Category: slıder

  • Hackney, Haringey ve İslington Okullarının GCSE Sonuçları Londra ve Ülke Genellerinin Gerisinde

    Hackney, Haringey ve İslington Okullarının GCSE Sonuçları Londra ve Ülke Genellerinin Gerisinde

    Hackney, Haringey ve İslington Okullarının GCSE Sonuçları Londra ve Ülke Genellerinin Gerisinde 1

    Ortaokul öğrencilerinin büyük heyecanla beklediği, liseye geçiş sınavı olan ve ortaokulun sonunda yapılan, GCSE sonuçları açıklandı.

    20 Ağustos’ta açıklanan sonuçlar, bu yıl, elde edilen A* ve A puanlarında düşüş olsa da A*-C alanların sayısı %68.8’den %69’a yükseldiğini gösteriyor.

    Hackney, Haringey, Enfield ve Islington orta okullarında okuyan bir çok Kürt ve Türk gençi başarılı sonuçlar elde ettiler. Toplumumuzun yoğun olarak yaşadıkları Hackney, Haringey ve İslington’daki okulların ortalama puanları ülke ve Londra ortalamalarının altında.

    Londra’da en az beş ayrı derste A*-C puanları elde edenlerin oranı %72’yken, Kuzey İrlanda %78.7 ile Birleşik Krallık’ın en yüksek sonuçlarını elde etti.

    Matematik ve İngilizce sınavlarında elde edilen sonuçlarda artış görüldü. İngilizce’de A*-C puanları %3.7 artarak %65.4 olurken, matematik sonuçları %62.4’den %63.3’e yükseldi.

    Haringey Belediyesi okullarında ortalama 5 derste A*-C alanların oranı, ufak bir düşüşle %56.7. İslington Belediyesine bağlı orta okulları en az beş derste %57 A*-C puan aldılar. Hackney belediyesine bağlı orta okullarda 5 derste A*-C sonucu alan öğrencilerin oranı %60.

    Umut Ekinci

    Kürt ve Türk gençlerinin yoğun olarak okudukları White Hart Lane’de bulunan Woodside ortaokulunda okuyan bir çok öğrencimiz başarılı sonuçlar elde ettiler. Umut Ekinci altı A elde ederek büyük başarı elde etti.

    Tottenham’da bulunan Northumberland Park orta okulunda okuyan Anıl Doğan, okulun en başarılı öğrencileri arasında yer aldı. Anıl aynı zaman özel Christ’s Hospital okulunda burslu yer kazandı.

    İslington’da bulunan City of London Academy’de okuyan Esra Irdem ve Berin Karaaslan başarılı sonuçlarıyla A level okumak için hak kazandılar. Başarılı iki öğrenci okullarının kendilerine büyük desteği olduğunu belirttiler.

    Hackney’de bulunan Stoke Newington School okulunda öğrencilerin %65’i en az beş derste A*-C elde ettiler.

    Son yıllarda Muhafazakar Parti eğitim bakanlarının uygulamaya geçirdiği değişiklikler doğrultusunda GCSE sınav kağıtları farklı puanlandırılmaya başladı. Bunun sonucunda genel olarak sonuçlarda durgunluk görülüyor.

    Urswick Ortaokulunun Bilgisayar Bölüm başkanı ve eğitim yazarımız, Oktay Şahbaz, GCSE sınavlarına değişikliklerin devam edeceğini belirtmişti. Şahbaz daha önce yapılan değişiklikleri yazısında şöyle değerlendirdi: ‘‘GCSE sınavlarında son 5 yıldır sürekli değişiklikler yapılıyor. Şimdiye kadar yapılan değişiklikler eğitim kalitesini yükseltmekten daha çok öğretmenlerin is gücünü arttırmaktan öteye gitmedi. Şimdiye kadar yapılan değişikliklerin başında dönem ödevlerinde yapılan değişimler öne çıkıyor. Yeni uygulamalara göre bir çok dersin dönem ödevi kaldırıldı ve dersler tamamen öğrencilerin sınav başarısına bağlandı. Bu uygulama deyim yerindeyse çocuklarımızın hayatını bir tek sınava bağladı. Dahası bu uygulama bilgisayar, resim, tiyatro ya da müzik gibi pratik dersler için sıkıntı yaratıyor. Bu pratik dersleri öğreten öğretmenler bu konudaki sıkıntı ve taleplerini değişik kampanyalar aracılığıyla dile getiriyor.’’

  • Aracından Çöp Atılan Şoförlere Ceza

    Aracından Çöp Atılan Şoförlere Ceza

    Aracından Çöp Atılan Şoförlere Ceza 1

    Bölge sakinlerinden gelen şikayetler doğrultusunda, Hackney Belediyesi araçlardan atılan çöplerle çevreyi kirleten araç sahiplerine ceza kesmeye başladı.

    Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren yasaya göre Londra belediyelerine araçlara bu yönde ceza kesme yetkisi verildi.

    Bir araçtan çöp atıldığı tespit edilirse, Hackney Belediye araç sahibine £80 ceza kesecek. Eğer bu ceza ödenmezse £2,500’a katlanabilir. Daha önceki uygulamaya göre araçtan çöp atanın kim olduğu tespit edilmesi gerekiyorken, 2014’te geçen yasaya göre, bir araçtan sokağa çöp atılıyorsa, araç sahibine direk olarak ceza verilebilecek.

    Hackney Belediyesi şimdiye kadar iki kişiye uyarı verildiğini, bir kişinin ise ceza aldığını açıkladı.

    Aracından Çöp Atılan Şoförlere Ceza 2
    Hackney’de şikayet edilen bir araç

    Bölge sakinleri belediyeye, araç içerisinde olanların çevredeki take away’lerden yiyecek alıp, yedikten sonra çöplerini sokağa attıklarını şikayet etmeleri üzerine, belediye harekete geçti. Şikayet edilen araçlara karşı ceza işlemleri başlatıldı.

    Mahallelerden sorumlu Hackney Belediyesi encümeni Feryal Demirci, araç sahiplerine uyarıda bulunarak, ‘‘Araç sahiplerine söylemek istediğim, sadede kendi davranışlarından sorumlu olmadıkları, aynı zamanda yolcularının davranışlarından da sorumlular. Eskiden bölge sakinleri çöp atan araçları şikayet ettiklerinde bizim kimin attığını kanıtlayamadığımız için bir şey yapmamız çok zordu. Şimdi, insanlar bize bilgi ve kanıt verirlerse biz harekete geçebiliriz,’’ dedi.

  • Tottenham’da Milyonluk Kaçak İçki ve Sigara Baskını

    Tottenham’da Milyonluk Kaçak İçki ve Sigara Baskını

    Tottenham’da Milyonluk Kaçak İçki ve Sigara Baskını 1

    Tottenham’da 19 Ağustos günü, vergi dairesi HM Revenue and Customs (HMRC) tarafından gerçekleşen baskında bir tırın kargosunda bulunan yüksek miktarda sigara, kaçak olduğu şüphesiyle, ele geçirildi. Kargonun içerisinde metal kasalara saklanılan sigaraların vergi değerinin bir milyon sterlin civarında olduğu tahmin ediliyor. Toptancıların yoğun olduğu bölgede yapılan baskında, iki depoda da kaçak olduğu şüphesiyle içki ele geçirildi.

    Baskında beş erkek kaçakçılık yaptıkları şüphesiyle göz altına alındı. Tutuklananlar sorgulandıktan sonra Kasım ayına kadar kefaletle serbest bırakıldılar. Tutuklananlar, Kuzey Londra’da ikamet eden 34 ve 31 yaşlarında iki erkek; Kuzey Batı Londra’da ikamet eden 45 ve 42 yaşlarında iki erkek; ve Polonyalı, 33 yaşındaki bir erkek.

    Polonya’dan gelen kamyonu durdurup arayan memurlar 3 buçuk milyon adet sigara ve 150 bin adet bira ele geçirdi. Sigaranın mali kaybı bir milyon sterlin ve içkinin mali kaybının 90 bin sterlin olduğu tahmin ediliyor. Özel adresler ve araçlarda daha sonra, ayrıyeten, yapılan aramalarda memurlar, 40 bin sterlin nakit paraya el koydu.

    HMRC Kaçakçılık Araştırma Servisi müdür yardımcısı Anthony Swarbrick, operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, kaçak içki ve tütünün ekonomiye yılda 3.2 milyar zarara yol açtığını ifade etti. Swarbrick, ‘‘HMRC, işin arkasında olan kriminalleri hedef alarak bu yasadışı ve tehlikeli ticarete sıkı müdahalede bulunuyor’’, dedi.

  • Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi

    Dünyanın en ünlü sokak sanatçılarından Banksy, İngiltere’de terk edilmiş bir spor merkezini geçici sergi alanına çevirdi.

     Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 1

    İngiliz sanatçının Weston-super-Mare adlı tatil kasabasında açtığı Dismaland adlı sergi, 6 hafta açık kalacak.

    Sergide İngiltere’nin önde gelen çağdaş sanatçılarından Damien Hirst’ün çalışmaları da var.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 2

    Banksy, “Burası çocukken çok sevdiğim bir yerdi. Kapılarını tekrar açmak büyük bir gurur” açıklamasını yaptı.

    Bu, Banksy’nin 2009’da doğup büyüdüğü Bristol’da açtığı ve yoğun ilgi gören sergiden sonra ilk çalışması.

    Sergide kavramsal sanat yapan Amerikalı Jenny Holzer ve İngiliz müzisyen/sanatçı Jimmy Cauty’nin çalışmaları da görülebilecek.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 3

    Belediye yetkilileri sergi için aylardır çalıştıklarını ancak “malum sebeplerden ötürü bu konuda dudaklarını mühürlediklerini ve belediyede sadece 4 kişinin neler döndüğünden haberi olduğunu” söyledi.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 4

    Gerçek kimliğini saklayan ve bir efsaneye dönüşen Banksy’nin duvar resimleri yanında enstalasyon çalışmaları da var.

    Banksy’nin açık artırmalarda yüzbinlerce sterline satılan graffitileri bulunuyor.

    Sergi biletleri ve daha fazla bilgiyi http://www.dismaland.co.uk web adresinde bulabilirsiniz.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 5

  • Bakanlık Teklifi Götürülen İsimler Belli Oldu

    Bakanlık Teklifi Götürülen İsimler Belli Oldu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçici Bakanlar Kurulu’nu kurmak üzere Başbakan olarak atanan Ahmet Davutoğlu’nun bakanlık teklifinde bulunduğu isimler belli oldu. HDP’den Levent Tüzel, Müslüm Doğan ve Ali Haydar Konca bakanlık teklifi götürülen isimler arasında.

    Teklif mektuplarının, söz konusu milletvekillerine gönderilmeye başlandığı ve gün içerisinde tamamına ulaştırılacağı belirtildi.

    Davutoğlu’nun bakanlık teklif ettiği isimler şöyle:

    CHP

    İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak – Spordan Sorumlu eski Devlet Bakanı

    Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan Toker – İsmet İnönü’nün torunu

    İstanbul Milletvekili İlhan Kesici – 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i akrabası

    Antalya Milletvekili Deniz Baykal – CHP Eski Genel Başkanı

    Ankara Milletvekili Tekin Bingöl

    Bakanlık Teklifi Götürülen İsimler Belli Oldu 1

     

    MHP

    İzmir Milletvekili Kenan Tanrıkulu – Eski Sanayi Bakanı

    Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş – Alparslan Türkeş’in oğlu

    İstanbul Milletvekili Meral Akşener – Eski İçişleri Bakanı

    Bakanlık Teklifi Götürülen İsimler Belli Oldu 2

    HDP

    İstanbul Milletvekili Levent Tüzel (EMEP Kurucu genel başkanı)

    İzmir Milletvekili Müslüm Doğan
 (Pir Sultan Abdal Derneği Eski genel başkanı)

    Kocaeli Milletvekili Ali Haydar Konca (Eski Kaymakam)

    Bakanlık Teklifi Götürülen İsimler Belli Oldu 3

  • Britanya PYD sözcüsü Dr. Alan Semo: “Türkiye Koalisyonu Suistimal Ederek Kürtlere Saldırıyor”

    Britanya PYD sözcüsü Dr. Alan Semo: “Türkiye Koalisyonu Suistimal Ederek Kürtlere Saldırıyor”

    Türkiye’nin Amerika öncülüğündeki Daiş karşıtı koalisyona dahil olmasının ardından başlattığı operasyonları değerlendiren PYD Britanya sözcüsü Dr. Alan Semo; “Türkiye koalisyonu suistimal ederek, hem Türkiye Kürtleri, hem de Suriye Kürtleri’ne karşı saldırıyor Türkiye çok tehlikeli bir oyun onuyor; kendisini yakacak, riske sokacak ve Türkiye’yi sivil savaşa sürükleyecek bir oyun bu” dedi.

    PYD Britanya sözcüsü Alan Shemo
    PYD Britanya sözcüsü Alan Shemo

    Türkiye’de son yaşanan gelişmeler daha karanlık bir hal almaya başladı. Erdoğan, Daiş terörüne savaş ilan etmiş görünsede, bombalar Kürtleri hedef alıyor. Kürtlerin Suriye’nin bazı bölgelerinde Daiş çetelerini etkisiz hale getirmesi ve Ortadoğu’da bazı kazanımlar elde etmesi, Kürtleri etkisiz hale getirmek isteyen Erdoğan ve takımını harekete geçirdi.

    Geçtiğimiz Haziran ayında 32 gencin hayatına mal olan Suruç katliamının ardından, terörle mücadele adı altında ülke çapında gözaltı operasyonları başlatıldı. Fakat, Daiş üyelerinden ziyade, PKK ile bağlantısı olduğu iddia edilen HDP’liler gözaltına alındı.

    Önceleri Daiş ile işbirliğinden dolayı isteksiz olduğu, Amerika’nın öncülüğündeki Daiş karşıtı koalisyona dahil olan Türkiye, hiç zaman kaybetmeden PKK mevzilerini bombaladı. Türkiye, sözde Daiş’e karşı başlattığı operasyonlarla, Kürtlere yaptığı saldırıların üstünü örtüyor. Amerika ise, İncirlik Üssü’nün kullanımına karşılık Kürtlere yapılan saldırıları görmezden geliyor.

    Bir diğer hususta, Türkiye’nin Suriye sınırında kurulmasını istediği güvenli bölge veya tampon bölge ile ilgili olarak, Türkiye ve Amerika tarafından çelişkili açıklamaların gelmesi. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu; “ABD ile güvenli bölge konusunda anlaşmaya varıldı” derken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner ise; güvenli bölge konusunda herhangi bir anlaşmanın olmadığı açıklamasını yaptı. Güvenli bölgeye dair, kamuoyuyla henüz detaylı bir bilgi paylaşılmadığı için konu ile ilgili belirsizlikler devam ediyor.

    Son gelişmelere dair yaşananları Britanya PYD sözcüsü Dr. Alan Semo’ya sorduk.

    Türkiye, Daiş terörüne karşı operasyon başlattığını iddia ediyor. Gerçekte bu böyle mi? Türkiye’nin Suriye’de Kürt güçlerine saldırıları oldu mu?

    Gerçekte, Türkiye’nin Amerikan koalisyonuna katılmak zorunda kalması, Daiş’e karşı savaşmak için değil, Daiş ile işbirliğine ve Suriye politikasındaki başarısızlığına kılıf uydurmak içindir. Genel olarak koalisyona dahil olmasının sebebi; Suriye’de oluşacak olan herhangi bir demokratik yapıya engel olmak, bundan kastımız, tampon bölge oluşturma bahanesiyle kuzey Suriye’yi işgal ederek özellikle Kürtler’in Rojava kantonlarını (Kobani’den Afrin’e) birleştirmesine engel olmak, ilerleyişlerini durdurmak ve sınırda Daişi destekleyeme devam etmektir.

    Türkiye koalisyona katıldığında ilk olarak, YPG kontrolündeki Kobani’ye bağlı Kürt köyü Zur Maghar’ı bombaladı ve dört Kürt savaşçıyı öldürdü. Türk askerleri, Fatih Sultan Mehmet Tugayı ve Sultan Murad Tugayı görünümünde Suriye’ye girdi, Daiş mevzilerini bombalaması gerekirdi ama hiçbir şey yapmadı.

    “Kürtler Ne Satılabilir, Ne de Satın Alınabilirler”

    Amerika’nın Türkiye ile anlaşarak Kürtleri sattığı iddia ediliyor, Ayrıca PKK’ye yapılan bombalı saldırıların Amerika tarafından onaylaması, Irak’tan sonra Ortadoğu’da yaptığı en büyük hatta olarak medyada dillendirildi. Amerika yanlış bir müttefik mi seçti? Siz bu olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Türkiye, medya spekülasyonlarını propaganda amaçlı kullanarak, Kürt Özgürlük Hareketine karşı kötü niyetini örtbas etmek istiyor. Rojava’daki Kürt güçleri ile koalisyon arasındaki işbirliği, global tehdit olan Daiş barbarlığına karşı savaşmaktır. İki yıldır, hatta koalisyondan önce Kürt güçleri, Daiş’e karşı savaşan en etkili güç olduklarını kanıtlamıştır. Bu nedenle kendi bölgelerini koruyacak güvene sahipler ve ne satılabilir, ne de satın alınabilirler. Amerika ve koalisyon Türk ordusunun yaptıklarını onayladıklarını inkar ediyor ve Türkiye’yi Kandil ve Suriye’yi bombalamamaları konusunda uyarıyorlar. Ancak Türkiye koalisyonu suistimal ederek, hem Türkiye Kürtleri, hem de Suriye Kürtlerine karşı saldırıyor. Türkiye çok tehlikeli bir oyun oynuyor; kendisini yakacak, riske sokacak ve Türkiye’yi sivil savaşa sürükleyecek bir oyun bu. Amerika ve koalisyon Türkiye’yi seçmedi gibi görünüyor fakat, Türkiye’yi koalisyon içerisinde etkin hale getirmek istediler. Türkiye, Daiş ile işbirliği yaptığı için bu koalisyona daha önce dahil olmak istememişti.

    Daiş’e karşı en etkili kara gücü olan Kürtler, Türkiye-ABD anlaşması ile zarar mı görüyor?

    Amerika bu iddiaları reddediyor fakat iddialar gerçekse, evet karada en etkili olan güç zarar görür. Türkiye kontrolü ele geçirir, sınırda Daiş ile hareket etmeye devam eder, Ehrar El-Şam ve Cephet El-Nusra çetelerinin Sultan Murad Tugayına katıldıkları Cerablus ve Azaz’da olduğu gibi…

    Amerika ile Türkiye anlaşmasının uzun vadede sonuçları ne olur?

    Nato’nun da dahil olacağı bölgesel savaşa yol açar. Zaten Suriye, Irak ve Türkiye’de devam eden bir sivil savaş var.

    Uluslararası toplumlar, Türkiye’nin Kürtlere karşı agresif tavrı konusunda sessiz kalmaya devam ediyor, siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Uluslararası toplumun sivilleri korumak ve katliamları önlemek açısından ahlaki bir sorumluluğu var, Türkiye’nin, Irak, Suriye ve Türkiye’deki Kürtlere karşı saldırılarının yanı sıra, uluslararası hukuku ihlal eden sınır ötesi operasyonu kınanmalı. Bazı Avrupa Birliği üyeleri Türkiye’yi zaten uyardı ve sınır ötesi saldırılarını kınadı.

    “Amerika Türkiye ile Kürtlere Karşı Yapılmış Bir Anlaşmayı İnkar Ediyor”

    Türkiye’nin koalisyona dahil olması ve sınır ötesi harekatı sonrası, PYD, Amerika ile temasta bulundu mu?

    Kürt güçleri ve Rojava özerk yönetimi, Daiş’e karşı koalisyon ile halen tam bir işbirliği içerisinde. Amerika ve koalisyona, Türkiye’nin güvenli bölge planının Rojava’nın işgali anlamına geleceği, şiddetle karşı çıkılacağı, böyle bir şeyin gerçekleşmesine için izin verilmeyeceği ve başka bir ülkenin topraklarını işgal etmenin uluslararası hukuka aykırı olduğu iletildi. Türkiye’ye Türkmenleri kullanarak işgale kalkışmaması çağrısında bulunuldu. Fakat Amerika ve koalisyon Türkiye ile Kürtlere karşı yapılmış bir anlaşmayı inkar ediyor ve YPG’yi desteklemeye devam edeceklerini ifade ediyorlar.

    Türkiye, Türkmenleri kullanarak üç kantonunda birleşmesini engellemeye mi çalışıyor?

    Bilfiil, Türkiye’nin asıl amacı kuzey Suriye’yi Türkmenleri kullanarak işgal etmek. Türkiye, Türkmenleri destekledi, eğitti, şimdi de Sultan Murad Tugayı adı altında Cerablus ve Azaz’a gönderiyor.

    “Savaş Türkiye’ye de Yayılacak”

    Son yaşanan olayları değerlendirirsek yakın gelecekte Suriye ve bölgeyi ne bekliyor?

    Türkiye’nin koalisyonu kötüye kullanarak Kürtlere saldırması, Suriye ve Irak’ta devam eden sivil savaşın Türkiye’ye de yayılmasına sebep olacaktır. Amerika, koalisyon ve Nato, Türkiye’nin Daiş’e karşı etkin bir biçimde savaşan Kürt Özgürlük Hareketine karşı başlatmış olduğu saldırılarını engellemeli. Türk hükümeti, Kürtlerin demokratik haklarını tanımalı ve barış sürecini yeniden başlatmalıdır. Bölgede istikrarın sağlanması ve demokrasi için global tehdit olan Daiş’e karşı savaşan Kürtlere yeterli destek verilmelidir.

  • 15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ile Londra’nın Edmonton bölgesinde toplanan yüzlerce vatandaş, 15 Ağustos direnişini düzenlenen yürüyüş ile selamladı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 1

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

     

    Edmonton Angel bölgesinde toplanan yaklaşık 500 kişilik grup burada yapılan konuşmaların ardından, toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Haringey bölgesine doğru yürüyüşe geçti. TC devleti ve barbar İŞİD’in ortak saldırılarına karşı yoğun sloganlarla ilerleyen kitle 15 Ağustos direnişinin önemini vurgulayan İngilizce bildirileri de dağıttı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 8

    Öncelikle Britanya Kürt Halk Meclisi adına yapılan açıklamada, 15 Ağustos direnişinin tarihsel önemine vurgu yapıldı. Ayrıca DAİŞ çetelerinin barbarca katliamlarının TC devleti destekli yapıldığınn altı çizildi ve herşeye rağmen barış isteyen tarafın yine Kürt halkı olduğu vurgusu yapıldı. “Bu devletin, hükümetin, hiç bir şekilde çözüm arayışı yok. Son 3 yılda önderliğimizin başlattığı çözüm sürecinde, TC devletinin niyeti çok net ortaya çıktı.” İfadelerine de yer verildi.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 2

    Düzenlenen uzun yürüyüşte, ‘katil devlet halka hesap verecek, Öcalan’a özgürlük, çok yaşa Önder Öcalan, terörist Türkiye” sloganları sıkça atıldı. MLKP adına yapılan konuşmada ise 15 Ağustos direnişi selamlanarak, “PKK’nin silahlı mücadeleye başlamasının yıldönümü olan 15 Ağustos’ta Kürt halkına dayatılan inkar, imha ve ret politikalarına karşı Şemdinli ve Eruh’ta Agitlerin başlattığı diriliş ve direniş yürüyüşünü en içten devrimci duygularımızla selamlıyoruz.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 6

    Mazlumlarala,Zilanlarla,Beritanlar’laSaralar’la Andok ve Eriş’lerle değerler yaratılarak bu günlere gelinmiştir. Kürt Halk önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılarak özgürlüğüne kavuşması, inkarcı söürgeci savaşın durdurulması, Kürt halkının demokratik taleplerinin karşılanması, devlet terörünün sona erdirilmesi, söz, eylem, gösteri hakkının önündeki egellerin kaldırılması için tüm halkımızı mücadeleye, bulunduğumuz her yeri direniş mevzisine çevirmeye çağırıyoruz. Faşist inkarcı sömürgeci savaşı durduralım. Yaşasın birleşik mücadelemiz.” İfadeleri kullanıldı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 5

    Ciwanan Azad adına yapılan konuşmada ise, “Biz Kürt gençliği olarak, PKK bir gençlik hareketidir perspektifiyle ve 15 Ağustos direniş ruhuyla birkez daha kamuoyuna seslenmek istiyoruz. Özgürlük mücadelemiz ve yürüyüşümüz barış olana kadar fasizme ve devlet terörüne karşı her koşulda kesintisiz devam edecektir. 15 Agustos direnii ruhunun temsilcisi basta Önderligimiz olmak üzere komutan Agit ve yoldaşlarına, şehitlerimize bin selam olsun diyoruz. Bizleri bu güne canlarıyla getiren değerli şehitlerimize teşekkürü bir borç biliyoruz, minnetle anıyoruz ve anılarına bağlı kalacağımız sozunu veriyoruz.” İfadeleri kullanıldı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 4

    Yüzlerce kişinin ayni anda 15 Ağustos direnişini selamladığı Londra yürüyüşü, kuzey Londra bölgesinde büyük ses getirerek ilgi çekti, Haringey bölgesindeki kısa süreli oturma eylemi ardından yürüyüş tamamlandı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 3

    15 Ağustos Çözümün yolunu açtı

    PKK’nin 15 Ağustos 1984 atılımı ile silahlı mücadeleyi başlatması Kürtler açısından çok tarihi ve anlamlı olmuştur. Kürtlerin halk olarak varlık kazanmasına, Kürdistan devriminin nitel bir sıçrama yapmasına yol açmıştır. Özgürlüğe yürüyüşün kararlı ve radikal duruşu olmuştur.

    Bugün ise siyasetin koşulları oluşmuş, bu yöntemle sorun çözmek en doğru yol olmaktadır. Ancak bugünün koşullarını yaratan geçmişin en keskin savaşı olduğu da başka bir gerçektir. Hiç şüphesiz ki, Sayın Öcalan son 20 yılda Kürt sorununun siyasal yolla çözülmesi için defalarca tek taraflı ateşkes çağrılarında bulundu, yine barışın sağlanmasına yönelik devletle çeşitli dönemlerde görüşmeler gerçekleştirdi. Ancak derin devletin komploları sonucu her defasında tıkandı, sil baştan savaş tek seçenek olarak bırakıldı. 2013 Amed Newrozu ile çok tarihi bir süreç Ortadoğu ve Kürt halkı açısından başlatılmış bulunmaktadır. Dolayısıyla Türk devletinin geçmiş hatalara düşmemesi, 15 Ağustos’a iyi anlam vermesi, kaçınılmaz olarak gelişecek bir savaşın önüne geçmek için gerekmektedir. Yoksa sürecin tıkanması halinde gelişecek savaşın sonuçlarından devlet ve hükümet sorumlu olacaktır. Kürtler geçmiş ve son kırk yıllık tarihle kendilerini yeniden yaratmışlardır. Tercihlerinin demokratik, özgür, eşit ve ortak birlikteliğin yaşanacağı bir Ortadoğu’dan yana olduklarını her zaman ve her yerde pratikleri ile göstermişlerdir. Bu nedenle Öcalan’ın geliştirdiği demokratik çözüm ve barış sürecini sahiplenmişlerdir.

    Rojava’daki gelişen Kürt halkının özgürlük direnişi, Kürt özgürlük savaşının nasıl olabileceğine yönelik örnek oluşturmaktadır. Bu nedenle Kürtler Öcalan’ın geliştirdiği sürecin ilerlemesi için başta sağlık ve rolünü oynaması için koşullarının düzeltilmesini, özgürleştirilmesi için gerekli yasal değişimlere başlanmasını gerekli şartlar olarak ortaya koydu. Bu nedenle barış ve özgürlükten yana olan herkesin süreçten kendilerinin sorumlu olduğunu görmelidir. Bu, Ortadoğu ve dünya barışı için tarihsel bir görevdir. İnsan ölümlerini durdurmak, yaşamı her yerde var kılmak onurlu ve kutsal bir iştir.