Category: slıder

  • Britanya Alevi Federasyonundan ‘Türkiye’de Tatile Boykot’ Eylemini Eleştirenlere Sert Cevap

    Britanya Alevi Federasyonundan ‘Türkiye’de Tatile Boykot’ Eylemini Eleştirenlere Sert Cevap

    Bir grup gencin AKP’nin savaş politikalarına karşı başlattığı şiddet içermeyen en etkili kampanyalardan birisi olan ‘Türkiye’de Tatile Boykot’ eylemini eleştirenlere ve bunun üzerinden Alevi karşıtlığı yapanlara Britanya Alevi Federasyonundan çok sert cevap geldi. BAF yaptığı yazılı açıklamada ‘Türkiye’de Tatile Boykot’ eylemine karşı çıkanların AKP’nin cihatçı politikalarına sessiz kaldıklarını ifade ederek, bunun üzerinden Alevilere saldıranlar sert bir dille kınandı.

    Britanya’da yaşayan bir grup Türkiyeli ülkede son dönemlerde yaşanan çatışma sürecine tepki olarak‘Türkiye’de Tatile Boykot’ kampanyası başlatmıştı. Kampanya birçok farklı kesim tarafından destek görmüş ve Britanya’nın tüm kentlerine yayılmıştı. Kampanya büyüyerek devam ediyor.

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF) kampanyaya karşı çıkanlara ve bunun üzerinden Alevi kurumlarına saldıranlara yaptığı yazılı açıklama ile sert bir cevap verdi. BAF yaptığı yazılı açıklamada, ‘Boykotu bahane ederek doğrudan İakm ve Cemevi başta olmak üzere Alevileri hedef alan ve AKP yandaşlığında sınır tanımayan bu hadsizler, katliamları durdurmak için bugüne kadar ne yaptılar?’ diye sordu.

    BAF tarafından yapılan yazılı açıklamanın tam metni;

    ‘‘AKP hükümeti yıllardır Cihatçı çetelere açıktan yardım ve yataklık ediyor. Çok özel devlet toplantılarında dahi kamuoyuna sızan konuşmalarda istihbaratın başındaki isimler ve şimdiki başbakan ‘’Suriye tarafına dört adam gönderir, Türkiye’ye sekiz füze atarız, savaşı başlatırız’’ diyecek kadar açıktan Suriye’yi parçalama planları yaptılar. Cumhurbaşkanı ‘’Emevi cami’inde namaz kılacağız’’ diyerek Suriye yi hedef gösterdi.

    AKP SURİYE’DE ÇETELERİ SİLAHLANDIRDI

    AKP yetkilileri Suriye de çeteleri silahlandırarak toplu katliamlar ve tek tek cinayetlerin işlenmesini sağladı. Bu politikalar sonucu Suriye de yüzbinlerce insan katledildi, sakat bırakıldı, tacizler, tecavüzler ve işkencelere maruz kaldılar. Milyonlarca insan göç etti. Gittiği yerlerde ya denizlerde boğuldu ya da sefalet içinde, hastalıklarla, yoksullukla ve yok olma ile karşı karşıya kaldılar.

    Suriye de başarısız olan AKP, güney doğuda Kürt halkına karşı bir savaş ilan etti. Onbinlerce asker, polis ve özel harekatçı tarafından binlerce insan katledildi, onbinlerce insan sakat bırakıldı, yüz binlerce insan göç ettirildi, yuvasız ve umutsuz bırakıldı. İnsanlar tanklarla ezildi, akrep tipi araçların arkasında sürüklendi, kadınların cansız bedenleri sokaklarda çıplak teşhir edildi ve daha birçok insanlık dışı uygulamalar yapıldı.

    ÇOCUKLARIMIZI KATLETTİLER

    Aynı zihniyet tarafından, Okmeydanı, Gazi mahallesi, Küçük Armutlu, Gülsuyu başta olmak üzere Adıyaman, Antep ve birçok bölgede Aleviler hedef alındı. Gezi direnişinde ve sonraki saldırılarda Alevi halkı, çocukları sokaklarda, evlerde ve Cemevlerinde katledildi.

    Suruç, Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde, masum canlar yok ediliyor, sakat bırakılıyor ve ocaklar söndürülüyor.

    Paris ve Brüksel gibi avrupa başkentlerinde sivillerin hedef alındığı katliamlar yaşanmaya devam ediyor.

    DİYANET İŞLERİ ALEVİLERE HAKARET ETMEYE DEVAM EDİYOR

    Diyanet işleri başkanlığı ve eğitim sistemi aracılığı ile Alevilere en ağır hakaretler yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Alevilerin hakları dünya ülkeleri tarafından verilirken, Türkiye devleti ve AKP, Alevileri inkar ve imha etmeye, Aleviliği ortadan kaldırmak için yeniden uydurmasyon bir tanımlama yapmaya, kendi Aleviliğini oluşturmak gibi ahlaki ve etik olmayan çalışmalar yürütmeye devam ediyor.

    Britanya ve dünyadaki Alevi örgütleri olarak, defalarca protestolar, yürüyüşler, mitingler, siyah çelenk eylemleri ve basın açıklamaları ile bu vahşetleri kınadık.

    Sivil, masum ve mazlum insanların ölümüne, yaralanmasına ya da her hangi bir zarar görmesine neden olan şiddet eylemlerini kınıyoruz ve kınamaya devam edeceğiz.

    HAKSIZLIK KARŞISINDA MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ

    Bugüne kadar hiçbir şiddet eylemine başvurmamış olan Aleviler olarak şiddet içermeyen eylemlerimize ve haksızlık karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz.

    Tatil’i Boykot Eylemini Bahane Ederek Alevi Düşmanlığı Yapanlara Gelince;

    Bilindiği kadarı ile şiddet karşıtları ve daha çok gençlerin sahiplendiği Türkiye boykot eylemi, AKP ve Türkiye devletinin dikkatini çekecek ve azda olsa maddi olarak devletin canını acıtacak bir tavır olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Bu eylem daha çok yakın geçmişte uygulanan ‘’sonsuz aydınlık için bir dadika karanlık’’ eylemi ile çok benzerlik içermekte. ‘’ülkemizde demokrasi ve barış sonsuz olsun diye, bu yıl tatile gitme’’ anlamını içerdiği görülmekte. Boykot broşürlerinde yapılan açıklama ‘’Türkiye’ye bu yaz tatile gitmeyin’’ ifadelerinde de bu anlaşılmaktadır.

    Boykot eylemi şiddet içermediği, tatil kapsamında yapılacak olan ziyaretlerin bu yıl yapılmaması ve tüm çevrelerin AKP zulmüne karşı duyarlılık göstermesi için bir çok kurum ve kişiler tarafından desteklendi ve halen devam ediyor.

    TATİL BOYKOTUNU ELEŞTİRENLERE SORULAR

    Boykotu bahane ederek doğrudan İakm ve Cemevi başta olmak üzere Alevileri hedef alan ve AKP yandaşlığında sınır tanımayan bu hadsizler, yukarıdaki katliamları durdurmak için bugüne kadar ne yaptılar?

    Bugüne kadar cihatçı çetelerin hangi insanlık dışı eylemini eleştirdiler?

    Vatan, millet kavramlarını sadece ırkçı anlayışlarına kılıf olarak kullananlar ve vatan, millet felsefesi ile Alevileri hedef gösterenler vatanı, milleti soyanlara karşı hangi tepkiyi gösterdiler?

    Alevileri vatan haini diye suçlayan bu yetersizlerin Kürecik, Maraş ve Adana da yerleştirilen Alman, Amerikan füze ve asker yerleşkelerine karşı ne yaptılar?

    ‘Hukuk tanımayın, Anayasayı boşverin gerekirse seçilmiş belediyelere el koyun’ diyen Cumhurbaşkanı ve AKP anlayışına karşı ne yaptılar?

    Alevilere yönelik açıktan hakaret eden Diyanet işleri başkanlığına karşı bir tepkileri oldumu?

    Alevilere yönelik açıktan hakaret eden Cumhurbaşkanına karşı bir tepkileri oldumu?

    Alevilere yönelik açıktan hakaret eden eğitimci, din dersi hocalarına karşı bir tepkileri oldumu?

    AKP’nin desteklediği Ensar Vakfı’na tepkileri ne oldu?

    Alevilerin yaşam alanlarına ‘Nusra Kampı’ yapılmasına karşı ne yaptılar?

     

    Alevileri tanımayanlar, Alevilerin tarihsel bir direniş geleneği olduğunu bilmeyenler, Alevileri anlayamaz ve ancak sosyal medya üzerinde zavallı bir pozisyonda yaptıkları cahilliğin utancı ile kalırlar.

    Alevilere yönelik yapılan haksız ve hadsiz eleştirileri nefretle kınıyoruz!’’

     

  • Kenan Ateş Londra’da anıldı

    Kenan Ateş Londra’da anıldı

    Geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü Genetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kenan Ateş Londra’da anıldı. Dün sabah haberinin alınmasının ardından, yıllarca çalışma yaptığı Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi’ne (DAY-MER) akın eden dostları akşam saatlerinde bir anma gerçekleştirdi. Aynı gün olmasına rağmen Londra’nın dört bir tarafından yaklaşık 200 kişi katıldı.

    16 yılını geçirdiği İngiltere’de dostları ve yoldaşları Ateş’i şiirlerle uğurladı. Yıllarca beraber mücadelede omuz omuza veren Ahmet Sezgin’in bir konuşma yaptığı anmaya katılanlar da anılarını anlattı. Sezgin yaptığı konuşmada, Kenan Ateş’in sadece bir bilim adamı olmadığını, aynı zamanda dünyayı değiştirmek için de işçi sınıfı mücadelesinin yanında olduğunu belirtti. Sezgin, İngiltere’de de işçi sınıfı mücadelesine katılan Ateş’in, Liverpool liman işçileri ile olan dostluğunu hatırlatarak, liman işçilerinin hemen DAY-MER’i aradıklarını ve başsağlığı dileklerini, Kenan Ateş’in de üyesi olduğu EMEP üyelerine ulaştırmalarını istediklerini aktardı.

    Anmaya katılan bir çok kişi, Kenan Ateş’le olan anılarını anlatırken, onunla yıllarca beraber olan yoldaşlarının bir çoğu konuşmakta zorlandılar. Duygusal anların da yaşandığı anmada, Ateş’in kararlılığı, azimliliğinin mücadelede yaşatılacağı sözü verildi.

    Daha sonra DAY-MER Kültür Sanat Komisyonu tarafından hazılanan şiirlerin okunmasıyla Kenan Ateş anması devam etti.

     

    Kenan Ateş Londra’da anıldı 1
    Anmaya çok sayıda seveni katıldı
    Kenan Ateş Londra’da anıldı 2
    Ahmet Sezgin
    Kenan Ateş Londra’da anıldı 3
    Kenan ATeş anısına şiirler okundu

    Kenan Ateş Londra’da anıldı 4

    Kenan Ateş Londra’da anıldı 5
    Dr Kenan Ateş
  • Zorlu Bir Yolculuktan Sonra İngiltere’ye Varan Kürdistanlı Gencin Hazin Sonu

    Zorlu Bir Yolculuktan Sonra İngiltere’ye Varan Kürdistanlı Gencin Hazin Sonu

    Muhammed Huseyin, Kürdistan’dan çıkıp aylar süren zorlu yolculuktan sonra hayalindeki İngiltere’ye vardıktan 7 saat sonra saklandığı Tır’ın altından düşerek yaşamını yitirdi. Kürdistanlı genç, 2016 yılında İngiltere’de yaşamını yitiren ilk mülteci olarak kayıtlara geçti.

    Muhammed Huseyin, henüz 17 yaşındaydı. Nice hayallerle ailesini, ülkesini geride bırakarak çıktığı umut yolculuğu büyük bir acıyla sonuçlandı. Genç Muhammed aylar süren yolculuktan sonra Cuma günü bir tırın altında İngiltere’ye giriş yaptıktan 7 saat sonra Oxford şehri yakınlarında otoban üzerinde cansız bedeni bulundu.

    DUNKIRK KAMPINDA AYLAR SÜREN ZORLU BİR YAŞAM

    Zorlu Bir Yolculuktan Sonra İngiltere’ye Varan Kürdistanlı Gencin Hazin Sonu 1Muhammed Hüseyin Güney Kürdistan’dan çıktıktan sonra zorlu bir yolculuğun ardından Fransa ile İngiltere arasında krize neden olan Fransa’nın liman kenti Calais’te bulunan vahşi orman kampına (the jungle) altı ay önce ulaştı. Bir kuzeni ve amcası ile 6 ay boyunca Calais’teki Dunkirk kampında zorlu koşullarda kalan Muhammed en son Cuma günü İngiltere’ye gelen bir tırın altına saklanarak İngiltere’ye giriş yaptı.

     

    CANSIZ BEDENİ OXFORD YAKININDA BULUNDU

    İngiltere’nin liman kenti Dover’daki güvenliği geçtikten sonra Tır’ın hiç durmadan hareket ettiği biliniyor. Akşam üzeri saat 5 civarında Muhammed’in cansız bedeni Oxford kenti yakınındaki Banbury kasabasındaki Beaumont Road ile Southam road arasındaki kavşakta bulundu.

    Muhammed’in uzun saatler boyunca kaldığı tırın altında daha fazla soğuğa dayanamayıp saklandığı yerden düştüğü düşünülüyor.

    KÜRDİSTAN’A GÖTÜRÜLECEK

    Manchester kentinde yaşayan amcası Kadim ile telefonda yaptığımız görüşmede olayla ilgili çok bilgisi olmadığını belirtti. Amca Kadim telefon üzeri gazetemize şunları anlattı; ‘En son Cuma sabahı Muhammed ile telefonda görüştüm. Sonra saatlerce aramama rağmen ulaşamadım. Telefonuna cevap vermedi. Akşam üzeri en son telefonu açıldı. Ancak cevap veren Muhammed değil polisti. Polis önce bana bilgi vermedi, beni Manchester’daki polis merkezine çağırdı. Gittiğimde Muhammed’in öldüğünü bana söylediler, bunun dışında çok bilgi vermediler. Pazartesi günü Oxford’a gideceğim. Resmi işlemleri yaptıktan sonra Muhammed’i Kürdistan’a götüreceğiz.’’

    Zorlu Bir Yolculuktan Sonra İngiltere’ye Varan Kürdistanlı Gencin Hazin Sonu 1

    DUNKİRK KAMPININ ÇOĞUNLUĞU KÜRTLERDEN OLUŞUYOR

    Fransa’nın liman kenti Calais’e 20 mil uzaklığındaki Dunkirk mülteci kampındaki çadırlar acılara ev sahipliği yapıyor. Dunkirk’te bulunan 2 binden fazla mültecinin çoğunluğu Güney Kürdistanlılardan (Irak) oluşuyor. Tamamının amacı Britanya’ya geçip yeni bir yaşama başlamak.

    Calais: Ortadoğu’da Umudu Yitirilmişlerin, Avrupa’nın Göbeğinde Umut Arayışı 1
    Calais

    CALAİS AVRUPA’NIN GÖBEĞİNDE İNSANLIK ADINA KARA BİR LEKE

    Avrupa’nın göbeğinde vahşi ormanın (the jungle) ortasında derme çatma çadırlarda umut nöbetinde olan binlerce kadın, çocuk ve genç. Kendilerinin deyimiyle hiç kimsenin bu koşullarda yaşamayı hak etmediği bir yer.

    Fransa’nın liman kenti Calais’te İngiltere’ye geçebilmek için kayıtsız kamp alanında bekleyen kayıtsız insanlar. Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden 5 bine yakın mültecinin kaldığı kampta 500’e yakın güney Kürdistanlı kalıyor.

    Zorlu Bir Yolculuktan Sonra İngiltere’ye Varan Kürdistanlı Gencin Hazin Sonu 3

    129 ÇOCUK KAYIP

    Toplamda 4946 mültecinin 514 tanesi çocuk ve bunlardan 294 çocuk kimsesiz. Geçen ay Fransız polisinin saldırılarından sonra kampın bir bölümü boşaltılmış ve bu süreç içerisinden kampta yaşayan sahipsiz 294 çocuktan 129 tanesinden bir aydır hiç bir haber alınamıyor.

     

  • Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek

    Başkent Londra’da demokratik kitle örgütleri Maraş’ta yapılmak istenen mülteci kampı direnişine destek verdi. AKP Hükümeti’nin Avrupa birliği ile yaptığı mülteci anlaşması sonrası alınan kararlardan sonra Kahramanmaraş’ta Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Sivricehöyük köyü yakınlarında mülteci kampı yapılması kararlaştırıldı. Yapılmak istenen kampta IŞİD çetelerinin barındırılacağına dikkat çeken bölge halkı Maraş katliamının anmasına bile izin verilmezken yapılmak istenen politikalar ile Maraş katliamının endişesini bir kez daha dile getiriyor.

    18 Mart 2016 tarihinde AKP hükümeti ile Avrupa Birliği’nin yapmış olduğu anlaşma kapsamında Türkiye, Suriyeli mültecilerin Türkiye’de ikamet etmesini taahhüt etmiş bunun karşılığında Avrupa birliği Türkiye’ye para ödeme kararı almıştı. Suriyeli mültecilerin barınmaları için AKP Hükümetinin yapmış olduğu arayış çalışmaları ile Karaman, Akhisar, Yozgat, Maraş gibi bir çok şehrin adı gündeme gelmeye başladı. Ancak AKP hükümeti, Alevi kesiminin yoğun olarak yaşadığı Sivricehöyük köyü yakınlarına kamp yapılmasını kararlaştırdı.

    Maraş katliamının yıldönümüne bile izin verilmeyen Maraş’ta; yapılmak istenen mülteci kampı, Alevi vatandaşları başta olmak üzere bölge halkının hükümetin sınır güvenliğini sağlayamadığı ve kamplarda IŞİD çetelerinin barınabileceğine ilişkin düşünceleri taşımalarına ve bu nedenlerden dolayı Kampın yapılmasına karşı çıkmalarına neden oldu.

    Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Sivricehöyük’te yapılmak istenen Konteynır mülteci kampına karşı bir haftadan fazladır direniş gösteren vatandaşlar çadırlarıyla bekleyişe devam ediyor. Alevi ve solcuların hedef alındığı 1978 Maraş katliamı hatırlatılarak yapılmak istenen kampın yeni bir katliama neden olabileceği aktarılıyor.

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1
    Maraş ile dayanışma amaçlı yapılan basın açıklamasına Londra’dan 17 kurum destek verdi

    LONDRA’DAKİ KURUMLARDAN DESTEK

    Londra’da faaliyet yürütmekte olan 17 dernek Maraş’ta devam eden çadır direnişine destek verdi. İngiltere Pazarcıklılar derneği (Paz-der) binasında toplanan 17 derneğin yöneticileri ve halk bir basın açıklaması yayınladı.

    Londra’da yapılan basın açıklaması öncesinde bölgede yaşanan olaylara ait son gelişmeleri almak üzere Maraş Yaşam Platformu’nun içinde yer alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Maraş Şubesi Başkanı Salman Akdeniz ile bir telefon bağlantısı gerçekleştirildi.

    EYLEM MÜLTECİLERE KARŞI DEĞİL

    Mültecilere karşı bir tavır içerisinde olmadıklarını IŞİD cihatçılarına karşı ve Maraş’ta daha önce yaşanmış katliamlara karşı tedirginlik içinde olduklarını belirten Maraş Yaşam Platformu’nun içinde yer alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Maraş Şubesi Başkanı Salman Akdeniz sözlerine şöyle devam etti:

    Gelecek olan Suriyeli yurttaşların içerisine karışabilecek IŞİD’li, El Nusracı çeteler, katil sürüleri olabilir. Bu bakımdan insan kaygılı, tedirgin. Yoksa direkt ilkel ve gayri insani değildir bu karşı çıkış.

    Paz-der, Britanya Alevi Federasyonu, El-com(Elbistan), Kaşanlılar, Kırkısrak, Tohum Kültür Merkezi, Alxas-Kistik, Bozca-der Londra, Yüz çiçek Açsın Kültür Merkezi, Kızkapanlılar, Dersim-der, Gik-der, Nurhak Kültür Evi, Koçgirililer, Kürt Halk Meclisi, Day-Mer ve Tilkililer Dernekleri tarafından yapılan basın açıklaması ile Maraş’taki çadır direnişine selam gönderilerek destek verdikleri ifade edildi.

    https://youtu.be/Eat1byDU5jw
    İYİ NİYETLİ BİR GİRİŞİM DEĞİL!

    Kurumlar adına İsrafil Erbil’in okuduğu basın açıklamasında şunlar belirtildi;

    ‘‘Maraş/Terolar Köy sınırları içinde yapılması planlanan ve Maraş Valiliği tarafından çalışmaları başlatılmış olan ‘yirmi yedi bin kişilik Mülteci Kampı’ projesi derhal durdurulmalıdır.
-Savaş mağduru Suriye halkları için Türkiye sınırları içinde daha uygun alanların olduğu bilinmesine rağmen köylerin ortasına denk gelecek şekilde ve bölgede yaşayan insanları mağdur edecek bir konumda bu kampın yapılması kesinlikle iyi niyetli bir girişim değildir.


    TELEFASİ MÜMKÜN OLMAYAN SONUÇLAR DOĞURACAK

    Toplumların yaşadığı alanlardan başka bir alana göç etmesi söz konusu olduğu durumlarda, barınma ve gıda kadar önemli olan ve uzmanlarında üzerinde durduğu en önemli konulardan biriside sosyal, siyasal ve kültürel entegrasyondur. Bölge halkı ile iç içe kurulacak olan bu kamp, halkları guruplaştıracak ve telafisi olmayan olumsuz sonuçlar doğuracaktır.

    
Maraş/Terolar köyü sınırları içinde planlanan kamp alanı, hiçbir açıdan 27 bin kişinin fazladan yerleşebileceği bir alan değildir. Bölge halkının sosyal yaşam tarzı, inancı, arazinin yetersizliği, tarımsal kaynakların yetersizliği, alt yapı yetersizliği ve hayvancılık imkanlarının yetersizliği göz önüne alındığında bu projenin bu alana dayatılması kabul edilemez.


    SURİYELİ HALKLARIN ACILARINI PAYLAŞIYORUZ

    Türkiye başta olmak üzere emperyalist ve işbirlikçi ülkelerin savaş politikaları yüzünden yerinden yurdundan olan ve zorunlu olarak göç eden Suriye halklarının acılarını paylaşıyoruz. Fakat yapılacak ilk yardım onlar için bir kamp kurmak olmamalıdır. Suriye halkına yapılacak en acil yardım Türkiye nin Suriye’den elini çekmesidir. Türkiye devletinin Suriye halkı için en başta atması gereken adım Suriye üzerindeki de savaş politikalarını durdurmak ve Suriye’deki iç savaşa silah göndermekten vazgeçmek olmalıdır.


    AKP BİR TEHDİT OLARAK KULLANIYOR

    Elbette, savaş yüzünden göç etmek zorunda kalan Suriye halklarına devlet tarafından güvenlik, barınma, giyinme ve gıda yardımlarının yapılması bir insanlık hakkı gereğidir. Fakat mülteci konumuna düşürülmüş ve savaş mağduru olan bu insanların mağduriyeti AKP hükümeti tarafından siyasal bir alet ya da AKP’nin oy almadığı bölge insanı için bir tehdit olarak kullanılmamalıdır. Fakat Maraş’ta yapılmak istenen aynen budur.
Türkiye devletinin siyasal ve ekonomik politikaları yüzünden İngiltere ye göçmen olarak gelmiş ve yaklaşık 30 yıldır İngiltere de yaşayan Türkiyeli halklar olarak;
Türkiye Devleti ve AKP Hükümeti’nin gerici, ırkçı, faşizan ve savaş yanlısı tavrını kınıyoruz!
Türkiye içinde ve Suriye başta olmak üzere sınır ötesindeki tüm komşu ülkelere karşı düşman tavrını ve savaş çığırtkanlığını lanetliyoruz!
AKP’nin Maraş’ta yapmak istediği kamp projesini istemiyoruz!
Yaşam alanlarını koruyan Maraşlı Köylülerin endişelerini paylaşıyoruz!
 Maraş Yaşam Platformu’nun mücadelesini destekliyoruz.’’

    MARAŞ YAŞAM PLATFORMU: HALK TEDİRGİN

    Hükümetin uyguladığı politikalarla sınır güvenliğini yeterince sağlayamadığını kamplara cihatçı kişilerin de girebildiği yönünde bilgiler olduğunu anımsatan ve aynı zamanda çadır eyleminin çağrısını yapan Maraş Yaşam Platformu avukatlarından Mustafa Torun, konuyla ilgili olarak bölge halkının büyük bir tedirginlik içinde olduğunu ifade etti.

    Konteynır kampın bölgedeki evlere sadece birkaç metre mesafede olduğunu söyleyen Torun şöyle konuştu:

    Daha önceki kamplardan, Kahramanmaraş’ın içinde yapılmış olan kamplardan, İslâhiye’deki kamplardan edinilen tecrübeler şu yönde: Orada terör unsurları da yer aldı. Birçok adli vaka gerçekleşiyor. Bölge, Kahramanmaraş’ta adli vakaların neredeyse hiç olmadığı bölgelerden bir tanesi. ‘Bu kadar itidalli bir yere, ne motivasyonla geldiğini bilmediğimiz insanların getirilmesini istemiyoruz’ diyor halk aslında.

    İŞİD ALEVİLERE KARŞI KATLİAM YAPIYOR

    IŞİD’in Suriye’de Alevilere karşı katliamlar yaptığını hatırlatan torun kurulacak olan konteyner kampına 27.000 insanın yerleştirilmesinin söz konusu olduğunu ifade ederek bölge halkının Maraş katliamını unutmadıklarını ancak yakın tarihe bakıldığında, iki yıl önce sığınmacılar ile halk arasında gerginlik yaşandığını bir kez daha anımsatıyor ve kampın yapılması kararlaştırılan mevkinin Kent merkezine uzak olması nedeniyle olabilecek herhangi bir olumsuzluk neticesinde müdahale şansının da zor olduğunu sözlerine ekliyor.

    AKP hükümetinin Suriyeli sığınmacılar için yapmayı kararlaştırdığı mülteci kampının bölge halkı tarafından çadır eylemi ile protesto edilmesine, siyasi partilerde destek verdi. Geçtiğimiz günlerde HDP ve CHP milletvekilleri de yapmış oldukları ziyaretlerle AKP’nin almış olduğu karardan geri adım atması gerektiğini aksi taktirde kampın halklar arasında çatışmayı arttıracağı ifade edildi.

    Suriyeli mültecilerin barınma sorununu çözebilmek için yapılması planlanan kamp için bir çok şehrin adı geçerken neden Maraş seçildi? Yanıtlanması gereken sadece bu soru değildi elbette, kampın yapılacağı arazinin hukuksal yapısı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Maraş Yaşam Platformu avukatlarından Mustafa Torun, arazinin hukuki yapısı ile ilgili olarak yaşanan hukuksuzluğu şu sözler ile aktarıyor:

    Mera Komisyonu’nun o araziyi mera vasfından Hazine arazisine çevirdiğini ve TOKİ’ye devredildiğini öğrendik. TOKİ de, Kalyon İnşaat adında Gaziantep merkezli bir şirkete ihale etmiş. Alelacele cumartesi günü iş makineleri geldi, konteynerler getirilmeye başlandı. Mera vasfında olan arazinin Hazine arazisine usulsüz şekilde çevrildiği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açacağız.

    1974 yılında Gaziantep’te kurulan Kalyon inşaat kent-doğa mücadelesi yürütenlerin oldukça yakından bildiği bir şirket. Gelişen süreç içerisinde giderek büyüyen Kalyon inşaat 2013 yılında İstanbul 3’üncü Havalimanı ihalesini de alarak AKP Hükümeti döneminde  en parlak dönemini yaşıyor.

    Kalyon inşaat’ın faaliyetlerine gelince, Türkiye’de en bilinen projeleri şöyle: Yeşil Vadi Konakları (2004), Bakırköy Adalet Sarayı (2005), İstanbul Metrobüs Hattı (2006), Kalen HES Projesi (2006), Taksim Meydanı (2013), İstanbul 3. Havalimanı (2013), Başakşehir Stadı (2013), Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı (2013).

    Kalyon İnşaat, sadece Türkiye’de değil, Katar, Rusya, Libya, BAE, Suudi Arabistan ve Irak gibi birçok ülkede faaliyet gösteriyor.

     

    Haber-Foto: Şükrü Bolat

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

    Londra’dan Maraş Yaşam Platformunun Eylemine Büyük Destek 1

  • Brighton’da Newroz resepsiyonu

    Brighton’da Newroz resepsiyonu

    Sussex Kürt Toplum Merkezi, İngiltere’nin Brighton&Hove kentinde Newroz için üçüncü resepsiyonunu düzenledi. Toplum Merkezinin geleneksel hale getirdiği Newroz resepsiyonuna çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Şehrin merkezindeki BHASVIC Koleji’nin tarihi salonunda  başlayan resepsiyonun katılımcıları aralarında Brighton&Hove Belediye Başkanı Lynda Hyde, Yeşiller Partisi, İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti’den (Conservative Party) çok sayıda belediye meclis üyesi yer aldı.

    Etkinlikte, Brighton & Hove Belediye Başkanı Lynda Hyde bir konuşma yaptı. Konuşmasına Newroz’u kutlayarak başlayan Hyde, faklı toplumların ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir yer olan Brighton&Hove şehrine Kürt toplumunun birçok açıdan; kültürel olarak, yapılan etkinlik ve çalışmalarla kentlerine değerli bir katkıda bulunduklarını ve bunun çok önemli olduğunu söyledi.

    ‘KÜRTLER DEMOKRASİ VE ADALET İÇİN MÜCADELEDE’

    Etkinliğin konuk konuşmacılardan Greenwich Üniversitesi’nden Prof. Mehmet Uğur ise Kürtlerin demokratik öz yönetim istediğini ve özünde demokrasi ve adalet için mücadele ettiğini belirtti. Kürtlerin yıllar süren mücadelesinin, Türkiye’deki öz yönetim isteklerinin ve Rojava’daki demokratik yapılanmanın kendisini heyecanlandırdığını ifade etti. Prof. Dr. Uğur, barış isteyen akademisyen topluluğunun bir parçası olduğunu ve bundan da gurur duyduğunu belirtti.

    ‘DAİŞ’E KARŞI MÜCADELE DESTEKLENMELİ’

    Etkinliğin diğer bir konuşmacısı BBC Ortadoğu Muhabiri Jiyar Gol ise DAİŞ’e karşı savaşan Kürt kadınlarını anlatan kısa haber videosunun ardından, Êzidî halkına yönelik katliamdan sonra bölgeye giden ilk muhabirlerden biri olarak gözlemlerini anlattı. Şengal Dağı’na sığınan Êzidîlerin kurtarılması için gerillaların verdiği mücadeleye birebir tanıklık ettiğini belirten Gol, Rojava’da Kürt halkının DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadelenin bütün insanlık için yürütülen bir mücadele olduğunu ve bunun desteklenmesi gerektiğini, aksi taktirde DAİŞ’in Avrupa sınırlarına kadar dayanabilecegini ifade etti. Ayrıca Rojava’da PYD öncülüğünde kurulan sistemin hiçbir Ortadoğu ülkesinde olmayan, herkesi kapsayan son derece demokratik bir sistem olduğunu vurguladı.

    Resepsiyonda konuklara Kürt müziği dinletisi yapıldı. Koma Raye ve grubun solisti Suna Alan’ın stranları da büyük ilgiyle dinlendi.

    brighton9

    brighton2

    brighton7

    brighton3

    brighton5

    brighton4

  • İskoçya’da Görkemli Newroz Kutlaması

    İskoçya’da Görkemli Newroz Kutlaması

    İskoçya’nın başkenti Edinburgh’da bir araya gelen Kurdistanlılar, dostları ile birlikte Newroz’u kutladı. Pazar günü erken saatlerde Southside Community Centre’de bir araya gelen çok sayıda kişi zengin bir program ve halaylarla kutlama yaptı.

    Devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan kutlama konuşmalar ve müzikle devam etti. Yapılan konuşmalarda Türk devletinin son dönemde Kürdistana yönelik yaptığı vahşi saldırılar sert bir şekilde kınandı.

    Kürdistan ve Iskocya Dayanışma Grubu, PYD, PJAK, MLKP, GORAN, PIR-DER temsilcileri ile İskoçya İsçi Partisi ve İskoçya Ulusal Partisi milletvekilleri de kutlamaya katıldılar.

    Sık sık ‘Biji Newroz’, ‘Biji Serok Apo’, ‘Biji Kurd u Kurdistan’ sloganlarının atıldığı kutlama gün boyu devam etti. İskoçya Kürt Halk Meclisi Halkoyunları Grubu- İskoçya Kürt Kurt Halk Meclisi Çocuk Grubu, İskoçya Kürt Halk Meclisi Muzik Grubu, Hozan Sezgin Coşkun ve Koma Zelal’in sahne aldığı Newroz kutlaması çekilen halaylar ile son buldu.

    İskoçya’da Görkemli Newroz Kutlaması 1 İskoçya’da Görkemli Newroz Kutlaması 2 İskoçya’da Görkemli Newroz Kutlaması 3 İskoçya’da Görkemli Newroz Kutlaması 4 İskoçya’da Görkemli Newroz Kutlaması 5

     

  • Enfield Bölgesindeki Kazada Kemal Ünsalan Adlı Türkiyeli Yaşamını Yitirdi

    Enfield Bölgesindeki Kazada Kemal Ünsalan Adlı Türkiyeli Yaşamını Yitirdi

    Londra’nın Enfield bölgesinde bulunan Southbury Road üzerinde dün (Pazartesi) gerçekleşen kazada aslen Kayserili olan 50 yaşındaki Kemal Ünsalan adlı Türkiyeli yaşamını yitirdi. Kazayla ilgili gözaltına alınan 3 kişiden ikisi serbest bırakılırken Burga Berker adlı şoför bugün hakim karşısına çıkacak.

    Üç çocuk babası olan Ünsalan marketlere ekmek dağıtımı yapıyordu. Sabah saat 2:10 civarında Southbury Road üzerinde arkadan gelen siyah BMW markalı aracın Ünsal’ın kullandığı araca çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği düşünülüyor. BMW marka araç kazadan sonra durmayıp kaza yerinden kaçmıştı. Daha sonra BMW marka araç Chingford bölgesinde terkedilmiş şekilde bulunmuştu.

    Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Eski Yassıpınarlı olan Ünsalan Ailesi, taziyeleri Ponders End bölgesinde bulunan Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi’nde (KDM) kabul ediyor.

    Enfield Bölgesindeki Kazada Kemal Ünsalan Adlı Türkiye Yaşamını Yitirdi 2
    Kemal Ünsalan