Category: slıder

  • Corbyn: Türk Devleti Daiş Bahanesiyle Kürtleri Bombalamaktan Vazgeçmeli

    Corbyn: Türk Devleti Daiş Bahanesiyle Kürtleri Bombalamaktan Vazgeçmeli

    Jeremy Corbyn, Türk devletine de çağrı yaparak ‘Daiş’in varlığı bahanesiyle Kürtleri bombalamaktan vazgeçmeli ve biran önce barış ve müzakere sürecine tekrar dönmelidir’, dedi. Corbyn ayrıca Kürt halkının tarih boyunca çok zulüm gördüğünü ve en doğal insani haklarının mutlaka tanınması gerektiğini ifade etti.

    Corbyn: Türk Devleti Daiş Bahanesiyle Kürtleri Bombalamaktan Vazgeçmeli 1

    Haber-Foto: Erem Kansoy

    JEREMY CORBYN: “BİRLİK OLALIM” MESAJI VERDİ

    İşçi Partisi Genel Başkan adayı Jeremy Corbyn, Kürt Toplum Merkezince düzenlenen toplantıda yürütmüş olduğu seçim kampanyasıyla ilgili konuştu. Corbyn, İşçi Partisi Genel Başkan adayının açıklanacağı 12 Eylül’de sonuç ne olursa olsun bir arada kalmalı ve birlik olmalıyız mesajını verdi.

    Katılımın yüksek olduğu toplantıya, Jeremy Corbyn’ın yanı sıra, İslington İşçi Partisi Meclis üyesi Ayşegül Erdoğan, Latin Amerika Araştırmaları Başkanı Francisco Dominguez ve İslington İşçi Partisi Meclis üyesi Asima Shaikh konuşmacı olarak katıldılar.

    Asima Shaikh’in yönettiği toplantıda, İslington Milletvekili Jeremy Corbyn ile uzun yıllardır çalışan ve onu yakından tanıyan İslington İşçi Partisi Meclis üyesi Ayşegül Erdoğan, Jeremy Corbyn’ı ve Kürtlere verdiği desteği anlattı.

    Corbyn: Türk Devleti Daiş Bahanesiyle Kürtleri Bombalamaktan Vazgeçmeli 1

    Kürtlerin yıllardır maruz kalmış olduğu baskı, zulüm, işkence ve katliamlara değinen Erdoğan, Jeremy “Kürtlerin dağlardan başka dostu yoktur, sözünü boşa çıkartarak, vermiş olduğu destekle Kürtlerin dostu olduğunu kanıtlamış oldu. Kürtlerin yanında olduğu için Jeremy’e teşekkür ediyorum. Şimdi bize vermiş olduğu desteğin karşılığını, onu kampanyasında destekleyerek geri verme zamanı. Jeremy’i sadece İşçi Partisi Genel Başkanı olarak değil, bu ülkenin Başbakanı olarak da görmek istiyoruz” dedi.

    Güçlü ve başarılı bir seçim kampanyası yürüten Jeremy Corbyn, toplantıda yaptığı konuşmasına seçim kampanyasının içeriğine değinerek başladı.

    Corbyn: Türk Devleti Daiş Bahanesiyle Kürtleri Bombalamaktan Vazgeçmeli 1

    Jeremy Corbyn’ın konuşmasının satır başları şöyle:

    Makam sahibi olmak için İşçi Partisi Genel Başkan adayı olmadığının altını çizen Corbyn, yürütmüş olduğu seçim kampanyasının, yeni fikirleri, iyimserliği, umudu, partisinin demokratikleşmesini, halkın görüşlerini, istek ve dileklerini dinleyip, anlayabilmenin kampanyası olduğuna vurgu yaptı.

    Genel Başkan adayının açıklanacağı 12 Eylül’de sonuç ne olursa olsun bir arada kalmalı ve birlik olmalıyız diyen Corbyn, sözlerine şöyle devam etti: “Farklı ekonomik ve sosyal stratejiler, yeni politikalar belirleyebilmek, birlikte kararlar alabilmek için birlik olmalıyız. Tarihe baktığımızda büyük sosyal değişimler bu şekilde gerçekleşmiştir. Değişim, halk değişime susamış ise gerçekleşir.”

    Corbyn, konuşmasında Kürtlerin yaşadığı acılara da değindi. Kürtlerin, Britanya’ya Türkiye’de görmüş olduğu baskılardan dolayı göç ettiğini ifade eden Corbyn, “Kürtler çok kötü günlerden geçti. 1920’ler, 40’lar, 70’ler 80’ler ve şimdi, halen de kötü günlerden geçiyorlar. Barış halkların kendi kimliklerini, hak ve özgürlüklerini tanımakla sağlanır. İnsanlara haklarını vermeliyiz” dedi.

    Savaşı Durdurun Koalisyonu’nun başkanlığını da yapan Corbyn, Birinci Dünya Savaşının etkilerini günümüzde halen yaşandığını belirterek, dünyada kalıcı barışın sağlanması için tarihin günümüze olan etkilerini çok iyi anlamak gerektiğinin önemine ayrıca değindi.

    Corbyn, toplu taşımadan, enerjiye, bankacılıktan, ulusal sağlık sistemine kadar tüm alanlarda, halkın yararına olacak şekilde, sağduyulu bir yaklaşımla yenilikçi politikalar üretmenin önemli olduğunu kaydederek, ülke ekonomisinin yeniden gözden geçirilmesi, ekonominin sadece birkaç kişinin yararına olacak şekilde değil, toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğinden bahsetti.

    Konuşmasının sonunda tekrar seçim kampanyasının önemi ve içeriğinden bahseden Corbyn, sözlerini şöyle noktaladı: “Bu seçim kampanyası karakterlerin yarışı değil. Bu kampanya demokrasinin, güçlerin birleşiminin, dilleri ya da backgroundları ne olursa olsun umutla bir araya gelen, şimdiki ve gelecek nesiller için daha iyi şeyler başarmak isteyen insanların kampanyasıdır. Tek başına birşeyleri başarmak zordur. Gücümüzü birleştirirsek daha çok şeyi başarırız. İşçi Partisinin halkı temsil etmesini, arzu ettiğimiz eşitlik ve sosyal adaleti getirmesini istiyoruz. Kemer sıkma politikaları bize gelecekte ödül getirmeyecek ama iyimserlik, güç ve kararlılık bizi gelecekte ödüllendirecektir.”

    İşçi Partisi genel başkanlık yarışında diğer üç ana rakibi Andy Burnham, Yvette Cooper ve Liz Kendall’ı geride bırakan Corbyn, seçim kampanyasının çok büyük ilgi gördüğünü ve ilginin giderek arttığını sözlerine ekleyerek, desteğini esirgemeyen herkese teşekkür etti.

    Konuşması büyük alkış toplayan Corbyn, katılımcıların sorularını yanıtladı. Ayrıca İngiliz medyasının da yoğun ilgi göstermiş olduğu toplantının bitiminde Corbyn, basın mensuplarına röportaj verdi.

  • UCFL Jeremy Corbyn’e desteğini açıkladı

    UCFL Jeremy Corbyn’e desteğini açıkladı

    UCFL, İşçi Parti liderlik yarışında yer alan İslington North milletvekili Jeremy Corbyn’e desteğini açıkladı ve kampanyasına destek sunmak için dayanışma etkinliği gerçekleştirdi.

    UCFL Jeremy Corbyn’e desteğini açıkladı 1

    Haber: Esra Türk-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Haringey’deki Şelale Restaurant’da, geçen hafta, Corbyn için düzenlelen dayanışma kahvaltısında UCFL yöneticileri yanı sıra, belediye encümenleri, iş adamları ve aktivistler yer aldı.

    İşçi Parti lideri üyelerin oylamasıyla seçilecek- 12 Ağustos’a kadar üye olanlar partiye kayıt yaptıranlar oy hakkına sahip oldular.

    Yoğun bir katılımın olduğu etkinlikte, Corbyn’e destek veren UCFL adına konuşan Bektaş Yavuz, neden Corbyn’i desteklediklerini anlattı. Yavuz, öncelikle Kürt ve Türk toplumu içerisinde seçime katılım sağlamak istediğini ve böylece Corbyn’e güçlü bir destek oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.

    Corbyn’nin liderliğinin İşçi Parti için kilit olduğunu ifade eden Yavuz, partinin ‘sosyalist değerlerle’ özüne dönmesi gerektiğinin değerlendirmesini yaptı.

    UCFL Jeremy Corbyn’e desteğini açıkladı 1

    Yavuz konuşmasına şöyle devam etti: ‘‘Hiç kimse bu öz değerleri, genel başkan adayı Jeremy Corbyn kadar tanımıyor. Bizim tam desteğimizden emin olabilir. Corbyn, bir çok siyasetçinin aksine, ezenin değil, her zaman mağdurun yanında durmuştur. Bu da onurlu ve doğru bir demokrat sosyalist duruştur. Jeremy, apartheid karşıtlığı harekette aktif olarak yer aldı ve şimdi Kürt ve Filistin halklarının savunmasında aktif yer almaya devam ediyor. İnsanlık ve adaletin güçlü, etkili ve korkusuz bir savunucusudur.’’

    UCFL’in çalışmalarını anlatan Yavuz, toplumların siyasette katılımlarını önemsediklerini ve bunun için bir araç olduklarını ifade etti.

    Kürdistan Ulusal Kongre adına söz alan Michelle Allison, son haftalarda Kürdistan ve Türkiye’deki siyasi durumu ve gelişmeleri anlattı. Allison, KNK olarak Corbyn’e destek verdiklerini açıkladı.

    UCFL Jeremy Corbyn’e desteğini açıkladı 1

    Son olarak söz alan Corbyn, adaylığının ülkenin sorunlarının ve İşçi Parti’nin genel seçimde yaşadığı mağlubiyetin kapsamlı olarak tartışılması açısından önemli olduğunu ifade etti. Haringey’de ilk olarak siyasete başladığını anlatan Corbyn, bölgedeki çok kültürlülüğün özelliğinden bahsetti.

    Corbyn, tasarruf politikalarına karşı sağlam bir siyaset yürütülmesi gerektiğine vurgu yaparak, ülkenin sorunların başka çözümler bulunması gerektiğini anlattı. Corbyn şöyle devam etti: ‘‘Kuzey Londra’da dünyanın her yerinden, çeşitli sebeplerden dolayı gelmiş insanlar var. Bu insanların topluma büyük katkıları olmuştur. Benin yaşam kalitem, senin yaşam kaliten Jamaika’dan gelen hemşirelere bağlı, dünyanın her tarafından gelen doktorlara bağlı, başka ülkelerden gelen bilimcilere bağlı. Göçten çok fazla yararlanmış bir toplumuz; neden kamu tartışmaların göçün ülke sorunlarına sebep olduğu tartışmasının devam etmesine izin veriyoruz? Eğer konut eksikliği varsa, okul eksikliği varsa, doktor eksikliği varsa, ev inşa et, daha fazla doktor işe al, eğitim ve okullara yatırım yap. Ama bu toplumun gücüyle gurur duy.’’

    Kendisine karşı olumsuz kampanyalara rağmen olumlu bir kampanya yürüttüklerini ifade eden Corbyn, kadınların oy kullanma hakları gibi sosyal hakların nasıl temin edildiğini hatırlanmasında fayda olduğunu belirtti.

    Son yapılan YouGov anketine göre Corbyn, %53 oy oranı ile, diğer üç adayın oylarının toplamından yüksek bir oyla liderlik yarışını kazanabilecek. Halk arasında aldığı desteğe rağmen İşçi Parti içerisinden, Corbyn’nin adaylığı ve potansiyel zaferi büyük eleştiri görüyor. Corbyn bu olumsuz yaklaşımlardan bahsetmekten kaçındığını ve kendi destekçileriyle yürüttükleri olumlu kampanyanın liderlik yarışında gerçekleşen siyasi tartışmaların seviyesini yükselttiğini ifade etti.

    İşçi Parti, partiye üye olan 1200 civarında kişinin üyeliğini, genellikle başka partilere bağlantılarından dolayı, iptal etti- bunların arasında Yeşil Parti, TUSC, Muhafazakar ve Ukip’e direk olarak bağlantılı olan kişiler bulunmakta. Channel 4 News’in haberine göre bu incelemeler devam ediyor. İşçi Parti, bu uygulamayla, liderlik oylamasının sabote edilmesini ve solcuların sadece Corbyn’nin seçilmesi için partiye katılmalarını önlemeyi amaçlıyor.

  • Çiftçiler Süt Fiyatlarının Düşüklüğünü Protesto Ediyorlar

    Çiftçiler Süt Fiyatlarının Düşüklüğünü Protesto Ediyorlar

    Sendikalar TfL’e Kafa Tutmaya Devam Ediyor 4

    Britanya’daki çiftçiler süpermarketlerin sütü çiftçilerin maliyet fiyatının altında sattıklarını söyleyerek çeşitli eylemlere başladılar.

    Çiftçiler son bir yılda süpermarketlerin kendilerine süt için ödedikleri fiyatın %25 düştüğünü söylüyorlar. Büyük dört olarak tanımlanan, Tesco, Asda, Sainsbury’s ve Morrisons arasındaki fiyat rekabeti fiyat düşüşüne yol açıyor, ve Lidl ve Aldi’nin daha da düşük fiyatlarının satışları düşürüyor.

    Çiftçiler geçtiğimiz hafta süpermarketlere ineklerle girerek ve satışta olan bütün sütleri toplayıp, kimi yerde satın alıp kimi yerde trollilerde bırakarak, sütün değersiz olduğunu vurgulamaya çalıştılar.

    Sendikalar TfL’e Kafa Tutmaya Devam Ediyor 2

    Morrisons ile çiftçiler arasında gerçekleşen görüşme ardından, Morrisons her bir litre süte 10peni ekleyeceği yeni bir süt ürünü satışa sundu. Ambalajın üzerinde ek ücretin direk olarak çiftçiye gideceği belirtiliyor- böylece tüketici çiftçi için daha pahalı bir süt almak istediğine karar verecek.

    Çiftçiler, ayrıyeten süpermarketlerin Britanya’da üretilen sütü yeterince pazarlamadığını da eleştiriyor. Çiftçiler yerli ürünlerin açıkça pazarlanmasını ve değersizleştirilmemesini talep ediyorlar. Avrupa’dan gelen sütün fiyatı düşüşte olması süt fiyatlarını bu yıl daha da aşağıya çekiyor.

  • Sendikalar TfL’e Kafa Tutmaya Devam Ediyor

    Sendikalar TfL’e Kafa Tutmaya Devam Ediyor

    Sendikalar TfL’e Kafa Tutmaya Devam Ediyor 1

    Londra metrosunda Ağustos’da iki ayrı günlük grev daha açıklandı.

    Ulaşım çalışanları sendikası, RMT yürürlüğe girecek gece metrosundaki tren şoförlerinin çalışma koşullarındaki anlaşmazlıktan dolayı 25 ve 27 Ağustos’ta tekrar greve gideceklerini açıkladı. Londra Ulaşım Dairesi (TfL) ile tren şoförlerinin bağlı oldukları sendikalar arasında yaşanan anlaşmazlık devam ediyor.

    Geçtiğimiz haftalarda, 5-6 Ağustos’a kadar süren grevde, Londra metrosu tüm olarak kapatılmıştı.

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Boris Johnson geçtiğimiz aylarda, 12 Eylül’den itibaren, Londra metrosunun hafta sonları 24 saat hizmette olacağını açıklamıştı. Metro çalışanlarını temsil eden sendikalar RMT, Aslef, Unite ve TSSA, TfL’in sunduğu çalışma koşullarını kabul etmiyor. Sendikalara göre, Johnson anlaşmazlığın başında, fakat görüşmelere sadece TfL ve London Underground yetkilileri katılıyor. Johnson’ın katılmaması eleştiriliyor.

    RMT, greve girecek çalışanların çoğunun istasyon görevlileri olacağını belirtti. RMT genel sekreteri Mick Cash, ‘‘Londra Metro’nun her tarafında çalışan üyelerimiz, iş-ev hayatı dengelerini koruyacaklarında ısrarlı olduklarını belli etmişlerdir ve gece trenlerinde işçi eksikliğini kapatmak için sunulacak yeni çalışma listelerini yerine getirmek için ev hayatlarını yıkacak tuzağa düşmeyeceklerini göstermişlerdir’’, dedi.

    Sendikalar TfL’e Kafa Tutmaya Devam Ediyor 5

    Geçen hafta, Pazartesi günü sendikalar ve TfL ile gerçekleşen görüşmelerin sonuç almamasıyla yeni grev kararı alındı. Sendikalar, gece hizmetine karşı olmadıklarını, fakat, sunulan maaş artışının yetersiz olduğunu ve çalışma koşullarının tren sürücülerine yeterli dinlenme zamanı vermeyeceğini ve bunun halkın güvenini tehlikeye atacağını savunuyorlar.

    Sendikalar, çalışma koşullarında anlaşmaya varılması için, 12 Eylül tarihinin ertelenmesini öneriyor, fakat TfL buna sıcak bakmıyor.

    Londra Metro ve TfL yetkilileri, sunulan koşulların adil olduğunu ve hafta sonları gece çalışmak istemeyenlerin zorunlu çalışmayacaklarını savunuyorlar. London Underground 500 ek çalışanın işe alındığını belirtti ve sendikaları ‘gerçekçi’ olmaları gerektiğini ifade etti.

    Grev gerçekleşirse, ilki 24 saatlik grev 25 Ağustos Salı, 18:30’da başlayıp, 26 Ağustos tüm gün sürecek. İkinci grev ise 27 Ağustos Perşembe, 18:30’da başlayıp, 28 Ağustos Cuma tüm gün sürecek.

    Planlanan bu grev gerçekleşirse, metro çalışanları tarafından gerçekleştirilen, yazın üçüncü grevi olacaktır: 8 Temmuz ve 6 Ağustos’ta metro hizmetleri tüm olarak durdurulmuştu.

    Grevde metro tam olarak kapatılsa da London Overground, DLR, şehirler arası trenler, otobüsler ve tramvaylar hizmete devam ediyorlar. Günde dört milyon insanın kullandığı metronun kapatılması diğer ulaşım yöntemlerinde kalabalığa yol açıyor. Fakat, grev nedeniyle insanlar yürüme, ya da bisikletle işe gitmek gibi yöntemleri deneyerek sağlıklı alternatifler deniyorlar.

    Grev hakkında gelişmeler ve genel olarak Londra ulaşımıyla ilgili bilgiyi www.tfl.gov.uk adresinden temin edebilirsiniz.

  • Kobani’nin Yeniden İnşası İçin 10.000 Kişi

    Kobani’nin Yeniden İnşası İçin 10.000 Kişi

    Kobani’nin Yeniden İnşası İçin 10.000 Kişi 2

    Kobani’nin Yeniden İnşası Kurulu, 10 bin kişiyi 19 Ağustos 2015 tarihine kadar $10 bağış yapmaya davet ediyor.

    Kobani’nin yeniden inşası nedeniyle dünya çapında başlatılan kampanya için 19 Ağustos tarihine kadar 10 bin kişinin $10 bağış yapması bekleniyor. Belirlenen hedefe ulaşılamaz ise Kobani’ye istenilen yardım ulaşamıyor ve her yapılan bağış sahibine geri dönüyor.

    Kobani’yi yeniden inşa etmek için hedeflenen rakam $115.000.

    Tüm sosyal medya organlarını kullanarak kampanyanın hedefine ulaşabilmesi için mümkün olduğunca geniş kitlelere ulaşılması hedefleniyor.

    Kobani’nin Yeniden İnşası İçin 10.000 Kişi 1

    Kobani İçin 10.000 Kişi

    Kampanyada şu mesaj veriliyor: “Çok kolay görünmeyebilir ama Kobani’ye yardım, Daiş’e karşı verilen mücadeleye destek olmak ve zulme karşı 10.000 kişiye ulaşmak imkansız değil! Uluslararası dayanışma ile Kobani’yi hem yeniden inşa edeceğiz hem de mücadelemize devam edeceğiz.

    Dayanışmanız ve desteğiniz bizim için önemli. Kampanya ile ilgili sosyal medyada ki her paylaşmanız hedefimize ulaşmamıza katkı sağlayacaktır.

    Kobani’nin Daiş’in barbarlığı karşısında bizim için vermiş olduğu onurlu mücadeleye tanık olduk. Şimdi de Kobani için bizim mücadele etme zamanımız.

    Kampanyaya destek olmak için www.firefund.net sitesinden $10 dolar bağış yapabilirsiniz. Kampanyayı duyurmaya yardımcı olmak için #FirefundKobane haştagı ile Facebook ve Twitter üzerinden paylaşımda bulunabilirsiniz.

    Dayanışma ile Kobani’yi yeniden inşa edeceğiz.”

  • Birleşik Krallık’ta Terör Alarmı

    Birleşik Krallık’ta Terör Alarmı

    Daiş terör örgütünün Birleşik Kralllığa yönelik intihar saldırısı gerçekleştireceği istihbaratı güvenlik güçlerini alarma geçirdi. Terör saldırısı tehdidinden kaynaklı bir süre önce güvenlik düzeyinin üst düzeye çıkartıldığı ülkede ekstra önlemler alınmaya başlandı.

    Birleşik Krallık’ta Terör Alarmı 2

    Daiş çetelerinin İngiliz vatandaşı militanlarla ilgili strateji değiştirdiği de gelen istihbari bilgiler arasında. 

Sky News’in hazırladığı özel habere göre; radikal terör örgütü, Brileşik Krallıktaki üyelerinin Suriye ve Irak’ta savaşmaları yerine, bulunduğu yerde terör saldırıları düzenlemelerini hedefliyor.

    Sky News’in deneyimli gazetecilerinden Stuart Ramsay tarafından hazırlanan habere göre, sosyal medyada oluşturulan sahte kullanıcı hesaplarıyla Daiş’in yeni hedeflerini öğrenmek amacıyla Suriye’deki iki Daiş üyesine ulaşıldı. Daiş üyesinden edinilen bilgiler doğrultusunda, Birleşik Krallıkta hazırda 5 intihar eylemcisi bulunduğu ihtimali üzerinde duruluyor.

 Planlanan saldırılar arasında ise bu hafta, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 70’inci yıl dönümünün kutlanacağı törende, Kraliçe 2. Elizabeth ve Kraliyet Ailesi’ne suikast olabileceği belirtiliyor. İkincisinin ise ‘yalnız kurt’ olarak ifade edilen bireysel bombalı ya da silahlı terör saldırıları olabileceği bildiriliyor.

    Birleşik Krallık’ta Terör Alarmı 1

    SALDIRI DİREKTİFLERİ VE HAZIRLIKLAR İNTERNET ÜZERİ YAPILACAK

    4 ay boyunca büyük bir uğraş sonucu Suriye’de Birleşik Krallıktan örgüte katılmak isteyenlerden Raqqa’da bulunan sorumlu iki kilit isime ulaşıldığı aktarılan haberde, Daiş’in yeni stratejiler geliştirdiği ifade ediliyor. Buna göre örgüt, Suriye’ye savaşmak amacıyla gelmek isteyen teröristler yerine, Birleşik Krallık’ta bombalı ya da silahlı saldırı düzenleyecek gönüllüler arıyor. Sosyal medya aracılığıyla bomba yapımı ve silah kullanımı üzerine rehber kitap gönderen militanlar, gönüllüleri düzenlemek istedikleri terör saldırılarına internet üzerinden eğitim vererek hazırlıyor. Örgütün amacının, Birleşik Krallık’ta Daiş’in bir kolunu kurmak olduğu öne sürülüyor.

    Haberi hazırlayan ekibin ayrıca, Daiş çeteleriyle irtibata geçilen sahte kullanıcı hesapları aracılığıyla Birleşik Krallık’tan Suriye’ye Daiş’e katılmak üzere geçen Britanyalı vatandaşların seyahat ettiği yol rotasını izleyerek, İstanbul’dan Urfa’ya gittiği ve teröristlerle görüştüğü öğrenildi. Görüşme sonucu, Suriye’ye gitmiş dört veya beş Birleşik Krallık vatandaşının, bölgede eğitim alarak Birleşik Krallık’a geri döndüğü ve ülkede bombalı saldırılar planladığı öne sürülüyor. 

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 2012 yılından bu yana yaklaşık 700 Britanya vatandaşının Daiş gibi radikal terör örgütlerine katılmak amacıyla Suriye ve Irak’a gittiği, belirtilen sayıdan yaklaşık 200 kişinin ise ülkeye geri döndüğü tahmin ediliyor.

    Birleşik Krallık’ta Terör Alarmı 1

    POLİCE SCOTLAND: SALDIRI İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK

    Sky News’te yer alan haberden sonra Police Scotland güvenlik güçlerine bağlı terörle mücadele birimi tarafından resmi twetter hesabı üzerinden bir basın açıklaması yayınlayarak terör saldırısı olasılığının çok yüksek olduğu ifade edilerek, gerekli tüm çalışmaların yüksek düzeyde sürdürüldüğü belirtildi.

    Açıklamada şöyle denildi: ‘‘Police Scotland, mevcut çıkan terör saldırıları potansiyeli ile ilgili haberler konusunda Metropolitan polisi ile beraber ortak çalışma içinde. Birleşik Krallık’ta halihazırda güvenlik en yüksek düzeyde, bu da zaten bir terörist saldırısı ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Mevcut istihbari raporlar doğrultusunda diğer tüm güvenlik birimleri ile ortaklaşa bir çalışma yürütüyoruz. Terörle mücadelede en büyük ortağımız toplumun kendisidir. Şüphelenilen en ufak durumda mutlaka birimlerimizin bilgilendirilmesi çok önemlidir.’’

  • Londra merkezde AKP’nin Savaş Politikaları Protesto Edildi

    Londra merkezde AKP’nin Savaş Politikaları Protesto Edildi

    AKP Hükümetinin son dönemde Kürdistan ve Türkiye’de demokratik çevrelere ve Kürt özgürlük hareketine yönelik saldırıları Londra merkezde protesto edildi.
    https://youtu.be/hXkePdgcjcM
    Britanya Demokratik Güçbirliği çağrısıyla BBC önünde bir araya gelen yüzlerce kişi AKP’nin savaş politikalarını protesto etti. Üzerinde İngilizce olarak ‘Türk devletinin Daiş ile ortaklığını kınıyoruz. Türkiyeli ve Kürdistanlılara yönelik savaşı ve faşist saldırılara karşı diren’ yazılı büyük pankart açan kitle sık sık ‘Terörist Türkiye’ sloganları attı.
    https://youtu.be/2x_wkVRP23A
    Britanya Demokratik Güç Birliği Platformu adına Kürt Halk Meclisi üyesi Ayşegül Erdoğan tarafından yapılan açıklamada şunlar belirtildi; ‘Suruç’ta 31 SGDF’li gencin Türk MİT’inin organizesiyle Daiş tarafından katledilmesinden sonra Türk devleti ülkede ki tüm demokratik çevrelere karşı savaş açmıştır. Kürt Özgürlük Hareketi, Aleviler ve sendikalar başta olmak üzere ülkedeki tüm demokratik çevrelere karşı yapılan saldırılarda 1000’den fazla kişi tutuklanmış, onlarca sivil katledilmiştir. Kandil’e yönelik hava saldırılarında Zergele köyü bombalanmış ve 8 sivil Kürt katledilmiştir. AKP hükümeti aynı şekilde Silopi, Cizre ve Amed başta olmak üzere Kürdistan’daki birçok kentte sivilleri katletmeye devam etmektedir.’’ Açıklamada ayrıca AKP hükümetine derhal saldırılarını durdurma çağrısı yapıldı.
    https://youtu.be/WhdF9aoHlDo
    BİZE DÜŞEN DİRENEN YOLDAŞLARIMIZIN VE EZİLENLERİN YANINDA OLMAKTIR!

    BBC önündeki eylemde Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil de bir konuşma yaptı. Erbil yaptığı konuşmada şunları belirtti: ‘‘Bizler bugün Suruç’ta 32 SGDF liyiz! Gazi’de devrimci Günay’ız! Kobane’de ölen çocuklarız, Zergele’de vücudu parçalanan anneyiz. İdlib’in çığlığını duyurmak zorundayız. Lazkiye’de kurşuna dizilen halkız. Şengal’deki acıları yaşayanlarız. Silahlı saldırıya uğrayan Alevi kurum yöneticileriyiz. Bize düşen direnen yoldaşlarımızın ve ezilenlerin yanında olmaktır.’’
    https://youtu.be/SdURTlTuSa4
    Oxford Circus’ta bulunan BBC televizyonu ana binası önünde yapılan konuşmalardan sonra yürüyüşe geçildi. Hafta sonu olmasından kaynaklı çok kalabalık olan kent merkezinde yürüyen kitle büyük ilgi odağı oldu.

    Yürüyüş Leicester Meydanında yapılan açıklamadan sonra sona erdi.
    https://youtu.be/Yyk7dg3xFPc