu. Bu halka yansıyordu ve etki yaratıyordu. HDP özellikle maraş bölgesinde ve köylerinde yaşadığı en büyük sıkıntı oy çalınmaları olmuştur. Seçim çalışmalarımızda yetersiz görevli sayısı ile çalışmalar yürütüyorduk. Bazı bölgelerde binamız dahi hiç olmadı. Bölgede çok fazla sandık sayısı vardı ve sandık görevlisi arkadaşlarımız sayıca her sandığa yetmiyordu.

    Oylarımızın çalınmasının en büyük sebebi bu oldu. 7 haziran seçimleri sadece bizim 80 vekil kazandığımız seçimler değildi, 90 yıldan beri süren bu katliamcı devletin artık durdurulabileceği noktada bir umut yarattı işte tam burada AKP ve devletin diğer güçleri, geriletme sürecini başlatmaya yönelik çalışmaya başlandı. Örneğin AKP hükümetin kurulmasında zorluk çıkardı CHP de buna çanak tutu. 1 Kasım seçimlerinde HDP’nin başarı oranının düşmesinde, zulüm tehdit ve baskılar ya da katliamlar ile göz altılar o kadar etkili olmadı bunun esas sebebi oylarımızın çalınmasıdır. Bu gün bunun teknik bilgilerini paylaşamıyor olabiliriz ama bilinmelidir ki oylar çalındı. AKP baskı,z orbalık ve çalarak tek başına iktidar olma imkanını yarattı.

    “Kürt halkı bunca yıl

    sürdürdüğü mücadelede

    öz yönetim istemeyecekti de

    ne isteyecekti”

    ÖZYÖNETİMİ ERTELEMEK KATLİAMCI ZİHNİYETİ MEŞRULAŞTIRIR
    Öz yönetim meselesini tüm bunları iyi anlamadan tartışmak yersizdir. Katliamların öz yönetim neticesi olduğu söyleniyor, öz yönetim gereklimiydi, olmasa olmazmıydı soruları ile özyönetim yaşanan katliamları durdurmak adına bu zaman diliminde değil de başka zaman dillendirilemezmiy di sorusu gündeme geldi. Öz yönetimleri ertelediğimiz anda katliamcı politikaların meşrutiyetine yol açarız. Yalanlar ile katliamcı zihniyet istediklerini gerçekleştiriyor ama yalanın yalan olması hiç bir şeyi değiştirmiyor. Kürdistan’da bugün katliamların bu kadar açıkça yapılıyor olması, Kürt siyasetinin geliştirdiği demokratikleştirme mücadelesini, HDP nezdinde elde ettiği sonucun devamıdır, devlet kürt siyasetinin mevcut durumun önünü keseceğini anladı. Bunun katliamcı zihniyet tarafından anlaşılması bugünkü saldırıların temel gerekçesidir.

    ŞEHİR ŞEHİR KATLİAM YAPIYORLAR

    Bu tespite vardıkları için bu gün Kürdistan’da şehir şehir katliam yapıyorlar. Öz yönetim taleplerine sahip çıkmalıyız. Öz yönetim taleplerini savunmak ve sürdürmek katliamcıların katliam yapmasının gerekçesi değildir. Öz yönetim talepleri 3 ay önce gerçekleşmiştir. Eğer öz yönetim talep edilmemiş olsaydı bile bu devlet bu katliamları yine yapacaktı. Suruç katliamında öz yönetim tartışmaları yoktu.

    KÜRDE BOYUN EĞDİREMEYECEKSİNİZ

    Bizim öz yönetimlerin ilanını bu söz konusu katliam süreçlerini meşruiyeti gibi düşünmemiz ve anlamamız doğru değil. Kürt halkının mücadelesi ne hendeklerle ne de öz yönetim le başladı, bu mücadele 100 yıldan beridir sürdürülüyor. Verilen mücadele sadece öz yönetim için yapılmadı. Bu gün bu söylemlerle bir başkasının katliamlarını meşru kılamaz. Kürt halkı bunca yıl sürdürdüğü mücadelede öz yönetim istemeyecekti de ne isteyecekti. Bu devletin bilmediği bir şey değildi ki. AKP bunun sonuçlarını fark ettiğinden buna karşı katliamcı saldırılarla, önlemeye çalışmaktadır. Fakat Kürt siyasal yapısına ve halkına kimse boyun eğdiremeyecektir. Aylardır süren bu yüce direniş içerisinde bizim herhangi bir tereddüte kuşkuya, düşmemizi gerektiren bir durum söz konusu değildir. Cizre’de, Sur’da, Silopi’de tanklar tüfekler toplarla günlerce ahlaksızca sürdürdükleri, bu katliam karşısında söz konusu şehirlerin hiçbirinde ne bir gerileme ne de bir teslimiyet söz konusudur.

    “Kimin ne söylediğine

    değil yaşananların

    gerçekliğine bakalım”

    Devletin zulumüne ve zorbalığına rağmen biz şuanda kazanmaya en yakın olduğumuz noktadayız. Bu saatten sonar hiç bir baskı AKP Kürt siyasal yapısını ve Türkiye demokratik güçlerini zayıflatamayacak. AKP zayıflatamadığı bu güçlerle daha büyük kayıplar vermek üzere masaya oturacak eğer oturacaksa.

    Önümüzdeki süreçlerde masada devlet daha büyük kayıplar verecektir. Unutmayın bundan önce yaşananlarda varlığımızı ifade edemiyorduk, varlığımızı koruyup büyütmek gibi bir sorumluluğumuz vardı, ama bugünkü sorunumuz büyüyen varlığımızla daha güçlü kazanımlar elde etmek ve kürt halkının istediği öz yönetim süreçlerini çok etkili bir şekilde bölgedeki tüm Kürt coğrafyasında örgütlemek gibi bir sürece girdik.

    Önemli olan bizlerin bu gelişmeleri iyi inceleyip anlamamız gerekiyor. Bunun böyle olmadığını idda edenlerin ahlaksızlıklarını sorgulayalım yalanlarını gün yüzüne çıkaralım. Bizim taviz vermeyip hiçbir beklentilerine cevap olmayacağımızı anlamalıdırlar. Kimin ne söylediğine değil yaşananların gerçekliğine bakalım. Dünya güçleri Kürt siyasetinin geliştirdiği yapıya hiçbiri karşı değil. Dış güçler gelişmelerinde Kürt siyasetinin yanındadır. Hepinizi uzak olmayan zaferin coşkusuyla selamlıyorum.”

    Yapılan soru cevap kısmından sonra panel sona erdi.

  • Londra’nın nüfusu 8.6 milyona ulaştı: Yüzde 50’si yabancı ülkelerde doğmuş

    Londra’nın nüfusu 8.6 milyona ulaştı: Yüzde 50’si yabancı ülkelerde doğmuş

    Londra’nın nüfusu 8.6 milyona ulaştı: Yüzde 50’si yabancı ülkelerde doğmuş 2

    Nüfusu 8.6 milyona ulaşan başkent Londra’da yaşayanların yüzde 50’si İngiltere dışında doğanlardan oluşuyor. Yayınlanan renkli haritaya göre başkent Londra’da Türkiye doğumlular üç tane bölgede çoğunluğu oluştururken, Hindistan doğumlular Londra’nın on bölgesinde çoğunlukta bulunuyor.

    TÜRKİYE DOĞUMLULAR 3 BÖLGEDE ÇOĞUNLUĞU OLUŞTURUYOR

    Nüfusu hızla artan başkent Londra’da yabancı nüfusu da giderek artıyor. Sekiz buçuk milyonu aşan nüfusuyla 32 bölgeden oluşan Londra’nın üç bölgesinde Türkiyeliler çoğunlukta. Açıklanan verilere göre Londra’da Türkiyede doğan vatandaşların yoğunlukta olduğu bölgeler Hackney %38.8, Haringey %36.3, Enfield %32.3.

    Londra’nın nüfusu 8.6 milyona ulaştı: Yüzde 50’si yabancı ülkelerde doğmuş 1

    Londra büyükşehir belediye başkanlığının yayınladığı bu verilere göre 1939 ile 1991 yılları arasında Londra merkezden 2.2 milyon İngiliz Londra dışındaki şehirlere taşındı.

    Mevcut verilere göre Londra’da yaşayan 267 bin İngiliz vatandaşı Hindistan’da doğmuş, Hindistan’ı 135 bin ile Polonya izlerken üçüncü sırayı 113 bin ile Pakistan doğumlular alıyor.

    Uzmanlara göre 2031 yılında 11 milyon nüfusu bulacak olan Londra’da İngilizler azalırken, yabancıların nüfusu artacak.

  • Heyva Sor Yararına Dev Konser

    Heyva Sor Yararına Dev Konser

    Heyva Sor Yararına Dev Konser 6

    Heyva Sor yardım kuruluşu yararına 8 Ocak Cuma akşamı Londra’nın Highbury bölgesinde bulunan Union Chapel’da yapılacak dayanışma konserinde Çiğdem Aslan, Habib Meftah Boushehri, Arash Moradi, Tahir Palalı ve Steve Coghlan sahne alacak.

    Tahir Palalı
    Tahir Palalı

    Kürdistan’da devam eden savaşlardan kaynaklı yerlerinden edilen Kürdistanlılara yardım çalışmaları yürüten Heyva Sor vakfı yararına yapılacak dayanışma konserinin tüm ge- liri ihtiyaç sahiplerine gönderilecek.

    Çiğdem Aslan
    Çiğdem Aslan

    Islington bölgesindeki, Union Chaphel’de düzenlenecek konserde Türkiye, İran ve Britanya’dan seçkin sanatçılar bir araya geliyor.

    Kürt Kızılayı (Heyva Sor) savaş bölgeler- inde yerlerinden edilmiş, çeşitli bölgelerdeki yardıma muhtaç insanlara yardım eli uzatıyor. Heyva Sor özellikle Kürdistan’da çalışmalarına hızla devam ediyor.

    Habib Meftah
    Habib Meftah

    Çiğdem Aslan, Habib Meftah Boushehri, Ar- ash Moradi, Tahir Palalı ve Steve Coghlan’ın da yer alacağı konser, 8 Ocak Cuma günü saat 19:00-22:30’da gerçekleşecek. Konser ve sanatçılarla ilgili bilgileri bu videoda izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=En70_oJUGeA

    Arash Moradi
    Arash Moradi

    Biletler http://store.unionchapel.org.uk/events/8-jan-16-charity-benefit-concert-for-refugees-union-chapel/ adresinden online temin edilebilir.

  • SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi

    Türk devletinin Kuzey Kürdistan’da devam eden saldırılarını protesto etmek amacıyla başkent Londra’da bulunan İktidar partisi (Muhafazakarlar) genel merkezi Kürdistanlı eylemciler tarafından işgal edildi.

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 2
    Londra’da bulunan iktidar partisi genel merkezi işgal edildi

    Bugün öğlen saatlerinde parlamento binası önünde başlayan eylem yapılan basın açıklamasından sonra yürüyüşle devam etti. Yüzden fazla eylemci Türk devletinin kuzey Kürdistana yönelik topyekün saldırılarını protesto ediyor. Eylemciler Londra merkezinde bulunan İktidar Partisi genel merkezi binasına girip işgal eylemi yaptı.

    İki saattir devam eden işgal eylemi ile beraber parti yetkilileri görüşmeyi Kabul etti. Britanya Kürt Halk meclisi eşbaşkanının da aralarında bulunduğu 3 kişilik heyet partinin üst düzey yetkilileriyle görüşmek için Parlamento binasına geçti. Heyetin görüşmesi ile beraber işgal eylemi de devam ediyor.

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 1

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 2

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 3

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 4

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 5

  • BBC Önünde ‘Her yer Kürdistan, her yer direniş’ Sloganları

    BBC Önünde ‘Her yer Kürdistan, her yer direniş’ Sloganları

    16 gündür sıkıyönetimin ve sokağa çıkma yasağının devam ettiği Cizre’de Miray bebeğin katledilmesinin ardından bir çok başkentte organize edilen eylemler ile halkın tepkisi giderek artıyor. Kürt halkı ve ezilenlerin sesini dünyaya duyurmayı amaçlayan eylemlere Londra’dan da destek gecikmedi.

    Haber foto Erem Kansoy

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ile merkezi Londra’da bulunan BBC binası önünde ‘Her yer Kürdistan, her yer direniş!’ şiarı ile bir araya gelen kalabalık burada yapılan konuşmaların ardından ünlü Leicester meydanına doğru yürüyüşe geçildi. Trafiğin durdurulması, İngilizce atılan sloganlar ve İngilizce dağıtılan bildiriler ile çevredekilerin duyarlılığını artırmayı hedefleyen eylemde BBC ve diğer ana akım medya kuruluşlarına Türkiye ve Kürdistan’daki katliamlara sessiz kalınmaması çağırısı yapıldı.

    bbc onu tc protesto
    ‘Türk devleti Kürtleri katlediyor’

    Britanya Kürt halk Meclisi eyleme yaptığı çağırıda “ Değerli halkımız ve değerli dostlar. Ülkemiz bir ateş çemberinden geçiyor. Bu ateş ya Kürtleri yakacak ya da özgürlük sevdalılarının elden ele dolaşan meşalesi olacak. Bu tarihi anda ‘Her yer Kürdistan, her yer direniş!’ şiarıyla halkımızın sesini dünya kamuoyuna duyurmaya devam edelim BBC önünde vicdanları donmuşları harekete geçirelim.” İfadelerine yer verdi. BBC merkez binası önünde toplanan kitle aralıksız olarak “Terorist Turkish state” (terörist Türk devleti), “we want peace we want justice”( barış ve adalet istiyoruz), katil devlet halka hesap verecek sloganları atıldı.

    bbc onu tc protesto2
    Londra’da bulunan BBC Televizyonu önünde yapılan eylemde Kürdistan’da yaşanan vahşete sessiz kalınmaması çağrısı yapıldı

    Eylemde, Westminister adalet ve barış komisyonu yöneticisi Joe Ryan, peace in Kurdistan kampanyası yöneticisi ve avukat Melanie Gingell, toplumlara yönelik kriminalize karşıtı kampanya öncüsü Les Levidow, Rojava dayanışma grubundan Zaher Baher, Maraş Katliamı tanıklarından araştırmacı yazar Aziz Tunç, aktivist Mehmet Aksoy yer aldı. Stop the war coalition ise eylemde okunmak üzere bir dayanışma mesajı gönderdi. Hazırlanan basın bildirisi ve seslenişi Kürt Halk Meclisi yetkililerinde Ayşegül Erdoğan İngilizce olarak okudu. Bildirinin okunmasının ardından konuşmacılar sırayla söz hakkı aldı.

    bbc onu tc protesto joe ryan
    insan hakları savunucusu Joe Ryan

    ‘ŞUAN BİLE ÇOCUKLAR VE KADINLAR ÖLDÜRÜLÜYOR’

    Adalet ve Barış Komisyonu yöneticisi Joe Ryan konuşmasında “çok uzun yıllardır coğrafyadaki Türk Kürt sorununu yakından takip ediyorum, bu süreçte Kürt’lerin büyük haksızlıklara uğradığı açıkça ortadadır, bugün burada Kürt halkı ile dayanışma göstermek, acılarına ve mücadelesine ortak olmak adına bulunuyorum. Barış görüşmeleri, sözde demokratik Erdoğan hükümeti tarafından baltalanmıştır, konuşmama şuan devam ettiğim sırada Orada şimdi kadın ve çocukları öldürüyorlar, barış ve demokrasi adına hiçbir şey yapmıyorlar.” Şeklinde konuştu.

    ‘YAPILANLAR İNSANLIK ADINA BİR AYIPTIR’

    Toplumlara yönelik kriminalize karşıtı kampanya öncüsü Les Levidow ise kalabalığa seslenişinde “ Türkiye ve Kürdistan’da insan hakları ihlali yapılmaktadır, seçimler adil ve demokratik gerçekleştirilmedi. Suçsuz insanlar tutuklanıyor hapishanelerde ve göz altında işkenceye maruz kalarak öldürülüyor veya kriminalize ediliyor. Bir çok insanın ailesi ve çevresi de kriminalize edilmeye çalışılıyor. Yapılanlar insanlık ayıbıdır ve insan haklarına aykırıdır.” Sözlerine yer verdi.

    bbc onu tc protesto aziz tunc
    Aziz Tunç


    ‘KAZANMAYA EN YAKIN OLDUĞUMUZ ZAMANDAYIZ’

    Aziz Tunç yaptığı konuşmada, “Sizlerle olmanın heyecanını yaşıyorum saygılar sunuyorum, vahşice bir savaş sürdürülerek, Kürdistan’da onurlu Kürt halkının mücadelesi, örgütlü direnişi kırılmaya çalışılıyor. Bir gerçek vardır ki gözden kaçırmamalıyız, bunca yıl süren direnişimizde son zamanlarda kazanmaya en yakın olduğumuz zamandayız. Hiç bir güç bizi geriletmemelidir. Biz örgütlü gücümüzle, yobazlığa ve zorbalığa karşı kazanmak için mücadelemizde kazanmaya en yakın bulunduğumuz noktadayız.” İfadelerine de yer verdi.

     

    Yapılan açıklamadan sonra kitle yolu trafiğe kapatarak ünlü Leicester meydanına doğru yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün sonunda yapılan duyarlılık çağrısından sonra eylem sona erdi.

    bbc onu tc protesto1

    bbc tc protesto 3

    bbc onu tc protesto 3

    bbc tc protesto

  • Aziz Tunç: 2015 direniş yılı oldu, 2016 zafer yılı olacaktır

    Aziz Tunç: 2015 direniş yılı oldu, 2016 zafer yılı olacaktır

    Britanya Kürt Halk Meclisi ve Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der) tarafından organize edilen ve konuşmacı olarak araştırmacı yazar Aziz Tunç’un konuk olarak katıldığı “Maraştan Roboski’ye Katliamlar, Unutmadık Unutmayacağız” isimli panel Pazar akşamı Gik-Der lokalinde gerçekleştirildi.

    Aziz Tunç: 2015 direniş yılı oldu, 2016 zafer yılı olacaktır 1
    Aziz Tunç Londra’da Düzenlenen Panelde Konuştu

    Panel başta Maraş ve Roboski katliamlarında hayatını kaybedenler olmak üzere Aralık ayında ölümsüzleşenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.

    Açılış konuşmasının ardından sözü panelin konuğu olan Aziz Tunç aldı. Tunç bugünkü katliamların geçmişten bağımsız ele alınamayacağını belirterek, Osmanlının son dönemlerinde uygulanan katliam ve asimilasyon politikalarına değindikten sonra yeni kurulan cumhuriyetinde bu politikaları sürdüren bir anlayışa sahip olduğunu söyledi.

    “1915-1937 arasında bu topraklarda asli unsur olan Ermeni, Rum, Yahudi, Süryani’lere yönelik katliamlarda bu kesimler geriletilerek Türk Sunni kesimin çoğunluğu sağlanmaya çalışılmıştır. Aynı dönemde Kürtlere ve Alevilere yönelik katliamlarda asıl olan onları etkisizleştirerek kontrol altında tutmak olmuştur. 1960’lara kadar tarih böyle ilerlemiştir. 1960’lardaki dünya çapında gelişen toplumsal duyarlılıkta bu topraklarda ilk olarak karşılığını Kürt ve Aleviler arasında bulmuştur. Bundan daha doğal olanı düşünülemezdi. Çünkü ezilen ve hor görülen bu kesimlerle devrimcilerin buluşması kadar doğal bir olay olamazdı.”

    KATLİAMLAR, EN İYİ BİLDİKLERİ YÖNTEM

    “70’lere gelindiğindeyse artık egemen sınıflar eskisi gibi yönetemez duruma düştüklerinde en iyi bildikleri oyunu sahneye koydular; katliamlar. ilk olarak 16 mart ’78 katliamıyla başlayan süreç 1 Mayıs 78’le devam ederken paramiliter güçler devreye sokularak sokak infazları yaşanmaya başladı. Ancak işler egemenlerin istediği gibi ilerlemiyordu. Bu kadar katliam ve saldırıya karşı devrimci güçler güçlenerek ilerleyişini sürdürdü.”

    Maraş katliamının daha iyi anlaşılması için arka planı bu şekilde açıkladığı belirten Aziz Tunç daha sonra şöyle devam etti; “Maraş katliamına gelindiğinde neden Maraş sorusu sorulabilir. Katliam politikaları 78 devreye sokulduğunda Malatya, Elazığ gibi başkaca yerlerde kitlesel katliam girişimleri olsa da istediklerini hayata geçiremediler. Maraş bölgesel olarak tarihsel olarak direniş geleneği yüksek bir merkezdi. Sindirilemeyen Kürt ve Alevi kitlesinin yoğun bulunduğu bir merkezdi.” Maraş katliamı devlet tarafından organize edilmiş koordineli bir katliamdır. Bunu gerek dönemin başbakanı Ecevit’in daha sonra çıkan belgelerinde gerekse de katliamın hazırlanışı uygulamaya konulması süreçlerinde çok net bir şekilde görmekteyiz.”

    “Maraş yargılanmaları denen şey de koca bir yalandan ibarettir. Burada da asıl amaç katillerin aklanması ve devletin katliamdaki rolünün gizlenmesidir.”

    ÇOK BÜYÜK BİR TRAVMA YAŞANMIŞTIR

    Katliamların ortaya çıkardığı en büyük sonuçlardan biri de travmalar olduğunu söyleyen Tunç, “Şu anda bu salonda da yakından tanıdığımız Maraş katliamında ailelerini yitirmiş dostlarımız bulunuyor. Bir arkadaşımızın gözlerinin önünde annesi, ablası ve 3 aylık kardeşi öldürülmüştür ve o günden bu yana konuşma yetisini kaybetmiştir. Bunlar çok ağır travmalardır. Son kitabımı yazarken de bu örneklerle çok fazla karşılaştım. Amacım toplumsal hafızamızı taze tutarak Maraş katliamını unutmamak, unutturmamak. Bir gün zafer kazandığımızda burada benimde en ufak bir katkım olacaksa bundan çok mutlu olacağım” dedi.

    BU SÜREÇTEN ZAFERLE ÇIKACAĞIZ

    Konuşmasının ikinci bölümünü güncel siyasal gelişmeler üzerine sürdüren Aziz Tunç sözlerini şöyle sürdürdü; “başta da dediğim gibi katliam bir devlet geleneği olarak devam ediyor. 19 Aralık hapishaneler katliamı, 28 Aralık Roboski katliamı, Suruç, Amed, Ankara ve 1 Kasım sonrası Kürdistan’da her gün yaşanan katliamlar, devletin yönetemediği anda başvurduğu yok etme geleneğinin bir sonucu.

    Ancak şunu belirtmek istiyorum; asla umutsuz değiliz, karamsar olamayız. Bakın bugün yaşadıklarımız 12Eylül’den daha ağırdır, ’93 de yaşadıklarımızdan aşağı kalır yanı yoktur. Gençler, bebekler yaşlılar öldürülüyor, cenazeler sokaklarda kalıyor, evlerde buzlanarak saklanıyor. Ama, direniş baş eğmeden, büyüyerek sürüyor. Kürt Özgürlük Hareketi 12 Eylülden çok daha ileri düzeyde örgütlü ve güçlü. Keza Türkiye Devrimci Hareketinin ileri bölüklerinin KÖH ile kurduğu bağlar da çok ileri düzeyde. İşte bu yüzden bu günlerden zaferle çıkacağız. Bugün değilse de yarın bu süreçten güçlenerek çıkacağız.”

    Aziz Tunç: 2015 direniş yılı oldu, 2016 zafer yılı olacaktır 1
    Maraş’tan Roboski’ye adlı panele çok sayıda kişi katıldı

    Panelin ikinci bölümünde ise önce kurum temsilcileri söz aldı. İlk sözü Britanya Kürt Halk Meclisi temsilcisi alarak Roboski katliamına değindikten sonra, öz yönetim ve direnişleri selamlayarak “dün nasıl Çillerleri, Mesut Yılmazları, Ecevitleri vb. çöpe attıysak Erdoğan ve çetesini de tarihin çöplüğüne atacağız. 2015 direniş yılı oldu, 2016 zafer yılı olacaktır” dedi.

    Ardından Gik-Der adına söz alan konuşmacı “Sayın Aziz Tunç katliamcı devlet tarihini ve arka planını çok güzel açıkladı. Şimdi yüzümüzü Kürdistan’a direnişe ve birleşik mücadeleye dönmeliyiz” dedikten sonra sözlerine şöyle devam etti: “.Görevimiz devrim yangınını batıya taşımaktır. Bir kaç gün önce İstanbul’da katledilen iki kadın yoldaşımız, bu kavgayı batıda omuzlamak için yürütülen mücadelenin bir parçasıydılar. Katliamlara karşı yapmamız gereken öz yönetim direnişleriyle el ele vererek birleşik mücadele cephesini büyütmektir”.

    Daha sonra soru cevap bölümüne geçildi. Katılımcıların sorularının yanıtlamasının ardından son sözü yine panelist Aziz Tunç aldı ve “93’de köyler boşaltıldı. Bugün şehirler, ilçeler boşaltılıyor. Ancak direniş kırılamıyor, aksine büyüyor. Eskiye göre daha hazır ve örgütlüyüz. O halde susmak ve kanıksamak, umutsuzluk yok. Direniş kazanacak. Biz kanacağız” diyerek sözlerini bitirdi.

    Aziz Tunç: 2015 direniş yılı oldu, 2016 zafer yılı olacaktır 1

  • Yeliz Erbay ve Şirin Öter Londra’da Anıldı

    Yeliz Erbay ve Şirin Öter Londra’da Anıldı

    22 Aralık gecesi kaldıkları FESK üssüne düzenlenen baskında yaşamlarını yitiren komünist devrimciler Yeliz Erbay ve Şirin Öter, Londra’da anıldı. Cuma günü Gik-Der binasında yapılan anmaya çok sayıda kişi katıldı.

    yeliz-sirin-anma
    Yeliz Erbay ve Şirin Öter Londra’da Anıldı

    Açılış konuşmasında “Onlar feda kuşağının evlatları. Hasan Ocak’tan, Süleyman Yeter’den, Hüseyin Demircioğlu’ndan aldıkları baş eğmez komünist inancı Güneşçe, Yasemince ve Sarya gibi büyüterek Işıkça çoğaltanlarımız” denildikten sonra Yeliz Erbay, Şirin Öter ve Sinan Şahin için yapılan saygı duruşuyla anma programı başladı.

    Saygı duruşunu MLKP / KKÖ adına yapılan konuşma izledi. Konuşmacı ; “Yoldaşlarımız kadın mücadelesinin ve özgürleşmesinin sembolü olarak, bizlere yürünmesi gereken yolu göstermişlerdir. Bıraktıkları direniş ve mücadele inancı ellerimizde bayrak olacaktır” dedi.

    Konuşmanın ardından sırasıyla MLKP /KKÖ, MLKP MK ve SKB’nin komünist kadın devrimciler Yeliz Erbay ve Şirin Öter için yapmış oldukları açıklamalar okundu.

    Daha sonra söz alan başka bir konuşmacı bugün Rojava’da şehit düşen Sinan Şahin için MLKP/ Rojava tarafından yayınlanan açıklamayı okudu.

    Şiirlerin okunduğu anma, hazırlanan sinevizyon gösterimi ile devam etti.

    Anmaya, Britanya Kürt Halk Meclisi, Partizan Londra taraftarları ve MKP Londra taraftarları da katılarak destek verdi.

    Anma boyunca sık sık “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür, Yeliz Erbay- Şirin Öter- Sinan Şahin Yaşıyor MLKP Savaşıyor, Yaşasın Partimiz MLKP, Yaşasın Devrimci Dayanışma” sloganları atıldı.

    Yeliz Erbay ve Şirin Öter Londra'da Anıldı 1