Category: İngiltere

İngiltere Haberleri

  • Kürt Halk Meclisi YPG’li Nordin Rahimuk’u andı

    Kürt Halk Meclisi YPG’li Nordin Rahimuk’u andı

    Şehit Aileleri Komisyonu, 11 Ekim 2019 yılında Gire Spi’de de yaşamını yitiren YPG’li Nordin Rahimuk’u şahadetinin birinci yıldönümünde anarak, “Şehitlerimizin bize bıraktığı onurlu mirasın takipçileri olup hayallerini gerçekleştirme sözünü veriyoruz” dedi.

    Londra Kürt Halk Meclisi Şehit Aileleri Komisyonu, Türk devleti ve çetelerin 11 Ekim 2019’da Rojava’nın Gire Spi kentine yönelik işgal saldırısında yaşamını yitiren YPG’li Nordin Rahımuk’u (Amed Gever) andı. Ailesi ve Kürt halkına YPG’li Gever için bir kez daha taziyelerine ileten Şehit Aileleri Komisyonu, şehitlerin yollarını aydınlattığını vurguladı.

    Amed Gever’in şahsında tüm özgürlük mücadelesi şehitlerini saygı ve minnet ile bir kez daha andıklarını belirten Şehit Aileleri Komisyonu, şunları kaydetti:

    “Ezilen tüm Ortadoğu halkları için eşsiz ve tarihi bir direnişin, mücadelenin öncüleri olan şehitlerimiz, büyük kahramanlık göstererek Türk devlet faşizmi ve barbar çetelere karşı destansı bir mücadelenin sahibi olmuşlardır. Karanlığa, faşizme ve her türlü barbarlığa karşı büyük bir onurun sahibi olan şehitlerimiz, demokratik, eşitlikçi, cinsiyet özgürlükçü ve adil bir sistemin temellerini atmışlardır. Amed Gever yoldaşımız da Rojava devrim mücadelesinde yer alarak özgür ve demokratik bir sistemin oluşmasında büyük bir emeğin sahip olmuştur. Şehit Nordin Rahimuk şahsında tüm devrim şehitlerini bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.”

    Bu arada YPG tarafından Rahimuk ailesine iletilen bir mektup ve şehitlik sertifikası Şehit Aileleri Komisyonu  tarafından İngiltere’de yaşayan ailesine törenle iletilmişti.

  • Londra’da siyasi soykırıma dönük protestolar devam ediyor

    Londra’da siyasi soykırıma dönük protestolar devam ediyor

    Kuzey Londra’nin Woodgreen kentinde Göçmen İsçiler Kültür Derneği (Gik-Der)’nin çağrısı ve  Demokratik Güç Birliği Platformu desteğiyle Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF)’na yapılan siyasi soykırıma karşı kitleler alanlara döküldü.

    Saat 18:00’da Wood Green kütüphanesinin önünde bir araya gelen kitle, HDP ve Sosyalistlere karşı devam eden siyasi soykırımı kınadı. yapılan protesto eyleminde, “Faşizme karşı sokakta olmaya, birleşmeye devam edeceğiz. Son sözü biz söyleyeceğiz” mesajı verildi.

    “Biz mücadelemiz için sokaklarda olacağız”

    DGB adına yaptığı basın açıklamasında sözcü İbrahim Avcı “Türk devleti ve silahlı kuvvetleri bir kez daha ESP ve SGDF üyelerinin ve aktivistlerinin evlerine ve iş yerlerine baskın yaptı. Benzer saldırıyı geçen ay 7 Eylül’de yaptı, 19 kisi gözaltına alındı ve tutuklandı. Türk devletinin temel amacı, Türkiye’deki muhalefeti susturmak ve dinamizmini ezmektir. Devrimcilere, anti faşist ve devrimci güçlere her türlü saldırıya karşı dayanışma içinde, omuz omuza olacağız ve biz bu mücadele için sokaklarda olacağız” sözleriyle ifade etti.

    “Davamızda haklılığımız güçleniyor”

    Katılımcılar, Kürt halkının bu tür saldırılara boyun eğmeyeceği ve bu durumun davalarına sahip çıkmayı güçlendirdiğinin altını çizdiler. Kürtçe,  İngilizce, Türkçe bildiri dağıtılan eylemde sık sık sloganlar atıldı. Eylem, 10 Ekim “Zamanı geldi” Öcalan’a özgürlük kampanyası için birlikteliğe çağrı yapılarak son buldu.

     

    Telgraf – Yasemin Çelik

  • İskoçya’da 3 günlük uzun yürüyüş

    İskoçya’da 3 günlük uzun yürüyüş

    Türkiye’deki siyasi soykırıma karşı Avrupa’nın bir çok bölgesinde olduğu gibi İskoçya’da da bir eylem düzenlendi. Üç gün devam edecek büyük yürüyüş İskoç parlamentosu önünde son bulacak.

     

    Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit ve son olarak getirilien 6 ay avukatlarıyla görüşmeme yasağı ayrıca ESP’li siyasilerin ve HDP’li seçilmişlerin hukuksuzca tutuklanması ile geçtiğimiz günlerde KCDKE’nin çağırısı üzerine İskoçya’da da Kürtler ve dostları eylem alanlarına döküldü.

     

    Türkiye ve Kürdistan’lı Göçmen Aileler Birliği(AVEG-KON) ,İskoçya Kürt Halk Meclisi ve Dundee internasyonal işçiler Merkezinin organize ettiği 3 günlük uzun yürüyüş ayni zamanda KCDKE’nin çağırısına bir cevap niteliği taşıyor. Siyasi soykırımların ve Erdoğan rejiminin kendinden olmayan tüm siyasilere yönelik saldırgan ve işkenceci politikaları İskoçya parlementosunda gündeme getirlmesi hedefleniyor.

     

    TECRİTE SON!

    Eylem komitesinden yapılan açıklamaya göre, Türk devletinin siyasi soykırım politikaları doğrultusunda HDP ve ESP ye yönelik tutuklama saldırıları, Kürt halk önderi sayın Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutsaklara yönelik ağırlaştırılmış tecrit politikalarını protesto ve teşhir etmektir. Şu an itibarı ile İskoçyada bir çok milletvekili,sendika ve basın kuruluşu ile iletişime geçmeye çalışıyoruz. Bu eylemlilik bir süreç olarak devam edecek ve aynı zamanda KCK’nın 12 eylülde açıkladığı eylemlilik çağrışımında bir bileşkesi olacaktır denildi.

     

    İSKOÇYA DA 3 GÜN SÜRECEK YÜRÜYÜŞÜN AMACI

    ‘Türk devleti işgal, imha ve ağırlaştırılmış tecrit ile yürüttüğü kirli savaşı siyasi soykırımlarla devam ettiriyor. 7 Eylül’de Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK)’ne yönelik başlattığı tutuklama terörü sonucu HDK eş başkanı ve ESP yöneticilerinden 18 kişi tutuklandı. Bu tarihten 10 gün sonra HDP yönelik yapılan baskınlarda aralarında eski dönem milletvekili, belediye başkanlarınında bulunduğu 82 HDP’li göz altına alındı ve 20 kişi tutuklanırken operasyon hala devam ediyor. Gene aynı döneme denk gelecek şekilde Kürt Özgürlük hareketi önderi Sayın Abdullah Ocalan’a 6 aylık avukat görüş yasağı getirildi. Sayın Öcalan zaten 8 senedir ağır tecrit koşullarında tutuluyor ve bu sürede gerek avukatları ile ve gerekse ailesi ile görüştürülmüyor veya bu ancak senede bir yapılabiliniyor. KCK-E 12 Eyül’de yaptığı açıklama ile TECRİDE, FAŞİZME, İŞGALE SON, ŞİMDİ ÖZGÜRLÜĞÜ SAĞLAMA ZAMANI dedi ve tüm demokratik kamuoyunun bu Çağrı çerçevesinde eylemlilik dönemine çağırdı. Aynı Dönemde Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON) HDP veESP sahiplenilmeli Türk devleti teşhir edilmelidir çağrısını yaparak eylemliliğe çağırdı. Bizler AVEG-KON a bağlı Türkiye ve Kürdistan Göçmen Aileler Birliği İskoçya olarak bu iki Çağrı doğrultusunda harekete geçerek

    -TÜRK DEVLETİNİN FAŞİST UYĞULAMALARINA KARŞI BİR ADIM ÖNE diyoruz

    -TECRİDE FAŞİZME İŞĞALE SON, ÖZGÜRLÜĞÜ SAĞLAMA ZAMANI ŞİMDİ diyoruz

    -FAŞİZME DİREN YAŞAM İÇİN ÖRGÜTLEN diyoruz ve bunun İÇİN 7 Ekim günü İskoçyanın Dundee kentinden Edinburgh İskoç parlementosu önüne yürüyoruz. 3 gün sürecek bu eylemde duyarlılığa Çağrı yapıyoruz ve dayanışmaya çağırıyoruz.

    ENTERNASYONALİST DAYANIŞMA

    İskoçya’da düzenlenen üç günlük büyük yürüyüşe destek veren Dundee internasyonal işçiler Merkezi sözcülerinden Alessandro Skarlatos ise gazetemize verdiği mesajda, ‘Türkiye’deki ESP ve HDP’ye yönelik siyasi soykırımlar ve Türk devleti ile Erdoğan’ın politik tutsaklara yönelik ayrıca Kürt halk önderi Abdulah Öcalan’a yönelik uyguladığı ağırlaştırılmış tecrit kesinlikle kabul edilir değildir. Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde Türk rejiminin siyasilere yönelik saldırıları protesto ediliyor bizlerde Kürt halkı ile omuz omuza İskoçya’da yürüyüoruz ve amacımız İskoç parlamentosuna bu konuyu taşımak ve Türk devletinin seçilmişlere yönelik saldırılarını durdurmak ve Öclana’ın özgürlüğünün de sağlamaktır.’ Şeklinde konuştu.

    Yürüyüş özellikle İskoç aktivistlerden de destek görüyor, 3 gün devam edecek yürüyüş 9 Ekimde İskoç parlamentosu önünde bir eylemle son bulacak.

     

    Telgraf – Erem Kansoy

  • Jayawardena: ‘Ticarete devam edeceğiz’

    Jayawardena: ‘Ticarete devam edeceğiz’

    Britanya’daki Kürt, Kıbrıs, Mısır ve Ermeni federasyonları  İngiliz Başbakan Boris Johnson’a gönderdikleri mektuba yanıt fazla gecikmedi. Mektubu, Başbakan Boris Johnson adına, Uluslararası Ticaret Bakanı ve milletvekili Ranil Jayawardena’nın yanıtladı.

    Jayawardena mektuba yanıtında, Türkiye ile olan ticari anlaşmaları sürdürmek ve geliştirmek istediklerini vurguladı. Ticaret Bakanı Ranil Jayawardena cevabında ayrıca, ‘haklara saygı ve uluslararası insancıl hukuk dahil olmak üzere Konsolide Kriterler ile tutarsız olacaksa, ihracat lisansı vermeyecektir. Tüm ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’ye yaklaşımımızı sürekli olarak gözden geçiriyoruz.’ Ifadelerine de yer verdi.

    Birleşik Kırallık Kıbrıslılar Federasyonu (NFC-UK), Britanya Kürt Demokratik Toplum Merkezi (NADEK), Britanya Ermeni Ulusal Komitesi (ANC-UK) ve Birleşik Krallık Mısır Konseyi (ECUK) başkanlarının imzasını taşıyan mektup da Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki saldırgan tutumuna da dikkat çekilmişti.

    Başbakan Boris Johnson'a gönderilen mektup
    Başbakan Boris Johnson’a gönderilen mektup

     

    TİCARET HAK VE SORUMLULUKLARIN ÖNÜNE GEÇMEMELİ

    Bakan Jayawardena, Birleşik Krallık ile Türkiye’nin ticari ilişkilerinin bu yıl da geliştirilmeye çalıştırılacağını belirterek, 2020 Nisan ayı itibariyle Türkiye ile İkili ticaretin 18.6 milyar Sterlin değerinde olduğunun da altını çizdi. Jayawardena, ‘Bu yıl önceliğimiz, Türkiye ile mevcut AB ticaret düzenlemelerinin etkilerini, Geçiş Dönemi’nin sonuna kadar Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki ikili bir anlaşmaya ve bu anlaşmaları mümkün olduğunca çoğaltmaya çalışmaktır. Her iki ekonomimizi de desteklememiz ve iş alanlarını korumamız önemlidir. Birleşik Krallık, değerlerimizi küresel olarak korumak konusunda güçlü bir geçmişe sahiptir, ticaretin hak ve sorumlulukların önüne geçmemesi konusunda sicilimiz temizdir. Bu dış politikamızın da bir parçası olmaya devam edecektir.’ Ifadelerini de kullandı.

     

    TÜRKİYE’YE YAKLAŞIMIMIZI SÜREKLİ GÖZDEN GEÇİRİYORUZ

    Jayawardena, ihracat kontrolu ve silah lisanlarına ilişkin cevabında ise, sorumluluklarının bilincinde olduklarının altını çizdi. Değerlendirilmesi gereken her başvuryu ciddiye aldıklarını ve risk değerlendirme çerçevesinde kriterlere uygun olarak incelediklerinide söyleyen Jayawardena, ‘Sağladığımız her ekipmanın, kapasitelerinin ve olası etkisinin kapsamlı bir risk değerlendirme çerçevesinde, AB ve Ulusal Silah İhracatı Ruhsatlandırma Kriterlerine (‘Birleştirilmiş Kriterler’) göre konsolide, bazında inceliyoruz.  Birleşik Krallık Hükümeti, elbette haklara saygı ve uluslararası insancıl hukuk dahil olmak üzere Konsolide Kriterler ile tutarsız olacaksa, ihracat lisansı vermeyecektir. Tüm ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’ye yaklaşımımızı sürekli olarak gözden geçiriyoruz.’ Sözlerinide kullandı.

     

    AVRUPALI ORTAKLARIMIZI GÖREVE ÇAĞIRDIK

    ‘Hidrokarbon araştırmalarının Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs için önemini anlıyoruz. Sizi temin ederim ki Türkiye ve Yunanistan’ı diyalog fırsatlarına öncelik vermeye ve gerilimi azaltmanın peşine düşmeye çağırdık.

    Her iki tarafı da çözülmemiş sorunları çözmek için diyaloga girmeye teşvik ettik ve bunu desteklemek için ABD ve Avrupalı ​​ortaklarımızı görevlendirdik. Her iki tarafı da çözülmemiş sorunları çözmek için diyaloga girmeye teşvik ettik ve bunu desteklemek için ABD ve Avrupalı ​​ortaklarımızı görevlendirdik. Avrupa Komşuluk Komisyonu ve Amerika Bakanı geçtiğimiz günlerde bu konuda Türk, Rum ve Kıbrıslı meslektaşlarıyla görüştü ve Savunma Bakanı son haftalarda Türk, Yunan, Fransız ve Alman Savunma Bakanları ile debölgedeki gerilimleri görüştü. İngiliz Bakanlar’ın müzakere edilmiş bir çözümü destekleme angajmanı her zaman devam edecek.’

     

    TÜRKİYENİN DİPLOMATİK ÇABALARINDAN MEMNUNUZ

    ‘Geçen Ekim ayında Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’ye askeri müdahalesine yönelik muhalefetimizi, Dışişleri Bakanı’nın 15 Ekim’deki Parlamentoya verdiği açıklamada da dahil olmak üzere, açıkça ifade ettik. Oradaki ateşkesin, hem Türkiye’nin İdlib’de ateşkesi sürdürmeye yönelik diplomatik çabalarını – 5 Mart’ta Rusya ile kararlaştırdı – hem de üç milyondan fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapma konusundaki memnuniyetle karşılıyoruz.’

     

    TÜRK HÜKÜMETİNE ENDİŞELERİMİZİ BELİRTTİK 

    ‘Libya’da çatışmayı şiddetlendirme ve bölgesel gerilimleri kötüleştirme riski taşıyan, Türkiyenin veya başka herhangi bir dış ülkenin askeri faaliyetlerini desteklemiyoruz. Faaliyetleri, çatışmayı körüklemeye yönelik olarak devam eden diğer dış aktörlere de olduğu gibi Türk Hükümetine de endişelerimizi dile getirdik. Libya çatışmasının tüm tarafları gerginliği azaltmalı, ateşkes taahhüdünde bulunmalı ve BM önderliğindeki siyasi diyaloğa geri dönmelidir. Britanya Dışişleri Bakanı, 8 Temmuz’da Londra’ya yaptığı ziyaretinde Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na bu mesajı iletmişti.’

    Birleşik Kırallık Kıbrıslılar Federasyonu Başkanı Christos Karaolis, Britanya Kürt Demokratik Toplum Merkezi Başkanı Türkan Özcan, Britanya Ermeni Ulusal Komitesi Başkanı Annette Moskofian ve Birleşik Krallık Mısır Konseyi Başkanı Mostafa Ragab adına gönderilen cevapta aslında her ne kadar da Türkiye ile çıkar politikaları yürüten Birleşik Kırallığın ticari kaygıları ön plana çıksada, Türkiye’nin ekonomik çıkar kapıları arayışına cevap olması da kuşku uyandırıcı.

    Başbakan Boris Johnson'ın cevabı
    Uluslararası Ticaret Bakanı ve milletvekili Ranil Jayawardena’nın yanıtı

     

    Telgraf – Erem Kansoy

  • İngiltere’de Avam Kamarası, AB’nin karşı çıktığı tasarıyı kabul etti

    İngiltere’de Avam Kamarası, AB’nin karşı çıktığı tasarıyı kabul etti

    İngiltere’de Avam Kamarası, AB’nin karşı çıkmasına rağmen Brexit Anlaşmasını tek taraflı ihlal edecek İç Piyasalar Yasa Tasarısını kabul etti. Tasarı ile olası bir anlaşmasız Brexit sonrası Birleşik Krallık’ı oluşturan ülkeler arasındaki serbest ticaretin ve toprak bütünlüğünün korunması amaçlanıyor.

    İngiliz Parlamentosu’nun alt kanadı olan Avam Kamarası’nda yapılan oylamada, İç Piyasalar Yasa Tasarısı 256’ya karşı 340 oyla kabul edildi.

    Muhafazakar Parti içinde tasarıya karşı çıkan vekillerin desteği, ilgili bakanların Brexit Anlaşmasını ihlal edecek yetkileri kullanmadan önce parlamentodan onay alınmasını öngören bir değişiklik önergesiyle sağlandı.

    Parlamentonun üst kanadı olan Lordlar Kamarası’nda görüşülmeye devam edecek tasarı, burada da kabul edilmesi ve ardından Kraliçe 2. Elizabeth’in imzasıyla yasalaşabilecek.

    Ancak görüşmelerin aralık ayına kadar sürmesinin beklendiği Lordlar Kamarası’nda, Başbakan Boris Johnson’ın lideri olduğu Muhafazakar Parti’nin çoğunluğunun bulunmaması, olası değişiklik önergelerinin kabul edilmesine yol açabileceğine işaret ediliyor.

    Lordlar Kamarası’nda yapılacak değişikliklerin de Avam Kamarası’nda onaylanması gerektiğinden tasarının, açmaza girebileceği ifade edildi.

    Avrupa Birliği (AB) ile İngiltere arasında bir ticaret anlaşmasına varılması durumunda ise, yasaya gerek kalmayacağı vurgulandı.

    Johnson’ın tasarıyı, AB’yi 31 Aralık’ta sona erecek Brexit geçiş dönemi öncesi bir ticaret anlaşmasına zorlamak için gündeme getirdiği değerlendiriliyor.

     

    TARTIŞMALI TASARI

    Başbakan’ın geçiş dönemi sonrası Birleşik Krallık’ı oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda arasındaki serbest ticareti korumayı amaçladığını söylediği tasarı, İngiliz bakanlara Kuzey İrlanda ve Birleşik Krallık’ın geri kalanı arasındaki ticaret konusunda daha fazla yetki veriyor.

    Geçen sene varılan Brexit Anlaşması’na göre, Birleşik Krallık AB’den ayrılsa da Kuzey İrlanda AB’yle gümrük birliği içinde kalmayı sürdürecek.

    İki taraf arasında bir ticaret anlaşmasına varılamaması durumunda, AB, Kuzey İrlanda ve Birleşik Krallık’ın geri kalanı arasında gıda nakliyatına engel getirebilecek.

     

    AB, AY SONUNA KADAR SÜRE VERMİŞTİ

    AB, İngiltere’nin Kuzey İrlanda’dan Sorumlu Bakanı Brandon Lewis’in tasarının “uluslararası hukuku sınırlı bir şekilde ihlal ettiğini” söylediği düzenlemenin geri çekilmesini istiyor.

    AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic, 10 Eylül’de yaptığı açıklamada, Londra’ya ay sonuna kadar süre vermiş, aksi halde Avrupa Adalet Divanına gideceklerini duyurmuştu.

    Johnson ise, 15 Eylül’de yaptığı açıklamada metnin AB’nin Birleşik Krallık’ı “parçalama gücüne” karşı sigorta olduğunu belirterek, “Tasarı, Birleşik Krallık’ın egemenliği ve bütünlüğüne önem veren herkes tarafından memnuniyetle karşılanmalı.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

  • Koronavirüs: İngiltere Başbakanı Johnson önlemler hakkında yanlış bilgi verdiği için özür diledi

    Koronavirüs: İngiltere Başbakanı Johnson önlemler hakkında yanlış bilgi verdiği için özür diledi

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ülkenin kuzeydoğusunda bu geceden itibaren uygulanacak ek koronavirüs tedbirleri hakkında bilgi veremedi.

    Boris Johnson konu hakkında bir soru üzerine “Yerel yetkililerden gelecek tavsiyeleri uygulayın” dedi. Johnson ayrıca altıdan fazla kişinin bir araya gelmesine dair yasağın açık havada geçerli olmadığı yönünde yanlış bir bilgi de paylaştı.

    İngiltere’de aynı haneden olmayan altıdan fazla kişinin bir araya gelmesine açık havada da, restoran ve publarda da izin verilmiyor.

    Başbakan Boris Johnson bu açıklamasından bir süre sonra Twitter hesabından bir paylaşımda bulunarak özür diledi. “Konuşurken hata yapım, özür dilerim” diyen Johnson, ülkenin kuzeydoğusunda farklı hanelerden insanların kapalı mekanlarda bir araya gelmesinin de yasaklandığını söyledi.

    Johnson “Başka hanelerden insanlarla açık havada da bir araya gelmekten kaçınmalısınız” dedi, açıklamaları ise ülkede tepki çekti.

    Eğitim Bakanı da yanıt veremedi

    İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Angela Rayner, Johnson’ın kuralları bilmemesinin “acizliğini” gösterdiğini söyledi. Bunun “berbat” bir durum olduğunu belirten Rayner, “Bu kısıtlamalar ülkenin büyük bir kısmında bu akşam yürürlüğe girecek. Hükümetin işi sıkı tutması lazım” dedi.

    İngiltere Eğitim Bakanı Gillian Keegan da yeni kuralların ne olduğunu açıklayamamıştı. BBC radyosuna konuşan Keegan, “Sorunuzun yanıtını bilmiyorum” demişti.

  • İngiltere’de son 24 saatte 4 bin 44 yeni Koronavirüs vakası

    İngiltere’de son 24 saatte 4 bin 44 yeni Koronavirüs vakası

    İngiltere’de son 24 saatte 4 bin 44 yeni Koronavirüs vakasının tespit edildiği ve 13 kişinin daha virüsten yaşamını yitirdiği açıklandı. Ülkedeki toplam vaka sayısı 439 bin 13’e, toplam can kaybı ise 42 bin 1’e ulaştı.

    Dünya genelinde ise , Koronavirüs yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı bir milyonu geçerken, dünyanın birçok bölgesindeki vaka sayılarında görülen artış devam ediyor.

    Johns Hopkins Üniversitesi’nin topladığı verilere göre, ABD, Brezilya ve Hindistan’daki ölümler, bu sayının yaklaşık yarısını oluşturuyor. Uzmanlar, gerçek ölü sayısının ise büyük ihtimalle çok daha fazla olduğu uyarısında bulunuyor.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ölü sayısını “akıl almaz” ve “kahreden bir dönüm noktası” diye tanımladı.

    Genel Sekreter yayımladı video mesajda “Yine de her bir yaşamı önemini kaybetmemeli. Onlar anneydi, babaydı, eşti, kızkardeşti, erkek kardeşti, dostlardı, iş arkadaşlarıydı. Acımız bu hastalığın acımasızlığıyla katlanıyor” dedi.