Category: slıder

  • Pul vergisinde ne tür değişiklikler bekleniyor?

    Pul vergisinde ne tür değişiklikler bekleniyor?

    Pul vergisi (İngilizce; “Stamp Duty Land Tax”) genel olarak £125 Bin üzerinde satın alınacak konut fiyatlarına uygulanmakta. 2014 sonbahar sonrası Pul vergisi kurallarında önemli değişiklikler getirildi.

    Gulten Kaygun / Avukat /Bartletts Solicitors 

    gulten@bartletts.london

     2014 sonbahar öncesi satın aldığınız konut fiyatına göre sabit bir vergi oranı uygulanmaktaydı ve bu vergi %1 ile %7 arası değişiyordu. Örneğin 2013’de aldığınız  evin değeri £380 Bin değerindeyse, o dönem, %3 sabit vergi ödemek zorundaydınız ve bu da £11.400 tekabül ediyordu.

    2014’ten sonra yürürlüğe giren yeni kural eski kuralara göre vergi miktarını hesaplamak biraz daha fazla işlem gerektiriyor ama genel olarak £937 Bin değerindeki konutları satın almak istediğinizde daha az Pul vergisi ödeme şansınız olabilir. Bir çok kişi ve kurumlar için 2014 sonrası uygulanan Pul vergi kuralı olumlu bir değişiklik yarattı.

    Uygulanan bu değişikliği daha iyi anlamak için sizlere aşağıda biraz daha kapsamlı örnekler sunduk.

    2014 sonrası uygulanan Pul vergisi nasıl hesaplanır?   

    Eğer 2015’de £380 Bin değerinde bir konut satın aldıysanız, konut fiyatının ilk £125 Bin değeri Pul vergisine maruz değil. Geri kalan £125 Binle £250 Bin arası konut fiyatına %2 vergi uygunlanmakta (£2.500 Pul vergisi tekabül ediyor) ve son olarak £380 Bin ve £250 Bin’nin arası değerindeki konutlara %5 oranında vergi uygulanması gerekmekte (£6.500 Pul vergisi anlamına geliyor). Özet olarak bu örnekteki Pul vergisi şöyle hesaplayabiliriz:

    A- 125 Bin konut degerine kadar %0 vergi miktarı uygulanır

    B- £250.000 – £125.000  = £125.000

                £125.000 x %2 = £2.500 Pul vergisi uygulanır

    C- £380.000 – £250.000 = £130.000;

    £130.000 x %5 = £6,500 Pul vergisi uygulanır

    D- Toplam ödenmesi gereken Pul vergisi £9.000

    Aralık 2014 sonrası yürürlüye giren Pul vergisi evin fiyatına göre farklı vergi oranları uygulanır ve oranları aşağıdaki tabloda özetlenebilinir

    Evin Değeri Vergi Oranı
    £0-£125.000 0%
    £125.001-£250.000 2%
    £250.001-£925.000 5%
    £925.001-£1.5 milyon 10%
    £1.5 milyon ve uzeri konut fiyatlari 12%

    31 Mart 2016 sonrası Pul vergisinde nasıl bir değişiklik olacak?

    1 Nisan 2016 tarihinden itibaren uygulanacak yeni kural genel olarak birden fazla evi olanlar için %3 oranında ek Pul vergi ödemesi gerekebilecek. Eğer sadece bir eviniz varsa, o evinizi satıp başka bir ev alırsanız ve o evi sadece yaşamak için satın alıyorsanız 2014 sonrası uygulanan vergi oranları sizin için halen geçerli olacak.

    Diğer yandan ikinci bir ev alıyorsanız veya kiraya vermek için bir ev satın alırsanız 31 Mart 2016 sonrası %3 ek bir ücret ödemek zorunda kalabilirsiniz.

    1 Nisan 2016 itibariyle yürürlüye girecek ek Pul vergi oranları aynı şekilde aşağıdaki tabloda özetleyebiliriz;

    Evin Değeri Standart Pul vergi orani Ek Pul Vergisi Toplam
    £0-£125.000 0% 3% 3%
    £125.001 – £250.000 2% 3% 5%
    £250.001 – £925.000 5% 3% 8%
    £925.001 – £1.5milyon 10% 3% 13%
    £1.5 milyon ve uzeri konut fiyatlari 12% 3% 15%

     

    1 Nisan 2016 sonrası uygulanacak değişiklikleri daha iyi anlamak için sizlere bir kez  daha aşağıda kapsamlı örnekler sunduk.

    Örnek 1:

    Eğer ikinci ek bir ev alıyorsanız %3 ek vergi ödemeniz gerekebilecek ve evinizin toplam fiyatı £380 Bin değerindeyse, Pul vergisi şu şekilde hesaplanacak:

    • £125 Bin’in x %3  = £3.750 Bin
    • £125 Bin (£250.000 eksi £125.000) x %5 = £6.250
    • £130 Bin (£380.000 eksi £250.000) x 8% = £10.400

    Toplam ödenmesi gereken Pul vergisi £3.750 + £6.250 + £10.400 = £20.400 Bin

    Örnek 2:

    Alacağınız ikinci evinizin toplam fiyatı £100 Bin değerindeyse Pul vergisi şu şekilde hesaplanmaktadır:
    A- £100 Bin x %3 = £3.000
    Toplam ödenmesi gereken Pul vergisi £3 Bin.

    1 Nisandan itibaren yürürlüğe girecek Ek Pul vergisinin en önemli kriterinden biri, birden fazla konut sahibiyseniz en az %3 miktarında vergi ödemeniz gerekebilecek.

    Eğer alacağınız konut yasal işlemler sonunda tek konut olacaksa veya satın alacağınız konut şu an kaldığınız evin yerine geçecekse, Ek Pul vergisi uygulanmayabilir. Bireylerin kendilerin oturdukları evi satıp yerine yaşamak için alacakları evlere genel olarak Ek Pul vergisi alınmayacak.

    Diğer bir örnek; Londra’da iki eviniz ve bunun yanı sıra birde kaldığınız eviniz varsa, oturduğunuz evinizi satıp yerine yeni bir ev alacaksanız ve son olarak da satiginiz evi 36 ay içerisinde yasal işlemleri tamamlayabilirseniz Ek Pul vergisi ödemek zorunda kalmayabilirsiniz.

    Örnek 3:

    İngiltere’de “buy-to-let” olarak bilinen kiralık konut satın almak isteyen bireylerin ilk aldığı konuta Ek Pul vergisi uygulanmayacak ama kiralık konutu aldıktan bir kaç sene sonra ikici konutu alırsanız, bu evi yaşamak için alsanız bile, Ek Pul vergisi uygulanabilinir. Bireyler ikinci evi olacağı için ve aldıkları evde ikamet etikleri evin yerine gecmicekse o takdirde vergiye maruz kalabilirler.

    Evli Olan Çiftler

    İngiltere hükümeti evli olan çiftleri bir bütün olarak tanımlıyor ve bunun sebebiyse diğer durumlarda ödenilecek vergi ile çakışmamasından kaynaklı. Evli olan çiftler beraber ilk konutlarını satın almak istediklerinde Ek Pul vergisi normal koşullarda uygulanmayabilir. Fakat çiftlerden biri birden fazla konuta sahibiyse ve ikinci konutu beraber satın almak istedikleri zaman, genel durumda olduğu gibi Ek Pul vergisi uygulanabilir. Ek Pul vergisi sadece çiftlerin mahkeme kararıyla boşandıklarını gösterdikleri durumunda uygulanmama ihtimali var.

    Örnek 1:

    S ve H çifti evlenmeden önce H’in satın aldığı konutta kalmakta. Bir süre sonra S kiraya vermek için kendi adına yeni bir konut alır. Bütün formaliteler tamamlandıktan sonra çiftlerin yasal işlemlerden sonra iki tane konutları olur ve bu nedenden dolayı Ek Pul vergisi S’in aldığı konuta uygulanabilir.

    Türkiye’de konut (veya konutları) olanların dikkatine

    Eğer Türkiye’de veya başka ülkelerde konutunuz (veya konutlarınız) varsa ve bu ülkede ilk kez konut sahibi olmak istediğinizde bile Ek Pul vergisi uygulanabilinir.

    Örnek 1:

    S’in Türkiye’de Altınkumda ikamet edebileceği bir konutu var. Bunun yanı sıra S İngiltere’de ilk ve tek konut satın almak istiyor ve İngiltere’de olduğu süreç içerisinde satın alacağı konutta ikamet etmek istiyor. Yasal işlemlerden sonra S’nin iki tane konutu olacak. İngiliz hükümeti bu durumu bu şekilde değerlendirdiği taktirde S İngiltere’de Ek Pul vergisi i ödemeye mazur kalacaktır.

    Bu yüzden Türkiye’de ki ev sahipleri veya ev satın alacak kişiler İngiltere’de konut almadan önce uygulanacak yeni kuralları incelemesi ve bir avukata danışması önerilir.

  • Bütçeden yine kesinti çıktı

    Bütçeden yine kesinti çıktı

     

    Maliye Bakanı George Osbourne 16 Mart günü yaptığı açıklama ile 2016 yılı bütçesini açıkladı. Orta kesim için ekşi, üst ve zengin kesim için tatlı bir bütce olurken, işçi, emekçi ve dar gelirli aileler için tamamen acı bir bütçe özelliği gösterdi. Bütçede sekiz kez tekrarlanan kesinti politikaları değişmezken hedefte bu sefer engelliler ve eğitim vardı.  

    Maliye Bakanı Geoege Osborne, 2010 yılında başlattığı kesintileri, sekizinci kez hazırladığı bütçede de davam ettirdi. Şimdiye kadar hiç bir hedefini tutturamayan Osborne, bütçe açığının yükünü, yine toplumun en mağdur kesimlerinin sırtına yükledi. Yarım milyon engellinin gelirini haftalık olarak 150 sterlin düşüren milyarder Maliye Bakanı Osborne, kamu çalışanları ve öğretmenlerden kesilen emeklilik katkı payını da artırdı.

    Muhafazakar Parti’nin başına geçerek, Başbakan David Cameron’dan koltuğu devralacak en güçlü adayların başında gelen Osborne, kemer sıkma politikalarını taviz vermeden sürdürüyor. Her bütçesine ek kesintiler ilave eden Osborne, 16 Mart günü parlamentoya sunduğu bütçede açıkladığı 3.5 milyar sterlinlik ek kesintiler ile geleneği bozmadı. Osborne’un, kesintiler ve özeleştirmelerle geleceğini kararttığı yeni nesillerin, sağlıklı yetişmesi için, şekerli içeceklere getirdiği ek vergilerle tatlandırdığı bütçe, İngiltere’de yaklaşık 4 milyon çocuğun yoksullukla boğuştuğu gerçeğini gizleyemedi. 2010 yılına kadar yükselmesi durdurulan çocuk yoksulluğu özellikle 2010 yılından itibaren sosyal yardımlara yapılan kesintiler tekrardan yükselmeye başlamıştı. Her bütçesinde sosyal kesintileri hedef alan Osbourne, dünyanın en büyük ekonomilerinden olan Birleşik Krallık’da 4 milyon çocuğun yoksullukla boğuşma utancını kapatamadı. Tam tersini önümüzdeki dönem sosyal yardımlar ve kamu düzenlemeleri ile bu sayının artması ön görülüyor.

    3.5 milyar ek kesinti

    Osborne, yaklaşık 64 dakika süren bütçe konuşmasında hedef küçültmek zorunda kaldı. Bütçe açığına, borçlanmaya ve üretime ilişkin hedeflerini tutturamamasını yine, dünya ekonomisindeki dalgalanmaya, belirsizliklere ve değişen koşullara bağladı. Önümüzdeki 5 yıl için ekonomideki büyüme hedeflerini yeniden gözden geçirerek küçülten Osborne, kamu harcamaları için tutturamadığı hedefe ulaşmak için ise, 3.5 milyar sterlinlik ek kesinti planını bütçeye dahil etti. 2020 yılına kadar yaptığı borçlanma hedefini de tutturamayan Osborne, önüne 5 yıllık yeni bir hedef koydu. Her bütçesinde kıl payı bir büyümeye değinen Osborne bu sefer ondan bile bahsedemedi. Daha önceki bütçelerinde özellikle tasarruf politikalarının yakın bir tarihte biteceği söyleminde bulunan Osbourne, dünya ekonomisindeki gelismeleri bahana ederek bunun 2020 yılına ertelendiğini söyledi.

    Tasarruf için engellilere ödenen yardımlardan tasarruf adı altında 1.2 milyar sterlin kesen Osborne, şirketler vergisini %20’den % 17 düşürdü. Osborne, geliri 12 bin sterlinin altında olan küçük işletmeler için sıfırladığı belediye vergisi eşiğini 51 bin sterline çıkartarak 600 bin işletmeyi vergiden muaf tuttu. Kişisel gelir vergisi eşiğini 11 bin sterlinden 11 bin 500 sterline çıkartan bakan, % 40 gelir vergisi eşiğini de 42 bin 385 sterlinden 45 sterline çıkarttı.

    Eğitime sinsi saldırı

    Bütçede daha önce bahsedilmeyen fakat son anda eklenen eğitim reformları kesintiler ile beraber ana başlık teşkil eden diğer konu oldu. Bu konudaki gelişmeler, bir gün sonra açıklanan Beyaz Kağıt ile detaylandırılırken eğitimdeki hiç bir soruna değinilmemesi dikkat çekti. Hükümet “kaliteyi ve statüyü yükselten” başlık altında değindiği eğitim reformlarında öğretmenlerin iş yükü ve sürekli değiştirilen sınav sistemlerine değinmemesi tamamen bir skandal niteliğinde. Önümüzdeki dönem öğretmen krizi için hiç bir öneriye değinmeyen hükümet, tam tersine öğretmenlik için gereken Nitelikli Öğretmen Statüsü (Qualified Teacher Status)’nu kaldırıp diplomasız ve eğitimsiz herkesin öğretmenlik yapabilmesinin kapılarını herkese açtı. Daha önce üniversiteler aracılığıyla alınan bu statüyü şimdi müdürlerin insiyatifine bırakan hükümet, kimin öğretmen olup olmayacağına artık okul müdürleri karar verecek uygulamasını hayata geçirdiler. Eğitimin daha kaliteli olduğu Finlandiya gibi ülkelerde öğretmenlik için master diploması gerekirken Birleşik Krallık artık üniversiteye diplomasına bile ihtiyacın kalmadığı bir eğitim sistemi uygulaması önümüzdeki günlerde hayata geçirecek.

    Eğitim konusunda açıklanan diğer can alıcı nokta ise okul statüsü ile ilgili oldu. Eğitim bütçesini artırmak yerine eğitime ayrılan bütçeyi ihtiyaç yerine, eşit bir şekilde dağıtma kararı alan hükümet, okulların harcamalarını kısıtlamak için tüm okulları 2020 yılına kadar akademi statüsünü alma kararını dayattı. Bölge eğitim müdürlükleri olarak bilinen LEA’lerden bağımsız hale getirecek bu uygulama okulların her konuda müdür ve sponsorları aracılığıyla karar alma yolunu yasallaştırıp neredeyse hiç bir sorumluluk ve kontrol olmaksızın işlemelerini sağlayacak. Bu yöntemle okullar, öğretmen ücretlerinden çalışma koşullarına, okul üniformasının ücretinden yemek ücretine, tatillerinden ders saatlerine kadar herşeyi kendi kafasına göre uygulama hakkına sahip olacak. Bu serbestliğin ise önümüzdeki dönemde öğretmen krizini yükseltip özelleştirme politikaları ile ailelerin birer müşteri, öğrencilerin ise birer üretim metası haline getirmesi bekleniyor.

    Bu bütçe, sıradan çalışan, yoksul, göçmen toplumlar için çok az umut veren fakat büyük şirketler ve servet sahiplerinin yüzünü güldüren bir bütçe oldu. Bir çok şirket vergi oranlarında yapılacak indirimleri ile ceplerini daha fazla doldururken başta engelli ve bir çok kesimin cebinde azalan gelirlerinin daha da azalacağı anlamına geliyor. Şirketlere iyilik, sıradan halka ve engellilere daha fazla kesinti yapan bu hükümetin, kimleri temsil ettiği gerçeğini bu bütçe ile gözler önüne serildi.

    Bakan, bir yandan okulların ve hastanelerin bütçelerinin yükseltildiği hikayesini bizlere okurken, bir yandan da tasarruf politikaları doğrultusunda önümüzdeki dönem okulların ve hastanelerin yaşayacağı sıkıntıları bizlere söylemekten çekiniyor. Kamu alanlarına karşı ideolojik bir saldırı içinde olan hükümet, şimdiye kadar yaptığı milyarlaca sterlin kesintinin yanına yenilerini de ekleyerek tüm kamu alanları ortadan kaldırma planları yapıyor.

     

    Zenginler karlı fakirler zararlı

    Bu bütçe ile hayata geçecek bir çok uygulama önümüzdeki dönem hem bizim hem de çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşam kalitesini etkileyecek. Bütçenin açıklandığı günden bu yana, başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ian Duncan Smith’in istifası ile Muhafazakar Parti içinde büyük depremler yaşanırken, Mali Çalışmalar Enstitüsü ve bir çok bilirkişi, bütçenin toplumun büyük kesimi konusunda negatif bir etki olacağını söylediler. Mali Çalışmalar Enstitüsü, yaptığı analiz ile bütçeden, İngiltere’nin en zenginlerini oluşturan % 10’luk kesiminin karlı çıkarken, % 50’lik yoksul kesimin ise kaybetmeye devam edeceğini ortaya koydu. Düşük gelirli işlerde çalışan %50’lik kesimin, Mayıs ayından bu yana yapılan değişiklikler ve kesintilerden dolayı yaşadığı yıllık kayıp yaklaşık 1500 sterlin. Analizde, toplumun % 43’nün vergi eşiğini aşacak kadar gelire sahip olmadığına da yer verildi. Bakanın hedeflerini tutturması halinde bile ücretlerin ve yaşam standartlarının iyileşmeyeceğini belirten enstitü, manevra alanı daralan Osborne’un, yeniden belirlediği hedeflerini tutturma ihtimalinin % 50 olduğuna da dikkat çekti.

    Tasarruf politikalarina karşı ortak mücadele sart

    Bu bütçe ile hayata geçek bir çok uygulama önümüzdeki dönem hem bizim hem çocuklarımızın hem de gençlerimizin yaşam kalitesini ve geleceğini etkileyecek. Bütçenin açıklandığı günden bu yana başta Çalışma ve Sosyal Bakanı Ian Duncan Smith’in istifası ile Muhafazakar parti içinde büyük depremler yaşanırken, yerine gelen Maliye Bakanı Stephan Crabb bundan sonra sosyal yardımlardan kesinti yapılmayacağı sözü vermem zorunda kaldı. İki bütçedir gelen eleştiriler doğrultusunda geri adım atmak zorunda kalan hükümetin ne kadar hassas olduğu su üstüne çıktı.

    Londra’da yaşayan Türk, Kürt ve Kıbrıslı tüm halkımızı önümüzdeki dönem sağlık, konut, iş ve eğitime sahip çıkmaya, tasarruf politikaları adı altında yapılacak uygulamalara karşı eylemliklere katılmamız bu konuda hem kendimizin hem de olan çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmamız önemli. Bu anlamda ilk adımı 16 Nisan Cumartesi günü içinde bir çok kitle örgütü, sendika ve politik partinin oluşturduğu Halklar Meclisi (People’s Assembly) düzenlediği yürüyüşe katılarak yapabiliriz. Ortak sorunlarımıza karşı ortak mücadeleyi yükseltmemizin simdi tam zamanı.

    Oktay Şahbaz

    The Urswick School Bilgisayar Bölüm Başkanı

    Ulusal Öğretmenler Sendikası Bölge Sorumlusu

    Day-Mer Sekreteri

  • Gençlerin ‘#DontGoTurkey’ Kampanyası Çığ Gibi Büyüyor

    Gençlerin ‘#DontGoTurkey’ Kampanyası Çığ Gibi Büyüyor

    İngiltere’de yaşayan bir grup Türkiyeli ülkede son dönemlerde yaşanan çatışma sürecine tepki olarak “#memleketimegitmekistemiyorum”, “#dontgoTurkey” kampanyası başlattı. Kampanya Britanya’nın tüm kentlerine yayılmış durumda.

    Kampanya çerçevesinde sosyal medya yoğun olarak kullanılırken, Londra merkezinde çok sayıda kampanyayı anlatan bildiri dağıtıldı.

    Gençlerin ‘#DontGoTurkey’ Kampanyası Çığ Gibi Büyüyor 2
    ‘memleketime gitmek istemiyorum’ adlı kampanya çerçevesinde Britanya’nın bir çok kentinde bildiriler dağıtılıyor

    Kampanya yürütücüleri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    ‘‘Ülkesine özlem duyan Avrupalı gençler olarak, zor şartlarda çalışıp yıl boyu biriktirdiklerimizi kendi ülkemize giderek ya yatırım yada tatil amaçlı kullanıyoruz.

    Elbette ki bu harcamalarımız ülke ekonomisine katkıda bulunuyor. Sadece bizler değil entegre olduğumuz ülkelerin vatandaşlarına da kendi ülkemizin doğal zenginliklerinden, insanlarımızın misafirperverliğinden bahsederek yabancı turist gitmesine de vesile oluyoruz.

    Son bir kaç yıldır Türkiye topraklarının her köşesinde temel, hak ve özgürlükler ayaklar altına alınmakta, inanç ve düşünce farklılığından dolayı baskı yapılmakta, masum insanlar ve çocuklar öldürülmekte, doğa katledilmekte, basın özgürlüğü ihmal edilmekte, demokratik seçim hakkı gasp edilmekte, kadın ve çocuk hakları ayaklar altına alınmaktadır.

    Türkiye’nin etrafındaki komşu ülkelerle düşman olması bizleri üzüyor, düşündürüyor hem de endişelendiriyor. Bunlar yetmezmiş gibi memleketin her yerinde bombaların patlaması tamamen korku duvarı örüyor. Bütün bu sebeplerden dolayı biz Avrupalı gurbetçiler olarak yazın tatile, ülkemize gitmeyeceğiz.’

    Gençlerin ‘#DontGoTurkey’ Kampanyası Çığ Gibi Büyüyor 3

    Gençlerin ‘#DontGoTurkey’ Kampanyası Çığ Gibi Büyüyor 4

    Gençlerin ‘#DontGoTurkey’ Kampanyası Çığ Gibi Büyüyor 5

    Gençlerin ‘#DontGoTurkey’ Kampanyası Çığ Gibi Büyüyor 6

  • Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi

    Son dört yıldan bu yana Londra’da düzenlenen Britanya Kebab Ödülleri ‘British Kebap Awards’ sahiplerini buldu.

    Park Plaza Westminster otelde düzenlenen ve binden fazla davetlinin katıldığı gecenin sürprizi ana muhalefet partisi İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn oldu. Geceye eşi ile birlikte katılan Corbyn, kebap işletmelerinin İngiliz ekonomisine yaptığı katkının görmezden gelinemeyeceğini vurguladığı konuşmasında, çoğunluğu küçük ve orta ölçekli olan kebap işletmelerinin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Kendisinin vejeteryan olduğunu belirten İşçi Partisi lideri, düzenlendiği ilk yıldan bu yana hem aday göstererek hem de bizzat katılarak Kebap ödülleri gecesine desteğini göstermek istediğini kaydetti.

    İngiltere’nin en büyük online yemek sipariş sitesi olan Just Eat’in yanısıra Paragon,Kervan Sofrası, Cobra biraları Big K, United Paper Producst, Ersan and Co ve Holland Bazaar gibi firmaların sponsorluğunda gerçekleştirilen geceye 150 dolayında İngiliz milletvekili ile, çok sayıda Lordlar Kamarası üyesi, belediye başkanları ve meclis üyeleri de katıldı.

    Toplam 16 kategoride seçilen ‘en iyi işletmelerin’ ödüllerini aldığı geceye BBC, Telegraph, Guardian, Daily Mirror, Sun, Times ve Evening Standard gibi İngiliz medyasından gazeteciler ve televizyoncular da yoğun ilgi gösterdi.

    Ödüller aralarında işadamları, milletvekilleri ve sektör temsilcilerinin bulunduğuı 15 jüri üyesi tarafından birçok farklı kriter değerlendirilerek belirlendi.

    Brüksel’deki terör saldırısi basta olmak uzere, Istanbul, Ankara, Diyarbakir, Paris terror saldirilarinda hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan gecede açılış konuşmasını yapan CEFTUS Direktörü İbrahim Doğuş, ödüllerle İngiltere ekonomisinin en dinamik unsurlarından birisi haline gelen kebap sektörüne prestij kazandırmak ve sektördeki standarların yükselmesine katkıda bulunmayı hedeflediklerini söyledi. Konuşmasında Avrupa Birliği tartışmalarına ilişkin mesajlar da veren Doğuş “Çoğunluğu farklı etnik kökenlerden gelen kebap işletmecileri, göçmenlerin ülke ekonomisinde istihdam katkısı sağlayan iş alanları yaratmasının en çarpıcı örneklerinden birisidir” dedi.

    Yıllık cirosu 2.2 milyar sterline ulaşan kebap sektörü, İngiltere’nın en popüler yiyeceklerinden biri haline gelirken, İngiltere’de ilk kez 1966 yılında piyasaya giren döner kebap ise halen Fish & Chips’lerden restoranlara kadar 20 bin dolayında işletmede tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Ülke genelinde her gün 1 milyon 300 bin porsiyon doner/kebab tüketildiği tahmin ediliyor.

    BU YILIN KAZANANLAR LİSTESİ

    Sektöre katkılarından dolayı Jüri özel ödülü : Gürsel Aksu

    Alton and Co En iyi Şef ödülü ; Önder Şahan

    Müşteri memnuniyeti : İstanbul Finchley Restaurant

    Big K- Kebab Sektörüne katkı ödülü : Ace 4 Kebabs, Total Shopfitting Solutions Ltd

    Just Eat Best Delivery İşletmesi ödülü : Curipza Take Away

    Bulldog Enerji İçecekleri Londra’da en iyi Takeaway Ödülü : The Best Turkish Kebab

    Paragon Quality Foods Londra dışında En İyi Kebap restoranı ödülü : Mevan Restaurant , ikinciligi ise The Turkish Meze Grill

    Holland Bazaar En İyi yeni açılan Kebap İşletmesi Ödülü : Mez-opotamia Restaurant

    Londra dışında en Takeaway ödülü : Food Stop Takeaway

    Müşteri Memnuniyeti Ödülü : Istanbul Finchley Restaurant

    En ekonomik Restaurant : Selale Restaurant, ikinciligi ise Meze Mangal – Bushey Heath

    Fine Dining : Sheesh Chigwell

    Kuzey ve Batı Londra’da En iyi Kebap Restaurant : Durum Restaurant

    Güney Londra’da en iyi Kebap Restaurantı : -Turkuaz Restaurant – Cappadocia in Kingston

    Kuzey İrlanda’da en iyi Kebap restaunratı: The Sphinx

    Galler’de En İyi Kebap Restaurantı : Pizza Choice

    İskoçya’da En İyi Kebap Restaurantı : Nawroz Restaurant

    En İyi Genç Şef : Ali Ekber Doymaz

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 1

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 2

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 3


    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 5

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 6

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 7


    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 9

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 10

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 11

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 12

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 13

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 14

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 15

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 16

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 17


    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 19

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 20

    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 21


    Britanya Kebap Ödülleri Gecesine Yoğun İlgi 23

     

     

  • Dini Cinayete Kurban Giden Asad’ın Ailesi İçin Bir Günde £30 Bin Toplandı

    Dini Cinayete Kurban Giden Asad’ın Ailesi İçin Bir Günde £30 Bin Toplandı

    Sosyal medyada yazdığı Paskalya mesajından hemen sonra katledilen Müslüman market sahibinin ailesi için başlatılan bağış kampanyasında bir günde £28,275 sterlin bağış toplandı.

    Glasgow’un Shawlands kasabasında yaşayan market sahibi Asad Shah Perşembe gecesi sokak ortasında iki kişi tarafından bıçak darbeleriyle öldürülmüştü. İskoç polisi cinayetin dini önyargı ile alakalı olabileceğini ve olayla ilgili bir kişinin gözaltında tutulduğunu açıkladı.

    Kasaba sakinleri tarafından sevilen 40 yaşındaki müslüman market sahibi cinayate kurban gitmeden birkaç saat önce Hristiyanların Paskalya (Easter) bayramı nedeniyle sosyal medya hesabından bir kutlama mesajı yayınlamıştı.

    ‘Sevgili Hristiyan Milletime’ başlığıyla yayınladığı mesajında Asad Shah adlı market sahibi sosyal medya hesabında şunları yazmıştı; ‘Özellikle sevgili Hristiyan milletime hayırlı Cumalar ve Mutlu Paskalyalar… Sevgili İsa Mesih’in gerçek yolunu izleyelim ve her iki dünyada gerçek başarıya ulaşalım.’

    Dini Cinayete Kurban Giden Asad’ın Ailesi İçin Bir Günde £30 Bin Toplandı 2

    Bu mesajı yayınladıktan bir kaç saat sonra marketinin bulunduğu caddede kimliği belirsiz iki kişinin bıçaklı saldırısına maruz kalan Asad yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

    Shawlands kasabası sakinleri Asad’ın ailesi için gofundme adlı online bağış sitesinde başlattıkları ‘Shah bey için destek’ adlı bağış kampanyası çerçevesinde ilk günde 30 bin sterline yakın para toplandı. Toplanan paralar ailesine verilecek.

    Dini Cinayete Kurban Giden Asad’ın Ailesi İçin Bir Günde £30 Bin Toplandı 3
    Asad Shah’ın öldürüldüğü yere çiçekler bırakıldı. Yazılan mesajda ‘bu biz değiliz’ denildi
  • 30 Yıllık The Independent Gazetesi Bugün Son Kez Basıldı

    30 Yıllık The Independent Gazetesi Bugün Son Kez Basıldı

    Britanya’nın saygın gazetelerinden The Independent bugün son kez basıldı. Bugünden itibaren sadece internet üzeri yayınlanacak.

    Bugün son kağıt baskısıyla okuyucularına veda eden gazete, yarından itibaren sadece internet üzerinden yayımlanacak. 

Son sayısıyla birlikte dört hatıra eki de veren gazetenin son başyazısında, “30 yıl boyunca riyakarlıkla, cehaletle, despotlukla, yoksullukla, klişelerle, yalanla ve şöhret magaziniyle mücadele ettik. Yaptıklarımızı önemsiyorsanız, bize katılın ve online olarak okumaya devam edin” ifadeleri kullanıldı.

    Gazetenin bağlı olduğu ESI Media’dan geçen ay yapılan açıklamada, gazetenin kağıt baskısına mart ayında son verileceği bildirilmişti. Günlük tirajı 40 bine kadar düşen gazetenin son kağıt baskısı bugün okuyucularla buluştu.

    Sürekli zarar eden gazeteyi Rus milyarder Alexander Lebedev, 2010’da sembolik 1 sterlinlik bedeli ödeyerek satın almıştı. Eski bir KGB ajanı olan Lebedev, medya grubunun yönetimini İngiliz vatandaşı olan oğlu Evgeny’ye bırakmıştı.

    Gazetenin son kağıt baskısında, İngiltere Başbakanı David Cameron’ın, “The Independent’ın son kağıt baskısını görmek İngiliz basını için üzücü. 30 yıl boyunca bu gazete düşünceli ve basiretli bir şekilde olayların kaydını tuttu. Belki her zaman aynı fikirde değildik ama The Independent İngiltere’nin özgür basınının kalbinde hiç şüphesiz önemli bir rol oynadı” sözlerine de yer verildi.

    Tirajı bir dönem 400 bini aşan The Independent, İngiltere’de kağıt baskıya son verip sadece dijital yayına geçme kararı alan ilk ulusal gazete oldu. 

Yayım hayatına 1986’da başlayan The Independent, Andrew Marr ve Robert Fisk gibi önemli İngiliz gazetecileri çalıştırdı. 

Liberal ve sol okur kitlesine sahip gazete, 2003’te Irak‘ın ABD ve İngiltere’nin öncülüğündeki koalisyon güçlerince işgaline karşı yaptığı yayınla dikkati çekmişti. 

Filme de çekilen “Bridget Jones’un Günlüğü” romanı, gazeteci – yazar Helen Fielding’in The Independent’taki köşesinin de adıydı.

  • Londra’da Newroz Ateşi – Foto Galeri

    Londra’da Newroz Ateşi – Foto Galeri