Author: ali

  • İngiltere’nin Leicester kenti için karantina gündemde

    İngiltere’nin Leicester kenti için karantina gündemde

    Bilimsel Acil Durumlar Danışma Grubu (SAGE) üyesi Sir Jeremy Farrar, koronavirüsle mücadele önemli mesafe kateden İngiltere’nin halen bıçak sırtında olduğunu, ikinci bir koronavirüs dalgasını durdurmak için yaz aylarında daha temkinli davranılması gerektiğini söyledi.

    BBC’ye konuşan Farrar, 4 Temmuz’dan itibaren yeniden açılacak bar ve restoranların faaliyete başlaması ile birlikte vaka sayısının artabileceğinden duyduüı endişeyi dile getirdi.

    Biyomedikal araştırmalar yapan The Wellcome Trust isimli kuruluşun direktörü olan SAGE üyesi, kış aylarında virüsün ‘çok kötü bir şekilde geri tepebileceği’ ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.

    Bilimsel Acil Durumlar Danışma Grubu (SAGE) üyesi Sir Jeremy Farrar, koronavirüsle mücadelenin bıçak sırtında olduğu uyarısında bulunuyor.

    Leicester kentine bölgesel karantina uygulanabilir

    Yine BBC’ye açıklamalarda bulunan İçişleri  Bakanı Priti Patel, koronavirüs vakalarındaki artıştan sonra bölgesel karantinalar uygulanabileceğini bildirdi. Patel daha önce Sağlık Bakanı tarafından da dile getirilen ihtimalin, Leicester kenti için gündemde olduğuna işaret etti.

    Söz konusu kentte 16 Haziran itibari ile mevcut iki bin 494 vakasının yaklaşık yüzde 25’inin iki hafta içinde kaydedildiğine işaret eden uzmanlar, vaka sayısında dikkat çekici bir artış gözlendiğini belirtiyor.

    Kentin Belediye Başkanı Sir Peter Soulsby ise karantina uygulamasının şimdilik acil bir ihtimal olmadığını söylerken bölge milletvekili Claudia Webbe ise hükümetin bir an önce karantina uygulamasını istedi

  • Sosyal mesafe 2 metrenin altına düşerse virüs riski ne kadar artar?

    Sosyal mesafe 2 metrenin altına düşerse virüs riski ne kadar artar?

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, 4 Temmuz’dan itibaren ülkede 2 metrelik sosyal mesafenin 1 metreye düşürüleceğini açıkladı.

    İngiliz hükümet bir süredir, insanları daha küçük alanlara sığdırmak isteyen konaklama ve eğlence sektörünün baskısı altındaydı.

    Hükümete koronavirüs konusunda danışmanlık yapan bilim kurulu üyelerine göre virüsün bulaşma riski açısından 1 metrelik sosyal mesafe, iki metrelik sosyal mesafeden 2-10 kat arası daha riskli.

    Türkiye’de ise sosyal mesafe 1,5 metre olarak belirlendi.

    Bilim ne diyor?

    En basit haliyle yakınınızda virüs taşıyan biri olması, bulaşma ihtimalini artıyor. Dünya Sağlık Örgütü, en az bir metrelik sosyal mesafe öneriyor.

    Sosyal mesafeyi bir metre olarak belirleyen ülkelerin önemli bir kısmı, insanların maske takmasını da zorunlu kılıyor. Öte yandan ülkelerin kendi içlerinde de farklılıklar olabiliyor:

    *Birleşik Krallık’ta İngiltere 4 Temmuz’da sosyal mesafeyi 1 metreye indirme kararı alırken, İskoçya bir süre daha 2 metre kuralına devam edeceğini açıkladı.

    **Almanya’da genel kural 1,5 metre olsa da bazı eyaletlerde kurallar değişiyor.

    ***İspanya’da genel kural 1,5 metre fakat Katalonya’da açık hava etkinliklerinde herkesin maske takması koşuluyla bu mesafe azaltılabiliyor.

    1 metrede riski azaltmak için ne yapmak lazım?

    İngiltere Bilim Kurulu üyeleri, her binanın kendi koşullarına göre bir değerlendirme yapması gerektiğini söylüyor.

    Riski azaltmak için ilk yapılabilecek şey, 2 metreden daha yakınınızdaki bir kişiyle geçirdiğiniz süreyi azaltmak.

    Maskeler ve plastik vizör veya bölmeler, ağızdan çıkan damlacıkların bulaşmasını engelleyebilir.

    İş yerlerinde vardiyalar değiştirilerek aynı anda binada olan kişi sayısı azaltılabilir.

    Oturma düzeni değiştirilerek yüz yüze oturan insanların sayısı azaltılıp, bulaşma riskinin daha az olacağı şekilde yan yana ve sırt sırta oturan kişilerin sayısı artırılabilir.

    Hava akımı, içeride temiz hava sağlayacak şekilde ayarlanabilir ve mekandaki yüzeyler sıklıkla silinebilir.

    Mesafe nasıl etkiliyor?

    Lancet tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre bulaşım riskini azaltmak için alınacak önlemler arasında en etkilisi kimseye 1 metreden fazla yaklaşmamak olabilir.

    1 metreye kadar yüzde 13 olan ortalama bulaşma oranı, 1 metreyi aşınca yüzde 3’e düşüyor.

    2 metrede yüzde 1,5, 3 metrede ise yüzde 0,75 oluyor.

    Bu alanda ilk araştırmalar ne zaman yapıldı?

    Bu alandaki ilk araştırmalar 1930’larda yapılmıştı.

    Bilim insanları öksürük veya hapşırık ile çıkan damlacıkların ya havada hemen buharlaştığı ya da yere düştüğü sonucuna ulaşmıştı.

    Bu damlacıkların 1-2 metre içinde bir alana düştüğü anlaşıldı.

    Bu nedenle virüsün bulaşma riskini artıracak en büyük etkenlerden biri, üzerinize birinin öksürmesi veya hapşırması.

    Virüs başka nasıl bulaşır?

    Bazı bilim insanları virüsün aerosol denen küçük parçacıklar ile havada daha uzun süre ilerleyebileceği ve bunun bulaşma riskini artırdığını düşünüyor.

    Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) Prof. Lydia Bourouiba, yüksek hızlı kayıt yapan kameralar yardımıyla gerçekleştirdiği araştırma ile, öksürüğün 6 metreye ulaşan küçük parçacıklar saçtığını tespit etti.

    Çin’deki hastanelerde koronavirüs kalıntıları tespit eden bir diğer araştırmada ise güvenli mesafe olarak 4 metre önerildi.

    Öte yandan ABD Salgın Kontrol Merkezi; duman, sis ve spreyler gibi aerosollerin virüsün yayılımına etkisinin henüz net olmadığını söylüyor.

    Tek etken mesafe değil

    Mesafenin yanı sıra geçirilen süre da çok önemli.

    Bilim insanları biriyle altı saniye 1 metre uzaklıktan konuşmanın, bir dakika 2 metre uzaklıktan konuşmaya denk olduğunu söylüyor.

    Öksürük riski daha da artırıyor. Birinin 2 metre yanınızda öksürmesi, 2 metre yanınızdaki bir kişiyle 30 dakika konuşmanın riskine eşdeğer.

    Havalandırmanın önemi

    Kalabalık mekanlarda bulaşma riski artar.

    Hava akımının yönü de önemli. Akımın kaynaklandığı noktada virüs taşıyan biri varsa, akımın bu virüsü diğer insanlara taşıyabilir.

    Dışardan gelecek temiz hava da önemli bir faktör.

    Çin’de dokuz kişinin koronavirüse yakalandığı bir restoranda, klimanın dışardan temiz hava vermek yerine içerdeki havayı dolaşıma sokmasının etkili olduğu düşünülüyor.

    Japon araştırmacılar da kapalı mekanlarda bulaşma riskinin 19 kat fazla olduğu sonucuna vardı.

    Neden bazı soruların yanıtları net değil?

    Koronavirüs ortaya çıkalı yalnızca birkaç ay oldu ve bu sürede bilim insanları onunla ilgili çok şey öğrendi.

    Fakat hâlâ enfekte olmuş kişilerin ne kadar virüs yayabildiğini ve bir kişinin hastalanması için ne miktarda virüs kapması gerektiğini bilmiyoruz.

  • Bazı Covid-19 hastaları neden koku ve tat alma duyularını yitiriyor?

    Bazı Covid-19 hastaları neden koku ve tat alma duyularını yitiriyor?

    İngiltere ve ABD gibi bazı ülkelerde, koku ve tat alma duyularının kaybedilmesi de yeni tür koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığının belirtileri arasında sıralanıyor. Bazı hastalar, bir aydan uzun bir zaman hem tat hem de koku alamadıklarını söylüyordu. Bazılarının ise bu duyularının geri gelmesi daha uzun sürüyor.

    Son dönemde bunun arkasında yatan nedenlerin tespit edilmesi için bazı bilimsel araştırmalar yapılıyor. Yapılan ilk değerlendirmeler, bazı Covid-19 hastalarında görülen bu durumun arkasında doku ya da mukozların şişmesinin yatıyor olabileceğini gösteriyor.

    Reading Üniversitesi’nden tat kimyası uzmanı Doç. Dr. Jane Parker ile Londra Üniversitesi’nden rinolog Dr. Simon Gane’in The Conversation’da yayımladıkları makalede, solunum yollarında mukoz ve doku şişmesi sonucunda, burnun koku almasını sağlayan olfaktör yarığının tıkandığı belirtildi.

    Makalede, Covid-19 hastalarında olfaktör yarığının tıkanması sonucu koku ve tat kaybının yaşanmış olabileceği ifade ediliyor.

    Bu tıkanma sonucunda da aromalar, nöronlara ulaşamıyor ve bu da sorun yaşayan kişinin koku duyusunu kaybetmesine neden oluyor.

    Bu şişkinliğin azalmasının ardından hastalar yeniden koku almaya başlıyor. Bu sorun normal şartlar altında hastalığın geçmesinden bir ya da iki hafta sonra çözülüyor.

    Ancak bağışıklık sisteminin daha agresif mücadele ettiği durumlarda nöronlarda da hasar oluşabiliyor ve bu süre 30 güne kadar çıkıyor.

    Tat ve koku birbiriyle bağlantılı

    Bilim insanları koku ile tat duyularının birbiriyle yakından bağlantılı olduğunu ve koku duyusunun kaybolmasının tat almayı da etkileyebileceğini söylüyor.

    Bununla birlikte Covid-19 hastalarında görülen tat kaybının bundan mı kaynaklandığı yoksa ayrı bir nedeni mi olduğu ise henüz kesin olarak bilinmiyor.

    Virüsün çıkış noktası olan Çin’in Vuhan kentinde Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırılan 200 hasta üzerinde Nisan ayında yapılan bir araştırmada, hastaların yalnızca yüzde 5’inin koku ve tat duygusunu kaybettiğini söylediği belirtiliyor.

    Ancak yine aynı ay içerisinde 50 hasta üzerinde yapılan bir araştırmada ise bu oran yüzde 98’e çıkıyor. Mayıs ayındaki bir araştırmada da hastaların yüzde 53’ü koku alma duyusunu yitirdiğini söyledi.

  • DTK Eşbaşkanı Güven ifadeye çağrıldı

    DTK Eşbaşkanı Güven ifadeye çağrıldı

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’i ifadeye çağırdı.
    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 9 Ekim 2018’de Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yapılan baskında elde edilen bilgi ve belgeler gerekçe gösterilerek, 26 Haziran’da 64 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Söz konusu soruşturma kapsamında yapılan ev baskınlarında 43 kişi gözaltına alındı ve DTK kapısına mühür vuruldu. Gözaltına alınan 16 kişi dün adliyeye sevk edildi ve bunlardan 8’i “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı.
    Halen gözaltındaki 27 kişinin emniyetteki işlemleri sürerken, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldığı öğrenildi. Güven’i ifadeye çağrılma gerekçesi öğrenilemedi.
  • Tecrit kabul edilemez

    Tecrit kabul edilemez

    EREM KANSOY / LONDRA

    İngiltere’de İşçi Partisi Milletvekili Lloyd Russel Moyle ile İngiltere’nin 450 bin üyeli GFTU Sendikası Genel Sekreteri Doug Nicholls, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride son verilmesini istedi.

    Uluslararası komployla Türkiye’ye teslim edilen Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik tecrit 22. yılında devam ediyor. Gazetemize konuşan İşçi Partisi Brighton Milletvekili Lloyd Russel Moyle, Öcalan’a yönelik izolasyona son verilmesi gerektiğini söyledi.

    Milletvekili Moyle, “Sayın Öcalan izole altında olmamalı ve avukatlarıyla görüşebilmeli. Çok sayıda açlık grevi ve yasal hak arayışları sayesinde ancak son yıllarda birkaç görüşme gerçekleşebildi. Bu kabul edilemez” dedi. İzolasyonun zaten kendi başına tasvip edilemez olduğunun altını çizen Moyle, “Bir diyalog sürecinin olması gerekiyor” dedi.

    Ortadoğu barışı için önemli

    450 bin üyesi bulunan Britanya Genel Sendikalar Federasyonu (GFTU) Sendikası Genel Sekreteri Doug Nicholls ise aynı zamanda İngiltere’deki sendikaların oluşturduğu Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın Yönetim Kurulu üyesi.

    “Bu kampanyayı biz sadece Türkiye’de tutsak edilen ve çok kötü şekilde muamele gören bir birey için yapmıyoruz. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü demek tüm Ortadoğu’ya ve bölgeye barışın gelmesi demektir” diyen Nicholls şöyle devam etti: “Kadın erkek eşitliğinin, birlikte çalışmalarının gelişmesi anlamına gelir. İşgal ve istilaların olmadığı, petrol kavgasının olmadığı, tüm Ortadoğu’da barışın gelmesi demektir. Sadece Kürtler için veya Türkiye’deki demokrasi için de değil, bütün bölge adına, Öcalan’ın fikirleri gelecekteki barış tablosunu çiziyor.”

    Kampanyayı daha da büyüteceğiz

    İngiltere’nin en büyük festivallerinden biri olan Durham Madenciler Festivali 2018 yılında Kürt Halk Önderi Öcalan’ın özgürlüğüne adanmıştı. Festivalle katılan yüz binlerce kişi Önder Öcalan’a özgürlük istemişti.

    Doug Nicholls, “Burada 300 bini aşkın katılımcıya ve sosyal medya aracılığıyla yüzbinlere seslenerek Kürtlerin ve Öcalan’ın sesi olmaya çalıştım” dedi. Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın her geçen yıl daha fazla büyüyerek destek aldığını aktaran Nicholls, “Nelson Mandella’nın serbest kalmasına yol açan kampanya kadar büyük bir kampanyaya dönüşmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Türkiye’de politik tutsaklar için koşulların zorluğuna işaret ederek, “Kalpten onlarla dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz” diyen Nicholls şöyle devam etti: “Türkiye’de 300 binden fazla insan tutsak. Siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar tutuklu. Muhalefet partilerine, insan hakları savunucularına, sendikacılara bu kadar karşı duran başka bir ülke aklıma gelmiyor. Dünya’da durumu Türkiye’den daha kötü başka bir yer yok.”

    Tecridin sona ermesi ve PKK’nin ‘terör listesi’nden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Nicholls, “Türkiye üzerinde baskı oluşturulmalı, yaptırımlar uygulanmalı, uluslararası anlaşmalar yapılmamalı. Ta ki Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü tam anlamıyla sağlayana ve bölgede barış görüşmeleri yeniden başlayana kadar” diye konuştu.

     

  • Rakka’da kadınlardan çadır eylemi

    Rakka’da kadınlardan çadır eylemi

    HABER MERKEZİ– Rakka’da kadınlar, 4 gün sürecek çadır eylemi ile Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını protesto edecek.

    Rakka’da kadınlar, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve yaşananlara dikkat çekmek amacıyla  4 gün sürecek çadır eylemi başlattı. Onlarca kadın eyleme büyük destek verdi.

    Eylemde Rakka Kadın Yönetimi tarafından açıklama yapıldı. Hazırlanan açıklama Rakka Kadın Yönetimi Üyesi Buseyna Şêx tarafından okundu. Şêx, amaçlarının kadınlara yönelik saldırıları dünyaya duyurmak olduğunu söyledi. Kadınlara yönelik vahşi saldırıların kınanması gerektiğini ifade eden Şêx, hiçbir saldırının kadının iradesini kıramayacağını vurguladı.

    Yapılan açıklamanın ardından eyleme katılanlar kadınlar da söz aldı. Rakka Sivil Meclisi Üyesi Xod Îsa dünyanın gözü önünde vahşi suçların işlendiğine işaret ederek, kadınlara yönelik saldırıların durdurulmasını istedi.

    Konuşmaların ardından Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın kazanımlarını konu alan tiyatro gösterimi yapıldı.

  • Orhan Doğan kabri başında anıldı

    Orhan Doğan kabri başında anıldı

    ŞIRNAK – Kürt siyasetçi Orhan Doğan, ölümünün 13’üncü yıldönümünde Cizre’deki mezarı başında anıldı.

    Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, 24 Haziran 2007 tarihinde düzenlenen Ehmedê Xanî Kültür Sanat ve Turizm Festivali’nde konuşma yaptığı sırada kalp krizi geçiren ve 29 Haziran sabahı yaşamını yitiren Demokrasi Partisi (DEP) eski Milletvekili Orhan Doğan, ölümünün 13’üncü yıldönümünde Şırnak’ın Cizre ilçesindeki Asri Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anıldı.
    Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Doğan ailesi ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyelerinden sınırlı sayıda kişi anmaya katıldı. HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan çelenk gönderdi.
    HDP İl Eşbaşkanı Sebahattin Deniz, Doğan’ın çok sevildiğini söyleyerek, “Orhan Doğan barış güvercini olarak biliniyordu. Biz onun izinde siyaset yapıyoruz. Onu saygıyla anıyoruz. Kürt ve Kürdistan halkının başı sağ olsun” dedi.
    Anmaya katılanlar Doğan’ın kabrine gül bırakarak, dua okudu.