Blog
-

Cinsel suçlara af getirildi
ANKARA – HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, AKP-MHP oylarıyla kabul edilen infaz düzenlemesiyle, cinsel dokunulmazlığa karşı, kadına yönelik yaralama, şantaj, tehdit ve çocuk pornografisini yayınlamanın kapsam içine alındığını söyledi.İnfaz kanununda düzenlemeleri içeren ve 90 bin kişiyi etkileyecek 70 maddelik “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.Yasa teklifinin en tartışmalı maddelerinden biri olan ve muhalefetin cinsel suçlara “örtülü af” getirdiği yönünde eleştirdiği düzenlemeyi değerlendiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, görüşmeler sırasında son dakika verilen bir önergeyle cinsel suçların düzenlemeye dahil edildiğini söyledi. Gülüm, “Açık cezaevine geçme koşullarını sağlayan cinsel suç faillerinin cezalarını bitirmelerine bir yıl kala izne ayrılma durumları var. İzin için 3 aylık bir süre diyorlar ama ek süre getirilerek sene sonuna kadar uygulanabilecek. Bu kapsamda bütün suçlar sayılmış, sadece ‘siyasi suçlarda uygulanmaz’ deniliyor. Her ne kadar yok deseler de cinsel suç faillerine ilişkin de tahliyeler gerçekleşecek” dedi.KADINA YÖNELİK YARALAMA AF KAPSAMINDAGetirilen ek maddenin yanı sıra infaz düzenlemesinin kadınlara ve çocuklara yönelik birçok suça af getirdiğine dikkati çeken Gülüm “Çünkü nitelikli hali hariç, kadınlara yönelik yaralama, şantaj, tehdit, psikolojik şiddet, sosyal medya yoluyla taciz suçlarını işleyenler de yararlanacaklar. Bunlar erken tahliye ve 1/2 infazdan yararlanacaklar. Oysaki bu suçlardan dolayı cezaevinde kalan erkekler ‘çıkınca seni öldüreceğim, yarım bıraktığım işi tamamlayacağım’ tehditlerine devam ediyor. Dolayısıyla yaralama ve tehdit suçunun kendisi aslında uygulamadaki durum açısından öldürme suçu gibidir. Ama bunların hepsini bırakıyorlar” diye belirtti.ÇOCUK PORNOGRAFİSİ YAYINLAYANLARA AFÇocuğuna yönelik cinsel suç faillerinin de düzenleme kapsamında cezaevinden çıkabileceğini belirten Gülüm, “Bunlar da affedilmeyecekler kapsamında tutulmadı. Çocuk pornografisini bir yerlerde oynatanlar, yayınlayanlar ve çocuğun cinselliği üzerinden birtakım eylemlerde bulunanların kendisi de çıkacak. 1/2 infaz ve erken denetimli serbestlik koşullarından dolayı daha erken çıkacak. Bir yıllık denetimli serbestlik, bazı suçlarda 4 bazı suçlarda ise 3 yıla çıkarıldı. Zaten yatması gereken sürenin yarısını yatacaklar, üstüne bir de son 3 ya da 4 yılı kalmışsa denetimli serbestlikten yararlanıp çıkıyorlar. Oranlar olarak baktığımızda, aslında madde çok hızlı bir çıkışı öngörüyor” diye konuştu.EVDE ŞİDDET ARTACAKDüzenlemenin kadınları ve çocukları koruyacak hiçbir mekanizmanın hayata geçirilmeden kabul edildiğine değinen Gülüm, “Zaten kadınlar her gün şiddete uğruyorlar. Kadınların ve çocukların en çok şiddete uğradığı yerler evin içi ve failler de genellikle yakınları. Buna rağmen bu failler bırakılıyor. Ve bunlar bırakıldığında evlerine gidecekler. Evde şiddet çok ciddi bir oranda artacak” şeklinde konuştu.‘DAYANIŞMA GÜÇLENDİRİLMELİ’Kadınların şiddete verdikleri mücadeleyi sürdüreceklerinin altını çizen Gülüm, “Erkek yargıya karşı ‘erkek adalet’ diyerek birlikte mücadele verdik. Bugüne kadar kadına yönelik işlenmiş suçları açığa çıkaran, yargılanmasını sağlayan da kadın dayanışması ve mücadelesinin kendisi oldu. İktidarın bu yönde bir adımından kaynaklanmadı. Bugün de kadınlar arasındaki bu dayanışmanın daha çok güçlendirilmesi gerekiyor. Birbirimize fiziksel olarak temas edemezsek bile, temas edebilecek başka mekanizmalarla birbirimizin yaralarını birlikte sarabileceğimiz bir dayanışma ağını mutlaka örmemiz gerekiyor” diye seslendi. -

Britanya Başbakanı Johnson’ın son testi negatif çıktı
Yeni tip Koronavirüs’e (Covid-19) yakalanıp yoğun bakımda 3 gün geçiren Britanya Başbakanı Boris Johnson‘ın son Koronavirüs testi negatif çıktı.
Johnson’ın sözcüsü Dominic Raab, Johnson’ın hastaneden ayrılmadan önce yapılan Koronavirüs test sonucunun negatif çıktığını açıkladı. Hafta sonu yoğun bakım ünitesinden çıkan ve daha sonra da taburcu edilen Başbakan Johnson evinde dinlenmeye çekildi.
-

İngiltere hükümeti aile içi şiddetle mücadele için 2 milyon sterlinlik destek paketi açıkladı
İngiltere’de hükümet, koronavirüs salgını nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında aile içi şiddet ihbarlarında artış olduğunu belirterek, online yardım hizmetleri ile telefon yardım hatlarının desteklenmesi için 2 milyon sterlinlik destek paketi açıkladı.
İçişleri Bakanı Priti Patel Cumartesi günü, aile içi şiddet mağdurlarına destek olmak için ulusal çapta yeni bir kampanya başlatıldığını da açıkladı.
Bakan Patel bu kapsamda vatandaşlardan ellerine kalp çizerek, fotoğrafları sosyal medyadan paylaşmalarını ya da evlerinin camlarına asmalarını, böylece şiddete maruz kalanlara “yalnız olmadıklarını göstermelerini” istedi.
Kampanyaya katılan Aden Hallem, 2 yıl boyunca partnerinden fiziksel ve duygusal şiddet gördüğünü belirterek, “Hükümetin şiddete uğramış olanların iyiliğini ciddiye alıyor olması içimi ısıttı” dedi.
İngiltere’de Ulusal Aile İçi Şiddet Yardım Hattı’nı arayanların sayısında sokağa çıkma kısıtlamaları yürürlüğe girdiğinden beri yüzde 25 artış oldu.
Bakan Pitel Cumartesi günkü açıklamasında, aile içi şiddet yardım hattını arayanların sayısında önceki 24 saatte yüzde 120 artış olduğunu açıkladı.
Patel, şiddete uğrayan kişilerin acil çağrı merkezi 999’u arayarak, konuşamayacak durumda olması halinde 55’i tuşlamasını istedi.
Yardım kuruluşları otellerin şiddet kurbanlarını ağırlamasını istiyor
İçişleri Bakanlığı’nın bu kampanyası, yardım kuruluşlarının otel zincirlerinden aile içi şiddetten kaçan kadın ve çocuklara kalacak yer sağlaması çağrısıyla harekete geçtiği bir döneme denk geliyor.
Guardian gazetesi, iki yardım kuruluşunun otel zincirlerinde bu konuda talepte bulunduklarını ve otellerden çok sayıda olumlu dönüş aldıklarını yazıyor. Ancak oteller İngiltere hükümetinin Fransa ve İtalya’nın yolundan giderek, otellerde kalanların oda ve yemek ücretlerini karşılaması gerektiğini söylüyor.
Kadına yönelik şiddetle mücadele eden yardım kuruluşları koalisyonundan İçişleri Bakanlığı’na gönderilen bir mektupta otellerin odalarını açmaya hazır olduğu vurgulanarak, “Hükümetten üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz” deniyor.
Kadınların Eşitliği Partisi lideri Mandu Reid: Okyanusta damla
Kadınların Eşitliği Partisi lideri Mandu Reid ise, sokağa çıkma sınırlamalarının üçüncü haftasında adım atıldığını söyleyerek, hükümeti geç kalmakla suçladı.
Mandu Reid, “Online hizmetler ve telefon hatları için sağlanan ek 2 milyon sterline çok ihtiyaç olsa da, bu sadece okyanusta bir damla” dedi.
Reid, aile içi şiddet tedbir kararlarının sokağa çıkma kısıtları süresinin tamamını kapsayacak şekilde uzatılması, güvenlik güçlerinin bu kararları uygulamak için yönlendirilmesi ve bu davalara öncelik verilmesi çağrısı yaptı.
Bakan Patel, artan tehdide karşı güvenlik güçleri, yardım kuruluşları, yerel yönetimler, iş dünyası ve okullarla birlikte çalışıldığını kaydetmişti.
Maliye Bakanı Rishi Sunak da, yardım kuruluşlarına koronavirüs salgını sırasında destek olmak için 750 milyon sterlinlik yardım paketi açıklamıştı. Destek olunacak kuruluşlar arasında aile içi şiddete karşı mücadele verenler de bulunuyor.
İçişleri Bakanlığı’nın bu hafta kampanya konusunda toplumdaki farkındalığı artırmak için reklam kampanyasına başlaması bekleniyor.
-

Koronavirüs: Hangi Avrupa ülkeleri sokağa çıkma sınırlamalarını kaldırmaya başladı?
Bazı Avrupa ülkeleri, koronavirüs salgını devam ederken hayatın normale dönmesi için haftalardır uyguladıkları sınırlamaları aşamalı olarak kaldırmaya başladı.
Çekya’da insanlar, yapı marketlerde, bisiklet mağazalarında alışveriş yapabilecek, tenis oynayıp havuzlarda yüzebilecek.
Avusturya Paskalya’dan sonra küçük dükkanların açılmasına izin vermeyi planlıyor.
Danimarka’da bu hafta anaokulları ve okullar yeniden açılacak.
Norveç’te de anaokullarının gelecek hafta açılması bekleniyor.
Oxford Üniversitesi Said İşletme Fakültesi’nden küresel sağlık uzmanı Dr. Peter Drobac, bu ülkelerin deneyimlerinin, krizden güvenli bir şekilde çıkmaya çalışan diğer ülkelerin stratejilerine ışık tutabileceğini söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü: Sınırlamaları kaldırmak için çok erken
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge ise Avrupa’da durumun “hâlâ kaygı verici” olduğunu söyleyerek “Sınırlamaları kaldırmanın zamanı henüz gelmedi” dedi.
Dr. Kluge, Çarşamba günkü açıklamasında Avrupa’nın hâlâ krizin merkezinde yer aldığını belirterek dünya genelinde salgından en fazla etkilenen 10 ülkeden yedisinin bu kıtada yer aldığını vurguladı.
Çin’deki salgınla ilgili olarak yapılan ve tıp dergisi Lancet’ta yayımlanan bir araştırmada küresel çapta sınırlamaların bir aşı geliştirilinceye kadar devam ettirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Çekya, Avusturya, Danimarka ve Norveç, Avrupa’da salgından en fazla etkilenen ülkeler arasında yer almıyor.
Üç kriter
Dr. Drobac’a göre bu ülkelerin ortak özelliği salgının hemen başlangıcında katı sosyal izolasyon önlemlerini hayata geçirmiş ve test kapasitelerini artırmış olmaları.
Drobac, “Bu ülkeler proaktif önlemler uyguladılar ve enfeksiyonda zirve noktasını aştılar. Bu ülkelerde ölü sayıları binlerle değil, onlar ve yüzlerle ifade ediliyor. Bu açıdan kararları, makul ve akılcı. Yeni vakalara göre yönlerini belirleyebilecekler ve vaka sayısında artış görülmesi halinde tekrar sınırlamaları geri getirebilecekler” dedi.
Dr. Drobac’a göre diğer ülkelerin de bu dört ülkenin izinden gidebilmesi için üç ana kriteri yerine getirmesi gerekiyor ve bu kriterleri şöyle sıralıyor:
- Vaka artış eğrisinin aşağı doğru bir seyir izlemeye başlaması
- Sağlık sistemlerinin acil hastane inşaatı gibi olağanüstü önlemlere başvurmaya gerek kalmadan vakalarla baş edebilecek kapasitede olmaları
- Kitlesel testlerle hastaların diğer kişilere virüsü yaymadan tespit edilip izole edilmelerini sağlamak
‘Danimarka hızlı davrandı’
Danimarka Hükümeti, vakaların istikrarlı bir seyir izlemesi nedeniyle 15 Nisan’da okulların ve anaokullarının açılacağını açıkladı. Buna rağmen ülkede birçok sınırlama devam edecek.
10 Mayıs’a kadar 10’dan fazla kişinin bir araya gelmesi hâlâ yasak olacak. Kiliseler, sinemalar ve alışveriş merkezleri kapalı kalacak.
Başbakan Mette Frederiksen, Ağustos’a kadar festivallere ve büyük toplantılara izin vermeyeceklerini söyledi. Danimarka, sınırlarını kapalı tutmaya devam edecek.
Frederiksen, Reuters ajansına “Biraz ip üstünde yürüyor gibi olacağız. Krizde hareketsiz kalırsak düşebiliriz. Çok hızlı yürürsek de yine işler ters gidebilir. Bu yüzden her seferinde tek adım atacağız” dedi.
5,8 milyon nüfuslu Danimarka, 13 Mart’ta sınırlarını kapatmış, aynı hafta okullar, cafe’ler ve dükkanların da kapatılmasına karar verilmişti.
Frederiksen, Danimarka Televizyonu’na “İtalya ve ABD’deki trajik senaryolarla karşı karşıya kalmadık çünkü hızlı hareket ettik” dedi.
Danimarka’da vaka sayısı 6.174, ölü sayısı da 273.
Çekya’da mağazalar açılıyor
Çekya da sınırlamalar konusunda hızlı davrananlar arasında. 12 Mart’ta olağanüstü hal ilan edilmesinden sonra seyahat sınırlamaları getirildi, toplantılar yasaklandı, iş yerleri kapatıldı.
10,7 milyon nüfuslu ülkede 19 Mart’tan itibaren dışarı çıkan herkese maske zorunluluğu getirildi.
Ülkede geçen haftadan itibaren bazı sınırlamalar kaldırıldı.
Salı günü tek başına egzersiz yapan kişiler için maske zorunluluğu kaldırıldı. Perşembe günü yapı marketler, bisiklet mağazaları ve bisiklet tamir atölyeleri gibi işletmeler yeniden açıldı. Aynı yerde en fazla iki kişinin bulunması koşuluyla spor salonları da yeniden hizmet vermeye başladı.
Hükümetin açıklamasında göre, yarından itibaren Çek Cumhuriyeti’nden zorunlu ziyaretlere izin verilecek.
Bugün itibariyle Çek Cumhuriyeti’nde 5.991 koronavirüs vakasının görüldüğü ve 139 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.
Avusturya’nın ‘diriliş’ planı
Virüsün diğer Avrupa ülkelerine yayılmasında Avusturya’nın Tyrol eyaletindeki ünlü kış sporları merkezi Ischgl’in önemli rolü olduğu söyleniyordu.
Avusturya sınırlamaların kaldırılmasında farklı bir yöntem uygulayacağını ilan etti.
Başbakan Sebastian Kurz, Avustruya’nın Paskalya’dan sonra “dirilmeye” başlayacağını söyledi. Ülkede yarından itibaren küçük dükkanlar, yapı marketler ve bahçe malzemeleri satan mağazalar yeniden açılacak.
Ancak yarından itibaren toplu ulaşım araçları ve süpermarketlerde maske zorunlu olacak.
1 Mayıs’tan itibaren tüm dükkanlar, alışveriş merkezleri ve kuaförler de hizmet vermeye başlayacak. Restoranlar ve otellerin Mayıs ortasında açılması planlanıyor.
Kurz, tüm bu önlemlerin sıkı güvenlik tedbirleriyle uygulanacağını belirtti, koronavirüs tehlikesinin henüz geçmediğini söyledi.
Avusturya Başbakanı, vaka sayısının yeniden artmaya başladığı Singapur’u örnek göstererek “Durumun kontrol altında olduğunu düşünenler yanılıyor” dedi.
Bugün itibariyle yaklaşık 8,8 milyon nüfuslu Avusturya’da vaka sayısı 13.945 ölü sayısı da 350.
Norveç’te okullar açılıyor
Norveç’in önceliği ise okulların açılması. 20 Nisan’dan itibaren sınırlamalar aşamalı olarak kaldırılacak, ana okulları açılacak. Bundan bir hafta sonra da ilkokullarda dördüncü sınıfa kadar eğitime yeniden başlanacak.
Başbakan Erna Solberg “Hedefimiz, yazdan önce tüm okullarda ders başı yapılmasını sağlamak” dedi.
Solberg, “Elele vererek virüsü kontrol altına aldık. Şimdi yavaş yavaş sınırlamaları kaldıracağız. Bunu acele etmeden, ihtiyatlı bir şekilde yavaş yavaş yapacağız” dedi.
5,4 milyon nüfuslu Norveç’te şimdiye kadar 6.525 koronavirüs vakası görüldü, salgında 128 kişi yaşamını yitirdi.
-

Süleyman Soylu istifa etti: Pelikancılar hedef almıştı… AKP’de kimlerin hedefindeydi?
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa etti. İstifa kararını Soylu, sosyal medya hesabından duyurdu.
Soylu, istifasını duyururken, sokağa çıkma yasağının ilanının ardından ortaya çıkan görüntülerin kararını almasında etkili olduğunu belirterek, “Başlangıçta kısıtlı saatlerde de olsa ortaya çıkan görüntüler mükemmel yönetilen bu süreçle uyuşmadı” dedi.
Süleyman Soylu, Twitter’da yayımladığı mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Gayretle ve titizlikle yürütülen bir süreçte, tamamen salgının önlenmesine yönelik hafta sonu sokağa çıkma kararınının uygulanmasının sorumluluğu, her yönüyle şahsıma aittir.
Başlangıçta kısıtlı saatlerde de olsa ortaya çıkan görüntüler, mükemmel yönetilen bu süreçle uyuşmadı. Yaşadığım onca tecrübe, sorumluluk kısmı üzerimizde olan bu olayda, böyle görüntülere yol açmamalıydı.
İyi niyetle, hafta sonunda salgını ve bulaşı bir nebze durdurabilmek adına atılan bir adımdı. Hiç bir zaman zarar vermek istemediğim Aziz Milletimiz, hayatımın sonuna kadar da sadık olacağım Sayın Cumhurbaşkanım beni bağışlasın…
Onurla yürüttüğüm İçişleri Bakanlığı görevimden ayrılıyorum…
Tüm dostlara, mesai arkadaşlarıma Allahaısmarladık…
Allah milletimizi korusun…”
Sokağa çıkma kararının son dakikaya bırakılması sonrası oluşan izdihamla binlerce insan market ve fırın önlerinde kuyruğa girmişti.
Ortaya çıkan görüntüler sonrası Süleyman Soylu ağır eleştiri almıştı. Soylu’nun, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya da bilgi vermediği ileri sürülmüştü.
Süleyman Soylu, bir süredir ‘Pelikan Çetesi’ olarak adlandırılan ve başında Hilal Kaplan ile eşi Süheyb Öğüt ve Selman Öğüt’ün olduğu grubun hedefindeydi.
Selman Öğüt, sokağa çıkma yasağı kararının uygulanış biçimini sosyal medyadan ismini anmadan Soylu üzerinden eleştirmişti.
Öğüt, “Kimi diyor ki gece 02.00’da ilan edilmeliydi. Kimi diyor ki iki hafta önce duyurulmalıydı. Ama böyle ilan edilmemesi gerektiği açık.. demişti.
Soylu, AKP kabinesinde bir süredir rahatsızlık duyulan isimlerin başında geliyordu. Özelikle Damat Berat Albayrak ile arasında çekişme yaşandığı sıklıkla gündeme gelmişti.
Pelikancıların özellikle harekete geçtiği ve Albayrak ile yaşanan çekişme sonrası Soylu’nun indirilmesi için düğmeye bastığı belirtiliyordu.
İddiaya göre Berat Albayrak ve ekibi, yerel seçimlerde alınan yenilginin temel nedeninin Soylu’nun tavır ve söylemleri olduğu doğrultusunda rapor hazırlamışlardı. Soylu cephesi ise seçim sonrası, başarısızlığı Albayrak ve ekibine yüklemişti.
Soylu’nun çekişme yaşadığı bir diğer isim ise Adalet Bakanı Abdulhamit Gül idi. İkili arasındaki kavganın nedeni ise ‘güvenlik soruşturması’ydı.
AKP’de, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, kapsamın geniş tutulması isteğine Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile hukukçu milletvekillerinin “İnsanlar nefes alamıyor, özgürlükçü olmalıyız” itirazları nedeniyle çıkmaz yaşandığı iddia ediliyordu.
Erdoğan düşmanlığından bugüne: Süleyman Soylu…
t24’te yer alan habere göre 21 Kasım 1969 yılında İstanbul’da doğan Süleyman Soylu, aynı ilde bulunan Plevne Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1987 yılında DYP İstanbul İl Gençlik Kolları’nda siyasete başlayan Soylu, 1995-1999 yılları arasında Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığı, 1999-2002 arasında ise İstanbul İl Başkanlığı yaptı.
DYP’nin 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri öncesinde ANAP’la birleşme çabaları esnasında Demokrat Parti ismini alarak girdiği seçimlerde baraj altında kalması sonrasında Mehmet Ağar´ın istifasının ardından yapılan olağanüstü genel kurulun üçüncü turunda Soylu, geçerli 800 oyun 529’unu alarak genel başkanlığa seçildi. 2009 Yerel Seçimleri öncesinde, hedefinin 2007 Genel Seçimleri’nde elde edilen yüzde 5,4’lük oy oranının üstüne çıkmak olduğunu söyledi ve “Yüzde 5,4’ün altında kalırsak çekilirim” dedi. Yerel seçimlerde il genel meclisi oylamasında partisi yüzde 4 oy alınca Soylu, seçimin ertesi günü istifa edeceğini ve kongrede aday olmayacağını açıkladı.
DP dönemindeki siyasi hayatı boyunca AKP hükümetinin politikalarını eleştiren Soylu, AKP’nin yolsuzluk yaptığı yönünde iddiaları gündeme getirmiş ve “29 Mart yerel seçimlerinde halk AKP hükümetine sarı, DP ise kırmızı kart gösterecek. AKP hükümeti, yanlış ekonomi politikası sonucu bayramları da millete zehir etti. İnsanlarımız gülmeyi unuttu. Beceriksizlik ve yetersizlikle, Türkiye’yi krizle karşı karşıya bıraktılar. Paçalarından yolsuzluk akıyor. Türkiye’de ihale ve yandaş belediyeciliği yapılmaktadır” ifadelerini kullanmıştı. Hükümet politikalarını eleştiren Soylu, 2009 yılında yapılan yerel seçimler sırasında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal arasında seçim meydanlarında devam eden tartışmalar için de ”Eskiden bir film vardı. Filmin adı ‘Cazcı Kardeşler’ idi. Kendileri çalar, millete seyrettirirlerdi. Bunlar da cazgır kardeşler. Birbirlerinden farkı yok” sözlerini kullanmıştı.
Soylu, Hükümete yaptığı eleştirilere rağmen daha sonra dönemin AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan tarafından partisinde aktif siyasete davet edildi. Süleyman Soylu 5 Eylül 2012 tarihinde gerçekleşen AKP Genel Merkezi’nde genişletilmiş grup toplantısında düzenlenen törenle resmi olarak AKP’ye katıldı.
30 Eylül 2012 tarihinde yapılan AKP 4. Olağan Genel Kurulunda Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğine ve ardından da AKP Genel Başkan Yardımcılığı’na seçilen Süleyman Soylu, 1,5 yıl Ar-Ge Başkanlığı görevini üstlendikten sonra 14 Nisan 2014 tarihinde Teşkilat Başkanlığı görevine atandı. 25 ve 26. Dönemlerde Trabzon Milletvekili seçildi. 64. Hükümet’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev yapan Soylu, 65. Hükümet’te yeniden görevine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak seçildi. Soylu, 7 Haziran – 1 Kasım seçimleri sonrası kurulan 67’inci hükümette görev alan ve daha sonra istifa eden İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yerine İçişleri Bakanlığı görevine getirildi.
Kaynak : Ahval
-

Ailesine kızan 86 yaşındaki kadın Uşak’tan Manisa’ya yürüdü
İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan sokağa çıkma yasağının ilk gününde Uşak’ın Ulucak ilçesinde birlikte yaşadığı kızı ve damadı ile tartışan 86 yaşındaki kadın, hava alma bahanesiyle çıktığı evden Manisa’nın Kula ilçesine kadar yürüdü. 36 kilometre boyunca karayolunda yürüyen yaşlı kadın, Kula girişindeki uygulama noktasında polis ekiplerince durdurulup, yeniden kızına teslim edildi.
İddiaya göre Uşak’ın Ulucak ilçesinde kızı ve damadı ile birlikte yaşayan 86 yaşındaki Hatice F., sabah saat 09.30 sıralarında bilinmeyen bir konudan dolayı kızı ve damadıyla tartıştı. Daha sonra ‘hava alma’ bahanesiyle evden çıkan yaşlı kadın, İzmir-Ankara D300 karayoluna çıkarak, İzmir’in Kiraz ilçesine gitmeye çalıştı.
Yaklaşık 36 kilometre boyunca D300 karayolu üzerinde yürüyen yaşlı kadın, Manisa’nın Uşak iline sınır ilçesi olan Kula girişindeki uygulama noktasına kadar geldi. İçişleri Bakanlığı tarafından yeni tip koronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında Kula’nın girişinde uygulama yapan polis ve jandarma ekipleri, karayolunda yürüyen yaşlı kadını durdurdu.
ARAMA NOKTASINDAKİ POLİS FARK ETTİ
Saat 16.15 sıralarında uygulama noktasına gelen kadının nereye gittiğini soran kolluk kuvvetleri, kadının Uşak’ın Ulucak ilçesinde ikamet eden kızı ve damadıyla tartışıp, İzmir’in Kiraz ilçesindeki akrabalarının yanına gitmek için yola çıktığını öğrendi. Daha sonra Ulucak ilçesinde ikamet eden kızı Ayşe S.’ye ulaşan ekipler, durumu kızına bildirip gelip annesini almasını istedi.
Yaşlı kadının evden çıktığı andan itibaren annesini aramaya başladıklarını ve aramadıkları yer kalmadığını ifade eden Ayşe S., kısa sürede uygulama noktasına gelerek annesini teslim aldı.



