Category: Hikmet Erden

  • Koronavirüsü yenen 74 yaşındaki Ozan Mecali: Covid-19’u saklamayınız

    Koronavirüsü yenen 74 yaşındaki Ozan Mecali: Covid-19’u saklamayınız

    HİKMET ERDEN

    Londra’da 4 kez hastaneye kaldırılan ve bir aylık sürecin sonunda koronavirüsü yenen 74 yaşındaki Ozan Mecali, virüse yakalanan insanların bunu saklaması durumunda kendi yakınlarının ve çevresinin ölümüne sebep olabileceğini söyledi.

     

    Londra’da Kürdistan ve Türkiye toplumunun yakından tanıdığı 74 yaşındaki Ozan Mecali (Ali Maden), bir aylık mücadele sonunda koronavirüsü tamamen yenerek taburcu edildi. Aynı zamanda şair olan ve şiirleri ile de bilinen Kürt Alevi Ozan Mecali, yaklaşık bir ay önce bronşiti nedeniyle fenalaşınca hastaneye kaldırıldı. Doktorlar, Mecali’nin koronavirüse yakalandığını ve bu durumun bronşitini ağırlaştırdığını söyleyerek, Middlesex Hastanesi’nde tedavi altına alınmasına karar verdi. Mecali birkaç gün sonra taburcu edilse de yakalandığı  koronavirüs nedeniyle ‘evden hastaneye hastaneden eve’ sürecini tam 4 kez yaşadı ve sonunda virüsü yendi. Ozan Mecali, yaşama arzusu, inanç ve morali ile virüsü yenmeyi başardığını söylerken, “Durum ciddi ve yaşama değer verin evinizde kalın” dedi.

     

    SAKLAMAK CİNAYETTİR 

    Elbistan İlçesi Köşk Köylu olan ve Sinemilili aşiretinden Ozan Mecali koronavirüsü tamamen yense de  evde izole sürecine girerken, topluma da önemli uyarılarda bulundu. Koronavirüsü yenmeyi başardığını ancak insanların bu virüse yakalandıkları halde bunu saklamalarının çok tehlikeli olduğunu söyledi. Koronavirüse yakalanmanın ayıp bir şey olmadığını bunun bir salgın olduğunu ifade eden Ozan Mecali, “Yazıktır günahtır. Siz koronavirüse yakalandığınızı sakladığınız da sizin sevdikleriniz bunu bilmediği için önlemini almıyor kendini izole etmiyor. Adı üzerinde bir virüstür ve siz sevdiklerinizin ölümüne yada hastalanmasına neden olmak istemiyorsanız lütfen virüse yakalandığınız da çevrenize yakınlarınıza ailenize bunu söyleyin” diye konuştu.

     

    Saklamanın bir diğer adının ‘cinayet’ olduğunu söyleyen Ozan Mecali, “ Aksi cinayettir aslında. Ben bu hastalığı her zaman gittiğim bir köylülerimizin kahvehanesin de kaptığımı düşünüyorum. Çünkü başka bir yere gitmiyordum. Orda koronavirüse yakalananlar varmış ve bize söylememişler. İşte neredeyse bu söylememe canımıza mal oluyordu” dedi.

     

    Ozan Torunu Alican’ın Facebook ve Twitter hesabından Kürtçe “Ew küre Albistane û wi corona kuşt, her biji Qalo” (Elbistanın oğludur ve koronavirüsü öldürdü) diye yazarak sevincini paylaşması ise yüzlerce insandan olumlu tepkiler aldı.

     

  • BAF Başkanı Erbil: Haykırışları duyun dayanışmayı büyütün

    BAF Başkanı Erbil: Haykırışları duyun dayanışmayı büyütün

    HİKMET ERDEN

     

    Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil, hasta ve evinden çıkamayan genç bir kadının bir limon için nasıl haykırışta bulunduğunu anlatarak, herkesi oluşturdukları Kriz Merkezi için yardımlaşma ve dayanışmaya çağırdı. Erbil, hiçbir dayanışma pratiğinde bulunmayıp kurumların Kriz Merkezlerini eleştirenlere de sert çıkarak, “Gün dayanışma günüdür. Dayanışma pratiğiniz yoksa lütfen teorilerinizle birlikte tatile çıkın” dedi.

     

    Demokratik Güç Birliği’nin temel bileşenlerinden Britaynya Alevi Federasyonu’nun koronavirüse karşı BAF yerleşkesinde oluşturulunan Kriz Merkezi’nde çalışmalarını tüm gücüyle sürdürüyor. İhtiyaç sahibi insanlar için oluşturulan dayanışma ağı ile her gün en az 40 kişi yada aileye bu merkezden gıda ve ilaç yardımı gibi destekler sunuluyor. Kürdistan ve Türkiyeli esnaf, market sahibi, işveren ve işçi ile emekçilerinin de katkı sunduğu temel gıda desteği ise her geçen gün sayının artmasından kaynaklı yeterli gelmiyor.

     

    İhtiyaç sahibi insanlar için oluşturulan Kriz Merkezleri’ne yardımları istismar eden bazı insanlar da bulunuyor. Bu konuda hem Kürt Toplum Merkezi hem DAY-MER hem de BAF Kriz Merkezleri’nden aynı kişilerin aynı gün talepte bulundukları ve yardım aldıkları ortaya çıktı.

     

    BİR DEFALIK DAYANIŞMAYLA ÇÖZEMEYİZ

    Yapılan çalışmaları değerlendiren BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil, yardım talebinin ilk oluştukları dönemde günlük 3-4 kişi olurken son bir haftadır günlük 40 kişi ve aileye ulaştığını aktardı. Ancak, yardım talebinin yüksek olması nedeniyle acil dayanışmaya ve daha fazla yardıma ihtiyaç duyduklarını aktaran “Böyle giderse kurumların yardımlaşma ağının hepsine yetişmesi mümkün değil. Şu anda bu ihtiyaca cevap versek te dayanışmanın ve yardımların daha fazla gelişmesi gerekiyor. Şu anda ihtiyaç sahibi Kürt ve Türk toplumundan 2 bin kişi yada aile bulunuyor.  Aslında biz yüzbinlerce toplum üyelerimiz ile çok rahatlıkla iyi bir dayanışma ağı ile bunların ihtiyacını bu süreçte karşılayabiliriz. Bunu başarırsak günde 50 kişi de yüz kişi de arasa bu dayanışmayı sürekli hale getirirsek bu ihtiyacı karşılayabiliriz. Ancak bir defalık dayanışma ile bunu çözemeyiz” dedi.

     

    HAYKIRIŞLARI DUYUN… 

    Toplumda özellikle Ankara Antlaşması ile İngiltere’de kalanların işini kaybettiği için ciddi ekonomik sorunlar yaşayanların bulunduğunu aktaran Erbil, bir genç kadının ‘Limon yok. Hastayım nültfen limon” diye haykırışına tanıklık ettiklerini aktardı.

    Gerçek ihtiyaç sahiplerine bu yardımların ulaştırılması için kurumlar olarak daha fazla iletişim ve birlikte çalışmanın gelişmesi gerektiğini aktaran Erbil, hayatını kaybedenlerin defin işlemi yada Türkiye’ye gönderilmesi, hasta ve yaşlı olanların ihtiyaçlarının karşılanması ve hastalanıp kimsesi olmadığı için yardıma ihtiyacı olan insanların öncelikleri olduğunun altını çizdi.

     

     

    TATİLE ÇIKIN!’ 

    NHS Hastanelerine yaptıkları bir dizi maske ve çantalar için yapılan eleştirilere sert bir dille cevap veren Erbil, “Analist ve teorisyen ordularının bir süre dinlenmesini istiyoruz. Bir yakınınız bir komşunuzu bir dostunuzu arayamıyorsanız onun bir yardıma ihtiyacı varken ulaştıramıyorsanız yardım yapan kurumlara ve insanlara bir desteğiniz olmuyorsa şu anda bizim sayfalarca teoriye ihtiyacımız yok” diye kaydetti.  

    Bireysellik ve bencilliğe karşı savaş verdiklerini söyleyen Erbil, kapitalist sistemin teslim almak istediği insana dair yanlarımızın biraz daha önce çıkması çok değerli olduğunun altını çizdi.  

     

  • Online Kürtçe derse rekor katılım!

    Online Kürtçe derse rekor katılım!

    HİKMET ERDEN

    Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs’ten kaynaklı insanların mecburi olarak evlerine kapandığı bu zor karantina günlerinde başlatılan online Kürtçe dil kursuna çok yoğun ilgi oluştu. Kürt dil öğretmeni Aledin Sinayiç’in başlattığı online Kürtçe derslerine Almanya’dan Amerika’ya İngiltere’den Japonya’ya Çin’e kadar yüz kişi katıldı. Ders için kullanılan online platformun kapasitesinin yüz kişi ile sınırlı olmasından kaynaklı çok sayıda kişi de derse katılamadı. Yaşanan yoğun ilgiden kaynaklı yeni eğitmenler ile kurs sayısını insanların Kürtçe seviyelerine göre arttıracağını belirten Sinayiç, bu ilgiye ve ihtiyaca cevap olmak için diğer Kürtçe eğitimcilerle yoğun bir çalışma yürüteceklerini ifade etti.

    Londra merkezli başlatılan Online Kürtçe dil kursu şimdiye kadar yapılan en kalabalık Kürtçe kursu olarak ta kayıtlara geçti. En kalabalık olmasının yanında, dünyanın dört bir yanından farklı yaş gruplarından insanların katılımıyla en renkli sınıf olarak ta yerini aldı. Kürt ve Kürtçe ile ilgili yapılan tüm çalışmalara saldırılar olduğu gibi bazı faşist troller organize bir şekilde online Kürtçe dersini sabote etme girişimleri de oluşturulan üç kişilik teknik güvenlik ekibi ile boşa çıkarıldı.

    ‘Yoğun ilgi Kürt dili eğitmenlerine ve kurumlarına bir mesaj’

    Dersin başlangıcında Dr. Midhad Çewlik Kürt dili ve lehçeleri hakkında kısa bir sunum yaparken, Mamoste Aledin’in eski öğrencilerinden İskandar Ding de kısa bir sunum yaptı. 15 dil konuşabilen Ding dil öğrenme sürecinde yapılması gerekenleri ve Kürtçe öğrenirken yaşadığı deneyimleri paylaştı.

    Yapılan sunumlardan sonra başlayan Ingilizce anlatımlı Kürtçe dersi yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Ders yine İskandar Ding adlı akademisyen ve müzisyenin söylediği Kürtçe şarkı ile sona erdi.

    Dersin ardından gazetemize konuşan Sinayiç, yaşanan yoğun ilginin Kürt dili eğitmenlerine ve Kürt kurumlarına büyük bir mesaj içerdiğini ve bu mesajın ‘harekete geçin’ olduğunu ifade etti.

    ‘‘Kürt dili ile uğraşan ve emek veren çok sayıda şahıs ve kurum var. Ancak bizler insanların bize gelmesini bekliyoruz. Halbuki teknolojinin bize sunduğu imkanlardan faydalanıp insanların evine girebiliriz. Ben bu proje ile bunu kanıtlamaya çalıştım; artık insanların evine Kürtçeyi biz götürelim. Bunun için bir bilgisayar veya elimizdeki telefon yeter.’’

    ‘İlgi karşısında çok duygulandım’

    Yaşanan yoğun ilgi karşısında duygulandığını ifade eden Sinayiç şunları belirtti; ‘‘Şirnex’in Cizre ilçesinin kırsal bir köyünde 5 yaşındayken ilkokula başladığımda tek kelime Türkçe bilmezken, öğretmenim Fedai Öztürk te tek kelime Kürtçe bilmiyordu. Türkçe bilmediğimden kaynaklı tırnak uçlarıma yediğim o kalın odun cetvelin acısını şuan gibi hatırlıyorum. Evet, o cetvelin acısı benim iyi düzeyde Türkçe öğrenmemi sağladı, ancak Annem Delal’in bildiği tek dil olan Kürtçe ‘ye olan sevdamı da büyüttü. Şimdi o günleri anımsarken bugün tüm dünyada Kürtçe ’ye bu denli yoğun ilgi karşısında duygulanmamak elde değil.’’

    ‘Dilin öldüğü yerde bir halk ölür’

    Yıllardır başkent Londra’da Kürtçe dil eğitimi veren Aledin Sinayiç, Kürtçe’nin kadim bir dil olduğunu ve milyonlarca Kürt tarafından konuşulduğunu ancak Kürtçe’ye yönelik saldırıların da hiç bitmediğini ifade etti.

    ‘‘Düşünün 21’inci yüzyılda yaşıyoruz ve halen bir dile yönelik bu kadar barbarca saldırı var. Bir halkı diğer bir halk grubundan ayıran temel özellik konuştuğu dildir, Kürdü Kürd yapan konuştuğu dildir. Kimlik bilinci de, duyguları da o dil çerçevesinde gelişir. Dilin öldüğü bir yerde bir halk ölür. O yüzdendir Kürtçeye bu kadar saldırmaları. Bakın Kürt belediyelerine atanan kayyımlara, ilk icraatları belediye çalışmalarından Kürtçeyi kaldırmak oluyor.’’

    ‘‘Ben Kürdistan’dan kopmak zorunda kaldığım bu 10 yıl boyunca hep Kürtçe’ye tutundum. On yıldır başkent Londra’da özellikle de Kürt Halk Meclisleri bünyesinde Kürtçe dersleri veriyorum. Şimdiye kadar dünyanın onlarca halklarından binden fazla öğrenciye ders verdim. Ve bu zor mülteci yıllarımda bana yaşam gücü verdi. Ama beni en çok acıtan Kürt öğrencilerim oldu. Aralarında sadece bir nesil olan birçok öğrencim dedesi ve nenesiyle hiç iletişim kuramadığına şahit oldum. Bu korkunç bir durum.’’

     ‘Online Kürtçe dersleri daha da geliştireceğiz’

    Koronavirüs’ten kaynaklı karantina günleri başlamadan önce iki tanesi Kürt kurumunda, bir tanesi de LSE (London School Of Economics) üniversitesinde olan üç sınıfa Kürtçe dil eğitimi veren Sinayiç, dört haftadır her üç sınıfa da ayrı günlerde online Kürtçe eğitimi vermeye devam ediyor. İnsanların evlerine kapanmak zorunda kaldığı bu zor günlerde Kürtçe öğrenme talebinin daha da arttığını ifade eden Sinayiç bu yüzden bu çalışmayı büyütmek istediğini ifade etti.

    ‘‘Haftanın üç akşamı farklı düzeylerde online olarak Kürtçe eğitimi veriyordum. Ancak yoğun talepten kaynaklı bunu geliştirmeye karar verdim. Bu hafta ilk

    kalabalık sınıfımıza başladık, gelecek haftalarda diğer Kürtçe eğitmen arkadaşların da yardımıyla sınıf sayılarını geliştireceğiz. Ben sizin gazeteniz aracılığıyla Kürtçe eğitmenlere ve Kürtçe sevdalısı sanatçılara çağrı yapmak istiyorum. Lütfen bu zor günleri böylesi değerli çalışmalarla atlatalım. Hep beraber bu sevdayı büyütelim.’’

    Sinayiç son olarak Kürtçe diline ilgi duyan ve bu projenin parçası olmak isteyen ve Kürtçe öğrenmek isteyenlere kurdimamoste@gmail.com email adresinden iletişim kurma çağrısı yaptı.

     

     

     


  • 80 yaşındaki Derviş dede önce kanseri şimdi koronavirüsü yendi –ÖZEL-

    80 yaşındaki Derviş dede önce kanseri şimdi koronavirüsü yendi –ÖZEL-

    HİKMET ERDEN

    İngiltere’de 80 yaşındaki Derviş Şahan, geçtiğimiz yıl kanseri yenerken şimdi de 20 günlük mücadele sonucunda koronavirüsü yenerek hastaneden taburcu edildi. Virüse yakalanan Şahan’ın eşi Türkan Şahan’da bir süre önce yakalandığı koronavirüsü yenerek taburcu edilmişti.

    Londra’da yaşayan Afşin’in Kötüre Köyü nüfusuna kayıtlı 80 yaşındaki Kürdistanlı Derviş Şahan ve 79 yaşındaki eşi Türkan Şahan, koronavirüse yakalandıkları için 15 Mart tarihinde her ikisi de fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Homerton Hastanesi’nde yoğun bakıma alınan Türkan ve Derviş Şahan’a ilaç tedavisi uygulanırken, yaşama şansları az görülüyordu.

    Özellikle 80 yaşındaki Derviş Şahan’ın 5 yıl boyunca cilt kanserine yakalanmış ve geçtiğimiz yıl kanseri yenmişti. Ancak, durum görüldüğü gibi seyretmedi ve 25 Mart tarihinde 79 yaşındaki Türkan Şahan koronavirüsü yenerek, hayata döndü ve hastaneden taburcu edildi.

    Durumu kritik izleyen ve kanseri yenmiş biri olan 80 yaşındaki Derviş dedenin hastanedeki yaşam mücadelesi sürdü ve sonun da iyi haber geldi. Daha önce kanseri yenen Derviş dede, 20 günlük mücadele sonucunda koronavirüsü yenerek, hastaneden taburcu edildi.

     

    KORKMADIM MÜCADELE ETTİM

    Telefonla görüştüğümüz Derviş Şahan, virüs karşısında panik ve korkuya kapılmadığını ve iyileşeceğine inandığını söyledi. Şahan, şunları anlattı: “Önce balgam attım. Bir süre sonra öksürük ve ateşim yükselince beni hastaneye götürmüşler. Evet yaşlıyım ama mücadeleciyim. Kendi kendime dedim ki, ‘Mücadele edeceksin direneceksin ve bunu da yeneceksin.’ Hastalığı yeneceğime inandım. İlaç veriyorlardı hap veriyorlardı. Bir süre de hatırlamıyorum tam olarak ne yaptıkların. Ama ben inandım. Virüse yakalansanız da inancınızı kaybetmeyin.”

     

    EV YOĞURDUNU HİÇ EKSİK ETMEDİ

    Türkan ve Derviş Şahan evlerinde şu anda dinlenirken, tedbir amaçlı olarak 2 hafta boyunca izole olarak, karantina da kalacaklar. Şahan’ın damadı Hasan Yeter ise Derviş dedenin

    köyden Londra’ya göç etse de doğal beslenmekten vazgeçmediğini belirterek, “Bağışıklık sistemi güçlüydü. Hayatından hiçbir zaman ev yoğurdunu çıkarmadı. Her gün mutlaka bir tabak yer. Birde pekmez, kuru üzüm, kayısı, ceviz ve meyvesini de düzenli yerdi. Tabi ki bir de organik bal vazgeçilmeziydi. Sanırım bu doğal beslenme onu güçlü kıldı. Bir de iradesi. Hepimize moral oldu” diye kaydetti.

  • Koronavirüse karşı ‘Dayanışma Ağı’ büyüyor – 2

    Koronavirüse karşı ‘Dayanışma Ağı’ büyüyor – 2

    HİKMET ERDEN

    Londra’da salgın karşısında Kürdistan ve Türkiyeli demokratik kitle örgütlerinin ördüğü dayanışma ağları, whatsapp ve telefonlar ile manevi destek alanları da oluştururken, evsizlerden yaşlılara yoksullardan çocuklara herkese ulaşmaya çalışıyor. DAY-MER, Gik-Der ve Alevi örgütlerinin Kriz Merkezleri’nde oluşturulan gönüllü ağlar, yoksul, kimsesiz, izole olmuş sokağa çıkmayan ve evlerinde hasta yatanlara birer ‘umut’ oluyorlar.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs İngiltere’de de hızla yayılırken, salgının üst boyutta yaşandığı kentlerinde başında Londra vardı. İngiltere’de on binlerce insan koronavirüse yakalanırken hayatını kaybedenlerin günlük sayısı artık günlük sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Koronavirüse karşı mücadelenin en ön saflarında sağlıkçılar dan sonra dayanışma ağları geliyor. Onlar hayatlarını hiçe sayarak yaşlı, yoksul, kimsesiz, izole olmuş sokağa çıkmayan ve evlerinde hasta yatanlara ‘umut’ oluyor ve bu virüse karşı mücadelenin kahramanları.

    TERAPİDEN GIDAYA DAY-MER AĞI…

    Dayanışma ağlarının en aktif merkezlerinden biri de Kürt ve Türk Toplum Merkezi DAY-MER oldu. DAY-MER koronavirüse karşı örgütlü ve kapsamlı çalışmalar yürütürken, onlarca aileye gıda yardımında bulundu. Başta, zor durumda olan yaşlılara, hastalanıp evde kalmak zorunda kalanlar ve Ankara antlaşmalılar olmak üzere, ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalışan DAY-MER üyeleri bir çok alanda yardımcı olmaya çalışıyor. Yaptığı çağrı ile onlarca market ve toptancıda topladığı gıdayı bugüne kadar 30 aileye ulaştırdı. Bunun yanı sıra North Middlesex ve Whittington Hastanelerinde çalışan sağlık emekçilerine de yardım ulaştırdı. Bir basın yayın ekibi ile sürekli toplumu bilgilendiren, uzmanlarla konuşarak toplumun yapması gerekenler konusunda öneriler sunan DAY-MER, bir telefon ağı da oluşturarak, evlerinde yanlız kalan kişileri arayarak, onların kendilerini yanlız hissetmemelerini sağlıyor Yine psikologlardan oluşan bir ekiple telefon üzerinden terapi ihtiyacı olanlara da destek sunuyor. Hergün onlarca kişiyi arayan DAY-MER yetkilileri, bu tür çalışmalar içinde olan toplum üyelerinin de kendileri ile bağlantı kurmalarını ve dayanışmayı birlikte örmek istediklerinin çağrısını yaptı.

    BAF ‘UMUT’ OLDU

     

    Dayanışma Ağı’nın en önemli duraklarından biri Britanya Alevi Federasyonu. Tüm kurumlar koronavirüs dolayısıyla kapılarını kilitlemek zorunda kalırken, BAF yerleşkesinde Demokratik Güç Birliği ile birlikte bir merkez oluşturuldu. Bu merkeze onlarca başvuru yapılırken, özellikle Kürt ve Türk toplumunda hayatını kaybedenler için adeta bir umut kapısı halinde. Cenazelerin hastane işlemlerinden defin işlemlerine kadar her konuda yardım ve destek sunuyorlar. Bununla da sınırlı kalmayarak, hastanelere acil ulaştırılması gereken kişileri özel araçları ile hastanelere ulaştırıyorlar. Tüm bu çalışmaların başında ise BAF Başkanı İsrafil Erbil bulunuyor. İsrafil Erbil her gün kapıları açarak, çalışmalar da bizzat yer alıyor. Alevi Federasyonu, Londra’da önemli bir yardım kuruluşu olan ve evsizler için gıda ve yemek dağıtarak yardımlarda bulunan FELİX adlı kurumla da ortak bir çalışma yürütüyor. Her gün yüzlerce insana ulaşılırken, Federasyon binasına toplanan gıda, sebze meyve ve bir çok ihtiyaç, burada paketlendikten sonra telefon ve online üzeri talepte bulunan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Özellikle yaşlı ve hasta olan insanların ilaç ve gıda yardımları konusunda hassas bir çalışma yürütülüyor. İnanç merkezleri ile bağlantı kuran BAF, sokakta yaşayan insanlara da kapılarını açmış durumda. Geniş alanda özellikle yoksul ve sokakta yaşayan insanlara yemek hazırlanıyor ve koronavirüse karşı gerekli meyve ve gıdalar veriliyor.

     

    GİK-DER HALK İÇİN  ‘MASKE’ ÜRETTİ

     

    Koronavirüs sebebi ile düzenli çalışmalarına ara veren Göçmen İşçileri Kültür Derneği GİK-DER bu süreçte toplumum ihtiyaçlarının karşılanabilmesine destek olabilmek için çeşitli çalışmalar düzenlemekte. Salgının yaygınlaşmaya başlaması ile beraber en çok ihtiyaç duyulan malzemelerden birisi haline gelen ve ya bulunamayan bulunduğu zamanda fiyatları çok uçuk olan maske üretimine başladı. Üretilen maskeler, Gik-Der tarafından demokratik kitle örgütleri ile de paylaşılarak halka ulaştırılıyor. Gönüllüler ağı oluşturan Gik-Der, hastalıktan yada yaşlılıktan kaynaklı sokağa çıkamayanların alışveriş ve bazı temel ihtiyaçlarının karşılanması için bir gönüllüler ağı oluşturdu. Sağlık çalışanların karşı karşıya kalmış olduğu zorlukları anlayan Gik-Der bu zorluklar içerisinde çalışmalarını sürdüren sağlık emekçileri ile dayanışma amacı ile kurum binasına ‘Sağlık çalışanları ile beraberiz’ yazılı pankart asarak desteğini ifade etti. Demokratik Güç Birliği içerisindeki tüm çalışmalara da aktif olarak katılan Gik-Der bu süreçte toplumun ihtiyaçları için gösterdiği çaba sivil toplum örgütü açısından önemli bir sınav verdi.

     

  • Koronavirüse karşı ‘Dayanışma Ağı’ büyüyor (1)

    Koronavirüse karşı ‘Dayanışma Ağı’ büyüyor (1)

    HİKMET ERDEN

    Koronavirüs salgınının İngiltere’deki en yaygın ve ölümlerin en fazla gerçekleştiği Londra’da Kürdistan ve Türkiyeli demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu dayanışma ağları büyürken, yüzlerce insana gıda, ilaç, danışmanlık ve sosyal yardımlar gerçekleştirildi.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs İngiltere’de de hızla yayılırken, salgının üst boyutta yaşandığı kentlerinde başında Londra geliyor. İngiltere’de on binlerce insan koronavirüse yakalanırken hayatını kaybedenlerin sayısı ise bini aştı. Her gün bu rakam daha fazla büyüyor. Hastanelerin dolup taştığı ülkede Ulusal Sağlık Sevrisi NHS’in sisteminin çökebileceği ifade ediliyor. Salgının en fazla vurduğu Londra’da Excel Sergi Salonu 4 bin yataklı hastaneye dönüştürüldü.

    Koronavirüs salgının da verilen mücadele de ön saflarda yer alanlar sağlık çalışanları ile birlikte sivil dayanışma ağları oldu. Ülke de iki yüz bini aşkın insan dayanışma ağların da yer alarak, hem sağlıkçılara yardımcı oluyor hem de ihtiyaç sahibi olan insanlara yardımcı olabilmek için canları pahasına çalışma yürütüyorlar. Virüsün yayılmasının ardından başta Kürt Halk Meclisi, Britanya Alevi Federasyonu ve DGB, Kürt ve Türk Toplum Merkezi DAY-MER ve bir çok sivil toplum örgütü, gıda ve ilaç gibi yardımlarının yanı sıra psikolojik destek, tercümanlık ve eğitim alanında online sosyal yardım ağları oluşturdu.

    KÜRTLER DAYANIŞMA AĞLARI KURDU

    Kürt Halk Meclisi Kriz Merkezi, Britanya’nın bir çok kentinin yanı sıra Kürdistan ve Türkiyelilerin yoğun yaşadığı Kuzey Londra’nın 6 bölgesinde Kriz Komisyonları kurdu. Komisyonlar, kendini izole ederek gıda ve ilaç gereksinimlerini karşılayamayan, ilaçlarını alamayan yaşlılar ve tercümanlık gibi konular da gelen talepleri karşılamaya çalışıyor. Bunun yanı sıra günlük olarak aileler aranarak sağlık durumları takip ediliyor ve moral destek sağlanmaya çalışılıyor. Bir diğer çalışma ise Halk Meclisi gönüllüleri belediyeler ve diğer dayanışma ağları ile birlikte çalışarak ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorlar. Özellikle dil sorunu yaşayıp tercüman ihtiyacı olanlar için yine telefon ve online destek sunuluyor. Kürt Halk Meclisi günlük olarak halka ‘Evde kal’ çağrısı ile uyarılar da bulunarak, evde kalmanın gerekliliği üzerine bilgilendirmeler ve uyarılar da bulunuyor.

     

    HEYVA-SOR AĞLARA KATILDI

    Kürt Kızılayı Hevya-Sor Londra’da ihtiyacı olan Kürt ailelere dönük çalışmalarını sürdürüyor. Bu konuda bir çok aileye yardımda bulunan kurum, Citizen UK adlı kuruluşla birlikte ortak çalışmalar da gerçekleştirdi. Bu kapsamda erzak ihtiyacı olan bir okula 500 poundluk bir maddi yardım da bulunuldu. Heyva-Sor aynı zamanda diğer dayanışma ağları ile de ortak bir çalışma içerisine girdi.

    Kürt Halk Meclisi Eğitim Komisyonu’na bağlı bir grup öğretmen de özellikle sokağa çıkma yasağı ve okulların kapalı olması nedeniyle derslerinden uzak kalacak öğrenciler için destek çalışması başlattı. ‘Kürt Halk Meclisi Education’ adlı gruba İnstigram üzerinden mesaj atılması halinde aileler ve çocuklarla iletişime geçerek ihtiyaçlarına yönelik program ve dersler konusunda destek sunuluyor.

  • Britanya’da 24 saatte 113 kişi Covid-19’dan hayatını kaybetti

    Britanya’da 24 saatte 113 kişi Covid-19’dan hayatını kaybetti

    Hikmet Erden

    Britanya’da koronavirüs salgınından ölenlerin sayısı 578’e ulaşırken son 24 saatte 113 kişi hayatını kaybetti.

    İngiltere’de kısmi sokağa çıkma yasağı dördüncü gününe girerken koronavirüs vakaları ise giderek artış gösteriyor. Son istatistiklere göre şu ana kadar sayı 11858’e ulaşırken ölenlerin sayısı ise 578 oldu. Son 24 saatte ölen kişi sayısı ise 113 kişi ile şimdiye kadar ki en yüksek düzeyde gerçekleşti. Bugüne kadar

    Britanya’da şu ana kadar Koronavirus için 104 bin 866 kişi test edildi ve bunların 93 bin 208’i negatif çıkarken, 11 bin 658 kişi de ise testler pozitif çıktı.

    Hayatını kaybedenler arasında 11’i Kürdistan ve Türkiyeli de bulunurken, 21 yaşında genç bir İngiliz kadının ölümü ise gençlere bulaşma riskinin bulunduğunu gösterdi.

    Market, eczane, take-away ve bankalar gibi zorunlu alanlar dışında her yer kapanırken, kurallara ve yasaklara tam olarak uyulmadığı gözlendi. Metro ve trenler deki yoğunluk tepkilere neden olurken, iki kişi dışında bir araya gelmenin yasak olduğu ülkede halen üçer ve dörderli grupların oluşması dikkat çekti.

    Hastaneler de önümüzdeki hafta yoğunluğun artması beklenirken, salgının en yoğun görüldüğü Londra’nın batısında Excel Sergi Merkezi ise Nightingale Hastanesi olarak yeniden dizayn edildi. İngiliz ordusunun desteği ile kurulan hastane 4 bin hastayı kabul edecek kapasite de bulunuyor.

    Ülkede emekliye ayrılan yada ayrılan tüm sağlık çalışanları göreve çağrılırken, şu ana kadar 11 bin sağlık elemanının yeniden göreve başladığı belirtildi. Salgının boyutunun yükselmesi durumunda Tıp Fakülteleri’nde eğitim gören 24 bin öğrencinin de hastane ve klinikler de görev alacağı öğrenildi.

    Bu arada ülkede NHS çalışanlarına destek için tüm ülkede alkış eylemi gerçekleşirken, Hükümet ülkedeki tüm sağlık çalışanlarını göreve davet etti.