Blog

  • BAF Başkanı Erbil: Haykırışları duyun dayanışmayı büyütün

    BAF Başkanı Erbil: Haykırışları duyun dayanışmayı büyütün

    HİKMET ERDEN

     

    Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil, hasta ve evinden çıkamayan genç bir kadının bir limon için nasıl haykırışta bulunduğunu anlatarak, herkesi oluşturdukları Kriz Merkezi için yardımlaşma ve dayanışmaya çağırdı. Erbil, hiçbir dayanışma pratiğinde bulunmayıp kurumların Kriz Merkezlerini eleştirenlere de sert çıkarak, “Gün dayanışma günüdür. Dayanışma pratiğiniz yoksa lütfen teorilerinizle birlikte tatile çıkın” dedi.

     

    Demokratik Güç Birliği’nin temel bileşenlerinden Britaynya Alevi Federasyonu’nun koronavirüse karşı BAF yerleşkesinde oluşturulunan Kriz Merkezi’nde çalışmalarını tüm gücüyle sürdürüyor. İhtiyaç sahibi insanlar için oluşturulan dayanışma ağı ile her gün en az 40 kişi yada aileye bu merkezden gıda ve ilaç yardımı gibi destekler sunuluyor. Kürdistan ve Türkiyeli esnaf, market sahibi, işveren ve işçi ile emekçilerinin de katkı sunduğu temel gıda desteği ise her geçen gün sayının artmasından kaynaklı yeterli gelmiyor.

     

    İhtiyaç sahibi insanlar için oluşturulan Kriz Merkezleri’ne yardımları istismar eden bazı insanlar da bulunuyor. Bu konuda hem Kürt Toplum Merkezi hem DAY-MER hem de BAF Kriz Merkezleri’nden aynı kişilerin aynı gün talepte bulundukları ve yardım aldıkları ortaya çıktı.

     

    BİR DEFALIK DAYANIŞMAYLA ÇÖZEMEYİZ

    Yapılan çalışmaları değerlendiren BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil, yardım talebinin ilk oluştukları dönemde günlük 3-4 kişi olurken son bir haftadır günlük 40 kişi ve aileye ulaştığını aktardı. Ancak, yardım talebinin yüksek olması nedeniyle acil dayanışmaya ve daha fazla yardıma ihtiyaç duyduklarını aktaran “Böyle giderse kurumların yardımlaşma ağının hepsine yetişmesi mümkün değil. Şu anda bu ihtiyaca cevap versek te dayanışmanın ve yardımların daha fazla gelişmesi gerekiyor. Şu anda ihtiyaç sahibi Kürt ve Türk toplumundan 2 bin kişi yada aile bulunuyor.  Aslında biz yüzbinlerce toplum üyelerimiz ile çok rahatlıkla iyi bir dayanışma ağı ile bunların ihtiyacını bu süreçte karşılayabiliriz. Bunu başarırsak günde 50 kişi de yüz kişi de arasa bu dayanışmayı sürekli hale getirirsek bu ihtiyacı karşılayabiliriz. Ancak bir defalık dayanışma ile bunu çözemeyiz” dedi.

     

    HAYKIRIŞLARI DUYUN… 

    Toplumda özellikle Ankara Antlaşması ile İngiltere’de kalanların işini kaybettiği için ciddi ekonomik sorunlar yaşayanların bulunduğunu aktaran Erbil, bir genç kadının ‘Limon yok. Hastayım nültfen limon” diye haykırışına tanıklık ettiklerini aktardı.

    Gerçek ihtiyaç sahiplerine bu yardımların ulaştırılması için kurumlar olarak daha fazla iletişim ve birlikte çalışmanın gelişmesi gerektiğini aktaran Erbil, hayatını kaybedenlerin defin işlemi yada Türkiye’ye gönderilmesi, hasta ve yaşlı olanların ihtiyaçlarının karşılanması ve hastalanıp kimsesi olmadığı için yardıma ihtiyacı olan insanların öncelikleri olduğunun altını çizdi.

     

     

    TATİLE ÇIKIN!’ 

    NHS Hastanelerine yaptıkları bir dizi maske ve çantalar için yapılan eleştirilere sert bir dille cevap veren Erbil, “Analist ve teorisyen ordularının bir süre dinlenmesini istiyoruz. Bir yakınınız bir komşunuzu bir dostunuzu arayamıyorsanız onun bir yardıma ihtiyacı varken ulaştıramıyorsanız yardım yapan kurumlara ve insanlara bir desteğiniz olmuyorsa şu anda bizim sayfalarca teoriye ihtiyacımız yok” diye kaydetti.  

    Bireysellik ve bencilliğe karşı savaş verdiklerini söyleyen Erbil, kapitalist sistemin teslim almak istediği insana dair yanlarımızın biraz daha önce çıkması çok değerli olduğunun altını çizdi.  

     

  • Savcılık cenazeyi ailesine postayla gönderdi

    Savcılık cenazeyi ailesine postayla gönderdi

    Dersim’de bir çatışmada yaşamını yitiren Agit İpek’in cenazesi, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Diyarbakır’a PTT yoluyla gönderildi. Uygulamaya tepki gösteren DTK, “Irkçılığın ve düşmanlığın da bir sınırı var” dedi.

    Dersim merkeze bağlı Xelasor tepesinde 23 Mayıs 2017 yılında yaşamını yitiren HPG’li Agit İpek’in cenazesi ailenin tüm girişimlerine rağmen teslim edilmedi. Aileye cenazenin olmadığı bilgisi verilirken, Mayıs 2019’da aile aranarak İpek’i cenazesinin bulunduğu bilgisi verildi. Bunun üzerine İpek ailesi kente giderek DNA testi için kan örneği verdi. Yapılan DNA testi sonucu cenazenin İpek’e ait olduğu tespit edildi.

    Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) kendilerine gönderilen cenazeyi PTT’ye vererek İpek ailesinin ikamet ettiği Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. 2 Mart’ta Dersim’de PTT’ye verilen cenaze, bugün Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi’nde oturan İpek ailesi, Diyarbakır Adliyesi’ne çağrılarak teslim edildi.

    İpek ailesi, çocuklarının cenazesini Mardin’in Artuklu ilçesine bağlı Elmabahçe (Tizyan) Mahallesi’nde toprağa vermek için yola çıktı.

    DTK: BU İNSANLIK DIŞI UYGULAMAYI KINIYORUZ
    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) yaptığı açıklamada “Bütün ahlâkî değerleri ayaklar altına alan AKP faşizmi bugün insanlık dışı uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. En ilkel savaşlarda bile ölüye saygının, ölüyü gömmenin bir hukuku varken 21. yüzyılda insanların cesedi paketlenerek koliye konuluyor ve ailelerine gönderiliyor. Bu uygulama hiçbir kutsal kitapta, hiçbir hukukta ve hiçbir toplumda yoktur” diye tepki gösterdi.

    Irkçılığın ve düşmanlığın da bir sınırı olduğunu ifade eden DTK, “Ne inançlar ne kültürler ne de düşmanlıklar böyle bir uygulamayı haklı görmez. Bu insanlık dışı uygulamayı kınıyoruz. Bu uygulamanın sahipleri insanlık vicdanında yargılanacak ve büyük bir öfke ile anılacaktır. Bu insanlık dışı uygulamayı tüm insanlığın, inançların, insan hakları örgütlerinin ve uluslararası toplumun vicdanına bırakıyoruz” diye belirtti.

     

  • İngiltere’de sağlık sistemi nasıl yok edildi

    İngiltere’de sağlık sistemi nasıl yok edildi

    Arif Bektaş

    Son 30 yıl içinde uygulanan neoliberal politikalar ve kamu alanlarından uzaklaşıp, özel şirketlerin güçlendirilmesi, halk sağlığını hiçe sayan politikaları gözler önüne seriyor. Halkın yararlandığı tüm alanlar yok edilerek birer patrona peşkeş çekilmiştir.

    Ulusal Sağlık Servisi (NHS)’i de özelleştirilmek için çok uğraştılar. Önce NHS hizmetini dibe vurdular ve sonra da “Satalım, özel şirketler daha iyi hizmet verir” demeye başladılar. Her yıl NHS bütçesini kestiler.

    VİRÜS HASTALARININ YARISI HASTANEDE YATAK BULAMIYOR

    1980 yılında İngiltere’nin nüfusu 45 milyondu. O zaman NHS hemen hemen tüm sağlık alanlarını kontrol ediyordu ve tüm sağlık hizmeti ücretsizdi. The Kings Fund’ın verilerine göre, NHS’e bağlı hastanelerde, bakım evlerinde, ruh sağlığı hastanelerinde ve özel ihtiyaçlı vatandaşların yararlandığı merkezlerde toplam 299 bin yatak vardı. Buna İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda dahil değil.

    Toplam nüfus 2020 yılında 55 milyona yükselmesine, hasta sayısının çoğalmasına rağmen hastanelerdeki yatak sayısı 241 bine düşmüş durumda.

    Koronavirüs öncesi 2018-2019 yıllarında, İngiltere’deki hastanelerin kapasitesi yüzde 90.2 doluydu. Bu oran kış aylarında yüzde 95’e çıkmıştı. Koronavirüs salgınından dolayı, yeni yapılan sahra hastaneleriyle birlikte sadece 33 bin yatak arttırılabildi.

    10 Nisan itibariyle, yapılan 250 bin testten 65 bin positif olan Covid-19 hastalarının sadece yarısına yatak sağlanabiliyor.

    BÜTÇESİ KESİLDİKÇE KESİLDİ

    Masrafların artışı, hastaların artışı, daha uzun yaşam nedeni ve yeni teknolojilerin NHS’e alınması için, son 30 yıl buyunca her yıl en az 7 milyar sterlin ek bütçe gerekiyordu. Ama hiç bir zaman bu miktar verilmemiş.

    2018-2019 mali yıl NHS bütçesi toplam 129 milyar sterlin idi. Bunun 2019-2020 sezonu için 134 milyar olması bekleniyor. Peki NHS’in ihtiyaç duyduğu para bu kadar mı?

    Sağlık emekçileri içinde örgütlenen UNİSON başta olmak üzere bir çok sendika, NHS bütçesinin her yıl en az yüzde 7 arttırıması gerektiğini belirtiyor.

    2010 yılında NHS bütçesi 115 milyardı. Her yıl yüzde 7 arttırılması gerektiğini hesaba kattığımızda, bugün NHS bütçesinin 236 milyar sterlin olması gerekiyor. Ama öngörülen bütçe 134 milyardır.

    SAĞLIK PERONELİ AZALTILDI

    İngiltere’de toplam 865 hastane var. Bu hastanelerde çalışan sağlık emekçisinin toplam sayısı ise 1 milyon 180 bindir. 1980 yılında bu sayı 1 milyon 50 bin idi. 10 milyonluk nüfus artışı hesaplandığında, bu 10 milyona karşılık sadece 130 bin sağlık emekçisi düşüyor. Olması gereken sayı ise 233 bindir. Yani 55 milyonluk İngiltere’de en az 1 milyon 283 bin sağlık çalışanının olması gerekirken, bu sayı 1 milyon 180 bindir.

    İşte bütün bu rakamlara baktığımızda, 1979 yılından bu yana iktidarda olan Thatcher, Major, Blair, Brown, Cameron, May ve şimdi de Johnson hükümetleri NHS’i yok etmişler. Covid-19 gibi bir salgın karşısında, insanların hastanelerde tedavi görmesinin olanakları ortadan kaldırılmış durumda.

    Bir kez daha, bu sömürücü ve halk düşmanı politikalara ve politikacılara karşı örgütlü mücadele hayati önemdedir. İngiliz işçi sınıfı ve emekçileri bu gerçeği bu salgınla birlikte öğrenmiş oldu.

     

  • İngiltere’de bir günde Covid-19’dan ölenlerin sayısı 980 ile rekor kırdı

    İngiltere’de bir günde Covid-19’dan ölenlerin sayısı 980 ile rekor kırdı

    İngiltere’de Covid-19’dan ölenlerin sayısının 24 saatte 980 arttığı ve 8 bin 958’e ulaştığı açıklandı.

    Dün 19 bin 116 testin yapıldığı İngiltere’de 5 bin 706 kişinin test sonucu pozitif olarak açıklandı.

    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, bugün düzenlediği basın toplantısında tüm İngiltere’ye “evde kalmaya devam edin” çağrısı yaptı.

    İngiltere’de son günlerde güneşli ve sıcak bir hava var. Bu nedenle parklara azımsanmayacak sayıda insan gidiyor.

    Bu duruma dikkat çeken Hancock, “Hava ne kadar sıcak; parklar ve sahiller ne kadar çekici olursa olsun herkesin evde kalmasına ihtiyacımız var” dedi ve ekledi:

    “Ulusal Sağlık Sistemi çalışanları gece gündüz demeden nefes almakta zorlanan insanları hayatta tutmaya çalışıyor ve evde kalmanıza ihtiyaçları var.”

    ‘Johnson yürümeye başladı’

    Hancock ayrıca artık ihtiyaç duyan tüm sağlık ve bakım çalışanlarının test yaptırabileceğini söyledi.

    Hancock, yoğun bakımdan çıkan Başbakan Boris Johnson’ın sağlık durumunun da iyiye gittiğini duyurdu.

    Öte yandan Başbakanlık, tedavisi devam eden Boris Johnson’ın hastanede kısa yürüyüşler yapmaya başladığını açıkladı.

     

  • Covid-19 Britanya ile ilgili günün gelişmeleri-10 Nisan

    Covid-19 Britanya ile ilgili günün gelişmeleri-10 Nisan

    1-Britanyada son 24 saat içinde 980 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi

    2-John Hopkins Üniversitesine gore bugüne kadar dünya genelinde koronavirüs’ten kaynaklı 100 bin kişi hayatını kaybetti.

    3- Irkçılık giderek artıyor, ABD binlerce mülteci’yi koronavirüsü engellemek adı altında sınırdışı ediyor.

    4- New York’ta ölü sayısının hızlı artışı üzerine toplu mezarların kazıldığına dair görüntüler ortaya çıktı.

    5-Dünya genelinde 185 ülkede 1.6 milyon tespit edilmiş koronavirüs vakası olduğu açıklandı.

    6- Türkiye cezaevlerinde tutulan siyasi tutuklular infaz yasası kapsamı dışında tutuldu. Siyasi tutsaklar serbest bırkılmayacak.

    7-Dün akşam yine milyonlarca kapı önlerinden, balkonlardan ve pencerelerden Sağlık çalışanlarını alkışladı.

    8- Sağlık çalışanları ve mahalle doktorları kişisel korunma ekipmanlarında ciddi yetmezliklerin devam ettiğini açıkladı.

    9- Bilim insanları Britanya’nın koronavirüsü en yoğun yaşama sürecinin en az iki hafta illerde olduğunu belirtti.

    *GİK-DER Basın Komisyonu derledi

     

  • Covid 19: Avrupa’da en az 55 Kürt yaşamını yitirdi

    Covid 19: Avrupa’da en az 55 Kürt yaşamını yitirdi

    Koronavirüs pandemisinin en fazla etkilediği Avrupa kıtasında, onlarca Kürt de hayatını kaybetti. Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Almanya, Fransa, Belçika, İngiltere, Hollanda, İsviçre, salgının en fazla etkilediği ülkeler arasında yer alıyor.

    Kürt nüfusunun en yoğun olduğu Almanya’da vaka sayısı 120 bine yaklaştı. Hayatını kaybedenlerin sayısı vaka sayısına göre göreceli olarak düşük olsa da, herhangi bir ilacın henüz bulunamaması endişeleri arttırıyor.

    Tahminlere göre Almanya’da 1 milyon 500 bin civarında Kürt yaşıyor. Yaşlı ve risk grubundaki sayıları ise azımsanmayacak derecede yüksek.

    KCDK-E’nin elindeki istatistiklere göre, Avrupa ülkelerinde şimdiye kadar 55 Kürt yaşamını yitirirken, en az 955 kişi de virüse yakalandı. Yaşamını yitirenlerin ortalama yaşı 60 olurken, 4 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirdiği gelen bilgiler arasında.

    Kürtler arasındaki ölümlerin çoğu Birleşik Krallık’ta yaşanırken, bu ülkeyi Almanya, İsveç ve Fransa takip ediyor. Vaka sayısında da Almanya ve İngiltere önde yer alıyor. Bu veriler KCDK-E ulaşan bilgiler ve tespit edilenlerden oluşuyor, gerçek rakamın daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

    KCDK-E verilerine göre tablo şöyle:

    ÜLKELERE GÖRE ÖLÜMLER

    Almanya: 11

    İngiltere: 20

    İsveç: 10

    Fransa: 9

    Belçika: 5

     

    VAKALAR

    İngiltere: 350

    Almanya: 300

    Fransa: 90

    Hollanda: 54

    İsveç: 45

    Belçika: 42

    İsviçre: 37

    Avusturya: 34

    Danimarka: 5

    Kanada: 1

     

    KARANTİNADA OLANLAR

    İngiltere: 80

    İsviçre: 14

    Fransa: 11

    Hollanda: 7

    Belçika: 5

    Avusturya: 4

     

    HEYVA SOR A KURDİSTANÊ DEN ‘KARDEŞ AİLE’ KAMPANYASI

    Öte yandan pandemi ile mücadele kapasamında Heyva Sor a Kurdistanê “Kardeş Aile” kampanyası başlattı. KCDK-E ve TJK-E de kampanyaya destek veriyor. Kampanya 9 Nisan günü başladı. Kampanyaya ilişkin bilgi veren yardım kuruluşundan Murat Vargün, Kürdistan’ın 4 parçasındaki mağdur ailelere yardım edeceklerini söyledi. Vargün devamla şunları belirtti: “Kampanyamız dün başladı. Almanya, İsviçre, Hollanda’dan katılımlar var. Bir gün olmasına rağmen sayı 150 civarında. Bu önümüzdeki günlerde daha artacaktır. Biz de Kürdistan’daki komisyonlarımızın aracılığıyla mağdur ailelere ileteceğiz.” Murat Vargün, her kesi kampanyaya katılmaya çağırdı.

    KOÇER: HALKIMIZIN SORUNLARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORUZ

    Almanya’da faaliyet yürüten Kürt konfederasyonu KON-MED oluşturduğu kriz masalarıyla bu ülkede yaşayan Kürdistanlılara yardım ediyor. Sağlık, hukuk ve maili olarak danışmanlık hizmet veriyor. Konfederasyona bağlı 12 doktor hizmet veriyor.

    Başta Berlin, Köln, Hamburg olmak üzere bir çok kentte oluşturulan kriz masaları, maske üretiminde bulunuyor ve yaşlılara hizmet veriyor.

    KON-MED Eşbaşkanı Tahir Koçer, Almanya’da 1 milyon 500 civarında Kürt nüfusunun yaşadığını belirterek, amaçlarının yardıma muhtaç olanlara yardım etmek olduğunu söyledi.

    Koçer, “Kurum olarak çok ciddi bir ağ oluşturduk. Sağlık, hukuk, sosyal ve mali olarak halkımızın sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. Yine yaşlılara ulaşarak, onlara yardım ediyoruz. Sosyal medya üzerinde de Kürtçe olmak üzere çeşitli kurslarla gençlere eğitim programları başlattık” diye konuştu.

    BİR ÇOK MERKEZDE YARDIM KAMPANYASI

    Fransa’da faaliyet yürüten Kürt konseyi CDK-F de başta Paris çevresi olmak üzere Fransa’da özellikle sağlık çalışanlarına yemek hizmetinin yanı sıra ildeki tekstil işi yapan Kürt işverenlerin aracılığıyla maske üretimi yapıyor. İsviçre de benzer kampanya ve yardımlar devam ediyor.

    İngiltere’nin başkenti Londra’da Roj Kadın Meclisi, yaşlılara yardım ediyor. Avrupa’nın bir çok ülkesinde de benzer hizmetler veriliyor. Birleşik Krallık’ta ayrıca Birleşik Heyva-Sor, koronavirüsle mücadele kapsamında ülkenin en önemli yardım kuruluşu Citizen UK adlı kuruluş ile birlikte, sokakta yaşayan, kimsesiz, yoksul ve hastalara yardım ediyor.

    Bir çok merkezde oluşturulan sosyal komisyonlarla bu dönemde işsiz kalanların haklarını aramak, işlemleri yapıp ekonomik yardım hizmetleri sürdürülüyor.

    KOÇ: DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLALIM

    KCDK-E ve TJK-E de faaliyetlerini tüm hızıyla sürdürüyor. Özellikle telekonferans üzeri yaptıkları toplantılarla bütün faaliyetler organize edilerek, günlük olarak raporlanıyor.

    KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, günlük olarak gelişmeleri izlediklerini söyledi. Koç, bütün toplum merkezlerine de şu çağrıda bulundu: “Özellikle yaşlılara, kendi başına alışveriş olanakları olmayanlara yardım edelim. Maske dahil neye ihtiyaç varsa onları yaratmak için çaba içerisinde olalım. Böyle bir ağ ile biz dayanışmayı artırarak, birlikte bu krizden çıkış yolu bulabiliriz.”

  • Almanya’da bir Kobanêli koronadan hayatını kaybetti

    Almanya’da bir Kobanêli koronadan hayatını kaybetti

    Kobanêlî Xalid Mihi El-Din Hemo koronavirüs salgınından kaynaklı yaşamını yitirdi.

    Almanya’nın Bremen kentinde mülteci olan Kobanêli Xalid Mihi El-Din Hemo (55) koronavirüs (Kovid-19) salgınından kaynaklı yaşamını yitirdi. Koronavirüs testi pozitif çıktıktan sonra hastaneye yatırılan Hemo, on gün süren yaşam mücadelesine rağmen kurtarılamadı.

    Kobanê’nin batısındaki Zerkotik köyünden olan 6 çocuk babası Hemo’nun, 3 yıl önce Almanya’ya göç ettiği öğrenildi.

    Hemo, ailesiyle birlikte evde karantinada bulunmasına rağmen ziyarete gelen bazı komşularından virüs kaptığı kaydedildi.

    Hemo, koronavirüsten kaynaklı yaşamını yitiren ilk Kobanêli oldu.