Author: ali

  • Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

    Britanya Demokratik Güç Birliği, 7 Mayısta yapılacak Britanya seçimlerine ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Cemevinde yapılan açıklamada yaklaşan seçimlerde Kürdistanlı ve Türkiyeli seçmenin parti ismi vermeden oylarını tasarruf ve kemer sıkma politikalarına karşı oluşumlara vermeleri istendi.

    Britanya’da yapılacak parlamento seçimlerine 14 gün kala Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar ortak bir basın açıklaması yaparak Muhafazakar Parti ve UKİP gibi partilere karşı emekten yana olan partilerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ancak bu partilerin hangileri olduğu konusunda bir açıklama yapılmazken özellikle mevcut koalisyon hükümetinin politikaları eleştirildi. Demokratik Güçbirliği Platformu bileşenlerinin farklı partileri desteklediği biliniyor. Platform bileşenlerinin genel olarak İşçi Parti, Green Party ve TUSC adaylarını destekledikleri biliniyor.

    Pazartesi günü Cemevi binasında kurum temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında şunlar belirtildi: ‘‘Britanya’da seçimler yaklaşırken 3 ana partinin söylediği ortak nokta kamuda kesintilere devam edeceklerini, tasarruf politikalarını uygulamayı sürdüreceklerini beyan etmeleridir. Özellikle göçmen ve Avrupa Birliği karşıtı politikalarla oy toplamaya çalışan ve sözde öne çıkan UKIP ise, diğer ana partiler gibi vergi kaçaklığı yapan büyük şirketler için hiç bir yaptırım önermiyor. İşte böylesi önemli bir süreçte gerçekleşen Britanya’daki genel seçimlerde bu partiler emekçilere tasarruf ve kesinti politikalarından başka bir seçenek sunmuyor.’’

    Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmen emekçilere de seslenen Britanya DGB açıklaması şöyle devam etti; Böylesi önemli bir süreçte, Türk-Kürt kökenli emekçilerin ülke gündemine dahil olması, söyleyecek sözümüzün olması, oylarını kullanması, seçme ve seçilme hakkını kullanması, bu politikalara karşı mücadele eden kesimleri desteklenmesi önemlidir. Bu nedenle Demokratik Güç Birliği olarak bizler Britanya’da yapılacak olan 7 Mayıs’taki genel seçimlerde Türkiye kökenli göçmen emekçilerin tasarruf politikalarını kabul etmeyen, kesintilere karşı mücadele eden, herkes için parasız sağlık ve eğitim hakkını talep eden, savaş ve işgal politikaların reddeden, göçmenleri günah keçisi gösteren değil yerli ve göçmen emekçilerin birliğini savunan oluşumlara ve koalisyonlara oy vermesi çağrısında bulunuyoruz.’’

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

    Britanya Demokratik Güçbirliği açıklamanın devamında şunları belirtti; ‘‘İngiltere’de 7 Mayıs’da yapılacak olan genel seçimler yaklaşırken, Türkiye’de yapılacak genel seçimlerde 7 Haziran’da gerçekleşecek. Britanya’da özellikle 2008’de ekonomik krizin ardından iktidara gelen koalisyon hükümeti tarafından uygulanan kemer sıkma (tasarruf) politikaları, eğitimden sağlığa konuttan sosyal yardımlara kadar bir çok alanda kesintileri ve saldırıları da beraberinde getirdi. Kentsel dönüşüm adı altında sosyal evlerin büyük şirketlere peşkeş çekilmesi, sağlık alanın özelleştirilmesi hedeflenerek bütçe yetersizliğinden dolayı hastahane servislerinin yetersiz kalması sonucu şirketlere devredilmesinin normalmiş gibi sunulması, belediye bütçelerindeki kesintiler sonucu bir çok servisin kapanması ve kamu çalışanlarının kademeli olarak işten atılması, yüksek öğretimin paralı hale gelmesi özellikle son 5 yılda koalisyon hükümeti tarafından öne çıkan saldırı politikalarından bazıları diyebiliriz.

    Sağlık, konut ve eğitim alanındaki bu saldırıların yanı sıra çalışma hayatındaki koşullar da kötüleşti. Kamu alanında çalışan emekçiler ücretlerine 3 yıllık zam alamazken, bir çok itfaiye bölümü kapatıldı. Öğretmenlerin çalışma koşulları ağırlaştırılırken, belediye, metro ve itfaiye olmak üzere bir çok alanda kademeli olarak işten atmalar yaşandı. Sıfır saat kontrat yanı sıfır sözleşmeyle iş garantisi ve iş haklarına sahip olunmayan, sermayenin ihtiyaçlarını karşılayacak kontratların önü açıldı. Gençlik evleri kapatılarak gençlerin güvenceli bir ortamda yeteneklerini geliştirebileceği, gençleri destekleyen, sosyalleşmesini sağlayan gençlik evleri kapatıldı.

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

    Koalisyon hükümetinin büyük ortağı Muhafazakar partisi son 5 yıllık süreçte kemer sıkma politikalarının sadece %30 kadarını uyguladıklarını belirterek, daha refah bir ülke için gerek kamu alanında, gerekse de sosyal alanda bir çok kesintinin devam etmesi gerektiğini söylüyorlar. Koalisyon hükümeti ‘işsizliği azalttık!’ diyor ama 1 milyona yakın ‘çalışan yoksul’ olarak adlandırılan yeni bir kavramıda belleğimize koydular. Yaklaşık 1 milyon insanı aç evleri ve gıda yardım merkezlerine muhtaç ettiler. Zengin ile yoksul arasındaki uçurum giderek artarken, şirketler karına kar katıyor. Gerçek buyken başta koalisyon hükümeti ortakları olmak üzere hangi parti olursa olsun ‘bu yolda hepimiz biriz’ yada ‘herkes taşını altına elini koyacak’ söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. Elini taşının altına sokan, kesintilerin yükünü sırtlayan, elindeki ekmeği küçülen, yoksullaşan hangi ulustan olursa olsun işçiler ve emekçilerdir.’’

    Açıklamanın sonunda Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenlerin oylarını, tasarruf ve kemer sıkma politikalarına karşı oluşumlara vermeleri çağrısı yapıldı.

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

  • Gençlere İş İmkanları İçin Destek Artıyor

    Gençlere İş İmkanları İçin Destek Artıyor

    Gençlere İş İmkanları İçin Destek Artıyor 1

    Kariyer gününde iş verenler gençleri her alanda destekleyeceklerini belirttiler.

    Britanya Alevi Gençlik Federasyonu tarafından düzenlenen kariyer fuarında çeşitli alanlarda çalışan profesyoneller gençlerle buluşarak deneyimlerini anlattılar. Pazar günü, Dalston Cemevinde gerçekleşen ve tüm gün süren kariyer gününde, sonuç olarak da Kürt ve Türk iş verenlerin, iş imkanı arayan gençlere deneyim fırsatı sağlayacakları kararlaştırıldı. İş deneyimi programı yanı sıra, rehberlik programının da oluşturulacağına karar verildi.

    Yaklaşık 50 gencin katıldığı kariyer gününden gençlerin memnun kaldığı görüldü. Organizatörlerden Esin Güneş, ‘‘Bugün ilk etkinliğimiz olmasına rağmen 50 öğrenciyi topladık. Onlara hedeflerini kurmalarında destek olmak ve onlara farklı perspektifler kazandırmak önemli bir hedefti ve bunu başardığımıza inanıyorum. Aynı şekilde iş insanlarının da bağlantı kurmaları için güzel bir fırsat oldu diye düşünüyorum. Herkesin enerjisi çok güzeldi.’’

    Diğer baş organizatör Erbil Erbil, gençler ve işverenleri bir araya getirmek için güzel bir başlangıç olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: ‘‘Aslında herkesin gördüğü, hiç kimsenin bir şey yapmadığı, bir şeyi başardık bugün. Gençlerimizi ve başarılı iş adamlarımı ve iş kadınlarımızı biz buluşturduk bugün. Bugün gençler tecrübe kazandı, perspektif kazandı, fikir kazandı, bilgi kazandı. Biz bugün burada fikir deryası yarattık ve gençler de bundan faydalandılar. Belki hiç pilotluğu düşünmeyen bir genç pilotluk standına gitti pilotla konuştu. Belki müziği düşünmüyordu ama bugün müzik hayatını öğrenmiş oldu. Bugün biz burada çok şey başardık ama bu sadece başlangıçtı. Gençler ve iş insanların arasındaki bu ilişkiyi biz daha da büyüteceğiz, daha da büyük platformlara taşıyacağız. Ve her daim gençlere kariyerlerinde yön vermeye çalışacağız.’’

    Açılış konuşmasını yapan Cemevi başkanı Tugay Hurman gençlerin toplum içerisindeki önemini ve toplumsal çalışmalarını anlattı.

    Programda daha sonra farklı dallarda çalışan profesyoneller deneyimlerini ve mesleklerini nasıl geliştirdiklerini anlattılar. Ryanair de pilotluk yapan Onur Taşçı çocukluk hayalinin uçmak olduğunu ve mühendislik okuduktan sonra havacılık okuduğunu anlattı ve gençlerden büyük ilgi gördü.

    Hackney belediye encümeni Jonathan McShane siyasete girerek halkın sorunlarına çözüm bulmayı hedeflediğini ve toplumlar için bunun önemini anlattı.

    Avukat Serpil Ersan öncelikle siyasi nedenlerden dolatı İngiltere’ye neden gelmek zorunda kaldığını anlattıktan sonra kadınlar için iş hayatında başarılı olmalarının önemini anlattı. ‘Erkeklerin dünyasında yaşıyoruz’ diyen Ersan, kadınların kendi güçlerine inanmaları ve öncelikle kendi ayaklarının üzerinde durmalarının önemini vurguladı. Ersan son olarak bir insanın başarısının topluma neler geri verdikleriyle ölçüldüğünü ve genç kadınların başarılarını görmek istediğini ifade etti.

    Tasarım ve inşa firması kuran mühendis Hasan Dikme deneyimlerini ve kendisini çeşitli alanlarda nasıl geliştirdiğini anlattı.

    İş adamı Hüseyin Osoy avukat olmadığı halde nasıl avukat firması kurduğunu gençlere anlattı ve katılımcılara önemli olan hususun hedeflerinin olması olduğunu ifade etti. Osoy, gençlere ailenin en önemli unsur olduğu ve paranın çalıştıkça geldiğini ifade etti.

    İngiltere’de en genç Alevi belediye encümeni olduğunu belirten Enfield belediye encümeni ve muhasebeci Güney Doğan, gelecekteki nesillere bırakılan mirasın önemini vurguladı ve karar verme mekanizmalarında yer almalarını tavsiye etti.

    Programın ikinci bölümünde, gençler Citizen UK tarafından düzenlenen iş başvurularına ilişkin çalışma atölyesine katıldılar. Atölyelerle eş zamanda profesyonellerle ileride nasıl çalışmalar yürütebileceğine ilişkin tartışma yürütüldü.

    Katılan iş verenler ve profesyoneller gençlere iş imkanları sağlayacaklarını belirttiler ve ileride yapılacak benzer çalışmalara tekrar destek vereceklerini beyan ettiler.

    Son olarak farklı mesleklerde çalışanların açtıkları stantlarda gençler bilgi alıp bağlantı ağları oluşturma fırsatı buldular.

    Kariyer gününe katılan 16 yaşındaki ortaokul öğrencisi, Destiny Karakuş ileride ne yapmak istediği hakkında daha iyi fikri olsun diye geldiğini belirtti. Karakuş, ‘‘Bana göre ne tür işler var ona baktım. Muhasebecilik ilgimi çekti. Daha önce muhasebeciliği hiç düşünmemiştim- sadece parayla ilgili olduğunu düşünüyordum ama burada bana müvekkil ile iletişimin önemini anlattılar. UK Citizens’ın çalışmalarını öğrendim. Kariyer günü tekrar yapılırsa kesinlikle gelirim ve tavsiye ederim,’’ dedi.

    Kolejde güzel sanatlar okuyan 18 yaşındaki Burcu Gürgür, Alevi gençliği içerisinde çalışma yürüttüğünü ve böyle etkinliklerin gençler için çok önemli olduğunu anlattı. Gürgür gençlerin gelecekte neler yapabileceklerini düşünmeleri gerektiğini ve bu tür etkinliklerin ona vesile olabileceğini ifade etti. Gürgür, kendisi içinde güzel bir fırsat olduğunu anlattı: ‘‘Kendim bir çok insanlar konuşma fırsatı buldum. Gazeteciliğe ilgim var ve burada gazetecilik okumuş, şimdi gazetecilik yapan birisiyle tanıştım. Bana neler yapabileceğim konusunda bilgi verdi, ne tür gazetecilik var onları anlattı ve deneyim edinmem için yanında çalışabileceğimi söyledi.’’

    Kariyer gününe katkılarını sunan muhasebeci Haydar Ulus, ‘‘Gençlerimizin düzenlediği bu etkinlik çok önemliydi. Bugün ki çalışmanın en büyük kaynak noktası harmanlaşma ve komünal çalışmayı gerçekleştirmekti. Para talebiyle işverenlerimizi buraya getirmedik. Direk olarak emeklerine başvurarak gençlerimizle bir araya getirmek için çağırdık’’, dedi. Ulus şöyle devam etti: ‘‘Şunları özellikle belirtmek istiyorum, gençlerimizin Cemevine sahip çıkıp, gençleri buraya getirip, iş adamları ve iş kadınlarıyla bir araya getirip, onlarla birlikte ortak noktaları oluşturmaktır. İş verenlerimiz de bizleri mahcup etmediler, buraya geldiler ve iş deneyimi programlarına ve mentoring programlarına katkı sunacağız. Gençlerimize sahip çıktılar. İkinci olarak da Cemevi sadece ibadet ettiğimiz yer ve cenazelerimizin kalktığı yerler değil, aynı zamanda buraya gelen gençlerimiz her türlü alanda destek alabileceklerinin mesajını iletmek istedik. Gençler bugün burada büyük başarı sergilerdiler bu etkinlikle.’’

    Erbil son olarak katkı sunan herkese teşekkür etti ve iş verenlere seslendi: ‘‘Gençlere rehber olmaya hazır olduklarını söyleyen iş insanlarımız ve profesyoneller var. Ama hazır olmaları yetmiyor, kendilerini ön plana çıkarmaları gerekiyor, böyle platformları kaçırmamaları gerekiyor. Bu tür konularda yardımcı olmak isteyen kişilere çağrı yapıyoruz ve desteklerini bekliyoruz.’’

    Erbil, iş deneyimi arayan gençlerin BAGF ile irtibata geçmelerini böylece aradıkları iş alanına göre yardımcı olabileceklerini belirtti; ayrıyeten rehberlik programı oluşacak. Britanya Alevi Gençlik Federasyonu Facebook sayfasından irtibata geçebilirsiniz.

  • Ezidiler Özerk Bir Yapı İçerisinde Yaşamak İstiyor

    Ezidiler Özerk Bir Yapı İçerisinde Yaşamak İstiyor

    Panel ''Ezidilerin Dünü Bugünü Yarını''
    Panel ”Ezidilerin Dünü Bugünü Yarını”

    Yedinci Gik-Der Kültür Sanat Festivali kapsamında 19 Nisan 2015 tarihinde Londra’da düzenlenen panelde Ezidilerin yaşadığı trajediler, mevcut durumları ve geleceği konuları ele alındı. 7 Haziran seçimlerinin ve mevcut siyasal durumunun da konuşulduğu panele Avrupa Ezidi Federasyonu Başkanı – HDP Batman milletvekili adayı Ali Atalan ile Avrupa Parlamentosu eski milletvekili – HDP Amed milletvekili adayı Feleknas Uca katıldılar.

    Panelin açılış konuşmasını yapan Ali Atalan Ezidilerin tarihinin trajediler ve katliamlar tarihi olduğunu belirterek “Ezidiler bugüne kadar 72 ferman (soykırım) yaşadı. 73. soykırım ise geçtiğimiz Ağustos ayında Daiş’in Şengal’de Ezidiler’e saldırması ile gerçekleşti. Bu saldırı Ezidi tarihinde yaşanan tüm trajedileri gün yüzüne çıkardı. Ezidiler ancak seslerini dünyaya 73. katliamda duyurabildiler” dedi.

    Farklı coğrafyalarda tahmini nüfuslarının 1 milyon 200 bin olduğunu ve Ezidiler’in kendi topraklarında hiçbir zaman özerk ve bağımsız olmadıklarını dile getiren Atalan “Her ne olursa olsun Ezidiler artık ‘ idari, iktisadi ve askeri’ anlamda özgür ve özerk bir yapıya sahip olmak istiyorlar. Rojava Kantonları Ezidiler için örnek alınacak bir modeldir “ açıklamasını yaptı.

    Bir başka konuya daha dikkate çeken Atalan; “Dinlerinden dolayı hep hor görülmüş Ezidiler’e Daiş saldırılarını nasıl gerçekleştirdi veya gerçekleştirilebildi – Ezidiler’e yapılan son saldırılara izin verilmesinin sebebi; “Bu toplumun uğrunda ölünmeye değer bir toplum olmadığı düşüncesidir. Daiş’in saldırıları karşısında Peşmergenin hiçbirşey yapmaması Ezidi toplumuna yapılmış bir ihanettir” ifadesini kullandı.

    Panelin diğer bir konuşmacısı Feleknas Uca, özellikle kaçırılan kadın ve çocukların trajedilerine değindi. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) kongresinde Daiş’e esir düşmüş kadınların özgürleştirilmesi için bir platform oluşturduklarını dile getiren Uca, “Güney Kürdistan parlamentosundan aldığımız bilgi ve yapılan araştırmalar sonucu Daiş’e esir düşmüş yaklaşık 5 bin Ezidi kadın, bunun yanısıra yüzlerce Arap, Türkmen Süryanı kadın var. Bu kadınlar para karşılığı satılıyor, 9 yaşındaki çocukların bile tecavüze uğradıkları hikayelerini dinledim. Binlerce Ezidi’nin akibeti ise henüz belli değil” dedi.

    Ali Atalan ile aynı konuya dikkat çeken Uca, “Peşmerge hiçbir mücadele vermeden bölgeyi terk etti. Eğer mücadele verilseydi belki bunların hiçbiri yaşanmayacaktı” dedi. Şengal’in tek bir mermi bile patlamadan teslim edilmesinin kafalarda soru işareti bıraktığını belirterek “Daiş’in Ezidiler’e bayramda gelip çayınızı içeceğiz dediğini ve bundan tüm yetkililerin ve peşmergenin haberi olduğunu” sözlerine ekledi.

    Uca, son sözlerini şöyle noktaladı: “Çözüm sürecinin başarıya ulaşması, demokratik ve halkların ortak yaşamı için daha çok mücadele edilmelidir. Ortak bir savunma olsaydı bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.”

    Konuşmacıların sunumlarının ardından yapılan soru cevap kısmında Atalan ve Uca katılımcıların sorularını yanıtladılar. Türkiye’de yapılacak 7 Haziran seçimleri ile ilgili gelen soruya cevap veren Atalan, 7 Haziran seçimlerinin tarihi bir önemde olduğunu ve ilk defa iki Ezidi adayın parlamentoya gitmesinin Ezidiler açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. HDP bünyesinde seçimlere giren adayların genel olarak Mezopotamya coğrafyasının farklı inanç ve kimlikleri bir arada barındırdığını ve bunun Türkiye’nin geleceği açısında ayrışmaya karşı birliği ve birlikte yaşamı sembolize ettiğini ifade eden Atalan bu seçimlerde halkların kazanacağını ifade etti.

     

  • GİK-DER 7. Kültür Sanat Festivali Kapsamında “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği” Paneli

    GİK-DER 7. Kültür Sanat Festivali Kapsamında “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği” Paneli

    GİK-DER 7. Kültür Sanat Festivali Kapsamında "Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği" Paneli 1“Yüzünü Güneşe Dönen Ezidiler” başlığı altında 7. si düzenlenen GİK-DER Kültür Sanat Festivalinin 3. etkinliği “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği” konulu panel gerçekleşti.

    Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve Roj Kadın Meclisi’nin ortaklaşa düzenledikleri panel, Kürt Kültür Merkezinde Avrupa Ezidi Kadın Meclisi Koordinasyonu’ndan Xane Agal, Sosyalist Kadınlar Birliği’nden Hatice Güden ve Roj Kadın Meclisi’nden Evrim Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleşti.

    Ezidilerin tarihi, sosyolojik yapısı ve yaşadığı soykırımlar hakkında bilgi veren Agal, Ezidiliğin bir doğa sevdası ve inancı olduğu, ateşin, güneşin, suyun ve toprağın kutsal kabul edildiği bir inanç biçimi olduğunu belirterek, “Ezidilik aynı zamanda Kürtlüğün kökenidir.” dedi.

    Ezidiliğin orijinal felsefesinde toprak ile kadının kutsal olduğunu, kadın rengi ve rolünün oldukça belirgin olduğu, pek çok duasında kadından yardım istendiğini, kadının değiştirici ve saygın bir yerde olduğunu belirten Agal, sonraki yıllarda gerek Hıristiyan, Musevi ve İslam dinlerinden etkilenmesi ve gerekse de bu üç inanca sahip insanlar tarafından uğradıkları saldırılardan korunmak adına aldıkları tedbirlerin zamanla yeni bir kültür geliştirdiğini belirterek şunları kaydetti. “Ezidiler, diğer dinlerin etkisine girdikçe kendi öz inançlarından uzaklaşıyor, kadınları mal, mülk, eşya olarak görmeye başlıyordu. Çok evlilik normalleşiyordu. Kadınların kaçırılmasını önlemek adına kadınlar evlere hapsediliyordu”.

    DAİŞ ve ardındaki güçler, yaşanılanlar hakkında da bilgi veren Agal, kadınların çok özel bir hedef haline geldiğini belirterek şunları söyledi: “Kadınlar, sadece cinsel zevk aracı olarak görülmedi. Aynı zamanda Ezidi toplumunu teslim alma, güçten düşürme aracı olarak kullanıldı. Erkek egemen zihniyetin en zayıf halkasından yakalayarak Ezidi kadınlar üzerinden tüm insanlığımız ve toprağımıza tecavüz ediliyor, toplumsal onurumuz pazarlarda satışa sunuluyordu.” dedi.

    Roj Kadın Meclisi’nden Evrim Yılmaz ise, DAİŞ çeteleri üzerinden Ortadoğu’da yaşatılan vahşetin ABD’nin Ortadoğu planının bir parçası olduğunu belirtti ve kadını “namus” olarak gören erkek egemen değerlerin sadece kadınları değil, dönüp dolaşıp kendi cinsini de vurduğunu belirterek, “erkeklerin namusu olmak istemiyoruz” dedi.

    SKB adına konuşan Hatice Güden, konuşmasının esasını çözüm yolları ve görevler üzerine odaklaştırdı ve “soykırımlar tarihi aynı zamanda cins kırım tarihleri olmuştur” dedi.

    “Ermeniler, Yahudiler, Ezidiler, Kürtler, Tamiller soykırıma uğrayan halklardır” diyen Güden; “Görülebileceği gibi geçmişten günümüze soykırıma uğrayan halkların hepsi devletsiz, resmi statüye sahip olmayan halklardır. Dolayısıyla öncelikli çözüm yollarından biri Şengal’in ve aynı zamanda Rojava’nın özerk statüsünün tanınması gerekmektedir.” dedi. Ezidiliğin bağımsız bir din olarak kabul edilmesi ve onlara hukuki statü verilmesi gerektiğini de dile getiren Güden, Ezidi soykırımının tanınması ve uluslararası sözleşmelere uygun davranılmasının da önemli bir adım olacağını kaydetti.

    Kaçırılarak pazarlarda satılan, seks kölesi olarak kullanılan 3500 ila 5000 arasında kadının bulunması ve sosyal, psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasının da oldukça önemli olduğunu belirten Güden, öncelikli temel ihtiyaçların karşılanması için ekonomik kampanyaların öneminin de altını çizdi.

    SKB’nin Mayıs ayı içerisinde tüm bu talepleri içeren bir dosya ile BM ile görüşmeye hazırlandığını da belirten Güden, uluslararası sosyalist ve komünist örgütlerin birleştiği ICOR tarafından Rojava’da yapılması planlanan hastane çalışmasına SKB’nin de dahil olduğunu belirterek toplumsal duyarlılığın ertelenmeksizin harekete geçmesi gerektiğini önemle hatırlattı.

  • 7. Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali Ezidilere Atfedildi

    7. Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali Ezidilere Atfedildi

    7. Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali Ezidilere Atfedildi 1

    Her yıl geleneksel olarak yapılan ve bu yıl Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali bu yıl. Bu yıl yedincisi yapılan festival, Dalston’da bulunan, Gik-der’de gerçekleşen bir resepsiyonla başladı.

    Ezidiler’in bayramı olan Çarşema Sor’a (Kırmızı Çarşamba) denk gelen 15 Nisan’da başlayan ve bir hafta devam eden festival dahilindeki etkinliklerde Ezidiler anlatıldı ve tanıtıldı.

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nde yapılan açılış resepsiyonunda konuşma yapan dernek başkanı Helin Peköz, Ezidilerin, çoğu Osmanlı imparatorluğu döneminde olmak üzere 77 defa katliama maruz kaldığını belirtti.

    Peköz, bugün Ezidi’lerin tarihteki en büyük soykırım ve sürgün tehditi altında yaşadığını, bölge devletleri özelliklede faşist Türk devleti ve emperyalistlerin ortaya çıkardığı ve dizginlerinden boşalırcasına bölgedeki tüm halklara azgınca saldıran katiller sürüsü İŞİD’in hedeflerinden birisinin de Ezidiler olmaması olanaksız olduğunu, Özellikle Şengal ve çevresinde Ezidi halkına yapılanların, insanlık tarihinin gördüğü en büyük vahşetlerden biri olduğunu sözlerine ekledi.

    Helin Peköz sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Ezidiler sadece katledilme ve sürgün tehlikesiyle karşı karşıya kalmadılar, aynı zamanda kadınları ve çocukları pazarlarda köle ve cariye olarak satıldı, sayısını bilemediğimiz genç kadınlar bu vahşete maruz kalmamak için kendi hayatlarına son verdi.’’

    Ezidiler için hazırlanan sinevizyon gösterisinin ardından Trade Unionist and Socialist Coalition Tottenham milletvekili adayı Jenny Sutton’ın yanı sıra, Brian Debas, Ali Aksoy, Roj Women, Sosyalist Kadınlar Birliği, Day-Mer ve İngiltere Alevi kültür merkezi ve cemevi yetkilileri birer konuşma yaptı.

    Britanya Alevi federasyonu başkanı İsrafil Erbil, yapmış olduğu konuşmada, Ezidiler’in felsefe ve düşüncesinin cana kıymamak olduğunun binlerce kilometre uzakta İngiltere’de karşılık bulduğunu gösterdiği için temsil ettiği Britanya Alevi federasyonu, Britanya Alevi gençlik federasyonu ve Britanya Alevi kadınlar birliği adına Ezidilere atfedilen festivali saygı ile selamladıklarını belirtti.

    Festivalin açılış resepsiyonunda konuşma yapan Mehmet Yüksel Dede; yapılan katliamları lanetlediğini ve günümüzdeki makus talihimizin, yaşadığımız coğrafyada sorunlarımızı ortak görüp, hep birlikte omuz omuza çözüme ulaştırmak için kardeşimin, komşumun, yada yanı başındaki toplumun acısının benim acım olduğunu da içselleştirmekle bir çözüm yoluna girebileceğini söyledi.

    Belgesel Gösterimi: Lalish MihraniSuna Alan ve Grup Raye’nin de sahne aldığı resepsiyonda katılımcılar halaylar çekerek geceye eşlik etti.

    Festivalin ikinci akşamında, Gik-Der’de, Ezidilerin inancını, felsefesini ve yaşam biçimini anlatan Lalish Mihrani (Işığın Toprakları Laleş) belgeseli gösterildi. Yönetmenliğini Aso Haji’nin yaptığı belgesel Ezidiler için kutsal olan Laleş’te çekilip oradaki yaşantıyı gösteriyor.

    Panel: “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği”

    Festivalin üçüncü gününde, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve Roj Kadın Meclisi’nin ortaklaşa düzenledikleri panel, Kürt Kültür Merkezinde Avrupa Ezidi Kadın Meclisi Koordinasyonundan Xane Agal, Sosyalist Kadınlar Birliği’nden Hatice Güden ve Roj Kadın Meclisi’nden Evrim Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleşti.

    Konser

    Festival kapsamında 18 Nisan Cumartesi akşamı Dominion Centre’da konser gerçekleşti. Sevilen sanatçılar Suavi, Tara Jaff, ZeleMele ve Ali Sizer katılanlara müzik dolu güzel bir gece yaşattılar.

    Panel: Ezidilerin Dünü Bugünü Yarını

    Festivalin son günü, 19 Nisan Pazar günü, düzenlenen panelde Avrupa Ezidi Federasyonu Başkanı – HDP Batman milletvekili adayı Ali Atalan ile Avrupa Parlamentosu eski milletvekili – HDP Amed milletvekili adayı Feleknas Uca katıldılar.

  • Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı 1

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi İskoçya’da toplumun hizmetine açıldı.

    Britanya Alevi Federasyonu bünyesinde faaliyet yürütmekte olan Edinburgh Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi bugün İskoçya’nın Edinburgh kentinde açıldı.

    Önceki gün Britanya Alevi Federasyonuna üye Alevi Kültür Merkezlerinin yöneticileri yaklaşık 40 kişilik bir ekip ile İskoçya’nın Edinburgh kentine giderek, aylık federasyon toplantılarını gerçekleştirdi.

    Saat 12’de başlayan açılış etkinliğinde, ‘Alevilik inancında yola ışık tutan canlar’ için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi açılışında, Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi başkanı Zekeriya Armut, Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Haydar Yılmaz, Nottingham Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Duran Aytaç, Doncaster Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Müslüm Dalkılıç, Sheffield Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına İsmail Aslan, Leicester Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Oruç Çoban, Glasgow Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Ali Polat, Britanya Alevi Kadınlar Birliği adına Özlem Şahin, Britanya Alevi Gençlik Federasyonu adına Eylem Akkaya, Glasgow Gençliği adına Dilara Kaya birer konuşma yaptı.

    Britanya Alevi Federasyonu adına konuşma yapan İsrafil Erbil, Alevilerin birlik ve beraberlik içinde birlikte hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Britanya’da, özellikle ülkenin kuzey bölgesinde Alevilerin birlik içinde hareket ederek derneklerine sahip çıkmasının büyük bir onur ve gurur olduğunu sözlerine ekledi. Erbil, Alevilerin kendi ülkelerinde baskılar altında olduğunu ancak Alevilere karşı yürütülen bu baskı ve sindirme politikalarının kabul edilemez olduğunu dile getirirken, yapılan çalışmalar için tüm canlara teşekkür etti.

    Düzenlenen açılış etkinliğine, İskoçya Ulusal Parti belediye meclis üyesi John Williamson, Edinburgh T. C Başkonsolosu ve HDP temsilcileri başta olmak üzere yaklaşık 400’den fazla kişi katıldı.

    Mehmet Yüksel Dede’nin Gülbang verdiği etkinlikte Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi başkanı Zekeriya Armut emeği geçen tüm ‘canlara’ teşekkür etti.

    Britanya Alevi Kadınlar Birliği adına konuşan Özlem Şahin, kadınların toplum içerisindeki rolünün büyük önem taşıdığını, Kadın örgütlenmesinin toplumun her alanında ve her yerinde olduğu gibi Edinburg’ta da etkin bir şekilde olması gerektiğini söyledi.

    Britanya Alevi Gençlik Federasyonu olarak Gençler’in yürüttüğü çalışmalar konusunda bilgi veren Eylem Akkaya, Gençlik Federasyonu olarak akademik alanlarda dahil olmak üzere toplumun her aşamasında, özellikle bugün Londra’da düzenlenen Kariyer Günü Etkinliği ile daha aktif ve duyarlı bir gençliğin söz sahibi olduğunu belirtti.

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı 1

    Seyit Atıcı’nın deyiş ve semahlarda Zakir’lik yaptığı açılışta Mehmet Yüksel Dede Gülbang verdi. Ergün Efe, Sevim Aslan ve İsmail Eren’in semah, halay ve türküler ile eşlik ettiği, Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi açılışı hep beraber olarak seslendirilen “Gelin canlar bir olalım” gayr-ı resmi Alevilik Marşı’nın ardından dernek binasının kurdelesi kesilerek açılış tamamlandı.

    Glasgow Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi ile dayanışma içinde olacaklarını söylerken yeni açılan dernek binasında tüm federasyon üyeleri sohbet etti.

    Açılış etkinliği The Brunton, Ladywell Way, Musselburgh, EH21 6AA adresinde gerçekleşti.

  • Kırkısraklılar Dayanışma Merkezinde Ermeni Soykırımı Paneli

    Kırkısraklılar Dayanışma Merkezinde Ermeni Soykırımı Paneli

    Kırkısraklılar Dayanışma Merkezinde Ermeni Soykırımı Paneli 1

    Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi yüzüncü yılında Ermeni Soykırımı ile ilgili bir panel düzenliyor. Bundan Yüz yıl önce bir buçuk milyon Ermeni soykırım ve tehcire uğratılmıştır. Aslında 1895 yılında 2. Abdülhamit döneminde başalatılan soykırım 1915 yılında İttihatçılar tarafında tamamlanmış oluyordu. 1915′ li yıllar Irmakların kırmızı aktığı, mağaraların yanık koktuğu yıllardır. Dünyanın kör ve sağır izlediği kırımdan kaçanların aç-susuz, yara- bere içinde ve dağları aştığı yıllardır. Ermenilerin taşınır ve taşınmaz mallarının yağmalandığı, zenginliklerine el konulduğu yıllardır. Günümüzde ise Ermenilere karşı kin ve nefret söylemi öne çıkarılarak düşmanlık yapılmakta ve Ermeni halkı baskı görmektedir. Devletin ve toplumun soykırımla yüzleşmesi adaletin sağlanması için son derece önemlidir. Tarihe ve insanlığa karşı sorumlu olduğumuz bilinciyle düzenlemiş olduğumuz panele yüreği insandan ve emekten yana atan herkesi bekliyoruz.

    Konuşmacılar: Dr Tözün İsa ve Araştırmacı -Yazar Ahmet Güven

    Tarih: 26 Nisan 2015, saat 13:00

    Yer: Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi

    4-6 Derby Road, Enfield, London EN3 4AN