Author: ali

  • Koronavirüs: İngiltere Başbakanı Johnson önlemler hakkında yanlış bilgi verdiği için özür diledi

    Koronavirüs: İngiltere Başbakanı Johnson önlemler hakkında yanlış bilgi verdiği için özür diledi

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ülkenin kuzeydoğusunda bu geceden itibaren uygulanacak ek koronavirüs tedbirleri hakkında bilgi veremedi.

    Boris Johnson konu hakkında bir soru üzerine “Yerel yetkililerden gelecek tavsiyeleri uygulayın” dedi. Johnson ayrıca altıdan fazla kişinin bir araya gelmesine dair yasağın açık havada geçerli olmadığı yönünde yanlış bir bilgi de paylaştı.

    İngiltere’de aynı haneden olmayan altıdan fazla kişinin bir araya gelmesine açık havada da, restoran ve publarda da izin verilmiyor.

    Başbakan Boris Johnson bu açıklamasından bir süre sonra Twitter hesabından bir paylaşımda bulunarak özür diledi. “Konuşurken hata yapım, özür dilerim” diyen Johnson, ülkenin kuzeydoğusunda farklı hanelerden insanların kapalı mekanlarda bir araya gelmesinin de yasaklandığını söyledi.

    Johnson “Başka hanelerden insanlarla açık havada da bir araya gelmekten kaçınmalısınız” dedi, açıklamaları ise ülkede tepki çekti.

    Eğitim Bakanı da yanıt veremedi

    İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Angela Rayner, Johnson’ın kuralları bilmemesinin “acizliğini” gösterdiğini söyledi. Bunun “berbat” bir durum olduğunu belirten Rayner, “Bu kısıtlamalar ülkenin büyük bir kısmında bu akşam yürürlüğe girecek. Hükümetin işi sıkı tutması lazım” dedi.

    İngiltere Eğitim Bakanı Gillian Keegan da yeni kuralların ne olduğunu açıklayamamıştı. BBC radyosuna konuşan Keegan, “Sorunuzun yanıtını bilmiyorum” demişti.

  • İngiltere’de son 24 saatte 4 bin 44 yeni Koronavirüs vakası

    İngiltere’de son 24 saatte 4 bin 44 yeni Koronavirüs vakası

    İngiltere’de son 24 saatte 4 bin 44 yeni Koronavirüs vakasının tespit edildiği ve 13 kişinin daha virüsten yaşamını yitirdiği açıklandı. Ülkedeki toplam vaka sayısı 439 bin 13’e, toplam can kaybı ise 42 bin 1’e ulaştı.

    Dünya genelinde ise , Koronavirüs yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı bir milyonu geçerken, dünyanın birçok bölgesindeki vaka sayılarında görülen artış devam ediyor.

    Johns Hopkins Üniversitesi’nin topladığı verilere göre, ABD, Brezilya ve Hindistan’daki ölümler, bu sayının yaklaşık yarısını oluşturuyor. Uzmanlar, gerçek ölü sayısının ise büyük ihtimalle çok daha fazla olduğu uyarısında bulunuyor.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ölü sayısını “akıl almaz” ve “kahreden bir dönüm noktası” diye tanımladı.

    Genel Sekreter yayımladı video mesajda “Yine de her bir yaşamı önemini kaybetmemeli. Onlar anneydi, babaydı, eşti, kızkardeşti, erkek kardeşti, dostlardı, iş arkadaşlarıydı. Acımız bu hastalığın acımasızlığıyla katlanıyor” dedi.

  • Uğurlu: Savunmadan çıkıp faşizmi püskürtmek gerekiyor

    Uğurlu: Savunmadan çıkıp faşizmi püskürtmek gerekiyor

    HDP’ye yönelik baskı ve gözaltı operasyonuna karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini dile getiren HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, “Faşizm yalnız olanı yok eder. Örgütlenmekten başka bir alternatif yok. Savunmadan çıkıp bu faşizmi püskürtmek gerekiyor” dedi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen Kobanê protestoları gerekçesiyle Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski milletvekilleri ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçiyi gözaltına almasına yönelik tepkiler sürüyor. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, yapılanlarla halklarından intikam alınmaya çalışıldığını söyledi.

     

    DAİŞ’E DESTEK

    Kobanê protestolarının barışçıl ve demokratik gösteriler olduğunu ifade eden Uğurlu, bunun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yeri olan barışçıl eylemler olduğunu hatırlattı. Protestoların başladığı süreçte dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Başkanı Efkan Ala ve önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş arasında protestoların sorun olmadan yatışmasına dönük konuşmaların gerçekleştiğine dikkati çeken Uğurlu, “O dönem en yetkili ağızlardan ‘Kobanê düştü düşecek’ dendi ama Kobanê düşmedi. Kobenê’dekilerin kimlerle mücadele ettiğini biliyoruz. Rojava’da yeni bir yaşam kurmak isteyen, üçüncü bir yolun olduğunu savunan kesimlerin yaptığı bir savunma var. Ama bunu boğmak isteyen çeteleşmiş ve İslam Devleti adıyla kafa kesen, toplumlar üzerinden dehşet uyandıran DAİŞ var. Bu göz önünde alındığında Kobanê neden düşsün? Orada geri adım atılması gereken DAİŞ’tir. O zaman söylenen söz DAİŞ’e doğrudan verilen bir destektir” dedi.

     

    ‘İNTİKAM ALINMAYA ÇALIŞILIYOR’

    Kobanê’de dünyanın farklı yerlerinden gelerek mücadele eden kişilerin olduğunu hatırlatan Uğurlu, buradaki mücadelenin kadınlara, yoksullara, emekçilere ve tüm dünyaya esin kaynağı olduğunu vurguladı. Düşürülmek istenenin sadece Kobanê olmadığını sözlerine ekleyen Uğurlu, “Kobenê’nin düşmesi bir zihniyetin düşmesi demektir. Böyle bir gerçeklik var. HDP’ye yapılan bu gözaltılarla sadece HDP’den bir intikam alınmıyor. Bu tüm dünya halklarından, ezilen kesimlerden, özgürlük mücadelesi yürüten tüm kesimlerden intikam alınmaya çalışılıyor. Davutoğlu, o dönemde ‘Her şeyi sineye çektik. Pek çok şey doğru değildi ama biz sustuk. Belli bir şeyden sonra bağlarımızı kestik’ dedi. Davutoğlu çıkıp bunu açıklamalıdır. Ahmet Davutoğlu’nun, Ali Babacan’ın Efkan Ala’nın tüm Ortadoğu halklarına bir borcu vardır. O dönemde ne olduğunu çıkıp açıklamalılar” diye konuştu.

     

    YENİLMİŞLİK DUYGUSU

    AKP-MHP bloğunun yenilmişlik duygusuyla her seferinde HDP’ye saldırdığını ifade eden Uğurlu, şöyle devam etti: “6 yıl sonra Kobanê protestolarını güncelleştirip gündeme getirmeleri doğal olarak dikkat çekiyor. Yapılan gözaltılar HDP’ye oy veren her kesime saldırıdır. Bu aynı zamanda HDP’ye oy verenleri yurttaş olmaktan çıkarmaktır. Bunca saldırı kaşsında kim olursa olsun gerçekten yok olurdu. Fakat bunca saldırıya rağmen ayağa kalkıp mücadele eden bir Kürt gerçekliği var. Bu saldırılar yeni yapılan saldırılar değil. Yıllardır yapılan saldırıdır. Şuan binlerce kişi cezaevinde. HDP’ye yönelik saldırının temelinde HDP’nin halklaşması yatıyor. Yüzyıllık devlet geleneğinde kimse halklara bir şey vermedi. Ama HDP bunun mücadelesini yürütüyor. Bunun için saldırılar, gözaltılar, tutuklamalar yapılıyor.”

     

    KİMİN AKLINA GELİR?

    Geçen günlerde Van’da iki yurttaşın helikopterden atılmasına da değinen Uğurlu, bunun daha önce Arjantin’de yaşananların güncellenmesi olduğunu söyledi. Bunu yapanların hiç çekinmeden ve korkmadan bunu yaptıklarına belirten Uğurlu, şunları söyledi: “Vatandaşlarını kim bir helikopterden atabilir? Yapıyorlar, çünkü yapanların yargılanma korkusu yok. Yargının hukukla alakası kesilmiştir. Saraydan bir işaret veriliyor arkasından insanların evleri gece yarıları patır patır basılarak gözaltına alınıp tutuklanıyorlar. İşte Eş Sözcümüz Sedat Şenoğlu’nun tutuklanması için herhangi bir gerekçe yok. Yok dijitaller incelenecek, yok şöyle olacak, yok böyle olacak deniliyor.  Delil olmadan insanlar yıllarca cezaevinde kalıyor. Sözden korkan, sözün gücünden korkan, diyalogdan korkan, çatışmayı kendine bir yöntem olarak benimseyen, ırkçılığı, gericiliği kendisine ilke edinmiş bir iktidarla karşı karşıyayız.”

     

    ‘TÜRK HALKININ ONUR SAVAŞI’

    AKP-MHP iktidarının halkların haklarına gasp eden bir iktidar olduğunun altını çizen Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu topraklarda yaşayan herkes vergi veriyor. Ama hiçbir hakkını kullanamıyor. Örgütlenme, söz söyleme, eleştirme hakkı yok. Neredeyse seyahat etme hakkı bile elinden alınacak. Burada öncelikle Türk halkının üzerine bir sorumluluk düşüyor. Bu suça ortak olmamalı. Yani tarihi görevini yerine getirmeli ve iktidarın işlediği bu suça ses çıkarmalıdır. Çünkü bu kara leke Türk halkına yapışıp kalacak. Türkler dendiği zaman insanların kafasında ‘ırkçı, gerici, faşist, saldırgan’ bir halk olarak geliyor. Doğal olarak geliyor çünkü bunların hepsi burada yaşanıyor. Bunlara karşı ses çıkarmak gerekiyor. Bu Türk halkının onur savaşıdır. Sadece Türkler değil Türkiye’de yaşayan bütün halklara bir görev düşüyor. İktidarın politikalarından rahatsızlık duyan bütün kesimler bir araya gelip örgütlenmelidir. Çünkü faşizm yalnız olanı yok eder. Örgütlenmekten başka bir alternatif yok. Savunmadan çıkıp bu faşizmi püskürtmek gerekiyor.”

     

    ‘GÜN ÖZGÜRLEŞTİME GÜNÜ’

    Yapılan gözaltılara yönelik halktan gelen tepkilere de değinen Uğurlu, halkların da artık gerçekleri gördüğünü ifade etti. İktidarın artık kendi tabanına da söz geçiremeyecek durumda olduğunu belirten Uğurlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yargı da elbette bunun hesabını verecek. Sonuçta Saray emir veriyor onlarda kalkıp insanları gözaltına alıyor. Toplumun tüm kesimleri bundan rahatsız. Buna artık geri adım attırmanın vakti geldi geçiyor. Bu anlamda ben toplumun tüm kesimlerine bir çağrı yapmak istiyorum. Eğer bu toplumda barış, adalet, özgürlük isteniyorsa, insanların huzur içinde evlerine gitmesi ve nefes almak isteniyorsa buna karşı koyulmalı. Çünkü Kürt nefes almadığında Türk’te alamaz. Veya bir kadın tecavüze uğramışsa aynı travmayı bir başka kadın yaşamış olur. Bu bilinçle ortak hareket etmek gerekiyor. Gün Türkiye’yi özgürleştirme ve barışı inşa etme günüdür.”

     

    MA / Ferhat Çelik – Mehmet Aslan 

  • Mehmet Aksoy şehadetinin 3. Yıl dönümünde anıldı

    Mehmet Aksoy şehadetinin 3. Yıl dönümünde anıldı

    Rakka’da yaşamını yitiren Kürt gazeteci-yönetmen mezarı başında sevenleri, ailesi ve yoldaşları tarafından anıldı.

    İngiltere’den YPG’ye katılan ve Rakka’da Işid çeteleri tarafından 26 Eylül 2017 tarihinde katledilen Kürt gazeteci-yönetmen Mehmet Aksoy Londra High Gate mezarlığında bulunan mezarı başında kitlesel bir şekilde anıldı.

    Rakka'da yaşamını yitiren Kürt gazeteci-yönetmen mezarı başında sevenleri,ailesi ve yoldaşları tarafından anıldı
    Rakka’da yaşamını yitiren Kürt gazeteci-yönetmen mezarı başında sevenleri,ailesi ve yoldaşları tarafından anıldı

    Anmaya annesi Zeynep Aksoy, kardeşleri, Kürt Halk Meclisi, Kürt Kadın İnsiyatifi, demokratik kitle örgüt temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    Anmaya katılanlar Aksoy’un mezarını çiçeklerle süslerken kimi hüzünlendi, kimi gözyaşı döktü.

    “Kapitalizme teslim olmayın, maddiyata, çirkin ilişkilere, sevgisizliğe, saygısızlığa, yozluğa, eşitsizliğe teslim olmayın” diyen Mehmet Aksoy için yapılan konuşmalarda Mehmet’in genç yaşına rağmen Kürt Özgürlük Mücadelesine ve orta doğu halklarının özgür geleceğine dönük soylu ve önemli başarılara imza attığı hatırlatıldı.

    Anmada sıksık 'Şehid namirin' sloganları atılırken yoldaşları gün boyu Memed'i ziyaret etti
    Anmada sıksık ‘Şehid namirin’ sloganları atılırken yoldaşları gün boyu Memed’i ziyaret etti

    Brintanya Kürt Halk Meclisi eş başkanı Ercan Akbal burada yaptığı konuşmada “Hepimiz Mehmet arkadaşı iyi biliyor, iyi tanıyoruz. Büyük bir miras ve umut bıraktı bize. Mehmet arkadaş Kürdistan’da yaşanan savaşa ve yaşanılanlara asla kayıtsız kalmadı. Öyle ki burada yaptığı çalışmaları yeterli görmedi. O buralara sığmadı ve daha büyük bir arayış içerisine girdi ve yönünü Kürdistan’a verdi. Orada yaşanan vahşeti ve zulmü tüm dünyaya duyurmak için büyük bir emeğin sahibi oldu. Bu çalışmayı yürütürken hiç bir bedelden kaçınmadı. Sonuçta hakikat arayışında iken şehadete ulaştı. Mehmet’i bir kez daha saygıyla anarken amaçlarını, ideallerinin takipçisi olacağımıza söz veriyoruz” dedi.

    Anmada sık sık ‘Şehid namirin’ sloganları atılırken yoldaşları gün boyu Mehmet’i ziyaret etti.

    Firaz Dağ Eğitim Destek Okulu açıldı
    Firaz Dağ Eğitim Destek Okulu açıldı

    Firaz Dağ Okulu Açıldı

    Bu arada Kürt Halk Meclisi tarafından KCC binasında Mehmet Aksoy anısına İngilizce, İngilizce Diksiyon, matematik ve Kürtçe Çocuk Korosu’nu kapsayan Firaz Dağ Eğitim Destek Okulu açıldı. Saygı Duruşu ile başlayan açılışta, Mehmet Aksoy’un bilgi birikim ve üretimi ile Kürt çocukları ve gençlerinin yolunu aydınlattığı ifade edildi. Firaz Dağ Okulu açılışının ardından ilk dersini gerçekleştirdi.

  • Azerbaycan savaş hali ilan etti

    Azerbaycan savaş hali ilan etti

    Azerbaycan, bu sabah (27 Eylül) Ermenistan ordusuyla başlayan çatışma üzerine ülkenin bazı şehir ve bölgelerinde savaş hali ilan etti.

    Anadolu Ajansı’nın haberine göre; Azerbaycan Milli Meclisi, çatışmadan etkilenen şehir ve bölgelerde savaş hali ilan ettiğini açıkladı. Söz konusu durumun 24 saatlik olduğu duyuruldu.  Ermenistan da sabah saatlerinde sıkıyönetim ilan ettiğini açıklamıştı.

    Ne olmuştu?

    Azerbaycan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ‘Ermenistan ordusunun saat 06.00 sıralarında cephe hattı boyunca geniş kapsamlı provokasyonda bulunarak Azerbaycan ordusunun mevzilerine ve sivil yerleşim birimlerine büyük çaplı silahlar, top ve havanlarla ateş açtığı’ belirtildi.

    Ermenistan Savunma Bakanlığı Basın Sözcüsü Şuşan Stepanyan da, resmi sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda “Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin Dağlık Karabağ sınırı boyunca hava ve füze saldırısı” başlattığını duyurdu. Ermenistan, bölgedeki sivil halka sığınaklara gitme çağrısı da yaptı. Ermenistan tarafında bir kadın ve bir çocuğun öldüğü, iki sivilin yaralandığı belirtiliyor.

     31 yıllık anlaşmazlık

    Azerbaycan Parlamentosu 1989’da Dağlık Karabağ’ın 1923’ten o yana süren özerk bölge statüsüne son verdi.

    Sovyetler Birliği çözülürken başlayan çatışmalar güç kazanan Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ı kendi sınırlarına katacağını açıklayarak işgal etmesiyle ağırlaştı.

    1991’de bölgedeki ayrılıkçı yönetim bağımsızlığını ilan etti.

    Karabağ’da yaşayan Azeriler bu yönde yapılan referandumu boykot etti. Karabağ’ın bağımsızlığını halen hiçbir ülke resmi olarak tanımıyor.

    Ancak 1994’te Azerbaycan Dağlık Karabağ’ı uzlaşmazlıkta üçüncü taraf olarak tanıdı ve doğrudan müzakerelere başladı.

    Mayıs 1994’te Rusya üzerinden gerçekleşen müzakereler sonucu ulaşılan ateşkes bugün de resmi olarak sürüyor.

  • Bilgen: Yemekten zehirlendik, hastaneye götürülmedik

    Bilgen: Yemekten zehirlendik, hastaneye götürülmedik

    HDP, gözaltındaki Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen’in, tutuldukları emniyette verilen akşam yemeğinden zehirlendiklerini ve hastaneye götürülmediklerini aktardığını duyurdu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi, 25 Eylül’de “Kobanê soruşturması” kapsamında gözaltına alınan partililerin akşam yemeğinden zehirlendiğini ve sağlıkları hakkında bilgi alamadıklarını duyurdu.

    HDP Genel Merkezi sosyal medya hesabından şu paylaşım yapıldı: “Ankara Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tutulan Ayhan Bilgen, avukatlarına akşam yemeğinden zehirlendiklerini, hastaneye götürülmediklerini söyledi. Avukatların Bilgen ile yeniden görüşmesine izin verilmiyor, yöneticilerimizin sağlık durumu ile ilgili bilgi alamıyoruz.”

  • HDP’ye karşı yürütülen siyasi soykırıma Londra’dan tepki

    HDP’ye karşı yürütülen siyasi soykırıma Londra’dan tepki

    AKP-MHP faşist iktidarının HDP’ye yönelik siyasi soykırım operasyonları tüm Avrupa başkentlerinde olduğu gibi, Britanya’da Kuzey Londra’nın Wood Green bölgesinde de protesto edildi. DGB (Demokratik Güç Birliği) ‘nin öncülüğünde düzenlenen eylemde HDP’liler ve dostları bir araya geldi.

    Londra'da HDP eylemi
    Londra’da HDP eylemi

    Eylemde sık sık, “biji berxudane HDP, terörist Erdoğan” sloganları atıldı ve İngilizce olarak hazırlanan HDP’li vekillerin insan haklarına aykırı bir şekilde ve hukuksuzca siyasi soykırıma uğradıklarını anlatan broşürler dağıtıldı. DGB adına eylemde bir basın açıklaması okuyan Abdullah Gürlek “AKP ve Erdoğan rejiminin HDP’li vekillere yönelik başlattığı siyasi soykırım aslında tüm Kürt halkı ve ezilen halklara yönelik bir saldırıdır, hiç bir şekilde kabul edilemez ve tüm Avrupa ülkelerince ağır bir şekilde kınanmalıdır. Yaşadığımız  ülke İngiltere gibi bir ülkede seçilmişlere yönelik böylesi bir saldırının olasılığı bile hayal edilemezken kendi ülkemizde kendi seçtiğimiz vekillerimiz büyük bir siyasi soykırımla karşı karşıyadır. DGB ve tüm ilerici kesimler olarak Türk devleti ve Erdoğan ile AKP’yi bu hukuksuzca hazırladığı siyasi soykırımdan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz.” İfadelerine de yer verdi.

    HDP'ye karşı yürütülen siyasi soykırım protesto edildi
    HDP’ye karşı yürütülen siyasi soykırım protesto edildi

    HDP’nin ve Kürt halkının yaşadığı soykırım sürecinin durmaksızın devam ettiğinin altını çizen katılımcılar, Abdullah Öcalan için başlatılan “Zamanı geldi” hamlesine de destek verdi.

    Telgraf – Yasemin Çelik