Author: ali

  • Kuzey Londra’da infial sürüyor; On binlerce kişi ‘katil polis’ sloganıyla yürüdü

    DİREN DİCLE

    Londra’da on binlerce kişi 17 yaşındaki Kürt genci Ali’nin katledilmesini “Katit devlet katil polis” sloganları ile protesto ederek Polis Merkezi’ne bir kez daha yürüdü.

    Özellikle Kuzey Londra’da her gün artan cinayet, gasp, uyuşturucu ve yaralama olayları durmak bilmiyor  Son olarak Londra’da 18 Haziran günü 17 yaşındaki Ali Baygören adlı Kürt bir gencin bıçaklanarak öldürülmesi üzerine toplumda yarattığı infial ise sürüyor. Genç Ali’nin katil zanlısı olarak gözaltına alınan 15 yaşındaki bir çocuğun tutuklansa da, toplum bu cinayetlerin asıl sorumlusunun devlet ve polis olduğunu ifade ediyor.

    Araların da, Kürt Halk Meclisi, Day-Mer, Gik-Der, Alevi örgütleri, yöresel derneklerin de blunduğu Demokratik Güç Birliği’nin ‘Çeteleşme hayır’ şiarı ile yaptığı çağrı üzerine onbinlerce kişi Tottenham Stadyumu önünde bir araya geldi. Burada sık sık, “Katil devlet katil polis”, “Çetelere karşı omuz omuza”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, şeklinde slogan atan kitle buradan Edmonton’daki Metropolitan Polis Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. On binlerce kişilik kortej, alkış ve sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçerken kortejin en ön saflarında genç Ali’nin babası İbrahim Baygören yer aldı.

    Kitle yürüyüş sırasında öfkesini gösterirken, taşınan pankart ve dövizler de bıçaklı ölümlere dikkat çekilerek, polisin ve hükümetin göçmenlere karşı tutumuna tepki ve öfke vardı. Kitle yürüyüş boyunca yolları tamamen trafiğe kapatırken Angel Corner bölgesinde ise 5 dakikalık oturma eylemi düzenlendi.

     

    ‘KATİL DEVLET KATİL POLİS’

    Kitle Edmonton Metropolitan Polis İstasyonu önünde alkış, zılgıt ve yuhlamalar ile polisi protesto ederken, hep bir ağızdan “Katil devlet katil polis” slogan attı. Burada bir konuşma yapan Göçmen İşçiler Derneği (Gik-Der) Başkanı İbrahim Avcil, Kürt Halk Meclisi adına Ercan Akbal, Day-Mer Başkanı Ahmet Sezgin, Britanya Alevi Federasyonu Başkanı Dilek İncedal, BAF eski Başkın İsrafil Erbil ve gençlik örgütleri birer açıklama yaptı. Yapılan konuşmalar da, çetelere karşı duyarsızlığını çözümsüzlüğün asıl kaynağının İngiliz devleti, hükümetinin ve polisi olduğunun altı çizilerek, bunun özellikle göçmenlerin yoğun yaşadığı yerlerde olmasına dikkat çekildi. Yine kapitalist sistemin bir sonucu olarak çetelerin türediğine de dikkat çekilirken, sorunların çözümü için devletten beklemek yerine toplumun örgütlenip bilinçlenmesi gerektiğinin altı çizildi.

    ÖZ SAVUNMAMIZI OLUŞTURALIM

     

    BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal, ekonomik ve siyasal tercihlerimizden dolayı göç ettiklerini vurgulayarak, “Burada bir çok sorun ile karşılaştık. Belki parayı bulduk ama para bir çözüm değil. Bugün hepimizin evine ateş düştü. Bizlerin yaşamı değerlidir. Bunun için çözüm değerlerimizi korumaktır” dedi.

     

    Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal’da İngiliz devletinin silah satışları ile bugün Ortadoğu’yu ülkelerini coğrafyalarını kana buladığına dikkat çekerek, kapitalist sistemden medet ummak yerine toplumun kendi öz savunmasını geliştirmesi gerektiğini kayedtti. . Bu sırada kitle hep bir ağızdan “Aliler ölmez” slogan attı.  Gik-Der adına konuşan İbrahim Avcil, çeteleri önlemeyen polisin ve devletin Ali’nin gerçek katili olduğunu vurguladı.

    BİRBİRİNİZE SAHİP ÇIKIN

    Hayatını kaybeden Ali Baygören’in babası  İbrahim Baygören, toplumun sahiplenişi ve duyarllığına teşekkür ederek, “Oğlumu el bebek gül bebek büyüttüm. Alimin yanında oldunuz. Bu toplum birbirine sahip çıksın” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından demokratik kitle örgütlerinden oluşan bir heyet polis merkezi yetkilileri ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu arada kitle uzun süre karakul önündeki protestosunu sürdürdü.

     

     

     

  • Kırkısraklılar Festivali’nde ‘Kürde ve Kürt diline sahip çık’ mesajı

    Kırkısraklılar Festivali’nde ‘Kürde ve Kürt diline sahip çık’ mesajı

    Londra’da Kırkısraklılar Festivali coşkuyla gerçekleşirken, sanatçılar ve konuşmacılar Kürtlerin birliğine ve kimliğine sahip çıkmaları çağrısında bulundu.

    Londra’da Kürt Alevilerden oluşan Kırkısraklılar Dayanışma Derneği tarafından Britanya Alevi Federasyonu yerleşkesinde Kırkısraklılar Kültür Sanat Festivali düzenlendi. Festivale, Kürt siyasetçi Osman Baydemir, sosyalist hareketin önemli isimlerinden Aydın Çubukçu, Yazar Özcan Öğüç, Ali Boyraz,Hatice Güden, Kürt Halk Meclisi’nin de aralarında bulunduğu demokratik kitle örgütü temsilcileri ile binlerce kişi katıldı. Alanda, yazar ve kurumların standları yer alırken, Kürecikliler tarafından YPG saflarında yaşamını yitiren gazeteci Mehmet Aksoy’un dev posteri asıldı. Gençlerin sarı, kırmızı  ve yeşil puşilerle alanda yerlerini alırken, Kürt gençlerinin ulusal kıyafetleri dikkat çekti.

    Fesitvalin açılış konuşmasını yapan Kırkısraklılar Derneği Başkanı Ali Belde, Kırkıskakın Hakikatçi Alevilik öğretisinin öncülerinden Şıx Mamo ve Ozan İbreti gibi bir çok değeri bulunduğunu belirterek, festivallerin kimlik ve kültürü geliştirme açısından önemli olduğunu ifade etti.  Açılış konuşmasını ardından ilk olarak sahneye folklor ekibi ve çocuk korosu çıktı. Ardından siyasetçi Mehmet Tüm ve Hamburg Kıskısraklılar Dayanışma Derneği Başkanı Tacim Yeşilyurt birer konuşma yaptı. DGB adına bir konuşma yapan Ahmet Sezgin, festivallerin önemine dikkat çekerek, toplumsal mücadelenin ve birliğin önemine değindi.

    SANATÇILARDAN YASAKLARA TEPKİ

    Açılış konuşmalarının ardından sanatçılar Özkan Orman, Kara Hasan ve Murat Çelik, söyledikleri Kürtçe şarkılar ve türküler seslendirdi. Sanatçı Özkan Orman, Türk devletinin Kürt sanatçıların konserlerinin yasaklanmasına tepki göstererek, “Siz inkarla yasaklamayla bizi susturacağını sananlar yanılıyorlar. Asla Kürt dilini Kürt sanatını susturamazsınız” dedi.

    GÜVEN: KÜRT DİLİNE SAHİP ÇIKALIM

    Kürt yazar Ahmet Güven ise Kürtçe yaptığı konuşmada, Kürtlere dönük asimilasyona dikkat çekerek, “Kürt halkı kendi tarihine kimliğine felsefesini öğrenmeli ve geliştirmelidir. Bizler kendi dilimizi yaşatarak kimliğimize kültürümüze sanatımıza ve değerlerimize sahip çıkabiliriz” dedi. Sosyalist mücadelenin önemli isimlerinden Aydın Çubukçu ise yaptığı konuşma da, örgütlemenin değerini bilmek gerektiğini vurgulayarak, “Yalnızca bir araya gelmek yetmiyor. Bir fikir ve amaç etrafından birleşmemiz gerekiyor” diye kaydetti.

    BAYDEMİR’DEN ULUSAL BİRLİK VURGUSU

    Kürt siyasetçi Osman Baydemir ise yaptığı konuşma da, Tottenham’da 17 yaşındaki Kürt bir gencin çeteler tarafından katledilmesini kınayarak, toplumun bu çete ve yozlaşmaya karşı birlik halinde olması gerektiğini vurguladı. Baydemir, Kürt ve Kürdistan’ın işgal ve saldırılar altında olduğuna dikkat çekerek, “Bütün dünya bilsin ki bugün Rojava Kürdistan’ın da Güney Kürdistan’ın da başarısı 40 milyon Kürdün başarısıdır. Herkes bilsin ki kim ki Kuzey Kürdistan’a düşmanlık yapıyorsa Güney’e de Rovava’ya da Rojhilat’a da düşmanlık yapıyorlar. Tüm Kürdistan güçleri dört parça Kürdistan güçleri, ulusal birliği sağlamalıdırlar. Kürdistan’ın tüm güçleri bir olsunlar birlik olsunlar Ankara değil yüz tane Ankara Güney Kürdistan’I işgal etmeye gücü yetmez. O zaman Afrin’i de işgal edemezler. Tüm Kürdistani güçler ulusal birliği esas edinmeliler. Bu ulusal birlik olursa ne Ankara ne Tahran amacına ulaşamayacaktır. Ve şuna inanın Tayyip’in sonu tıpkı Saddamın akıbeti gibi olacaktır” dedi.

    Baydemir’in konuşmasının ardından sahneye sanatçı Zeynep Baksi sahne aldı. Baksi’nin ‘Adaletin bumu dünya’ adlı şarkısına kitle hep ağızdan eşlik etti.

    PERWER: TÜRK DEVLETİ BENİM DEVLETİM DEĞİL

    Kürt sanatçı Şivan Perwer ise söylediği şarkılar ile kimi zaman hüzünlendirdi kimi zaman ise coşturdu. Perwer, Türk devletinin kendi devleti olmadığını kendi devletinin Kürt ve Kürdistan olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de hep ‘Türk, Türk’ diyorlar. Bu ülkenin asıl sahipleri Kürtler, Ermeniler, Asuriler ve diğer halklardır çoğunlukla. Herkes yaşama hakkı var. Kimsenin Kürt halkını asimile etme hakkı yoktur. Kocaman bir halk var ve 60 milyonluk bir halka bunu yapmak ayıptır. Bu faşizane ve ırkçılıktır. Birinin dilini yasaklamak ve insanı ötekileştirmek ne demek. Tekçi bir devlet benim devletim olamaz” diye kaydetti.

     

    FOTO VE HABER: DİREN DİCLE

          

  • Londra’da 17 yaşında bir çocuk vuruldu kitle Polis Merkezi’ne yürüdü

    Londra’da 17 yaşında bir çocuk vuruldu kitle Polis Merkezi’ne yürüdü

    Kuzey Londra’da 17 yaşındaki Kürt bir gencin bıçaklanarak öldürülmesi üzerine yüzlerce kişi Tottenham Polis Merkezi’ne protesto yürüyüşü yaparak, “Ali’nin katili çetelere önlem almayan devlettir polistir” dedi.

    Kuzey Londra’nın Tottehnam bölgesinde 17 yaşındaki Ali Baygören adlı genç evinden çıkarken bıçaklanarak öldürüldü. Ailesi Pazarcık İlçesi’ne bağlı Tilkililer Köyü nüfusuna kayıtlı olan Ali Baygören’in öldürülmesi ile ilgili iki kişinin polis tarafından gözaltına alındığı bildirildi. Ancak, son zamanlar da özellikle Kürdistan ve Türkiyeli göçmenlerin yoğun yaşadığı Kuzey Londra bölgesinde çeteler tarafından bir çok cinayet işlendi. Bu cinayetlerin önü alınamazken son olarak çocuk yaştaki Ali Baygören’in öldürülmesi  adeta infiale yol açtı. Olayın gerçekleştiği Tottehnam Stadyumu karşısında bir araya gelen ve aralarında Britanya Alevi Federasyonu, Cemevi, Kürt Halk Meclisi, Gik-Der ve yöresel derneklerin yönetici ve üyeleri önce burada bir açıklama yaptı. BAF eski Başkanı İsrafil Erbli, çetelere karşı birlik olunması gerektiğini belirterek, polis ve devletten bir şey beklemek yerine örgütlenerek bu çetelerin önüne geçilebileceğini ifade etti.

    Ardından da olay yerinden Tottehnam Polis Karakolu’da doğru yürüyüş protesto yürüyüş gerçekleştirildi. Protesto alkışları ile yürüyüşe geçen kitle “Çetelere karşı omuz omuza”, “Çete cinayetlerine son” şeklinde sloganlar attı.

    KATİL DEVLETTİR

    Karakol önüne gelen kitle adına Gik-Der Sözcüsü İbrahim Avcil bir konuşma yaparak, özellikle göçmenlerin yaşadığı bölgeler de yaşanan çete olaylarına karşı İngiliz polisinin hiçbir şekilde ciddi ve etkili bir çalışma yürütmediğini söyledi. Avcil, bir çok defa özellikle çeteler ile ilgili Polisi uyardıklarını ve kaygılarını dile getirdiklerini söyleyerek, “Ancak polis hiçbir çağrımızı duymadı. Dolayısı ile bugün Ali’nin katili bu polis ve bu devlettir. Çetelere önlem alamayan devlet Ali’nin katilidir. Hiçbir çeteyle ilişkisi olmayan çocuklarımızı çetelerin kurbanı oluyor. Bu çetelere karşı artık ayağa kalkma zamanıdır. Buna karşı duyarsız kalmayacağız. Eğer polis önlem almıyorsa artık kendi önlemimizi öz savunmamızı alma vakti gelmiştir” diye kaydetti. Avcil, Demokratik Güç Birliği olarak çetelere karşı bir direniş içerisinde olacaklarını ifade ederek, yapacakları eylem ve etkinliklere herkesin katılmasını istedi.

    Özellikle Kürdistan ve Türkiyeli göçmenlerin yoğun yaşadığı Kuzey Londra sürekli olarak çetelerin işledikleri cinayetleri ve olaylar ile gündeme geliyor. Cinayet, gasp, uyuşturucu ve  haraç gibi bir çok olay her gün meydana gelse de İngiliz polisi ve devletin duyarsızlığı ise tüm göçmen örgütlerin de tepkiye yol açıyor.

     

  • İlkay Akkaya ile Rengin Kadın Korosu’ndan coşkulu konser  

    İlkay Akkaya ile Rengin Kadın Korosu’ndan coşkulu konser  

    Londra’da Kürdistan ve Türkiyeli kadınların oluşturduğu Rengin Kadın Korosu, sanatçı İlkay Akkaya ile birlikte sahne alarak Kürtçe ve Türkçe şarkılar seslendirdi.

    Londra’da Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) bünyesinde oluşturulan ve iki yılda 80 kişilik dev bir kadın korosuna dönüşen Rengin Kadın Korosu protest müziğin ünlü ismi İlkay Akkaya ile birlikte sahne aldı Londra Dominion Centre’da gerçekleşen konsere yüzlerce kişi katılırken, yoğun ilgi dikkat çekti. Yönetmenliğini sanatçı Zuhal Yıldırım Gök’ün yaptığı konserde, kadınlar Pir Sultan’dan Desmal’e, Newala Qesaba ile birlikte bir çok şarkı seslendirdi.

    Koro performansını sergilemesinin ardından bu kez sahneye İlkay Akkaya gelerek, koroyla birlikte ‘Ciao Bella’ şarkısını birlikte seslendirdi.

    Akkaya ile birlikte bir çok eser seslendirilirken, sahneden İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve Deniz Gezmiş gibi Türkiyeli devrimcilerin fotoğrafları yansıtıldı.

    Koro ile ilgili bir konuşma yapan koro yönetmeni Zuhal Gök, koronun oluşumunun Pandemi döneminde başladığını belirterek, “İlk başladığımız da bir gün sahne alacağımız bile hayaldi. Küçük bir grup ile başladık. Bugün 80 kişilik kadınlar dan oluşan bir koromuz var. Ayrıca Rengin adlı bir bülten oluşturduk. Bu bültenden Gülten Kışanak, Aysel Tuğluk, Kutsiye Bozok ve Figen Yüksekdağ’I kadınlar kaleme aldı. İlkay Akkaya bugüne kadar duruşu ile sanatı ile hiç kendini bozmadan bugünlere gelen bir kadın sanatçı ile sahne almak ise önemliydi koro açısından” dedi.

    İlkay Akkaya ise hem Türkçe ve Kürtçe şarkıları ile kitleden sık sık alkışlar la beğeni aldı. Akkaya’nı Kürtçe şarkıları eşliğinde uzun halay grupları oluştu.

    Konser, tıpkı başladığı gibi yüzlerce kişinin ‘Ciao bella’ şarkısını hep bir ağızdan seslendirmesi ile sona erdi.

  • Tottenham’da bıçaklı saldırıda 17 yaşındaki A.B hayatını kaybetti

    Tottenham’da bıçaklı saldırıda 17 yaşındaki A.B hayatını kaybetti

    Londra Tottehnam bölgesinde A.B  adlı 17 yaşındaki genç bıçaklı bir saldırı sonucu hayatını kaybetti.

    Kuzey Londra Tottehnam Stadyumu karşısında bugün sabah saatlerinde evinden dışarıya çıkan 17 yaşındaki olan A.B adlı genç, bıçaklı saldırıya uğradı. A.B olay yerinde hayatını kaybederken, İngiliz polisiz geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Çevredeki kameralardan olayın failleri tespit edilmeye çalışılırken, polis olayla ilgili bilgisi olanların kendilerine bilgi vermesi talebinde bulundu.

    Ailesi Pazarcık İlçesi Tilkililer Köyü nüfusuna kayıtlı olan A.B’nin  kahvaltı yaptıktan sonra işe dışarıya çıktığı ve olayın evden çıkar çıkmaz meydana geldiği belirtildi. Tilkililer Toplum Merkezi yaşanan olaya ilişkin bir açıklama yaparak, “Ailenin acılarını paylaşıyor ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Olayın bir an önce aydınlatılarak faillerinin ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz” denildi.


     

  • Rengin, protest müziğin efsane sesi İlkay Akkaya ile sahne alacak

    Rengin, protest müziğin efsane sesi İlkay Akkaya ile sahne alacak

    2020 yılı Kasım ayında, Londra`da Sosyalist Kadınlar Birliği tarafından kurulan Rengin Kadın Korusu, protest müziğin güçlü seslerinden İlkay Akkaya ile sahne almaya hazırlanıyor. 18 Haziran’da Wood Green Dominion Centre’da yapılacak konsere yoğun ilgi bekleniyor.

    Kurulduğundan bu yana büyük bir ilgi gören Rengin Kadın Korosu, günden güne büyüyerek kadınların özgürce kendilerini ifade ettikleri, sanat alanında yeteneklerini geliştirdikleri ve kadın dayanışmasını güçlendirdikleri bir platform olmaya devam ediyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşadığımız karantina döneminde, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB)  öncülüğünde kurulan ve Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nin (Gik-Der) ev sahipliği yaptığı koronun şefliğini, Türkiye`de de pek çok koro yöneten sanatçı Zuhal Yıldırım Gök yapıyor. İlkay Akkaya konserine katılım çağrısında bulunan Yıldırım, ‘Koromuza talep her geçen gün artarken biz de hayallerimizi biraz daha büyüttük. 18 Haziran Cumartesi günü saat 19.30’da özgürlük türkülerini söylemekten hiç vazgeçmeyen İlkay Akkaya ile sahne paylaşacağız. Mücadelenin ezgilerle hayat bulacağı konserimizde dostlarımızı görmekten mutluluk duyarız’ dedi. 

    Rengin Kadın Korosu basın komisyonu ise koronun çalışmaları ile ilgili şu değerlendirmeyi paylaştı: 

    Rengin Üretmeye Devam Ediyor 

    Kuzey Londra’da 80 üyesi olan bir kadın korosuyuz. Türk/Kürt toplumunda yaşayan kadınlara destek olmak amacıyla Kasım 2020’de kurulduk. Amacımız, pandemi nedeniyle evlerine hapsedilen kadınlarla dayanışma içinde olmak ve özellikle aile içi şiddetin arttığı bu dönemde kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamaktı. Çalışmalarımıza 15 kadın ile online olarak başladık. Karantinanın sona ermesiyle yüz yüze çalışmaya başladığımızda sayımız 40’a ulaşmıştı. Farklı meslek, yaş ve dünya görüşünden kadınların yer aldığı koromuza Rengin adını verdik. Kadınların müzikle buluştuğu, müziğin iyileştirici gücünü deneyimlediği, yeteneklerini geliştirdiği ve birikimini paylaştığı bir platform oluşturmanın gayreti içinde olduk. 

    Şarkı söylemekle yetinmeyip, kadınların farklı alanlarda gelişmesine yardımcı olmaya çalıştık. Kadınlar için bir sanat okulu olmanın adımlarını attık. Bağlama, gitar, yan flüt ve erbane derslerine başladık. Kadınların iç dünyalarını kaleme almaları, cins bilincini yükseltmeleri ve göçmen olarak yaşadıkları sorunlar hakkında farkındalık geliştirmeleri için yaratıcı yazarlık atölyesi oluşturduk. Grubumuzdaki bazı kadınların çeşitli nedenlerle teknolojik gelişmelerden uzak durduklarını fark ettik ve teknolojik değişimi yönetebilmeleri ve başta iletişim olmak üzere günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için bir sosyal medya atölyesi düzenledik. 

    4 Temmuz 2021 yılında 40 kadınla 350 kişinin izlediği bir konser gerçekleştirdik. https://youtu.be/DTq2laGQO1Q Dinleyicilerimizin heyecanı ve şaşkınlığı görülmeye değerdi. Hiç biri pandemi koşullarında bu kadar profesyonel bir çalışma beklemiyordu. Bu konser kendimize ve kız kardeşliğimizin gücüne güvenmemiz konusunda aydınlanmamızı sağladı. 

    Yeni dönem çalışmalarına konserden aldığımız güçle dinamik bir başlangıç yaptık. 25 Kasım Uluslararası Kadına Karşı Şiddetle Mücadele günü için; söz ve müziği HDP Milletvekili Sayın Filiz Kerestecioğlu’na ait olan ‘Kadınlar Vardır’ isimli esere 70 kadın ile Kürtçe-Türkçe bir klip çektik. https://youtu.be/99bl4_BA9-M. Klipimiz binlerce kişi tarafından izlendi ve çok güzel yorumlar aldık. 

     

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel bir konser olsun istedik ve kadın şarkıları ya da kadın bestecilerin eserleriyle ilgili çalışmalar yaptık. 26 Şubat günü yoğun ilgi nedeniyle Milfield Tiyatrosu’nda iki seans şeklinde 700 kişiye ‘kadın temalı’ eserler seslendirdik. https://youtu.be/4Aj4x7ArdpY

    Koromuza artan talep ve kadınların üretme, paylaşma, dayanışma isteğinden güç alarak, hayallerimizi biraz daha büyüttük. Koromuz 80 üyesiyle, 18 Haziran Cumartesi günü saat 19.30’da hepimizin hayatına dokunan, eserleriyle hayatımıza anlam katan İlkay Akkaya ile Wood Green Dominion sahnesini paylaşacak. Mücadelenin ezgilerle hayat bulacağı konserimizde dostlarımızı görmekten mutluluk duyarız. 

     

    LONDRA

  • AİHM kararı ile ‘Ruanda uçağı’ kalkamadı

    AİHM kararı ile ‘Ruanda uçağı’ kalkamadı

    İngiltere’nin sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı AİHM’in ‘acil’ olarak nitelediği karar ile durduruldu. Sığınmacılara destek amacıyla açlık grevi yapan Gik-Der, mültecileri taşıyacak olan uçağın kalkmamasını mücadelenin bir sonucu olarak değerlendirdi.

    İngiltere’nin göçmenleri Ruanda’ya gönderme planına karşı insan hakları örgütleri ve yoğun tepkiler sonuç verdi. İlk olarak 7 mülteciyi Ruanda’ya göndermek için hazırlanan İngiltere AİHM’in ‘acil’ olarak nitelediği bir karar ile bu planı uygulayamadı.

     Hukukçuların ilk olarak K.N adlı bir sığınmacının işkence mağduru olduğu yönünde AİHM’e yaptığı başvuruyu AİHM, planlanan uçuşa bir kaç saat kala bu kişinin Ruanda’ya gönderilemeyeceği yönündeki ara kararını açıkladı.  Ancak, sağcı ve ırkçı planın arkasındaki isim olan Borris Johnson, AİHM kararına tepki göstererek, hem  Ruanda planını savundu hem de  avukatların itirazları için “suç çetelerini azmettirme girişimi” dedi.

    BBC’de yer alan bilgilere göre ise bir hükümet sözcüsünün, son dakika yasal itirazların sürmesinin beklendiğini ancak uçuşları başlatmaktan “vazgeçilmeyeceğini” kaydetti. Hukukçular ise girişimlerini ve itirazlarını hem yüksek mahkeme hem de AİHM yoluyla sürdürmeye devam ediyor.

    GİK-DER: BU MÜCADELE SONUCUDUR

    Bu arada Ruanda planına karşı mültecilere açlık grevi eylemi ile destek veren Londra Gik-Der, bir açıklama yaptı. Gik-Der, Ruanda’ya gönderme planına karşı göçmen ve yerli örgütlerin yürüttüğü mücadelenin sonuç verdiğini belirterek, “Ruanda’ya gönderilmek üzere bekletilen uçak, insan hakları savunucularının, demokratik kitle örgütlerinin mücadelesi ve yasal girişimlerin sonucu durduruldu. GİK-Der olarak bizim de açlık grevi eylemi ile parçası olduğumuz demokratik halk tepkisinin bir sonucu olarak kazanılan bu başarı, gerici Johnson hükümeti tarafından hazmedilemiyor. Johnson bugün yaptığı açıklamada “demek ki bazı yasaları değiştirmemiz gerekiyor” dedi ve yeni saldırıların sinyalini verdi. Hükümetin bu insanlık dışı ve barbar yasasını tamamen tarihin çöplüğüne atmak üzere mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtiyoruz” dedi.