Author: ali

  • Londra ve Çevresinde, Kadınlar, 25 Kasım’ı Eylemlerle Geçirdi

    Londra ve Çevresinde, Kadınlar, 25 Kasım’ı Eylemlerle Geçirdi

    25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı mücadele günü vesilesiyle Londra merkez, Croydon ve Reading’de çeşitli eylem ve etkinlikler düzenlendi.

     

    Londra’nın Stoke Newington Polis Karakolu önünde dün akşam bir araya gelen bir grup kadın kadına yönelik şiddeti protesto etti. Roj Kadın Meclisi, Sosyalist Kadınlar Birliği, Dersim Der, Paz-der ve Kırkısrak kurumlarından kadınların ortaklaşa organize ettiği eylemde, tutuklu HDP milletvekilleri ve yaşamını yitiren devrimci kadınların fotoğrafları sergilendi. Üzerinde ingilizce ve Türkçe olarak ‘benim bedenim benim hakkım’ yazılı pankart açan kadınlar bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada dünya genelinde devam eden kadına yönelik şiddete dikkat çekilirken, Rojava’da kadın öncülüğünde verilen mücadelenin tü dünya kadınları için bir umut yarattığı ifade edildi. Yapılan açıklamanın ardından Gik-Der binasına Sakine Cansız ve kadın mücadelesini anlatan film gösterimi yapıldı.

    25 Kasım kadına yönelik şiddet ile mücadele kapsamında bir etkinlik te Roj Kadın Meclisi öncülüğündde Croydon’da yapıldı. 25 Kasım ve kadın konulu yapılan toplantıdan sonra kadınlar yürüyüş halinde Croydon merkezine geldi. Burda da bir basın açıklaması yapan kadınlar, kadınların hem devlet, he erkek olmak üzere yaşamın her alanında şiddete maruz kaldıkları ifade edildi.

    Kadına yönelik şiddeti protesto eylemlerinden bir tanesi de Reading kentinde yapıldı. Yine Roj Kadın Meclisi öncülüğünde yapılan eylemde kadınlar daha fazla örgütlenme ve mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Yapılan yürüyüş ve basın açıklamasından sonra kadınlar Paris’te katledilen Kürt Kadın devrimci Sakine Cansız’ın yaşamını anlatan belegeseli izledi.

    Haber: Jonas Tekin
    https://youtu.be/ju-kF_4NHMg
    Londra ve Çevresinde, Kadınlar, 25 Kasım’ı Eylemlerle Geçirdi 1

    Londra ve Çevresinde, Kadınlar, 25 Kasım’ı Eylemlerle Geçirdi 2

    Londra ve Çevresinde, Kadınlar, 25 Kasım’ı Eylemlerle Geçirdi 3

    Londra ve Çevresinde, Kadınlar, 25 Kasım’ı Eylemlerle Geçirdi 4

    Londra ve Çevresinde, Kadınlar, 25 Kasım’ı Eylemlerle Geçirdi 5

  • Milletvekili Jo Cox’u Öldüren Aşırı Sağcı Teröriste Ömür Boyu Hapis

    Milletvekili Jo Cox’u Öldüren Aşırı Sağcı Teröriste Ömür Boyu Hapis

    Milletvekili Jo Cox’u öldüren aşırı sağcı terörist Thomas Mair, Old Bailey’de gerçekleşen yedi günlük davanın ardından cinayetten suçlu bulunarak, ömür boyu hapis cezası aldı.

    Mahkemeye savuma sunmayan ırkçı Mair, AB üyeliği referandumu kampanya sürecinde, silah ve bıçakla Cox’a saldırarak, genç milletvekilini sokak ortasında öldürmüştü. Mair’in, saldırı sonrasında ‘hainlere ölüm, Britanya’ya özgürlük’ diye bağırdığı kaydedildi.

    Cox, Birleşik Krallık’ın AB üyeliğinden yana kampanya yürütüyordu ve yabancı karşıtlığı ile mücadele ediyordu. Mair’in özellikle bu çalışmalardan dolayı rahatsılık duyduğu ve Cox’u hedef aldığı aktarıldı.

    Batley ve Spence milletvekili Cox, Birstall’da haftalık görüşmelerini yaptığı ofisine giderken, 16 Haziran’da Mair’in saldırısına uğradı. Mair, Cox’u kafasından iki defa ve göğsünden bir defa silahla vurduktan sonra 15 defa bıçakladı.

    Thomas Mair
    Thomas Mair

    İki çocuk annesi, 41 yaşındaki İşçi Parti milletvekili saldırıdan kısa bir zaman sonra ambulansta hayatını kaybetti.

    Mair, olaya müdahale eden, 77 yaşındaki Bernard Carter Kenny’i de ağır yaralamaktan suçlu bulundu. Jüri kararını 90 dakika içerisinde verdi.

    Yardım severliği ve eşitliğe olan inancıyla tanınan Cox’un, saldırı esnasında yanında bulunan asistanına ‘sen git, beni yaralasın’ söylediği, mahkemeye aktarılmıştı.

    Kararın ardından İşçi Parti lideri, Jeremy Corbyn, cinayetle ilgili ‘‘demokrasiye saldırı, ve dünyayı iyilik ve merhamet elçisinden yoksun etti’’ ifadesinde bulundu.

    Kocası Brendan Cox, eşi Jo’yu öldüren Mair’e ‘sevgiden yoksun’ yaşadığı için acıdığını ifade ederek, cinayet sonrasında sevgi ve iyi niyetin üstün çıktığını ifade etti.

    Polis Mair’in evinde Hitler ve Nazi’ler ile ilgili kitaplar buldu. Cox ile ilgili bir yazı da ele geçirildi.

    Cox’un öldürülmesinin ardından Parlamentoda, kendisini tanıyan milletvekilleri özel bir oturum gerçekleştirerek, genç siyasetçiyi anmışlardı.

  • Müslim, Britanya Parlamentosundan Ankara’ya Cevap Verdi

    Müslim, Britanya Parlamentosundan Ankara’ya Cevap Verdi

    Demokratik Birlik Partisi Eşbaşkanı Salih Müslim Britanya parlamentosundan Ankara’nın yakalama kararına cevap verdi. Müslim Britanya parlamentosunda yapılan toplantı öncesi yakalama kararı ile ilgili yaptığı açıklamada, mevcut kararın hukuk ile ilgisi olmadığını ve sultanın bir fermanı olduğunu ifade etti.

     

    Londra’da çalışmalarını yürüten Centre for Kurdish Progress’in organize ettiği bir toplantıda konuşan PYD Lideri Salih Müslim, Suriye ve Rojava’daki gelişmeler üzerine değerlendirmeler yaptı. Toplantı öncesi Ankara savcılığının yakalama kararı ile ilgili bir açıklama yapan Müslim şunları belirtti; ‘‘ Ankara’da yaşanan patlama ile ilgili hiçbir ilgimizin olmadığını kendileri de tüm dünya da biliyor. Biz ilk anda bombalı saldırıyı da kınadık. Saldırının faili olarak belirttikleri kişiyi de araştırdık ve Rojava’da böyle bir kişinin olmadığını açığa çıkarttık. Bu kararın hukuki bir yönü yok, tamamen sultanın fermanı niteliğindedir. Dünya bu kararı ciddiye almayacaktır.’’

    Ankara savcılığının yakalama kararı ile ilgili yaptığı açıklamadan sonra toplantı başladı. 200’u aşkın kişinin katıldığı toplantının ev sahipliğini İskoç Milletvekili Natalie McGarry yaparken Unite Sendika Yöneticisi Simon Dubbins, Kürtleri uzun yıllardır destekleyen Lord Hylton, Gölge Savunma Bakanı İşçi Partili Nia Griffith ve İskoç Milli Partisi (SNP) Savunma Sözcüsü Milletvekili Brendan O’hara da programda söz aldılar.

    Toplantıya katılanlar arasında Rojava’da yaşamını yitiren YPG’li İngiliz Dean Evans’ın annesi de kısa bir konuşma yaptı. Konuşmaya başladığında dinleyiciler ayakta alkışlarken, Britanya parlamentosu tarihinde ilk defa ‘şehid namirin’ sloganlarıyla da tanışmış oldu. Yaptığı konuşmada Britanya hükümetini, Türk devletinin yaptığı kıyımlara sessiz kalmakla suçlayan anne Evans daha fazla dayanışma çağrısı yaptı.

    Salih Müslim 2011’den beri süre gelen Suriye’deki çatışmayı değerlendirdi. Assad diktatörlüğünün yıkılmasını amaçlayan bu çatışmada Suudi Arabistan ve İran’ın da planları olduğunu hatırlatan Müslim Türkiye’nin ise bir Osmanlı İmparatorluğu değil Misak-ı Milli sınırları içerisinde olduğu savunulan Kerkük ve Musul gibi şehirleri isteyerek bir Türk imparatorluğu oluşturmaya çalıştığını gözlemlediğini söyledi. İran’ın da yeni Safavi İmparatorluğu kurmak isteminin olduğunu sözlerine ekledi.

    Müslim Rojava ve diğer kantonlarda YPG ve YPJ gibi silahlı güçlerle topraklarına sahip çıktıklarını ve bir toplumsal anlaşma ile Kürt, Arap, Türkmen ve diğer etnik ve dini gruplarla ile bir harmoni içinde yaşamaya çalıştıklarını söyledi. Kadın hakları ve insani değerlerin öne çıkarıldığı bu toplumsal sözleşmede yönetimin halkta olduğu ve bu modelin tüm Orta Doğu’ya örnek olacağını umduklarını söyleyen Müslim yine kendilerinin Daiş ve al-Nusra’ya karşı savaştıklarını söyledi. Müslim 1 Kasım tarihinin Kobanı günü olarak ilan edildiğini ve bunu destekleyen diğer ülkelere de teşekkürlerini iletti.

    En sonki Cenevre konuşmalarının ertelenmesiyle Suriye halkının umutlarının iyice azaldığını belirten Müslim uluslararası güçlerin siyasi desteğini istedi.

    Trump’ın Başkan seçilmesiyle Amerika’nın uluslarası politikasının değişmeyeceğine inandığını söyleyen Müslim Suriye Demokratik Güçleri ile koalisyonun Daiş’i yenmek için hala en iyi strateji olacağını ekledi.

    Ne zaman bir Kürdistan devleti kurulacağı sorusu üzerine Müslim şöyle dedi; ‘Kürt olmaktan gurur duyuyorum, Kürdistan’dan geliyorum. Ama ulus-devlet için çabalamıyorum, ben bölgede yaşayan kadim halkların bir arada yaşaması için çabalıyorum. Kürdü, Ermenisi, Hristiyanı, Türkmeni, Arabı, her etnik ve dini kesimin bir arada yaşayabileceği demokratik konfederasyon için çabalıyor ve mücadele veriyoruz. Türkiye hükümeti Türkleri yansıtmıyor, Türk kardeşlerimize nefretimiz yok. Biz kırıcı değil yapıcı politikalar yürüyoruz. Britanya Türkiye ilişkilerinin kesilmesini istemeyiz.’
    https://youtu.be/r23Yk_zIyIY
    Sendikacı Simon Dubbins Kürtlerin bölgedeki insan hakları, seküler demokrasi ve kadın hakları için verdikleri mücadeleleri Ünite olarak gönülden desteklediklerini söyledi. Türkiye Hükümeti’nden PKK ile tekrar masaya oturup barış için yeni görüşmelerin yapmasını beklediklerini ekleyen Dubbins uluslararası dayanışmayı sürdüreceklerini belirtti.

    Lord Hylton Suriye’deki savaşta uluslararası müdahale olduğunun farkında olduğunun ama savaşın bitmesi için Kürtlerle ve bölge insanıyla daha çok diyaloğun gerektiğini söyledi.

    Nia Griffith ise bölgeden güvenilir bilginin gelmesinin çok önemli olduğunu yoksa İngiltere Hükümeti dahil uluslararası toplumların çözüm için harekete geçmekte zorluk çektiklerini söyledi.

    salih-uslim-parlamento1

    salih-uslim-parlamento2

    salih-uslim-parlamento3
    Salih Müslim
    salih-uslim-parlamento4
    Rojava’da yaşamını yitiren Dean Evans’ın annesi Tracey Howel

    salih-uslim-parlamento5

    salih-uslim-parlamento6
    Unite sendikası yöneticisi Simon Dubbins

    salih-uslim-parlamento7

    salih-uslim-parlamento8

    salih-uslim-parlamento9

    salih-uslim-parlamento10

    salih-uslim-parlamento11

    salih-uslim-parlamento12
    Lord Hylton
  • Ankara’nın Yakalama Kararına Salih Müslim’den Sert Cevap

    Ankara Cumhuriyet Başsavcısının yakalama kararı çıkarttığı PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, gazetemize yaptığı açıklamada, bu kararın ciddiyetten uzak bir karar olduğunu ve ne kendilerinin ne de dünyanın bu kararı ciddiye almayacağını söyledi.

    Aladdin Sinayiç

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği skandal karara Müslim’den yanıt geldi.

    Bir dizi etkinlik için Londra’da bulunan Müslim, gazetemizin bu karar ile ilgili sorusuna şu cevabı verdi; ‘‘Türkiye’de hukuk, kanun ve yasaların kalmadığını tüm dünya biliyor. Tümden diktatörlüğe girmiş bir süreç var. Alınan karar yargı kararı falan değil, tamamen sultanın fermanıdır. Ankara’daki patlamayla ne ilgimiz ve alakamız olabilir ki. Skandal bir karar. Daiş terror örgütü sıkıştıkça, Ankara’da rahatsızlık ve saldırganlık artıyor. Türkiye’nin saldırganlığı, Daiş’in yenilgisiyle bağlantılı. Bu yüzden Ankara’nın yakalama kararı vermesi, ciddiye alınacak bir karar değil.’’

    Müslim bu akşam Britanya parlamentosunda daha detaylı açıklamalarda bulunacak.

     

  • Londra’daki ‘Geceyi Geri Al’ Yürüyüşünde AKP Protestosu

    Londra’daki ‘Geceyi Geri Al’ Yürüyüşünde AKP Protestosu

    Başkent Londra’da düzenlenen ‘geceyi geri al’ yürüyüşünde yüzlerce kadın, taciz, tecavüz ve erkek şiddetini protesto etti. Yürüyüşe katılan Kürdistanlı ve Türkiyeli kadınlar da AKP’nin tecavüzü meşrulaştırma ve tecavüzcüleri aklama yasasını protesto etti.

     

    Her yıl düzenli olarak dünyanın birçok merkezinde yapılan ‘Geceyi geri al’ yürüyüşünde bu yıl da binlerce kadın, kadına yönelik şiddete karşı sokaklara çıktı. Londra merkezde Cumartesi akşamı yapılan yürüyüşe katılan yüzlerce kadın, erkek şiddetini protesto ederek, ‘kamusal alanları korkusuzca kullanmak istiyoruz’ çağrısı yaptı.

    Yürüyüşte AKP protestosu

    London Feminist Network tarafından organize edilen yürüyüşe Kürdistanlı ve Türkiyeli kadınlar da pankartlarıyla katılarak AKP’nin son kadın karşıtı pratiği olan tecavüzcüleri aklama yasa düzenlemesini protesto etti.

    Great College Street’ten başlayan yürüyüşün önünde üzerinde ‘kadına yönelik şiddete son’ yazılı büyük pankart kaldıran kadınlar attıkları sloganlarla da ‘kadınlara yönelik taciz ve tecavüze son’ çağrısı yaptı.

    ‘Geceyi Geri Al’ yürüyüşüne katılan Kürdistanlı ve Türkiyeli kadınlar da üzerinde ingilizce, Kürtçe ve Türkçe dillerinde ‘İtaat yok, isyan var’, ‘Jin Jiyan Azadi’, ‘Türkiye’de Pedofili Meşrulaşıyor’ yazılı pankartlarla yürüyüşte yerlerini aldı.

    Kadın-Erkek eşitliği yok

    Parlamento binasının yanından geçerek St Paul’s Cathedrali önünde mini bir miting düzenleyen kadınlar adına Polly Neate, Emily Jacob ve Elizabeth Carola adlı kadın hakları savunucuları birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda, kadınlar olarak yaşamın her alanında taciz, tecavüz ve şiddete maruz kaldıkları ifade edilirken, bunlar devam ettiği müddetçe kadın-erkek şiddetinden bahsedilemeyeceği belirtildi.

    İngiltere’de yılda 85 bin kadın, 12 bin erkek tecavüze maruz kalıyor

    Kadın kurumlarının açıkladıkları dehşet verici verilere göre, İngiltere’de yılda 85,000 kadın ve 12,000 erkek tecavüze maruz kalıyor. Bu sadece bir saatte 11 yetişkinin tecavüze maruz kaldığı anlamına geliyor.

    Eylem 1977’den beri organize ediliyor

    ‘Geceyi Geri Al-Reclaim the Night’ yürüyüşleri 1977’den bu yana İngiltere’de organize ediliyor. 2004’ten bu yana da her yıl düzenli olarak London Feminist Network adlı kadın organizasyonu tarafından organize ediliyor.

    Türkiye’de AKP hükümetinin, ‘çocuğa cinsel istismar’dan yargılanan faili, evlenme şartıyla en az 16 yıl hapisten kurtaran düzenlemesi ülke genelinde büyük tepkilere neden olmuştu.

    Fotoğraflar: www.charlottebarnes.co.uk

    reclaim-the-night1

    reclaim-the-night4

    reclaim-the-night2

    reclaim-the-night3

    reclaim-the-night5

    reclaim-the-night6

  • Salih Müslim: Kürtlerin Önünde Çetin Bir Mücadele Dönemi Var

    Salih Müslim: Kürtlerin Önünde Çetin Bir Mücadele Dönemi Var

    Başkent Londra’da düzenlenen bir halk toplantısında konuşan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Kürt halkının önünde çetin bir mücadele dönemi olduğunu belirterek, yeni sistemlerini demokratik federal sistem olarak tanımladıklarını ve bu sistemi tüm Suriye için istediklerini söyledi. Müslim, Türk cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın, Demirtaş için ‘YPG gelsin sizi kurtarsın’ sözüne de cevap vererek, ‘Demirtaş ve arkadaşlarının özgürlüğü boynumuzun borcudur’ dedi.

    Aladdin Sinayiç

    Bir dizi toplantı ve görüşme için Britanya’da bulunan Demokratik Birlik Partisi-PYD Eşbaşkanı Salih Müslim Londra’da bulunan Kürt Toplum Merkezinde konuştu. Suriye ve Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Müslim önemli değerlendirmelerde bulundu. Müslim’in El Bab konusu, YPG’nin Minbic’ten çekilmesi, Rakka operasyonu ve Türk devletinin Kuzey Kürdistan’a yönelik saldırılar başta olmak üzere bir çok konuda görüşlerini ifade ettiği toplantıya yoğun bir katılım oldu.

    PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’in toplantıda yaptığı değerlendirmelerden öne çıkanlar;

    20’inci yüzyılda başaramadıklarını şimdi yapmak istiyorlar

    Halkı köklerinden koparmak istiyorlar. Bir yok etme politikası. Siyasetleri buydu. Özellikle Türkler, 20 yüzyılda isteyip te başaramadıklarını, 2’inci yüzyılda yapmak istiyorlar. Bundan öte de planları vardı. Dört yıl önce söylüyorduk, kimse inanmıyordu. Fakat bugün her şey ortaya çıktı. Mesele sadece Rojava meselesi değildi. Mesele Kuzey Kürdistan’dı. Rojava üzerinden halkı soykırımdan geçirmek, bölgenin demografisini değiştirip istedikleri gibi dizayn etmek. Sonrasında da Rojava’da yaptıklarını Kuzeyde de yapmak. Srilanka örneğindeki gibi bir planlamaları vardı. Önce Kobane’yi Daiş eliyle hal edeceklerdi, sonra da Kürdistan’ın diğer kentlerini.

    Şırnak’ın Kobane’den Farkı Yok

    Yaptıklarını hepiniz görüyorsunuz; Cizre’nin, Şırnak’ın Kobane’den farkı yok. Oralarda yapılanların Kobane’den yapılanlardan farkı yok. Evleri yıkılan Şırnak halkının kentin kıyısında kurdukları çadırlara bile tahammül edemeyip onları da yaktılar. Bunun anlamı şudur, bu toprakları temizlemek istiyorlar kendilerince. Osmanlı tarihinde yapılanlar bir nevi tekrarlanıyor. Orta Anadolu Kürtleri nereden geliyor. Bunların hepsi Kürdistan’dan zorla göç ettirilen insanlar. Hepsini asimile edip eritmek için. Mesela şuanda Maraş’ta yapılmak istenen kamp ta bu planın bir parçasıdır. Tamamı Alevi olan bir yerleşim yerine Sünni Arapları getirmenin anlamı budur.

    Bu bir ahlak savaşıdır

    Ahlak savaşı veren, insani değerlere bağlı olan, sadece özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren bir hareketiz, başka da bir amacımız yok. Diğer tarafta ise tüm dünyanın korktuğu Daiş ve El Nusra gibi bir terör var. Bu yüzden tüm uluslararası güçler planlarını yeniden gözden geçiriyor. Kürtler yeniden tarih sahnesine çıkıyor, tarihte ilk defa bu düzeyde tanınıyor. Mesela 1 Kasım dünya Kobane gününde uluslararası düzeyde bu kadar büyük destek görüyorsak bu bizim için bir değerdir. Bu bir tanınmadır, birçok halktan şehitlerimizin olması da bunun bir göstergesidir.

    Çetin bir mücadele Kürtleri bekliyor

    Bu durum Kürtler başardı anlamına gelmiyor. Önümüzde çetin bir mücadele var. bunu askeri anlamda söylemiyorum, askeri mücadele günlük olarak devam ediyor zaten. Biz şuan Rojava’da bir sistem inşa ediyoruz. Tabi biz bu sistemi sadece Rojava için değil tüm Ortadoğu için istiyoruz. Kendimiz için 2012’den beri demokratik özerklik inşası yürütüyoruz. Ama bize yeni katılan Minbic, Gre Spi ve benzeri yeni bölgeler var. Bunlarda Arap nüfusu da yoğun. Bu noktada sistemimizi de değiştirme mecburiyetimiz var. Tüm halkların birlikte yaşayabileceği demokratik bir sistem. Bu sistemi de şimdi federalizm olarak tanımlıyoruz. Tüm Suriye için demokratik federal bir sistem. Ancak birileri halen Kürtlerin irade sahibi olduğu bir sistem istemiyor. Kendilerinin sistem önerileri de yok. Suriye eski Suriye olmayacak, bu mümkün değil. Bunu herkesin görmesi lazım.

    Bunlar ne ordudur, ne özgürdür, ne de Suriyelidir!

    Bizim için El Bab’ın kuzeyindeki köyler çok önemli. Tabi Türkiye baştan beri dillendirdiği güvenli bölge planını uygulamanın peşinde. Demografik değişiklikler yapmanın peşinde. Bir yandan da Daiş ile ilişkisinin kopmasını istemiyor. Bu sebeplen de tankıyla, topuyla ve savaş uçaklarıyla oraya giriyor. Şimdiye kadar El Bab’a ulaşmış değil. Ulaşabileceğini de sanmıyorum. Bizimkiler doğudan doğru 7-8 kilometre El Bab’a yakınlar. El Bab’ın 10 km güneyinde de rejim güçleri var. Özgür Suriye Ordusu yalandır bu noktada. Bunlar ne ordudur, ne özgürdür ne de Suriyelidir. Bu konuda uluslararası koalisyon da halen bir karar vermiş değil. Türk ordusu ilerlemek istedi, bizimkiler durdurdu. Tabi direk Türk ordusu ile değil, ÖSO denilen güçlerle oldu çatışmalar. El Bab halen Daiş’in elinde. Türk devletinin de halen Daiş ile ilişkisi kopmuş değil. Orada savaşan güçler DSG değil, oradaki yerel güçler, El Bab askeri meclisi, Cephe tul Ekrad gibi.

    Demirtaş ve arkadaşlarının özgürlüğü boynumuzun borcu

    Rojava’dan baktığımızda, bizim açımızdan Erdoğan ile Bağdadi arasında bir fark yoktur. Daiş Suriye’de ne yapıyorsa, Erdoğan da Kuzey Kürdistan’da aynısını yapıyor. Kuzey Kürdistan halkıyla dayanışmak sorumluluğumuzdur, mecburuz buna. Tayip Erdoğan çıkıp Demirtaş için, ‘YPG gelsin size kurtarsın’ diyor. Burada şunu belirtmek isterim. Onları kurtarmak bizim boynumuzun borcudur. Devlet bizi bunları söylemeye mecbur bırakıyor. Evet sonuna kadar mücadele edip Demirtaş ve arkadaşlarının özgürlüğünü sağlayacağız.’’

    Bayrak meselesi ulusal kongre meselesidir

    PYD Eşbaşkanı Salih Müslim yaptığı sunumdan sonra halkın sorularını yanıtladı. Kürdistan bayrağı ile ilgili gelen soruya da cevap veren Muslim, mevcut bayrağın Kürdistan Bölgesel Hükümeti meclisi tarafından kendilerini sembolize eden bayrak olarak karar altına alınıp kullanıldığını ve tüm Kürdistanı temsil edecek bir bayrağın henüz Kürtlerin geneli tarafından belirlenip karar altına alınmadığını ifade ederek, bayrağın da yapılacak Kürt ulusal konferansında ancak çözülebileceğini ve Ulusal kongrede alınacak karara da herkesin saygı duyacağını ifade etti. Kürdistan bölgesel hükümetini temsil eden bayrağa sonsuz saygıları olduğunu ancak bunun kendilerini temsil etmediğini, çünkü bayrak ile ilgili Kürt halkının genelinin verdiği bir karar olmadığını ifade etti. Bayrak konusunun çözümü için ulusal kongreyi işaret eden Muslim, bir bayrakta tüm Kürdistan halkının kararının olması gerektiğini belirtti.

    YPG görevini tamamlayıp Minbic’ten çekilmiştir

    YPG’nin Minbic’ten çekilmesiyle ilgili gelen soruya da Muslim; ‘‘YPG tüm Kürdistan halklarının çıkarları ve güvenliği için kuruldu. Minbic gibi yerlerde yerel güçler oluştuğunda ve güvenliklerini sağlayabilecekleri noktaya geldiklerinde YPG’nin orada durmasına ihtiyaç kalmaz. Tabi bu mesele Türkiye ile ABD arasında bir krize de dönüştü. En son orada askeri eğitim için kalan 200’yakın bir güç vardı, onlar da görevini tamamlayıp geri çekildi. Madem krize neden oldu, al sana çekiliyoruz ve Raqqa’ya ilerliyoruz. Kimse Minbic’i merak etmesin, orası Ebu Leylaların diyarıdır, orayı koruyacak yiğitler var.’’

    saleh-muslim3

    salih-muslim6

    saleh-muslim4

    saleh-muslim2
    PYD Eşbaşkanı Salih Müslim
  • DBP’li Belediyelere Yönelik Saldırıların Bilançosu

    DBP’li Belediyelere Yönelik Saldırıların Bilançosu

    Türk devletinin DBP’li belediyelere yönelik siyasi soykırım saldırıları hız kesmeden devam ediyor. HDP eş genel başkanları, milletvekilleri ile DBP Eş Genel Başkanı’nın yanı sıra DBP’li 37 belediye eş başkanını da rehin alan Türk devleti, yine 38 DBP’li belediyenin de iradesini gasp etti.

     

    38 EŞ BAŞKAN GÖREVDEN ALINDI, 37’Sİ TUTUKLANDI

    Kürt siyasi hareketine dönük saldırılar sürerken, bu kapsamda HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu milletvekilleri, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata, Amed Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı tutuklandı. Yine çok sayıda belediye eş başkanı, MYK ve PM üyesi ile partililer de tutuklanmış durumda. Adeta açık bir cezaevine dönüştürülmüş olan Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukların ardı arkası kesilmezken, AKP/Saray’ın inkar ve imha konseptini hayata geçirdiği il, ilçe ve beldelerde Kürt siyasi hareketi ve mücadelesinin ne denli sahiplenildiği ve desteklendiği de geride bırakılan seçimlerde ortaya çıkan sonuçlara bakılınca daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

    Şu ana kadar DBP’li olan 34 belediyeye direkt olarak, 4 tanesine de fiili olarak kayyum ataması yapıldı. Toplamda DBP’li 38 belediyeye dönük sivil bir darbe gerçekleştirilmiş durumda. DBP’li 38 belediye eş başkanınIN görevden alınması ve 4’ü eş başkan vekili olmak üzere DBP’li 37 belediye eş başkanın tutuklu olması, yine DBP’li 7 belediye eş başkanın hakkında da arama kararının bulunması Türkiye’de AKP/Saray öncülüğünde her geçen gün daha da derinleştirilen kaosun boyutunu gözler önüne seriyor. Ayrıca DBP’li 43 belediye eş başkanı da kimisi gözaltına alındıktan sonra kimisi de tutuklandıktan sonra görülen dava kapsamında serbest bırakıldı.

    KAYYUM ATANAN BELEDİYELER VE OY ORANLARI

    Van, Mardin büyükşehir belediyeleri ile Dersim ve Siirt belediyelerine atanan kayyumlar ile birlikte 4’ü fiili olmak üzere aralarında Amed Büyükşehir Belediyesi’nin de olduğu DBP’li 38 belediyeye kayyum atanmış durumda.

    Kayyum atanan DBP’li belediyeler ve son seçimlerde aldıkları oy oranları şöyle:

    *DBP’nin yüzde 55.89 ile aldığı Batman Belediyesi. Atanan kayyum vali yardımcısı Şeref Aksoy.

    *DBP’nin yüzde 66.83 ile aldığı Hakkari Belediyesi. Atanan kayyum vali yardımcısı Coney Epçim.

    *DBP’nin yüzde 48.43 aldığı Diyadin Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Mekan Çeviren.

    *DBP’nin yüzde 50.45 aldığı Beşiri Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Mustafa Maslak.

    * DBP’nin yüzde 52.43 aldığı Gercüş Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Ünal Koç.

    * DBP’nin yüzde 69.55 ile aldığı Silvan Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Murat Kütük.

    * DBP’nin yüzde 54.41 ile aldığı Sur Belediyesi. Atanan kayyum vali yardımcısı Bilal Özkan.

    * DBP’nin yüzde 39.08 ile aldığı Hınıs Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Bülent Ay.

    * DBP’nin yüzde 51.67 ile aldığı Tuzluca Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam İbrahim Civelek.

    * DBP’nin yüzde 60.16 ile aldığı Dargeçit Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam M. Yaşar Yeşiltaş.

    * DBP’nin yüzde 64.4 ile aldığı Derik Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam M. Fatih Saltürk.

    * DBP’nin yüzde 61.71 ile aldığı Mazıdağ Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Halit Benek.

    * DBP’nin yüzde 78.78 ile aldığı Nusaybin Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Ergün Baysal.

    * DBP’nin yüzde 45.84 ile aldığı Bulanık Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Ömer Şahin.

    * DBP’nin yüzde 52.37 ile aldığı Eruh Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Murat Dayanç.

    * DBP’nin yüzde 52.58 ile aldığı Suruç Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Tarık Açıkgöz

    * DBP’nin yüzde 81.61 ile aldığı Cizre Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Ahmet Adanur

    * DBP’nin yüzde 78.19 ile aldığı Silopi Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Savaş Konak.

    * DBP’nin yüzde 78.9 ile aldığı İdil Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Ersin Tepeli.

    * DBP’nin yüzde 50.91 ile aldığı Edremit Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam İbrahim Özkan.

    * DBP’nin yüzde 49.43 ile aldığı Erciş Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam M.Şirin Yaşar.

    * DBP’nin yüzde 48.32 ile aldığı İpekyolu Belediyesi. Atanan kayyum vali yardımcısı Önder Can.

    * DBP’nin yüzde 71.62 ile aldığı Özalp Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Serdar Karal.

    * DBP’nin yüzde 56.22 ile aldığı İkiköpru Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Mustafa Maslak.

    * DBP’nin yüzde 61.75 ile aldığı Hoşhaber Belediyesi. Atanan kayyum vali yardımcısı Bilgehan Karafil.

    * DBP’nin yüzde 45.8 ile aldığı Hani Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Yusuf Turan.

    * DBP’nin yüzde 55.32 ile aldığı Amed Büyükşehir Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Cumali Atilla.

    * DBP’nin yüzde 60.91 ile aldığı Şırnak Belediyesi. Atanan kayyum vali yardımcısı Turan Bedirhanoğlu.

    * DBP’nin yüzde 63.40 ile aldığı Varto Belediyesi. Atanan kayyum kaymakam Mehmet Nuri Çetin.

    * DBP’nin yüzde 35.12 ile aldığı Bitlis Ahlat – Ovakışla Beldesi.

    Son olarak da Siirt Belediyesi, Mardin Büyükşehir Belediyesi, Van Büyükşehir Belediyesi ve Dersim Belediyesi’ne kayyum atayarak halk iradesini gasp eden AKP/Saray rejimi, toplamda 34 DBP’li belediyeye direkt olarak ve Viranşehir, Halfeti ve Bozova belediyelerine de fiili kayyum olarak ilçe kaymakamlarını atayarak Kürt halkına karşı düşmanlığını bir kez daha ortaya koyuyor.

    TUTUKLU DBP’Lİ BELEDİYE EŞ BAŞKANLARI

    1 – Adile Kozay – Gever Belediye Eş Başkan Vekili

    2- Dilek Hatipoğlu – Hakkari Belediyesi Eş Başkanı

    3- Nurullah Çiftçi – Hakkari Belediyesi Eş Başkanı

    4- Sevil Rojbin Çetin – Edremit Belediye Eş Başkanı

    5- Handan Bağcı – Van Özalp Belediye Eş Başkanı

    6- Ali Çam – Iğdır Hoşhaber Beldesi Eş Başkanı

    7- Diba Keskin – Erçiş Belediyesi Eş Başkanı

    8- Rahmi Çelik – Bulanık Belediyesi Eş Başkanı

    9- Burhan Kocaman – Elazığ Karakoçan Belediye Eş Başkanı

    10- Cennet Ayık – Elazığ Karakoçan Belediye Eş Başkanı

    11- Zeynep Şimşik – Dargeçit Belediye Eş Başkanı

    12- Seyran Argan – Beytüşşebap Belediye Eş Başkanı

    13- Abdurrahman Çağan – Erçiş Belediyesi Eş Başkanı

    14- Abdulkerim Erdem – Derik Belediye Eş Başkanı

    15- Sabahat Çetinkaya – Derik Belediye Eş Başkanı

    16- Hazal Aras – Diyadin Belediyesi Eş Başkanı

    17- Kasım Ağgün – Iğdır Hoşhaber Beldesi Eş Başkanı

    18 – Aygün Taşkın – Ergani Belediye Eş Başkanı

    19 – Figen Yaşar – Bulanık Belediyesi Eş Başkanı

    20- Nazmi Çoşkun – Hakkari Belediyesi Eş Başkan vekili

    21- Şerafettin Özalp – Özalp Belediye Eş Başkanı

    22- Nevin Oyman – İdil Belediyesi Eş Başkanı

    23- Tülay Karaca – Erzurum Tekman Belediye Eş Başkanı

    24 – Abdurahman Zorlu – Hani Belediyesi Eş Başkanı

    25 – Mehmet Muhdi Aslan – İdil Belediyesi Eş Başkanı

    26 – Zilan Aldatmaz – Van Saray Belediye Eş Başkanı

    27 – Gültan Kışanak – Amed Büyükşehir Belediyesi Eş başkanı

    28 – Fırat Anlı – Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı

    29 – Suna Atabay – Van Çaldıran Belediyesi Eş Başkanı

    30 – Ahmet Demir – Ovakışla Beldesi Eş Başkanı

    31 – Servin Karakoç – Ovakışla Beldesi Eş Başkanı

    32 – Sabite Ekinci – Varto Belediye Eş Başkanı

    33 – Hüseyin Güneş – Varto Belediye Eş Başkanı

    34 – Kadir Konur – Cizre Belediyesi Eş Başkanı

    35 – Tuncer Bakırhan – Siirt Belediye Eş Başkanı

    36 – Mehmet Ali Bul – Dersim Belediye Eş Başkanı

    37 – Nurhayat Altun – Dersim Belediyesi Eş Başkanı

    Kaynak: ANF