Blog

  • Rengin Kadın Korosu ‘8 Mart’ konseri düzenleyecek

    Rengin Kadın Korosu ‘8 Mart’ konseri düzenleyecek

    2020 yılı Kasım ayında, Londra`da Sosyalist Kadınlar Birliği tarafından kurulan Rengin Kadın Korusu ikinci büyük konserine hazırlanıyor.

    Bu defa 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel olacak konser, 26 Şubat 2022 Cumartesi günü ilki saat 15.30 ve ikincisi saat 18.30`da olmak üzere iki seans halinde, Edmonton`da bulunan Millfield Tiyatrosu`nda gerçekleşecek.

    Kurulduğundan bu yana büyük bir ilgi gören Rengin Kadın Korosu, günden güne büyüyerek kadınların özgürce kendilerini ifade ettikleri, sanat alnanında yeteneklerini geliştirdikleri ve kadın dayanışmasını güçlendirdikleri bir platform olmaya devam ediyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşadığımız karantina döneminde, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) öncülüğünde kurulan ve Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nin (Gik-Der) ev sahipliği yaptığı koronun şefliğini, Türkiye`de de pek çok koro yöneten sanatçı Zuhal Yıldırım Gök yapıyor.

    Konser ile ilgili açıklama yapan Yıldırım, ilk konserlerinin ardından büyük bir heyecan ile karşılaştıklarını dile getirdi. Zuhal Yıldırım Gök; yeni döneme hızlı başladıklarını ifade ederek; ‘Bu yıl Türkiyeli toplumla büyük bir dayanışma örneği gösteren Derman’ın 30. yıl kutlamasında yer aldık. 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü için “Kadınlar Vardır” video klibini hazırladık’ dedi.

    26 Şubat’taki konser hazırlıklarına büyük bir heyecan ve istekle devam ettiklerini vurgulayan Yıldırım, 70 kadın ile başarılı bir yıla hazır olduklarını belirterek, konsere katılım çağrısı yaptı. Rengin Kadın Korosu’nun heyecan yüklü açıklaması şöyle: “Yine bir konser arifesindeyiz; karnımızda uçuşan kelebekler, kadınların şen kahkahaları (kimilerine göre iffetsiz), kimisi çocuk saflığında, kimisi elzem yüzlerce soru, kalabalık bir ekiple yürümenin inanılmaz zorluğu ve muazzam mutluluğu… Rüyalarımızı ele geçiren kâbuslar; boydan boya kaçık bir çorap, bomboş salonlar, unutulan sözler, konsere gelmeyen koristler… Yine bir konser arifesindeyiz; kız kardeşliğe duyulan güven, yaralara merhem türküler, ‘neden olmasın’ cümlesinin yüreklendirici gücü… 15 kadınla başlayan ve bugün 70 kadınla yola devam eden inanılmaz bir serüven; Rengin Kadın Korosu…

    Adı kadın olanın, söylenecek sözü için yan yana geldik; fakat işitecek gönül lazım. Sağır kalplere inat umudu fısıldadık birbirimize. Arkamızı döndük alaycı gülüşlere. Kulaklarımızı tıkadık cenneti ayaklarımıza serip, dünyayı cehenneme çevirenlere… Derman olmaya geldik yaralarımıza. Çalınan hayallerimizin, karartılan düşlerimizin izini sürdük.

    Yine bir konser arifesindeyiz. Rengin Kadın Korosu olarak 26 Şubat Cumartesi günü emekçi kadınlar için söyleyeceğiz türkülerimizi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel konserimize tüm dostlarımızı bekliyoruz.”

  • Tutuklu yazar Cengiz Sinan Çelik’ten şiir kitabı: Serdestan  

    Tutuklu yazar Cengiz Sinan Çelik’ten şiir kitabı: Serdestan  

    25 yıldır cezaevinde olan şair Cengiz Sinan Çelik’in şiir kitabı Serdestan, Ayrıntı Yayınlarından çıktı.

    1997 yılından beri cezaevinde olan şair ve ressam Cengiz Sinan Çelik, 1974 Hozat’ta doğdu. 1997 yılında siyasi nedenlerle tutuklandı, müebbet hapse mahkum edildi. Cezaevinde Türkçe ve ana dili Kürtçe (Kırmanckî) şiirler yazan Çelik’in resim çalışmaları yurt içi ve yurt dışındaki sergilerde yer aldı. 

    Dergi ve gazetelerde şiir, düzyazı ve makaleleri yayımlanan Çelik; 19. (2011), 20. (2012), 23. (2015) Hüseyin Çelebi Edebiyat Etkinliği’nde Türkçe ve Kürtçe şiir dallarında, İHD Bingöl Şubesi’nin 2010 yılında düzenlediği “Resim, Şiir ve Öykü Yarışması”nda şiir dalında, 2012 yılında gerçekleşen Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali’nde şiir dalında derece ve ödüllere değer görülmüştür.

     

  • Newroz in London will be celebrated on 20th March

    Newroz in London will be celebrated on 20th March

    This year’s Newroz celebrations in London will be held by the Kurdish Community Centre at Finsbury Park.

    Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak
    Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak

    This year’s Newroz celebrations in London will theme the rallying slogan ‘Dem Dema Azadiye’ (It is time for freedom).
    The central Newroz celebrations that will take place in Finsbury Park will host Kurdish politician Osman Baydemir, and musicians such as Ferhat Tunc, Serhado, Omid Sharifi, Hozan Cane and Koma Zelal.
    Elif Sarican, co-chair of Kurdish People’s Assembly in Britain, extends invitations to the Kurdish community and their friends to “join in on the 20th March in the spirit of Newroz to call for freedom, peace and democracy”.
    London Newroz Programme:
    London Youth Newroz:
    Date: 19th March 2022
    Time: 16:00-23:00
    Address: KCC, London
    London Central Newroz:
    Date: 20th March 2022
    Time: 12:00-19:00
    Address: Finsbury Park

  • Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak

    Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak

    Bu yıl ki Londra Newroz kutlamaları Kürt Toplum Merkezi öncülüğünde 20 Mart Günü Finsbury Park’ta gerçekleşecek.

    Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak
    Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak

    Londra’da bu yıl yapılacak Newroz kutlamaları ‘Dem dema Azadiye’ (Şimdi özgürlük zamanı) şiarı ile gerçekleşecek.

    Londra’da yapılacak olan merkezi Newroz ise 20 Mart Pazar günü Finsbury Park’ta 20 Mart Pazar günü gerçekleşecek kitlesel Newroz kutlamasına Kürt siyasetçi Osman Baydemir konuşmacı olarak katılacak. Yine, sanatçılar Ferhat Tunç, Serhado, Omid Şerifi, Hozan Cane ve Koma Zelal sahne alacak.

    Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Elif Sarıcan, 20 Mart’ta düzenlenecek Newroz kutlamasına Kürt halkı ve dostlarını davet ederek, “Gelin Newroz ruhuyla özgürlüğü barışı demokrasiyi haykıralım” dedi.

    Londra Newroz Programı :
    London Genclik Newroz

    Tarih : 19 Mart 2022
    Saat: 16:00-23:00
    Adres : Londra KCC

    Londra Merkezi Newroz
    Tarih : 20 Mart 2022
    Saat: 12:00-19:00
    Adres : Finsbury Park

  • Halkevi’nde ‘Booster’ aşısı yapılacak

    Halkevi’nde ‘Booster’ aşısı yapılacak

    Londra Halkevi’nde 18 Şubat günü Kürtçe ve Türkçe konuşan topluma dönük güçlendirici (Booster) aşı yapmak isteyenlere hizmet verecek.

    Hackney Belediyesi ve Halkevi’nin ortak projesi kapsamında Covid-19 virüsüne karşı güçlendirici aşı yapmak isteyenlere dönük bir proje hazırlandı. Projenin amacı Kürtçe ve Türkçe konuşan topluma Booster aşısı konusunda kolay erişim sağlamak. Bı kapsamda 18 Şubat günü Dalston’da bulunan Halkevi binası bir klinik görevi görecek. Proje kapsamında Kürtçe, Türkçe ve İngilizce broşürler hazırlandı. Aşı yapmak isteyenler için iletişim numarası: 07958685135

    Halkevi adres: 31-33 Dalston Lane / E8 3DF

  • Britanya’da eşbaşkanlık rüzgarı

    Britanya’da eşbaşkanlık rüzgarı

    Britanya’daki örgütlerde eşbaşkanlık sistemi yayılıyor. Alevi örgütleri de eşbaşkanlık sistemini uygulamaya koydu. Eşbaşkan olan kadınlar, bu sistemin eşit temsiliyet açısından çok önemli olduğunu söyleyerek, kadın iradesinin kurumlarda ete kemiğe büründüğünü belirtti.  

    DİREN DİCLE /LONDRA 

    Kürt kadın hareketinin “cinsiyet özgürlükçü” mücadelesi etrafında tüm siyasal, sosyal ve ekonomik yapılar da hayata geçirdiği eşbaşkanlık sistemi Avrupa’daki Kürdistan ve Türkiyeli demokratik kitle örgütlerinde de yankısını buldu. Britanya’da Kürdistan ve Türkiyeli kurumlardan oluşan Demokratik Güç Birliği içerisinde bulunan çok sayıda kurum son 5 yılda eşbaşkanlık sistemine geçti. Son aylar da ise merkezi Londra’da bulunan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) ve ona bağlı Cemevlerinde bu sistem “eşit başkanlık” olarak uygulamaya konuldu. BAF’ın bünyesinde bulunan İngiltere, Enfield, Sheffield ve Northampton Alevi Kültür Merkezleri, yaptıkları son kongreler ile yönetimdeki kadın sayısında artış oldu.

    Britanya Kürt Halk Meclisi ve bileşenleri yaklaşık 6 yıl önce eşbaşkanlık sistemine geçti. Yine merkezleri Londra’da bulunan Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der), Dersim-Der, Alxas, Kürecikliler ve Tilkililer Toplum Merkezleri de eşbaşkanlık sistemi ile yönetilen kurumlar arasında. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin önemli bir halkası olan eşbaşkanlığı değerlendiren Britanya’daki eşbaşkanlar, bunun cinsiyet özgürlükçü mücadelenin sonucu olduğunu belirtti.

    Dilek İncedal

    Kadınlar görünür hale geldi  

    Britanya Alevi Federasyonu Eşbaşkanı Dilek İncedal, kadın mücadelesini ilmek ilmek örerek önce yönetimlerde ardından da bu mücadele sonucunda eşit başkanlık sistemini oluşturdukların kaydetti. Kadının yönetimlerde daha görünür hale geldiğine dikkat çeken İncedal, eşitliğin her alanda yaygınlaşmaya başladığına dikkat çekti. Eşbaşkanlığın Alevilik’te de var olan bir sistem olduğunu söyleyen İncedal, “Alevilik’te Dede’de Ana’da posta eşit koşullar da oturabiliyor. Bu ne demek; eşit bir dağılım ya da kadın temsiliyeti sağlıyor. Biz doğru bir sistemde yaşamıyoruz. Dedeler Anaların posta oturmasına karşı çıkabiliyor. Ne kadar eşitlikçi bir inancımız olsa da bu tür sorunlar yaşanabiliyor. Düşünce de ‘Ana da posta oturabilir’ diyor ama pratikte problemler çıkıyor” dedi. Eşbaşkanlık sistemi ile kadın iradesi ve eşit temsiliyetin ete kemiğe büründüğünü ifade eden İncedal, bu sistemle kadının yönetimler de daha görünür hale geldiğini söyledi.

    Kürt kadın mücadelesi değerli

    Kürt Kadın Hareketinin eşbaşkanlık konusunda değerli ve kıymetli bir mücadele verdiğini ifade eden İncedal, “Birçok bedel ödendi. Kürt kadın mücadelesi değerli ve kıymetli. Örnek alınması gereken bir mücadele tarihi var. Kadın hareketi, Kürt Kadın Hareketinin eşbaşkanlık mücadelesinden etkilendi. Kadınlar birbirini destekliyor, dayanışmayı güçlendiriyor. Bu sistem ile birlikte eşit temsiliyet ve eşitlikçi sistemi örmemiz de bir adım daha atmış oluyoruz” şeklinde konuştu. İncedal, eşit temsiliyeti sadece üst yönetimde değil tüm komisyonlarda da uygulamaya çalışacaklarını ifade etti.

    Filiz Koç

    Eşbaşkanlık inancımız gereğidir 

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) Eşbaşkanı Filiz Koç da “Alevi inancında kadının yeri ile kadına verilen değer ve önem yüzyıllar öncesinden bile diğer toplumların ilerisinde olmuştur. Bunu Pirimiz Hünkâr Bektaşı Veli’nin ve diğer yol öncülerimizin söylemlerinde görmek mümkün” dedi. Alevi toplumunun eşbaşkanlık sistemine geçmesinin tüm dünyaya bir mesaj olduğunu belirten Koç, “Kadınlar vardır. Kadın mücadelesi meşrudur. Kadınların temsiliyet hakkı vardır. Biz Alevi kurumları olarak eşit yurttaşlık haklarını benimsemekle yetinmiyoruz artık, bunu pratikte de hayata geçirerek çaba ve samimiyetimizi ortaya koyuyoruz” diye ifade etti.

    Yeter Özbek

    Eşbaşkanlık sistemi Londra’da  

    Alxaslılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Alxas-Com) Eşbaşkanı Yeter Özbek de 2014 yılında bir deneyim yaşadıklarını ancak 2019 yılında tamamen eşbaşkanlık sistemine geçtiklerini anlattı. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almamalarının büyük bir kayıp olduğunu dile getiren Özbek, “Bu anlamda eşbaşkanlık sistemi kadınlar için önemli bir kazanım. Kurumlarımızda ve toplumda yaşanan sorunlara sadece erkek bakış açısıyla değil, kadın odaklı çözümler üretmek için de çok önemli fırsatlar sunuyor. Bugün Londra’da bulunan birçok kurum ve yöre dernekleri eşbaşkanlık sistemi ile yönetilmeye başladı. Bu da cinsiyet özgürlükçü bir sisteme bizi bir adım daha yaklaştırmıştır” dedi.

    Helin Peköz

    Uzun bir yol kat ettik

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği olarak ilk eşbaşkanlık sistemine geçen kurumlardan biri olduklarını ifade eden Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Sözcüsü Helin Peköz ise, eşbaşkanlık sürecine geçişin kolay olmadığını söyledi. Bu sistemin oluşturulması açısından bir çok tartışma yürüttüklerini dile getiren Peköz, “Gik-Der, eşbaşkanlık sistemini kadınlar tarafından kongreye önerge getirilerek, tüzükte yer alması sağlandı. Tabi ki hemen her şey istediğimiz gibi gitmedi. Bu yeni çalışma modelimizi başta kadınlara da kavratmak daha sonra erkek arkadaşlarımıza kabullendirmek için uzunca bir yol kat etmemiz gerekti. Bu bilinç ile eşbaşkanlık sistemine geçmiş olduk. Günün sonunda kadın kimliği erkekle eşit düzeyde olmasını ve kararların merkezinde kadının olduğu ve kadının bağlayıcılığının oluşmasıyla kendi üyelerimizden ileriki süreçlerde olumlu tepkiler aldık. Artık kadını esas alan bir ilerleme görmüş olduk” ifadelerini kullandı.

  • Londra’da 15 Şubat komplosu protesto edildi

    Londra’da 15 Şubat komplosu protesto edildi

    Londra’da bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, 15 Şubat komplosunu protesto ederek, “Öcalan’a özgürlük” dedi.

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun 23’üncü yıl dönümü dolayısıyla BBC binası önünde bir yürüyüş düzenlendi.

    Mitinge Kurdish Solidarity, Freedom For Öcalan Campaing, İngiliz sendikaları, demokratik kitle örgütleri ile yüzlerce kişi katıldı.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük isteyen dev balonların taşındığı eylemde, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Freedom Öcalan” (Öcalan’a özgürlük), “De list PKK Free Öcalan”, “Kahrolsun TC faşizmi”, “Terörist Erdoğan” sloganları atıldı.

    YPG, YPJ, TCŞ/TekoJin ve MLKP bayraklarının taşındığı eylemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı anlatan yüzlerce bildiri dağıtıldı.

    Burada bir konuşma yapan Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Miraz Serhat, Abdullah Öcalan’ın alçakça bir komplo ile Türkiye’ye getirildiğini hatırlattı. Serhat, Abdullah Öcalan’ın “Ortadoğu’nun Mandelası’ olarak bilindiğine dikkat  çekerek, “Önder Apo’ya yönelik komplonun 23. yıl dönümünde, İngiliz hükümetini ve Avrupa Konseyi’ni (AK) mevcut tüm yasal ve siyasi mekanizmalarını kullanarak, Türk devletine uluslararası hukuka uyması için baskı yapmaya davet ediyoruz. Bir an önce Abdullah Öcalan’a yönelik son bularak barış için özgürlüğünün sağlanması için harekete geçmelidirler” diye kaydetti.

     

    ‘BAŞKAN APO UMUTTUR’

    Serhat’ın ardından Unite Sendikası Uluslararası Direktörü Simon Dubbins bir konuşma yaptı. Dubbins, sendikalar olarak yürüttükleri “Öcalan’a özgürlük’ kampanyasının giderek büyüdüğünü ve Ortadoğu barışı için Öcalan’ın özgürlüğünün şart olduğunu vurgulayarak, “Bizler barış ve özgürlük için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü haykıracağız. 23 yıldan bu yana esaret altında tutulan Abdullah Öcalan’ın, fikirlerinin özgürlüğü kadar artık fiziksel özgürlüğünün zamanı gelmiştir” dedi.

    Dubbins’in ardından KSN Jin adına Katie Higgins, KCDK-Başur adına Heval Şiwan ve Londra Kürt Halk Meclisi adından Yalçın Tatwan birer konuşma yaptı.

    Abdullah Öcalan’ın özgürlük paradigmasından tüm halkların ilham aldığı vurgulanarak, “Başkan Apo halkların umududur, özgürlük iradesidir. Komplo boşa çıkarıldı, şimdi sıra Önder Apo’nun özgürlüğünde” denildi.

    Yapılan konuşmaların ardından kitle, alkış ve sloganlar eşliğinde Londra’nın en işlek merkezlerinden King Cross’a doğru yürüyüşe geçti.

    Yürüyüş boyunca eylemcilere yoğun ilgi gösterilirken yüzlerce bildiri dağıtıldı.

    Yürüyüş King Cross Station önünde sona ererken, kitle “Bijî Serok Apo” sloganları eşliğinde dağıldı.