Author: ali

  • Jeremy Corbyn Tekrar İşçi Parti Genel Başkanı Seçildi

    Jeremy Corbyn Tekrar İşçi Parti Genel Başkanı Seçildi

    Jeremy Corbyn ve Owen Smith arasındaki İşçi Parti genel başkanlık yarışının sonucunda Corbyn %61.8 oy alarak tekrar lider seçildi.

    Parti’nin Liverpool’da gerçekleşen yıllık konferansında açıklanan oylamanın sonucuna göre Corbyn 313,209 ve Smith 193,209 oy aldılar.

    Sonucun açıklanması sonrasında konuşma yapan Corbyn, partinin yaşadığı tartışmalar sonrasında kendisinin birlik oluşturmak için elinden geleni yapacağını söyledi.

    Rakibi Smith’e teşekkür eden Corbyn, ‘aynı İşçi Parti ailesi’ içerisindeyiz diyerek, tekrar bir araya gelerek çalışmak istediğini söyledi.

    Corbyn karşıtlarının lidere nasıl yaklaşacakları merak edilen konu.

    Parti içerisinde neler yaşanmıştı?

    Parti’nin sol kanadından olan Corbyn, geçen yıl yapılan genel başkanlık oylamasında %60 oy ile lider seçilmişti.

    Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği üyeliği referandumunda çıkan ayrılma kararı sonrasında, gölge kabinesinin büyük bir sayısının istifa etmesiyle Corbyn’nin liderliği milletvekilleri tarafından güvensizlik oyu almıştı. Partinin milletvekilleri Corbyn’nin istifa etmesini istemişlerdi fakat, istifa etmemesi üzerine Smith aday olarak liderlik seçimi başlamıştı.

    Son bir yıl içerisinde Parti’nin üye sayısı artarak 550 bine ulaştı, fakat merkez sol kanadı Corbyn’nin genel seçim kazanabilecek bir lider olmadığını savunuyor.

    Gölge sağlık bakanı Hackney milletvekili Diane Abbott ve gölge kalkınma bakanı Edmonton milletvekili Kate Osamor Corbyn’i destekleyen milletvekilleri arasında.

    Enfield North milletvekili Joan Ryan Smith’i desteklediğini açıklamıştı.

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Sadiq Khan da geçtiğimiz ay bir yazı yayınlayaak Smith’i desteklediğini açıklamıştı. Khan’ın bu açıklaması kendisine oy veren Corbyn destekçileri tarafından büyük tepki almıştı.

    Corbyn Unite, Unison ve İtfaiyeciler Sendikası dahil sendikaların çoğundan destek aldı.

    Corbyn’nin tekrar genel başkan seçilmesi Parti için ne anlama geliyor?

    Corbyn’nin tekrar genel başkan seçilmesi Parti içerisinde bir ayrılmaya yol açabilecek mi sorusunu tekrar gündeme getirdi. İşçi Parti’li çok sayıda milletvekilinin Corbyn’e karşı olması, Parti içerisindeki sorunların devam edebileceğinin anlamına geliyor.

    Fakat, Corbyn’nin büyük bir destek alarak tekrar lider seçilmesi Corbyn’e karşı gelen kesimlerin uzlaşabilecekleri de düşünülüyor.

    Bir olasılık, Corbyn’i çoğunlukla destekleyen yerel parti yönetimlerinin Corbyn’i desteklemeyen milletvekilini tekrar seçilmesini önlemeleri (deselection). Bu yöntem partinin genel seçim kazanmasını zorlaştırabilir.

    Diğer bir olasılık Parti’nin bölünerek yeni bir merkez sağ parti oluşması, fakat Parti içerisindeki merkez sağ milletvekillerinin böyle bir olasılık olamayacağını savunuyorlar.

    Liberal Demokrat Parti de bu krizden yararlanarak İşçi Parti’nin liberal kesiminden oy toplamayı umuyor.

  • Kadınlar Londra’dan ses verdi

    Kadınlar Londra’dan ses verdi

     

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve soykırım saldırılarını protesto için “Kadınlar Önderliği ve Özgürlüğü İçin Eylemde” şiarıyla Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde düzenlenen eylemlere bir ses de Londra’dan geldi. Roj Kadın Meclsisi tarafından yapılan çağırda onlarca yurtsever Öcalan’a özgürlük talebiyle Amnesty International’ın Londra merkez binası önünde toplandı.

    img-20160921-wa0004

    ‘Freedom for Öcalan’ (Öcalan’a Özgürlük) yazılı pankartı bina girişinde yaklaşık 2 saat tutarak ve aralıksız olarak, ‘Öcalana’a özgürlük Kürdistan’a bağımsızlık’ sloganlarıda atıldı. Düzenlenen eylemde ayrıca İngilizce olarak hazırlanan ve Kürt halk önderi Öcalan’a Türk devletinin uyguladığı insanlık dışı tecridi anlatan broşürler de dağıtıldı.

    Eylemde konuşan Roj Kadın Meclisi sözcüsü, okuduğu bildiride başta Ulararası Af örügütünü ve CPT’yi acilen göreve çağırdıkları vurgusu yaptı. Öte yandan Amnsety International yetkililerine iletilmek üzere hazırlanan dosya da binadaki görevlilere verildi.

    Erem Kansoy

     

    img-20160921-wa0001

  • İşçi Parti’nin Yeni Lideri Cumartesi Günü Açıklanacak

    İşçi Parti’nin Yeni Lideri Cumartesi Günü Açıklanacak

    Mevcut genel başkan Jeremy Corbyn ve Owen Smith arasında devam eden İşçi Parti genel başkanlık yarışının sonucu, Cumartesi günü başlayacak yıllık Parti konferansında açıklanacak.

    Oy kullanma süresi bugün saat 12:00’de sona erdi.

    Yerel parti yönetimleri ve genel üyelerden büyük destek alan Corbyn’nin tekrar lider seçilmesi bekleniliyor.

    Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği üyeliği referandumunda çıkan ayrılma kararı sonrasında, gölge kabinesinin büyük bir sayısının istifa etmesiyle Corbyn’nin liderliği milletvekilleri tarafından güvensizlik oyu almıştı. Partinin milletvekillerinin çoğunun istifa etmesini istedikleri mevcut lider Corbyn’e karşı Smith aday olarak, parti genel başkan seçimine gitti.

    Corbyn, geçen hafta Parlamentoda başbakan Theresa May’e karşı grammar okullarına ilişkin yaptığı konuşmayla, uzun bir aradan sonra, partisinin büyük bir bölümünden övgü alsa da milletvekillerinin çoğunluğundan hala destek alamıyor.

    Parti’nin sol kanadından olan Corbyn geçen yıl yapılan genel başkanlık oylamasında %60 oy ile lider seçilmişti.

    Son bir yıl içerisinde Parti’nin üye sayısı artarak 550 bine ulaştı, fakat merkez sol kanadı Corbyn’nin genel seçim kazanabilecek bir lider olmadığını savunuyor.

    Corbyn’e karşı yarışan Smith, mevcut liderle bir çok konuda aynı fikirde olduğunu, fakat seçim kazanamayacağını savundu.

    Genel başkanlık yarışı çerçevesinde mitinglere katılan Corbyn’nin halk arasında yoğun destek aldığı görünüyor.

    Gölge sağlık bakanı Hackney milletvekili Diane Abbott ve gölge kalkınma bakanı Edmonton milletvekili Kate Osamor Corbyn’i desteklemeye devam ediyorlar.

    Enfield North milletvekili Joan Ryan Smith’i desteklediğini açıkladı.

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Sadiq Khan da geçtiğimiz ay bir yazı yayınlayaak Smith’i desteklediğini açıkladı. Khan’ın bu açıklaması kendisine oy veren Corbyn destekçileri tarafından büyük tepki almıştı.

    Corbyn’i Unite, Unison ve İtfaiyeciler Sendikası dahil ülkenin çoğu sendikası desteklese de, diğe büyük bir sendika, GMB Smith’i desteklediğini açıkladı.

    Corbyn’nin tekrar genel başkan seçilmesi Parti için ne anlama gelir?

    Corbyn’nin kazanması durumunda, Parti içerisinde ayrımların olup olmayacağı tartışma konusu olmaya devam ediyor. İşçi Parti’li çok sayıda milletvekilinin Corbyn’e karşı olması, Parti içerisindeki sorunların devam edebileceğinin anlamına geliyor.

    Bir olasılık, Corbyn’i çoğunlukla destekleyen yerel parti yönetimlerinin Corbyn’i desteklemeyen milletvekilini tekrar seçilmesini önlemeleri (deselection). Bu yöntem partinin seçim kazanmasını zorlaştırabilir.

    Diğer bir olasılık Parti’nin bölünerek yeni bir merkez sağ parti oluşması, fakat Parti içerisindeki merkez sağ milletvekillerinin böyle bir olasılık olamayacağını savunuyorlar.

    Liberal Demokrat Parti de bu krizden yararlanarak İşçi Parti’nin liberal kesiminden oy toplamayı umuyor.

    Üyelik kuralları değişti

    Parti’nin üst düzey kurulu, National Executive Committee’nin oy kullanabilecek üyelerine ilişkin değiştirmişlerdi. Böylece, liderlik yarışında oy kullanabilecek parti üyeleri: Ocak 2016’dan önce partiye üye olanlar, 18 Temmuz saat 17:00 ve 20 Temmuz 17:00 saatleri arasında kayıt olan ‘Registered Supporter’, ve İşçi Parti’nin bağlı olduğu sendikalara üye olanlar. Corbyn’nin destekçileri bu kuralara itiraz etmişlerdi, fakat Yüksek Mahkeme yeni uygulamadan yana karar almıştı.

    Bu tarihler dışında partiye üye olanların oylama dışında kalmaları Corbyn’nin lehine işlediği tahmin ediliyor, fakat İşçi Parti’nin tabanından büyük destek almaya devam eden Corbyn’nin yarışı kazanması bekleniliyor.

  • Hackney’in Yeni Belediye Başkanı Philip Glanville: Bölgedeki Tüm Toplumları Temsil Edeceğim

    Hackney’in Yeni Belediye Başkanı Philip Glanville: Bölgedeki Tüm Toplumları Temsil Edeceğim

    Philip Glanville %69 oy ile yeni Hackney Belediye Başkanı seçildi.

    Geçtiğimiz hafta, yapılan ve sonuçların Cuma günü açıklandığı seçimde katılım sadece %18.6 oldu. Düşük katılımın olması yıl içerisinde diğer seçimlerin olmasına bağlandı. İşçi Parti’li, 36 yaşındaki Glanville 22,595 oy alarak Londra’nın en genç belediye başkanı oldu.

    https://www.youtube.com/watch?v=z_tpWv9fxTs&feature=youtu.be

    15 Eylül Perşembe günü yapılan seçimde, İşçi Parti bölgedeki hakimiyetini güçlendirirdi. Yeşil Parti ikinci parti olmaya devam ederek Muhafazakar Parti’yi bölgedeki üçüncü parti konumunda bıraktı. Yeşil Parti adayı Samir Jeraj %13, Muhafazakar Parti adayı Amy Gray %11, Liberal Demokrat Parti adayı Dave Raval %6 ve Tek Sevgi Parti adayı Dawa Ma %2 oy aldılar.

    Hackney'in Yeni Belediye Başkanı Philip Glanville
    Hackney’in Yeni Belediye Başkanı Philip Glanville

    Eski Hackney Belediye Başkanı, Jules Pipe’ın- bu yıl Londra Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen- Sadiq Khan tarafından başkan yardımcısı seçilmesinin ardından 14 yıl sürdürdüğü Hackney Belediye Başkanlık görevinden istifa etmesi üzerine ara seçim yapıldı. Pipe 2014’te yapılan yerel seçimlerde %60 oy ile Belediye Başkanı seçilmişti.

    Hoxton bölgesinde 10 yıldır belediye encümeni olan Glanville, sonuçların açıklanmasının ardından belediyenin tarihi meclis odasında, Hackney belediyesi yönetim başkanı Tim Shields eşliğinde, imzasını atarak resmi olarak Belediye Başkanı oldu.

    Belediye başkanı seçildikten sonra görüştüğümüz Glanville, oyunu kullanan seçmenlere teşekkür ederek, ‘‘Sonuçtan dolayı şahane hissediyorum. Hackney İşçi Parti’si ve benim bölgedeki sorunlara ilişkin söylediklerim için gerçek bir teyittir’’ dedi.

    Hackney’de yaşayan farklı toplumların bölgeye büyük değer kattığını ifade eden Glanville, seçim kampanyasında dile getirdiği konular üzerinde hemen çalışmaya başlayacağını söyledi. Glanville, ‘‘Hangi partiye oy vermişlerse, ben tüm Hackney’i temsil etmek için buradayım. Burada yaşayan her farklı toplumun, belediyenin varlığı için ne kadar önemli olduklarını daha öncede söyledim. İleriye giderken, hepsini temsil etmek istiyorum’’ dedi.

    Glanville ve Hackney Belediyesi idari yönetim başkanı Tim Shields
    Glanville ve Hackney Belediyesi idari yönetim başkanı Tim Shields

    Seçim kampanyası süresince söz verdiği konular üzerinde çalışmalarına hemen başlayacağını söyleyen Glanville, şöyle devam etti: ‘‘İlk günden konut sorunu üzerinde yoğunlaşacağım. Şimdiden, gerçek anlamıyla uygun fiyatta olan konutlar inşa ettiğimiz alanlar var. Ama, Londra Yaşam Kirası dahilinde yapacağımız 500 konutun çalışmalarının temellerinin atılmasını istiyorum. Evsizler için belediye hizmetlerini geliştirmeye yönelik de yapmamız gereken çok şey var.

    ‘‘Şimdi ve Noel arası bu önemli konulara ilişkin net bir yön belirlemek istiyorum.

    ‘‘Geçici evlerde yaşayanlar için hizmetlerimizi nasıl geliştireceğimiz konusunda şimdiden görüşmelerimiz var. Londra Belediye Başkanlığı (GLA) ile de görüşüp oradan yapılan çalışmaların Hackney’de daha belirli olmalarını sağlayacağım. Benim için önemli olan, insanların ihtiyacı olduğunda- gerek kiralarını ödemeyenler, gerek aile içi şiddet mağdurları- gereken desteği almalarıdır.’’

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Sadiq Khan ile yakından çalışılacak

    Hackney’in eski Belediye Başkanı Pipe’ın GLA’de görev almasının bölge için avantaj olacağını ifade eden yeni Belediye Başkanı, ‘‘Hackney’in Sadiq ile şimdiden mükemmel bir ilişkisi var- hem benim kişisel olarak, hem de yönetim olarak. Bisiklet ve sürdürülebilir ulaşım konusundaki bağlantılarla, Hackney, Sadiq’ın nasıl bir Büyükşehir Belediye Başkanı olmak istediğini göstermesi için, en iyi yer. Hackney gibi belediyelerle çalışması GLA için güçlü bir ortaklık olur’’ dedi.

    Yeşil Parti adayı Samir Jeraj
    Yeşil Parti adayı Samir Jeraj

    Gray ve Jeraj bölgedeki çalışmalarına devam edecekler

    Muhafazakar Parti’li eski öğretmen, Gray, Hackney’de yaşadığını ve bölge siyasetinde aktif olarak katılmaya devam edeceğini söyleyerek, 2018’de yapılacak yerel seçimlerde tekrar belediye başkanlık seçimi olacağını hatırlattı ve o zamana kadar belediyenin çalışmalarını gözlemleyip verilen sözlerin tutulması için takipte bulunacaklarını dile getirdi.

    Gray şöyle devam etti: ‘‘Benim öncelik verdiğim konular konut sorunu, eğitim ve suç oranları ve bunlar Hackney’de yaşayan çoğu kişi tarafından önemsenen konular. Kampanya süresinin güzel taraflarından birisi diğer partiler ile ortak fikirde olduğumuz bir çok konunun olmasıydı. Sorunlarla nasıl mücadele edeceğimiz konusunda çok anlaşmasak da partiler arasında üzerinde çalışabileceğimiz belirli konular var. Farklılıklarımızı ön planda tutuyoruz ama aynı fikirde olduğumuz konular da var. Örneğin bisiklet kullanımının iyi bir şey olduğuna ve daha güvenli olması için daha fazla şeyler yapabileceğimiz konusunda hem fikiriz.’’

    Muhafazakar Parti adayı Amy Gray
    Muhafazakar Parti adayı Amy Gray

    Race Equality Foundation için çalışan Yeşil Parti’li Jeraj, ‘‘Hızlı bir kampanyaydı ama yapabildiğimiz kadar seçmene ulaşmaya çalıştık. Seçim sonrasında da yerel sorunlara ilişkin çalışmalarıma devam edeceğim. Özellikle konut sorunu beni endişelendiren bir konu. Londra ve ülke genelinde bir sorun ama Hackney’de yapılabilecek belirli şeyler var. Örneğin ev yapım şirketleriyle mücadele etme konusunda. Bunun riskleri var tabii, yasal karşılığı gibi. Hackney farklı kimliklerden insanların yasadığı bir yer olarak mı kalacak? O zaman bunu savunmaya değer’’ dedi.

    Tim Shields seçim sonuçlarını açıklıyor
    Tim Shields seçim sonuçlarını açıklıyor

    Katılım düşük

    İki yıl önce yapılan yerel seçimlerde katılım oranı %40 olurken, bu ara seçimde katılım %18.6’da kaldı.

    Glanville, bölgede Mayıs’tan bu yana ara seçimler yanı sıra Londra Belediye Başkanlık seçimi ve AB referandumun olmasının düşük katılıma katkıda bulunduğunu ifade etti. Yeni Belediye Başkanı ayrıyeten, seçim kampanyasının yaz aylarında olmasının da etkisinin olduğunu ekledi. ‘‘Daha fazla insanın oy kullanmasını tabii ki de isterim ama zor bir süreç; bir çok kişi tatilden yeni dönüyor ve seçimde oylarını kullanmayı yeni düşünüyorlar’’ dedi.

    Yeşil Parti’li Jeraj, seçim sürecinin kısa ve yaz aylarında olmasının katılıma büyük etkisi olduğunu ifade etti: ‘‘Üst üste üç secim oldu Hackney’de: Londra secimi, hemen arkasından AB referandumu, ve yine kısa bir zaman sonra bu secim oldu. Secim kampanyası bir çok insanın tatilde olduğu Ağustos ayında oldu. Secim günü geldiğinde de bir çok kişi olduğunu bilmiyordu.’’

    Gray de katılımın düşük olmasında dolayı üzgün olduğunu ifade ederek, üst üste seçimlerin olmasının katkısının olduğunu söyledi: ‘‘Seçim çok hızlı oldu. Bölgede yaşayan bazı insanlar için bu yıl dördüncü seçimleri oldu. O yüzden insanların bu yıl biraz fazla demokrasilendiklerini düşünüyorum.’’

    Oylar Hackney Belediye salonunda sayıldı
    Oylar Hackney Belediye salonunda sayıldı

    Oy pusulalarında gecikme

    Belediyenin oy pusulalarında yaptıkları yazım hatası sonucunda tekrar basılmaları gerekmesi posta yoluyla oy kullanan seçmenlerin ellerine oy pusulalarının geç ulaşmaları anlamına geldi.

    Gray, Muhafazakar Parti olarak bu konuda belediyeye şikayette bulunacaklarını ifade etti. Oy pusulalarında ‘Conservative’ (Muhafazakar) yerine ‘Conversative’ yazıldığını söyleyen Gray, ‘‘Hükümet partisi ve dünyanın en eski partisi olduğunu düşündüğümüzde, doğru yazmalarını beklerdim. Yazım hatasıdır ama hiç bir ciddi seçim yetkilisinin yapacağı bir hata olmamalıdır’’ dedi.

    ‘‘Oy pusulaları bir hafta kala ulaştı seçmene. Bu yeterli bir süre değildir. Bu hatadan dolayı çok üzgünüz çünkü Hackney belediyesinin seçim konusunda iyi bir sicilleri yok. Daha önce de sorun yaşadık. İnsanlar oylarını kullanabileceklerini bilmeliler’’ diye konuşan Gray bu konuda atabilecekleri adımları değerlendireceklerini ifade etti.

    Konuya ilişkin, Glanville ‘‘Posta yoluyla kullanılan oylara ilişkin olan bazı konulardan dolayı üzgünüm. Bunun insanların oylarını kullanmalarına engel olma ihtimali çok üzücü bu konudaki kızgınlıkları anlıyorum. Ama sonucu etkilediğini düşünmüyorum. Tabii ki, ileride bunu daha iyi yapmamız için ders çıkarılacak hususlar var. Bu konuya ilişkin nasıl çalıştığımız konusunda bir gözden geçirmeye ilişkin görüşmelerim oldu. Oy pusulalarının doğru olmaları çok önemli.

    İşçi Parti Hackney temsilcileri
    Hackney İşçi Parti temsilcileri
  • Londra’dan ses yükseldi: ‘mültecilere kapıları açın’

    Londra’dan ses yükseldi: ‘mültecilere kapıları açın’

    Bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Refugees welcome’ yürüyüşünde yaklaşık 25 Bin vatandaş, İngiliz hükümetini mültecilere, İngiltere kapılarını açmaya çağırdı.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Büyük yürüyüş, Pazartesi günü NewYork’ta dünya liderlerinin, mülteci sorunu için Barrack Obama-Teressa May ikilisinin organizasyonunda bir araya gelediği United Nations toplantısından önce düzenlenerek İngiliz hükümeti konu ile ilgili ciddiyete davet niteliğide taşıdı.

    img_8104

    İngiltere hükümetinin ’20 Bin mülteci alınacak’ sözünü hatırlatmayı amaçlayan mitingde, Calais liman kentine bekletilen ve İngiltere’ye girişi yasal olan mültecilerin derhal ülkeye alınması çağrısı da yapıldı.

    İngiltere’nin başkenti Londra’da burjuva kesimin yaşadığı Park Lane bölgesinde başlayan büyük yürüyüş, ünlü Trafalgar meydanı ve Başbakanlık güzergahını takip ederek, İngiliz parlamentosu meydanında sonlandırıldı. İngiliz polisinin ‘aşırı’ güvenlik önlemi aldığı, yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki kortejin önünde, bu yıl ‘Refugees welcome’ yazılı pankart taşındı.

    Solidarity With Refugees (Mültecilerle dayanışma grubu) tarafından organize edilen yürüyüşe, Amnesty International, Care for Calais, Oxfam, Stop the War Coalition, The refugee Council, Stand up to Racism, International Solidarity Movement,NUT Öğretmenler Sendikası, save the Children, Halklar Meclisi,English PEN, Help Refugees, Sınır Tanımayan Dostlar, Mülteci Hakları Ağı, Fransız kurum Medecins Sans Frontieres ile Suriye Dayanışma Hareketi’de kitlesel katılımları ile destek verdi. Ayrıca, Manchester,Glasgow, Liverpool ve Londra çevresinde aktif kurum, kuruluş ve sendikalardan da yürüyüşe destek gelirken, Londra’daki Kürt, Türk ve Kıbrıslı ilerici-demokrat-sosyalist kurumların büyük yürüyüşte yer almaması ise düşündürücü… Toplumumuzdan çok az sayıda duyarlı vatandaşın yürüyüşe bireysel katılım iile destek geldi.

    img_7968

    Yürüyüşe katılan binlerce savaş karşıtı ve mülteci destekcisi insan, ‘mültecilere kapımız açık, insanlara yardım edelim, kimse yasadışı değildir!, savaşları durdurun, sevgiyi seç insan ol, mülteci ölümlerini durdurun.’ yazılı pankartlar taşıyarak, “açık ve net söylüyoruz! Mültecilere kapımız açık! Teressa May ‘sen’de mültecileri kucaklayacaksın!,Mültecileri ülkeye alın!” sloganlarını aralıksız attı.

    Düzenlenen büyük yürüyüşte ayni zamanda İngiltere yeni başbakanı muhafazakar Teressa May’de tutarsız,çıkarcı ve yandaş mülteci politikalarından dolayı da protesto edildi. Eski başbakan David Cameron geçtiğimiz yıl Eylül ayında yaptığı beklenmedik bir açıklamada İngiltere’nin 5 yıl içerisinde 20 Bin mülteci alacağını söylesede hükümet bu konuda hiç bir adım atmadı. Özellikle Fransa’nın liman kendi ve ingiltere’nin yanıbaşındaki Calais mülteci kampı ile ilgili ‘iyi niyetli’ hiç bir yaklaşım göstermeyen İngiltere hükümeti son zamanlarda Fransa sınırına ‘mültecileri engellemek için’ duvar örme kararıda tepkilerin giderek artmasına neden oluyor.

    img_8246

    Geçtiğimiz yıl yine Eylül ayında Britanya tarihinde ilk olarak düzenlenen ve küçük Alan Kurdi’nin Akdeniz sularında yaşamını yitirdiği döneme denk gelen ‘refugees welcome, (mültecilere kapımız açık)’ yürüyüşüne 100 Bini aşkın duyarlı vatandaş katılımıyla desteklemişti. Başta Fransa-Calais mülteci kampı ve İngiltere Dower sınırı arasında yaşanan mülteci ölümleri ile Alan Kurdi’nin ölümüne dikkat temesıyla, geçtiğimiz yılki yürüyüş İngiliz tarihindeki kitlesel yürüyüşler listesine girmişti.

    Bu yıl da düzenlenen ‘mültecilere kapımız açık’ yürüyüşünde, binlerce kişi, hükümetin daha çok mülteciye sahip çıkmasını talep ederken, bu yıl yürüyüşün teması başta Suriye olmak üzere çatışmalı bölgelerden gelen mültecilere yönelik bariyerlerin derhal kaldırılmasını ve özellikle Calais liman kentinde bulunan ‘The Jungle’ mülteci kampındaki mültecilerin ülkeye alınması çağrısı şeklinde hazırlandı.

    Yürüyüşün tamamlanması ile parlamento meydanında toplanan coşkulu kalabalık burada kurulan sahnede, İngiltere’de özellikle mültecilere destek olan çalışmalarıyla ön plana çıkan siyasiler, kurum temsilcileri ve ünlü aktörlerin konuşmalarını dinledi.

    ah5a8306

    Konuşmacılar arasında yer alan 7 yaşındaki Ahmed kendisini dinleyenlere duygusal anlar yaşattı. Bir tırın arkasında aile ve arkadaşları ile İngiltere’ye gelen Ahmed, herkese yürüyüşe katıldıkları ve mültecilerin sesinin duylmasına yardımcı olmak istedikleri için teşekkür edip, halen Calais ve dünyanın diğer yerlerinde mahsur kalan mültecileri hatırlattı. Ahmed konuşmasında, “Beni kabul etdiğiniz için teşekkür ederim, ama ben şanslı olan ender insanlardanım, dünyada binlerce benim kadar şanslı olamayan arkadaşım var onlarada yardımcı olmalısınız, İngiltere’ye beni kabul edip ülkesine aldığı için teşekkür ederim.” Ifadelerine yer verdi.

    Yürüyüşe katılamayan İngiltere İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’de kitleye bir mesaj gönderdi. Corbyn mesajında, ‘Bazı Avrupa ülkeleri mültecilere yardım eli uzatmışken, inlgiltere dahil olmak üzere, diğer ülkeler yeterince yardımda bulunmamıştır. Bu xenaphobia ve suçlama kültürü ayrımcılık ve nefreti besliyor. Bu günki eylem birlikte çalışmak için muazzam bir birlik olduğunu gosterir. Dünyada kimse illegal değildir, herkesin eşit haklara sahip olması gerekir.’ Sözlerini kullandı.

    Liberal Demokrat’lar adına konuşma yapan Shas Sheehan ise ‘liderlerimiz insani adımlar atmak yerine paranoya ve en kötüsüde xenophobiya’yı yayıyor. Avrupa ülkerleri arasında duvarlar örülüyor ve Türkiye ile tehlikeli anlaşmalar yapılıyor’ dedi.

    Düzenlenen ‘mültecilere kapımız açık’ büyük mitinginde parlamento meydanındaki müzik dinletisinin ardından kitle sessizce dağıldı. Organizasyon yine geçenyıl olduğu gibi İngiliz basınından büyük ilgi gördü.

    ah5a8253

    ah5a8292

    ah5a8316

    ah5a8355

    ah5a8392

    img_7875

    img_8013

    img_8073

    img_8260

    img_8282

    img_8320

  • Britanya Parlamentosu Önünde ‘Can Yeleği Mezarlığı’

    Britanya Parlamentosu Önünde ‘Can Yeleği Mezarlığı’

    Mülteci dramına dikkat çekmek amacıyla başkent Londra’da bulunan Britanya parlamentosu önünde 3 bin tane can yeleği dizildi.

    Parlamento meydanına dizilen 3 bin adet can yeleği mültecilerin Ege ve Akdenizi geçerken giydikleri yelekler. Meydana dizilen yeleklerin tümü eylem için Yunanistan’dan getirildi.
    Uluslararası Kurtarma Komitesi (International Rescue Committee) adlı vakıf tarafından organize edilen ‘can yeleği mezarlığı’ özellikle bugün Newyork’ta yapılmakta olan Birleşmiş Milletler genel kurulu ile aynı güne denk getirildi.
    Yunanistan getirilen ve mülteciler tarafından kullanılmış olan can yeleklerinin hemen hepsinin sahte materyallerden yapıldığı ve botun batması halinde giyeni kurtarmayacak oldukları görüldü.

     https://youtu.be/Qg7amg0LbsQ
    Bugün Newyork’ta yapılan BM Genel Kurulunda dünya liderleri mülteci krizini de tartışacak.

    Bu sene içerisinde 300 bin mülteci Avrupa’ya ulaştı.

    life-jacket-londra

    life-jacket-londra-aladdin

    life-jacket-londra1

    life-jacket-londra3

  • 6 Milyon Üyeli TUC’tan Kürt Halkıyla Dayanışma Kararı

    6 Milyon Üyeli TUC’tan Kürt Halkıyla Dayanışma Kararı

    Birleşik Krallık’ta en üst emek hareketi TUC, Kürt halkıyla aktif dayanışma kararı aldı. Daha önce Mandela için etkili kampanya yürüten TUC, barış sürecinin tekrar başlaması için Öcalan’ın özgürlüğünün şart olduğunu belirtti.

     

    Haber: Aladdin Sinayiç

    Birleşik Krallık’ın en üst emek örgütlenmesi olan Sendikalar Birliği Kongresi-TUC (Trade Union Congres), yıllık konferansında Kürt halkıyla dayanışma kararı alarak aktif dayanışma çalışması başlattı.

    Farklı iş kollarından 52 sendikanın bağlı olduğu TUC’un 6 milyon üyesi bulunuyor. Birleşik Krallık’ta sosyal, siyasal ve iş alanında en etkili örgüt olan TUC, 1868 yılında kuruldu.

    Geçtiğimiz hafta İngiltere’nin Brighton kentinde yapılan ve bir hafta devam eden TUC yıllık konferansında Unite The Union, GMB, NASUWT ve NUT sendikaları tarafından sunulan önerge kabul edilerek, Türkiye’deki sendikal hareketler ve Kürt halkıyla aktif dayanışma karar olarak konferanstan geçti.

    Konferansta kabul edilen önergede, son dönemde Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’deki muhalif kesimlere dönük saldırıların kaygıyla izlendiğini ve bu saldırıların derhal durdurulması çağrısı yapıldı. Önergede ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumuna da dikkat çekilirken, Türk devleti tarafından tek taraflı olarak durdurulan barış sürecinin tekrardan başlatılması ve başarıya ulaşması için de Öcalan’ın özgür kalması çağrısı yapıldı.

    Mandela için etkin kampanyalar yürütmüştü

    Birleşik Krallık’ın en etkin emek hareketi olan TUC, 1971 yılındaki konferansında aldığı kararla Nelson Mandela için de etkin kampanyalar örgütlemişti. Kampanya kapsamında yapılan büyük yürüyüş ve mitinglerle beraber Güney Afrika hükümetine karşı etkin çalışmalar yürüterek Mandela’nın özgürlüğüne kavuşmasında etkin rol almıştı.

    Brighton’da yapılan TUC yıllık konferansında önerge lehine konuşma yapan Unite the Union sendikası yetkilisi Tommy Murphy gazetemize yaptığı açıklamada Erdoğan diktatörlüğüne karşı yaşanan sessizliğin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, bu rezaletin derhal son bulması gerektiğini ifade etti.

    Murphy “Suriyeli mültecileri Türkiye’de tutmak ve Avrupa’yı rahatsız etmelerini engellemek için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapılan kirli pazarlık doğrultusunda dünyanın Erdoğan diktatörlüğü karşısında sessiz kalması tamamen bir rezalet. Bu utanç verici sessizliğin derhal son bulması gerekir” dedi.

    Baskı ve sindirme dalgası 

    ‘Acil önerge’ adı ve ‘Kürt Halkıyla Dayanışma’ başlığıyla TUC yıllık konferansına sunulan önergede şunlar belirtildi: “Başarısız askeri darbe girişiminden sonra uygulanan olağanüstü hal ile birlikte sendikacı, akademisyen ve öğretmenlere dönük saldırılar kongremizi derinden kaygılandırmaktadır. Kongremiz özellikle 11 bin 285 Kürt öğretmenin görevden alınmasını Kürt halkına karşı yeni bir baskı ve sindirme dalgası olarak ele almaktadır. Haziran 2015’teki genel seçimlerde başarısız olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine muhalif tüm kesimlere karşı tümden sindirme ve bastırma planına girişerek, muhalif gazeteler kapattı, insan hakları savunucularını tutukladı. Avrupa Birliği’ne üyelik süreci yaşayan bir ülkenin böylesi bir pratik içerisinde olması kesinlikle kabul edilemez” denildi.

    Talepler

    Önergenin son bölümünde 5 maddelik talep sıralandı.

    Önergede “Gelişen tehlikeli ve kaygı verici süreci gözönünde bulundurarak, kongremiz aşağıdaki maddelerin uygulanmasını talep eder ve aktif çalışmasını yürütür” denildi. Talepler şunlar:

    * Başarısız darbe girişiminden sonra görevden alınanların haklarının iade edilmesi, Türk devletinin uluslararası emekçi hareketi temel hakları ve düşünce özgürlüğü, sendikal haklar ve basın özgürlüğüne bağlı kalması çağrısı yapar,

    * Türkiye’deki Kürt halkı, ilerici ve muhalif sendikal hareketler ile dayanışma çalışmalarının artırılması ve kendilerine maddi ve pratik destek sunulması,

    * Birleşik Krallık ve Türk hükümeti nezdinde girişimlerde bulunarak kongremizin kaygılarını ifade eden, Kürt halkı, sivil toplum ve sendikalara dönük saldırıların durdurulmasını talep eden ve Türk hükümetinin uluslararası yükümlülüklerine saygı göstermesini, yasadışı eylemlerini durdurması için aktif çalışma yürütmek,

    * Avrupa, uluslararası sendika federasyonlarını ve uluslararası kurumları Türk hükümetine baskı uygulayarak tavır değiştirmesini sağlamak,

    * Haziran 2015’te Türk hükümeti tarafından tek taraflı olarak durdurulan barış sürecinin yeniden başlatılması ve böylesi bir sürecin başarıya ulaşması için Kürt lider Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması çağrısını yapar.”

    Britanya Parlamentosu’nda kampanya başlamıştı

    Britanya’nın en büyük sendikalarından Unite ve GMB’nin öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için başlatılan kampanyanın startı 25 Nisan’da Britanya Parlamentosu’nda verilmişti.

    Kısaca Unite olarak bilinen Unite The Union sendikası resmi olarak kayıtlı 1.5 milyon üyesiyle İngiltere ve Galler’in en büyük emekçi örgütü pozisyonunda. Onlarca farklı emek alanlarından üyelerinin bulunduğu ve 650 bin üyesiyle İngiltere’nin üçüncü büyük emek örgütü olarak bilinen GMB(Genel İş Sendikası) daha önce de Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü için çalışmalar yürütmüştü. Panele katılan Unison sendikası İskoçya yetkilisi de kampanyaya destek verdiklerini açıkladı. Unison sendikası da 1.3 Milyon üyesiyle Britanya’nın ikinci büyük sendikası.