Author: ali

  • AB referandumu ardından yine fikir birliği yok

    AB referandumu ardından yine fikir birliği yok

    Britanya tarihi bir gün olan 23 Haziran AB Referandumunda Avrupa  Birliğinden çıkmaya yönelik oy kullandı. AB referandumunda göçmen toplumların oyları özellikle Londra bölgesinde belirleyici en önemli etkenlerden oldu.

    Erem Kansoy

     Özellikle Kürtçe ve Türkçe konuşan gömen toplumlarımızın çok büyük oranını temsil eden Demokratik Güç Birliği bileşenlerinin hem fikir olamadığı referandum süreci sonrasında dernek kurum ve kuruluşlarda referandumda ‘hayır’ kararı çıkmasına rağmen halen fikir birliği sağlanamadı.

    Avrupanın başkenti diye nitelendirilen Londra’da AB referandumu sürecinde, göçmen Kürt ve Türk toplumları olarak ortak bir karar sağlanamaması ile sürecin lobi çalışmalarına yönelik iyi değerlendirilememesi ise düşündürücü.

    Toplumlarımızı temsil eden birçok kurum ve kuruluşların yönetimlerine AB referandumuna yönelik ayni soruyu yönlendirsekte kurumlarımızın çoğu ‘dernek içerisinde konu ile ilgili fikir birliği sağlanamadığı ’gereçesiyle haberimizde görüş beyan etmeyi uygun görmedi.

    Referandumda AB’den ayrılma yanlılarının oyu %51,9 olurken AB’de kalma taraftarları %48,1’de kaldı. Referanduma katılım oranı yüzde 72 oldu. Referandumda İskoçya ve Kuzey İrlanda ‘kalalım’ derken, İngiltere ve Galler ‘çıkalım’ dedmişti.

    Londra’da Referandumda Toplumumuzun Yoğunluklu Yaşadığı Bölgelerdeki Sonuç

    Ayrılıkçıların zaferi ile sonuçlanan referandumda toplumumuzun yoğunluklu olarak yaşadığı bölgelerdeki sonuçlar kalma yanlıların büyük fark ettiğini gösteriyor.

    LONDRA GENELİ: Başkent Londra yüzde 59.9 ile kalma kararı verdi, CROYDON: Toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Croydon’da 9 puan farkla kalma yanlıları önde. ENFİELD: Göçmen kitlesinin yoğun yaşadığı Enfield’te çıkma yanlıların sayısının yüksek olması manidar. HACKNEY: İngiltere genelinde kalma yanlıların en yüksek olduğu bölge olarak kaydedildi. HARİNGEY: Haringey’de Hackney gibi yüksek bir oy ile kararını Kalma yönünde verdi.

    İngiltere ve özellikle Londra’da yaşam sürdüren Türkçe-Kürtçe konuşan toplumumuz bünyesindeki  kurumlarda üst düzey görevli yöneticimilerimize AB referandumu ile çıkan ‘hayır’ kararı ardından fikirlerini sorduk.

    AB referandumu ardından yine fikir birliği yok 1

    Arif Bektaş- Day-Mer Yönetim Kurlu: Tüm hakların ortak mücadeleyi yükseltmelidir

    “Birleşik Krallık’ta, Avrupa Birliği’nden çıkma kararının verilmesinin en büyük sebebi, son 8 yıldır süren kemer sıkma politikalarıdır. Hayat standartı düşen emekçiler, bu politikalardan artık isyan etmiş ve parlamentodaki partilerin tersine bir karar vermiştir. Halkın vergileri ile bankaları kurtaran Cameron hükümeti, her tür sosyal servisi ve kamu hizmetlerini yok etmeye çalıştı. Bu partiler aynı zamanda, göçmenleri de hedef göstermekten geri durmadılar.

    Krizden çıkmak ve bu krizin yükünü halkın cebinden çıkarmak için sıkça kullandıkları göçmenlik kartını bu kampanyalar döneminde de kullandılar. Bu politikaları yürüten Cameron’a ve bu politikalara adeta koltuk deyneği rolü gören AB’ye Birleşik Krallık halkları, “AB’ye Hayır” diyerek cevap verdi.

    Kemer sıkma politikaları, göçmen ya da yerli işçi ayırımı yapmıyor. Göçmenler de en az diğer halklar kadar saldırı dalgasına mahruz kalıyor. AB’den çıkma kararı alan Birleşik Krallık halkları ve emekçileriyle ortak mücadele etmekten başka bir çözüm yoktur. Sosyalist kimliği ile İşçi Partisi lider olan Jeremy Corbyn’e karşı yapılmaya çalışılan darbe de gösteriyor ki; aslında sermaye ve onun politik temsilcileri, kişilere değil düşüncelere savaş açıyor. O dahde, göçmenler için tek seçenek kalıyor; Tüm Birleşik Krallık halklarıyla ortak mücadeleyi yükseltmek. Bu mücadele verilerek hem, emperyalist bir klüp olan AB’ye ve hem de dünyanın en büyük emperyalistlerinden biri olan Birleşik Krallık’a karşı daha yaşanır bir sistem ve dünya yaratılır.”

    AB referandumu ardından yine fikir birliği yok 1

    Abdullah Gürler- Tohum Kültür Merkezi Yönetim Kurulu

    “Ingiltere’nin Avrupa Birliğinden çıkmasından yana oy kullanan biri olarak, ırkçıların propaganda yaptığı sınırların kontrol edilmesi, göçmenlerin ülkelerine gönderilmesi yönlü ırkçı söylemler üzerinden oy kullanmadığımı belirtmek isterim.

    AB den çıkmasıyla birlikte ülkede ırkçılığın yükseleceği doğrudur fakat bu ülkede halihazırda göçmen karşıtı ve ırkçı bir yönelim mevcut zaten. Bizlere düşen görev ırkçı politikalara karşı daha fazla kitlemizi bilinçlendirmek, diğer göçmen örgütlere ortak mücadele yürütme çabasına daha fazla girmektir. henüz bunu yapmış değiliz.”

    AB referandumu ardından yine fikir birliği yok 2

    Yusuf Açıl- Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi Yönetim Kurulu

    “Irkçlık daha çok yükselecek. Irkçı saldırilar ve yabancı düşmanlığı artacaktır. Britanya’daki bu gelişme Fransa ve Avrupa’nın diğer ülkelerde de etkisini göstermekte ve kapitalizmin krizi yabancılara yıkılarak gizlenmeye çalışılacaktır! Yapılacak şey şudur. Göçmenler, yerli ilerici- devrimci hareketlerle ortaklaşarak ırkçı ve faşist yükselişe karşı mücadele edeceklerdir. Başka bir yol yoktur! İngiliz sermaye sınıfı, Avrupa’dan kopmayacak ancak yeni bazı tavizler koparmanın yolunu arayacaktır. “Globalizmin gücünü parçalayalım” diyerek “hayır” diyen ilerici kesimlerin nasıl yanıldıklarını görecegiz! ABD Globalizmin başını çekiyor ama AB üyesi değil!”

    AB referandumu ardından yine fikir birliği yok 3

    İsrafif Erbil- Britanya alevi Federasyonu Başknaı

    Britanya’da yaşayan göçmenler referandum sonrası endişe ve kaygı içine girdi. Çünkü İngiliz toplumunda referandum sonuçları “yabancılara karşı yürütülen mücadele kazandı” gibi bir algı oluştu. Bu nedenle son birkaç gün içinde ülke genelinde ırkçılık arttı.

    Bizler tüm göçmenler olarak kurumlarımızla, bireylerle bir araya gelerek göçmenlikten kaynaklı ortak sorunlarımıza ortak çareler aramalıyız”

     

    Hüseyin Kılınç- El-Com Yönetim Kurulu

    İngiltere’de AB’den çıkış demek İngilterenin göçmenler üzerinden yapmak istediği ekonomi politikasını yürütecek. Göçmenler olarak, İngiltere’de bizim için hayatın biraz daha zorlaşacağı artık kesinlik kazandı. Aslında İngiltere’nin AB’den çıkması burada yaşayan herkesimi derinden etkileyecektir fakat İngiliz politikacılar biz böçmenleri gerekçeler sunarak zaman zaman ırkçı söylemlere kadar varan yanlış  yaklaşımlarla bize saldırıyor. Biraz hayat burada bizim için zorlaşacaktır. Bana göre göçmenler bir duruş sergilemelidir. İngiltere’deki göçmenler AB’den çıkmama yönünde bir duruş sergilemeli. AB’nin İngiltere üzerinde yasal anlamda bazı sosyal düzenlemeleri dayatan bir baskısı var.

    Bu sosyal ve ekonomik düzenlemeler ile İngiltere’de eşit ve demokratik bir ortam sağlandı. İngiltere’yi göçmenler üzerinden politika üretmekten vazgeçtirmeliyiz. İngiltere AB’den çıkarsa sosyal yaşamdaki standartı kaybedecek.

    Bizim kurumlarımızın insanaları yeterince politik değil bu yüzden bir fikir birliği sağlanamadı. Biz politik görünen ama politik olmayan yapılara sahibiz. Burada hayatımızı nasıl düzenler nasıl çocuk yetiştirirz derdine düşdik. Insanlarımız burada yüzünü Türkiye’ye döndü malsef burada sosyal ve politik yaşamda çok zayıfız bu yüzden ortak kararlar üretip leyhimize kullanamıyoruz.”

    Ali Poyraz – Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı

    “23 Haziranda yapılan referandumda İngiltere’nin AB’den çıkma yönünde eğilim çıktı.Bu karar tartışmalara neden oldu . Önümüzdeki dönem bu tartışmalar daha da şiddetlenecek .Tahminim odurki bu tartışma zaman zaman ırkcı saldırılara kadar varacaktır Bunun yanında bu dönem bile Sterlin son 30 yılın en düşük dönemini yaşıyor yani uzmanların belirttiğine göre 30 yıldır ilk defa bu kadar hızlı düşüş oluyor . Önümüzdeki süreçte bu emonomik kriz daha da derinleşecektir. Bunun yanında siyasi kriz de kaçınılmaz olacaktır. Hatta şimdiden İngiltere’de siyasi boşluk başladı istifa edeceğini söyleyen bir başbakan ve istifalarla çalkalanan bir muhalefet var.

    En başta “evet” , yada “hayır”  diyen herkesi ayni kefeye koymamak lazım. Bir ırkçının red gerekcesiyle bir solcunun red gerekçesinin farklı olduğunu görmek gerekiyor.

    Bana göre sonuçları iyi hesaplanmayan bir refarandum oldu. Hele hele AB ülkeleri bazı şeylerde gümrük uygulamaya başlarsa bunun faturası çok ağır olur. Yine daha bugündan refaranduma bağlı olarak Ankara Antlaşmasına uymayacaklarını açıkladılar. Bundan ne kadar insanın olumsuz etkileneceğini kim kestirebilir?

    AB’nin bir  kapitalist proje olduğunu herkes biliyor . Fakat bu tek başına red gerekcesi olamaz. Her şeyden önce AB bünyesinde var olan sosyal ve insani hakların geliştirilme mücadelesi temel alınmalıdır. Günümüzde “karşıyız” deyip kestirmek kolaycı ve saçma bir yöntemdir Kapitalist oluşumdur deyip karşı çıkmak doğru ise,o zaman bu kapitalist ülkelerde kalmak da yanlıştır. Sorun bu değildir. Sorun ,bulunduğun her zeminde doğruların için mücadele edebilmektir.

    Sonuç olarak; bu refarandumun  sonuçlarından  daha çok emekci ve yoksul kesimler etkilenecektir. En başta gelir düzeyi ayni kalsa bile(bu bile çok zor) alım gücü düşecektir

    Yine bir noktayı önemli ve trajik görüyorum. Referandum sonrası bir çok kişi ile görüş aliş-verişi yaptım. Bana en acı vereni şudur: Red oyu veren kimi iarkadaşlar , “dışarıdan çok insan geliyor ve burayı bozuyor”  diyor. Bu ülkeye dışarıdan gelen kimi kişilerin böyle düşünmesi herşeyen önce doğru ve ahlakı değildir.  Herşeye rağmen  umarım sonuçlar bizler yani halk açısından ağır bir faturaya neden olmaz  ve yaşam koşullarımızı zorlaştırmaz. Saygılarımla”

  •  Gürkan: “Kürt halkının taleplerini savunmak bizim görevlerimizdendir”

     Gürkan: “Kürt halkının taleplerini savunmak bizim görevlerimizdendir”

    EMEK Partisi genel Başkanı Selma Gürkan gazetemize son dönemlerideki gelişmeler, HDP milletvekillerinin dokunulmazlıkları, İngiltere’nin AB’den çıkıyor olması Türkiyeyi nasıl etkileyecek ve ayrıca devletin aralıksız baskı uyguladığı aydın,akademisyan ve gazetecileirn ülkedeki son durumuna ilişkin konuştu.

    Erem Kansoy

    Londra’da toplumlarımız sizi kucakladı, buradaki sosyalist ve yurtsever halkımız nasıl bir atmosfer içerisinde buldunuz?

    Gürkan: “Londra’da sıcak mücadelenein üzerine geldim. İngiltere’nin AB’den kalıp çıkma tartışmalarının üzerine buraya geldik. Londra’da farklı kesimşerin AB referandumu ile ilgili ortak fikirler ürettiğini birlikte sokakata yürüdüğünü gördük. Önemlibir süreçti bu süreçte Londra’da çeşitli irade güçlerinin dayanışmasınada tanık olduk.

     Gürkan: “Kürt halkının taleplerini savunmak bizim görevlerimizdendir” 1

    İngiltere’nin AB’den çıkıyor olması Türkiye’yi nasıl etkileyecektir?

    Gürkan: “Öncelikle şunu belirtmek gerekir, bu sadece İngiltere hükümetinin AB’de ayrılış yada kalış tartışması  değil Avrupa işçi sınıfı ve emekçilerinin AB’nin ekonomik sosyal yasalarına arşı itirazı diye okumak gerekir İngiltere’de çıkan hayır cevabını. Sonuçta biliyoruz ki diğer ülkelerde de AB’nin ortaya koyduğu politikalara karşı bir itiraz söz konusudur. Yunanistanda örneğin kemer sıkma politikalarına karşı Yunanistan işçi ve emekçileri mücadele ediyor, Fransada yine ayni durum söz konusu, bu açıdanda bu kararlı Avrupalı evetçilerin Avrupa sermayesi politikalarına itirazı olarak görmekteyim.

    Türkiye ile İngiltere’nin egemen siyasetei, örneğin Türkiyenin olduğu yerde milliyetçiler ve ırkçılar açısından söyleyecek olursak, ‘Türkiyenin olduğu yerde biz de olmayız’ gibi mesele ele alınıyor. Ama mesele bu değil, tam tersine AB ülkeleri içerisinde emek sömürüsü ve işçi haklarını gasp eden yasaları görmemezlik edemeyiz. Hükümetlerin tutumlarından ziyade işçi sınıfının tutum ve duruşunu etütü ederek Türkiye’nin nasıl etkilenebileceğini anlayabilirz.”

    Özellikle başta HDP milletvekilleri olmak üzere, ‘dokunulmazlık olayı’ ile ilgili fikirleriniz…? Nasıl bir süreçten geçildi, şuanki durum nedri…?

    Gürkan: “Dokunulmazlıkların kaldırılmasının, her nekadar içerisinde AKP’li CHP’li vekillerin de olsada esas olarak HDP’li vekillere yönelik bir hamle olduğunu biliyoruz. Yargı sürecinin işleyeceği söyleniyor ama sonçuta tarafsız bir yargı süreci olmayacağınıda biliyoruz. Dokunulmazlık sürecini biz demokratik bir Türkiye mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz. HDP’li vekillere yapılan, yapılabilecek bir salıdıryı yada yapılabilecek bir hak ihlalini, kabu etmemiz mümkün değildir, demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak buna karşı da mücadele edeceğiz. Ancak dokunulmazlık tartışmaları bize AKP nin dokunulmazlık tartışmaları üzerinden de muhalif partileri yada muhalefetteki partilerin içerisindeki siyaseti nasıl dizayn ettiğinide gösterdi.

    Nitekim işte CHP’nin anayasaya aykırıdır yani evet diyeceği refleksi çok açık göstermektedir. Yani mesele devlet düzeni ve sistemi olunca AKP’si ile MHP’si ile CHP’si ile kaldıki hani bence CHP’nin içerisinde bu duruma itiraz eden daha demokrat daha özgürlükçü olan kesimleri bir kenara bırakarak bunu ifade etmek istiyorum. CHP’nin resmi politikası açısından da tüm bu unsurların birleştirilmesi bir sakınca ile karşılaşmamaktadır. Birkere daha gerçek demokraki, gerçek hak ve özgürlüklerin savunulması açısından bir kristal olma görevi görmüştür günümzdeki dokunulmazlıklar meselesi.”

    Türkiye’de aydın kesim diyebileceğimiz ve içerisinde akademisyen ile özellikle gazetecilerin bulunduğu bu kitleye yönelik nasıl bir baskı var? Özellikle Can Dündar ardından sayın Fincancı’nın da tutuklanması gazeteci ve akademisyenler çevresinde nasıl bir ortam yarattı?

    Gürkan: “Tabiki AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan fiili başkanlığını ilan etti ve Türkiyeyi hızla çok daha gerici ve faşizme inanan bir şekilde rejimin yeniden inşaasını hedeflemektedir. Bu hedefeni gerçekleştirirkende toplumun tüm kesimlerine saldırmaktadır. Dolayısıyle bu hükümetin baskıları söz konusu ama bir taraftanda bu baskılar çoğaldıkca mücadele iradeside söz konusu dolayısıyla Türkiyenin geleceğini ezilenlerden yana çok daha iyiye götürecek olan işte bu mücadeleci güçlerin azmi ve ortak mücadele platformudur. Önemli oln bunu iyi değerlendirmek ve ortak yürütebilmektir. Bunu yapabilirsek hem demokrasi hem de barış kazanacak.

    Kürt halk önderi sayın Öalan üzerinde uygulanan tecrit sizce bugün kaldırılmalımıdır?

    Gürkan: “Tabiki kaldırılmalıdır. Sonuçta şunu biliyoruz ki Kürt sorununun demokratik çözümü Kürtlerin halk olmaktan kaynaklı en doğal haklarının verilmesi ile mümkün olacaktır ama esas olarakta onun siyasi iradesini tanımakla mümkün olacaktır. Bu nedenlede Abdullah Öcalan başta olmak üzere Kürt siyasi hareketi bu sorunun çözümü ile muattaptır ve bu muhattaplık ilişkisinin kurulması gerekir.

    Esas olarakta sadece Kürt halkı sahipleneceği talepleri Türkiye’deki bütün kimlikler ve halkların bütün ulusların saiplenmesi gereken taleplerdir. Bu sonuçta birdemokrasi taleibidir. Eğer dempkratikleşme, demokratik hak ve özgürlüklerimiz ile yaşamak istiyorsak, Kürt sorununun demokratik çözümünü savunmak Kürt halkının taleplerini savunmak onun verilmesi için mücadele etmek bizim temel görevlerimizden birisidir.”

    Avrupa’da yaşayan toplumlarımıza, Türkiyede yaşayan ve ezilen yoldaşları için  eyllemler dışında neler yapabileceğini söylemek istersiniz?

    Gürkan: “Sermayenin saldırıları bütün dündayada benzerdir. Bugün Türkiyedeki işçi sınıfının sosyal ve siyasal sorunları Avrupa emekçilerinin de sorunları ve dertleridir. Bu nedenle enternasyonal dayanışma ve enternasyonal mücadele çok önemlidir. Özellikle lobi çalışmaları çok önemlidir ve özellikle bizlere gelen dayanışma mesajları dayanışma etkinlikleri Orada TC hükümetinin demokrasi ve barış güçlerine yönelik baskınısını hafifletiyor. Eğer bugün Şebnem Hanımla birlikte tutuklanan arkadaşlar 10 günde serbest bırakılmısşa bunda uluslar arası ölçekteki dayanışmanın örneğidir. Uluslarası platforumlarda dayanışma gösterilmesi oldukça önemlidir.”

  • Heyva Sor’dan Savaş Mağdurları Yararına Anlamlı Etkinlik

    Heyva Sor’dan Savaş Mağdurları Yararına Anlamlı Etkinlik

    Kürdistan’da devam eden savaşın yaralarını sarmak amacıyla Heyva Sor A Kurdistan yardım vakfı zengin programlı etkinlik düzenliyor.

     

     

     

    9 Temmuz Cumartesi günü Dalston’da bulunan Halkevinde yapılacak etkinlikte, canlı müzik, fotoğraf sergisi ve panel gibi programlar yer alacak. Etkinliğin panel programında insan hakları savunucusu Avukat Muharrem Erbey Türkiye ve Kürdistan’daki son gelişmeleri ve insan hakları ihlalleri ile ilgili sunum yapacak.

    Heyva Sor’dan Savaş Mağdurları Yararına Anlamlı Etkinlik 4
    Muharrem Erbey, Vanessa Altın

    The Pomegranete Tree (Nar Ağacı) kitabı yazarı da etkinlikte

    The Pomegranate Tree-Nar Ağacı kitabının yazarı Vanessa Altın da etkinlikte kitabın hikayesini ve Kürt mültecilerle çalışma deneyimlerini anlatacak. İngiliz gazeteci yazar Vanessa Altın’ın yeni kitabı Nar Ağacı Daiş çetelerinin saldırılarından sonra parçalanan ailesinin izini süren genç Kürt savaşçı Dilvan’ın hikayesini anlatıyor. Yazar Vanessa Altın’ın kitabı ilk baskısından sonra büyük yankı uyandırmıştı. Nar Ağacı kitabının gelirlerinin bir bölümü Heyva Sor A Kurdistan’a aktarılıyor. İngiliz gazeteci yazar Altın Kuzey Kürdistanlı bir Kürt ile olan 15 yıllık evliliğinden iki kızı bulunuyor.

    Altın, etkinlikte romanın arkasındaki hikayeyi ve uzun bir süredir Türkiye’deki mülteci kamplarında yürüttüğü çalışmalarını katılımcılarla paylaşacak.

    Dayanışma Zamanı

    Heyva Sor a Kurdistan vakfı yetkilileri tarafından yapılan açıklamada etkinlikten elde edilen gelirin tümünün son dönemde Türk devletinin saldırılarından zarar gören ihtiyaç sahiplerine gönderileceği ifade edildi. Açıklamada Cizre, Şırnak, Yüksekova, Sur ve Nusaybin gibi Kürdistan kentlerinde on binlerce insanın evlerinin yıkıldığı, farklı kentlere göç etmek zorunda kaldığı belirtilirken, Avrupa’da yaşayan insanlarımızın da böylesi hassas bir süreçte dayanışma duygusuyla hareket etmelerinin ne kadar önemli olduğu dile getirildi.

    Cumartesi günü Saat 12’de başlayacak etkinlikte Kürt mutfağından yemekler de misafirlere takdim edilecek.

    Halkevi 31-33 Dalston Lane London E8 3DF adresinde bulunuyor.

    Heyva Sor’dan Savaş Mağdurları Yararına Anlamlı Etkinlik 2
    Heyva Sor A Kurdistan Etkinliği

     

    Heyva Sor’dan Savaş Mağdurları Yararına Anlamlı Etkinlik 1

     

  • Londra’da coşku dolu festival

    Londra’da coşku dolu festival

    Türk-Kürt Toplum Merkezi Da-Mer 27. Kültür Sanat Festivalini gerçekleştirdi. Day-Mer’in festivali toplumların farklı kesimleri bir araya getirme geleneğini bozmadı. Clissold Park’ta düzenlenen festivale yaklaşık 6 Bin kişi katıldı.

    Haber: Erem Kansoy-Arif Bektaş

    Fotoğraflar: Erem Kansoy

    Day-Mer 27. Kültür Sanat Festivali çerçevesinde bir ay boyunca yapılan çocuk ve gençlik şenliği, birçok panel ile etkinliğin ardından son olarak gerçekleştirilen park şenliğinin ardından son buldu. Pazar günü düzenlenen festivalin zengin programında İngiltere İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn, EMEK Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan,Gazeteci yazar Fehim Taştekin NUT Öğretmenler Sendikası Lideri Christine Blower, kamu ve ticaret sektör sendikası PCS yardımcı genel sekreteri Chris Baugh, Day-Mer başkanı Aslı Gül, Harringey belediye başkanı Ali Özbek’in yanında Day-Mer gençlik komisyonu adına Oktay Cinpolat, çeşitli sendika temsilcileri ve Demokratik Güç Birliği Britanya adına konuşmacılar hazır bulundu.

    Gelenekselleşen ve Londra’nın Hackney bölgesinde en uzun soluklu festival olma özelliği taşıyan Day-Mer Kültür Sanat Festivali bu yıl 27. Kere düzenlenmesi ile İngiliz kurum ve kuruluşlarından da büyük destek gördü. Çcocuk ve kadın halk dansları gösterileri, bilinen sanatcı Canan sağar ile Grup Sudden Exit ve grup Avesta’nın konserleri, açılan onlarca stand, çocuklara ayrılan özel oyun alanı, kurm ve derneklerin bulunduğu standların yanısıra yöresel yiceceklerin servis edildiği bölüm ile festivale katılanlar bu yıl renkli programa ortak oldu.

    Özel ve gündemde olan zengin konuşmacı listesi ile de festival zaman zaman miting alanına dönüştü. Başta İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn olmak üzere, EMEK Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan büyük ilgiyle karşılanırken, festivali sonlandıran coşkulu konseri ile Şevval Sam’da büyük alkış topladı.

    “Güçlerimizi birleştirmeliyiz”

    Oldukça çoşkulu başlayan şenlikte konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada gericiliklere ve saldırılara karşı güçlerimizi birleştirme çağrısı yaptı. “Kürt halkı, barış ve statü talebinde ısrar ediyor.

    Başta Metal işçileri olmak üzere, bütün sanayi havzalarında işçi sınıfı ve emekçiler direniyor” diyen Gürkan, kirli bir savaşın parçası olarak selefilerle kurdukları ilişkiler sonucu ülkenin kan gölüne çevrilmiş durumda olduğunu söyledi. “Ülkenin her bir tarafında bombalar patlıyor. Biliyoruz ki, bu bombaların sorumlusu sadece pimi çekenler değildir. Bu pimi çekenlerin politikalarını üreten AKP hükümetidir. Emperyalist güçlerle birlikte Türkiye hükümetinin ortağı olduğu savaşın maduru olan Suriye halklarıyla enternasyonal dayanışma içinde olmak durumundayız” diyen Gürkan, düne göre demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi çok daha önemli ve zorunlu olduğunu söyledi. Ortak mücadeleyi sadece Türkiye’de birleştirmenin yeterli olmayacağını söyleyen Gürkan, Avrupa’nın da dört bir tarafında direniş ve mücadelelerin olduğunu belirterek, dayanışmanın büyümesi ile kazanımların olacağının altını çizen Gürkan “Güçlerimizi birleştirelim” çağrısı yaptı.

    Corbyn kemer sıkma politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı

    Geçtiğimiz yıl İşçi Partisi liderliğine seçilen ve parti içindeki Blairciler tarafından istifaya zorlanan Jeremy Corbyn de festivale katılarak destek verdi. Ülkenin tek gündemi haline gelen Corbyn, kemer sıkma politikalarına ve zenginlerin daha fazla zengin olduğu, işçi sınıfı ve emekçilerin daha da fakirleştiği bir düzene karşı mücadele etmek için istifa etmeyeceğini söyleyen Corbyn, DAY-MER Festivali’ne katılmanın kendisini onurlandırdığını söyledi. Yaşanan mülteci krizinin sorumlusunun o mülteciler olmadığını ve mültecilere sahip çıkmak gerektiğini de belirten Corbyn, göçmen karşıtı politikaları birlikte yok etme çağrısı yaptı.

    DAY-MER Festivali’nin her zaman kendisi için bir ilham kaynağı olduğunu söyleyen Corbyn, sağlık, eğitim, konut ve iş konularında daha iyi duruma gelmek için bu festival alanında olduğu gibi bir araya gelmeye devam etmek gerektiğini söyledi. “Türkiye, Irak, Suriye gibi ülkelere baktığımızda görüyoruz ki, daha fazla savaşlara değil, insan hakları temelinde yeni ve barışçıl bir dış politika izlememiz gerekiyor” diyen Corbyn, “Birlikte olduğumuz sürece ne kadar güçlü olduğumuz ortadadır” dedi.

    Festivalimiz birlik ve mücadele platformudur

    1. kez aynı coşku ve kararlılıkla yaprıkları festivalin emekçiler için bir araya gelmenin büyük bir fırsat olduğunu belirten DAY-MER Başkanı Aslı Gül “Festivalimizin gelişen politik gelişmelerin tartışıldığı, çocuğundan gencine kültürel ve sanatsal çalışmalarını birlik duygusuyla paylaşıldığı, toplumumuzun kültür ve sanat aracılığıyla hem kendi içinde, hem de yerli halkla kaynaşmasını ve birliğini hedef alan bir birlik ve mücadele platformudur” dedi.

    Tiyatro oyuncusu Mert Fırat da yaptığı konuşmada, böyle buluşmaların halkların kardeşliği ve savaşsız bir dünya için önemli olduğunu belirterek, Hayatın Sesi Televizyonu üzerindeki ceza ve kapatma tehditlerine karşı daha fazla dayanışma ve destek çağrısı yaptı. Gazeteci yazar Fehim Taştekin de konuşmasında, savaş politikalarını eleştirerek, gazeteci ve akademisyenler üzerindeki baskıların son bulmasını istedi.

    Birlikte daha güçlüyüz

    Festivali destekleyen sendikalar da birer konuşma yaptılar. Öğretmenler Sendikası (NUT) Genel Sekreteri Christine Blower, Kamu ve Ticari Sectör İşçileri Sendikası (PCS) Genel Sekreter Yardımcısı Chris Bough, DAY-MER Geçlik Komisyonu üyesi Oktay Cinpolat, Haringey Belediye Başkanı Aligül Özbek ve Demokratik Güç Birliği adına konuşan yazar Ahmet Güven, ortak mücadeleyi büyüterek, birlikte daha güçlüyüz mesajı verdiler.

    DAY-MER, çocuk, gençler ve kadın halk oyunları ekiplerinin de gösterilerinin olduğu şenlikte, Cana Sağar, Müzik Avesta, Sutten Exit ve Şevval Sam da sahne aldı. Oldukça coşkulu geçen şenliğin sonunda ise yüzlerce kişi parkın her köşesinde halaya durdu.

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

     

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1 Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

    Londra’nın coşkulu festifalini Day-Mer 27. kere gerçekleştirdi 1

  • Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem

    Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem

    Ciwanen Azad UK geçtiğimiz haftalarda yaşanan Almanya hükümetinin insanlık dışı Kürt’lere karşı saldırılarını Londra’da Alman Elçiliği önünde protesto etti.

    Erem Kansoy

    Öğlen saatlerinde düzenlenen eylem, Londra’nın merkezinde bulnana Alman Elçiliği çevresindeki vatandaşlardan büyük ilgi gördü. İngiliz polisinin eylemin başında protestoculara yaklaşarak PKK bayrakları ve broşurlerini kaldırmalarını istesede bu etkili olmadı, protestocular bayrakları sallayıp broşurleri dağıtmaya devam etti. Eylem süresince İngilizce olarak ‘Almanya faşist saldırılarını durdur” sloganı atılarak yüzlerce İngilizce hazırlanan bildiri dağıtıldı.
    Alman elçiliğinden çağırılan bir yetkiliye konu ile ilgili hazırlanan dosya da Elçiye iletilmesi üzere verildi. Alman yetkili ise binanın sadece bir elçilik olduğunu konuya dahil olamayacağını fakat dosyayı Almanyadaki ilgili bakanlığa ileteceğini belirtti.
    Alman Elçiliği önünde tamamlanan eylemin ardından protestocular yine Alman elçiliği ile ayni bölgede bulunan Türk Elçiliği önünde de protesto gerçekleştirdi.
    Türk Elçiliği önünde de eylem!
    Türk elçiliği önünde toplanan kitle burada da bildiriler dağıtarak “terörist türkiye2 sloganı attı ve gerilla marşını okudu.
    Eylemlerin tamamlanmasının ardından kitle sessizce dağıldı.
    Protesto ile ilgili Ciwanen Azad UK yaptığı açıklamada “Bizler İngiltere’de yaşamakta olan, Ülkeleri Kürdistan’dan uzak yaşayan Kürt gençleri bu saldırıları durdurmak için dayanışma içinde olup, dik durup onurlu bir duruş sergileyip, Almanya’da halkımıza karşı yürütülmekte olan faşist saldırıları durdurmalıyız. Almanya hükümetinin Kürtlere karşı yürüttüğü faşist saldırıları, ifade özgürlüğüne ve Kürt kültürüne kadar dayatılmakta olan bu faşist saldırıları ses kınamak için protestoda bulunacağız. Bu saldırıların Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşen faşist saldırılar ile bir farkı yoktur.” ifadelerine yer verdi.
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1 Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
    Londra'da Ciwanen Azad UK gençliğinden yerinde eylem 1
  • Öcalan’a Özgürlük Eylemi Britanya’nın Birçok Kentine Yayıldı

    Öcalan’a Özgürlük Eylemi Britanya’nın Birçok Kentine Yayıldı

    Bir haftadır Britanya’nın farklı kentlerinde devam eden Öcalan’a özgürlük eylemleri bugün de Londra, Newport, Brighton ve Reading’de devam etti.

    Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi’nin çağrısıyla Avrupa’da Kürtler ve dostlarının ‘Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü’ sloganıyla gerçekleştirdiği çadır eylemleri kapsamında Londra, Reading, Brighton ve Cardiff’te çadırlar açıldı.

    LONDRA’DAKİ ÇADIR EYLEMİNİ CİWANEN AZAD DEVİR ALDI

    Bir haftadır Londra’nın farklı merkezlerinde devam eden çadır eylemi yayılarak devam ediyor. Her gün farklı bir kurumun devir aldığı eylemi son gününde Ciwanen Azad’tan üyesi gençler devir aldı.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve savaş karşıtı olarak yürütülecek büyük kampanyanın başlangıcı olan çadır eylemi başkent Londra’da büyük ilgi görürken, eylemi Ciwanen Azad öncülüğünde gençler devraldı. Bugün sonlanacak çadır eylemi Londra’nın en kalabalık merkezi meydanlarından birisi olan Trafalgar meydanında gerçekleşti. Gün boyunca meydanda bulunan insanlara bildiriler dağıtılırken, Öcalan’ın özgürlüğü için imzalar toplandı.

    Öcalan’a Özgürlük Eylemi Britanya’nın Birçok Kentine Yayıldı 1
    Londra Trafalgar Meydanı

    BRIGHTON

    Brighton’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a Özgürlük kampanyası çerçevesinde, Britanyalıları kampanya hakkında bilgilendirmek amacıyla stant açıldı.

    Sussex Kürt Toplum Merkezi tarafından kurulan stantta Britanyalılara Öcalan’ın durumu ve AKP hükümetinin Kuzey Kürdistan’daki katliam politikaları hakkında bilgi verildi. Bilgilendirme standında Öcalan üzerindeki tecridi kınayan ve Türk devletinin Kuzey Kürdistan’da gerçekleştirdiği katliamları anlatan bildiriler dağıtıldı.

    Öcalan’a Özgürlük Eylemi Britanya’nın Birçok Kentine Yayıldı 2
    Brighton Kent Merkezi

    NEWPORT

    Cardiff’in Newprot bölgesinde açılan çadırda Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep eden bildiriler dağıtılırken, Türk devletinin Kürdistan’da yürüttüğü savaş ile ilgili de bilgilendirmeler yaptı. Üç gün sürecek olan eylemin ilk gününde Öcalan’ın özgürlüğünü talep eden yüzlerce imza toplandı.

    Öcalan’a Özgürlük Eylemine Bir Destek te Galler’den 1
    Cardiff-Newport

    READİNG

    Öcalan’a özgürlük eylemleri kapsamında stand açılan bir diğer kent Reading. Reading kent merkezinde açılan standta çocuklar da İngilizce bildiriler dağıtarak Öcalan üzerindeki tecrit politikalarına dikkat çekti. Gün boyunca insanlarla birebir konuşularak Kürt sorunu ve Öcalan’ın durumu hakkında bilgilendirmeler yapıldı.

    Öcalan’a Özgürlük Eylemi Britanya’nın Birçok Kentine Yayıldı 3
    Reading Kent Merkezi
  • Can Dündar: İstanbul Saldırısı Benim Hapse Girme Nedenimle Doğrudan Bağlantılı

    Can Dündar: İstanbul Saldırısı Benim Hapse Girme Nedenimle Doğrudan Bağlantılı

    Britanya parlamentosundaki panelde konuşan Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda meydana gelen saldırının, kendisinin hapse girmesine neden olan haber ile doğrudan ilgili olduğunu söyledi.

    Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin (CEFTUS) tarafından Britanya parlamentosunda yapılan panelde konuşan gazeteci Can Dündar Türkiye’deki son siyasal gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İskoç Miliyetçi Parti’den Lord Jeremy Purvis moderatörlüğünü üstlendiğini bu toplantıda Can Dündar ‘Quo Vadis Türkiye?’ ana başlığı altında Türkiye’nin siyasi ve sosyal gidişatını, Türkiye-AB ilişkilerini ve özellikle mülteci krizi çözümü amacıyla varılan anlaşmayı ve Türkiye’de artan insan hakları ihlalleri ve basın özgürlüğünün aldığı darbeleri değerlendiren bir konuşma yaptı.

    Gazeteci Yazar Can Dündar konuşmasına; İstanbul Atatürk Havalimanı’nda meydana gelen saldırının, kendisinin hapse girmesine neden olan haber ile doğrudan ilgili olduğunu söyleyerek başladı. Dündar, Türkiye’nin yanlış politikalarının ülkeyi felaketlere sürüklediğini söylemek zorundayım dedi.

    Gazeteci Dündar’ın konuşmasından öne çıkanlar;

    TÜRKİYE DOĞUYA DOĞRU HIZLA GİDİYOR

    ‘‘Türkiye hızla doğuya doğru gidiyor. Aslında Erdoğan bunun böyle olduğunu çok önceden söylemişti. ‘Demokrasi bizim için amaç değil, araçtır; zamanı geldiğinde trenden ineriz’ demişti. Sanırım Erdoğan için trenden inme vakti geldi. Bu niyeti baştan biliyorduk. Erdoğan söyledikleriyle birçok Avrupalı lideri ve liberalleri kandırmayı başardı. Orduyu siyasetten uzaklaştırdı. Böylece hem Avrupa’nın desteğini aldı, hem de sorunu ortadan kaldırdı; ve orduyu bertaraf ettikten sonra yerine polis gücünü koydu. Süngü yerine copla dayak yemeğe başladık.

    SAVAŞ YENİDEN TETİKLENECEK

    Sivil savaş görüntüsü var. Kentler yıkılıyor, bombalanıyor. Siviller yaşamını yitiriyor. Dünya ve Türk basınında yeterli yer verilmiyor. Avrupa’nın ses çıkartmaması Türkiye ile yapılan antlaşmanın bir sonucu olabilir. Kürt sorunu Cumhuriyet tarihi boyunca çözüm bekleyen en büyük kanayan yarası. Müzakerenin gücüne inanıyorum. Bizi bekleyen tehlike ciddi. Dokunulmazlığın kaldırılması ile beraber eğer HDP’li vekillerden tutuklamalar olursa savaş yeniden şekillenecek. Hepimizin uyanık olması gerek.

    TÜRKİYE, DÜNYANIN EN BÜYÜK GAZETECİ HAPİSHANESİ

    İngiltere’nin başkenti Londra’ya, dünyanın en büyük gazeteci hapishanesinden geliyorum. 40 gazeteci şu anda hapiste. Çin ile yarışıyoruz bu noktada. 35 yılı aşkın gazetecilik hayatımda Türkiye’nin gazeteciler için cennet olmadığını ancak hiç bir zaman da bu kadar cehenneme dönmedi. Hapse ilk defa girdim ve yine ilk defa silahlı saldırıya uğradım. Tüm bunlar beni şaşırtmadı, asıl beni şaşırtan nokta Avrupa Birliği’nin tutumu oldu.

    AB RAPORU SEÇİM SONRASINA BIRAKILDI

    Şimdi biraz bu anlaşmanın, perde arkasından söz etmek istiyorum. Birkaç ay geri gideceğim, 18 Eylül’de Türkiye’de ilginç bir yürüyüş oldu. Suriyeli mülteciler balkan sınırına doğru yürüyüşe geçtiler. Yüzlercesi sonra 1000’lere dönüştü bu. Günlerce sürdü bu yürüyüş türkiye’yi hepimiz biliyoruz üç kişi bir araya gelip yürümeye kalktığında polis anında gazı sıkar, binlerce mülteciye hiçbir müdahale olmadı dört gün boyunca. Bu yürüyüşten bir buçuk ay sonra türkiye’de seçimler yapılacaktı 1 Kasım’da. Ondan hemen önce 14 Ekim de Avrupa Birliği ilerleme raporu açıklanacaktı ve bu ilerleme raporunda çok ağır eleştiriler vardı türkiye’ye yönelik, özellikle basın özgürlüğü konusunda. Bu raporun açıklanmasından 10 gün önce Erdoğan; Avrupa Birliği yetkilileri ile görüştü ve raporun seçim sonrasına ertelenmesini istedi. Avrupa Birliği yetkilileri de bunu kabul ettiler. ”

    TARİHİN EN UTANÇ VERİCİ ANTLAŞMASI

    Bu anlaşma, AB tarihinin en utanç verici anlaşmalarından biridir. AB, kendi sınırlarını korumak için bütün bildiği, inandığı değerlerden vazgeçti. Tabi ki referandum sonucunu da buna katmak lazım. Korkular söz konusu olunca Avrupa’nın nasıl temel değerlerinden vazgeçtiğini gördük. Bu bizim gibi batılı değerlerle yetişmiş insanlar için hayal kırıklığı. ”

    ERDOĞAN AVRUPAYI TEHDİT EDİYOR

    Tam üyelik meselesine gelince Avrupa daha beklememiz gerektiğini söyledi. Oldukça da bekledik ancak iyi bir muamele görmedik. Şimdi de Cameron tarafından 3000 yılına randevu verildi. Bu, AB ile iplerin koptuğunu gösteriyor.

    Şimdi Avrupa nasıl bir liderle müzakere ettiğini anlamıştır. Erdoğan’ın elinde şimdi çok önemli bir anahtar var. ‘Kapıları açarsam gününüzü görürsünüz’ diye Avrupa’yı tehdit ediyor. Avrupa Birliği de aman açma parası neyse verelim diyor. Vize serbestisi vermek istiyor.

    Türkiye’nin çoktan hak ettiği bir hak yeni bir şey gibi masaya sunuluyor. Vize özgürlüğü ne anlama gelir, bilemiyorum; kendisi özgür olmayan bir ülkenin vizesi özgür olsa ne olur, bilemiyorum.

    Baştan beri bu anlaşmanın yalan olduğuna inanıyorum. Ne Türkiye; terör ve yolsuzluk yasaları gibi önemli yasaları değiştirmeye hazır, ne de AB bu serbestiyi vermeye razı. Bu iki yasa da Erdoğan’ın iktidarına hizmet ediyor. Türkiye terör yasasını bize karşı, muhaliflere kullanarak, bizi terörist ilan ediyor diğer taraftan da yolsuzluk ile ilgili kanunları değiştirmeyerek kendi çevresindeki yolsuzlukların kontrol altında olmasını sağlıyor. ”

    BRİTANYA REFERANDUMUNDA KORKU KAZANDI

    Batılı değerler için batılı işgalcilerle savaşan bir ülkeden geliyoruz; aynı batılı değerler için yine batılılarla savaşmaya hazırız. En büyük düşman Avrupa. Mültecilerden, AB’nin işgalinden, müslümanların çoğalmasından korkuyoruz. İngiltere’deki son referandumda da korkular kazandı. Türkiye’deki baş mücadelemiz de kendi korkularımız öncelikle. Umarım Avrupa Türkiye’nin faşist bir rejime düşmesine izin vermeden demokratik güçlerle birlikte olmayı seçer. Yoksa kaybeden sadece Türkiye değil, Avrupa ve Dünya da olacak.

    Panel soru cevap kısmından sonra sona erdi.

    VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

    Can Dündar: İstanbul Saldırısı Benim Hapse Girme Nedenimle Doğrudan Bağlantılı 1

    Can Dündar: İstanbul Saldırısı Benim Hapse Girme Nedenimle Doğrudan Bağlantılı 2

    Can Dündar: İstanbul Saldırısı Benim Hapse Girme Nedenimle Doğrudan Bağlantılı 3
    Can Dündar Britanya Parlamentsounda konuştu