Category: Dünya

Dünya Haberleri

  • Midilli Adası’ndaki Yunanistan’ın en büyük göçmen kampı yandı

    Midilli Adası’ndaki Yunanistan’ın en büyük göçmen kampı yandı

    Midilli Adası’ndaki Yunanistan’ın en büyük göçmen kampı, Çarşamba gece yarısı bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonucu kül oldu. Binlerce göçmen, koronavirüs vakalarının ortaya çıkması nedeniyle karantina altında olan Moria kampındaki alevlerden kaçmak zorunda kaldı.

    İlk belirlemelere göre yangın nedeniyle hayatını kaybeden ya da yaralanan olmadı, ancak dumandan etkilenenlerin olduğu belirtiliyor. Yangına 25 itfaiyeci ve 10 iftaiye aracıyla müdahale edildi. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, olayla ilgili acil toplantı düzenleme kararı aldı.

    Midilli Adası Vali Yardımcısı Aris Hatzikomninos, kampın “tamamen harap olduğunu” açıkladı. Bir hükümet sözcüsü devlet televizyonu ERT’ye, kundakçılık iddialarının araştırıldığını ve adada olağanüstü hal ilan edileceğini açıkladı.

    ‘Stand by Me Lesvos’ isimli göçmen destek grubu, bazı ada sakinlerinin göçmenlere saldırdığı ve yakınlardaki köye doğru ilerlemelerini durdurmaya çalıştıklarına dair haberler aldıklarını açıkladı.

    Moria’da ne oldu?

    İtfaiye yetkilileri, yangının Salı gece yarısından hemen sonra başladığı kaydetti. Televizyondan yayınlanan görüntüler sabah saatlerinde az sayıda konteyner ve çadırın ayakta kaldığını ve bazı göçmenlerin geride kalan yığınların arasından eşyalarını bulmaya çalıştıklarını gösterdi.

    BBC’ye konuşan ada sakini Thanasis Voulgarakis, kampın neredeyse tamamının yandığını anlattı:

    “Havanın ağarmasıyla birlikte birkaç çadırın ayakta kaldığını görebiliyorum ancak kampın geri kalanı uzaktan görebildiğim kadarıyla tamamen yanmış.”

    Kamp, geçen hafta bir göçmenin Covid-19 hastalığına yakalanmasının ardından karantinaya alınmıştı. Son bilgilere göre kampta 35 koronavirüs vakası vardı. Yunan haber ajansı ANA, yangının yaklaşık 35 göçmenin aileleriyle birlikte karantinaya alınmayı reddetmelerinin ardından çıktığını bildirdi ancak bu iddia henüz doğrulanmış değil. 13 bin göçmenin kaldığı Moria, kapasitesinin dört katı göçmen barındırıyordu.

    Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Midilli proje koordinatörü Marco Sandrone BBC’ye, göçmenlerin kampta yıllardır “insanlık dışı koşullarda” tutulduklarını söyleyerek, “Saatli bomba sonunda patladı” dedi.

    Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, AB’nin Yunanistan’ı desteklemeye hazır olduğunu söyledi. nfoMigrants’a göre, kampta kalanların yüzde 70’ini Afgan göçmenler oluşturuyor.

    Kaynak : BBC

     


     

    İpek Mobilya

  • Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu: SP ve SKM’ye yönelik gözaltı saldırılarını protesto ediyoruz!

    Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu: SP ve SKM’ye yönelik gözaltı saldırılarını protesto ediyoruz!

    Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu bir bildiri yayınlayarak gözaltı ve baskıları kınadılar. “Devrimcilere yapılan her saldırı dünyanın neresinde oluşa olsun, dayanışma karşısında kaybetmeye mahkumdur” diyen AvEG-Kon’un açıklaması şöyle:

     

    “7 Eylül’de HDP’nin de bileşeni olan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Parti Meclisi üyeleri başta olmak üzere, ESP ve SKM üye ve yöneticilerine yönelik göz altı saldırısı başlatıldı. 

    Aynı dosya kapsamında gözaltına alınan sosyalistler İstanbul ve Amed’de sorgu işlemleri için karakola götürüldü. Dosyadaki sınırlılık kararı nedeniyle avukatların yeterli bilgi alamadığı ve müvekkilleri ile görüşemediği soruşturma, faşist AKP-MHP ve Saray rejiminin devrimcilere yönelik sindirme saldırılarından biri olarak hanesine yazıldı. Ancak sosyalistler ve devrimciler baş eğmeyecekler, faşizm karşısında diz çökmeyecekler. Kadınların özgürlüğünden, işçi ve emekçilerin onurlu bir yaşam sürmesinden yana olan, gençlerin geleceksizleştirilmesine ve doğanın talanına karşı, Kürtler başta olmak üzere tüm halklar ve inançlar için özgür bir yaşam için mücadele eden sosyalistler, devrimciler ve antifaşistler mücadelesini büyüterek sürdürecekler! 

    Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu olarak sosyalistlere yapılan bu saldırıya karşı tüm demokratik, antifaşist ve devrimci kamuoyunu ESP ve SKM ile dayanışmaya çağırıyoruz! 

    Devrimcilere ve antifaşistlere yapılan her saldırı dünyanın neresinde olursa olsun, ezilenlerin dayanışması karşısında kaybetmeye mahkumdur! 

    Gözaltına alınan Çiçek Otlu, Mustafa Naci Toper, İlhan Aslan, Volkan Uyar, Selver Orman ve Suruç gazisi İlke Başak Baydar’a özgürlük!”

  • VTID – Viyana Türkiyeli İşçiler Derneği’ne  Irkçı Saldırı

    VTID – Viyana Türkiyeli İşçiler Derneği’ne Irkçı Saldırı

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da geçtiğimiz haziran ayında devrimci, demokrat derneklere ırkçı saldırılar gerçekleşmişti. Avrupa Kadın Platformu’nun Kobanê’de 3 kadının katledilmesini protesto için gerçekleştirdiği eyleme daha sonra da derneklere saldırıya geçen saldırganlar dernek binalarının camlarını ve kapılarını kırmışlardı. Ayrıca görüntü almak isteyen gazetecilere de saldıran kişiler daha sonra görüntülerden tek tek tespit edilmeye başlanmıştı.

    Viyana Türkiyeli İşçiler Derneği'ne saldırı görüntüleri
    Viyana Türkiyeli İşçiler Derneği’ne saldırı görüntüleri

    Dünya Barış Günü de olan 1 Eylül günü Viyana Türkiyeli İşçiler Derneği’ne tekrar ırkçı bir saldırı gerçekleştirildi. Derneğin sosyal medya hesaplarından bir bildiri yayınlanarak, ırkçı saldırı kınandı. Açıklama söyle;

    Viyana Türkiyeli İşçiler Derneği'ne saldırı görüntüleri
    Viyana Türkiyeli İşçiler Derneği’ne saldırı görüntüleri

    “Saat 17:00 civarında dernek lokalinde olduğumuz sırada görmediğimiz ve kimliğini bilmediğimiz (ancak tahmin ettiğimiz) kişiler dernek lokalinin girişinde bulunan informasyon panomuzu ateşe verip kaçmışlardır. Dumanın üst katta hissedilmesinden sonra aşağı indiğimizde Pano ve merdiven ayaklarının tutuştuğunu gördük. Yangın daha büyümeden tarafımızdan söndürüldü. Avusturya içişleri bakanının Haziran ayında Viyana’da yapılan faşist saldırıların faşist Türk devleti ve onların buradaki ajan ve casusları tarafından örgütlendiğinin açıklamasından bir kaç saat sonra derneğimize yapılan bu faşist saldırının da kimler tarafından yapıldığını kestirmek zor değil. Bilinmesi gereken, bu ve buna benzer ırkçı/faşist saldırılara pabuç bırakmayacağımızı demokratik kamuoyunun bilgisine sunuyor ve demokratik güçlerin dayanışmasını bekliyoruz.”

  • ABD polisi bir siyahi yurttaşı daha vurdu

    ABD polisi bir siyahi yurttaşı daha vurdu

    HABER MERKEZİ – ABD’nin Wisconsin eyaletinde kavga eden iki kişiyi ayırmaya çalışan Jacob Blake  adlı siyahi yurttaş, polisin açtığı ateşle yaralandı. Olaya yönelik tepkiler sırasında çıkan olaylar üzerine kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    Amerika Birleşik Devlet’inde polislerin siyahi yurttaşlara dönük uyguladığı orantısız şiddete bir yenisi daha eklendi. Ülkenin Wisconsin eyaletinde, Jacob Blake adlı siyahi bir yurttaş, kendisine arkadan ateş açan bir polisin silahından çıkan kurşunla yaralandı.

    Ağır yaralanan siyahi yurttaş, kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı Yaşam mücadelesi veren Blake için olay sonrası yüzlerce kişi tepkilerini göstermek üzere sokağa çıktı. Ancak polisin protestoculara müdahale etmesi üzerine olayla çıktı. ABD polisi eylemcilere biber gazı ve plastik mermi ile müdahale etti. Protestocular ise Kenosha İlçe Adliyesini ateşe verdi. Protestoların giderek büyümesi üzere kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    TANIKLAR: BLAKE’NİN ELİ BOŞTU

    Görüntülere yansıyanlara göre, Jacob Blake, iki kişi arasındaki kavgayı ayırmaya çalışırken, kendisine yaklaşan polislerce kısa mesafeden vuruldu. Görgü tanıkları ise, Blake’in arabasına doğru hareket ettiği sırada polisin kendisine ateş ettiğini belirtti. Tanıklar ayrıca, Blake’nin elinin boş olduğunu ve üzerinde ise atlet ile tişört olduğunu anlattı.

    EYLEMCİLER: SESSİZ KALMAYACAĞIZ

    Ülkenin Minneapolis kentinde geçtiğimiz 25 Mayıs’ta George Floyd isimli siyahi gencin boğazına basan polislerce nefessiz bırakılarak yaşamını yitirmesi üzerine yüzbinlerce siyahi yurttaş birçok, kentte sokaklara dökülmüş, günlerce tepkilerini göstermişti.

    Flayd’un ölümüyle başlayan ırkçılık karşıtı gösteriler henüz bitmediğini kaydeden protestocular, ABD polisi tarafından öldürülen Jacob Blake, Trayford Pellerin, Breonna Taylor,  George Floyd,  Tony McDale,  Sean Reed, Michael Brownric, Garner,  Trayvon Martin  ve devlet tarafından yaşamı çalınan tüm siyahi hayatlar için adalet istediklerini belirtti.

  • Dünya genelinde koronavirüs nedeniyle 773 bin 95 kişi yaşamını yitirdi

    Dünya genelinde koronavirüs nedeniyle 773 bin 95 kişi yaşamını yitirdi

    Çin’in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edilen kişi sayısı, dünya genelinde 21 milyon 827 bini aştı. Covid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki yeni vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği “Worldometer” internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 773 bin 95 kişi öldü.

    Vaka sayısı 21 milyon 827 bin 459’a çıkarken, virüs saptanan 14 milyon 564 bin 827 kişi sağlığına kavuştu. Dünyada tedavisi süren 6 milyon 489 bin 537 aktif vaka bulunuyor. En fazla vaka ve ölümün olduğu ABD’de 5 milyon 566 bin 632 kişide Kovid-19 tespit edildi, salgın nedeniyle 173 bin 128 kişi hayatını kaybetti.

    ABD’ye ek olarak vaka sayıları 100 bini geçen ülkeler şöyle:

    “Brezilya (3 milyon 340 bin 197), Hindistan (2 milyon 647 bin 663), Rusya (922 bin 853), Güney Afrika (587 bin 345), Peru (535 bin 946), Meksika (522 bin 162), Kolombiya (468 bin 332), Şili (385 bin 946), İspanya (358 bin 843), İran (343 bin 203), İngiltere (318 bin 484), Suudi Arabistan (298 bin 542), Arjantin (294 bin 569), Pakistan (289 bin 215), Bangladeş (276 bin 549), İtalya (253 bin 915), Türkiye (249 bin 309), Almanya (224 bin 997), Fransa (218 bin 536), Irak (176 bin 931), Filipinler (161 bin 253), Endonezya (139 bin 549), Kanada (122 bin 87), Katar (115 bin 80), Kazakistan (103 bin 33), Ekvador (101 bin 542) ve Bolivya (100 bin 344).”

    ABD’nin haricinde ölü sayısı 5 bini geçen ülkeler ise şu şekilde sıralandı:

    “Brezilya (107 bin 879), Meksika (56 bin 757), Hindistan (51 bin 45), İngiltere (41 bin 366), İtalya (35 bin 396), Fransa (30 bin 410), İspanya (28 bin 617), Peru (26 bin 281), İran (19 bin 639), Rusya (15 bin 685), Kolombiya (15 bin 97), Güney Afrika (11 bin 839), Şili (10 bin 452), Belçika (9 bin 939), Almanya (9 bin 290), Kanada (9 bin 26), Pakistan (6 bin 175), Hollanda (6 bin 172), Endonezya (6 bin 150), Ekvador (6 bin 70), Türkiye (5 bin 974), Irak (5 bin 860), İsveç (5 bin 783), Arjantin (5 bin 703) ve Mısır (5 bin 160).”

     


     

    Hala Restuarant

  • Narin Nadirova: Kazakistan Halk Meclisi üyeliğine seçilen Kürt kadın

    Narin Nadirova: Kazakistan Halk Meclisi üyeliğine seçilen Kürt kadın

    Kazakistan, en fazla Kürt nüfusa sahip Orta Asya ülkesidir. 2017 sayımına göre ülkede resmi olarak 44 bin 768 Kürt yaşıyor. Ülkedeki Kürt diasporası ve bazı Kürt kaynakları ise bu rakamın 46 ila 150 bin arasında olduğunu iddia ediyor. Bu ülkeye yerleşen Kürtler 4 ayrı zaman diliminde farklı sebeplerle gelmişlerdir:

    1. 1937-1994 döneminde Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’dan sürülenler ( %60),
    2. 1989’da Özbekistan’ın Fergana Vadisi’nde Ahıska Türkleri ve Özbekler arasında çıkan etnik çatışmadan dolayı bölgeden yaşayan Kürtlerin komşu Kazakistan’a göç etmesi (0-%26),
    3. 1990 ve 2010 yıllarında Kırgızistan’daki Kırgız-Özbek etnik çatışmalarından kaçarak Kazakistan’a sığınanlar (0-%26),
    4. 1989-1994 Dağlık Karabağ savaşında bölgeden Kazakistan’a göç edenler (%10).

    1995’de Kazakistan’daki Kürtler arasında yapılan anket çalışmasına göre, Kürt nüfusun Kazakistan’da en fazla olduğu yerleşim bölgeleri Almatı ( 15 bin) ve Jambıl bölgesidir (15 bin). Kazakistan’daki Kürtler hızlı nüfus artışıyla dikkat çekiyor.

    Independent Türkçe  servisinden Abdulhakim Günaydın Kazakistan Halk Meclisi üyeliğine seçilen Kürt kadın Narin Nadirova’yı yazdı.

    Başta petrol ve doğalgaz olmak üzere zengin doğal kaynaklara sahip Kazakistan, büyük yüz ölçümüne nispeten düşük nüfusu ve Orta Asya ülkeleri arasında gelişen ekonomisiyle öne çıkıyor.

    2018 verilerine göre yaklaşık 18 milyon nüfusunun olduğu ülkede Kazak, Rus, Özbek, Ukraynalı, Uygur, Tatar ve Almanlar gibi yüzden fazla etnik yapı yaşıyor.

    Yüzden fazla etnik yapının yaşadığı ülkede yaklaşık 150 bin Kürt’ün olduğu tahmin ediliyor.

    Son dönemde iş, sanat, ekonomi ve devlet kurumları başta olmak üzere önemli görevlere getirilen Kürtler, başarılarından dolayı birçok ödüle de layık görüldü.

    Başarı dolu bir hayat hikayesi

    Şu ana kadar birçok ödül alan ve Kazakistan Cumhurbaşkanı’na danışmanlık görevi yürüten kuruma seçilen Kürtlerden biri de bankacı ve aktivist Narin Nadirova oldu.

    Ermenistan’da dünyaya gelen Nadirova, evlendikten sonra Kazakistan’a yerleşti.

    20 yıldan fazladır Kazakistan’da bankacılık, finans ve ekonomi alanında faaliyet yürüten Nadirova, 2016’da “Yılın Bankacısı” ödülünü aldı.

    2017’de “Kazakistan Halk Birliği” ödülünü alan Nadirova, 2019’da da “Yılın Kişisi” ödülüne layık görüldü.

    İlk defa bir Kürt kadın meclis üyeliğine seçildi

    Aktivistliğinin yanı sıra Kazakistan ve dünya çapında ofis ve şubeleri bulunan Home Credit Bank’ın CEO’luk görevini yürüten Nadirova, önceki gün Kazakistan Halk Meclisi üyeliğine seçildi.

    Nadirova’nın seçilmesiyle 394 üyesi bulunan ve başkanlığını Nursultan Nazarbayev’in yaptığı mecliste ilk defa bir Kürt kadın yer aldı.

    Tüm üyelerinin seçilerek görev yaptığı meclis başkan yardımcılığı görevini her yıl dönüşümlü olarak ülkede yaşayan etnik yapılardan biri yapıyor.

    Eski Sovyetler Birliği Kürt Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kinyaze İbrahim Mirzoyev de geçen yıllarda meclisin başkan yardımcılığı görevini yapmıştı.

    Nadirova ve Mirzoyev dışında mecliste Ezime Şemo ve Vekil Nabiyev isminde iki Kürt üye daha bulunuyor.

    “Bu görev benim için onur verici”

    Kazakistan Halk Meclisi üyeliğine seçilmesini Independent Türkçe’ye değerlendiren Narin Nadirova, yeni göreve seçilmesinden ötürü çok mutlu olduğunu söyledi.

    Yeni görevi ile omuzlarındaki yükün daha da ağırlaştığını belirten Nadirova, “Bundan şikayetçi değilim, aksine şeref duyuyorum. Kürtler adına mecliste olmak benim için onur verici ve sevindiricidir. Yeni görevim ile Kazakistan’da yaşayan Kürt ve diğer etnik gruplara daha fazla hizmet edeceğime inanıyorum” diye konuştu.

    Etnik yapıların mecliste dil, kültür ve sanat gibi problemlerini dile getirebildiğini kaydeden Nadirova, Kürtler olarak değerlerini korumak için sağlanan her imkanı kullanacaklarını söyledi.

    “Nadirova görevlerin en iyisine layıktır”

    Eski Sovyetler Birliği Kürt Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kinyaze İbrahim Mirzoyev, Nadirova için, “ O görevlerin en iyisine layıktır” dedi.

    Mirzoyev, “Narin’in seçilmesi Kazakistan Halk Meclisi’ndeki çalışmalarımızı daha iyi bir seviyeye taşıyacak. İş yükümüzü hafifleteceği gibi daha iyi hizmetler yapmamıza vesile olacak” ifadelerini kullandı.

    Kazakistan Halk Meclisi’ni görevi

    Bir diğer ismi de Kazakistan Halk Asamblesi olan Kazakistan Halk Meclisi, doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na danışmanlık yapan bir kurum.

    Kurum, dönemin Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in talimatı ile 1 Mart 1995’te kuruldu.

    Başkanlığını Nazarbayev’in yaptığı meclisin kuruluş günü olan 1 Mart (Şükran Günü) 2016’dan beri resmi tatil ve çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

    Sivil ve devlete bağlı kurumlarca büyük bir değer atfedilen mecliste Kazakistan’da yaşayan etnik yapılar nüfusları oranınca temsil ediliyor.

    Kurumun en önemli işlevlerinden biri de ülkede yaşayan etnik yapıların dil, kültür, gelenek ve göreneklerini yaşamada karşılaştığını problemlerinin çözümüne yardımcı olmak.

    Kaynak: Independent Türkçe 

  • Beyrut’taki şiddetli patlamaya yol açan amonyum nitrat nedir?

    Beyrut’taki şiddetli patlamaya yol açan amonyum nitrat nedir?

    Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta en az 100 kişinin ölümüne sebep olan büyük patlamanın kaynağının bir depoda tutulan 2 bin 750 ton amonyum nitratın olduğu tahmin ediliyor. Amonyum nitratın dünya genelinde yaygın kullanımı gübre amaçlı, ayrıca madencilik ve soğutma amaçlı paketlerin üretiminde de kullanılıyor. Aslında amonyum nitrat normal şartlarda zararsız bir şekilde çözünebilen bir kimyasal bileşik. Fakat tarım alanında bitkiler için önemli bir besin kaynağı olan bu maddenin, depolama ve kullanım yöntemlerine dikkat edilmediğinde büyük felaketlere yol açabiliyor.

    Amonyum nitrat nasıl patlayıcı madde oluyor?

    Amonyum nitratlar, çiftçilerin büyük torbalarda veya toplu olarak satın aldığı amonitrat adı verilen gübrelerden oluşuyor. Bu madde yanıcı değil, oksitleyicilerdir veya yakıcı madde, yani zaten yanmakta olan başka bir maddenin yanmasını sürdürüyor. Rhode Island Üniversitesi’nde kimya profesörü olan Jimmie Oxley, amonyum nitratı yakmanın çok zor olduğunu ifade ediyor: “Amonyum nitratı patlatmak hiç kolay değildir, patlama sadece uyumsuz bir madde ile karışımda veya yoğun bir ısı kaynağı ile mümkündür”. Amonyum nitrat yakıt benzeri yanıcı bir malzemeyle birleştirildiğinde, açığa çıkan enerji neredeyse üç kat artar. Patlamadan gelen yoğun sıcaklık, gazların hızla genişlemesine neden olur ve yollarındaki çoğu cismi yok eden şok dalgaları üretiyor.

    Tarihte amonyum nitrat kaynaklı birçok patlama meydana geldi

    Kayıtlara geçen amonyum nitrat kaynaklı ilk patlamalardan biri 1916’da İngiltere’de bir barut fabrikasında meydana geldi. O dönemin açıklamalarına göre yaklaşık 700 ton amonyum nitrat ve 25 ton TNT’nin yol açtığı patlama sonucu 15 işçi hayatını kaybetmişti. ABD tarihinde “Teksas Felaketi”, bilinen en büyük sanayi kazalarından biri. 16 Nisan 1947’de Teksas limanında yükleme yapılan Fransız bandralı SS Grandcamp adlı kargo gemisinin güvertesinde çıkan yangın sonucu gemide bulunan 2 bin 300 ton amonyum nitrat patlamış, patlama zincirleme olarak limandaki diğer gemilere ve petrol depolarına sıçrayarak kazada 581 kişi yaşamını yitirmiş ve 8 bine yakın kişi de yaralanmıştı. Bu faciadan sadece 3 ay sonra, bu kez Fransa’nın Brest limanında Norveç bandıralı Ocean Liberty kargo gemisinde benzer nedenlerle yaşanan patlama 29 cana mal oldu.

     

    Yakın tarihte de birçok kaza yaşandı

    Bu kazaların ardından amonyum nitratın depolanması ve kullanımına ilişkin uluslararası düzeyde denetimler getirildi. Ancak vakalar azalsa da günümüzde halen patlamalar oluyor. 2001 yılında Fransa’nın Toulouse kentinde bir gübre fabrikasında yaşanan patlama ile amonyum nitrat yeniden gündeme geldi. Olayda 31 kişi hayatını kaybetmiş, 2 bin fazla kişi yaralanmıştı. Nisan 2013’de ABD’nin Teksas eyaletinde bir gübre fabrikasında meydana gelen ve 15 kişinin ölümüne yol açan patlamanın nedeni de nitrat amonyum idi. Waco yakınlarındaki West kasabasında yaşanan patlamada onlarca bina hasar görmüş 160’tan fazla kişi yaralanmıştı. 2015’te Çin’in Tianjin limanında bir nitroselüloz deposunda başlayan yangının 800 ton amonyum nitratın depolandığı noktaya ulaşması ile felaket kaçınılmaz olmuş ve 173 kişi yaşamını yitirmişti.