Tag: Hot News

  • Irmak: Öz Savunma Bir Zorunluluk

    Irmak: Öz Savunma Bir Zorunluluk

    25 Kasım kadına yönelik şiddetle mücadele etkinlikleri çerçevesinde başkent Londra’da yapılan panelde konuşan DTK eşbaşkanı ve Hakkari milletvekili Selma Irmak, ‘mücadelesini verdiğimiz sistemi kurabilmek için özsavunma sistemini oturtmak zorundayız’ dedi.

    Irmak: Öz Savunma Bir Zorunluluk 5
    Hatice Güden, Selma Irmak, Türkan Budak, Ronash Efrin

    Roj Kadın meclisi tarafından Londra’da bulunan Kürt Toplum Merkezinde yapılan panele DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, SKB temsilcisi Hatice Güden, PYD temsilcisi Ronash Efrin konuşmacı olarak katıldı. Britanya Kürt Halk Meclisi eşbaşkanı Türkan Budak’ın moderatörlüğünü yaptığı panele çok sayıda dinleyici katıldı.

    25 KASIM İSYAN GÜNÜDÜR

    Panelde ilk konuşmayı yapan SKB temsilcisi Hatice Güden 25 Kasım’ın tarihi boyutuna değindikten sonra 25 Kasım’ın sadece kadına yönelik şiddete karşı mücadele etme günü değil, aynı zamanda isyan günü, tüm diktatörlere karşı mücadele etme günü olduğunu ifade etti. Güden şunları söyledi; ‘‘25 Kasım sisteme, devlete, erkek egemen zihniyete karşı isyan günüdür. Öz savunma perspektifiyle tüm yıla yayılan bir mücadele tarzıyla yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Zayıf, güçsüz, iradesiz değiliz. Yaşamın her alanında kendi öz savunmamızı kuracak örgütlülüğe ulaşarak, tüm saldırılar karşı kendisini savunma ve taleplerimiz daha güçlü haykırmalı ve pratikleştirmeliyiz.’’

    Irmak: Öz Savunma Bir Zorunluluk 3

    PYD Britanya temsilciliği adına panele katılan Ronash Efrin ise Rojava’da yürütülen kadın mücadelesine değinerek, Kobane direnişinde kadınlar en ön cephelerde yer alarak, direnişe öncülük ederek kadınların gücünü tüm dünyaya gösterdi dedi.

    AVANTAJLI OLDUĞUMUZ BİR SÜREÇTEYİZ

    Demokratik Toplum Kongresi-DTK eşbaşkanı ve Hakkari milletvekili Selma Irmak konuşmasında Öz yönetim ve Öz savunma konularında değerlendirmeler yaptı. Irmak konuşmasında şunları belirtti: ‘‘Sistemi köreltmek, tıkamak yetmeyecek sistemi bir bütün yeniden inşa etmek gerekecek. 21 yüzyıl bu anlamda avantajlı olduğumuz bir süreçtir. Neden, kapitalizm artık bir dar boğazdadır, kendisini idame edemeyecek pozisyondadır. Devrimler çağı kapandı diyenlere inat rojava gibi devrimlerin yaşandığı bir yüzyılı yaşıyoruz. Kendini yaşatmak için çırpınan kapitalizme bir darbe vurmak için bir sistemsel çıkış ve bir alternatif üretmek zorundayız. Mevcut yaratacağımız alternatif sistemde kadını temel güç haline getireceğiz. Demokratik ulus sistemi, yerinden yönetim sistemi, Öz yönetim sistemini inşa edeceğiz.’’
    https://youtu.be/tPVF5UyeXDU
    ÖZ SAVUNMA SİSTEMİMİZİ KURMAK ZORUNDAYIZ

    Öz savunmanın zorunluluğuna değinen Irmak konuşmasına şöyle devam etti: ‘‘Sadece saldırılara cevap verme değil, kendi sorununa çözüm bulabilme, kendi çözümünü üretme de öz savunma politikasının içerisinde kendisine yer bulur. Şiddetin önüne geçebilmek, kendisini var edebilmek, kimlik olarak kendimiz koruyabilmek ve bir birey olarak özgürleşebilmesi için öz savunma sistemini oturtmak zorundayız. Özgürlük buradan geçer. Örgütlü birey olmak, örgütlülüğü kurmak öz savunma mekanizmalarını kurmaktır.
    https://youtu.be/UZMczIIVvNY
    YPJ OLMASAYDI ROJAVA DEVRİMİ BU KADAR MUAZZAM OLMAZDI

    Öz savunma sistemi içerisinde silahlı savunmanın da önemine değinen Irmak konuşmasının devamında şunları ifade etti: ‘‘Sistemsel olarak ele aldığımız bu boyutun bir de elbetteki silahlı boyutu vardır. Bir sistem kuracaksak şiddete karşı şiddetle mücadele e debilmek için bunun silahlı kanadını oluşturmak ayağı da vardır. YPJ olmasaydı, YPG ile birlikte mücadele etmeseydi bu muazzam devrim gerçekleştirilemezdi. Rojava devrimi sadece sosyal, siyasal ve diplomatik alanda öz savunmasını kurarak gerçekleşemezdi. Bunun aynı zamanda fiziksel şiddetle de tamamlanması gerekiyordu. Elbette ki militarizme, savaşa ve silaha en çok karşı olan biz kadınlarız ama öz savunma anlamında kendisini, toplumu, toplumun değerlerini koruyabilecek, geleceği koruyabilecek ve yeni bir sistem kurabilecek yöntem ancak bu şekilde mümkün olabilirdi.’’

    Pane soru-cevap kısmından sonra sona erdi.

  • Şilan Özçelik Old Bailey’de Görülen Davada PKK’ye Katılma Suçlamasını Ret Etti

    Şilan Özçelik Old Bailey’de Görülen Davada PKK’ye Katılma Suçlamasını Ret Etti

    Mahkeme Şilan Özçelik’in Tutukluluğun Devamına Karar Verdi 1

    PKK’ye katılmak için İngiltere’den yurtdışına gitmekle suçlanan Şilan Özçelik’in davası Old Bailey yüksek mahkemesinde 17 Kasım Salı günü başladı.

    Özçelik, 2006 Terör Yasasının 5. bölümü dahilinde terör eylemine katılmaya hazırlık suçundan Merkezi Kriminal Mahkemesi, Old Bailey’de yargılanıyor.

    Yargı tanıklarının ifadeleri sonlandıktan sonra, mahkemenin ikinci günü tanık kürsüsüne geçen Özçelik, Brüksel’e PKK katılmak için gitmediğini, ve ailesinden uzaklaşmak için Londra’dan tanıdığı 28 yaşındaki bir erkeğin yanına gittiğini söyledi.

    Savunma barristeri Peter Rowlands’ın sorduğu soru üzerine, Özçelik, ailesinin bir erkek arkadaşı olmasını kabul etmeyeceği için PKK’ye katılmak için yurtdışına gittiğini söylemeye karar verdiğini ifade ederek, toplum içerisinde PKK’ye katılmanın olumlu olarak görüldüğünü, fakat bir erkek arkadaşının olmasının yadırgandığını söyledi.

    Hakim John Bevan’ın yürüttüğü mahkemede daha önce, Özçelik’in ailesine yazdığı mektup ve videonun çevirisi okundu. Video ve mektuplarda, 13 yaşındayken, Halil Uysal’ın çektiği Beritan filmini izledikten sonra PKK’ye büyük ilgi gördüğünü ve örgüte katılmak için beş yıl beklediğini ifade eden Özçelik, mahkemede verdiği ifadede, PKK’ye ilgi duyduğunu fakat, ülkeden ayrılma sebebinin o olmadığını ve yalan söylediğini anlattı.

    Savcı Dan Pawson-Pounds, Özçelik’in 27 Ekim 2014’de ‘terör listesinde olan PKK’ye katılmak için Londra’dan ayrıldığını’ mahkemeye anlattı. Pawson-Pounds suçlamasını, Özçelik’in ailesine bıraktığı mektup ve videoda söyledikleri üzerine sundu. Mahkemede, mektupta, Özçelik’in ‘‘Siz bu mektubu okuduğunuzda ben PKK saflarına katılmış olacağım. Bana inanın ki bu benim için en doğru şey. Militan olduğum için şu an çok mutluyum. Katılmak için nedenlerimi videoda izleyebilirsiniz’’ dediği söylenildi.

    Pawson-Pounds, Özçelik’in Türkçe kaydettiği videoda, ‘‘Ben, Şilan, militan olmak istiyorum. Bunu ve beni anlamanızı istiyorum. Evet, okuyabilirdim, bunun faydaları olabilirdi, evet, avukat olabilirdim, ama Şilan olarak bunu özellikle söylüyorum: ben, Şilan, militan olmak istiyorum’’, söylediğini anlattı.

    Özçelik, videoda, mücadelesinin tüm insanlık ve kadınlar için olduğunu söyledi. Özçelik’in yargılanması siyasi ve ideolojik amaç için savaşmak amacıyla Avrupa’ya ‘terör örgütüne’ katılmaya hazırlık için gittiği yönünde.

    Pawson-Pounds, Özçelik’in PKK’ye katılma isteme nedenlerini anlattığını, ve özellikle kadınların olumlu rollerinden ve Daiş’in o zaman saldırdığı Kobane için duyduğu endişeden dolayı olduğunu anlattı. Özçelik’in videoda ‘‘Belki Kobane’ye giderim, ya da gitmem. O ayrı bir konu. Ona PKK karar verir. Ama ben kendimi bir savaşçı, militan, gerilla olarak görüyorum’’ dediği mahkemede aktarıldı.

    Özçelik’in 1 ve 27 Ekim 2014 arası PKK’ye katılmak için plan yaptığı, ve Belçika’ya seyahat ettiği iddia edildi.

    Savcı, Özçelik’in ‘siyasi ve ideolojik’ sebeplerden seyahat ettiğini ve ‘Kürt bağımsızlığına büyük ilgi’ duyduğunu ifade etti.

    Özçelik mahkemede bu suçlamaları ret etti ve ailesine ve arkadaşlarına çeşitli yalanlar söylemek zorunda kaldığını anlattı.

    Mahkemede, Özçelik’in 23 Ekim 2014’te Londra-Brüksel arası tek yönlü Eurostar bileti aldığı ve 27 Ekim 2014’de St Pancras’tan, Şahin Taşyurdu isimli bir erkekle Brüksel’e gittiği anlatıldı. Taşyurdu bir gün sonra Londra’ya geri döndü.

    Özçelik, Brüksel, Hollanda ve Almanya’da kaldığı ve 16 Ocak 2015’te Almanya, Köln’den gelen bir uçakla, Stansted havaalanından İngiltere’ye geri döndüğü mahkemede anlatıldı. Özçelik, Stansted’ girişinde tutuklanmıştı. Savcı, Özçelik’in tutuklandığında polise ‘evden kaçmanın nasıl olduğunu bu bana öğretir artık’ dediğini söyledi.

    Mahkemenin ilk gününde, Savcı Dan Pawson-Pounds Özçelik’e karşı suçlamaları ve iddialarını sunmadan önce, hakim, John Bevan QC, jüri üyelerine davaya karşı önyargılı yaklaşma tehlikesi olduğunu ve Cuma günü Paris’te gerçekleşen saldırıya bağlamamalarını söyledi.

    Pawson-Pounds, buna ek olarak, jüri üyelerinin PKK’nin Türkiye’de yürüttüğü bağımsızlık mücadelesine ve Suriye’de devam eden savaş hakkında düşüncelerini unutup, davayla ilişkilendirmemeleri gerektiğini söyledi.

    Dava süreci devam ediyor.

    Dava süreci

    Özçelik, 16 Ocak’ta üç ay kaldığı Almanya’dan Londra’ya gelirken Stansted havaalanında gözaltında ifadesi alındıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. 11 Mart’ta Westminster Magistrates’ mahkemesinde görülen davada, ‘PKK’ye katılmaya teşebbüs etmek’ suçundan tutuklanarak cezaevine konulmuştu. Merkezi Kriminal Mahkemesi, Old Bailey’de, 1 Nisan’da gerçekleşen ikinci duruşmada hakim Justice Sweeney, savcılığın talebi üzerine Özçelik’in tutuklu yargılanmasına karar vermişti. 7 Eylül’de başlaması beklenilen yargı süreci, 17 Kasım’a ertelenmişti son olarak.

  • ‘Refugees MORE THAN welcome here’

    ‘Refugees MORE THAN welcome here’

    Uzun süredir İngiliz hükümeti mülteci konusunda tepki ve ağır eleştiriler toplamaya devam ediyor. Londra’da aktif özgürlükçü kurum ve kuruluşların destek verdiği ‘refugees  welcome here’ kampanyası büyük yankı uyandırdı. Sürekli eyemlilik kararı alınan kampanyanın devamında başbakanlık önünde toplanan kalabalık İngiliz hükümetine mültecilere yönelik daha ılımlı yaklaşması gerektiği mesajı verildi.

    Fotoğraf: Erem Kansoy

  • Londra, Silvan ile dayanışmada (Foto Galeri)

    Londra, Silvan ile dayanışmada (Foto Galeri)

    Britanya Demokratik Güç Birliği’nin çağırısı ile duyarlı yurttaşlar ünlü Trafalgar meydanına akın etti. Düzenlenen eylemde Silvan ile dayanışmaya mesajı verildi. Ayraıca Başbakanlık önünde düzenlenen ‘refugees welcome’ eyleminede destek verilirdi.

    Fotoğraf: Erem Kansoy

  • Londra Partizan, Şahverdi şehitlerini andı

    Londra Partizan, Şahverdi şehitlerini andı

    Tohum Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma etkinliğinde Londra Partizan,Dersim’de şehit düşen 3 halk savaşçısını andı.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Dersim-Pulur’da 21 Ekim günü TC askerleriyle girilen çatışmada şehit düşen TKP/ML TIKKO gerillaları Cengiz İçli (Ünal), Özgüç Yalçın (Sefkan) ve Hakan Çakır (Yurdal) anısına düzenlenen etkinliğe kitlesel katılım gerçekleşti.

     

    Düzenlenen etkinlikte TMLGB MK adına okunan açıklamada; “Üç yiğit devrimci bize şanlı bir direniş meşalesi devrederek ölümsüzler katındaki müstesna yerlerine doğru yola çıkmış, her biri birer özgürlük nişanesi olarak gökyüzünde yıldızlar arasındaki yerini almıştır. . Her biri Gençlik Birliğimizin gelişmesinde, görevlerini layıkıyla yerine getirmesinde, halk gençliğinin komünist öncüsü olma iddiasını yaşama geçirmesinde büyük bir özveri ile hareket etmiştir. Cengiz, Hakan ve Özgüç’ün çağrısı, örgütle nefes alıp vermek, onunla yaşamak ve onu büyütmektir. Cengiz, Hakan ve Özgüç, savaşın yükseltilmesi, düşmanın korkularının büyütülmesi, umudun ve direnişin geliştirilmesi çağrısıdır! Bayrağınız yere düşmeyecek, mevzileriniz boş kalmayacak, silahlarınız elden ele dolaşacak, türküleriniz dilden dile yaşayacaktır.” İfadeleri kullanıldı.

    TMLGB MK’nin açıklamasının ardından şehitler ile ilgili hazırlanan sinevizyon katılımcılara sunuldu. Duygulu anların yaşandığı anmada, TKP/ML Merkez Komitesi’nin mesajınada yer verildi. Okunan açıklamada, “Cengiz İçli (Ünal) yoldaş, on beş yılı bulan mücadele yaşamına Çukurova bölgesinde TMLGB faaliyeti içerisinde başlamıştır. Lise çalışmaları içinde örgütlenen yoldaş, Çukurova bölgesinde Komsomol’un örgütlenmesinde aktif olarak görev almıştır. Hakan Çakır (Yurdal) yoldaş, Erzingan’da TMLGB saflarında başladığı ve Komsomol’un yanısıra partimizin de bölgede örgütlenmesi için sürdürdüğü mücadelesini, 2011 yılından itibaren, TİKKO saflarına katılarak sürdürmüştür. Özgüç Yalçın (Sefkan) yoldaş, Ankara’da devrimci bir örgütün saflarında başladığı mücadele yaşamını, sonrasında TMLGB saflarında örgütlenerek sürdürmüştür. Özgüç yoldaş şehir faaliyetinde, bir Devrimci Yol şehidinden aldığı adını, militan bir mücadele içinde taşımayı başarmıştır. Yoldaşlarımız halk demokrasisi, sosyalizm ve yüce komünizm davasının yılmaz savunucuları olarak canlarını vermişlerdir. Şimdi görevleri, idealleri ve silahları geride bıraktıklarının omuzlarındadır ve buna layık olunacaktır! Bir kez daha ilan ediyoruz ki; talimat anlaşılmıştır ve savaşın kanunlarına uyularak emre itaat edilecektir! Her türlü şüpheden arınarak anlaşılması gereken bundan ibarettir,Cengiz İçli, Hakan Çakır, Özgüç Yalçın Yoldaşlar Ölümsüzdür, Yaşasın Halk Savaşı.” Sözlerine yer verildi.

    Anma etkinliğinde TKP-ML şehştleri anma tertip komitesine bir de mesaj gönderen Maoist Komünist Partisi Bitanya Taraftarları ise mesajda “Dünya devriminin bir parcası olan Türkiye-Kuzey Kürdistan devriminde yitirdiklerimizi bir daha saygıyla anıyor, zafer yürüyüşümüzde yaşatacaklarımıza söz veriyoruz.” İfadelerinin altı çizildi.

    Anma etkinliği müzik dinletisi ile son buldu.

    Londra Partizan, Şahverdi şehitlerini andı 1

     

  • Londra Kürt Film Festivali 13 Kasım’da Başlıyor

    Londra Kürt Film Festivali 13 Kasım’da Başlıyor

    En geniş katılımlı ve en uzun soluklu Kürt Film Festivali olarak kabul edilen Londra Kürt Film Festivalinin dokuzuncusu 13 Kasım’da başlıyor. 13 Kasım’da yapılacak açılış resepsiyonu ve gala filminin gösterimiyle başlayacak olan 9’uncu Londra Kürt Film Festivalinin bu yılki teması direniş ve göç.

    2001 yılından bu yana organize edilen Londra Kürt Film Festivali’nde bugüne kadar Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa’dan yüzlere uzun metrajlı film, belgesel ve kısa filmler sinemaseverlerle buluştu. 9. Londra Kürt Film Festivali de 13-20 Kasım 2015 tarihleri arasında Hackney PictureHouse sinemasında gerçekleşecek. Beş aydır sürdürülen hazırlık çalışmaları sonucunda tamamlanan programda direniş ve göç olgusu ön plana çıkıyor.

    SİNEMA TOPLUMUN BELLEĞİ VE VİJDANIDIR

    Londra Kürt Film Festivali hazırlık komitesi üyesi Aladdin Sinayiç festival ile ilgili yaptığı açıklamada, şimdiye kadar yapılan sekiz tane başarılı festivalden sonra bu yıl dokuzuncu festival ile sanatın başkenti Londra’da Kürt filmlerini sinemaseverlerle buluşturabilmenin heyecanını yaşadıklarını belirtti.

    Sinemanın temsil ettiği güçlü sanatsal yönünün yanında bir toplumun gözü, kulağı, belleği ve vicdanı olduğunu söyleyen Sinayiç “Kürt halkı açısından bu gerçeklik daha da bir önem kazanmaktadır. Yıllardır kendi topraklarında nice acılar yaşayan bir halkın sineması da o halkın acılarına, umutlarına, kültürüne, doğasına, hafızasına ve tümden yaşamına ışık tutar” dedi.

    AÇILIŞ FİLMİ ‘TAŞA İŞLENMİŞ ANILAR’

    Bu yılki açılış filmi Shawkat Amin Korki’nin yönetmenliğini yaptığı ‘Bîranînên Li Ser Kevirî’ (Taşa işlenmiş anılar). Irak adına Oscar’da yabancı dil bölümüne seçilen Taşa İşlenmiş Anılar, İki çocukluk arkadaşı, Hüseyin ve Alan’ın, 1988’de Irak’ta El-Enfal operasyonu esnasında yapılan Kürt soykırımını filme almayı konu ediyor. Bu filmi yapma sürecinin onlara öğrettiği şey ise, sinema aracılığıyla gerçeğe ulaşmak ve kendi kimlikleriyle yüzleşmek için hayatları dâhil her şeyi riske atmaları gerektiği olacaktır.

    Programda Hisham Zaman’ın en iyi Nordic film seçilen ‘Krala Mektuplar’ (Letter to the King), Kenan Korkmaz’ın ‘Gittiler: Sair ve Meçhul filmi’, Hüseyin Karabey’in yeni çalışması ‘Sesime Gel’, Erol Mintaş’ın ‘Annemin Şarkıları’, Batin Ghobadi’nin ‘Mardan’ filmi Fariborz Kamkari’nin ‘Pitza A datteri’, Omer Leventoğlu’nun ‘Mavi ringi’ ve Ferit Karahan’ın ‘Cennetten Kovulmak’ gösterilecek diğer uzun metrajlı filmler.

    İLK GÖSTERİM KOBANE DİRENİŞİ

    Cuma günü yapılacak açılış resepsiyonu ve gala filmi gösteriminden sonra ilk gösterim Cumartesi günü Kobanê direnişini anlatan Berroj belgeseli ile başlayacak. Belgesel filmin yönetmeni Ömer Leventoğlu’nun da hazır bulunacağı gösterimde film üzerine söyleşi de gerçekleşecek.

    BİRBİRİNDEN GÜÇLÜ 13 BELGESEL FİLM

    Festival kapsamında gösterilecek belgesel filmler ile ilgili bilgi veren festival komitesinden Aladdin Sinayiç, birer tarihi arşiv niteliğinde olan 13 tane belgesel filmin Kürdistan’da yaşanan acılara ışık tuttuğunu belirtti.

    “Her festivalimizde olduğu gibi bu yıl da bir birbirinden güçlü 13 tane belgesel çalışması ile Kürdistan’da yaşayan halkların son yıllarda yaşadıkları acılara tanık olacağız. ‘No 73 ’ filmi ile Êzîdîlerin acılarına, ‘N’ belgeseli ile yerlerinden koparılıp mülteci ettirilen Hıristiyanların acılarına ortak olurken, ‘Berroj’ ile de Kobanê’deki kahramansı direnişe tanıklık edeceğiz.

    33 yıllık direniş-Berfo Ana belgesiyle bir ananın yılmaz mücadelesine tanık olurken, Hevi filmi ile 4 Kürt kadının inanç ve direniş yolculuğu ve bu yolculukta Avrupa’nın göbeği Paris’te Sakine Cansız’ın katledilmesi ile devam eden Kürt kadın mücadelesinin hikayesini izleyeceğiz. Aynı zamanda Kürt sözlü tarih geleneğinin en önemli taşıyıcıları olan Dengbejliği anlatan ‘Dengbêj’ ve ‘Welatê min Kurdistan e’ filmlerini sinemaseverlerle buluşturacağız.’’

    YILMAZ GÜNEY KISA FİLM YARIŞMASI

    Festival kapsamında düzenlenen Yılmaz Güney Kısa Film yarışmasının da bu yıl beşincisi düzenleniyor. Başvuran yüzlerce film içerisinde seçici komite tarafından ön elemeden geçen 10 kısa film festivalde gösterilecek. Bunlar: Bad hunter (Kötü avcı), Seven stone (Yedi taş), And now the man (Ve şimdi adam), Ice cream (Dondurma) Microphone (Mikrofon), Steel nameplate (Çelik isimlik) Yoghurt (yoğurt), A long night (Uzun bir gece), One of thousands (binde bir) ve Record (Kayıt).

    Yılmaz Güney kısa film yarışmasının jürisinde, Shler B Murdochy, Peri Ibrahim, Laura Evers Johns, Julia Sako ve Suncem Koçer bulunuyor.

    HACI LOKMAN BIRLIK ANISINA ÖZEL GÖSTERIM

    Haci Lokman Birlik’in oynadığı kısa film Bark’ın programa alındığını belirten festival komite üyesi Sinayiç şunları ifade etti: “2011 yılında gerçekleştirdiğimiz 7’inci festivalimizde kısa film yarışması bölümünde Bark adlı kısa filmi göstermiştik. Bark, 1990’lı yıllarda Kürdistan’da köylerini bırakmak istemeyen iki yaşlı çift ve ailesi katledilen bir gencin hikayesini anlatıyordu. Filmin başrolündeki bu genci en son 2 Ekim 2015 tarihinde Şırnak’ta bir tane askeri aracın arkasına bağlanmış bir şekilde sokaklarda gezdirildiğini tüylerimiz ürpererek izledik. Sinemacı arkadaşımız Hacı Lokman Birlik’i tekrar eski görüntülerle hafızamıza kazımak ve bu değerli arkadaşımızı tekrar anmak için Bark filmini tekrardan göstereceğiz.’’

    13-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan 9’uncu Londra Kürt Film festivali ile ilgili daha detaylı bilgi almak için festivalin resmi web sayfasını www.lkff.co.uk ziyaret edebilirsiniz.

    Londra Kürt Film Festivali 13 Kasım’da Başlıyor 1

  • Londra Partizan, Şahverdi şehitlerini anıyor

    Londra Partizan, Şahverdi şehitlerini anıyor

    Londra Partizan, Şahverdi şehitlerini anıyor 1Dersim-Pulur’da 21 Ekim günü TC askerleriyle girilen çatışmada şehit düşen TKP/ML TIKKO gerillaları Cengiz İçli (Ünal), Özgüç Yalçın (Sefkan) ve Hakan Çakır (Yurdal) için Londra Partizan taraftarları bir anma etkinliği düzenliyor.

    Pazar (08-11-2015) günü  saat 15:00’da, 70 Stokenewington High Street N16 7PA adresinde tüm devrimci demokrat ve yurtsever dostlarını, Tohum Kültür Merkezinde yapılacak anmaya çağırıda bulunan Londra Partizan, yayınladığı bildiride; “Kaypakkaya’dan devralınan bayrak işkence, baskı, gözaltı ve katliamlara karşı yükselmeye devam edecektir. Sistem çok iyi bilmelidir ki kızıl bayrak hiç bir saldırının önünde eğilmedi, diz çökmedi, düşmedi; her düşenin yerini yenileri aldı. Tüm saldırılara karşı umudumuzu büyüterek özgür günleri kurma mücadelesini yükseltiyoruz.

    Her biri cihan parçası yaşamlarını ezilen yoksul halkımızın özgür yaşamam umuduna adamış halkın savaşçılarını sonsuzluğa uğurladık. Tek bir şüphe, bir an dahi yaşamını halkına adamaktan tereddüt etmeyenlere selam olsun; şan olsun!”  ifadelerine yer verdi.