Category: slıder

  • Av. Muhammet Çankıran son yolculuğuna uğurlandı

    Av. Muhammet Çankıran son yolculuğuna uğurlandı

    Uzun yıllardan beri İngiltere’de yaşayan avukat Muhammet Çankıran, çok yakın ailesinin katılımıyla İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde (İAKM-Cemevi) yapılan cenaze töreninin ardından Kuzey Londra’daki Trent Park Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Geçen Eylül’den beri tedavi gören avukat Muhammet Çankıran, tedavisi için ailesinin yurt içi ve yurt dışındaki tüm girişimlerine rağmen amansız hastalığa yenik düşerek, 26 Mart Perşembe günü hayata veda etti. Başta göçmenlik olmak üzere, toplum üyelerinin her konuda başvurusuna elinden geldiğince yardımcı olması, bilgi ve deneyimlerini toplumla paylaşması ve toplumsal olaylara duyarlılığı nedeniyle tüm tanıyanlarının sevgi ve saygısını kazanan Çankıran’a, tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüs nedeniyle sadece çok yakın akrabalarının katılabildiği cenaze töreni ile veda edildi.

    29 Eylül 2016’da Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Hayatın Sesi TV’nin Londra programı “Artı Eksi 7 Londra”ya defalarca konuk olan Muhammet Çankıran, İngiltere’deki göçmenlerin Ankara ve Otomatik Bilgi Paylaşımı Anlaşmalarında yapılan yeni düzenlemeler ve değişikliklerden nasıl etkileneceğine dair görüş ve düşüncelerini toplumla paylaştı. Özellikle Ankara Anlaşması’nda süresiz oturumlarla ilgili değişiklikler gerçekleştikten sonra, katıldığı toplantı ve etkinliklerde bu değişikliklerden etkilenen kesimleri doğru bir şekilde bilgilendiren Çankıran, 24 Mart 2018’de Day-Mer’in düzenlediği Ankara Antlaşması konulu toplantıda da konuşmuştu. Mesleğine ticari bir gözle bakmaması, yanıltıcı, yanlış ve sansasyonel yaklaşımlardan uzak durması nedeniyle görüş ve önerileri dikkate alınan Çankıran’ın katılımı ile gerçekleşen toplantı büyük ilgi görmüştü.

    Avukat mesleğinin yanı sıra internet üzerinden yayın yapan Açık Gazete’de köşe yazarlığı da yapan Çankıran, göçmenlik hukuku konusunda medya ve toplum kuruluşlarının en çok görüşüne başvuru yaptığı hukukçuların başında geliyordu.

  • Londra Kürt Halk Meclisi’nden Helin Bölek açıklaması

    Londra Kürt Halk Meclisi’nden Helin Bölek açıklaması

    Helin’lerin özgürlük şarkılarıdır saltanatınızı alaşağı edecek olan!

    “Kendimize zarar verme heveslisi değiliz, görülmesini duyulmasını istiyoruz” demişti Helin Bölek. Ama ne yazıkki barbar ve insanlıktan çıkmış AKP hükümeti ne duydu, ne gördü. Duyulmaması, görülmemesi için tüm devlet imkanlarını seferber etti.

    Evet Helin Bölek tüm dünyanın gözleri önünde 288 gün boyunca saniye saniye sonsuzluğa yürüdü. Bir sanatçının, bir kadının en insani çığlığı duyulmadı. Helin Bölek Türkiye’nin adaletsizliğinin yeni adıdır. Özgürce şarkı söyleyebilmek ve en insani hak olan adil yargılanma hakkı için bedenini açlığa yatırmıştı.

    Barbarlığın ve faşizmin yeni adı olan AKP çeteleri bir sanatçının özgürlük şarkısından korkar hale gelmişken, çok iyi bilsinlerki Helin’lerin özgürlük şarkıları sizin saltanatınızı alaşağı edecektir.

    Dünya halkları olarak çok zor zamanlardan geçtiğimiz bu süreçte Helin Bölek’in ailesine ve yol arkadaşlarına başsağlığı diliyor ve Helin’lerin özgürlük şarkılarını her sokakta haykırmaya çağırıyoruz.

  • Helin Bölek’in en son mesajı: Bu sürecin yükü sizin omuzlarınızdadır

    Helin Bölek’in en son mesajı: Bu sürecin yükü sizin omuzlarınızdadır

    İSTANBUL – Ölüm orucu eyleminin 288’inci gününde hayata veda eden Grup Yorum üyesi Helin Bölek, ajansımıza verdiği son demecinde, kamuoyuna “Bu sürecin yükü sizin omuzlarınızdadır” sözleriyle seslenmişti.

    Maruz kaldıkları baskı ve yasakların son bulması talebiyle ölüm orucuna başlayan Grup Yorum üyelerinden Helin Bölek, eyleminin 288’inci gününde hayata veda etti. Bölek, grup üyesi arkadaşlarından İbrahim Gökçek ile birlikte tutuklu üyelerinin tahliye edilip davalarının düşürülmesi, arkadaşları hakkındaki yakalama kararlarının kaldırılması, çalışmalarını yürüttükleri İdil Kültür Merkezi’ne yönelik baskınlara son verilmesi ve konser yasaklarının kaldırılması talepleriyle tutuklu bulundukları cezaevlerinde farklı tarihlerde açlık grevi eylemine başlatmıştı.
    Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Helin, başlattığı bu eyleminin 152’nci gününde tahliye edilmesine rağmen eylemini Sarıyer’deki Direniş Evi’ne sürdürme kararı almıştı.
    Açlık grevini eylemini ölüm orucuna çeviren Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’nde kalan İbrahim Gökçek ise, eyleminin 251’inci gününde tahliye edildi. Bölek gibi oda Direniş Evi’ne giderek talepleri karşılanana kadar eylemini sürdürme kararı aldı.
    ZORLA MÜDAHALE EDİLMEK İSTENDİ
    Ancak gününde Gökçek ve Bölek’in direnişlerinin sürdürdükleri Direniş Evi’ne geçtiğimiz 10 Mart günü baskın yapan polisler her iki eylemciyi zorla evden çıkarıp, ambulanslarla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Yaklaşık 10 gün boyunca hastanede tutulan Gökçek ve Bölek’e zorla müdahale girişiminde bulunulmak istenmiş, ancak hem kendilerinin bunu reddetmesi hem de kamuoyundan gelen tepkiler üzerine bundan geri adım atılarak her ikisi de taburcu edildi.
    BAKANLIK GÖRÜŞMESİNDE SONUÇ ÇIKMADI
    Eylemlerinin 284’üncü gününde insan hakları savunucularından oluşan bir heyet, Bölek ve Gökçek’in durumlarına ilişkin İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile bir görüşme gerçekleştirdi. Heyet, yaptıkları bu görüşmeden sonra yetkililerin kendilerine açlık grevinin sonlandırılması halinde talepleri değerlendirileceğini ifade ettiğini kamuoyu ile paylaştı. Bu duruma tepki gösteren grup üyeleri ise, “Bakanlığa güvenmiyoruz. Talepler karşılanmadan ölüm orucunu bırakmayacağız” diyerek, direnişlerine devam etmeyi sürdürdü.
    ‘MUTLAKA BEDELLER OLACAK’
    Yapılan bu görüşmeden 4 gün sonra Bölek, kaldığı Sarıyer’deki Direniş Evi’nde yaşama gözlerini yumdu. Girdiği eylemden son ana kadar geri adım atmayan Bölek, yaptığı açıklamalarda “Mutlaka bedeller olacak ama bu bedelin ne kadar ödeneceği aslında sürecin sürdürücüleri tarafından belirlenecektir” demişti.
    Direniş Evi’ndeyken birçok defa ajansımıza da konuşan Bölek, bu eyleme neden başladıklarını şöyle dile getirmişti: “Bunca sorunlara rağmen beni ayakta tutan şey direnme kararlılığımdır. Dört nedenden dolayı eyleme başladık. Bir, konser yasaklarımız kaldırılsın. İki; İdil Kültür Merkezi’ne düzenlenen baskınlara son verilsin. Üç; bizlere yönelik komplo davalar düşürülsün. Dört; terör listelerinden isimlerimiz kaldırılsın. Biz direnme kararı aldığımızda aslında zaferi de kazandık, Çünkü başından beri Grup Yorum’u susturmak ve sindirmek üzere kurulu bir politika söz konusuydu. Ama biz bu son hamleyle birlikte bunu tamamen boşa çıkardık. Grup Yorum’u susturamayacaklarının, susturmanın mümkün olamayacağını, yeri geldiğinde bedenimizi ortaya koyan bir direniş sergileyeceğimizi ve asla teslim olmayacağımızı da somut bir örneğini sergilemiş olduk.”
    ‘BU SÜRECİN YÜKÜ SİZİN OMUZLARINIZDA’
    Eylemlerine haklı talepler doğrultusunda başladıklarını ve bu taleplerinin karşılanmasını defalarca yenileyen Bölek, “Başından beri karşılanması gereken taleplerdir bunlar. Ama bunların karşılanması için dilenmeyeceğiz. Öyle ya da böyle zaten karşılanacak bu talepler. Haklı olanın karşısında hiçbir güç bu zamana kadar duramamıştır, bundan sonra da duramaz” ifadelerini kullanmıştı.
    Bölek, verdiği mesajlarında kamuoyuna da seslenmişti. Taleplerin hızlıca karşılanması için kamuoyu oluşturmak gerektiğini dile getiren Bölek, “Sadece açlığın kendisi başlı başına bir kazanım değildir şüphesiz. Açlıkla beraber bu süreci örmek ve örgütlemek temelindedir kazanım. Kazanımları getirecek olan bu örgütlülüktür. Yani, bu süreçte sonucu belirleyecek olan da aslında bizi dinleyenlerin, bizi sevenlerin bizim için bir şey yapanların omuzlarında biraz ağır bir yük olmuş oluyor. ‘Bu sürecin yükü sizin omuzlarınızdadır’ demiş gibi oluyoruz ama gerçekten de böyledir. Mesele sadece bizim için bir şey yapmakta değil. Aslında kendiniz için de tüm adaletsizlikler için de hukuksuzluklar için de bir şey yapmaktır. Mutlaka bedeller olacak ama bu bedelin ne kadar ödeneceği aslında sürecin sürdürücüleri tarafından belirlenecektir. O yüzden herkesi sesimize daha çok ses olmaya davet ediyorum” çağrısında bulunmuştu.
  • Grup Yorum üyesi Helin Bölek yaşamını yitirdi

    Grup Yorum üyesi Helin Bölek yaşamını yitirdi

    İSTANBUL – 288 gündür ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi Helin Bölek yaşamını yitirdi. Bölek’in hayatını kaybettiğini açıklayan Grup Yorum, “Herkesi direniş evine şehidimizi sahiplenmeye çağırıyoruz” dedi.

    Konser yasaklarının kaldırılması, kırmızı bültenle aranan üyelerinin listelerden çıkartılması ve İdil Kültür Merkezi’ne yönelik baskınların son bulması talepleriyle 288 gündür ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi Helin Bölek yaşamını yitirdi.
    Bölek’in yaşamını yitirdiği bilgisi Grup Yorum’un sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. Grubun yaptığı paylaşımda, “288 gündür ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi Helin Bölek’i şehit verdik. Herkesi direniş evine şehidimizi sahiplenmeye çağırıyoruz” denildi.
    Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek de 291 gündür ölüm orucunda bulunuyor.
  • Kürt işletmecilerden NHS için ‘koronavirüs dayanışma mutfağı’ -ÖZEL-

    Kürt işletmecilerden NHS için ‘koronavirüs dayanışma mutfağı’ -ÖZEL-

    Kürt işletmeciler NHS için hem gönüllerini hem mutfaklarını açtı

    DİREN DİCLE ERDEN

    Londra’da Cemal Polat ve Ali Kalkan adlı Kürt işverenler sahip oldukları cafe-restaurantı koronavirüs karşısında ön saflar da mücadele veren Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) çalışanlarına ücretsiz yemek dağıtan bir merkeze çevirdi. Merkez günde yüz sağlık çalışanına ücretsiz yemekler hazırlarken, bisikletli gönüllüler ise yemekleri hastanelere ulaştırıyor. Polat ve Kalkan, “Fiziksel mesafeyi uzatalım ama sosyal olarak dayanışmadan vazgeçmeyelim” diyor.  

    Koronavirüs her gün yayılarak binlerce insanın ölümüne neden olurken, pandeminin merkezlerinden Londra’da ise Kürdistanlı işverenler Cemal Polat ve Ali Kalkan, virüse karşı canlarını ortaya koyan sağlık çalışanları için önemli bir projeye imza attı.  Proje kapsamında Polat ve Kalkan Londra Hackney bölgesinde sahip oldukları ‘215 Hackney’ adlı kafe-restaurant adlı işyerlerini müşterilere kapatarak, sağlık çalışanlarına ücretsiz yemek hizmeti veren bir merkeze çevirdi.

    Kürdistan’daki savaş sürecinden göç etmiş ailelerin fertleri olan Polat ve Kalkan, önce savaş mağduru çocuklar için hizmet veren Gold FundMe adlı yardım kuruluşu ile iletişime geçti. Buradan dayanışma ağı ile bir maddi kampanyası başlatıldı ve toplanan paralar ile yemekler için gerekli malzemeler satın alınmaya başlandı. Ardından da restaurantın mutfak kısmında günlük yüz sağlık çalışanının ulaşacak şekilde yemekler hazırlamaya başladılar.  

     

    BU BİR DAYANIŞMADIR

    Hazırlanan yemekler hijyen ve sağlıklı bir şekilde paketlenerek, ücretsiz olarak Kuzey Londra’daki hastanelerdeki sağlık çalışanlarına dağıtıldı. Dağıtımı da önce bisikletli gönüllüler yaptı ancak daha uzak hastaneler için özel araçları ile yardımı ulaştırıyorlar. Özellikle koronavirüs hastaları ile dolup taşan Homerton, Royal Free ve Barnet gibi hastaneler de aralıksız çalışan sağlık çalışanlarına bir soluk olmaya çalışıyorlar. Koronavirüsle mücadele sürecinde bu projeyi hayata geçiren Polat ve Kalkan, bu projeden herhangi bir kar ise elde etmiyorlar. Bunu dayanışmanın bir parçası olarak görüyorlar.

    İngilizlerin de yoğun dikkatini çeken projeye ilişkin konuşan işletmeci Cemal Polat, koronavirüs sürecinde dükkanı koronavirüse karşı kapattıklarını aktardı.

    ALTI BİN POUND TOPLANDI

    Polat, bu süreçte sağlık alanında çalışanların yaşadığı zorlukları duyunca kayıtsız kalmama kararı aldıklarını ifade ederek, “Hastaneler de çalışan birkaç arkadaş ile konuştuk. Çok uzun saatler çalıştıklarını ve o saatten sonra alış verişe gidip yemek yapmanın zor olduğunu anlattılar. 12-15 saat çalışmanın ardından markete gitmeleri çok zordu ve çoğu zaman bunu yapamıyorlardı. İşte böylesi bir durumda hayatlarını riske eden NHS çalışanları için bizde kilitlediğimiz dükkanı açtık. Kendi imkanlarımızla yemekler hazırlamaya başladık önce. Sonra bunu daha da büyütüp Gold FundMe adlı bir dayanışma ağı ile buluştuk. Oradan sağlık çalışanları için bir maddi destek oluşturduk. Bugün 6 bin pound bir destek toplamış bulunuyoruz. Toplanan paralar ile yüz kişilik yemek çıkarıyoruz. Her gün en az yüz sağlık çalışanına ücretsiz yemekler ulaştırıyoruz” dedi.

     

    SAĞLIKLI YEMEKLER HAZIRLIYORUZ 

    Homerton, Grape Ormond Street Çocuk Hastanesi, Royal Free ve Barnet Hastanelerini gibi bir çok hastaneye yemek götürdüklerini anlatan Polat,

     “Hastane yetkilileri ve menajerler ile iletişim halinde bir çalışma sergiliyoruz. Günde en az 3 hastaneye yemek dağıtıyoruz.  Paketlenmiş yemeklerimizi hastanelerin içine girmeden yakındaki izole bir alana bırakıyoruz ve yetkililer gelip oradan alıyor. Yemek ihtiyaçlarını bu şekli ile karşılıyoruz” diye belirtti.

     

    KÜRDİSTAN MUTFAĞINI TAŞIYORUZ

    Günlük bir pilav, bir etli ve etsiz yemek ,yoğurt ve çoban salatadan oluşan bir paket hazırladıklarını aktaran Polat, “Kürdistan ve yöresel mutfağımızdan çıkan yemekler NHS çalışanlarına ulaşıyor. Ve bu hem bizi hem onları oldukça mutlu kılıyor” dedi.

    GÜN DAYANIŞMA GÜNÜDÜR

    Koronavirüs sürecinde sağlık çalışanların yanında olmaya ve manevi ve sosyal dayanışma ağını yakalamak gerektiğini ifade eden Polat, “ Bu dönem fırsatçılık dönemi değil. Dini, dili, ırkı ve cinsiyeti fark etmeden tüm dünyayı etkisi altına aldı bu virüs. Gün dayanışma günüdür. En erken zamanda atlatabilmek için hep beraber bunu dayanışma ile aşacağız. Sağlık çalışanların yanında olalım. Fiziksel mesafeyi uzatalım ama sosyal olarak dayanışmadan vazgeçmeyelim” diye kaydetti.  

     

  • Cavidan-19:  Pazarcıklı Ali Nurdağı hayatını kaybetti

    Cavidan-19: Pazarcıklı Ali Nurdağı hayatını kaybetti

    İngiltere’de koronavirüsten dolayı Pazarcık Pulyanlı Köyü nüfusuna kayıtlı Ali Nurdağı hayatını kaybetti.

    Koronavirüs salgını her geçen gün daha fazla can alıyor. Salgın sebebiyle İngiltere’de yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyeli toplumdanda bir çok insan hayatını kaybetti. Son olarak Londra’da yaşayan Ali Nurdağı koronavirüs nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Kürt Halk Meclisi, hayatını kaybeden Ali Nurdağı için bir taziye mesajı yayınlayarak, “Tüm ailelerimizin acılarını paylaşıyor derin üzüntümüzü bildiriyoruz. Bizler daha fazla canımıza bir şey olmaması için dayanışma, birlik ve sevgi ile bu süreci birlikte aşacağız. Evde kalarak sağlık otoritelerinin çağrılarına uyarak bu süreci atlatabiliriz. Bizler her konuda halkımızın ailelerimizin yanında olacağız” dedi.

    Pazarcılıklar Dayanışma Derneği bir açıklama yaparak, “İngiltere ‘yide etkisi altına alan korona virüs can almaya devam ediyor. Bugünde Pazarcık Pulyanlı köyünde Üyelerimizden Ali Nurdağı (Oli sayde) canımızı kaybettik. Ailesine sabır diliyoruz Devr-i daim ışıklar yoldaşı olsun” dedi.

  • TOTTENHAM HOTSPUR STADYUMU YİYECEK MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR

    TOTTENHAM HOTSPUR STADYUMU YİYECEK MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR

    Tottenham Stadyumu, korunmasız Londralılar için üretim fazlası yiyecekleri dağıtan bir inisiyatifin parçası olarak açıklanan ilk toplum merkezi oldu.
    Independent’in haberine göre, yardım inisiyatifi Help the Hungry, Evening Standard’ın da yardımıyla topladığı bağışları son 24 saatte 300 binden 850 bin sterline çıkararak, stadyumun çim deposu olarak kullandığı yeraltı cebini, savaş çabasını anımsatan bir üretim hattına dönüştürdü. Help the Hungry, ortak kuruluşu Felix Project’in taze meyve-sebze, süt, ekmek, yulaf lapası, makarna, hazır çorba ve yemekler dahil 1.800 kg ürün teslim etmesinin ardından stadyumdaki dağıtımı Pazartesi başlattı.
    Maske, lateks eldiven ve yüksek viskoz yelek giyen düzinelerce gönüllü, yerel okullardan getirilen sehpalar arasında iki metre uzaklık mesafesini koruyarak bireysel gıda kolileri hazırlamaya başladı. Bunlar, Meclis’in veri tabanında bulunan çocukların ücretsiz okul yemeği ve yoksul, yaşlı ve korunmasız Haringey sakinlerinin ihtiyacını karşılamak için evlerine teslim edilecek.
    Tottenham Spurs Başkanı Daniel Levy şunları söyledi: “Kulüp olarak geniş topluluğa olan bağlılığımızda her zaman net olduk ve bu şimdiki kadar önemli olmamıştı. Covid-19 ile mücadelede yer alan herkesin çabalarından büyük gurur duyuyor ve bunu yardımcı olmak için kulüp olarak yapabileceklerimizin sadece bir başlangıcı olarak görüyoruz.”
    Bir Haringey Belediye sözcüsü, ilçenin en korunmasız ailelerinden 150’sinin pazartesi itibariyle gıda paketleri aldığını söyledi. Yardım kuruluşu, gıda paketlemesini günde birkaç bin koliye yükseltmeyi hedefliyor.
    Alexandra Palace’da bulunan ikinci bir Haringey merkezi de Salı günü faaliyete geçti, ve bu merkez, ve hükümetin Covid-19 “korumalı” kategorisinin bir parçası olarak izolasyonda ciddi sağlık sorunları yaşayan ilçelere yiyecek sağlamak için kullanılacak.

    Haringey Belediye Meclisi Başkanı Joseph Ejiofor şunları söyledi: “Topluluğumuzun cömertliğinden ilham alarak hızlıca yardıma koştum. Gönüllü işkolu ortağımız Edible London ile iki gıda dağıtım merkezimizde; Tottenham Hotspur Stadyumu ve Alexandra Palace’da yorulmadan çalışan personelimiz ve gönüllülerimiz var. Birlikte çalışarak, en çok ihtiyacı olan evlere yiyeceklerin ulaşmasını sağlıyoruz. Daha fazla gönüllü ile binlerce kişiyi desteklemeyi umuyoruz, bu yüzden yardımcı olabilirseniz lütfen iletişime geçin.”