Uzun emekler ve özverili çalışmalar sonucunda tamamlanan ‘Diren’ filminin, 9 Mayıs’ta yapılan galasına yoğun ilgi vardı.
Yaşamlarına Londra’da devam eden toplumumuzun yetiştirdiği ik genç Birkan Tercanlı ve Baran Bolat, ‘Diren’ isimli filmlerini Mayıs ayında gösterime sundu. 9 Mayısta Odeon Lee Valley sinemasında yapılan Gala gösterimine yoğun bir ilgi vardı.
Birkan ve Baran arkadaşlar, sıfır bütçeyle çektikleri filmlerinde, Londra’da doğup büyüyen bir gencin hikayesini anlatıyor. Film en başta, zayıf bir aile ilişkisi ve zorlu yaşam koşulları içinde bir çıkış yolu arayan gencin tutunduğu tek dal, fedakar annesi ve kızarkadaşıdır. Zorluklar ve sıkıntıların yakasını bırakmadığı gencin yaşamı içinde çıkmaza sürüklenişini beyaz perdeye yansıtan gençler, her üretken genç arkadaşlarımız gibi sponsor sıkıntıları ile de yüzleşti.
Başrollerini Can Kabadayı ve Susku Ekim Kaya’nın yaptığı filmin yönetmenliğini Birkan Tercan ve yardımcı yazarlık, yardımcı yönetmenlik ve filmin ses kayıtlarını ise Baran Bolat gerçekleştirdi. ‘Diren’ filminde, Ayşe Nurdoğan, Erol Demir, Nazım Demir, Cem Yeşil, Dilan Seçgin, Ozan Opan, Mehmet Emin Şahin, Cem Ok ve Ufuk Bay’da oyunculukları ile filmin yapım aşamasında büyük emek ortaya koydular.
Film hakkında gazetemize açıklamada bulunan yönetmen Birkan Tercanlı, “yaşadığımız ülkede toplumsal sorunlarımızı dile getirecek bir film hazırlamak istedim. Bu filmin aileleri etkilemesini değilde daha çok bir mesaj vermek ve çocuklarına daha duyarlı davranmaları gerektiğini göstermektirç biz gençlere biraz daha destek sunulması gerektiğini savunuyorum. Filmin yapım aşamasında ve günlük yaşantımız da da karşılaştığımız en büyük sorun, aile desteği ve ailenin biz gençlere olan inancı ve motivasyonu. Ailelerimiz gençlere dahada destek olmalı ve motive etmeli.
Toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Kuzey Londra’nın Hackney, Haringey, Enfield ve İslington bölgelerinde İşçi Partili adaylar Meg Hillier,Diane Abbott,Joan Ryan,Kate Osamor,David Lammy,CatherineWest,Jeremy Corbyn,Emily Thornberry seçimlerden başarıyla çıkarak milletvekili seçildiler.
ENFİELD NORTH’TA JOAN RYAN ZORLU YARIŞI KAZANDI
İşçi Parti’li Joan Ryan, Muhafazakar Parti’li Nick deBois’ya 2010 genel seçimlerinde, kaybettiği milletvekilliği sandalyesini zorlu bir yarış sonucunda tekrar kazandı. Ryan, 20,172 oy ile, 1,086 çoğunluk kazanarak deBois’ı geride bırakarak, ülke genelinde büyük bir yenilgi yaşayan, İşçi Parti için önemli bir kazanç elde etti.
Ryan, zafer konuşmasında seçim kampanyasına destek verenlere ve ailesine teşekkür edip, mücadele eden bir milletvekili olacağını dile getirdi. Ryan şöyle konuştu: ‘‘Son beş senede, Enfield North’ta çok zor bir zaman geçirdik. Chase Farm hastanesini korumak için mücadele edeceğim. Ulusal Sağlık Kurumu’nu (NHS) korumak için ve Enfield halkının ihtiyacı olan bütün hizmetleri korumak için mücadele edeceğim. Enfield North’ın bütün çocuklarının iyi eğitim almaları için mücadele edeceğim. Daha fazla staj imkanları, düşük üniversite harçları, adil vergi oranları, en kısa zamanda saatte sekiz sterlin asgari ücret uygulanması, bölgedeki aileler için daha iyi evler, ilk evlerini satın alanlara destek için mücadele edeceğim. Zor olacak, ama hep birlikte çalışırsak, Enfield’de yaşayanlar ve çalışanlar için daha iyi bir gelecek sağlayabiliriz.’’
ENFIELD NORTH- KATıLıM %66
İşçi Parti- Joan Ryan: 20,172
Muhafazakar Parti- Nick de Bois: 19,086
Christian Peoples- Yemi Awowla: 207
Ukip- Deborah Cairns: 4,133
Yeşiller- David Flint: 1,303
Liberal Demokrat Parti- Cara Jenkinson: 1,059
TUSC- Joe Simpson: 177
Kate Osamor Edmonton’da İşçi Parti’nin Oylarını Arttırdı
Edmonton’da 1997 yılından itibaren milletvekili olan Andy Love’ın emekli olmasıyla, İşçi Parti’nin Edmonton adayı olan Kate Osamor, parti’nin oylarını arttırarak büyük bir başarı elde etti.
Osamor, 25,388 oy ile, en yakın rakibi, Muhafazakar Parti’li Türk aday, Gönül Daniels’ı, 15,419 oy çoğunluğuyla geride bıraktı.
Böylece, Edmonton’da, 2010 seçimlerinde %53.7 oy alan İşçi Parti, bu yıl %61.4 oy oranını yakalamış oldu.
Osamor, zafer konuşmasında şöyle konuştu: ‘‘İşçi Parti sadece NHS’i kurtarabilir. Ben 15 yılımı NHS’e verdim ve milletvekili olarak zamanımı, aynı değerlerle, vermekten onur duyarım.’’
EDMONTON- KATILIM %63
İşçi Parti- Kate Osamor: 25,388
Muhafazakar Parti- Gönül Daniels: 9,969
Yeşiller- Douglas Coker: 1,358
TUSC- Lewis Peacock: 360
Liberal Demokrat Parti- David Schmitz: 897
Ukip- Neville Watson: 3,366
ENFIELD SOUTHGATE- KATıLıM %70
Muhafazakar Parti- David Burrowes: 22,624 (2010- 21,928)
İşçi Parti- Bambos Charalambous: 17,871 (2010- 14,302)
Yeşiller- Jean Robertson Molly: 1,690 (2010, aday değişimi var- 632)
Ukip- David Schofield: 2,109 (2010, aday değişimi var- 505)
Liberal Democrat- Paul Smith: 1,518 (2010, aday değişimi var- 6,124)
HACKNEY SOUTH & SHOREDITCH- KATıLıM %57
İşçi Parti- Meg Hillier: 30,663
Yeşiller- Charlotte George: 5,519
Bağımsız- Russell Shaw Higgs: 78
Liberal Demokrat Parti- Ben Mathis: 2,136
Ukip- Angus Small: 1,818
Muhafazakar Parti- Jack Tinley: 6,420
Bağımsız- Gordon Shrigley: 28
TUSC- Brian Debus: 302
HACKNEY NORTH- KATıLıM %56
İşçi Parti- Diane Abbott: 31,357
Muhafazakar- Amy Gray: 7,349
Yeşiller- Heather Finlay: 7,281
Liberal Demokrat- Simon de Deney: 2,492
Ukip- Keith Fraser: 1,085
TOTTENHAM- KATıLıM %60
David Lammy
İşçi Parti- David Lammy: 28,654
Muhafazakar Parti- Stefan Mrozinski: 5,090
Liberal Demokrat Parti- Turhan Özen: 1,756
Ukip- Tariq Saeed: 1,512
Yeşiller- Dee Searle: 3,931
Tusc- Jenny Sutton: 1,324
HORNSEY & WOOD GREEN- KATıLıM %73
Catherine West
İşçi Parti- Catherine West: 29,417
Liberal Demokrat Parti- Lynne Featherstone: 18,359
Yeşiller- Gordon Peters: 3,146
Ukip- Clive Morrison: 1,271
Muhafazakar Parti- Suhail Rahuja: 5,347
İSLINGTON NORTH
İşçi partili milletvekili Jeremy Corbyn
İşçi Parti- Jeremy Corbyn: 29,659
Muhafazakar Parti- Dr Alex Burghart: 8465
Yeşiller- Caroline Russell: 5,043
Ukip- Greg Clough: 1,971
Liberal Demokrat Parti- Julian Gregory: 3,984
Sosyalist (Britanya)- Bill Martin: 112
İSLINGTON SOUTH & FINSBURY
Emily Thornberry
İşçi Parti- Emily Thornberry: 22,547
Yeşiller- Charlie Kiss: 3,371 Ukip- Pete Muswell: 3,375
Sivasın Gürün ilçesine bağlı Bozhüyük ve Camiliyurt köyleri derneği, Bozcader’in futbol takımı, Bozcader FC yarıştığı ligde yenilgisiz şampiyon oldu.
Serkan Boyraz yönetimindeki Bozcader FC, The Edmonton & District Sunday Football League adındaki, Pazar ligine sezon başında dördüncü kümeden giriş yapmıştı. Yenilgisiz, şampiyon olarak üçüncü lige yükselen takım, önümüzdeki döneme güçlü bir giriş yapması bekleniyor.
Gol kralı Umut Doğan
Bozcader FC’nin 2014-15 sezonun gol kralı, 24 gol ile, Umut Doğan oldu.
Bozcader FC’nin başarısını kutlamak için, son lig maçlarında, dernek başkanı İrfan Sağır dahil, bir çok dernek yöneticisi ve üyeler, takımlarını yalnız bırakmadılar.
Boyraz, duygularını şöyle ifade etti: ‘‘Çok gururluyum ve önümüzdeki sezon için heyecanlıyım. Ligi başarıyla bitireceğimizden emindim ve daha azını beklemiyordum. Oyuncularıma inanıyordum ve yaklaşımları oldukça olumluydu.’’ Sezon başında, Boyraz takımının iyi sonuçlar alıp, kısa bir zamanda birinci kümeye yükseleceğini ifade etmişti- bu sezonda gösterdikleri performans, hızlı bir yükseliş sergileyebileceklerinin mümkün olduğunun işareti.
Kupa yarışında da başarılı performans sergileyen takım, Challenge Cup, Divisional Cup, League Cup ve Supplementary Cup, yarışmalarında çeyrek ve yarı finallere yükselmeyi başarmıştı.
The Edmonton & District Sunday Football League, 90 seneyi aşkındır aktif ve dört kümeden oluşuyor. 1925 senesinde kurulan Pazar ligi, 2004 senesinde İngiliz Futbol Derneği’ne (FA) katılma kararı alarak, ülkenin belirlenmiş diğer liglerinin arasına dahil oldu.
Boyraz, desteklerinden dolayı takımın sponsorları Meray Nuts, Lebara, GSI Insurance, Where to Save ve Kings Chicken & Pizza’a teşekkür etti.
Geçtiğimiz Cumartesi günü doğu Londra’nın Walthamstow bölgesinde gösteri düzenleyen İngiliz Savunma Ligi-EDL adlı faşist-ırkçı gruba karşı anti faşist gruplar da karşı eylem düzenledi. Gösteri yerine binden fazla polis gönderilerek, her iki grubun birbirine yakınlaşması engellendi.
Londra’nın en kozmopolit bölgelerinden birisi olan ve Walthamstow’da EDL adlı ırkçı grup, bölgedeli Müslüman nüfusunun çok arttığını iddia ederek göçmenlere karşı ırkçı bir gösteri düzenledi. Londra dışından da gelenlerin içerisinde olduğu yaklaşık yüz kişilik ırkçı gruba karşı anti faşistler de karşı gösteri düzenlemek istedi. Gösteri yerine binden fazla polis ve yüzlerce polis aracı sevkedildi. Her iki grubun bir birine temas etmemesi için etten duvar ören polis özellikle de Anti-Faşist grubu çembere aldı.
Hemen hemen gün boyu devam eden gösteride ırkçı EDL grubu üyeleri sık sık `defolunun gidin`, `Biz Israili destekliyorz`, `Sağlık için ülkemize gelmeyin` şeklinde göçmen karşıtı ırkçı sloganlar attılar. Sayıları 2 bini bulan Anti-Faşist grubu birbirinden ayıran polisler, grubun bir araya gelmesini engelledi. Bunun üzerine Anti-Faşist grup, ‘Polis Nazileri Koruyor’ şeklinde slogan atarak polisin tavrını protesto etti.
Gün boyu devam eden gergin eylemden sonra ırkçı grup yine polis güvenliği altında BlackHorse tren istasyonuna kadar götürüldüler. Polisler ile Anti-Faşist gruplar arasında ara ara gerginlikler ve kovalamacalar yaşandı.
HDP İstabul ikinci bölge birinci sıraya adayı Turgut Öker Pazartesi günü Haringey esnafını ziyaret etti.
Sabah erken saatlerde Kürt Toplum Merkezinde Kürt halk meclisi üyeleri ile kahvalatıda bir araya geldi. Yapılan kahvaltılı toplantıda gündem yaklaşan genel seçimlerdi.
Kahvaltı programından sonra kalabalık bir grupla Haringey’de bulunan esnafı ziyaret eden Öker’e Britanya Kürt Halk Meclisi eşbaşkanı Türkan Budak, Roj kadın meclisi temsilcileri, Ciwanen Azad temsilcileri, BAF başkanı İsrafil Erbil, Alevi gençlik temsilcileri eşlik etti. Tek tek esnafları ziyaret eden Öker hem esnafı dinledi, hem de yaklaşan seçimlere dönük duyarlılık çağrısı yaptı.
Öker Cemevini de ziyaret ettikten sonra ülkedeki seçim çalışmalarına katılmak üzere Türkiye’ye döndü.
‘Alevilerin inanç özgürlüğü mücadelesi ne kadar kutsal ise Kürt halkının özgürlük mücadelesi de bir o kadar kutsaldır’
Geçtiğimiz Pazar günü Wood Green’de bulunan Dominion Centre’da yapılan Tv10 ile dayanışma gecesinden konuşan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu eski başkanı ve HDP İstanbul milletvekili adayı Turgut Öker HDP’nin Türkiye halklarının acılarının bileşeni olduğunu belirterek, bu ülkeyi ırkçı ve kafatasçı yöneticilerden kurtarmak için yola çıktıklarını ifade etti.
Öker ayrıca HDP ile ittifağı eleştiren kesimlere de cevap vererek; ‘kim ne derse desin bu Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonun, hepimizin kararıdır, ve yolumuz açıktır’ dedi. Kürt hareketinin ve Alevi hareketinin ortak mücadelesinin önemine değinen Öker; ‘Alevilerin inanç özgürlüğü mücadelesi ne kadar kutsal ise Kürt halkının özgürlük mücadelesi de bir o kadar kutsaldır’ dedi.
HDP İLE İTTİFAKI SORGULAMAK SİZİN EN SON İŞİNİZ OLMALI
Binden fazla kişinin katıldığı Tv 10 ile dayanışma gecesinde bir konuşma yapan Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil de, HDP ile ilgili bazı Alevilerden gelen tepkilere cevap verdi. Erbil, HDP’nin Alevilerin taleplerini kabul ettiğini ve ittifakın da bu temelde gerçekleştiğini ifade ettikten sonra şunları belirtti; ‘Ben özellikle farklı siyasi partilere oy verecek dostlardan isteğim, oy verdikleri partilerin Alevilerin taleplerine kulak vermelerini sorgulamalarını istiyorum. Eğer bu sorgulamayı yapamıyorsanız, eğer oy verdiğiniz partiyi Alevilerin taleplerini kabul eden bir noktaya getiremiyorsanız, o zaman Alevilerin taleplerini Kabul eden HDP ile ittifakı sorgulamak sizin en son işiniz olmalı.’
Katılımın çok yoğun olduğu dayanışma gecesi Hüseyin Mehmet Gazi dedenin konuşması ve seslendirdiği deyiş ile başladı. Gecede HDP’li gençlerin geçen hafta yaptığı futbol turnuvasında şampiyon olan takıma kupası Turgut Öker tarafından verildi. Britanya Alevi gençleri de gecede sahneye çıkarak Turgut Öker şahsında tüm güçleriyle HDP’nin yanında olduklarını ifade ettiler.
Dayanışma gecesine katılan HDP İstanbul İkinci bölge birinci sıra adayı Turgut Öker 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere ve Alevilerin HDP ile yapılan ittifakına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Öker, HDP ile ittifakı eleştiren kesimlere cevap vererek; ‘kim ne derse desin bu Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonun, hepimizin kararıdır, ve yolumuz açıktır’ dedi. Kürt hareketinin ve Alevi hareketinin ortak mücadelesinin önemine de değinen Öker; ‘Alevilerin inanç özgürlüğü mücadelesi ne kadar kutsal ise Kürt halkının özgürlük mücadelesi de bir o kadar kutsaldır’ dedi.
ELİ KANLI DİKTATÖRE DUR DEME ZAMANI
Oy kullanma hakkına sahip herkesi sandığa gitmeye çağıran Öker konuşmasında şu açıklamaları yaptı; ‘‘Türkiye’nin tüm farklı kimlikleri, tüm ezilen, sesleri kısılan halkları bu engelleri aştı zaten, barajlar yıkıldı zaten, şimdi sorun, iktidarı ele geçirmiş, devleti ele geçirmiş bu eli kanlı diktatör Tayip Erdoğan’ı sandıkta da yenmek önemli.
Özellikle Londra’da yaşayan oy kullanma hakkına sahip olan canlar, şayet o gün sandık başına gitmezseniz bu anlattıklarımın hiçbiri karşılığını bulmamış olur. İki eliniz kanda da olsa 30-31 Mayıs tarihinde sandık başına gidip Halkların Demokratik Partisine oy vererek, faşist Yezide dur diyelim.
SEÇİMLERİN KADERİ AVRUPA’DAKİ HALKIMIZIN ELİNDE
Eş genel başkanımız Selahattin Demirtaş’ın da dediği gibi bu seçimlerin kaderi Avrupa’daki halkımızın elinde. Avrupa’da 3 milyon civarında oy var, biz Dersim bombalandığında, Maraş kana bulandığında, Sivas, çorum kana bulandığında, Madımak ateşe verildiğinde, açlığımızdan, sefaletimizden dolayı, biz Kızılbaşlar o kutsal topraklarımızı terk etmek zorunda kaldık, acı çektik gözyaşı döktük, bugün Avrupa’da yaşayan Kızılbaşlar olarak, burada bulunuşumuz ilk defa bizim lehimize dönüştü, ilk defa Avrupa’da yaşıyor olmamız, Türkiye’de devrimci güçlerin yürüttüğü mücadeleye ilk defa ciddi katkı sunma durumuna geldik. Avrupa’da alacağımız 400 bin oy seçimlerin kaderini değiştirecektir.
ALEVİLER HDP İLE NEDEN İTTİFAK YAPTI
Ben 27 yıldır Alevilerin özgür bir şekilde yaşaması için mücadele veriyorum. Biz Avrupa’da bir tane Alevi kültür merkezi ile başladık, şuanda 270 tane Alevi kültür merkezimiz var. Avrupa’da önümüze koyduğumuz tüm hedefleri gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz büyük mücadele ile artık kimseden korkmadan, cesurca sokaklara çıkabiliyoruz. Ama Türkiye’de halen ciddi sıkıntılar var, Aleviler birlik değil. Biz daha üç yıl önceden, gezi süreci olmadan, daha İşid ortaya çıkmamışken, Sol sosyalist kesimler, Alevi hareketi ve Kürt hareketi bir araya gelmesini istedik, ve biz buna öncülük ettik. Bugün ne kadar doğru bir şey yaptığımızı görüyoruz. Kürt hareketi ile Alevi hareketini yan yana getirmekle çok doğru bir şey yapmışız.
Biz 27 yıldır bağımsız bir Alevi örgütlenmesi olmamıza rağmen, tüm proglarımızda ve çalışmalarımızda dedik ki Alevilerin inanç özgürlüğü mücadelesi ne kadar kutsal ise Kürt halkının özgürlük mücadelesi bir o kadar kutsaldır. Şimdi bu iki damar birleşti ve Halkların Demokratik Partisi Alevilerin tüm taleplerini programına aldı. HDP bize siz mecliste kendi adınıza kimi görmek istiyorsanız kendiniz karar verin dedi. Biz 269 Alevi örgütü toplandık ve 265 temsilci bu öneriye evet dedik. Bu noktada kim ne derse desin bu AABK’nin kararıdır, hepimizin kararıdır. Ve bu noktada da yolumuz açıktır.
KÜRT GERİLLARI TÜM HALKLARI KORUYOR
Bir aydır Türkiye’deyim, her yeri geziyoruz, yıllardır bu Şafii, Sünni, bu Alevi, bu Müslüman diye halkları karşı karşıya getiren bu güçler öyle bir zehir saçmışlarki, şuanda da aynı güçler bu zehiri saçmaya devam ediyor. Ama artık bunu başaramayacaklar.
Türkmenler ırakta kuşatıldılar, ölümle yüz yüze kaldılar, onların yardımına ne Nato ne de Birleşmiş milletler gitti, kendi kaderleri ile baş başa kaldılar. Süryaniler, Ezidiler Şengal dağında büyük bir soykırımla karşı karşıya kaldılar, yine Nato ne de BM yardımlarına gitmedi, onların imdadına kim yetişti, başta yiğit Kürt kadın gerillaları olmak üzere Kürt özgürlük hareketi yetişti. Bu biz Aleviler için bir dönüm noktası oldu.
Kendi özgün kimliğimizi ve davamızı koruyarak, seçimden sonra da bizim davamız Alevi davası olacak. Amacımız güçlü bir Alevi hareketi yaratmak. Bizler mecliste kendi kökleri üzerinde güçlenen, Alevilerin ve Kızılbaşların birliğini sağlayan bir siyasi hareketin bugün olduğu gibi yine Ermenilerle, Süryanilerle, Ezidilerle ve Kürt Özgürlük Hareketi ile yoldaşça yolumuza devam edeceğiz.’’
HDP İLE İTTİFAKI SORGULAMAK SİZİN EN SON İŞİNİZ OLMALI
Binden fazla kişinin katıldığı Tv 10 ile dayanışma gecesinde bir konuşma yapan Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil de, HDP ile ilgili bazı Alevilerden gelen tepkilere cevap verdi. Erbil, HDP’nin Alevilerin taleplerini kabul ettiğini ve ittifakın da bu temelde gerçekleştiğini ifade ettikten sonra şunları belirtti; ‘Ben özellikle farklı siyasi partilere oy verecek dostlardan isteğim, oy verdikleri partilerin Alevilerin taleplerine kulak vermelerini sorgulamalarını istiyorum. Eğer bu sorgulamayı yapamıyorsanız, eğer oy verdiğiniz partiyi Alevilerin taleplerini kabul eden bir noktaya getiremiyorsanız, o zaman Alevilerin taleplerini Kabul eden HDP ile ittifakı sorgulamak sizin en son işiniz olmalı.’
Erbil konuşmasında şunları belirtti; ‘‘Seçim süreciyle birlikte Alevi tabanında bazı tartışmalar başlamış, Konfederasyon nasıl gider Alevileri bir partiye yamar, satar yada Alevilerin oylarını bir partiye yönlendirir. Onlara söylenmesi gereken şu; biz Alevilerin taleplerinden vazgeçmedik, bizler Alevilerin inanç değerlerinden vazgeçerek kimseyle ittifak yapmadık. Biz ALevilerin oy verdikleri partilerden gelen teklifleri değerlendirdik. Alevilerin HDP’lileşmesinden çok, HDP’nin Alevilerin talepleri kabul etmesi ile gerçekleşti.
SİYASETİ ALEVİ BİLİNCİYLE YAPACAK SİYASETÇİLERE İHTİYACIMIZ VAR
Alevilerin sorunu siyasi yollarla çözülecek sorunlardır. Biz inancımızı artık yaşayabiliyoruz, sorun yok. Ama bugün AKP Alevi dedelerini okullarda okutarak, kendisine biaat eden, Türk-İslam tezini savunan, Aleviliğin içini boşaltan çalışmalar yürütüyor. Bunun karşısında durmak için, bugün Suriye’de bizi katleden zihniyete karşı durmak için siyasi arenada olmamız gerekiyor. Siyaseti Alevi bilinciyle yapabilecek siyasetçilerin oraya gitmesi gerekiyor. Alevi bilincinden taviz vermeden ittifaklar yapmak gerekiyor. Tam da bu bilinçle yapılan bu ittifak nedeniyle, Aleviler, Alevi örgütleri bunu söylüyoruz. Ama hiç bir Aleviye zorla, kafasına silah dayayarak oyunu bu partiye ver demiyoruz. Biz hangi siyasi parti ne demiş, Alevi kurumların başkanlarını nerede aday göstermiş, bunları anlatıyoruz. Bunları anlatmak bizim görevimiz. Sadece rapor vermek değil, aynı zamanda bu partinin, bu felsefenin yaklaşımını anlatıyoruz. Bunları yaparken Alevi örgütlerini parçalamak gibi hedefimiz yok. Önemli olan Alevilerin sorunlarının ve taleplerinin siyasi mercilerde çözülmesi için Aleviliğinden taviz vermeyen siyasetçileri oraya göndermektir. Bunun yolu da bu defa HDP’den geçiyor.’’
Dayanışma gecesinin müzik programında Sezgin Coşkun, Ali Sizer, Koma Zelal de sahneye çıkarak en güzel ezgilerini paylaştı.
HDP, yurtdışında kullanılan oyların güvende olmadığı endişesinin Bern Konsolosluğunda seçim materyallerinin tutulduğu çok anahtarlı odanın daha önce belirtilmeyen yedek anahtarının ortaya çıkması üzerine YSK’ya başvurarak, bu odalara güvenlik kamerası konulmasını istedi.
Yazılı bir açıklama yapan HDP, yurt dışında ilk olarak Ağustos 2014’te oy kullanma hakkı elde eden Türkiyeli seçmenlerin, 7 Haziran’da ise ilk kez milletvekili seçimleri için 54 ülkede 112 temsilcilikte oy kullanacağını hatırlattı. Yurt dışında oy kullanımının birçok ülkedeki temsilciliklerde 8-31 Mayıs tarihleri arasında yapıldığı da vurgulanan açıklamada, “Bu ülkelerde 24 gün sürecek oy kullanımında her gün seçim merkezlerinde kullanılan oy sayısı tespit edilerek torbalar halinde saklama kuruluna teslim ediliyor ardından muhafaza odasına alınıyor.
OYLAR GÜVENDE Mİ?
Yurt dışı temsilciliklerindeki muhafaza odalarında bu kadar uzun süre bekleyecek oy pusulalarının güvende olamayacağı tartışılırken odanın iki parti temsilcisi ve konsolosluk görevlisinde olmak üzere 3 anahtarla koruma altına alınması uygulaması geliştirildi.
Ancak 10 Mayıs tarihinde yaşanan bir olay, bu uygulamanın oyların güvende olduğu intibası yaratma amacından öteye gitmediğini ortaya çıkardı” dedi.
TEMSİLCİLİKTE YEDEK ANAHTARLAR VAR
91 bin bin kayıtlı Türkiyeli seçmenin bulunduğu İsviçre’de oy kullanılan 3 merkezden biri olan Bern Konsolosluğu’nda gerçekleşen olayın oyların güvende olup olmadığı yönündeki endişeleri haklı çıkardığı vurgulanan HDP açıklamasında şunlar ifade edildi: “HDP temsilcilerinin tutanak altına aldığı olaya göre, Bern Konsolosluğunda kurayla muhafaza odasının anahtarı verilen iki parti temsilcisinden biri olan AKP’li temsilci, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘gönlündeki partiye destek için’ gittiği Almanya’daki etkinliğine yanına anahtarını alarak gitti.
Bu durumda anahtarı olmadan açılamaması gereken muhafaza odasının kapısı çilingir yardımı olmadan açılarak oy pusulaları alındı. Bu durum verilen anahtarların yedeklerinin temsilcilikte bulunduğunu ve tüm konsoloslukların partilerin haberi olmaksızın sandıklara ve seçim materyallerine erişilebileceği ve oyların değiştirebileceği ortaya çıkmış oldu.”
HDP YSK’YA BAŞVURDU
HDP’nin bugün bu durumu YSK’ya bir dilekçe ile bildirerek yurtdışında seçim güvenliğinin tehdit altında olduğunu ve bu sebeple sandıkların 24 saat izlenebilmesini sağlayacak bir kamera sisteminin tüm yabancı seçim bölgelerinde uygulanması önerisinde bulundu.
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ali Ürküt imzasıyla YSK’ya gönderdiği dilekçede ortaya çıkan güvenlik açığının yurtdışı seçim sürecini açıkça tehdit ettiğine dikkat çekilerek, diğer yurt dışı seçim merkezlerinde de anahtarların çoğaltılmış olması ihtimaline karşın tüm saklama odalarının içinde 24 saat aktif güvenlik kamerası kurulması istenen dilekçede şöyle denildi:
“Ekteki tutanaklardan da anlaşılabileceği üzere 10 Mayıs’ta Bern Konsolosluğu’nda seçim materyallerinin tutulduğu odaya erişimle ilgili ortaya çıkan güvenlik açığının yurt dışı seçim sürecini açıkça tehdit ettiği görülmektedir.
Diğer yurtdışı seçim merkezlerinde de anahtarların çoğaltılmış olması ihtimali göz önünde bulundurularak tüm güvenli odaların içinde ve giriş kısımlarında 24 saat aktif ve kayıtlı olabilecek güvenlik kameralarının kurulması ve tüm müşahitlerin izleyebileceği imkanların sağlanması kritik bir gereklilik halini almıştır. Bu konuda YSK’nın gerekli önlemleri almasını diliyor, sonucu hakkında partimizin bilgilendirilmesini umuyoruz.”
Başvuruya Bern’de 10 Mayıs’ta tutulan tutanaklar da eklendi.