Author: ali

  • Canan Sağar’dan ‘Sen Bana Dokundun’ albümü

    Canan Sağar’dan ‘Sen Bana Dokundun’ albümü

    Londra’da yaşayan sanatçı Canan Sağar’ın yeni albümü ‘Sen Bana Dokundun’, geçtiğimiz Şubat ayında tüm dijital platformlar ve YouTube üzerinden dinleyicilerin beğenisine sunuldu.  

    Sevilen sanatçı Canan Sağar’ın oniki eserden oluşan ‘Sen Bana Dokundun’ isimli albümü, Yelda Karataş, Ahmet Çuhacı, Şükrü Erbaş,  Ahmet Günbaş, Engin Sagun, Özgen Balcı, Nuran Barengi ve Sultan Karataş gibi önde gelen şairlerin şiirlerinin bestelerinden oluşuyor.  

    Müzik çalışmalarında üretimine aksatmadan devam eden ve aynı zamanda müzik öğretmenliği yapan sanatçı Canan Sağar ile besteleri kendisine ait ‘Sen Bana Dokundun’ albümüne dair konuştuk.   

    Albümünün hikâyesi nedir? Hangi his ve fikirlerin ürünüdür?   

    Aslında bu albümden önce sadece kendi yazdığım söz ve müziklerden oluşan bir albüm düşünüyordum fakat bir fikir geliyor insana sonra hareket ettikçe yol büyüyor, o fikirle bambaşka bir şey doğabiliyor. Bu albümde de böyle oldu, ara bir albüm olarak düşünürken proje büyüdü ve “Sen Bana Dokundun” ortaya çıktı. 

    İlk albümüm ‘13‘ten bu yana bestelediğim epey şiirler vardı ve onları bir şekilde bir gün kaydedip insanlarla paylaşmak istiyordum. İlk olarak dört-beş şarkılık maxi single halinde kaydedip paylaşmak istedim, fakat sonrasında öyle çok şiir bestelemişimki proje on iki şarkılık bir albüme dönüştü. Bir fikirle yola çıkıyor insan ve hareket ettikçe yol güzelleşiyor, bu albüm de öyle gelişti ve bana dokunan her şair bu projede böylece yer aldı.  

    Albümde yer alan eserlerden bahsedebilir misiniz? Kimlerle çalıştınız? 

    Albümde yer alan eserlerin sözleri bu çağın değerli şairlerine ait, besteler ise bana. Albümde şiirleriyle yer alan çok değerli şairler; başta büyüklerim ve hocalarım Yelda Karataş, Ahmet Çuhacı, Şükrü Erbaş ve Ahmet Günbaş ile yaşadığım bu çağda karşılaşmış olmak büyük şans ve güzellik. Sonra kıymetli dostlarım ve şairlerim Engin Sagun ve Özgen Balcı; kadın şairlerimiz Nuran Barengi ve Sultan Karataş… “Sen Bana Dokundun” adı gibi birbirimize dokunduğumuz, uzaktan da olsa sevgi büyüttüğümüz şairlerle birleştiğimiz bir yolculuk oldu. 

    Bir tek ‘Canan’ isimli şarkının müziğini aynı zamanda albümün müzik yönetmenliğini yapan değerli İbrahim Kırılmaz ile birlikte yaptık. Yine ismini tek tek sayamayacağım birçok müzik emekçisi de bu albümde yer aldı.  

    Yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz?  

    Benim için cevaplaması en zor olan sorulardan biri bu. Çünkü kalıpları sevmiyorum ve tek bir kalıba giremiyorum. Bu yüzden yaptığım besteleri ve şarkıları da farklı tarzlarda yapıyorum. Tam olarak yaptığım müzik türüne bir isim koyamasam da modern ve çok sesli müzikten yanayım ve bunu da albümlerimde mümkün olduğunca göstermeye çalışıyorum.  

    CANAN SAĞAR 

    Londra’da yaşayan sanatçı, çocuk gelinlere, taciz ve tecavüze uğramış tüm çocuklara ithaf ettiği ilk albümü ‘13’ü 2015 yılında çıkardı.  Ardından tekli eserler çıkaran sanatçı  2017 yılında ikinci albümü ‘Kalbim’i dinleyici ile buluşturdu. Bu çalışmanın ardından 2018 yılında on kadın solistin katılımıyla kadın sorunlarına dikkat çeken şarkılarla ‘On Kadın’ proje albümünü çıkardı.  İşçilere, direnişçilere, Yüksel Caddesi eylemlerine, Ayşe Öğretmen’e şarkılar yaptı ve son olarak 8 Mart’a armağan bir şarkı daha çıkardı. Albüm çalışmalarının yanı sıra müzik öğretmenliği yapan sanatçı Sağar,  öğrencilerinin de müzik yolculuğuna eşlik ediyor. 

  • Türkiye çok zor durumda kalır!

    Türkiye çok zor durumda kalır!

    Avrupa Birliği-Türkiye Yurttaş Komisyonu’nun (EUTCC) Başkanı Kariane Westerheim, Kürt halk önderi ile ilgili sosyal medyadaki spekülasyonlara ilişkin konuştu.

    Kariane Westerheim, “Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık durumda, psikolojik durumunda veya fiziksel durumunda bilinçli veya bilinçsiz olarak gerçekleştirilecek veya gerçekleşecek herhangi olumsuz bir durumda Kürt halkının büyük tepkisiyle Türkiye çok zor durumda kalacaktır, sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaktır.” İfadelerine de yer verdi.

    Medya haber TV’nin özel bir programında gazeteci Erem Kansoy’un sorularını yanıtlayan Westerheim, Türkiye’nin Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’a tecrit uygulamasının sebebini “korku” olarak altını çizdi. Westerheim “Türkiye Öcalan’ı tecrit altında tutuyor çünkü korkuyor, sadece Öcalan’dan değil fikirlerinden ve demokratikleşmekten korkuyor, bölgede kalıcı huzur ve barış için Türkiye Öcalan ile görüşmelere yeniden başlamalıdır.” Dedi.

    AKP-MHP Faşizmi ve Erdoğan rejiminin Kürt düşmanlığı ile insanlık dışı uygulamalarının en net örneği olan İmralı tecrit sistemini eleştiren Westerheim, “Öcalan’dan gelecek herhangi bir olumsuz haber karşısında Türkiye sonuçlarına katlanmalıdır.” Sözlerinide kullandı.

    Erem Kansoy – Londra

  • DGB-Britanya: İnançlıyız, mutlaka kazanacağız!

    DGB-Britanya: İnançlıyız, mutlaka kazanacağız!

    HDP’yi kapatmak amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açtığı kapatma davası ve milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesine ilişkin Demokratik Güç Birlliği Britanya bileşenleri bir basın açıklaması düzenledi.

    DGB-Britanya: İnançlıyız, mutlaka kazanacağız!
    DGB-Britanya: İnançlıyız, mutlaka kazanacağız!

    Kuzey Londra’nın Alevi Federasyonu yerleşkesinde bir araya gelen DGB Britanya bileşenleri halka, Türkiye’de yaşananlara karşı duyarlı olma çağırısı yaparken, HDP’nin kapatılmasına ilişkin atılan adımların ise siyasi bir fiyasko ve “korku” olduğu vurgusu yapıldı.

    Yapılan açıklamada; “AKP iktidarı, kendisine bağımlı ve taraflı hale getirdiği yargıyı, siyaseti dizayn etmek için bir sopa olarak kullanmaktadır. HDP, sadece bir parti değil aynı zamanda bir fikirdir. Bu fikir etrafında milyonlarca insan kenetlenmiş durumdadır. Milyonlarca insan siyasi iradesine ve geleceğine sahip çıkacaktır. Tüm demokrasi güçlerini, toplumsal ve siyasal muhalefeti ve halkımızı bu siyasi darbeye, hukukun ve demokrasinin açıkça tasfiye edilmesine karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz. AKP-MHP iktidarı ise demokratik meşruiyetini yitirmiş, zor ve baskı aygıtlarıyla ayakta durmaya çalışmaktadır. AKP-MHP iktidarı şunu çok iyi bilmeli ki, ne yaparsa yapsın, asla boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz ve demokratik siyasetten asla taviz vermeyeceğiz, demokratik direnişimizi kararlı bir mücadeleyle sürdüreceğiz.” Ifadelerine de yer verildi.

  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı HDP’nin kapatılması istemiyle dava açtı

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı HDP’nin kapatılması istemiyle dava açtı

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı. İddianame Yüksek Mahkeme’ye gönderildi.

  • Londra’da Kürtler Öcalan’ için alana çıktı

    Londra’da Kürtler Öcalan’ için alana çıktı

    Londra’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecrit kitlesel olarak protesto edilirken, bir an önce aile ve avukat görüşmesi gerçekleşmesi çağrısı yapıldı.

    Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Kürtler ve dostları Wood Green Kütüphanesi önünde bir araya geldi. Sık sık “Biji Serok Apo”, “Kahrolsun faşizm” sloganlarının atıldığı eyleme, Halkların Birleşik Devrim Hareketi ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

    HBDH adına yapılan konuşmada Öcalan’ın. Kürtlerin lideri olduğu hatırlatılarak, “Ezilen ulus ve sınıflar yarattıkları önderliklerine sahip çıkacaktır. Sayın Öcalan’a yönelik kaygılarımız büyüktür. Öcalan onurumuzdur. Hiç bir zulümkarın yaptığı yanına kar kalmaz. Halklar hesabını sorar. Derhal Öcalan üzerindeki tecrit kalkmalı ve görüşme sağlanmalıdır” dedi.

    Dünyayı başlarına yıkacağız

    Yapılan konuşmalarda Britanya Kürt Halk Meclisi Eş Başkanı Ercan Akbal Halepce Katliamını da anarak, “Halepçe’de, Amed Sur’da, Cizre’de, Şengal’de, Rojava’da katliamları gerçekleştiren zihniyet, Erdoğan diktatörü ve etrafındaki faşistler bilmelidir ki, önderliğimize ilişkin en küçük olumsuz bir haberde Kürt’ler dünyayı yıkacaktır, kimse bizim tavrımızı sınamasın, bir an önce Avukatları İmralı’ya gidip önderliğimizle yüz yüze görüşmelidir, yoksa tüm dünyayı faşist Erdoğan’ın başına yıkacağız bu böyle bilinmelidir.” Dedi.

    Önderliksiz bir yaşam düşünülemez

    Britanya Kürt Halk Meclisi Eş Başkanı Elif Sarıcan ise İngilizce olarak yaptığı konuşmada, “Kürt halk önderi Sayın Öcalan’dan 324 gündür haber alınamıyor ve sosyal medyada yapılan provokasyonlar Kürt halkının huzurunu bozmaktadır. Önderliksiz bir yaşamı asla düşünmeyen Kürt halkı Sayın Öcalan’dan derhal haber almazsa çok ciddi eylemlilikler içerisine gidecektir, faşist Erdoğan rejimine dünyayı dar edecektir.” İfadelerinede yer verdi.

  • Britanyalı Parlamenterler: Türkiye tek parti, tek din, tek ideoloji devleti haline geldi

    Britanyalı Parlamenterler: Türkiye tek parti, tek din, tek ideoloji devleti haline geldi

    Birleşik Krallık parlamentosunda yapılan ‘Türkiye’de muhalefete dönük baskı ve tutuklamalar’ konulu oturumda Dışişleri bakanlığı yetkililerine Britanya hükümetinin Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine karşı nasıl bir tutum alacağı soruldu. Oturumda konuşma hakkı alan vekiller Türkiye’nin giderek tek parti, tek din, tek ideoloji devleti haline geldiği ve başta Kürtler olmak üzere tüm muhalif kesimlere karşı baskı ve tutuklamaların çok yüksek düzeylere ulaştığını ifade ettiler.

    İşçi Partili Milletvekili Feryal Clark
    İşçi Partili Milletvekili Feryal Clark

    Oturumda ilk sözü alan İşçi Partili Milletvekili Feryal Clark, Kürt sorunun salonda bulunan tüm milletvekilleri tarafından iyi bilindiğini ve Türkiye’de yaşayan 20 Milyon Kürt vatandaşına yapılan muamele ve baskıları batının yıllardır kaygıyla izlediğini ifade ederek, 2015 seçimlerinden sonra Kürt siyasetçilere yönelik baskı ve tutuklamalara dikkat çekti. HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın ve çok sayıda milletvekilinin tutuklanmasına dikkat çeken Clark, HDP’li belediyelere ikinci kez kayyumlar atanarak halkın iradesine ipotek konulduğunu belirtti.

    Britanya hükümetinin Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve baskılardan zaten haberdar olduğunu belirten Clark, esas sorunun hükümetin bu konuda ne yapacağıdır dedi. Yaptığı uzun değerlendirmelerden sonra hükümet sözcüsü bakana, Britanya hükümetinin tüm siyasi tutuklarının serbest bırakılması için nasıl bir yol izleyeceğini sordu.

    ”Hükümet acilen tüm seçilmiş siyasetçilerin serbest bırakılması için çağrı yapacak mı? Hükümet NATO, ve diğer müttefiklerle ortak çalışarak başkan Erdoğan’ın imzaladığı uluslararası sözleşmelere bağlı kalması için nasıl bir çalışma yürütecek? Sayın bakan Türk mevkidaşına, Kürt halkına dönük yapılan vahşi saldırıların kabul edilemez olduğunu ifade edecek mi?”

    Clark konuşmasının devamında şunları belirtti; ”Türkiye tek parti, tek din, tek ideoloji devleti haline geliyor. Erdoğan’ın başkanlıktan düşmemesini garantilemek için yapılan anayasa değişiklikleriyle tüm gücün tamamen tek elde toplandığı tek-adam sistemi yaratıldı. Bu durum hiç kimsenin faydasına değildir. Bizler Türkiye halklarının yanında durmalıyız, gerçek müttefik halkların kendisidir.”

    Radikal İslami politikalar dini azınlıklara baskı uyguluyor

    DUP milletvekili Jim Shannon
    DUP milletvekili Jim Shannon

    Siyasetçilere dönük insan hakları ihlalleri ve baskıları yanında dini azınlıklara yönelik çok ciddi baskıların olduğunu belirten DUP milletvekili Jim Shannon Türk hükümetinin radikal İslami politikalarından kaynaklı 140 Protestan ailenin yerlerinden edildiğine dair bilgilerin elinde bulunduğu ifade ederek bakanlığın bu konuda bir şeyler yapıp yapmayacağını sordu.

    Erdoğan Türkiye’yi kutuplaştırıp istikrarsızlaştırıyor

    HDP’ye dönük saldırı ve tutuklamalar başta olmak üzere Kürt belediyelere atanan kayyumlara dikkat çeken

    İşçi Parti milletvekili Kate Osborne
    İşçi Parti milletvekili Kate Osborne

    , ”Erdoğan hükümeti Türkiye’yi daha fazla kutuplaşma, toplumsal kargaşa ve ekonomik istikrarsızlığa doğru sürüklüyor.” dedi.

    Kadınların otoriter rejim altında üniformalı görevliler tarafından şiddete maruz kaldığını ve kaçırıldığını belirten Osborne, çok sayıda sivil toplum örgütünün, kadın ve LGBT kurumunun kapatıldığına vurgu yaptı. Emekçi haklarının yok sayıldığı Türkiye ile ticaret antlaşması imzalayan Britanya hükümetini eleştiren Osborne, hükümetin Türk devletinin pratiklerine karşı durması çağrısı yaptı.

    Kürt politikacıların tutuklanma gerekçesi DAİŞ’e karşı yaptıkları protestolar

    Kürt siyasetçilerin birçoğuna yapılan suçlama ve tutuklamaların DAİŞ’e karşı gerçekleştirilen eylem ve protestolardan kaynaklı olduğuna dikkat çeken Brighton milletvekili Lloyd Russell-Moyle, HDP ve diğer tüm Kürt kurumlarına karşı gerçekleştirerek baskı politikalarına derhal son verilmesi çağrısı yaparak Britanya hükümetini duyarlı olmaya ve Türkiye’ye baskı uygulamaya çağırdı.

    Gelen sorulara cevap veren Dışişleri bakanlığı yetkilisi Wendy Morton, öncelikle Erdoğan’ın ‘2021 özgürlük ve ekonomi alanında reform yılı olacağı’ değerlendirmesine atıfta bulunduktan sonra bu açıklamaları memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması konusunda diğer milletvekilleriyle hem fikir olduğunu ifade eden Morton, Türk devletinin belediyelere kayyım atanma gerekçesinin PKK’ye kaynak aktarma olduğunu belirtti.

    Türkiye’nin ne düşündüğü değil, toplumun ne düşündüğü önemli

    Lloyd Russell-Moyle
    Lloyd Russell-Moyle

    Bakanlık sözcüsü Morton’un PKK’nin Britanya devleti tarafında ‘terör örgütü’ olarak görüldüğü belirlemesine tepki gösteren Lloyd Russell-Moyle Avrupa Adalet divanı ve Belçika yüksek mahkemesinin kararına dikkat çekti.

    ”PKK konusunda Türkiye’nin ne düşündüğü değil uluslararası toplumun ne düşündüğü önemli.”

  • Britanya’da halk inisiyatifli Newroz kutlanacak

    Britanya’da halk inisiyatifli Newroz kutlanacak

    Britanya Kürt Halk Meclisi, pandemiden kaynaklı bu yıl Newroz’un kitlesel olarak kutlanmayacağını bunun yerine her yerde yaratıcı yöntemlerle Newroz ateşi yakılarak kutlamalar yapılacağı açıklandı.

    Newroz heyecanı başta Kürdistan olmak üzere Kürtlerin yaşadığı tüm bölgeleri sarmış durumda. Ancak her yıl on binlerce kilitle kutlanan Londra ve Britanya Newroz bu yıl ki Pandemi yasaklamalarından dolayı kitlesel gerçekleşmeyecek.

    Buna rağmen Newroz geçen yıl halkın Pandemi’yi de dikkate alarak bulundukları her yerde Newroz kutlaması yapılacak. Parklar da, bahçelerde, evler de ve sosyal medya üzeri Newroz etkinlikleri düzenlenecek ve ateşler yakılacak. Özellikle geniş parklar da kutlamalar halay ve müzik eşliğinde gerçekleşebilecek.

    Britanya Parlamentosu’ndaher yıl yapılan Newroz resepsiyonu da bu yıl gerçekleşmeyecek.

    Britanya Kürt Halk Meclisi bir açıklama yaparak, Covid-19’un yol açtığı felakete dikkat çekti.
    Kürtlerin yoğun yaşadığı Britanya’da Covid vakalarının ciddi boyuta ulaştığı ve çok yüksek oranda ölümler gerçekleştiğine dikkat çeken Halk Meclisi, “Dolaysıyla Britanyadaki halkımız da salgından olumsuz etkenmiş ve toplumsal aktivitelerini gerçekleştirememiştir. İçinden geçtiğimiz bu süreçte Kürt halkının yıllardır görkemli kutlamalarla karşıladığı Newroz bayramını, Corona Virüsü salgınından dolayı kitlesel olarak kutlamanın halen çok ciddi riskler taşıdığını bir kez daha belirtmek gereğini duyduk” dedi.

    Britanya’da halk inisiyatifli Newroz kutlanacak (4)
    Britanya’da halk inisiyatifli Newroz kutlanacak (4)

    Kürt Halkının diriliş bayramı olan Newroz kutlamasına yönelik, hem hükümetin aldığı yasal tedbirleri hem de toplumun sağlığı ve güvenliğine yönelik risk oluşturmamak için 2021 yılı Newroz bayramını kitlesel olarak kutlamayacaklarını belirten Halk Meclisi, ancak Newroz’un her yerde kutlanacağını belirtti.

    Halkın uygun tarzda ve yaratıcı yöntemler geliştirerek dirilişin sembolü olan Newroz bayramını kutlayabileceği çağrısında bulunan Halk Meclisi, “Örneğin herbir aile kendi evinin bahçesinde yada evinin yakınındaki bir parkta Newroz ateşi yakarak, müzik, halay, konuşma vb gibi etkin ve coşkulu kutlamalar yaparak, her yeri Newroz alanına çevirebilir. Tabiiki her yıl Britanyada on binleri aşan katılımlarla toplu ve kitlesel olarak kutladığımız Newroz bayramları gibi coşkulu ve görkemli olmayacaktır. Ancak mevcut koşullarda da Newroz ruhu ve duygusunu yaşayarak kutlamalar yapabiliriz” diye kaydetti.

    Kürt halkı ve iradesi olan Özgürlük hareketi 40 yılı aşan mücadele tarihi ve öncesinde de, kendisine yönelik en ağır baskı ve engellemelere karşı büyük bedeller vererek mücadele ettiğini ifade eden Halk Meclisi,

    “Ancak bu yılki Newroz sürecinde yaşadığımız koşullar tamamen farklıdır ve özellikle Britanyada salgının yaygın olmasından kaynaklı kitlesel Newroz kutlaması organize edemediğimiz için, tüm halkımız bu duruma anlam veriyordur. Bu vesile ile başta Önder Apo’nun tüm zindanlarda ve dağlarda direnen arkadaşların, tüm Kürt halkı ve dostlarımızın Newroz bayramını kutluyoruz. Britanyadaki halkımız ve dostlarımız 2021 Newrozunu koşullar çerçevesinde, tecrite, faşizme, işgale son ve özgürlüğü sağlama zamanı şiyarı ile kutlamaya çağırıyoruz” dedi.