Category: slıder

  • Brexit yasası Avam Kamarası’nda kabul edildi

    Brexit yasası Avam Kamarası’nda kabul edildi

    İngiltere’de Muhafazakar Parti tek başına iktidar olmasının ardından Brexit Yasa tasarısını bir kez daha yeni seçilen Parlamentoya sundu. Yapılan oylama sonucunda Brexit yasası 234’e karşı 358 oyla kabul edildi.

    Boris Johnson’un tek başına iktidara taşıyan 12 Aralık seçimlerinin ardından Brexit konusu da yeniden parlamentoya taşındı. Bugün yapılan oylamada 358’e karşı 234 oyla kabul edilen yasa, Avam Kamarası’nda bir süre daha değişikliğe açık olarak bekletildikten sonra Lordlar Kamarası’na gönderilecek.

    Vekiller Noel tatilinden döndükten sonra 7, 8 ve 9 Ocak’ta onayladıkları yasa üzerindeki değişiklik tekliflerini görüşecek.
    Parlamento’da yasayı eleştiren ana muhalefetteki İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, AB’den ayrılmanın “daha iyi ve daha adil bir yolunun” olduğunu söyledi. Başbakan Boris Johnson’ın AB ile vardığı Brexit anlaşmasına göre İngiltere 31 Ocak’ta AB’den ayrılacak.

    Taraflar 2020 sonuna kadar, bundan sonraki ilişkilerini düzenleyecek kapsamlı bir anlaşma yapmaya çalışacak. O süreçte İngiltere’nin AB içindeki hakları ve yükümlülükleri büyük oranda aynı kalacak.
    2020 sonuna kadar yeterli ilerleme sağlanamazsa bu tarihi ertelemek de mümkündü. Ancak Avam Kamarası’nda kabul edilen yasa, bu sürecin ertelenmesini yasaklıyor.
    Gelecekte bu sürenin ertelenmesi gerekirse, bu yasada değişiklik yapacak yeni bir yasanın kabul edilmesi gerekecek.
    Hükümet AB ile 2020 içinde bir ticaret anlaşmasına varmanın mümkün olduğunu söylese de muhalefet bunu gerçekçi bulmuyor.
    İngiltere’de bir önceki başbakan Theresa May, AB ile vardığı Brexit anlaşmasını Parlamento’da kabul ettirememişti.Üçüncü denemesinde de başarısızlığa uğrayan May, koltuğunu Boris Johnson’a devretmişti.

  • Maraş Katliamı tanığı: Yaralarımız hala ‘kanıyor’

    Maraş Katliamı tanığı: Yaralarımız hala ‘kanıyor’

    HİKMET ERDEN

    LONDRA- Türkiye tarihinin en kanlı ve karanlık katliamlarından Maraş’ın üzerinden 41 yıl geçse de tanıkların hafızaların da her şey canlı olarak duruyor.

    Bu tanıklardan biri olan Elif Can Tabak, “İnsan çığlıkları duyuyorduk. Evlere giriyorlar insanları katlediyorlar kadınlara tecavüz ediyorlardı. Hamile kadınları bile katledip tecavüz ettiler. Maraş katliamının tahribatı ve yaraları bitmiş gibi görünüyor ama bu yara hala kanıyor. Hala kanayan yüzlerce binlerce yara var” dedi.

    Tarihin en kanlı katliamlarından biri olarak kayıtlara geçen 19 Aralık Maraş Katliamı 41’inci yıl dönümünde hala kanayan bir yara olarak hafızalarda. Katliam öncesi Alevilerin yaşadığı evler  işaretlenerek kırmızıya boyandı ardından da aşama aşama devlet eliyle geliştirilen provokasyonlarla katliam hazırlıkları yapıldı.Maraş’ta 19 Aralık 1978’te ülkücülerin Çiçek Sineması’na bıraktığı bombanın patlatılmasıyla başlayan katliam, 21 Aralık’ta Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) üyesi 2 öğretmenin katledilmesiyle katliamda adeta zirveye ulaşıldı. Türkiye tarihinin en karanlık katliamında; resmi verilere göre bir hafta içerisinde 150 kişi vahşice katledildi, binlerce kişi de yaralandı. Katliam saldırısında 552 ev 289 işyeri yakılıp yıkılırken, Kürt Alevi yurttaşların yüzde 80’i ise zorla göç ettirildi.. Katliamın tanıkları ise aradan 41 yıl geçmesine ragmen hala yaralarını sarmaya çalışırken, katliamla yüzleşilmemesinin ise hala katliam riskinin bulunduğuna işaret ediyor. Katliamın tanıklarından gazeteci Elif Can Tabak, 9 yaşında iken tanıklık ettiği Maraş Katliamını anlattı. Maraş Afşin İlçesi Kaşan bölgesinin Örenli Köyü doğumlu olduğunu ifade eden Tabak, “Biz Maraş’a göç ettiğimiz de 6-7 yaşında idim. Köyünde doyamayanlar şehire göç etti. Maraş’a 7 yaşında geldim. Katliama kadar Maraş’ta idim. Maraş Yusuflar Mahallesi’ne taşındık ilk olarak. Çok az Kürt ve Alevinin olduğu bir mahalleydi. Konuşmaya başladığım zaman Kürt ve Alevi bir köyün kızıyım. Kürt ailenin bir çocuğu olarak Maraş’a gittiğimiz de ‘Kürt Kürt küvara Kürdün boku duvara” şeklinde hakaretlere uğruyorduk. Sokaklar da hareketlere uğruyorduk” dedi.

     

    ÖTEKİNİN ÖTEKİSİDİR ALEVİLER 

    Kürt Alevilerin ‘ötekinin ötekisi’ durumda olduklarını söyleyen Tabak, “Devletle bir Alevi olarak bir noktaya gelinebiliyor. Sunni Kürt ile bir noktaya gelebiliyor.. Ama Kürt Alevileri bir noktaya gelemiyor. Yani Kürt Aleviler ötekinin de ötekisi konumundalar” diye kaydetti. Yusuflar Mahallesi’nde güvende olmadıkları için Maraş’ın dışında dağ yamacında kurulu olan Yörük Selim Mahallesi’ne taşındıklarını ifade eden Tabak, “Yörük Selim arka tarafı dağ ve ormanlıktır. Son duraktır aslında. Biz Maraş’ta iken hem Kürt hem Alevi olduğumuzu söylerdik. 75’te Maraş’ın sunnilerinin bizim için ne düşündüklerini kendilerinden duyduk. Alevilere çok çirkin yakıştırmalar da bulunuyorlardı. Devlet bizimle ilgili bir algı yaratıyordu ve toplum da aslında bir sorun olmasa da bunu böyle lanse ettiriyordu. Kürtlerle Türk devletinin bir mücadelesi var doğrudur. Ama halklar arası bir savaş bir çatışma yaşanmadı. Devlet ne zaman ki buna yöneldi o zaman katliamlar gerçekleşti. Orada farklılıklarımız vardı. Bu katliam aşamasında değildi. Faşist sistem orada devreye girmeseydi Maraşlıların bizleri katledeceğine inanmıyorum” diye anlattı.

     

    ÖNCE MUSTAFA HOCAYI KATLETTİLER 

    Aralık ayın da TÖB-DER’li Mustafa Yüzbaşıoğlu ile Hacı Çolak’ın vurulduğunu anlatan Tabak, şunları anlattı “Maraş katliamı bir Alevi katliamıdır. Ama orada sadece Aleviler değil devrimci, demokrat yurtsever olan bilinenler tespitli olarak katledildi. Düşünün bir Alevi katliamı tezgahlanıyor. Öldürülen öğretmen Türk Sunni ve Maraş’ın yerlisi biri. Onun katlediliş şekli onun devrimci kimliğidir. Mustafa hoca çok sevilen ve değer verilen biriydi. Özellikle hedef almıştılar ve onun ölümü ile birlikte binlerce kişinin cenazesine katılacağını biliyorlardı. Bu yüzden onu katlederek işe başladılar ve eli silahlı faşistleri önceden cenazesinin yapılacağı güzergaha yerleştirmiştiler. Mustafa Yüzbaşıoğlu şehit düşünce binlerce kişi hastane önünde toplandık. On bini aşkın insan bir araya geldi. Cenaze sabah verilmedi özellikle öğlen namazına denk getirilmek istendi. Cami hocaları eliyle halk kışkırtılıyordu. Cami hoparlörlerinden ‘Bunlar kafirdir bunlar camiye alınmaz. Kafirlere karşı son görevinizi yapın’ şeklinde anonslar geçiliyordu” diye anlattı.

     

    KANLAR AKIYORDU…

    Camilerden kışkırtıcı anonslar ile birlikte ve eski belediye binasının olduğu yere geldiklerinde halkın üzerine ateş açılmaya başladığını anlatan Tabak, “Üzerimize kurşun yağdırılıyordu. Biz o alanda iken insanlar öyle ki geriye gidemiyordu. Kitlenin üzerine sandalye, odun, kömür ne buldularsa atıyorlardı. Orada bir inşaat vardı ve orada tuğlalar atılıyordu. Bizim geldiğimiz yola geri çıkmamız gerekiyordu. Biz aşağı da indiğimiz de kortejin önemli bir bölümünün ucu hastanedeydi. Bir büyük abimin üzerinde kanlar aktığını gördüm. Ağlıyorum ve bağırıyorum. Kitle geri döndü ve mahalleye doğru gitmek ve orada evlere sığınmak istiyorduk. Yol boyunca kendini ‘vatansever’ olarak niteleyen faşistlerin hakaretine uğruyorduk. O saldırı da abim yaralanmıştı ve hastaneye gittim. Hastaneye girdiğim de tüm odaları dolaştım ve abimi arıyordum. İnsanları öldü diye morga koymuştular. Sedyeler de yataklar da onlarca yaralı vardı ve kiminin bağırsakları dışarıda idi. Müdahale bile edilmiyordu” dedi.

     

    İNSAN ÇIĞLIKLARI YANKILANIYORDU 

    Katliamın devlet ve sistemin organizasyonu ile geliştiğini ifade eden Tabak, “Katliamda yer alanlara ‘Alevileri öldürün Alevinin evi eşi sizin’ dediler. Yetmedi, ‘Yedi Alevi öldüren cennete gidecek’ diyerek cenneti sattılar camiler de. Talancı ve katliamcı bir zihniyet vardı. Yaşadığımız evin askeri bölümüne yakın olduğumuz evlere saldırdılar. İnsan çığlıkları duyuyorduk. Evlere giriyorlar insanları katlediyorlar kadınlara tecavüz ediyorlardı. Hamile kadınları bile katledip tecavüz ettiler. Bir annenin gözleri önünde oğlu katledildi ve kendisi aldığı kurşunla felç oldu. Felç olan ve evladını yitiren anne yaşadıklarının acısına dayanamayarak intihar etti bir süre sonra. Maraş katliamının tahribatı ve yaraları bitmiş gibi görünüyor ama bu yara hala kanıyor. Hala kanayan yüzlerce binlerce yara var” diye belirtti.

     

    KANAYAN BİR YARADIR MARAŞ 

    Uzun yıllar Maraş’a gidemediğini ve hala ilk gün ki kadar izlerini derin olarak yaşadığını ifade eden Tabak, şunları anlattı: “Kanayan bir yara var ve gerçek anlamda bir yüzleşme olmadı. Beynimde yaşamım da ve ruhum da hala Maraş katliamının izleri var. Maraş’ın sokaklarında inleyen çığlıklar , katledilmiş ve yaralanmış insanlar vardı. Hastane içerisinde yataklar da 3-4 kişi kalıyor ve bazılarının bağırsakları dışarı şekilde müdahale edilmeyi bekliyordu. Katliamdan kısa bir süre sonra kendi köyümüze göç ettik. Bizim aileden 16 kişi katledildi. Komşumuz bakkalımız kaybedildi. Bir çok insanın ızdırabını duyuyorduk. İlk kez gittiğim de benim bedenim titredi. O an yaşadığımız duyguları yeniden hissediyoruz. Düzgün dedenin mezarına geldiğimiz de yeniden o anları yaşadım. Erenler Cemevi’ne gittik. Mustafa Hoca’nın mezarına bir karanfil bıraktım. Maraş’ta katledilenler toplu olarak gömülüyor ve Mustafa hocanın da mezarının bulunduğu bu bölge şehitlik alanı olarak bilinir. Şu anda mezar yerlerini arayan aileler var. Bunlar oraya defnedildi. Uzun süre buraya gelinmeyince mezarlarımızın üzerinde başka mezarlar vardır. Devlet yaptığı katliamla kalmadı şu anda bile insanların yarasının kanamasına yol açıyor. Mezarlarımıza bile saldırıyorlar.”

     

    Katliama gelenlerin hepsinin erkek olduğunu ve sunni erkek eliyle bu katliamın gerçekleştiğine dikkat çeken Tabak, “Maraşlı sunni kadınların da yarası hala kanıyor.

    Maraş katliamında bizler katledilirken, katliama gelen erkeklerin elinde bıçak ve silah vardı. O insanların analarının bacılarının kız kardeşlerinin çocukları eşleri babaları katil oldu. Orada olan kadınların da yarası kanıyor” diye kaydetti.

     

  • Sudan’dan at ve eşek etinden sonra maymun eti de gelecek!

    Sudan’dan at ve eşek etinden sonra maymun eti de gelecek!

    Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin tarım üretimi için Sudan’da 99 yıllığına kiraladığı arazilerde üretime başlayamamasına karşın bu ülkeden tarım ürünleri ve canlı hayvan ithal etme kararı aldığı ortaya çıkmıştı.

    Türkiye, birçok tarım ürünü için Sudan’a yüzde 100 kota içi tarife indirimi uygulayacak ve buradan büyükbaş ve küçükbaş hayvan, tereyağı, yumurta, bal, patates, domates, sarmısak, üzüm, buğday arpa ve mısır ithal edecek.

    Anlaşmayla 500 ton at, eşek ve katır eti ile 500 ton at, eşek ve katırın da aralarında bulunduğu hayvanların sakatatları da gümrük vergisi uygulanmadan ithal edilecek tarım ürünleri arasında sayıldı.

  • İngiltere seçimleri: İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, yenilgi için özür diledi

    İngiltere seçimleri: İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, yenilgi için özür diledi

    12 Aralık’taki genel seçimde partisinin milletvekili sayısı düşen İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, İngiltere’de çıkan Sunday Mirror gazetesine yazdığı yazıda, partisinin destekçilerinden özür diledi, tüm sorumluluğu kabul ettiğini belirtti.

    Corbyn’in liderliğindeki İşçi Partisi’nin aldığı tarihi yenilgi sonrası Lisa Nandy ve Jess Phillips, partinin yeni lideri olabilmek için çalışmalara başladı.

    1935’ten bu yana en düşük oyu alan İşçi Partisi, oy oranını bir önceki seçime göre yüzde 8 düşürdü. Corbyn, Sunday Mirror’a yazdığı “açık mektup”ta, “Hiç tereddüt etmeden söyleyeceğim. Spnuç, ülkemizde gerçek bir değişime gerçekten ihtiyaç duyan herkes için ciddi bir yenilgi oldu. Yetersiz kaldığımız için özür diliyorum ve bunun tüm sorumluluğunu üzerime alıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Corbyn, partisinin seçim kampanyasının ise “gurur duyuyorum” diyerek arkasında durdu ve seçimlerde “umut verdiğini” belirtti:

    “Kemer sıkma politikaları, kurumsal güç, eşitsizlik ve iklim aciliyeti gibi konularda tartışmayı kazanmaktan ve siyasi tartışmaların şartlatını yeniden yazmaktan gurur duyuyorum.”

    Kaynak : BBC Türkçe 
  • Londra’da Rojava ile dayanışma eylemi

    Londra’da Rojava ile dayanışma eylemi

    LONDRA- Londra’da Rojava ile dayanışma için bir araya gelen Enternasyonalist gruplar, Rojava’ya yönelik işgal saldırılarını protesto ederek, Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın savaş suçları mahkemesinde yargılanmasını istedi.

    Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) yönelik işgal saldırılarına yönelik Londra Marble Arch İstasyonu önünde protesto eylemi düzenlendi. Riseup4 Rojava ve Defende Rojava İnisiyatiflerinin öncülüğünde yapılan eyleme Kürt Halk Meclisi’de destek verirken eylemde sık sık, “Biz Rojavayız Rojava biz” ve “Terörist Erdoğan” sloganları atıldı. Eylemde ‘Rojava işgaline son”, “Rojava yalnız değildir”, “Savaş suçlusu Erdoğan” yargılansın şeklinde pankartlar ile YPG ve YPJ bayrakları taşındı.

    ERDOĞAN SAVAŞ SUÇU İŞLİYOR

    Dayanışma eylemimde enternasyonalist örgütler ve Kürdistani kurum temsilcileri birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda faşizme ve ataerkilliğe karşı, Rojava Devriminin savunulduğu vurgulanarak, “Tüm dünya da sosyal adaletsizlik ve kapitalist sömürü sistemine karşı gelişen protestolara destek vermek ve kapitalist sisteme karşı radikal demokrasiyi inşa eden Rojava’ya yönelik işgal ve saldırılara karşı duracağız. Türk devleti barbar İŞİD’vari çeteler ile bir halka karşı soykırım uygulamak istiyor. Türk devleti bu işgal ile halkların özgür, demokratik ve ekolojik sistemine saldırıyor. Türk devleti ve Erdoğan suç işliyor” dedi.


    Erdoğan’ın başta kadın ve çocuklar olmak üzere sivil halka yönelik kimyasal silah kullandığını vurgulayan konuşmacılar, Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın savaş suçları mahkemesinde yargılanmasını istedi. Eylem alkış ve sloganlar eşliğinde sona erdi.

  • 12 Aralık’ın galibi Muhafazakarlar oldu Brexit kesinleşti

    12 Aralık’ın galibi Muhafazakarlar oldu Brexit kesinleşti

    ANALİZ HABER / HİKMET ERDEN

    LONDRA- Brexit tartışmaları ile Britanya’da yapılan 12 Aralık Genel Seçimleri Brexit’i savunan Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Partiyi tek başına iktidara taşıdı. Johnson’un iktidarı ile İngiltere’nin AB’den ayrılık süreci (Brexit) kesinleşmiş oldu. İşçi Partisi ise seçimler de büyük bir yenilgi alarak Parlamento’da 37 milletvekilini kaybederken, Jeremy Corbyn ise istifa edeceğini açıkladı.

    Britanya’da Brexit tartışmalarının ortaya çıkardığı 12 Aralık Erken Genel Seçimleri’nin galibi Muhafazakar Parti oldu. Şu ana kadar açıklanan kesin sonuçlara göre Avam Kamarası’nda mutlak çoğunluk için gerekli olan 326’yı aşarak 364 sandalye elde etti. Muhafazakar Parti’nin oy oranı yaklaşık yüzde 45 oldu ve bu da 1979’dan bu yana en yüksek oy oranına ulaştığı anlamına geliyor.Ana muhalefet partisi pozisyonunu koruyan İşçi Partisi ise 650 koltuğun bulunduğu mecliste 203 sandalye aldı.  Seçimler de İskoç Ulusal Partisi 49, Liberal Demokrat Parti 11, Demokratik Birlik Partisi 8, Plaid Cymru 4, Yeşil Parti 1 ve diğer partiler  de 15 milletvekili kazandı. Seçimler de dikkat çeken detaylardan biri ise Liberallerin durumu oldu. Liberal Demokratlar’ın lideri Joe SwinsonDunbartonshire East bölgesindeki vekilliğini 149 oy farkıyla İskoç Ulusal Partisi’ne karşı kaybetti. Joe Swinson sonuçların açıklanmasının ardından parti liderliğinden istifa etti. Liberal Demokrat Parti’nin Başkanı Sal Brinton, yeni liderin önümüzdeki haftalarda yapılacak oylamayla belirleneceğini açıkladı.

     

    JEREMY İSTİFA EDECEK 

    Seçimler de en büyük şoku ise İşçi Partisi ve lideri Jeremy Corbyn yaşadı. İşçi Partisi ise1935’ten bu yana parlamentodaki en düşük sandalye sayısına inerek sadece 203 milletvekilliğini kazanabildi. İşçi Partisi’nin sandalye kaybettiği yerler arasında 2016’da yapılan referandumda hem AB’den ayrılma hem de birlikte kalma yönünde oy kullanan bölgelerin her ikisinde de oy kaybettiği görüldü. Referandumunda AB’den ayrılma yönünde oy veren seçmenin yoğunlaştığı Kuzey ve Orta İngiltere kasabaları ile Galler’de önemli oy kaybına uğradı.İngiltere’de geleneksel olarak İşçi Partisi’ni destekleyen kuzeydeki bölgelerin 28’i Muhafazakarların eline geçerken, bu durum parti içerisinde şok etkisi yarattı. Bu durum, kuzeydeki “Kızıl Duvar’ın yıkıldığı” yorumunun yapılmasına da neden oldu. 1935 yılından bu yana en ağır yenilgisini alan İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, seçim sonuçları ardından “Bir dahaki seçimde İşçi Partisi lideri olmayacağım” diyerek istifasını açıklamış oldu. Londra’daki seçim bölgesi Islington North’dan 10. kez milletvekili seçilen Corbyn, “Büyük hayalkırıklığı yaşadığımız bir gece”ydi. Umudun ve birliğin manifestosuyla seçmenin karşısına çıktık ancak Brexit, toplumu fazlasıyla kutuplaştırdı. Bu kutuplaşma da sonuca tesir etti” diye konuştu.

     

    İSKOÇYA’DA BAĞIMSIZLIK RÜZGARI

    İngiltere de seçimler muhafazakarların zaferi ile sonuçlanarak Brexit kesinleşse de ülkeyi belirsiz bir gelecek bekliyor. Brexit ile birlikte İskoçya bağımsızlığı konusunda yeniden referanduma gideceği ve bağımsızlık yolunda tercihini kullanabileceği belirtiliyordu. Bu durum seçimlere de yansıdı. İskoçya’nın bağımsızlığını savunan İskoç Ulusal Partisi, İskoçya’ya ayrılan 59 sandalyenin 49’unu kazandı. İskoçya Ulusal Partisi, bir önceki seçimlere göre milletvekili sayısını en az 13 artırdı.İskoçlar seçim tercihleri ile “Ne Brexit’i nede Johnson Hükümeti’ni istemiyoruz” dedi. İskoçlar Brexit refarandumda AB’den kalma yönünde ezici bir tercihte bulunmuştu. Yeni Seçim sonuçlarını değerlendiren İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon, “Biz Brexit’i istemiyoruz. Boris Johnson, İngiltere’yi Avrupa Birliği’nden çıkarmak için yetki almış olabilir ama kesinlikle İskoçya’yı Avrupa Birliği’nden çıkarma yetkisi yok” ifadelerini kullandı.

     

     

    JOHNSON: AMA YOK BELKİ YOK

    Peki bundan sonra ne olacak. Bu sonuçlar ile birlikte Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti ve daha önce defalarca parlamentoda reddedilen Brexit anlaşmasının geçmesinin önünde de herhangi bir engel kalmadı. Seçildikten sonra açıklama yapan Muhafakar Parti Lideri ve Başbakan Boris Johnson, “Bu aşamada öyle görünüyor ki Muhafazakar Parti hükümetine Brexit’i gerçekleştirmek ve bunun yanında ülkeyi birleştirerek ileri götürmek için güçlü bir yetki verildi” dedi. “Brexit’i zamanında, 31 Ocak’ta sonlandıracağız. ‘Eğer’ yok, ‘ama’ yok, ‘belki’ yok” diyen Johnson, seçim sonuçlarınn ardından Brexit çalışmalarına hemen başlattıklarını da sözlerine ekledi.

     

    Muhafazakar Parti lideri Boris Johnson, resmi sonuçların açıklanmasının ardından Kraliçe İkinci Elizabeth ile hükümet kurma yetkisi alabilmek için bir görüşme gerçekleştirdi. Kraliçe ikinci Elizabeth, kendi adına hükümeti kurması için Johnson’a izin verdi. Hükümette kimi küçük değişiklikler yapması beklenen Johnson, parlamentoyu önümüzdeki hafta toplayarak Brexit anlaşmasını 20 Aralık Cuma gününe kadar oylamayı hedefliyor.

     

    İNGİLTERE BREXİT SÜRECİNE GİRDİ 

    İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkışıyla ilgili çerçeveyi düzenleyen Brexit anlaşması. parlamentodan geçtikten sonra Johnson hükümetinin AB ile bu kez serbest ticaret ve göç konularını belirleyen nihai anlaşmalar için masaya oturması gerekiyor.

    Muhafazakar Parti seçim manifestosunda, 2021 yılı içerisinde nihai anlaşmaların da tamamlanıp AB üyeliğinden tamamen ayrılma sürecinin tamamlanmasını öngörüyor. 

    Johnson’ın anlaşmasında AB ile İngiltere arasındaki serbest dolaşım uygulamasına son verilmesi ve puan sistemine dayalı yeni bir göçmen sisteminin kurulması yer alıyor. Tabi ki,  hükümetin ayrıca, AB dışındaki ülkelerle de serbest ticaret anlaşmaları yapması gerekiyor.

     

    AB EN KISA ZAMANDA OYLAMA İSTEDİ

    Seçim sonuçları ile birlikte AB’den de bir açıklama geldi. Seçimlerin ardından açıklama yapan Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, İngiliz Parlamentosunun en kısa zamanda anlaşmayı onaylayacağını umduğunu dile getirdi.

    Avrupa Liderler Zirvesi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Michel, “İngiliz Parlamentosundan en kısa zamanda bir oylama bekliyoruz. Bu konuda açıklık önemli, en kısa zamanda bu olmalı” ifadelerini kulandı. Michel ayrıca ticaret anlaşmaları için görüşmeye hazır olduklarını söyleyerek Johnson’ı zaferi için kutladı.

     

    31 OCAK’TA BREXİT GERÇEKLEŞECEK

    Avrupa Komisyonu İç Pazar Sorumlu üyesi Thierry Breton’da  “Boris Johnson açık bir çoğunluğa sahip olacak. Anlaşmanın parlamento tarafından kabul edileceğini değerlendirmek mantıklı olur. Bu durumda ayrılma 31 Ocak’ta gerçekleşecek ve 1 Şubat’ta Brexit sonrası sürece girmiş olacağız” açıklamasını yaptı. Breton, müzakerelerin artık kesin olarak sona erdiğini ve bundan sonra AB ile Birleşik Krallık arasında ticaret anlaşmaları için görüşmelerin başlayacağını da sözlerine ekledi.

     

    Britanya’nın seçim sonuçları Avrupa siyasetini de etkileyecek. Keza AB’den çıkacak olan İngiltere, ABD başta olmak üzere birçok Avrupa dışı ülke ile yeni ticaret anlaşmaları yapmasını gerektirecek. Muhafazakar Parti ülkeyi AB’den ayırarak ve göçmenleri sorunların merkezi olarak göstererek seçimleri kazanırken, önümüzdeki dönem bunun ne kadar gerçekçi olduğunu ortaya koyacak. Keza 10 yıldır ülkeyi yöneten muhafazakarlar dönemin de yoksulluk, işsizlik, konut sorunu, şiddet, toplum güvenliği ve sağlık gibi konular içler acısı bir duruma dönüşmüş halde. Brexit ile bu sorunların çözülüp çözülmeyeceği İngilizlerin doğru yada yanlış tercih yaptıklarını ortaya koyacak.

     

  • İngiltere’nin ilk Kürt ve Alevi kadın milletvekili Feryal Demirci oldu

    İngiltere’nin ilk Kürt ve Alevi kadın milletvekili Feryal Demirci oldu

    Seçimler de İşçi Partisi’nden aday gösterilen İşçi Partisi Kuzey Enfield adayı Feryal Clark Demirci açılan sandık sonuçlarına göre rakiplerine fark atarak Londra’dan Britanya Parlamentosu’na giren ilk Kürt ve Alevi kimlikli kadın oldu. Bir diğer Kürt aday İbrahim Doğuş ise seçim bölgesi West Bromwich’te seçimleri kaybetti.

    Britanya 12 Aralık erken Genel Seçim sonuçları kesinleşmese de Muhafazakar Parti tek başına iktidar oldu. Parlamentoya girmesi kesinleşen Demirci, oyların 23 bin 340’ını alarak yüzde 51 ile seçimi kazanırken, en yakın rakibi olan Muhafazakar Parti adayı ise Joanne Laban ise 16 bin 848 oy aldı. Demirci oylarının yarısından fazlasını alarak Kuzey Enfield halkından tam destek almış oldu. Feryal Clark Demirci başta Kürt Halk Meclisi ve Britanya Alevi Fedarasyonu olmak üzere, Day-Mer, Gik-Der, Alxas Com gibi çok sayıda Kürt ve Türkiyeli kurum tarafından desteklenmişti.

    Aslen Malatya’ya bağlı Kürecik bölgesinden olan Feryal Clark Demirci Kürt ve Türkiyeli toplumun yakından tanıdığı bir isim. Evli olan Demirci, son olarak Hackney Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu.

    DOĞUŞ: Mücadeleye devam

    Kürt ve Türkiyeli toplumun yakından tanıdığı ve bir diğer Kürt aday İbrahim Doğuş ise İşçi Partisi’nden aday gösterildiği West Bromwich bölgesin de ise sandık sonuçlarına göre seçimi kaybetti. Doğuş’un bir süredir yoğun bir tempo ile seçim çalışmalarını sürdürdüğü bölge de Muhafazakar Parti kazandı. Seçimleri sonuçlarının ardından bir açıklama yapan Doğuş, West Bromwich East’te harika bir ekiple ve birçok gönüllüyle harika bir kampanya yürüttüklerini belirterek,. bu ekibin bir parçası olduğu için gurur duyduğunu kaydetti. Doğuş, kampanyasını durdurmayacağını ve çalışmalarını sürdüreceğini ifade ederek, “Daha adil, daha iyi bir toplum için mücadeleye devam” dedi.