Category: Haber

  • Demirtaş’ın tahliye talebi reddedildi

    Demirtaş’ın tahliye talebi reddedildi

    AYM’nin verdiği ihlal kararı ardından Demirtaş’ın tahliyesi için yapılan başvuru, delil durumunda değişiklik olmadığı gerekçesiyle reddedildi.

    Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararı ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ne tahliye talebi bulundu. Avukatların yaptığı başvuruyu değerlendiren mahkeme, Demirtaş’ın tutuklanmasından bu yana mevcut delil durumunda bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle tahliye talebini reddetti.

    SAVCILIK SORUŞTURMASI

    Mahkeme, AYM’nin ihlal kararı verdiği Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya konu suç ve fiiller ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Demirtaş hakkında yürüttüğü soruşturmadaki fiil ve suçların tamamen ayrı olduğunu kaydetti.  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında suçlara işaret eden mahkeme,  “Şüphelinin bu suçları PKK Silahlı Terör Örgütünün sözde talimatları doğrultusunda işlettirdiği, bilerek ve isteyerek işlettirdiği, şüphelinin baştan beri örgütün sözde yöneticileri fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduğu ve birlikte hareket ettiğine dair soruşturma dosyasında tespitler yapıldığı ve bu yönde kuvvetli delil ve emarelerin mevcut olduğu” savunuldu.

    SAVCI TAHLİYE TALEBİNİN REDDİNİ İSTEDİ

    Mahkeme savcılığın tahliye talebine ilişkin mütalaasında, kuvvetli suç şüphesi,  suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklamaya konu suçlara dair cezanın üst sınırı ve tutuklama koşullarının değişmediği gerekçesiyle tahliye talebinin reddi ile CMK 100 ve maddeleri gereğince tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ettiğine yer verdi.

    MAHKEME: DELİL DURUMUNDA DEĞİŞİKLİK YOK

    Savcılığın tutukluluk yönünde karar verilmesine dair mütalaasına uyan mahkeme, Demirtaş’a atılı suçun niteliği, soruşturmanın kapsamı, CMK’nın 100 maddesi içeriğine, tutuklama tarihine göre ve tutuklama tarihinden bu yana mevcut delil durumunda şüpheli lehine bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle tahliye talebinin reddine ve Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    Demirtaş’ın avukatlarının verilen karara itiraz edeceği öğrenildi.

  • Düzgün Baba’daki yazılama Meclis’e taşındı

    Düzgün Baba’daki yazılama Meclis’e taşındı

    DERSİM – Nazımiye ilçesindeki Düzgün Baba Ziyaretgahı’nın kayalığına yapılan “üç hilal ve MHP” yazılaması Meclis gündemine taşındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü, Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgâhı’nda, kayalığa “üç hilal ve MHP” yazılama yapılmasına ilişkin Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle verilen önergede, yazılamanın 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde gerçekleştiği hatırlatıldı. Önlü, “Türkiye’de yıllardır sistematik olarak Alevilerin evlerinin işaretlendi, ibadet yerlerine saldırılar yapıldı. Saldırıyı gerçekleştirenler bir an önce yargı karşına çıkarılmalıdır” dedi.

    Önlü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    “* Dersim’in Nazmiye ilçesindeki Düzgün Baba Ziyaretgâhına yönelik gerçekleştirilen bu ırkçı saldırı hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamış ise gerekçesi nedir?

    * Olayın yaşandığı gün Dersim’in Nazmiye ilçesinde veya Düzgün Baba Ziyaretgâhı çevresinde 58 plakalı bir araç görülmüş müdür?

    * Sivas Katliamının yıl dönümü haftasında gerçekleştirilen bu ırkçı saldırıyla ne amaçlanmaktadır? Sivas Katliamı yıl dönümünde bu saldırın gerçekleşmesi saldırının planlı ve organize gerçekleştiğinin bir göstergesi değil midir?

    * İçişleri Bakanlığı yaptığınız süre içerisinde Alevi inancı ve öğretisine yönelik kaç saldırı gerçekleşmiştir? Bu saldırılara ilişkin kaç soruşturma başlatılmış ve sonuçlandırılmıştır?

    * İçişleri Bakanı olduğunuz süre zarfında Alevilerin evlerine, ibadethanelerine ve inançlarına yönelik yapılan saldırılar nedeniyle kaç kişi gözaltına alınmıştır? Gözaltına alınanlar hakkında ne tür işlemler yapılmıştır?”

  • Elarslan soruşturmasının kapatılmasına tepki

    Elarslan soruşturmasının kapatılmasına tepki

    Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi ile Çocuk Hakları Uluslararası Ağı Yönetim Kurulu üyesi Adem Arkadaş Thibert, 13 yaşında öldürülen Fatma Elarslan soruşturma dosyasının “örgüt üyesi” gerekçesiyle kapatılmasına tepki gösterdi.
    Şırnak’ın İdil ilçesinde 16 Şubat 2016’da uygulanan sokağa çıkma yasağı devam ettiği sırada kendisinden haber alınamayan ve 7 Mart 2016’da cansız bedenine ulaşılan 13 yaşındaki Fatma Elarslan’ın soruşturma dosyasının “örgüt üyeliği” gerekçesiyle kapatılması tepkilere neden oldu.  Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi ile Çocuk Hakları Uluslararası Ağı Yönetim Kurulu üyesi Adem Arkadaş Thibert, soruşturmanın kapatılmasına ilişkin açıklama yaptı.
    ‘FAİLLER BULUNMALI’
    Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi açıklamasında, 13 yaşında bir çocuğun “örgüt üyesi” sayılmasını ve öldürülmesinin “hukuka uygun” görülmesinin kabul edilemeyeceği belirtildi. Açıklamada, “Hukuk düzeninde yaşam hakkının istisnası bulunmamaktadır ve devletler şartlar ne olursa olsun yaşam hakkını korumakla yükümlüdür. Buna rağmen faili koruyan cezasızlık politikası pratikte yaygın bir hale getirilmiş ve yaşam hakkı ihlallerinin önü açılmıştır. Çocukları öldüren faillerin cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmiyoruz. Fatma’nın failleri derhal bulunmalı ve cezalandırılmalıdır” denildi.
    ‘ÇOCUKLAR SUÇLANAMAZ’
    Çocuk Hakları Uluslararası Ağı Yönetim Kurulu üyesi Adem Arkadaş Thibert ise, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Terörle mücadele yasası çocuk cinayetinde kullanılamaz, yetişkinlerin derneklerine üye olma hakkı olmayan çocuklar terör örgütüne üyelikle suçlanamaz. Yargı sistemi terörle mücadelede insan haklarına saygılı olmakla yükümlü. Yasalar adaletsizlik için kullanılmaz…” ifadelerini kullandı.
  • Fransa’da “maskesizleri otobüse almayı reddettiği için” saldırıya uğrayan şoförün beyin ölümü gerçekleşti

    Fransa’da “maskesizleri otobüse almayı reddettiği için” saldırıya uğrayan şoförün beyin ölümü gerçekleşti

    Fransa’da pazar gecesi aracına binmeye çalışan yolculara maske takmalarını söyledikten sonra saldırıya uğrayan otobüs şoförünün beyin ölümünün gerçekleştiği açıklandı.

    AFP’nin bir polis kaynağından aktardığına göre Bayonne’daki şoför, maske takmayan ve biletleri olmayan grubu otobüse almayı reddetti. Otobüse alınmayan kişilerin şoförü yumrukladığı belirtildi.

    Pazar akşamı kafasında ciddi yaralarla hastaneye kaldırılan şoförün bugün beyin ölümünün gerçekleştiği açıklandı.

    France Bleu’nun aktardığına göre olayla ilgili olarak birkaç kişi gözaltına alındı.

    Saldırının ardından bölgedeki otobüs şoförleri greve gitme kararı aldı.

    Fransa’da Koronavirüs pandemisi sürecinde toplu taşıma araçlarında maske kullanma zorunluluğu bulunuyor.

  • Britanya’da normalleşmeyle açılan mekanlar dolup taştı

    Britanya’da normalleşmeyle açılan mekanlar dolup taştı

    Britanya’da yeni tip Koronavirüs (Covid-19) önlemlerinin hafiflemesi ve barların açılmaya başlamasıyla oluşan kalabalıklar polisleri harekete geçirdi. Polis Federasyonu Başkanı John Apter bu hafta sonu “çıplak adamlar, mutlu ve öfkeli sarhoşlar ve kavgalarla” uğraştığını söyledi.

    Britanya’da yeni tip Koronavirüs (Covid-19) önlemlerinin hafiflemesinin ardından pub ve restoranlar açıldı. Açılan mekanlarda sosyal mesafesiz ve önlemsiz görüntülerin oluşması polisleri harekete geçirdi.

    Bir polis şefi “Sarhoş insanların sosyal mesafe uygulayamadığının apaçık ortada olduğunu” söyledi. Öte yandan hükûmetin en üst düzey tıbbi danışmanı Profesör Chris Whitty, normalleşme adımlarına rağmen pandeminin bitmekten çok uzakta olduğunu ve sosyal mesafe kurallarına uyulması gerektiğini söyledi.

    Polis Federasyonu Başkanı John Apter, hafta sonu yeniden açılan mekanlarda “çıplak adamlar, mutlu ve öfkeli sarhoşlar ve kavgalar gördüğünü söyledi.

  • ‘Çoklu baro’ teklifi komisyondan geçti

    ‘Çoklu baro’ teklifi komisyondan geçti

    Baroların yapısını ve seçim sistemini hedef alan “çoklu baro” teklifi Adalet Komisyonu’ndan geçti.

    AKP ve MHP’nin baroların yapısı ve seçim sistemini değiştirmeyi hedeflediği 28 maddelik “çoklu baro” teklifi, değişikliğe uğramadan Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Kabul edilen yasa teklifinin maddeleri şöyle:

    “* Kabul edilen maddelere göre, belirli şartların gerçekleşmesi durumunda aynı ilde birden fazla baro kurulabilecek. Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde baroya yazılma talebi herhangi bir baroya yapılabilecek.

    * Aynı ilde birden fazla baro varsa avukatlık stajının ikinci altı aylık kısmı, staj yapılan baroya kayıtlı bir avukatın yanında gerçekleştirilebilecek.

    * Aynı ilde birden fazla baro varsa avukatlar, o ildeki herhangi bir baroya staj başvurusunda bulunabilecek.

    * Aynı ilde birden fazla baro bulunması halinde staj başvurusunda ibraz edilmesi gereken tanıtma kağıdı, staj yapılan baroya kayıtlı iki avukat tarafından düzenlenecek.

    * Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde bir avukatın geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin işlemler, kayıtlı olunan baro tarafından yerine getirilecek. Bir avukatın ölümü, meslekten veya işten çıkarılması, işten yasaklanması, geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, avukatın kayıtlı olduğu baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için kendi barosuna kayıtlı bir avukatı görevlendirecek, dosyaları kendisine devir ve teslim edecek.

    * Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde aynı büroda birlikte çalışma ve avukatlık ortaklığı kurma için aynı baroya kayıtlı olma şartı aranmayacaktır.

    * Düzenlemeyle, avukatların mahkemelere Türkiye Barolar Birliği tarafından şekli belirlenen cübbeyle çıkacağı, kılık ve kıyafet konusunda başkaca bir zorunluluk getirilemeyeceği hükme bağlanarak keyfi uygulamaların önlenmesi amaçlanmaktadır.

    * Belirli şartların gerçekleşmesi durumunda aynı ilde birden fazla baro kurulabilmesine imkân tanındığından, maddede bu yeni durum için uyum düzenlemesi yapılmaktadır. Buna göre, aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde adalet dairelerinde barolara ayrılacak yer, Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilecek ve Birlik bu yeri, kayıtlı avukat sayısını dikkate almak suretiyle barolara tahsis edecektir.

    * Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde avukatların bürolarında ve konutlarında yapılacak arama, hakkında soruşturma yürütülen avukatın kayıtlı olduğu baro temsilcisinin katılımıyla yapılacaktır.

    * Denetleme ve şikâyetle ilgili meselelerde avukatın bilgi vermek zorunda olduğu baro, kayıtlı olunan baro olarak netleştirilmektedir.

    * Mesleğe yeni başlayan avukatların baro keseneği, beş yıl süreyle yarı oranında alınacaktır.

    * Ayın ilde birden fazla baro kurulabilmesine imkân tanıyan sisteme uyum düzenlemesi yapılmaktadır. Buna göre, aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde avukat o ilde bulunan herhangi bir baronun levhasına kayıt olacaktır.

    * Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde avukatlığın kayıtlı olunan baro bölgesi dışında süreklilik arz edecek şekilde yapılmasına ilişkin tutanak o yerdeki tespiti yapan baro yönetim kurulu tarafından düzenlenebilecektir.

    * Beş binden fazla avukat bulunan illerde asgari ikibin avukatla yeni bir baronun kurulabilmesine imkân tanınmaktadır.

    * Aynı ilde birden fazla baronun kurulması halinde baro genel kurulları farklı yıllarda yapılabilecektir. Düzenlemeyle, tüm il barolarının genel kurullarının, baroların kuruluş tarihine bakılmaksızın, belirli bir düzen içinde ve aynı tarihlerde yapılması amaçlanmaktadır. Buna göre, tüm baro genel kurulları son rakamı çift olan yıllarda olmak şartıyla iki yılda bir Ekim ayının ilk haftası içinde yapılacaktır.

    * Düzenlemeye göre, seçim dönemi bitmeden önce görevinden ayrılan baro başkanının yerine, baro genel kurulunda yeniden seçim yapılmayacak ve baro yönetim kurulu, kalan süreyi tamamlamak üzere kendi üyeleri arasından baro başkanını seçecektir.

    * Her baro, baro başkanı dâhil en az dört delegeyle ve beş bin üyesi olan barolar bakımından ayrıca her beş bin üye için ilave bir delegeyle Türkiye Barolar Birliği genel kurulunda temsil edilecektir.

    * Türkiye Barolar Birliği genel kurulunun baro seçimlerinden sonra o yılın Aralık ayında Ankara’da yapılması kabul edilmektedir. Birlik Genel Kurulunun olağanüstü toplanması, on yerine, yirmibeş baronun yönetim kurulunun yazılı talebine bağlanmaktadır.

    * Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulacaktır.

    * Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde görevli olan ancak baroya kaydını yaptırmak istemeyen avukat, durumu hakkında, o ildeki herhangi bir baroya bilgi verebilecektir.

    * Göre sürelerine bakılmaksızın baro başkanlığı, yönetim, disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri ile Birlik delege seçimleri 2020 yılı Ekim ayının ilk haftasında, Birlik Başkanlığı; yönetim, disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri seçimleri ise 2020 yılı Aralık ayı içinde yapılacaktır.

    * Birden fazla baro kurulan illerde komisyona üye görevlendirilmesi baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılacak ve görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yönetmelikte gösterilecektir.

    * Birden fazla baro kurulan illerde koruma kurullarına temsilci görevlendirilmesi baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılacak ve görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yönetmelikte gösterilecektir.

    * Birden fazla baro kurulan illerde hal hakem heyetlerine üye görevlendirilmesi baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılacak ve görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yönetmelikte gösterilecektir.

    * Birden fazla baro kurulan illerde il ve ilçe tüketici hakem heyetlerine üye görevlendirilmesi baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılacak ve görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yönetmelikte gösterilecektir.”

  • Çin’de hıyarcıklı veba ortaya çıktı

    Çin’de hıyarcıklı veba ortaya çıktı

    Çin’de sağlık yetkilileri, İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde bir kişide hıyarcıklı veba görüldüğünü açıkladı. Ülkedeki sağlık uyarı sistemi bir kademe yükseltildi.

    Vebanın görüldüğü çobanın karantinaya aldığı ve durumunun stabil olduğu belirtiliyor. Bakterilerle yayılan hastalık ölümcül olsa da basit antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor.

    Vaka çobanın Cumartesi günü Bayannur kentinde hastaneye gitmesiyle tespit edildi. Hastanın bakteriyi nereden kapmış olabileceği henüz netlik kazanmadı.

    Ülkede hıyarcıklı veba uyarısı en düşük seviye olan 4’ten, bir üst seviye olan 3’e yükseltildi. 3. seviyede, insanlardan veba taşıyabilecek hayvanların avlanmaması ve yenmemesi talep ediliyor.

    Hıyarcıklı veba dönem dönem dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkıyor.

    2017’de Madagaskar’da 300’den fazla vaka ortaya çıkmıştı. Mayıs 2019’da da Moğolistan’da iki kişi hıyarcıklı veba nedeniyle hayatını kaybetmişti.

    Geçmişte çiğ dağ sıçanı etinden bulaşmıştı

    Bakterinin çiğ yedikleri dağ sıçanından bulaştığı anlaşılmıştı.

    Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur’da BBC’ye konuyla ilgili bilgi veren bir Dünya Sağlık Örgütü yetkilisi, Moğol kültüründe çiğ dağ sıçanı eti ve böbreğinin sağlığa iyi geldiğine inanıldığını söylemişti.

    Dağ sıçanları hıyarcıklı veba taşıyıcısı olarak bilinen bir tür. Ülkede dağ sıçanı avlamak yasa dışı.

    Hastalık lenf bezlerinin şişmesiyle kendini gösteriyor.

    Üç ile yedi gün arasında ortaya çıkan bu belirti öncesinde hastalığın diğer belirtileri gribe benzediği için teşhis etmesi kolay değil.

    Öte yandan, Orta Çağ’da kara veba olarak da bilinen bu hastalığın o dönemlerdeki gibi bir salgına dönüşmesi düşük ihtimali.

    Stanford Kliniği’nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Shanti Kappagoda “14. yüzyılın aksine bu hastalığında nasıl yayıldığını artık biliyoruz” diyor ve ekliyor:

    “Engellemenin yollarını da biliyoruz, hastalanan kişileri antibiyotiklerle iyileştirmenin yollarını da…”

    14. yüzyılda veba Afrika, Asya ve Avrupa’da 50 milyon kişi öldürmüştü.

    Londra’da son olarak 1665’te görülen salgın, kentin beşte birinin ölümüne yol açmıştı.

    19. yüzyılda Çin ve Hindistan’da ortaya çıkan hastalık 12 milyon kişiyi öldürmüştü.