Blog

  • Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Britanya Kürt Halk Meclisi, 15 Şubat komplosunun yıldönümü dolayısıyla 13 Şubat günü BBC binası önünde yapılacak olan eyleme, tüm devrimci, demokrat, yurtsever, sol ve sosyalist kesimleri güçlü katılmaya davet etti.

    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından yapılan açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat uluslararası komplo 23’üncü yılını geride bıraktığı hatırlatılarak, “Komplo sürecinde hem Kürt halkının büyük bedellerle gösterdiği direniş hem de Önder Apo’nun İmralı’da geliştirdiği demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü paradigma, komployu gerçekleştiren güçleri amaçlarına ulaştıramadı. Önder Apo mücadelesini İmralı adasında büyük bir direniş ile geliştirerek, Ortadoğu halklarına demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve ekolojik bir toplum paradigmasını sundu” dedi.

    Halk Meclisi, uluslararası hukuk hiçe sayılarak kapitalist modernite güçleri eliyle gerçekleştirilen komployu naletlemek ve Önder Apo’ya yönelik geliştirilen tecrit sistemine karşı çıkmak amacıyla 13 Şubat günü saat:13:00’da BBC binası önünde kitlesel eylem gerçekleştirileceği belirtildi.

    Kürt Halk Meclisi tarafından Britanya’da başta Kürt halkı olmak üzere, tüm devrimci, demokrat ve enternasyonal dostlarımızı yapılacak eyleme katılmaya davet etti.

     

  • GİK-DER’den göçmen işçilere dönük alan araştırması

    GİK-DER’den göçmen işçilere dönük alan araştırması

    Londra Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER), ‘Trust for London’ işbirliğiyle “Londra’da Hizmet Sektöründe Çalışan Türkiyeli Göçmen İşçilerin Emek Piyasalarındaki Görünümleri” başlıklı bir araştırma projesi başlattı.

    İngiltere son yıllarda Türkiye’den yoğun göç aldı. Her ne kadar bu göçler; “beyin göçü”, “orta sınıf” göçü olarak adlandırılsa da pandemi koşulları, beşerî sermaye yetersizliği gibi nedenlerle yeni gelen göçmenlerin ilk çalıştıkları alan hizmet sektörü oluyor. Hizmet sektörü ise İngiltere’de en düşük sendikalılık oranına sahip, saat ücretinin de göreceli olarak düşük olduğu sektörlerin başında geliyor.

    GİK-DER bu çalışmayla, hizmet sektöründe yani restoran, cafe, off licence, açık hava pazarları, bakıcılık, temizlikçilik, paket servisi gibi işlerde çalışan Türkiyeli işçilerin mevcut durumunu ortaya koymayı hedefliyor. Çalışanların temel haklarının bilincinde olup olmadıkları, bu haklardan yararlanıp yararlanmadıkları, çalışma süreleri, saat ücretleri, işyerinde maruz kaldıkları mobbing gibi başlıklar bu çalışmayla birlikte tüm yönleriyle ortaya konulması hedefleniyor.

    Temmuz ayına kadar devam edecek olan proje, yüz yüze ve online olarak gerçekleştirilen anketlerle sürdürülüyor. Bu anketler yeterli sayıya ulaştığında veriler tasnif edilip rapor haline getirilecek ve kamuoyu ile paylaşılacak.

    Ankete katılmak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. Ayrıca çalışma ile ilgili düşüncelerinizi gikderproject@gmail.com adresine e-posta göndererek iletebilirsiniz.

    https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScWNCBZf_bs0bK33fHlh6dr83BMvkrQRLXbMlM_MtU1i56dzw/viewform

  • Londra Fransız Elçiliği önünde ‘9 Ocak’ protestosu

    Londra Fransız Elçiliği önünde ‘9 Ocak’ protestosu

    Londra’da Fransa Konsolosluğu önünde bir araya gelen kadınlar, Paris katliamının aydınlatılmasını isteyerek konsolosluğa siyah çelenk bıraktı.

    Paris’te 9 Ocak 2013’te  PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilci Fidan Doğan (Rojbin) ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahi) katledilmesi Londra Fransız Büyükelçiliği önünde protesto edildi.

    Kürt Kadın Meclisi, Yeni Kadın ve Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) öncülüğünde yapılan eylemde, 3 Kürt kadın devrimcinin poster ve flamaları taşındı.

    Fransa devletinin aradan geçen 8 yıla rağmen halen olayı aydınlatmamasına tepki gösteren kadınlar,  sık sık “Jin jiyan azadi”, “Sara, Rojbin, Ronahi”, “Şehid namırın” sloganları attı.

    Elçilik önünde yapılan açıklamada, Paris’te katledilen 3 Kürt devrimci kadının faillerinin halen yargı önüne çıkarılmadığına dikkat çekilerek, katliamın failinin faşist Erdoğan rejimi olduğunun apaçık ortada iken Fransa devletinin bunu yok saydığına dikkat çekildi. Fransa’nın bu katliamın gerçek faillerini yargılamadığı ve bu katliamı gerçekleştirenlere karşı tutum almadığı müddetçe katliamın suç ortağı olmaktan kurtulamayacağı vurgulanan açıklamada, Saraların özgürlük mücadelesinin ürdüğü ifade edilen açıklamada, “Saraların ruhuyla kadın özgürlük mücadelesi Ortadoğu ve dünyanın dört bir yanında yükselerek büyüyor” denildi.

    Yapılan açıklamanın ardından kadın örgütlerinden oluşan bir heyet elçilik binası önüne siyah çelenk bıraktı. Eylem,  “Jin, jiyan, azadi”, “Sara, Rojbin, Ronahi” sloganları ile sona erdi.

  • GİK-DER’den Kasap Çiçek mesajı: Düşlerini yaşatacağız

    GİK-DER’den Kasap Çiçek mesajı: Düşlerini yaşatacağız

    Londra’da yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden sosyalist aktivist Kasap Çiçek için bir mesaj yayınlayan GİK-DER, “Tutarlı emekçiliği ve yoldaşlığıyla derin bir boşluk yaratarak ayrıldı aramızdan. Onu her zaman hatırlayacak, düşlerini yaşatacağız” dedi.

    Sosyalist devrimci Kasap Çiçek, yakalandığı amansız hastalık sonucu Londra’da hayatını kaybetti. Devrimci sosyalist mücadelenin emekçisi olan Kasap Çiçek, sol devrimci bir gelenekten gelen bir ailenin de ferdiydi. Londra’da büyük üzüntüye yol açan Kasap Çiçek’in vefatı dolayısıyla Göçmen İşçilerle Dayanışma Derneği (GİK-DER) bir mesaj yayınladı.

    Kasap Çiçek’in yaşadığı her yerde devrimcilerin dostu ve yardımcısı olduğu dile getirilen mesaj da, “Kürecik’te 23 Ekim 1964’de dünyaya gelen Kasap Çiçek’in yakalandığı amansız hastalığı sonucunda 30 Aralık’ta aramızdan ayrılışının hüznünü yaşıyoruz.

    2001 yılında Londra’ya gelen Kasap yoldaş geldiği günden itibaren kurumumuz GİK-Der’in bir üyesi olarak çeşitli dönemlerde daha da aktif olmak üzere faaliyetlerine katıldı.

    Kasap yoldaş Atılım gazetesinin dağıtımını üstlendi. Aynı zamanda bir ölümsüz ve tutsak yakını olarak Tutsakların Sesi Platformu ve Cezaevi Komitesi’nde emek harcadı, tutsakların sesini Avrupa’ya taşıdı. Kurumun bir emekçisi olarak nöbet tuttu, kurumu açtı-kapattı, tamir ve tadilat işleri söz konusu olduğunda ilk koşan oydu. Aldığı bir işi sonuna kadar kovalamak onu başkalarından ayıran özelliklerindendi. Yaşamı boyunca kurumumuz ve Londra’da faaliyet yürüten birçok göçmen emekçinin hayatına dokundu, sevdi ve kendini sevdirdi.

    Devrimci ölümsüz Hasan Çiçek’in anısını onurla her yerde en yükseklerde taşıyarak yaşadı. Hasan’ın ve kendi yoldaşlarının, devrimcilerin hep yanında yer aldı, kitleler içerisinde devrimci olanı savundu. Tutarlı emekçiliği ve yoldaşlığıyla derin bir boşluk yaratarak ayrıldı aramızdan. Onu her zaman hatırlayacak, düşlerini yaşatacağız.”

    Kansere yenik düşen Hasan Çiçek için taziyeler GİK-DER binasında kabul edilecek.

  • Britanya DGB: Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

    Britanya DGB: Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

    Britanya Demokratik Güç Birliği (DGB) kitlesel bir eylem ile Türk cezaevlerindeki hak ihlallerini protesto ederek, hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi.

    Britanya’da 18 demokratik kitle örgütünden oluşan Demokratik Güç Birliği, cezaevlerindeki hasta tutsaklar ve baskılara dikkat çekmek amacıyla Londra Manor House Kütüphanesi önünde bir araya gelerek protesto eylemi düzenledi. Kalabalık bir kitlenin katıldığı eylemde, “Turkiye hapishanesinde katliam var” pankart ve dövizleri açıldı. Hasta tutsaklar ile Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un fotoğraflarının taşındığı eylemde, sık sık “Politik tutsaklara özgürlük”, Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “Terörist devlet katil Erdoğan”, Aysel Tugluk’a özgürlük” sloganları atıldı.

    Burada DGB adına Abdullah Yoldaş ve Helin Peköz ortak basın açıklamasını İngilizce ve Türkçe olarak okudu.

    Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde hasta tutsakların ölüme terk edilmesinin infaz olduğu vurgulanan açıklamada,  19 Aralık 2000 yılında başlatılan tutsakların iradelerini teslim alma katliamının günümüze kadar süre geldigi belirtildi. Hapishanelerde şu an 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta tutsak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, AKP-MHP faşist iktidarı içine düştüğü yapısal krizin etkisiyle artan toplumsal muhalefet karşısında yüreklerine düşen korku ile saldırılarını yoğunlaştırıyor. Garibe Gezer, Vedat Erkmen, Halil Güneş gibi devrimci yurtsever tutsakların katili devlettir. Tutsak eski HDP Milletvekili Aysel Tuğluk ve yüzlerce ilerici, devrimci ve yurtsever tutuklu ağır hastalık koşullarında direnişini sürdürmektedir” denildi.

    DGB, hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını isterken, Türk devletinin katliamlarına karşı birleşik mücadele çağrısı yaptı.

    Eylemde Kürt Halk Meclisi adına bir konuşma yapan Ercan Akbal, Türk devletinin gerçekleştirdiği Roboski katliamına dikkat çekerek, Kürt halkının asla boyun etmeyeceğini ve Kür devrimcilerin katliamların emrini verenlerden hesap soracağını ifade etti. Akbal’ın konuşmasını ardından, kitle “Katil devlet hesap verecek”, “Biji serok Apo” sloganları attı.

     

     

     

     

     

  • Prof. Michael Gunter: PKK’nin listeden çıkarılması barış için büyük bir adım olacaktır

    Prof. Michael Gunter: PKK’nin listeden çıkarılması barış için büyük bir adım olacaktır

    Amerika Tennessee Teknoloji Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü ve AB Türkiye Sivil Komisyonu (EUTCC) Genel Sekreteri Michael Gunter, PKK’nin yasaklı listeden çıkarılmasının Ortadoğu barışı için büyük bir adım olacağını kaydetti.

    PKK’yi AB’nin terör örgütleri listesinden çıkarmak ve Önder Apo’ya yönelik tecridine son vermek için 28 kişinin başlattığı imza kampanyasının öncü isimlerinden Prof. Michael Gunter, gazeteci Erem Kansoy’un sorularını yanıtladı.

    Michael Gunter, PKK’nin terör örgütleri listesinden çıkarılmasının Türkiye’de ve Ortadoğu’da barış ve güvenliğin sağlanması için büyük bir adım olacağanın altını çizdi.

    “Türk devleti tarafından Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin aynı zamanda PKK ve Kürt halkının da tecrit edilmesidir” dedi.

    PKK’nin terör listelerinden çıkartılması, Türkiye, Irak ve Suriye’de huzuru getirecek akan kanı durduracaktır. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan; PKK’yi “terrorist” olarak etiketleyerek stratejisini kesinlikle yanlış bir şekilde belirlemiştir. Bu yöntem işe yaramaktadır, huzur ve barışın sağlanabilmesi adına Erdoğan’ı başka bir yöntem denemeye davet ediyoruz.

    Öcalan’ı tecrit ederek PKK’yi de tecrit ediyorlar ve PKK’yi terör örgütü olarak etiketleyerek olası barış görüşmelereinin de önünü kapatıyorlar. Öcalan’a yönelik tecrit uygulamasını ve PKK’yi “terrorist” örgütler listesinde tutma siyasetini, yani bu iki yöntemi bir biriyle uyumlu olarak yürütüyorlar.

    Michael Gunter son olarak, “PKK’yi “terörist” olarak etiketlemenin bir işe yaramadığını gördük, ABD ve AB artık yeni bir yöntem denenmelidir.”dedi.

    Eğer Amerika daha huzurlu ve barışçıl bir ortadoğu istiyorsa; Türkiye ve Kürt’lerle ilgili politikalarını değiştirmelidir. PKK’yi “terörist” olarak etiketlemey çalışmanın hiçbir işe yaramadığını gördük, yeni bir yöntem denenmelidir. ABD daha önce buna benzer birçok hata yaptı, Nelson Mandelayı’da terrorist ilan eden ABD idi ve bu durumun da tamamen siyasi nedenlerle alakalı olduğunu hatırlıyoruz.

  • Londra Dersimliler Dayanışma Gecesi 25 Aralık’ta düzenlenecek

    Londra Dersimliler Dayanışma Gecesi 25 Aralık’ta düzenlenecek

    Londra’da her yıl geleneksel olarak düzenlenen Dersimliler Dayanışma Gecesi, bu yıl sanatçı Diyar’ın katılımıyla 25 Aralık günü Prenses Düğün Salonu’nda gerçekleşecek.

    Dersimliler Dayanışma Derneği (Dersim-Der) tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Dayanışma Gecesi’ne bu yıl Kürt sanatçı Diyar, Grup Sinemili ve Hüseyin Güneş katılacak. Prenses Düğün Salonu’nda 25 Aralık Cumartesi akşamı düzenlenecek olan geceye yönelik hazırlıklar tamamlandı. Gece de konuşmaların yanı sıra davul-zurna ekbi de yer alacak. Dersim-Der’den geceye ilişkin yapılan açıklamada, herkesin katılabileceği geceye tüm devrimci, demokratları Dayanışma Gecesi’nde buluşma çağrısı yapıldı.