Author: ali

  • Gözaltındaki siyasetçiler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    Gözaltındaki siyasetçiler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    Haber Merkezi – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan “Kobanê soruşturması” kapsamında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve eski milletvekillerine yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 20 siyasetçiden emniyette ifade vermeyen 14 kişinin savcılık ifadeleri sona erdi.

    İfade işlemlerinin ardından emniyetten getirilen HDP Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, HDP eski Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, eski milletvekili Ayla Akat Aka, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, HDP eski MYK üyeleri Can Memiş ve Cihan Erdal ile beraber 20 kişi tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

    Gözaltında tutulan isimler şöyle: “HDP Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, HDP Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Nazmi Gür, HDP eski Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, eski milletvekili Ayla Akat Aka, BDP eski Eş Genel Başkanı ve milletvekili Emine Ayna, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, HDP eski MYK üyeleri Bircan Yorulmaz, Gülfer Akkaya, Berfin Özgü Köse, Dilek Yağlı, Can Memiş, Günay Kubilay, Bülent Parmaksız, Pervin Oduncu, İsmail Şengün ve Cihan Erdal, HDP eski Genel Saymanı Zeki Çelik, HDP RTÜK üyesi Ali Ürküt ve eski milletvekili Prof. Dr. Emine Beyza Üstün.”

  • Londra’da Rosa ve Nubar anıldı

    Londra’da Rosa ve Nubar anıldı

    6-9 Eylül arası, Dersim-Büyükköy Kırsalında ölümsüzleşen TKP/ML MK üyesi Komünist Önder Nubar (Erol Volkan İLDEM) ve TKP/ML TİKKO birim komutanlarından ROSA (Fadime Çakıl) için İngiltere’nin başkenti Londra’da Partizan tarafından anma gerçekleştirildi.

    27 Eylül pazar günü saat 15:00 da yapılan anma etkinliği Nubar (Erol Volkan İLDEM), ROSA (Fadime Çakıl), Koray Aspir ve son süreçte ölümsüzleşen devrim ve komünizm şehitleri anısına saygı duruşuyla başladı.

    Daha sonra TKP/ML MK tarafından yayınlanan açıklama okundu. Açıklamada Nubar (Erol Volkan İLDEM) ve ROSA (Fadime Çakıl)’ın mücadele yaşamı hakkında bilgiler verildi. Devamında ise “Elbette yoldaşlarımızın gözü arkada kalmayacak. Onlar davaya bağlı oldukları kadar yoldaşlarına sonsuz bir güven içindeydiler. Şimdi tüm militanlarımızın, üye ve kadrolarımızın bu güveni her hücresinde hissetme ve kavgayı büyütme zamanıdır. Geleceği kazanma iradesinin örgütlenmesi, geleceği kazanma savaşının sürdürülmesi ancak Halk Savaşı çizgisinde Yeni Demokratik Devrim, Sosyalizm ve Komünizm davasına sıkı bir bağlılıkla olanaklıdır. Partimiz bu iradenin ete kemiğe bürünmüş somut halidir. Şan ve şeref olsun Marksizm-Leninizm-Maoizm Güzergahında Halk Savaşına!” görüşlerine yer verildi.

    Açıklamanın ardından ise Sinevizyon gösterimi yapıldı.

    MLKP adına yapılan konuşmada ise “Şehitlerimizin bizlere bıraktığı sorumluluk bilinci ve mücadele kararlılığı ile devrimci dayanışma ve birlikte mücadeleyi büyüteceğimize söz veriyor,şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz” denildi.

    Konuşmada baskı ve zulmün şehirlerde ve dağlarda sürdüğünü ve buna karşı ortak mücadelenin önemine değinildi.

  • Kars’ta HDP’ye operasyon: Belediye Eşbaşkanı Alaca gözaltına alındı

    Kars’ta HDP’ye operasyon: Belediye Eşbaşkanı Alaca gözaltına alındı

    Haber Merkezi –  Kars’ta HDP’lilere yapılan operasyonda aralarında Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca ve İl Eşbaşkanı Cengiz Anlı’nın da olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Kars’ta sabah saatlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve belediye yöneticilerinin evlerine polis baskın düzenledi. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca ve HDP İl Eşbaşkanı Cengiz Anlı’nın evi de basıldı. 19 kişi  hakkında yakalama kararının bulunduğu operasyonda, ev aramalarının ardından Alaca ve Anlı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi kelepçelenerek gözaltına alındı.

    HDP’lilerin “örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla gözaltına alındığı ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükleri öğrenildi.

     

    GÖZALTINA ALINANLAR

    Gözaltına alınanların isimleri şöyle: Kars Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca, HDP İl Eşbaşkanı Cengiz Anlı, Belediye Eşbaşkan Yardımcısı Muazzez Çağrıtekinci, Fahrettin Kaya, Kaya Naki, Suat Bayhan, Hamit Taşdelen, Reis Baykız, Zorba Başkurtlu, Bülent Ağbaba, Şengül Erkmen, gazeteci Sevda Manduz.

     

    BELEDİYE VE HDP BİNASINDA ARAMA

    Baskınlarla eş zamanlı olarak HDP İl Örgütü binası ve Kars Belediyesi de abluka altına alındı. Polisler her iki adreste arama gerçekleştiriyor. Yine, gözaltına alınan kimi isimlerin işyerlerinin de arandığı belirtildi.

     

    BİLGEN’İN İSTİFASINDAN SONRA OPERASYON

    Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, 6 yıl sonra açılan “Kobanê soruşturması” kapsamında 24 Eylül’de gözaltına alınmıştı ve kent halkı Bilgen’in gözaltına alınmasına tepki göstermişti. Hala gözaltında bulunan ve bugün adliyeye çıkarılması beklenen Bilgen, dün “Demokrasicilik oynanacak yaşı geçtim” diyerek, istifa ettiğini açıklamıştı. Bugünkü gözaltı operasyonunun Bilgen’in istifasından sonra gelmesi dikkat çekti.

  • Ayhan Bilgen gözaltında istifasını açıkladı

    Ayhan Bilgen gözaltında istifasını açıkladı

    HDP’ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan Kars Belediyesi Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, “demokrasicilik oynanacak yaşı geçtim” diyerek istifasını açıkladı.

    Ankara merkezli yürütülen “Kobanê soruşturması” kapsamında 25 Eylül’de gözaltına alınan Kars Belediyesi Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla istifasını açıkladı.

    Bilgen’in paylaşımı şöyle: “Ben demokrasicilik oynanacak yaşı geçtim. Türkiye’nin koşulları da oyun oynanacak bir ortama sahip değil. Keyfi gözaltılarla bir şehrin iradesi ile oynanmasına izin vermem. İster tutuklayın, ister serbest bırakın, gözaltı sürem bitene kadar kayyım atanmamış olursa Belediye Başkanlığı görevimden istifa edeceğim. Kars, kendisini yönetecek liyakattadır. 1,5 yıldır oy birliği ile karar alma olgunluğu gösteren bir mecliste 5 parti uzlaşarak yeni bir yönetim oluşturabilir. Herkes seçimlerde şehri yönetmeye talip olduğuna göre şimdi kimse sorumluluktan kaçmamalıdır. Bu bir mevzinin terkedilmesi değil, seçim kampanyasında söylediğimiz gibi ortak yönetimle demokrasi sınavının verilmesidir. Tutuklanırsam 3. kitabımı yazmak, tutuklanmazsam kooperatif çalışmalarına katkı sunmak, Belediye Başkanlığından daha az önemli değildir. Bu süreçte bize oy veren vermeyen tüm hemşerilerime, başta saha personeli olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma TEŞEKKÜR ederim. Kars’ta bir kadın Belediye Başkanı ile yola devam edilirse, sadece siyasal değil, toplumsal bir eşik aşılmış olur. Hiçbir şey eskisi gibi OLMAMALI!”

  • İngiltere’de Avam Kamarası, AB’nin karşı çıktığı tasarıyı kabul etti

    İngiltere’de Avam Kamarası, AB’nin karşı çıktığı tasarıyı kabul etti

    İngiltere’de Avam Kamarası, AB’nin karşı çıkmasına rağmen Brexit Anlaşmasını tek taraflı ihlal edecek İç Piyasalar Yasa Tasarısını kabul etti. Tasarı ile olası bir anlaşmasız Brexit sonrası Birleşik Krallık’ı oluşturan ülkeler arasındaki serbest ticaretin ve toprak bütünlüğünün korunması amaçlanıyor.

    İngiliz Parlamentosu’nun alt kanadı olan Avam Kamarası’nda yapılan oylamada, İç Piyasalar Yasa Tasarısı 256’ya karşı 340 oyla kabul edildi.

    Muhafazakar Parti içinde tasarıya karşı çıkan vekillerin desteği, ilgili bakanların Brexit Anlaşmasını ihlal edecek yetkileri kullanmadan önce parlamentodan onay alınmasını öngören bir değişiklik önergesiyle sağlandı.

    Parlamentonun üst kanadı olan Lordlar Kamarası’nda görüşülmeye devam edecek tasarı, burada da kabul edilmesi ve ardından Kraliçe 2. Elizabeth’in imzasıyla yasalaşabilecek.

    Ancak görüşmelerin aralık ayına kadar sürmesinin beklendiği Lordlar Kamarası’nda, Başbakan Boris Johnson’ın lideri olduğu Muhafazakar Parti’nin çoğunluğunun bulunmaması, olası değişiklik önergelerinin kabul edilmesine yol açabileceğine işaret ediliyor.

    Lordlar Kamarası’nda yapılacak değişikliklerin de Avam Kamarası’nda onaylanması gerektiğinden tasarının, açmaza girebileceği ifade edildi.

    Avrupa Birliği (AB) ile İngiltere arasında bir ticaret anlaşmasına varılması durumunda ise, yasaya gerek kalmayacağı vurgulandı.

    Johnson’ın tasarıyı, AB’yi 31 Aralık’ta sona erecek Brexit geçiş dönemi öncesi bir ticaret anlaşmasına zorlamak için gündeme getirdiği değerlendiriliyor.

     

    TARTIŞMALI TASARI

    Başbakan’ın geçiş dönemi sonrası Birleşik Krallık’ı oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda arasındaki serbest ticareti korumayı amaçladığını söylediği tasarı, İngiliz bakanlara Kuzey İrlanda ve Birleşik Krallık’ın geri kalanı arasındaki ticaret konusunda daha fazla yetki veriyor.

    Geçen sene varılan Brexit Anlaşması’na göre, Birleşik Krallık AB’den ayrılsa da Kuzey İrlanda AB’yle gümrük birliği içinde kalmayı sürdürecek.

    İki taraf arasında bir ticaret anlaşmasına varılamaması durumunda, AB, Kuzey İrlanda ve Birleşik Krallık’ın geri kalanı arasında gıda nakliyatına engel getirebilecek.

     

    AB, AY SONUNA KADAR SÜRE VERMİŞTİ

    AB, İngiltere’nin Kuzey İrlanda’dan Sorumlu Bakanı Brandon Lewis’in tasarının “uluslararası hukuku sınırlı bir şekilde ihlal ettiğini” söylediği düzenlemenin geri çekilmesini istiyor.

    AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic, 10 Eylül’de yaptığı açıklamada, Londra’ya ay sonuna kadar süre vermiş, aksi halde Avrupa Adalet Divanına gideceklerini duyurmuştu.

    Johnson ise, 15 Eylül’de yaptığı açıklamada metnin AB’nin Birleşik Krallık’ı “parçalama gücüne” karşı sigorta olduğunu belirterek, “Tasarı, Birleşik Krallık’ın egemenliği ve bütünlüğüne önem veren herkes tarafından memnuniyetle karşılanmalı.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

  • JINNEWS 3. yıl dönümünü kutladı: Kadının kalemiyle, hakikati yazıyoruz

    JINNEWS 3. yıl dönümünü kutladı: Kadının kalemiyle, hakikati yazıyoruz

    Haber Merkezi:  25 Eylül 2017’de yayın hayatına başlayan Jin News üç yaşında. Kadın editörler ve muhabirlerle çalışan, kadın odaklı habercilik yapan Jin News, Türkçe, Kürtçe, Zazaki, Arapça ve İngilizce yayın yapıyor.

    Türkiye’nin ilk kadın haber ajansı JINHA’nın da aralarında bulunduğu 15 medya kuruluşu 29 Ekim 2016’da 675 sayılı KHK ile kapatılmış, Aralık 2016’da Gazete Şûjin “Medyanın diline, çuvaldız niyetine” şiarıyla yayın hayatına başlamıştı. Gazete Şûjin ise 693 sayılı KHK ile 25 Ağustos’ta kapatılmıştı.

    25 Eylül 2017’de yayın hayatına başlayan Jin News ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 10 kez erişime engellendi. Son engelleme 14 Ağustos 2020’de gerçekleşti.

    Jin News: Varız, var olacağız

    “Bir kadın olarak susun” diyen erkek egemen dünyada, kadın sözünü ve kadın yazımını inat ve inançla yükselten nice kadının birikimiyle 25 Eylül 2018 tarihinde yola çıktık.

    Bizden önceki gazeteci kadınların hiçbir tahakküme boyun eğmeden sürdürdüğü kadın haberciliği mirasını devraldık. Kadın belleğinin izinde aynayı parçalıyoruz ve sözümüzü kaldığı yerden yükseltiyoruz. Aynı mirasla eril, seksist, cinsiyetçi, militarist ve canlı yaşamını yok sayan erkek-devlete ve erkek egemen medyaya karşı mücadeleyi büyütüyoruz.

    Gerçek özgürlüğün parmak ucundaydı ve gerçeğe ulaşmak özgürleştiriciydi. Şimdi JINNEWS’le özgürlüğün sesinde hakikatin izine yürüyoruz.

    Medyanın bugüne kadar kemikleştirdiği erkek egemen yapıyı ve eril dili sarsarak; yaşamı kadın sözüyle dönüştürmek ve Jineoloji eksenli kadın bilinci ile feminist söylemi yaygınlaştırmak için yazıyoruz. Kadının varlığını erkeğin soyadına, tahakkümüne bağlayan, kadını cinsiyet kimliğinden uzaklaştırarak ötekileştiren medya dilini teşhir etmek için yazıyoruz.

    Bizlere dayatılan ‘makbul kadınlık’ sınırını çoktan aştık. Ataerkiyi sarsan kadın dayanışmasıyla öz savunmaya geçiyoruz ve “özel olan politiktir” şiarıyla kadınların yanında olmaya, kadını koruyup failleri ifşa etmeye devam ediyoruz.

    Kadınlara, çocuklara, LGBTİ’lere, doğaya, canlıya, belleğe, kimliğe ve halklara saldıran erkek-devlete ve eril tahakküme karşı yazdığımız her haberin öznesiyiz.

    Aynı miras, aynı birikimle… Kadın yazınını, kadın sözünü ve gazeteciliğini kalıcı kılmak isteyen Rosa Lüksemburg, Zabel Yaseyan, Gurbetelli Ersöz, Emma Goldman, Virginia Woolf, Ayfer Serçe, Ulrike Meinhof, Zeynep Erdem, Deniz Fırat ve Nûjiyan Erhan gibi kadınlardan devraldığımız inançla, bizden önceki kadınların “Erkekler ne hüküm verir demeden yazmaya devam edeceğiz” sözünü yineliyoruz.

    Yayın hayatına başladığımız günden bu yana sitemize 10 kez erişim engeli getirildi. Örgüt propagandası yaptığımız gerekçesi ile hakkımızda 4 dava açıldı. Hakkımızda açılan bütün davalar beraatle sonuçlandı. Batman’da fuhuşa sürüklenen çocuğun sesi, tecavüze maruz bırakılan İpek Er’in çığlığı olduk. Her koşulda kadınların, çocukların, hayvanların ve doğanın sesi olmaya devam etmek için…

    Vardık, varız, var olacağız! Kadının kalemiyle, hakikatin izinde JINNEWS, özgürlüğün sesi

  • Hastane raporları ve görgü tanıkları ile kanıtlanan helikopterden atılan Servet Turgut yaşamını yitirdi

    Hastane raporları ve görgü tanıkları ile kanıtlanan helikopterden atılan Servet Turgut yaşamını yitirdi

    Gözaltına alındıktan sonra Osman Şiban’la birlikte helikopterden atılan ve 20 gündür yoğun bakım servisinde yaşam mücadelesi veren 55 yaşındaki Servet Turgut yaşamını yitirdi.

    Van’ın Çatak ilçesinde “Yıldırım-10 Norduz” operasyonuna çıkan askerler tarafından Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Çığlıca köyünün Yoğurtlu mezrasında 11 Eylül’de gözaltına alındıktan 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi altında oldukları ortaya çıkan ve Osman Şiban’la birlikte helikopterden atıldıkları belgelenen 7 çocuk babası Servet Turgut (55), yoğun bakım servisinde yaşamını yitirdi.

    Turgut’un cenazesi, otopsi işlemleri için Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Adli Tıp Merkezi’ne götürüldü. Otopsi işlemlerinin ardından Turgut’un cenazesi Van’da defnedilecek.

     

    İŞKENCE FOTOĞRAFLANDI

    Şiban ve Turgut’un helikopterden atılması olayı, 17 Eylül’de Şiban’ın hastanede çekilmiş ve gözleri kan çanağına dönen fotoğrafının basına düşmesinin ardından gündeme oturdu. Şiban’ın ardından ajansımızın ulaştığı ve 23 Eylül’de servis ettiği Turgut’un yoğun bakımda çekilen fotoğrafında, solunum cihazına bağlı olduğu, yüzünün kan ve morluklar içinde olduğu görüldü.

     

    ÖZEL HASTANE: YÜKSEKTEN DÜŞME

    Şiban ve Turgut’un, ilk götürüldükleri özel bir hastanede verilen darp raporuna ulaşıldı. 17 Eylül’de ajansımızın ulaştığı Turgut’a dair hazırlanan raporda, “İsimsiz hasta yüksekten düşme sebebiyle getirildi. Entübe hasta” notu yer aldı. Hastanenin bu notu, Şiban ve Turgut’un “helikopterden atıldıkları” iddiasını güçlendirdi.

     

    EPİKRİZ RAPORU: HELİKOPTERDEN DÜŞME

    Ajansımızın 20 Eylül’de ulaştığı Osman Şiban’ın Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin epikriz raporunda, Şiban’ın “Helikopterden düşme sonrası yaralanma” şikayetiyle hastaneye getirildiği ortaya çıktı. Raporun devamında, “…hasta olay günü acil uzmanınca helikopterden düşme sonrası yaralanma sonrası acile getirildiği belirtilerek yerinde ekonsultasyon (tanı konulmak) istenmiştir. Hasta acilde görülmüştür” ifadelerine yer verildi. Raporla, “Helikopterden atıldılar” iddiası da doğrulanmış oldu.

     

    VALİLİK: KAYALIKTAN DÜŞTÜ

    Turgut ve Şiban’ın helikopterden atılmalarının hastane raporuyla kanıtlanmasının ardından Van Valiliği’nden açıklama geldi. Valilik, Çatak ilçesinde “Yıldırım-10 Norduz” operasyonuna çıkan askerler tarafından Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Çığlıca köyünün Yoğurtlu mezrasında gözaltına alınan Servet Turgut hakkında  “dur” ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştığı esnada kayalık alanda düştüğü ve yaralandığını ileri sürdü.

     

    BÖLGEDE KAYALIK YOK

    Görgü tanıklarından Cengiz Şiban ise Turgut ve Şiban’ın sağlıklı bir şekilde gözaltına alınarak helikoptere bindirildiğini söyledi. Görgü tanıkları, Turgut’un saman çuvallarının yanında olduğu sırada gözaltına alındığını kaydetti.

    Görgü tanıklarının ardından ajansımız, valiliğin “kayalık” dediği alanı görüntüledi. Söz konusu alanda hiçbir kayanın olmadığı ve sadece samanlık olduğu görüldü.

     

    Kaynak : Mezopotamya Ajansı