Category: slıder

  • KCDK-E: 1 Mayıs’ı halkların birleşik mücadele alanına çevirelim

    KCDK-E: 1 Mayıs’ı halkların birleşik mücadele alanına çevirelim

    KCDK-E, “İnsanlık dışı yöntemlerle Kürdistan’da soykırım yapmak isteyen diktatör Erdoğan ve savaşı kışkırtan kapitalist moderniteye karşı 1 Mayıs’ı halkların birleşik mücadele alanına çevirelim” dedi.

    KCDK-E, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde başta soykırımcı Türk devletinin Kürdistan’da sürdürdüğü işgal saldırılarına karşı, tüm halkları ortaklaşarak barış ve demokrasi için savaşa hayır sloganı etrafında birleşmeye çağırdı.

    Avrupa Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Kongresi (KCDK-E), 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

    Emekçilerin, ezilen halkların ve kadınların birlik, dayanışma ve mücadele günü olan yeni bir 1 Mayıs’a girildiği hatırlatılan açıklamada, kapitalist modernitenin yarattığı kar hırsı ve emek sömürüsünün büyük kartelleri ve sermaye sınıfını daha zengin ederken, küresel çapta artan yoksullaşmaya dikkat çekildi. Kapitalist modernitenin, insanlığın ortak değerleri olan bütün yeraltı ve yerüstü zenginliklerini kendi çıkarlarına kullandığı, savaş gerekçelerini de bu temelde oluşturduğuna dikkat çekildi.

    SÖMÜRÜ, BASKI VE SAVAŞA KARŞI MÜCADELE

    Açıklamada 1 Mayıs’a giderken mevcut atmosfer şöyle ifade edildi: “Kapitalist modernite Afrika, Asya, Ortadoğu gibi kıtalarda uyguladığı sömürü politikalarıyla, sermaye gücünü halklar üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmaktadır. Tüm dünyada emekçiler, gençler ve en ağır sömürüyü yaşayan kadınlar bu yılki 1 Mayıs’ı, sermaye güçlerinin tehdit ve saldırıları altında kutlayacak.

    Üreten emekçiler, tüm ezilenler, kadın ve gençler 1 Mayıs’ı bu vesileyle sömürüye, baskıya ve savaşa karşı mücadeleyle sürdürecekler. 3. Dünya savaşının sürdüğü bugünkü koşullarda dünya halkları emek sömürüsü, cinsiyet ayrımı, baskı, katliam ve savaşa karşı tüm ezilenlerin özgür bir gelecek için verdiği mücadeleyle kurtulacaktır.”

    İNSANLIĞIN KURTULUŞ YOLU KADIN EKSENLİ MÜCADELE

    “Baskı, zülüm, katliam ve savaşla tüm dünyayı tehdit eden erkek egemenlikçi kapitalist zihniyet karşı kadın eksenli mücadele insanlığın tek kurtuluşu olarak yolumuzu aydınlatıyor” denilen açıklamada, kadın kırımı, doğanın talanı, kar hırsının yarattığı tüm eşitsizliklere karşı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği ekolojik, kadın özgürlükçü demokratik toplum paradigmasının insanlığın tek umut ışığı olduğu kaydedildi.

    Devamında ise Abdullah Öcalan’ın 1 Mayıs 2014 tarihli değerlendirmesine yer verildi: “Önder Apo, 2014 1 Mayıs’ında bugünlere ışık tutan şu sözleri ifade etmiştir: ‘Hegemonik sistemin günümüzdeki en zayıf halkası Ortadoğu coğrafyasında oluşmaktadır. Bir nevi üçüncü dünya savaşı yaşanmaktadır. Kürdistan bu coğrafyanın merkezindedir. Özgürlük hareketi bu coğrafyadaki tüm halkların, ulusların, kültürel tüm grupların anti hegemonik mücadelesine öncülük konumundadır. İşçiler ve işsizler bu mücadeleye öz ideolojik ve pratik silahlarıyla önderlik etmek durumundadır. Geçmiş tarihinden ders çıkararak; bölge halklarının tarihine sahip çıkarak, başta köylülük ve varoşlar olmak üzere tüm topluma önderlik rolünü oynamalıdır’.”

    SAVAŞA HAYIR DİYELİM

    1 Mayıs vesilesiyle barış ve demokrasi için başta soykırımcı Türk devletinin Kürdistan’da sürdürdüğü işgal saldırılarına karşı tüm halkları ortaklaşarak savaşa hayır sloganı etrafında birleşme çağrısının yapıldığı KCDK-E açıklamasında, “Kimyasal dahil tüm insanlık dışı yöntemlerle Kürdistan coğrafyasında soykırım yapmak isteyen diktatör Erdoğan, Ukrayna’yı cehenneme çeviren Putin ve savaşı kışkırtan kapitalist moderniteye karşı 1 Mayıs’ı halkların birleşik mücadele alanına çevirelim.

    Özgürlük mücadelesi veren Kürdistan halkı, Dünya ve Ortadoğu emekçileri ve demokrasi güçleri ile birlikte faşizme, sömürüye ve gözyaşından başka bir şey getirmeyen savaşa karşı barış için haydi 1 Mayıs’a” ifadeleri yer aldı.

     

  • ‘Êzidî kadınlar Türkiye’de zincir altında tutuluyor’

    ‘Êzidî kadınlar Türkiye’de zincir altında tutuluyor’

    Mülteci Film Festivali’nde DAİŞ saldırısında yaşadıklarını anlatan Êzidî kadınlar, Türkiye’de hala çok sayıda Êzidî kadının esir tutulduğunu iktidarın da buna sessiz kaldığını belirtti.
    Halkların Köprüsü Derneği tarafından düzenlenen 2’nci İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali ikinci gününde Alsancak Fransız Kültür Merkezi’nde devam etti. Gün boyunca film gösterimleri ve söyleşilerle devam eden festivalde günün son etkinliği “Soykırımdan hayatta kalmak Êzidîlerin direniş hikayeleri” adlı panel düzenlendi. Derneğin Kurucu Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi’nin moderatör olarak yer aldığı panelde yazar Zülfü Livaneli, DAİŞ’in soykırım saldırılarına tanıklık eden kadınlardan Farida Falıt Jrdo, Ameena Qasım Khalaf ve Êzidî avukat Natia Navrauzov panelist olarak yer aldı.
    KÜLTÜREL SOYKIRIM
    Panelde ilk olarak söz alan Zülfü Livaneli, kendisinin de bir dönem doğduğu topraklardan uzak yaşamak zorunda kaldığını söyledi. İnsanların şiddetten kaçarak canlarını kurtarmak istediklerini belirten Livaneli, “Bir tarafta dünyanın bütün halklarını sömürerek inanılmaz bir eşitsizlik yaratıyor ve sömürdüğü ülkelerden gelen insanları da kabul etmiyor, istemiyor. O zenginliğin birikmesinin altında kan var. Êzidîler çok kadim bir medeniyettir. Bütün tek tanrılı dinlerden önceki medeniyettir. Êzidîlerden aldıkları bazı motifler daha sonra çarpıtıldı. İnanılmaz bir çarpıtma. Hem kaynaklarını almışlar hem de suçlamalar yöneltmişler. Katliamlara rağmen inanılmaz bir şekilde geleneklerini yaşatıyorlar. Fiziki soykırımın yanı sıra şimdi de kültürel soykırım yapıyorlar. Bu kabul edilemez bir şey” dedi.
    Livaneli’nin ardından konuşan Ameena Qasım Khalaf, DAİŞ gelmeden önce ailesiyle Şengal’de oturduklarını, hayalleri ve hedefleri olduğunu söyledi. Fakat 3 Ağustos 2014’te tüm hayatlarının alt üst olduğunu aktaran Khalaf, “DAİŞ bizi kaçırmaya ve öldürmeye çalıştı. Êzidîler olarak dağda yaşadık, susuz ve yemeksiz kaldık. Geleceğimizi bilmiyor ve çok korkuyorduk. Daha sonra bulunduğumuz bölgeye gelip bizi kaçırdılar. Beni köle olarak alıp akıl almayan şekilde işkence yaptılar, tecavüz ettiler. Sürekli kaçmaya çalıştık ama hep yakalandık. Her yakalandığımızda bize daha da kötü davrandılar. Hep bir gün oradan kurtulmak ve normal olarak yaşamak istedik” dedi.
    ‘YARALARIMIZI SARIYORUZ’
    “Birçok insanımızı, hedeflerimizi ve rüyalarımızı kaybettik” diyen Khalaf, “Her gün ailelerimizin mezarını görüyoruz ve çok etkileniyoruz. Fakat buna karşı mücadele ediyor ve yaralarımızı sarıyoruz. Êzidîler için bir şeyler yapmak bizi mutlu ediyor. Kadınların küçük yaşta evlenmesini engellemek ve soykırımdan kurtulan kadınları topluma döndürmek için çalışmalar yapıyoruz. Çocuklarımızı ve kadınlarımızı DAİŞ’ten kurtarmak için yardım istiyoruz” ifadelerini kullandı.
    ‘KATLİAMI BELGELİYORUZ’
    Ardından konuşan Nadia Navrauzov ise ailesinin yüz yıl önce Osmanlı’nın soykırımından kaçıp Gürcistan’a yerleşen Êzidîler olduğunu ifade etti. Êzidîlerin DAİŞ saldırısı sonrası sadece 1 kaç saat içerisinde topraklarından göçmek zorunda kaldığını aktaran Navrauzov, saldırıların tek nedeninin kimlikleri olduğunu vurguladı. 2018 yılında 1 seneliğine Irak’a gittiğini kaydeden Navravzov, “Daha sonra normal hayatıma dönmeyi düşünüyordum. Ama bir süre sonra normal hayat diye bir şeyin kalmadığını gördüm. Halkımızı travmalarla, geleceğe dair umutları olmayan bir hayatları olduğunu gördüm. Bunun için hukuki savunuculuk faaliyetleri yapıyorum. İŞİD’in işlediği suçların belgelenmesi ve kayda geçmesi için proje başlattık. O kadar çok soykırım yaşadık ki ama tarih kitaplarında bu konuda bilgi görmüyoruz. Hedefimiz İŞİD soykırımının da bu şekilde kalmamasıydı” diye belirtti.
    TÜRKİYE’DE TUTULAN ÊZİDÎLER
    Diğer amaçlarının ise bu suçları işleyen faillerin ortaya çıkarılması olduğunu dile getiren Navrauzov, bu amaçla Almanya’da 5 İŞİD’liyi tutuklattıklarını söyledi. Hala 2 bin 800 Êzidînin kayıp olduğuna dikkati çeken Navrauvoz, “Bunların bazıları da Türkiye’de bodrumlarda zincir altında tutuluyorlar. Bu konuda Türk makamlarından herhangi bir yardım alınamıyor. Türkiyeli bir kadın milletvekili İŞİD üyelerinin nasıl elini kolunu sallayarak dolaşabildiklerini sordu. Kendi hükümetinize sormanız gereken soru budur. Hükümetinize Êzidî topluluğuna adalet sağlanması için çağrıda bulunun” şeklinde konuştu.
    ‘YARDIM ALAMIYORUZ’
    Son olarak konuşan Farida Falit Jrdo ise, bugüne kadar DAİŞ’den kurtulan bin 200 kişiyle görüşme yaptığına belirtti. Onların yaşadıklarını atlatması için gönüllü olarak çalıştıklarını söyleyen Jrdo, şöyle devam etti: “Kadınların toplumsal olarak yaşadıkları birçok zorluk var. Kürdistan’da 15 kampta onları destekliyoruz. İşe başladığımdan beri 28 proje yaptık. Kürdistan’da kamplarda yaşayanların durumu çok kötü. Vücutlarında hala yaşananların izleri var. Irak hükümetinden resmi olarak bir yardım da alamadık. Hükümetten bir destek gelmeyince projelerimizi sürdüremiyoruz. Gecen yıl bir kampta yangın çıktı. Bir kadının yanına gittiğimizde kadın ‘DAİŞ’ten kurtulduk. Ama burada öleceğiz” dedi. Her kimden destek gelirse bizim için iyi olacak.”
  • Johnson’a ihlalden ceza

    Johnson’a ihlalden ceza

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Maliye Bakanı Rishi Sunak salgın kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Maliye Bakanı Rishi Sunak Haziran 2020’de Başbakanlık Konutu’nda düzenlenen doğum günü partisine katılarak salgın kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı. Johnson böylece ülke tarihinde görev başındayken yasaları çiğnediği için ceza alan ilk başbakan oldu. Johnson ve Sunak’ın istifası istendi. Ancak açıklama yaparak halktan özür dileyen Johnson ve Sunak görevlerinden istifa etmeyeceklerini duyurdu.

    Boris Johnson

  • Londra’da 4 Nisan fidanları dikildi

    Londra’da 4 Nisan fidanları dikildi

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla Londra’da fidanlar ekilerek, kutlama yapıldı.

    Londra Kürt Kadın İnisiyatifi ve TekoJIn-TCŞ öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 73’üncü doğum günü etkinlikleri kapsamında pasta kesilerek fidanlar dikildi. Kadın ve gençler tarafından dikilen fidanlar toprağa verilirken, özgürlük ve demokrasi dileklerinde bulunuldu. Etkinliğe katılanlar doğum günü pastası keserken, sık sık “Ey Serok rojbûna te pîroz be”, “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı. Burada gençlik adına bir açıklama yapan Agit Heval, “Önder Apo’nun doğum günü aynı zamanda Kürt halkının yeniden diriliş günüdür. Bu diriliş ve özgürlük gününü coşkuyla kutlarken, önderliğimiz paradigması çerçevesinde ekolojik yaşamı büyütüyoruz. Yaşasın önder Apo etrafında direnler” dedi. Etkinlik söylenen şarkılar ve halaylarla son buldu.

     

  • Kenya Nairobi’de de Öcalan’ın doğum günü kutlandı

    Kenya Nairobi’de de Öcalan’ın doğum günü kutlandı

    Demokratik ulusun mimarı Önder Apo’nun doğum günü Güney Afrika’da da kutlandı. Grassroots Liberation hareketi Önder Apo’nun doğum günü için büyük bir graffiti çizdi ve ağaç ekti, etkinlikte Önder Apo’ya özgürlük çağrısı yapıldı.

    Kenya’nın Başkenti Nairobi’de de Önder Apo’nun doğum günü kutlandı. Britanya’dan Kenya’ya giden Araştırmacı Dr. Jeff Miley’nin de aralarında bulunduğu Grassroots Liberation hareketi öncüleri Önder Apo’ya Kenya’dan doğum günü mesajı gönderdi.

    Dr. Thomas Jeff Miley, “bugün Abdullah Öcalan ile anlam kazandı. Devletci bir yönetim demokratik bir yönetim olamaz. Demokrasi aslında halkın kendi kendini yönetme gücüdür.” Dedi.

    Grassroots Liberation hareketinin sözcüsü Gacheke Gachihi’de “Öcalan’a özgürlük hemen şimdi, Afrika ve Kenya’da da söylediğimiz gibi, barış ve birlik hemen şimdi!” dedi.

     

    Grassroots Liberation NEDİR?

    Grassroots Liberation hareketi, sosyal adalete bağlılıktan oluşturuldu. Hayırseverlik ve bağımlılığın neo-kolonyal diyalektiğini aşmaya çalışan hareket, Kürdistan’a Barış Kurucusu Britanya kökenli Estella Schimid tarafından kuruluşuna ön ayak oldu. Kenya ile Avrupa ve Kürt hareketi arasında bir köprü görevi görüyor.

     

  • İngiltere’de 2022’nin ilk Newroz kutlaması Leeds’te gerçekleşti

    İngiltere’de 2022’nin ilk Newroz kutlaması Leeds’te gerçekleşti

    İngiltere’nin Leeds kentinde ‘Reber Apo için özgürlük’ şiarı ile kitlesel Newroz kutlaması gerçekleştirildi.

    İngiltere’nin ilk Newroz kutlaması Kürt Halk Meclisi öncülüğünde Leeds kentinde gerçekleştirildi. Milford  Konferans Salonu’nda gerçekleşen kutlamaya, Kürdistanlılar ve dostları katıldı. Kürtlerin ulusal kıyafetleri ile katıldığı Newroz’da, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının yer aldığı flamalar ile YPG, YPJ, Kongra-Star ile Kürdistan bayrakları asıldı.

    Kürdistan devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan Newroz’da sık sık, “Biji Newroz”, “Biji serok Apo”, “Azadi jibo Reber Apo”, “Biji Rovava” şeklinde sloganları atıldı.

    İlk olarak yerel sanatçıların sahne aldığı Newroz’da Kürt Özgürlük Hareketi üzerine söylenen şarkılar ile halaya durdu.

    Leeds Newroz’unda yapılan konuşmalar da, AKP-MHP faşizmine karşı Kürt halkının topyekun mücadele etmesi gerektiği vurgulanırken, 2022 Newroz’unun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için mücadelenin yükseltilmesi gerektiği kaydedildi.

    Kutlama da bir konuşma yapan Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Miraz Serhat, Newrozun diriliş ve özgürlük bayramı olduğunu ifade etti. Kürt halkının Newrozun direniş ruhuyla AKP-MHP faşizmine karşı mücadele yürüttüğünü dile getiren Serhat, “Özgürlük ve direniş öncüsü önderi Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlayana kadar topyekun mücadele içerisinde olacağız. Önder Apo’nun özgürlüğü Ortadoğu halklarını özgürlüğüdür. Önder Apo’nun özgürlüğü ile halklar demokratik, eşitlikçi, cinsiyet özgürlükçü bir Kürdistan ve Ortadoğu’ya ulaşacaktır” dedi.

    Serhat’ın ardından sahne alan sanatçı Ümid Şerif’in söylediği şarkılar ile kitle halaya durarak, Newroz’u coşkuyla kutladı.

     

  • Londra’da Abdullah Öcalan’a özgürlük yürüyüşü

    Londra’da Abdullah Öcalan’a özgürlük yürüyüşü

    Londra’da gençlik örgütlerinin organizesiyle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yürüyüş düzenlendi.

    Tevgera Ciwanên Şoreşger ve Jinên Ciwanên Tekoşer öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yürüyüş düzenlendi.

    Kürt halkının İngiltere yapılanmasında tarihi önem taşıyan eski Halk evi binasından başlayan yürüyüş, Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezi’ne kadar devam etti.

    Yürüyüş boyunca sık sık “Terörist Erdoğan”, “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “Bijî Serok Apo”, “Abdullah Öcalan’a özgürlük’ sloganları atıldı.

    Çevredekilerin ilgisini çeken eylemde, Abdullah Öcalan’ın paradigmasını anlatan el kitapçıkları da dağıtıldı.

    Londra gençlik hareketi adına konuşan Kawa Çekdar, gençlik hareketinin, önderlerinin fiziki özgürlüğü sağlanana kadar alanlarda olacağını söyledi.

    Gençler yürüyüşün ardından, Türk devletinin Efrîn’i işgali sırasında katlettiği Britanyalı Anna Campbell’in Kürt Toplum Merkezi binasında düzenlenen anma etkinliğine katıldı.