Category: SEÇME YAZILAR

  • İngiltere’de koronavirüs salgınında son durum

    İngiltere’de koronavirüs salgınında son durum

    Koronavirüsle mücadele cephesinde İngiltere’de tespit edilen 847 kişinin yaşamını kaybettiği ve koronavirüs nedeniyle yaşamlarını kaybedenlerin toplamı 14 bin 576’ya çıkmış oldu.

    Sosyal mesafelenme önlemlerini geç başlatmakla eleştirilen İngiltere hükümeti, aynı zamanda hastalanan kişilerin temaslarını izleme, izole etme politikasından çok erken -Mart ayı başlarında- vazgeçme konusunda da eleştirilere muhatap oluyordu.

    Sağlık Bakanı Matt Hancock bugün Dünya Sağlık Örgütü tarafından baştan beri vurgulanan hastaların kimlerle temas ettiğinin izlenmesine yeniden başlanacağını açıkladı.

    İngiltere hükümetinin koronavirüsle mücadele konusunda en çok eleştiri aldığı konulardan biri de test sayısının çok düşük olması.

    Hükümet günde 5 bin ile başlayan test sayılarını artırıp, bu listeye sağlık personelinden sonra polis, itfaiye ve sosyal yardım bakanlığı çalışanlarını da dahil ettiyse de Nisan sonu için vaadedilen günde 100 bin test hedefine ulaşılamayacağı düşünülüyor.

    Önlemler ne zaman son bulabilir: İpuçları neler?

    Başbakan Boris Johnson’a vekalet eden Dışişleri Bakanı Dominic Raab perşembe günü sokağa çıkma kısıtlamalarının üç hafta daha devam edeceğini bildirdiği açıklamasında, önlemleri gevşetmek için beş koşul arayacaklarını söyledi ama halkın dikkatlerinin şu anda evde kalmaya odaklanması gerektiğine vurgu yaptı.

    Bir planları olduğunu ısrarla vurgulayan Raab, şu anda hükümetin farklı kollarının sosyal mesafelenme önlemlerinin kaldırılması noktasına hazır olmak üzere çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.

    Raab’ın önlemlerin gevşetilmesi için saydığı beş koşul şöyle:

    • Sağlık hizmetlerinin zorlanmaması
    • Ölüm oranında istikrarlı bir düşüş
    • Enfekte olanların oranında düşüşler
    • Önlemlerin gevşetilmesinin yeni bir dalgaya yol açmayacağı konusunda yeterli kanıt
    • Yeterli test, koruyucu donanım teminine erişilmiş olması

    Başbakanlık sözcüsü de bugün bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda hükümete danışmanlık yapan bilim heyetinin tavsiyelerinin dinleneceğini de söyledi.

    Ne var ki daha önce Ulaştırma Bakanı Grant Shapps’ın da dile getirdiği uyarıyı başbakanlık sözcüsü de tekrarladı ve yaz tatili planları yaparken acele etmeme çağrısı yaptı.

     

  • Koronavirüs: ‘Tedaviye cevap vermeyen hastaların solunum cihazlarını kapatıp, huzur içinde ölmesine yardımcı oluyorum’

    Koronavirüs: ‘Tedaviye cevap vermeyen hastaların solunum cihazlarını kapatıp, huzur içinde ölmesine yardımcı oluyorum’

    Covid-19 hastalarının hayatla ölüm arasındaki çizgisi, çoğunlukla solunum cihazları oluyor.

    Bu cihazlar sayesinde akciğerlerine oksijen gidiyor ve karbondioksit dışarı atılıyor. Çünkü koronavirüs sebebiyle, bu işlemi artık kendi kendilerine yapamıyorlar.

    Ancak bu işlem her zaman hayat kurtarmıyor.

    Böyle durumlarda, yani hastaların durumu daha da ağırlaşırsa ve kurtulma ihtimali olmadığına kanaat getirilirse, solunum cihazının fişini çekmek ve tedaviyi sonlandırmak gibi zor bir kararı da, bu hastalara bakan sağlık ekipleri veriyor.

    Fişi çekme görevi de, hemşireye düşüyor.

    “Solunum cihazının fişini çekmek, duygusal anlamda son derece travmatik ve acı verici. Bazen bir şekilde bir insanın ölümünden sorumlu olduğumu düşünüyorum.”

    Londra’daki Royal Free Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde çalışan başhemşire Juanita Nittla, görevi böyle tanımlıyor.

    Hindistan’ın güneyinde doğan Nittla, İngiltere’de 16 yıldır Ulusal Sağlık Servisi’ne (NHS) bağlı yoğun bakım hemşiresi olarak çalışıyor.

    42 yaşındaki hemşireyle, izin gününde bir araya geldik. “Solunum cihazlarını kapatmak da işimin bir parçası.” diyerek süreci anlattı.

    Son arzu

    Nisan ayının ikinci haftasında bir gün Nittla işe başlamak üzere hastaneye henüz gitmişti ki, yoğun bakımda girişleri yapan kişi, o günkü ilk görevini söyledi: Bir Covid-19 hastasının tedavisini sonlandırması gerekiyordu.

    Üstelik bu hasta meslektaşıydı. 50’li yaşlarında bir kamu sağlığı hemşiresi olan bu kadın, tedaviye yanıt vermiyordu.

    Tedaviyi sonlandırmadan önce, hemşirenin kızıyla konuştu:

    “Annesinin hiç acı çekmeyeceği, huzurla uyuyacağı konusunda ona söz verdim. Annesinin ölmeden önce yerine getirilmesini istediği bir son arzusu ya da dini gereklilikler olup olmadığını sordum.”

    Yoğun bakım ünitesinde yataklar yan yana duruyor. Tedavisine son vermek üzere olduğu hastasının iki yanında da bilinci kapalı diğer hastalar yatıyordu:

    “8 yataklı bir odadaydı. Diğer tüm hastaların durumu da çok ağırdı. Perdeleri çektim ve alarmı kapattım.

    O anda tüm sağlık ekibi bir an için sessizce durdu:

    “Hemşireler sustu. Hastamızın onuru ve rahatlığı, önceliğimizdi.”

    Sonra telefonu hastasının kulağına tuttu ve telefonun diğer ucundaki kızının, annesine son sözlerini söylemesini bekledi:

    “Ben sadece bir telefon açmıştım ama bu ailesi için çok büyük önemdeydi. Aslında görüntülü konuşmak istemişlerdi ama maalesef yoğun bakımda cep telefonuna izin verilmiyor.”

    “Son nefesini verirken elini tuttum”

    Ailesinin talebi üzerine Nittla, önce bilgisayarda onların istediği bir müziği açtı. Müzik çalmaya başladığında solunum cihazını kapattı:

    “Yatağına oturup o son nefesini verirken ellerini tuttum.”

    Nefes almaya yardımcı olan aletleri kapatmak ve tedaviye son vermek, sağlık ekiplerinin çok ciddi bir süreçten geçirdikten sonra verdikleri bir karar. Hastanın yaşı, kronik hastalıkları, tedaviye verdiği yanıt ve iyileşme ihtimali dikkatle incelenip değerlendiriliyor.

    50 yaşındaki bu hemşire de, Nittla solunum cihazının fişini çektikten 5 dakika sonra hayatını kaybetmişti:

    “Ekrandaki yanıp sönen ışığa bakarken kalp atış sayısının sıfıra indiğini, ardından çizginin dümdüz olduğunu gördüm.”

    Yalnız ölmek

    Tedavi artık sonlanmıştı. Hastaya anestezi sağlayan ilaçların verildiği boruları da çıkardı.

    Orada ne olduğundan habersiz olan kızı ise hâlâ telefonda annesiyle konuşuyor, bir yandan da dua ediyordu. O zaman Nittla, büyük bir zorlukla telefonu kendi kulağına götürüp, kızına her şeyin bittiğini ve annesinin hayatını kaybettiğini söyledi.

    Bir hemşire olarak Nittla’nın görevi, hastası son nefesini verdiğinde bitmiyor:

    “Bir başka hemşire arkadaşımın yardımıyla onu yatağında yıkadık ve beyaz bir kefenle sardık. Ardından bedenini cenaze torbasına yerleştirdik. Kapatmadan önce alnına bir haç işareti yaptım.”

    Koronavirüs salgını öncesinde hasta yakınları, bu karar verilirken doktorlarla yüz yüze konuşabiliyordu.

    Karar verildikten sonra hastanın ailesi yoğun bakım ünitesine alınıyor ve sevdikleriyle vedaşalabiliyordu. Ancak şu an bu dünyanın neredeyse hiçbir yerinde mümkün değil:

    “Bir insanın böyle yalnız öldüğünü görmek çok üzücü.”

    Nittla, bu şekilde hayatını kaybeden hastaların yanında olarak, onların daha fazla acı çekmediklerinden de emin olarak bu süreci atlatmaya çalışıyor.

    Nefes almaya çalışan, biraz oksijen için mücadele eden ve nefesi kesilen hastaları izlemenin “çok stresli olduğunu” söylüyor.

    Yatak sayısı yetersiz

    Hastaneye başvurular çok büyük oranda arttığı için, hastanenin yoğun bakım ünitesinde 34 olan yatak sayısı 60’a çıkarıldı. Yatakların tümü şu an dolu.

    Yoğun bakım ünitesinde çalışan 175 hemşire var:

    “Normalde yoğun bakımda her bir hastaya bir hemşire düşecek şekilde çalışırız. Şu an üç hastaya bir hemşire düşüyor. Eğer durum daha da kötüye giderse, 6 hastaya bir hemşire bakabilecek.”

    Servisteki bazı hemşireler semptom gösterdiği için evlerinde karantinada. Hastane, diğer birimlerde çalışan hemşireleri eğitimden geçirip yoğun bakıma alıyor:

    “Her gün mesaiye başlamadan önce bir araya gelip el ele tutuşuyoruz ve “güvende olun” diyoruz. Her birimiz birbirimizin gözlerinin içine bakıyoruz. Herkesin eldiven giydiğinden, maske taktığından ve koruyucu ekipmanı düzgün şekilde kullandığımızdan emin oluyoruz.”

    Hastanede solunum cihazı, insülin pompası, oksijen tüpü ve birçok ilaç yetersiz, bunlara erişimde sıkıntı yaşanıyor. Ancak Nittla’nın hastanesinde her çalışana yetecek kadar koruyucu ekipman bulmak mümkün.

    Hastanenin yoğun bakım ünitesinde her gün bir hasta hayatını kaybetti. Bu sayı, pandemi öncesine göre bir hayli yüksek. Nittla, bu oranın “çok korkutucu” olduğunu söylüyor.

    Ve bir hemşire olarak, kendisiyle ilgili korkularını da bastırmak zorunda kalıyor:

    “Sürekli kabus görüyorum. Uyuyamıyorum. Virüsün bana da bulaşmasından çok endişe ediyorum. Meslektaşlarımla konuştuğumda görüyorum ki herkes çok korkuyor.”

    Geçen yıl Nittla tüberküloza yakalandı ve aylarca çalışamadı. Bu sebeple akciğer kapasitesinin kısıtlı olduğunu da biliyor:

    “Bana herkes ‘sen çalışmamalısın’ diyor. Ama bu bir pandemi, her şeyi bir kenara koyup görevimi yapıyorum.

    “Her gün mesaim bittiğinde hayatını kaybeden hastalarım aklımdan çıkmıyor. Ama hastaneden dışarı çıktığımda beynimi durdurup daha fazla düşünmemeye çalışıyorum.”

     

     

  • Koronavirüs ile igili bugünkü gelişmeler – 17 Nisan 2020

    Koronavirüs ile igili bugünkü gelişmeler – 17 Nisan 2020

    Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 847 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 14,576’ya ulaştı.

    1. Almanya yaptığı açıklamada koronavirüsünü tamamen kontrol altına aldığını duyurdu.
    2. Pazartesi gününden itibaren Londra da bütün otobüs yolculukları ücretsiz olacak. Otobüslere orta kapıdan binilecek.
    3. Dünya genelinde koronavirüs vaka saysı 2.15 milyona yükseldi. Yaşamını yitirenlerin sayısı 145,000 olarak açıklandı.
    4. Hükümet yaptığı açıklamada kimsenin yaz tatili iin rezervasyon yapmamasını söyledi.
    5. Dolandrıcıların günde 18 milyon sahte E-mail göndererek halkı dolandrmaya çalıştıkları açıklandı.
    6. Britanya’nın koronavirüste birden fazla yükselme dalgası yaşayabileceği tahmin ediliyor.
    7. Çin ekonomisi onlarca yıldan sonra ilk defa korona sebebi ile küçülme yaşyor.
    8. Gik-Der kendi binasnda gıda ve maske yardımı yapmay sürdürüyor.
    9. Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 847 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 14,576’ya ulaştı.

  • Koronavirüs: İngiltere’de sokağa çıkma kısıtlamaları en az 3 hafta uzatıldı

    Koronavirüs: İngiltere’de sokağa çıkma kısıtlamaları en az 3 hafta uzatıldı

    İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, ülkede sokağa çıkma kısıtlamalarının en az üç hafta daha uzatıldığını açıkladı.

    Dominic Raab’ın açıkladığı kararla, kısıtlamalar ilk etapta 7 Mayıs’a kadar sürecek.

    Daha sonraki süreçle ilgili karar ise önümüzdeki haftalarda yaşanacak gelişmeler doğrultusunda verilecek.

    Raab, kısıtlamaları gevşetmelerinin kamu sağlığına ve ekonomiye zarar vereceği sonucuna vardıklarını söyledi.

    Raab, “Enfeksiyon oranını gerekli düzeye düşüremedik” dedi.

     

     

  • Koronavirüs ile igili bugünkü gelişmeler – 16 Nisan

    Koronavirüs ile igili bugünkü gelişmeler – 16 Nisan

    Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 861 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 13,729’1 ulaştı.

    1. Otobüs ve Metro başta olmak üzere Londra ulaşımını sağlayan TFL çalışanı 26 kişi bugüne kadar korona sebebi ile hayatını kaybetti.
    2. ABD’de yeni işsizlik başvurusu yapan 5.25 milyon kişi ile beraber korona sebebi ile yapılan işsizlik başvuruları 12 milyonu aştı.
    3. Gik-Der bu akşam facebook sayfasından canlı olarak, saat 19.30’da HDP MYK üyesi Alp Altınörs ile Koronavirüs karşısında AKP’yi konuşacak.
    4. İngiltere’de sebze ve meyve toplayacak Doğu Avrupalı işçiler için özel uçuşlar düzenliyor.
    5. Dünya Sağlık Örgütü koronavirüs vakalarının Avrup’da düştüğünü Türkiye ve İngiltere’de yükseldiğini açıkladı.
    6. Ekonomistler ard arada yaptıkları açıklamalarda dünya ekonomisinin çöküşe doğru gittiğini ifade ediyor.
    7. Britanya’da bugüne kadar 313 bin kişiye yapılan testlerin sonucunda 100 bin kişide koronaviris tespit edildi.
    8. Aveg-Kon yaptığı açıklamada “Dünya halkları korona karşısında yaşam mücadelesi verirken Türk devleti Kürtlerin yoğun olarak kaldığı Maxmur kentini SİHA’lar ile bombalıyor” dedi.
    9. Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 861 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 13,729’1 ulaştı.

     

  • Koronavirüs: İngiltere’de sebze ve meyve toplayacak Doğu Avrupalı işçiler için özel uçuşlar düzenleniyor

    Koronavirüs: İngiltere’de sebze ve meyve toplayacak Doğu Avrupalı işçiler için özel uçuşlar düzenleniyor

    İngiltere’de tarlalarda ve meyve bahçelerinde çalışmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinden özel uçuşlarla mevsimlik tarım işçileri taşınıyor.

    Air Charter Service’ten BBC’ye yapılan açıklamada, Romanya’dan 150 tarım işçisini taşıyan ilk uçağın Perşembe günü Londra yakınlarındaki Stanstead Havalimanı’ına ineceği bildirildi.

    Nisan ortası ile Haziran sonuna kadar 6 uçak kaldırılacağı açıklandı.

    İngiltere’de tarım ürünleri yetiştirenler, koronavirüs nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamaları yüzünden Doğu Avrupa’dan yeterli sayıda mevsimlik işçi gelemeyeceği için ürünlerin tarlalarda çürüyebileceği uyarısında bulunmuştu.

    Üreticiler milyonlarca ton meyve ve sebzenin heba olmaması için bölgesel çapta istihdam kampanyaları düzenleniyor. Ancak bunların talebi karşılayamayacağından korkuluyor.

    İngiltere’nin en büyük taze gıda üreticisi G’s Fresh yöneticilerinden Derek Williamson, charter uçuşlarının ikisinin şirketlerine ait olduğunu ve Perşembe günü gelen ilk kafilenin havalimanından otobüslerle Doğu Anglia bölgesine götürülüp marul toplayacaklarını açıkladı.

    Kamu Sağlığı Departmanı ile yakın irtibat halinde çalıştıklarını belirten şirket, gelen işçilerin kontrolden geçirileceklerini ve herhangi bir belirti gösterenlerin karantinaya alınacağını belirtti.

    Mevsimlik işçi açığı

    Wilkonson, soğan, bezelye ve fasulye gibi ürünleri toplamak üzere 3000 mevsimlik tarım işçisine ihtiyaçları olduğunu söyledi.

    Bölgesel istihdam için yürütülen kampanyaya ise İngiltere’den 500 kişinin başvuruda bulunduğunu belirtti.

    Air Charter Service şirketi son haftalarda Bulgaristan ve Romanya’dan 1000 tarım işçisini Almanya’ya taşıdığını açıkladı.

    İngiltere Çiftçiler Sendikası, meyve ve sebze hasadında kullanılmak üzere toplam 70 bin işçiye ihtiyaç olduğunu ve İngiltere’de bir “tarım ordusu” için çağrı yaptıklarını ifade etti.

    BBC’ye konuşan sendika Başkanı Tom Bradshaw, “kritik önemdeki bu işgücünün koronavirüs kısıtlamaları nedeniyle istihdam edilemeyeceğine dair kaygıların dile getirildiğini” söyledi.

    Kampanyalar işe yarıyor

    Yürütülen kampanyaların işe yaradığını gösteren gelişmelerden söz ediliyor. İş arama siteleri, tarım işçiliği ile ilgili aramalarda büyük artış kaydedildiğini belirtiyor.

    Doğu Avrupalı işçileri İngiltere’ye taşıyan charter uçuşları ile hükümetin bir ilgisi olmadığı ifade ediliyor.

     

  • İngiltere’de ‘Cinderella’ istismarı uyarısı

    İngiltere’de ‘Cinderella’ istismarı uyarısı

    İngiltere’de üvey kızkardeşlerce işlenen aile içi şiddetin 10 yılda dört katına çıkması üzerine polis, kadınların “Cinderella” istismarına başvurmasındaki devasa artış konusunda uyardı. Araştırmalara göre kadın failler, aile içi şiddet vakalarının yüzde 28’inden sorumlu.

    İngiltere’de kadınların aile üyelerine şiddet oranının sayısının, erkeklerin aile üyelerine şiddet oranına göre 2 kat hızla artışıyla, kızkardeş ve üvey kızkardeşlerce işlenen “Cinderella” istismarı vakaları dramatik bir şekilde arttı.
    Daily Mail’de yer alan haberde, Metropolitan Polis Teşkilatı’nın rakamlarına göre kızkardeşlerin kardeşlerine uyguladığı aile içi şiddet suçları 2010’dan 2018’e kadar 641’den bin 325’e yükselerek iki katından fazla oldu. Üvey kızkardeşlerce işlenen istismar olayları ise 33’ten 142’ye çıkarak 4 katından fazla oldu.

    Kadınlar şiddetin yüzde 28’inden sorumlu

    Erkekler hala aile içi şiddet vakalarının çok büyük kısmından sorumlu olsa da; kadın failler, 10 yıl öncesinin değeri yüzde 19’a kıyasla, şu anda vakaların yüzde 28’inden sorumlu.
    Annelerin işlediği aile içi şiddet olayları 2010’dan 2018’e 625’ten bin 528 saldırıya, kaynanaların işledikleri 149’dan 268 saldırıya ve üvey annelerin işledikleri 31’den 64 saldırıya yükseldi. Aynı zamanda kız, üvey kız ve gelinlerce işlenen istismarlar da arttı.
    Rakamlar, İçişleri Bakanı Priti Patel’in CoVid-19 karantinası sürecinde vakaların artması üzerine istismar kurbanlarını desteklemek için başlattığı #YouAreNotAlone (Yalnız Değilsin) kampanyasıyla birlikte geldi.
    Araştırmalar kardeş istismarının, ebeveynlerin kendi davranışlarını kontrol etmekte başarısız olduğu disfonksiyonel (yanlış işleyen) ve ihmalci ailelerde daha yaygın olduğunu öne sürüyor.

    Ebeveyn ilişkileri yansıyor

    Bir klinik sosyal hizmet uzmanı olan Dr. Jonathan Caspi, ebeveynleri arasındaki istismara tanıklık eden çocukların yüzde 60’ının ilerde istismarı kardeşlerine de uyguladığını buldu.
    Fakat kardeş istismarının, istismarcı kardeşin ilerde öç alması korkusundan veya kardeş istismarı ile “kabul edilebilir” kardeş saldırganlığı arasındaki belirgin olmayan sınırdan dolayı, bildirilme olasılığı daha düşük.

    ‘İstismarı bildirin’

    İstismar kurbanları komiseri Dame Vera Baird, “Sadece birkaç yıl öncesine kadar polis de, toplum da kardeşin kardeşe saldırısını, büyük ihtimalle aile içi şiddet olarak değerlendirmezdi. Her halükarda görebildiğimiz şey, bu tipte birçok aile içi istismar meydana geliyor. Bu tipte bir istismarı deneyimleyen herkesi, yardım aramaya ve istismarı bildirmeye çağırıyorum” dedi.