Category: slıder

  • Brighton, Manchester ve Londra’da ‘Rojava’ eylemleri

    Brighton, Manchester ve Londra’da ‘Rojava’ eylemleri

    HİKMET ERDEN

    LONDRA- Britanya’nın Londra, Manchester ve Brighton kentlerinde Türk devletinin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) dönük işgal girişimi ve sivillere yönelik katliamlar yapılan eylem ve  etkinliklerle protesto edildi.

    Londra Devrimci Yurtsever Gençlik Hareketi’nin çağrısı ile Kings Cross İstasyonu önünde bir araya gelen kalabalık bir grup Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik işgal girişimine karşı protesto gösterisi düzenledi. Sık sık, “Terörist Erdoğan”, “Dün Hitler bugün Erdoğan” sloganları atan grup, “Rojavaya yönelik işgala son” yazılı pankart ve dövizler taşıdı. YPG ve YPJ bayraklarının taşındığı eylemde konuşan Gençlik Hareketi Sözcüsü Elif Gün, Türk devletinin işgal saldırılarının Rojava’da sivil katliamlara yol açtığına dikkat çekti. Gençlik Sözcüsü Gün, Rojava’da uluslararası hukuğun hiçe sayıldığını ve Türkiye’nin İŞİD zihniyetindeki gruplarla birlikte sivil katliamlar gerçekleştirdiğini vurguladı.

    TURKEYY BOYKOT’A DAVET

    Türkiye’nin işgal harekatı sonucu on binlerce insanın yerlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kaldığına dikkat çeken Gün, “Kürt halkına yönelik soykırım uygulamak için Türk devleti Rojavaya saldırıyor. Rojava özgürlük, eşitlik ve adaletin olduğu bir bölge. Ancak faşist Erdoğan bu barışçıl topraklara sadece kan dökmek ve Kürt halkını yok etmek için saldırıyor. Bizler buna karşı direneceğiz. Rojava da bu faşizme karşı bir de Onur Direnişi var. Bu onur direnişine ses verelim ses olalım” diye kaydetti. Gün, Türkiye’nin boykot edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Türkiyeyi boykot edelim. Bu ülkeye giden her kuruş Rojava da Kürdistan’da halkların üzerine bomba, ölüm ve gözyaşı olarak dönüyor. İŞİD gibi bir barbar çetesinin ortağı olan Erdoğan rejimine karşı Türkiye’yi boykot edin. İŞİD zihniyetine karşı herkesi boykota davet ediyoruz” diye kaydetti.

    POLİS GERGİNLİK YARATTI

    Gençlik Hareketi’nin eyleminde polis ile grup arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Polisin İstasyon Meydanı’nda yapılan eylemin ‘özel mülkiyet’ üzerinde yapıldığını iddia ederek, eylemcilerden meydanın dışına çıkmalarını istedi. Polisin gerginlik çıkaran tavrına grup üyeleri tepki göstererek, sloganlarla protesto etti.Eylemin ardından gençlik hareketi üyeleri tarafından Kings Cross İstasyonu’nda yüzlerce bildiri dağıtılırken, çevredekiler zaman zaman alkışlarla eylemcilere destek verdi.

     

    BRIGHTON’DA ERDOĞAN’A ‘ÖFKE’

    Bringhton’da Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi’nin (KCDK-E) çağrısı üzerine yüzlerce kişi Churcill Square Meydanıı’nda bir araya  geldi. Türk devleti ve Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösterilen eylemde, sık sık “Terörist Erdoğan” sloganları atıldı. İngiltere’den YPG’ye katılan ve yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, işgal karşıtı pankart ve dövizler taşındı. Yoğun yağmur altında yapılan eyleme, anti-faşist ve anarşist gruplarda katılarak destek verdi. Burada Kürt Halk Meclisi adına bir açıklama yapan Yaser Kobane, Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal girişimi ile Kürtlere yönelik bir soykırım gerçekleştirilmek istendiğine vurgu yaptı. İşgale karşı durmanın aynı zaman da insanlığı savunmak anlamına geldiğini ifade eden Kobane, tüm halkların ve kimliklerin işgale karşı seslerini daha fazla yükseltmesi gerektiğini ifade etti. Eylemin ardından meydan da bildiriler dağıtıldı. 

    MANCHESTER

    KCDK-E’nin çağısı üzerine Manchester Saint Petter Meydanı’nda kalabalık bir grup bir araya gelerek, Rojava’ya yönelik işgal girişimine karşı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte YPG ve YPJ bayrakları ile çok sayıda pankart ve döviz taşınırken, sık sık “Rojava biziz biz Rojava”, “Türk ordusu Rojava’dan defol” sloganları atıldı. Manchester’ın en merkezi caddelerinden Portland Street üzerinde yapılan yürüyüşe Devrimci Komünist Lig ve Filistinlilerle Dayanışma Grubu ile Militant Labour Forum üyeleri de katılarak destek verdi. YPG ve YPJ bayrakları ile çok sayıda pankart ve dövizin taşındığı yürüyüş, Piccadily Garden’da son buldu. Burada yapılan konuşmalar da Rojava’ya işgal girişimine karşı sert tepki gösterdildi. Rojava’nın işgale karşı büyük bir direniş sergilediği ifade edilen konuşmalar da, “Türk devletinin bu işgal girişimi Türk ordusu ve İŞİD zihniyetindeki barbar çeteler ile birlikte gerçekleştiriliyor. Bu işgal girişiminin hiç bir meşruiyeti yoktur. Kürt halkına karşı katliamlar gerçekleştirilerek bu bölgelere barbar İŞİD çeteleri yerleştirilmek isteniyor. Bu barbarlığa karşı sessiz kalan devletler de en az Türk devleti ve Erdoğan kadar suçludurlar” denildi.

    İşgalle birlikte sivillere yönelik katliamların gerçekleştirildiği ifade edilen konuşmalar da, Türkiye’ye karşı Britanya’nın sert yaptırımlarda bulunması gerektiği kaydedildi. Yaşanan sivil katliamlar ve işgale karşı tüm demokrasi güçlerinin birlik olması gerektiği ifade edilen konuşmalar da, Rojava’da barbarlığa karşı büyük bir onur direnişinin yaşandığı belirtildi. İşgal karşısında durmanın insanlığın temel görevi olduğu hatırlatılan eylemde, Türkiye’ye yönelik boykot kampanyasına destek çağrısı yapıldı.

  • #Tutuklandık; Sahte haber çağında gerçeği söylemenin bedeli

    #Tutuklandık; Sahte haber çağında gerçeği söylemenin bedeli

    Gazeteci yazar Can Dündar’ın cezaevi anılarını anlattığı ‘Tutuklandık’ kitabı sahneye uyarlandı. Başkent Londra’da çalışmalarını yürüten Arcola Tiyatrosu ve Royal Shakespeare Company’nin ortak prodüksiyonu olan oyun #WeAreArrested (tutuklandık) adıyla 13 Kasım – 7 Aralık tarihleri arasında Arcola tiyatrosunda gösterilecek.

    Türk devletinin Suriye’deki cihatçı gruplara tırlara silah göndermesini “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle Cumhuriyet gazetesinde yayınlayan gazeteci Can Dündar, ‘devletin sırlarını ifşa etmek, askeri casusluk yapmak’ suçlamasıyla yargılanıp tutuklanmıştı. Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Dündar yaşadıklarını ‘Tutuklandık’ kitabında anlatmıştı. Arcola Tiyatrosu ve Royal Shakespeare Company’nin ortak prodüksiyonluğunda Pippa Hill ve Sophie Ivatts tarafından kitap sahneye uyarlandı.

    Gerçeğe ulaşma kavgası

    #WeAreArrested oyununun tanıtım yazısında, oyunun sahte haber çağında gerçeği söylemenin nelere mal olabileceğini anlatıldığı ifade edildi.

    ‘‘Bir gazetecinin eline, içinde devletin yasadışı işler yaptığına dair ciddi görüntülerle dolu bir flash-bellek geçerse, o gazeteci mesleği gereği bu haberi yayınlamak ile yükümlüdür. Fakat yargı sisteminin kötü güçler tarafından yönetilmesi ile istikrarın bozulduğu bir ülkede, gerçeği ortaya çıkardığı için gazetecinin ödemesi gereken bedel nedir?

    ‘‘Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Suriye’ye gizli yollarla silah yolladığı görüntülerini yayınladıktan sonra tutuklanan yazar, yaşadıklarını #WeAreArrested, #Tutuklandık isimli kitabında topladı. Pippa Hill ve Sophie Ivatts yalan ağları içinde gerçeğe ulaşma kavgasını konu alan bu sürükleyici ve evrensel hikayeyi sahneye uyarladılar.’’

    Londra’nın Dalston bölgesinde bulunan Arcola Tiyatrosunda 13 Kasım – 17 Aralık tarihleri arasında gösterilecek filmin performans dili İngilizce olup oyunun süresi 70 dakika. Oyun hakkında daha fazla bilgi için www.arcolatheatre.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

  • İşçi Partisi Enfield Adayı Demirci: Toplumun sesi olacağım

    İşçi Partisi Enfield Adayı Demirci: Toplumun sesi olacağım

    HİKMET ERDEN

    LONDRA – İşçi Partisi’nin Kuzey Enfield Milletvekili Adaylığı’na seçilen Feryal Clark Demirci, ‘toplum güvenliği’, ‘sağlık kesintileri’ ve ‘evsizlik krizi’ gibi konular da yıllardır yürüttüğü mücadeleyi daha üst seviyeye taşıyacağını söyleyerek, toplumun sesi olacağını kaydetti.

     

    Kuzey Londra’nın Enfield bölge milletvekilliği için İşçi Partisi içerisinde 4 aday adayının girdiği eğilim yoklaması seçimlerini Türkiyeli ve Alevi kimliği ile bilinen Enfield Belediye Başkan Yardımcısı Feryal Clark Demirci kazandı. Eğilim yoklaması seçimleri ile birlikte Demirci’nin adaylığı da kesinleşmiş oldu. Aslen Malatya’ya bağlı Kürecik bölgesinden olan Feryal Demirci halen halen İşçi Partisi’nden Hackney Belediye Meclisi Üyesi olarak görev yapıyor. Adaylığının kesinleşmesinin ardından sosyal medya üzeri kısa bir açıklama yapan Demirci, “Önümüzdeki bir ay içerisinde seçim olacak. Bu daha başlangıç. İşimiz bitmedi daha çok işimiz var” dedi.

     

    ‘HERKESİN SESİ OLACAĞIM’

    İşçi Partisi’nde 14 yıldan bu yana encümen olarak hizmet ettiğini aktaran Demirci, “İşçi Partisi’nin bir çok alanında çalışmalar yürüttüm. Toplumun sorunların çözüm için yıllardır çalışmalar yürütmekteyim. Bu açıdan bana oy veren oy vermeyen herkese çok teşekkürler” dedi. Feryal Demirci, başta ‘toplum güvenliği’, ‘sağlık kesintileri’ ve ‘evsizlik krizi’ gibi konular da yıllardır yürüttüğü mücadeleyi daha üst seviyeye taşıyacağını vurgulayarak, Parlamento’da herkesin sesi olacağını ve sorunlar çözüm bulma çabasında olacağını kaydetti. Demirci’nin adaylığına Londra’da bulunan Kürt ve Türk toplum merkezleri ile yöresel dernekler de olumlu açıklamalar yaparak desteklerini bildirdi.

     

    HALK MECLİSİ’NDEN TAM DESTEK

    İşçi Partisi Kuzey Enfield Adayı Feryal Demirci seçim çalışmaları kapsamında çalışmalarını hızlandırdı. Kurdish Community Center’i ziyaret eden Demirci, burada Kürt Halk Meclisi Temsilcileri ile bir araya geldi. Kürt Halk Meclisi Demirci’ye tam destek sunarken, seçim çalışmaların da Demirci ile birlikte olacaklarını belirtti. Halk Meclisi’nin önümüzdeki günlerde geniş bir açıklama yapması bekleniyor. Feyyal Demirci, Kuzey Enfield bölgesinde bulunan demokratik kitle örgütlerini ziyaret ederek destek talebinde bulunurken, ev ziyaretlerinde de bulunuyor. Burada İşçi Partisi’nin genel seçim vaatlerini anlatan Demirci, aynı zamanda Enfield bölgesine ilişkin Parlamento’da nasıl bir yol izleyeceğini de aktarıyor.

     

    SEÇİM BEYANNEMESİ

    Yoğun bir ilgi ile karşılanan Demirci’nin seçim beyannamesinin ana başlıkları ise şöyle: “NHS maddi güçlükler çekiyor yeni kaynaklar oluşturulacak. İşçi Partisi Sağlık Hizmetleri’ne daha büyük bir bütçe ayırarak bugüne kadar ki israfa da son verecek. Daha güvenli bir sosyal yaşam; Muhafazakar yönetim döneminde 21 bin polis işten çıkarıldı. Halk güvenliği için bu durumu düzeltip sokaklar daha güvenilir hale gelecek. Barınma Sorununu çözeceğiz. İnsanların eşit imkanlarla alabileceği bir milyon belediye evi yapacağız. Belediye evleri onarılıp yenilenecek. Yeni evler ile konut sorununu çözeceğiz. Hava Kirliliğine Son. Hava kirliliğine karşı harekete geçeceğiz. Daha temiz ve yaşanılabilir bir Londra için çalışacağız.  Brexit krizi son bulacak ve AB’de kalınacak.”

  • 12 Aralık ‘Brexit’in kaderini belirleyecek

    12 Aralık ‘Brexit’in kaderini belirleyecek

    HABER MERKEZİ- İngiltere son 4 yıldır Brexit ile yatıp Brexit ile kalkıyor. Başbakanlar değişiyor Hükümetler yeniden kuruluyor yeni anlaşmalar yapılıyor ancak bir türlü sonuç alınamıyor. Son Başbakan Boris Johnson Brexit konusunda kararlı gözükerek, ‘Ölürüm’de sürenin uzatılmasını AB’den talep etmem’ dedi. Ancak, AB’den hem erteleme talebinde bulundu hem de ülkeyi bir kez daha genel seçimlere götüren kişi oldu.

    Başbakan Boris Johnson defalarca 31 Ekim’de İngiltere’nin AB’den ayrılacağını söylese de, Brüksel’den yeni bir uzatma talep etmek durumunda kaldı.

    Anlaşmasız Brexit seçeneği masadan kaldırıldığı için İşçi Partisi erken seçim teklifini destekleyeceğini açıkladı. Ancak Johnson hükümeti bu yasayı, hızla, herhangi bir ekleme yapılmasına olanak vermeden geçirmek istiyordu. Bunu da başaramadı.

    Yasa taslağı, 16 ve 17 yaşındakilere, ülkede yerleşik AB vatandaşlarına oy hakkı verebilecek, seçimleri 9 Aralık’a çekebilecek biçimde eklemelerin yapılması olasılığına açıldı. Ancak, seçimlerin sonuçlarını muhalefet partilerinden yana etkileyebilecek bu eklemeler yasanın nihai haline giremedi ve seçim tarihi 12 Aralık olarak kesinleşti.

     

    GÜNDEM: ERKEN SEÇİM

    Böylece ülkenin gündeminde, daha doğrusu medyada, Meclis’te ardı arkası kesilmeyen, Brexit oylamalarını yorumlama çabalarının yerini, bir erken seçime ve bunun olası sonuçlarına ilişkin tartışmalar almaya başladı. Avam Kamarası 420’ye karşı 20 oyla, erken seçimlerin 12 Aralık’ta düzenlenmesini öngören tasarıyı kabul etti

    Brexit İngiltere’yi bir kez daha belirsizliğe ve genel seçimlere götürürken, ülke içinde siyasal partiler de kitle örgütlerine kadar bir çok alanda parçalanma ve dağılmaları getirmeye devam ediyor. Akademisyen ve gazeteciler, özellikle Birleşik Karalık’ı oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda parçalarını bir arada tutan düzenin çözülme riskine dikkat çekiyor.

     

    SERT BİR SEÇİM SÜRECİ OLACAK

    Tüm bu seçim süreci birbirlerini otoriter, yalancı, aşırı solcu, sosyalist, Marksist, iş birlikçi, teslimiyetçi gibi sert ifadelerle suçlayan, Muhafazakar Parti ile İşçi Partisi arasında kıran kırana ve sert geçecek. Her iki partininde temel gündemi ve argümanı Brexit.  Geleneksel seçmen tabanları, hem kalmaktan hem de çıkmaktan yana olanları barındıran Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi’nin bir taraftan aşırı sağcı Brexit Partisi, diğer taraftan AB’de kalmaktan ve yeni bir halk oylamasından yana Liberal Demokrat Parti tarafından sıkıştırılacak olması, seçim kampanyalarının gergin ve sert geçmesine katkıda bulunacak.

     

    CORBYN Mİ JOHSNON MU?

    İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, AB ile yeni bir Brexit anlaşması müzakere etmeyi ve bu anlaşmayı daha sonra halkoylamasına sunmayı vadediyor. En son kamuoyu yoklaması, Muhafazakâr Parti’nin seçim sürecine İşçi Partisi’nden 10 puan önde girdiğini gösteriyor. Bu, Muhafazakâr partinin, Mecliste 58 temsilcili bir çoğunluk elde etmesi anlamına geliyor. Ancak 2017’de, zamanın Başbakanı Theresa May seçim kampanyasına 16 puan önde başlamış, sonunda parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmişti. Başbakan Boris Johnson, 12 Aralık’ta halefi Theresa May’in 2017’deki seçimlerde aldığı yüzde 42’lik oy oranını aşmayı hedefliyor.

     

    DENEYİMLİ POLİTİKACI CORBYN

    Corbyn’in ise çok deneyimli bir kampanyacı ve çevresindeki Momentum gibi destek gruplarının ve yayınların sosyal medyayı kullanma, kapı kapı dolaşarak seçmeni harekete geçirme becerileri var İşçi Partisi’nin yüzde 10’luk farkı kapatabilecek gibi görünüyor. Kamuoyu yoklamaları bu kez seçimlerin, Corbyn ve İşçi Partisi’nin politikalarının en belirgin ve etkin olduğu ekonomik sorunlar, Ulusal Sağlık Hizmetleri gibi konuların değil, esas olarak, Brexit sorununun üzerinde yaşanacağını gösteriyor.

     

    ANKETLER DE DURUM NEDİR

    Ekim ayında yapılmış olan son anketlerin ortalamasına göre Johnson’ın Muhafazakar Partisi, ana muhalefet İşçi Partisi’nin 10 puan önünde. Her iki partinin de hem birbirleriyle hem de Brexit konusunda kendilerinin uç versiyonlarıyla mücadele etmesi gerekiyor. Sağ tarafta Nigel Farage’ın liderliğini yaptığı Brexit Partisi ‘anlaşmasız ayrılık’ için halktan oy isterken sol tarafta Liberal Demokrat Parti Brexit’i referanduma dahi gerek görmeden iptal etmek ve AB üyesi olarak kalmak için oy istiyor.

    Britain Elects isimli anket tarayıcısında pazar günü verilen güncel sonuçlara göre Muhafazakar Parti yüzde 35.1 ile birinci ve İşçi Partisi yüzde 25.4 ile ikinci sırada yer alırken, Liberal Demokratlar yüzde 18,1 ile üçüncü ve Brexit Partisi de yüzde 11,3 ile dördüncü sırada bulunuyor. Yeşiller Partisi’nin oyu ise yüzde 4 olarak görülüyor.

    21-22 Ekim tarihlerinde YouGov adlı organizasyon tarafından The Times gazetesi için bin 689 kişi ile yapılan bir anket ise Muhafazakar Parti’yi yüzde 37, İşçi Partisi’ni yüzde 22 ve Liberal Demokratları yüzde 19 oranlarında gösteriyor. Eğer partilerden hiçbiri açık farkla iktidarı elde edemezse Brexit nedeniyle oluşan kilit durum devam edecek.

     

    SON BAHİSLER

    Bahis uzmanlarının verdiği oranlara göre Muhafazakar Parti’nin sandalye çoğunluğunu elde etme olasılığı yüzde 85,7 ve bahisler 6’ya 1 veriyor. İşçi Partisi için tahmin edilen yüzde ise 12,5 ve oranı da 1’e 7. Liberal Demokratlar 1’e 30 verirken, Brexit Partisi’nin iktidara gelmesine verilen oran ise 1’e 40.

  • Haringey’de Medi–Park Clinic açılıyor

    Haringey’de Medi–Park Clinic açılıyor

    LONDRA- Londra Haringey bölgesinde A’dan Z’ye tüm sağlık alanlarında uzman ekibiyle hizmet verecek olan Medi–Park Clinic 24 Kasım’da hizmete açılacak. Açılış gününe özel, tansiyon ve kan şekeri ölçümü ücretsiz gerçekleştirilecek.
    Kuzey Londra’nın Haringey Green Lanes’te uzman ve deneyimli ekibi ile Medi–Park Sağlık Merkezi 24 Kasım saat 13.00’da hizmete açılacak. Bir çok alanda uzman sağlık ekibinden oluşacak olan klinik, A’dan Z’ye tüm alanlarda hizmet verecek. GP, Dahiliye, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Uzmanlarının olduğu klinikte ayrıca Psikiyatri, Diş Hekimliği ve Güzellik Estetik servisleri de olacak. Haftanın 7 günü hizmet verecek olan klinikte, İngilizce, Türkçe, Kürtçe, Bulgarca ve Rusça dillerinde sağlık hizmeti alınabilecek. Diş kliniğinde ise haftanın 7 günü 24 saat hizmet alınabilecek. Tüm süreçlerini, sağlıkta kalite standartları doğrultusunda planlayan Medi–Park Klinik, açılık gününe özel olarak tansiyon ve kan şekeri ölçümü ücretsiz gerçekleştirilecek. Doktor İbrahim Yahli yönetiminde açılacak olan klinik en güncel teknolojiyi kullanacak.
  • İkinci Dünya savaşından 80 yıl sonra

    İkinci Dünya savaşından 80 yıl sonra

    İkinci  Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle iptal edilmek zorunda kalınan 1939 Cannes Film Festivali’nin seçkisindeki filmler, 80 yıl aradan sonra Fransa’nın Orléans kentinde gösterilecek. FilmLoverss’tan Erhan Tan’ın haberine göre, faşizmin yükseldiği ve dünyanın yavaş yavaş savaşa doğru sürüklendiği bir dönemde Venedik Film Festivali’ne özgürlükçü bir alternatif olması planlanan bu festivale “özgür milletler” olarak tanımlanan ABD, Fransa, Büyük Britanya, Sovyetler Birliği, Çekoslavakya, İsveç, Hollanda ve Polonya’dan filmler katılacaktı. Festivalin onursal başkanı ise sinemanın kurucularından olan Louis Lumière olacaktı.

    Seçkide yer alacak filmler açıklanmış, festival afişi hazırlanmıştı. Hatta Gary Cooper, Tyrone Power, Norma Shearer, George Raft, Gary Grant, James Cagney, Spencer Tracy, Barbara Stanwick gibi önemli isimlerin festivale konuk olacağı bile duyurulmuştu. Ancak 1 Eylül 1939’da Almanya ordusu Polonya’ya girince her şey değişti. Avrupa’nın çehresini değiştirecek olan II. Dünya Savaşı başladı ve tüm bu yaşananların zayiatlarından biri de 1. Cannes Film Festivali oldu. İlk Cannes Film Festivali yedi yıl sonra, 1946’da düzenlendi. Ancak Jean Zay’in uzun uğraşlar sonrası hazırladığı o ilk film seçkisi festivalde yer alamadı. Ne var ki yıllar sonra girişilen bir proje, bu seçkiye 80 yıl sonra Fransa’da beyazperdeye taşıyacak. 1. Cannes Film Festivali’ni, 80 yıl sonra Zay’in doğduğu kent olan Orléans’da yeniden hayat bulacak. 1. Cannes Film Festivali’nin seçkisinde yer alması planlanan filmler, Orléans’daki bu etkinlikte gösterilecek. 12-17 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde 1939 seçkisinde yer alan filmlerin yanı sıra ilk kez gösterimi gerçekleşecek belgeseller de yer alacak.

  • Hayko Bağdat’ın ‘Salyangoz’u Londra’da sahnelendi

    Hayko Bağdat’ın ‘Salyangoz’u Londra’da sahnelendi

    LONDRA- Bozca-DER’in organizasyonu ile Gazeteci Hayko Bağdat ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor’ adlı tek kişilik oyunu Londra’da sahnelendi. 

    Londra’da faaliyet yürüten Bozüyük ve Çevre Köyleri Dayanışma Derneği (BOZCA-DER) tarafından Gazeteci ve oyuncu Hayko Bağdat’ın ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor’ adlı tek kişilik oyunu Londra’da sahnelendi. BOZCA-DER Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan oyuna yoğun ilgi görürken, izleyenleri hem güldürdü hem de düşündürdü. Hayko Bağdat’ın “Müslüman mahallesinde salyangoz satmayı değil, Müslüman mahallesinde salyangoz olmayı anlattım” dediği tek kişilik oyununda Ermeni-Rum bir ailenin çocuğu olarak, Müslüman toplumunda yaşadıklarını mizahi bir dille anlattı. Oyun öncesi bir konuşma yapan Londra Bozca DER Başkanı Nesimi Keskin, “Kültür ve sanat çalışmalarımız kapsamında bu oyunu Londra’ya getirdik. Hayko’nun oyunu bize bir kez daha demokrasinin nasıl bir elzem olduğunu gösterdi. Bu tür ironi ve mizahi bir şekilde anlatılan gösterimler farklılıklarımızla bir arada yaşama konusunda daha ileri taşıyacaktır” dedi. 

    SALYANGOZ’UN HİKAYESİ

    Çocukluk, gençlik ve evlilik maceralarını anlatan Bağdat’ın oyunu iki bölümden oluşuyor ve 100 dakika sürüyor. İlk bölüm, İstanbul Şişli’de hayatı yüksek bir apartman dairesinden kuşbakışı izleyen bir çocuğun, günün birinde dışarı çıkması, evde yaşam bulan kimliğin dışarıda çok farklı olduğunu görmeye ve anlamaya başlamasıyla başlıyor. Çocukluk ve ergenlik yıllarında başından geçen olayları trajikomik bir şekilde izleyiciye aktaran Bağdat, ikinci bölümde ise gençlik dönemini izleyiciye anlatıyor. Bağdat oyunu, yaşanan siyasi cinayetlere gönderme yaparak, izleyiciyi hüzünlendirip düşündererek tamamlıyor.