Category: Haber

  • Ukrayna’da orman yangını: 6 ölü, 9 yaralı

    Ukrayna’da orman yangını: 6 ölü, 9 yaralı

    Ukrayna’nın doğusundaki Lugansk şehrinde çıkan orman yangınında 6 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı.

    Ukrayna Devlet Acil Durumlar Servisi’nden yapılan açıklamaya göre, Ukrayna’nın Lugansk iline bağlı Novoaydar kırsalında dün yerel saatle 13.00 civarında çıkan orman yangını, şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Son belirlemelere göre yangın nedeniyle 6 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi de yaralandı. Ayrıca 110 ev hasar gördü.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yangının bir an önce söndürülmesi için hükümet yetkilileri ile olağanüstü toplantıda bir araya geldi.

  • Day-Mer Festivali Koronaya Rağmen Gerçekleştirildi

    Day-Mer Festivali Koronaya Rağmen Gerçekleştirildi

    İlki, Türkiye’den İngiltere’ye göçün yoğun olarak yaşandığı 1990 yılında gerçekleştirilen Day-Mer Kültür ve Sanat Festivali’nin 31.si korona günlerine denk geldi. Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi Day-Mer, hazırlıklarını Kasım ayında başlattığı 31. Kültür ve Sanat Festivali’ni iptal etmek yerine, online olarak gerçekleştirdi. Önceki yıllarda düzenlenen festivalleri aratmayan zengin bir programla oluşturulan 31. Kültür ve Sanat Festivali 5 Temmuz Pazar günü yapılan final etkinliği ile sona erdi.

    30 yıllık arşiv online festival için tarandı

    Her yıl Temmuzun ilk Pazarı, Hackney sınırları içerisindeki Clissold Park’ın ev sahipliği yaptığı Park Şenliği bu yıl online olarak gerçekleştirildi. Day-Mer’in Facebook sayfasından öğleden sonra başlayan canlı yayın yaklaşık sekiz saat boyunca devam etti. Park Şenliği’nin 30 yıllık arşivinden her yıl için derlenen görüntülerle oluşturulan programda, İngiltere’nin en mücadeleci sendikaları ve kampanya gruplarının temsilcileri, gönderdikleri görüntülü mesajlar ile yer aldı. Başta birçok Avrupa ülkesi olmak üzere Türkiye’nin yanı sıra ABD’den de canlı bağlantılarla konukların alındığı festival, her yıl olduğu gibi, yılın en yakıcı sorunlarının dile getirildiği, dayanışma ve mücadele çağrılarının yapıldığı bir platform oldu.

    Sahne programını 30 yıl boyunca Türkiye, Avrupa ve İngiltere’den festivale katılan sanatçı ve grupların oluşturduğu 31. Kültür ve Sanat Festivali’nde, aralarında; Kazım Koyuncu, Selda Bağcan, Moğollar, Şıvan Perwer, Kardeş Türküler, Yeni Türkü, Şevval Sam, Aynur Doğan, Metin Kemal Kahraman ve Sabahat Akkiraz’ın da yer aldığı 60 yakın sanatçı ve grubun arşiv görüntülerine yer verildi.

    Covid-19 salgınından kaynaklı kısıtlamalardan dolayı online olarak düzenlenen 31. Kültür ve Sanat Festivali konseptini arşiv görüntülerinin paylaşılması olarak belirleyen Day-Mer, paneller dışındaki tüm etkinliklerinde arşiv görüntülerini paylaşıma açtı. Türk, Kürt ve Kıbrıslı Türklerin son 30 yıllık göçmenlik serüvenine, Londra’da kültür ve sanat alanında yapılan çalışmalara ışık tutan arşiv görüntüleri izleyenlerin anılarını tazeledi. Her bir festivalin sunusunun Londra’nın ayrı bir noktasından geçmişte festivali sunanlar tarafından yapıldığı programın gerçekleştirilebilmesi için onlarca gönüllü görev aldı. Sunumlarda, her yılın öne çıkan gelişmeleri ve festivalin işlediği temalara özellikle vurgu yapıldı.

    Türkiye’den Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan’ın canlı olarak bağlandığı online festivale İşçi Partisi Eski Lideri Jeremy Corbyn de görüntülü bir mesaj gönderdi. Gürkan, kapitalist düzenin dünya halkları için yıkıcı sonuçlarına ve sosyalizm özleminin salgınla birlikte bir kez daha canlandığına vurgu yaptı. Salgın süreci ve sonrasında Türkiye’de işçi ve emekçileri ilgilendiren gelişmelere dair de bilgilendirme yapan Gürkan, ırkçılığa karşı mücadele ile işçi sınıfının mücadelesi arasındaki ilişkiyi şu ifadelerle dile getirdi. “Hepimiz ABD’de Floyd’un alamadığı soluğu olmak zorundayız, işte o soluğu aldığımızda dünya halkları için, dünya işçi sınıfı ve emekçileri için kurtuluşun yolunu açmış olacağız.” Cobyn ise mesajında, başta Türkler, Kürtler ve Ermeniler olmak üzere göçmenlerin korona krizi döneminde yaptıkları örnek çalışmalara vurgu yaptı.

    Day-Mer’in yıl boyunca mücadele ve eylem alanlarında yan yana geldiği, İngiltere Sendikalar Konfederasyonu TUC’nin yanı sıra RMT, UNITE, PCS ve NEU sendikaları, Silahlanma Karşıtı Kampanya, Halklar Meclisi, Savaş Karşıtı Koalisyon, Ulusal İşyeri Temsilciler Ağı, Irkçılığa Karşı Ayağa Kalk Kampanyası, Türkiye Halkları ile Dayanışma Kampanyası içerisinde yer alan Barones Christine Blower, İşçi Partisi Edmonton Milletvekili Kate Osamor ve Hackney Belediye Başkanı gönderdikleri görüntülü mesajlarda Day-Mer’in ırkçılığa ve İngiltere işçi sınıfının hak alma mücadelesinde tuttuğu yere dikkat çektiler. Londra’da faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri de, program boyunca yapılan canlı  bağlantılarla festivale dair duygu ve düşüncelerini ifade ettiler. Almanya ve Avusturya’dan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu DİDF temsilcileri, Evrensel Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ve Amerika Muhabiri Ekim Kılıç ile de canlı bağlantılar gerçekleştirildi.

    18 Haziran’da resepsiyon ile başlayan Day-Mer 31. Kültür ve Sanat Festivali kapsamında, “Irkçılığa Karşı Mücadele”,  “Pandemi ve Kapitalizm” ve “Sivas Katliamını Unutmayacağız” başlıklı üç panel, fotoğraf sergisi, üç ayrı tiyatro gösterimi, Çocuk Şenliği ve Gençlik Şenliği gerçekleştirildi. Festival her yıl olduğu gibi Temmuz’un ilk Pazarı gerçekleştirilen Park Şenliği ile sona erdi.

     

  • Demirtaş’tan mesaj: Halkın gücü görünür kılınmalı

    Demirtaş’tan mesaj: Halkın gücü görünür kılınmalı

    HDP’nin 81 il ve tüm ilçelerde forumlar, paneller, konferanslar düzenlemesi çağrısında bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye’nin geleceğini halkla konuşarak netleştirmeli ve halkın gücünü görünür kılmalıdır” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, resmi Twitter hesabı üzerinden paylaşımda bulundu.

    Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Demirtaş, demokrasi için parlamento içinden ve dışından etkili bir mücadele yürütmenin şart olduğuna dikkat çekti.

    Demirtaş’ın paylaşımları şöyle:

    “ * Demokrasi için parlamento içinden ve dışından etkili bir mücadele yürütmek elbette şarttır. Bunu yaparken Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-muhafazakar ayrımı olmaksızın yan yana durmaktan, yan yana görünmekten imtina etmemeliyiz.

    * Türkiye hepimizindir. Hepimiz birlikte Türkiye’yiz. O halde, birlikte yönetebilme ve geleceği birlikte inşa edebilme erdemini ortaya koymak zorundayız.

    * Sırf AKP karşıtlığı üzerinden gelecek inşa edilemez. Artık AKP’yi değil, geleceği konuşmanın zamanıdır. AKP ilk seçimde kaybedecektir. Ancak bu sırada, demokrasi ilkeleri etrafında topluma güven veren güçlü bir alternatifini ortaya çıkarmak, muhalefetin tarihi sorumluluğudur.

    HERKES HALKLA BULUŞMALI

    * Muhalefet artık kendini yakın geleceğin iktidarı olarak görmeli ve bu ciddiyetle, çözüm önerilerini ortaklaştırarak halkla doğrudan buluşmalıdır. Sadece partiler değil; medya, akademi, entelektüel camia ve sivil toplum kuruluşları halkla buluşma etkinlikleri düzenlemelidir.

    * HDP şimdi bunu yapıyor. Ancak bu yetmez. 81 il ve tüm ilçelerde forumlar, paneller, konferanslar, çalıştaylarla tüm muhalefet aynı etkinliklerde buluşabilmeli, Türkiye’nin geleceğini halkla konuşarak netleştirmeli ve halkın gücünü görünür kılmalıdır.

    HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ

    * Ve tüm partiler şimdiden sahada seçim hazırlığına (seçim güvenliğini de sağlayacak şekilde) başlamalıdır. Önümüzdeki seçim, Türkiye siyasi tarihinin en önemli ve en muhteşem seçimi olacaktır. Bu seçimle, demokrasiyi yeniden ve gerçek anlamda inşa etme fırsatı doğacaktır.

    * Dolayısıyla hem umutlu olun hem dirençli; hem kaygılı olun hem de cesur. Az kaldı. İyiler kazanacak, hep birlikte kazanacağız.”

  • 33 düş yolcusu anısına fidan diktiler

    33 düş yolcusu anısına fidan diktiler

    ANKARA – Gençlik örgütleri, Suruç Katliamı’nın 5’inci yıldönümünde katliamda yaşamının yitiren 33 düş yolcusu anısına fidan dikerek, “Bu fidan mücadelemizin temsilidir.  Hesap sormaya devam edeceğiz” dedi.

    Ankara’daki Gençlik Örgütleri, Kavaklı İnisiyatifi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri, 20 Temmuz Suruç Katliamı’nın 5’inci yıldönümü nedeniyle ODTÜ kampüs içerisinde yer alan Kavaklık bölgesine, katliamda yaşamını yitiren 33 düş yolcusu anısına fidan dikti.

    Fidan dikiminden sonra yapılan kısa açıklamada, “Beş sene önce, İŞİD çeteleri tarafından katledilen 33 düş yolcusunu anmak için bugün Kavaklık’a fidan diktik. Bu fidan mücadelemizin temsilidir. Biz bu çeteleri barındıranları, bekleyenleri çok iyi biliyoruz, hesap sormaya devam edeceğiz” denildi.

    Açıklamanın ardından 20 Temmuz saat 18.00’de Güvenpark’ta yapılacak olan Suruç anmasına çağrı yapıldı.

  • Avusturya Başbakanı Kurz: Türkiye huzursuzluk tohumları ekiyor

    Avusturya Başbakanı Kurz: Türkiye huzursuzluk tohumları ekiyor

    Avusturya ve Türkiye arasında geçen hafta Viyana’da yaşanan şiddet olaylarının ardından başlayan gerginlik devam ediyor. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, AKP yönetimini ülkesinde huzursuzluk tohumları ekmekle suçlayarak, Türkiye’deki sorunların Avusturya’ya ihraç edilmesine izin vermeyeceklerini söyledi

    Avusturya’nın etnik grupların arasındaki çatışmaları önlemek için kısıtlayıcı göç politikaları izlemeye devam etmesi gerektiğini belirten Kurz, “Mesajım net, Türkiye’den Avusturya ya da Almanya’da yaşayan insanlara yönelik herhangi bir müdahale olmamalı. Biz Avusturya’daki sorunlarımızı kendimiz çözeriz” dedi.

    Kurz, AKP yönetimini ülkesinde huzursuzluk tohumları ekmekle suçladı ve Türkiye’deki sorunların Avusturya’ya ihraç edilmesine izin verilmeyeceğini söyledi.

    ‘ENTEGRASYON BAŞARISIZ OLDU’

    Viyana’daki olayların başarısız entegrasyon politikasının bir sonucu olduğuna inandığını ifade eden Kurz, entegrasyon sorununun sadece Türkçe konuşulan, Türkçe’nin kullanıldığı kuruluşlarda zaman geçiren ve Türk mağazalarında alışveriş yapan yoğun Türk kökenli nüfusun varlığından kaynaklandığını savundu. Kurz şu ifadeleri kullandı:

    “Daha birkaç yıl önce Viyana’da insanların neredeyse kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmedikleri semtlerin olduğunu söylemiştim. O zamanlar bu nedenle çok eleştirilmiştim. Sanırım Favoriten bölgesinin sakinleri neyi kastettiğimi anlıyorlardır, zira orada birçok kişi bu tür olaylar yaşanırken kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmiyor. Ben, gelişmelerin böylesine karşı kararlı eylemleri destekliyorum.”

    Avusturya merkezli Kurier gazetesinin aktardığına göre Sebastian Kurz ayrıca Avusturya’da sokak çatışmalarına girmek isteyenlere bunu Türkiye’de yapmalarını önerdi.

    NE OLMUŞTU?

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da geçen hafta Türk milliyetçisi olan aşırı sağcı gruplarla Kürt ve solcu gruplar arasında çıkan şiddet dozu yüksek bir kavga çıkmıştı.

    Olayların nedeni ise Kürtlerin ve sol görüşlü grupların düzenlediği bir gösteriye aşırı sağcı Türk milliyetçisi grupların saldırı düzenlemesiydi.

  • İspanya’daki araştırma ‘sürü bağışıklığı’ tezini boşa düşürdü

    İspanya’daki araştırma ‘sürü bağışıklığı’ tezini boşa düşürdü

    İspanya’da yapılan bir koronavirüs araştırması, ‘sürü bağışıklığı’ tezini boşa düşürdü. Koronavirüse bağışıklık kazananları tespit etmek amacıyla yürütülen araştırmada, nüfusun sadece yüzde 5,2’sinin antikor ürettiği saptandı.

    Dünyada 2020 yılının bir numaralı gündem maddesi olan koronavirüs konusunda İspanya’da önemli bir çalışmaya imza atıldı.

    Söz konusu araştırma, koronavirüsle mücadelede ‘sürü bağışıklığı’ tezini savunanları hayal kırıklığına uğrattı.

    Reuters haber ajansının tıp dergisi Lancet’ten yaptığı aktarıma göre, İspanya’da koronavirüse bağışıklık kazananmış olanları tespit etmek amacıyla yürütülen bir araştırmada, nüfusun yalnızca yüzde 5,2’sinin antikor geliştirdiği saptandı.

    Bu araştırma, yerkürede salgından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan İspanya’da, nüfusun büyük bölümünün Covid-19’a karşı bağışıklık geliştirmediğini, bir başka deyişle ‘sürü bağışıklığı’ tezinin geçersizliğini ortaya koyuyor.

    Avrupa Hastalık Kontrolü Merkezi, 61 binden fazla katılımcıyla yapılan bu araştırmanın, koronavirüsle ilgili seroloji (belirli bir mikroorganizmaya karşı üretilmiş antikorların varlığını saptayan bir tıbbi kan testi) alanına dair Avrupa’da yapılan en büyük araştırma olduğunu belirtti.

    BBC Türkçe’nin aktardığına göre, araştırma ekibinin başında yer alan İspanya Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi yöneticisi Marina Pollan, CNN’e yaptığı açıklamada, “Bazı uzmanlar nüfusun yüzde 60’ında antikor tespit edildiğinde sürü bağışıklığının oluşmuş olacağını belirtse de o rakamın çok uzağındayız” ifadelerini kullandı.

    Worldometers sitesinin verilerine göre, İspanya’da şu ana dek 298 bin 869 vaka tespit edilirken 28 bin 388 de can kaybı meydana geldi.

    İSVEÇ ÖRNEĞİ

    ‘Sürü bağışıklığı’ denince ilk akla gelen ülkelerden biri İsveç. Ülke, koronavirüs sürecinin başından bu yana, sokağa çıkma kısıtlaması gibi uygulamalara başvurmayarak adı konulmamış bir sürü bağışıklığı stratejisi uyguladı.

    Ancak açıklanan veriler, İsveç’i koronavirüsle mücadelede en başarılı ülkelerden biri yapmıyor. Nüfusu yaklaşık 10 milyon 300 bin kişi olan İsveç’te, diğer İskandinav ülkelerine göre daha yüksek ölüm oranları kaydedildi.

    Dahası, dünyada 1 milyon kişiye düşen ölüm sayısında İsviçre 7’nci sırada yer alıyor. İsveç önündeki 6 ülke ise San Marino, Belçika, Andorra, İngiltere, İspanya ve İtalya.

    İsveç, toplamda 5 bin 443 ölümle, dünyada bu alanda 17’nci sırada yer alıyor. Ülkede şu ana dek tespit edilen vaka sayısı ise 73 bini aşmış durumda.

    Geçtiğimiz günlerde, İsveç’te hükümetin koronavirüsle mücadele stratejisini gözden geçirmeye karar verdiği basına yansımıştı. Bu kapsamda hükümet, İsveç Savunma Araştırmaları Ajansı’nı (FOI) alınan tedbirlerin analizi için görevlendirdi.

    İNGİLİZ PROFESÖR: BAĞIŞIKLIK UZUN SÜRMEYEBİLİR

    Bu arada İngiltere’deki Imperial College London’da görev yapan immünoloji profesörü Danny Altmann, koronavirüse karşı kazanılan bağışıklığın, beklendiği kadar etkili olamayabileceğine dönük bir yorumda bulundu.

    CNBC’ye konuşan profesör Altmann, “Bağışıklık oldukça kırılgan gözüküyor. Bazılarında bulunan antikorlar birkaç içerisinde yok olacakmış gibi duruyor. Bu sırtınızı dayayacağınız bir şey değil” ifadelerini kullandı. Altmann, koronavirüs enfeksiyonlarının olduğu kasaba ve şehirlerde nüfusun sadece yüzde 10 ila yüzde15′inin bağışıklık kazanacağını söyledi.

    İkinci dalga halinde ilk dalgada Covid-19’a yakalananların da risk altında olabileceğine dikkat çeken Altmann, durumun “çok, çok korkutucu” olduğu konusunda uyarı yaptı.

  • Rojbin Çetin tutuklandı

    Rojbin Çetin tutuklandı

    MARDİN – Gözaltına alınırken polisin köpekli ve fiziki işkencesine maruz bırakılan HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu üyesi Sevil Rojbin Çetin tutuklandı.
    Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 26 Haziran’da Diyarbakır’daki evine yapılan baskında, polisin köpekli ve fiziki işkencesine maruz bırakılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu ve Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Sevil Rojbin Çetin, savcılık işlemlerinin ardından tutuklanma istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
    Çetin, hakimlik tarafından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı.