Author: ali

  • Büyüyen evsizlik krizi yolsuzluğun mirasıdır!

    Büyüyen evsizlik krizi yolsuzluğun mirasıdır!

    Erem Kansoy

    Ulusal İstatistik Ofisi’ne göre, 2018/19 yılında başkentte 8.555 evsiz vardı. Covid-19 sürecinde ise sadece 1000 evsize kalacak bir oda veya barınak sağlandı. En son rakamlar, 3.673 kişi, bu rakam 2009-2010 yıllarına göre şu anda İki buçuk katı oluyor. 1000’den fazla tutuklu evsiz ise Coronavirüs salgınından dolayı sokağa serbest bırakıldı. İngiltere’de evsizlik son yıllarda iki katından fazla arttı. 2010’da yüzde 10 olan evsizlik 2019’da yüzde 24’e ulaştı. En yüksek artış 2020’de bekleniyor. İngiliz Parlamentosu ve Başbakanlığın bulunduğu Westminister bölgesinde her gece 300’den fazla evsiz sığınak ararken gündüz saatlerinde bu rakam ikiye katlanıyor.

    Londra’da, artık kira ödemeyi göze alamayacakları için sokaklarda uyumaya zorlanan yeni işsiz restoran ve pub çalışanlarının da arttığı görülüyor. Londra’da yüzlerce çadır ve karton kutu kampı hala mevcut ve koşullar giderek zorlaşırken evsizlerin sayısıda giderek artıyor.

     

  • İngiltere’de Kovid-19 ölümleri 42 bini geçti

    İngiltere’de Kovid-19 ölümleri 42 bini geçti

    İngiltere’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 184 artışla 42 bin 153 oldu.

    Sağlık Bakanlığının twitter üzerinden duyurduğu verilere göre, ülkede Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 184 artarak, 42 bin 153’e yükseldi.

    Ülkede vaka sayısı da bin 115 artışla 299 bin 251 oldu.

    İngiltere’de hükümetin baş bilim danışmanı Sir Patrick Vallance, mart ayında yaptığı açıklamada, ülkenin salgını 20 bin ölüyle atlatmasının başarılı bir sonuç olacağını bildirmişti.

    İlk etapta “toplumsal bağışıklık kazanılması amacıyla virüsün kontrollü yayılması” stratejisini izleyen İngiliz hükümeti, ölü sayısının yaklaşık 300 bin olabileceğine yönelik raporlar ve eleştirilerin ardından geri adım atmıştı.

    İngiltere’de 23 Mart’ta başlayan kısıtlamalarda 13 Mayıs’ta kısmi gevşemeye gidilerek egzersiz için dışarı çıkışlara getirilen sınırlama kaldırılmış, inşaat ve imalat sektörü işçileri gibi evden çalışmaları mümkün olmayan kişilerin de iş başı yapmalarına izin verilmişti.

    Gevşeme adımlarının ikinci aşamasında ise 1 Haziran itibarıyla ilkokulların açılmasına ve profesyonel spor müsabakalarının başlamasına, 15 Haziran’da ise tüm perakende mağazaların açılmasına karar verilmişti.

  • ‘Saldırılarla Kürtlerin tamamına mesaj veriliyor’

    ‘Saldırılarla Kürtlerin tamamına mesaj veriliyor’

    VAN – Şengal ve Mahmur’a dönük hava saldırılarıyla tüm Kürtlere “yok ederim” mesajının verildiğini belirten HDP milletvekilleri Hasan Özgüneş ve Nuran İmir, yerel ve uluslararası güçlerin sessizliğine tepki gösterdi.

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Şengal ve Mahmur’daki yerleşim alanlarına yönelik hava saldırılarına tepki gösteren HDP Milletvekilleri Hasan Özgüneş ve Nuran İmir, yapılan saldırılara karşı her parçada bulanan Kürt halkının bir araya gelerek tepki göstermesi gerektiğini söyledi. Özgüneş ve İmir, KDP, YNK ile uluslararası güçlerin sessizliğine de tepki gösterdi.
    ‘YOK EDERİM’ MESAJI VERİLİYOR
    AKP-MHP’nin Ergenekon ile birlikte Türkiye halklarının üzerinde görülmemiş bir faşizm uygulamaya koyduklarını söyleyen Özgüneş, “Bu blok özellikle Kürtlerle olan düşmanlıklarını ısrarla sürdürmek istiyor. Çünkü HDP Türkiye’de yaşayan tüm halkların özgürlüğünü ve Kürt sorunun demokratik çözümünü istiyor. Ortadoğu’daki tüm Kürtler de, tek bayrak, tek millet, tek dine karşı, demokratik bir yapı inşa ediyor. İşte Şengal ve Mahmur’da oluşturulan bu yapıya karşı Türkiye büyük bir rahatsızlık duyuyor. Mahmur’da yaşayan halkımız 90’lı yıllarda devletin yok etme politikası sonucu oraya göç etmek zorunda kalmış insanlar. Bu insanlar, Türkiye devletinin zulmünden kaçarak orada yeni bir yaşam inşa etmişler. AKP-MHP bloğu yürüyüşümüzün başladığı gün Mahmur’a yönelik saldırı yaparak orayı bombalıyor. Yani bize; ‘Ben seni burada da, orada da yok ederim’ mesajı veriyorlar. Türkiye bu mesajı sadece oraya değil, Kürtlerin yaşadığı bütün bölgelere veriyor” dedi.
    ‘KDP VE YNK TUTUMUNU NETLEŞTİRMELİ’
    Türkiye’nin yıllardır “iyi Kürtler”, “kötü Kürtler” politikasını yürüttüğünü aktaran Özgüneş, “Türkiye, Kürtlerin bir bölgesiyle ticaret yaparken onlara; ‘Ben diğer Kürtleri yok edersem hem sizin için hem bizim için sorun ortadan kalkar’ mesajı veriyor. Diğer taraftan özgür düşünen, başını eğmeyen, onlarla işbirliği yapmayan ve direnen Kürtlere saldırıyor. KDP ve YNK de ‘Biz aramızda küçük bir devlet kurmuşuz kimse bize karışmasın’ derdine düşmüşler. İki parti orayı kendi aralarında ikiye bölmüşler. Bir tarafın rantını YNK, bir tarafını ise KDP yiyiyor. Biri İran’la işbirliği yapmak istediğini ve kimsenin kendilerine karışmaması gerektiğini söylüyor, diğeri ise ‘Türk devleti bizim komşumuz, dostumuzdur ve biz onlarla ticaret yapmaya devam edeceğiz’ diyor. Bu nedenle iki yapı da ne İran’a ne Türkiye’ye karşı çıkmıyor. Bazen kısık sesle ‘Keşke Kürtler özgür olsa’ gibi açıklamalar yapıyorlar ama iki parti de ne İran’la ne Türkiye ile ilişkilerini koparmıyor. Durum böyle olunca onların özgür olduğunu nasıl düşünebiliriz ki? MİT orada, Türk askeri orada ve birlikte hareket ediyorlar. İki parti seslerini çıkarmadığı gibi halkın bunlara karşı ses yükseltmesine de izin vermiyorlar. Ne yazık ki yaşananlar bize böyle acı bir tablo sunuyor” diye konuştu.
    ‘GÜÇLENEREK CEVAP VEREBİLİRİZ’
    Yıllardır Kürtlerin ulusal bir kongrede bir araya gelmeleri konusunda bir ısrar sürdürdüklerini anlatan Özgüneş son olarak, “Biz tüm Kürtlerin ulusal kongrede bir araya gelmeleri gerektiğini ve Kürtlere yönelik herhangi bir saldırıda tüm parçaların buna karşı çıkmasını isterdik. Bu saldırılara karşı tek isteğimiz Kürtlerin akli selim bir şekilde hareket etmeleridir. Irak Federal Kürdistan bölgesi yönetimi Erdoğan’ın, ‘Biz Irak’ta referandumun yapılmasını engelledik’ açıklamalarını her zaman akıllarında tutsunlar. Unutulmamalı ki, bir parçanın güçlü olması yetmiyor. Kürtler güçlenerek ancak bu saldırılara cevap verebiliriz” ifadelerini kullandı.
    ‘SALDIRILAR ÖZGÜR YAŞAMA YÖNELİK’
    Mahmur ve Şengal’e yönelik saldırıları asla kabul etmeyeceklerini ve buna karşı mücadele edeceklerini belirten Nuran İmir ise, “Bu saldırı Türkiye’nin ne ilk saldırısı ne de son saldırısı olacak. Türkiye bu saldırılarıyla uluslararası tüm hukuku da ayaklar altına alıyor. Şunu söylemek gerekiyor ki, AKP-MHP ittifakı uluslararası güçlerden onay almadan bu saldırıları yapamaz. AKP ve MHP, Kürt değerlerini savunan herkese karşı büyük bir düşmanlık besliyor ve bu saldırı da onun bir parçasıdır. Mahmur halkı zaten devletin zulmünden kaçarak orada kendilerine yeni bir yaşam inşa eden insanlardan oluşuyor. Bu insanlar sadece yılan ve farelerin olduğu bu çorak topraklarda kendilerine yeni bir yaşam var ettiler. Bu saldırı, Kürtlerin yarattığı işte bu değer ve özgürlüklerine karşı bir saldırıdır. Yine DAİŞ çetelerinin saldırılarına uğrayan Şengal’da binlerce insan hayatını kaybetti, kadınlar köle pazarlarında satıldı. Şengal halkımız yaşadıkları tüm bu katliamlara rağmen orada yeni bir yaşam inşa etmeye çalışıyorlar. İki bölgeye saldırı işte bu özgür yaşama yönelik saldırılardır” dedi.
    ‘HERKES TUTUMUNU NETLEŞTİRMELİ’
    Mahmur ve Şengal’in Kürt halkı için birer sembol olduğunu ifade eden İmir, “Irak Kürdistan Bölgesi yönetiminin bu saldırılara karşı tavrını netleştirmesi ve buna karşı sessiz kalmaması gerekiyor. Bu aynı zamanda ulusal birlik için elzem bir durumdur. Kürt halkının tüm önde gelenleri, din adamları, saygın insanları ve politikacılarının bu saldırılara karşı tutumlarını netleştirmesi gerekiyor. Ortaya çıkacak bu itiraz aynı zamanda ulusal birlik için de bir ön adım olacaktır. Sadece bu değil, yine Kürtlerin tüm parti, oluşum ve insanlarının birlik olması ve bu saldırılara karşı ortak hareket etmesi gerekiyor. Uluslararası güçlerin de oradaki halklarımıza sahip çıkması ve Türkiye’nin bu saldırılara karşı çıkmaları gerekiyor. Şengal, DAİŞ’e karşı insanlığın onurunu savunmuş bir yerdir. Ne olursa olsun Şengal ve Mahmur halkını savunacak ve tüm gücüyle buna karşı çıkacağız” diye konuştu.
  • Johnson Kürt’lere takıldı

    Johnson Kürt’lere takıldı

    Erem Kansoy

    İngiltere’nin başkenti Londra’da devam eden eylemler giderek büyüyor. Bugün İngiliz Parlamentosunda bir toplantıya katılan İngiliz Başbakan Borris Johnson’un parlamentodan çıkışı esnasında eylemciler tarafından aracının önü kesildi. Johnson’un arkasında seyreden güvenlik aracı ise başbakanın bulunduğu aracın ani fren yapması sonucu arakadan çarptı.

     

    Diyarı Kurdi isimli Başbakanın aracının önüne atlayan protestocu ise İngiliz polisi tarafından göz altına alındı. Eylemciler ise an itibarıyle Belgravia polis istasyonu önünde toplanıyor. Yaşanan olay İngiliz basınında büyük yer bulmasına rağmen basında yer alan haberlerde adeta Kürtlere sansür uygulanıyor. Haberlerde sadece ‘Kürt protestocular’ kelimesi yer alıyor fakat Türk saldırıları veya Kürtlerin insanlık için orada oldukları belirtilmiyor. Haberler sadece başbakanın küçük bir kaza atlattığı yönünde veriliyor buda İngiliz basının iki yüzlülüğünü ortaya koyuyor.

    Kürt Halk Meclisi’nin öncülüğünde Britanya Parlamentosu önünde bir araya gelen Kürtler Türk devletinin Medya Savunma Alanları, Şehit Rüstem Cudi Mülteci Kampı, Şengal’e yönelik düzenlediği saldırıları merkez Londra’da halk protesto etmeye devam edecek.

     


  • Tahliye olan Selma Altan: Cezaevlerinde korkunç tecrit uygulanıyor

    Tahliye olan Selma Altan: Cezaevlerinde korkunç tecrit uygulanıyor

    Tahliye edilen Ege TUHAY-DER Kurucu üyesi Selma Altan, tutuklu bulunduğu Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden çıktı. Altan, cezaevlerinde yaşanan sürece dikkat çekerek, “Cezaevlerinde korkunç tecrit uygulanıyor” dedi.

    Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAYDER) Kurucu üyesi hasta tutuklu Selma Altan (71)  İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7 ay sonra görülen ilk duruşmasında tahliye edildi. Altan, Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye oldu. Cezaevi önünde yakınları Altan’ı ailesi ve yakınlarının yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eş Başkanı Besriye Tekgür ve İl yöneticileri, EGE TUHA-DER, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri karşıladı.

    ‘ÇALIŞMALARA DEVAM’

    Altan burada kendisini karşılayan herkese teşekkür ederek kısa bir açıklama yaptı. Koronavirüs (Kovid-19) bahane edilerek, cezaevlerinde tecridin daha çok arttırıldığını kaydeden Altan, şunları söyledi: “İçeride tutukluları hastaneye falan götürmüyor. Bu şekilde tecridin olması tedirgin edicidir ve buda psikolojiyi olumsuz etkiliyor. O nedenle dışarıdan içerdekileri desteklemek lazım. Ben esas olarak dernek çalışanı ve yöneticisi olarak buraya cezaevine getirildim. Bizim içerde olmamızın esas nedeni buydu. Bundan sonra bu çalışmalara zaten devam edeceğiz. Biz kanunsuz hiç bir şey yapmadık. Emniyet önce fişliyor sonra da bir sürü delil üretmeye çalışıyor. Adeta öküzün altında buzağı arıyor. Adaletsiz bir ülkede yaşıyoruz maalesef.”

  • Irak Ordusu, TSK’nin saldırılarına karşı harekete geçti

    Irak Ordusu, TSK’nin saldırılarına karşı harekete geçti

    HABER MERKEZİ – Türkiye’nin Mahmur, Şengal ve Kandil’e yönelik hava saldırıları devam ederken, MSB’den Heftanin’e asker kaydırıldığı açıklaması geldi. Irak Ordu Sözcüsü Emid Yehya Resul ise, Türkiye’nin saldırılarına karşı “Savunma Kalkanı Sistemi”ni devreye sokmak için çalışmalara başladıklarını duyurdu.
    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Mahmur Kampı, Şengal ve Kandil’deki kimi alanlara dönük başlatılan hava saldırıları devam ediyor. Bölgeden yayın yapan ROJnews, Hewlêr kırsalındaki Bradost alanının bir kez daha bombardımana tutulduğunu duyurdu. Ajans, bombardımana dair görüntülerde yayımladı. Yapılan bombardıman sonucu bölgede yaşayan yurttaşlara ait bahçelerde yangın çıktığı belirtilen haberde yine bölgedeki Xelîfan, Sîrwan ve Elekan köylerinin de ateş altına alındığı kaydedildi.
    MSB’DEN HEFTANİN AÇIKLAMASI
    TSK, Heftanin bölgesindeki birçok alana da savaş uçaklarıyla hava saldırısı düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Heftanin’e “Pençe-Kaplan” operasyonu başlatıldığını duyurdu. Açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Halkımızın ve hudutlarımızın güvenliğini tehdit eden PKK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirmek maksadıyla; Hava Kuvvetleri, ateş destek vasıtaları, ATAK Helikopterleri, İHA ve SİHA’larla desteklenen Komandolarımız, hava hücum harekâtıyla bölgeye intikal etmişlerdir.”
    IRAK’TAN SERT YANIT 
    Irak Ordusu Sözcüsü Emid Yehya Resul ise, TSK’nin hava saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Resul, Türkiye’ye ait 18 savaş uçağının Irak sınırlarını geçerek, Şergat ilçesine kadar geldiğini ve bu durumun bir daha tekrarlanmamasını istedi.
    Irak’ın egemenliğinin ihlal edildiğini söyleyen Resul, saldırıların engellenmesi için “Savunma Kalkanı Sistemi”ni devreye koymak için çalışmalara başladıklarını da duyurdu.  Resul, “Türkiye’nin 18 savaş uçağı sınırlarımızı ihlal ederek Şergat ilçesine kadar geldi. Türkiye bu tarz saldırılarından vazgeçmeli ve tekrarlamamalıdır” dedi.
  • Londra’da Türk devleti protesto edildi

    Londra’da Türk devleti protesto edildi

    Diren Dicle Eren

    Kürt Halk Meclisi’nin öncülüğünde Britanya Parlamentosu önünde bir araya gelen Kürtler Türk devletinin Medya Savunma Alanları, Şehit Rüstem Cudi Mülteci Kampı, Şengal’e yönelik düzenlediği saldırıları protesto etti.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterleri ile YPG ve YPJ bayrakları taşıyan grup, sık sık “Faşist Türk devleti”, “Terörist Erdoğan”’ “Kürtlere savaşa son”, “Silah satışını durdurun” sloganları atıldı. Burada bir açıklama yapan Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal, Kürtlere yönelik soykırım saldırıları gerçekleştiğini belirterek, İngiltere’nin Türk devletine silah satışlarını derhal durdurması gerektiğini vurguladı. Akbal, faşizme karşı birlik çağrısı yaparak Kürt halkının asla yılmayacağını kaydetti. Eylem alkış ve sloganlarla sona erdi.