Blog

  • İşçi Parti Hackney Belediye Başkanı Adayı: Philip Glanville

    İşçi Parti Hackney Belediye Başkanı Adayı: Philip Glanville

    Hackney seçmeni Perşembe (15 Eylül, yarın) günü yeni Belediye Başkanını seçmek için sandık başına gidecek.

    Eski Belediye Başkanı Jules Pipe’nın istifa etmesiyle ara seçime giden bölgede, İşçi Parti adayı Philip Glanville, Muhafazakar Parti adayı Amy Gray, Yeşil Parti adayı Samir Jeraj, Liberal Demokrat Parti adayı Dave Raval ve Tek Sevgi Parti adayı Dawa Ma yarışacaklar.

    İşçi Parti’li Pipe, Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Sadiq Khan tarafından başkan yardımcısı seçilmesinin ardından 14 yıl sürdürdüğü Hackney Belediye Başkanlık görevinden ayrılmıştı.

    Londra’da sadece Hackney ve Newham belediye başkanlarını halk seçimi ile belirlenirken, Londra’nın diğer belediyelerinde, belediye başkanı belediye meclisi tarafından seçiliyor ve her yıl değişiyor.

    İşçi Parti Hackney belediye başkanı adayı Glanville ile hedeflerini ve bölgede yapmak istediklerini konuştuk. Glanville, Hackney için öncelikli beş hedefini anlatarak, konut sorunun önemsediği en önemli konu olduğunu ifade etti.

    Konuttan sorunlu kabine üyesi olan Glanville, belediye başkanı seçildiği taktirde, bu alandaki deneyimini sosyal ve uygun fiyatta ev inşa etme planlarını yerine getirmek için kullanmak istediğini anlattı.

    Türk, Kürt ve Kıbrıslı toplumlarla iletişim ve ilişkisini geliştirmek istediğini ifade eden Glanville, toplumun önemsediği konularda ortaklaşa çalışmayı hedeflediğini söyledi.

    Konut sorunu, işsizlik, ulaşım ve hava kirliliği, daha görünür bir belediye başkanı olmak ve kesintilerle mücadele etmek öncelikli beş hedefi olduğunu anlatan belediye başkan adayı, bölgede yapmak istediği çalışmaları ve nasıl bir belediye başkanı olmak istediğini detayladı.

    Philip Glanville
    Philip Glanville

    Konut sorunu

    Hackney’de artan kira ve ev fiyatları, burada uzun yıllar yaşayan bir çok insanın bölge dışına gitmeye zorlanmaları devam eden sorunlardan birisi. Glanville, konut yapımına öncelik vererek ‘Hackney’in ihtiyacı olan evler yapacağız’ diyerek, belediye başkanı olarak bu ihtiyaca karşılık verecek şirketlerle çalışmak istediğini ifade etti.

    Kira sektöründe artan ücretlere ilişkin de çalışma yürütmek istediğini söyleyen Glanville, Londra Büyükşehir Belediye Başkanı, Sadiq Khan’ın sunduğu ‘Londra yaşam kirası’ (London living wage) fikrini desteklediğini vurguladı. Uygulama bireylerin maaşlarının üçte birinden fazlasını kiraya ödemelerinin önüne geçmeyi hedefliyor.

    Glanville şöyle devam etti: ‘‘Hackney, Londra’da, en yüksek sosyal konut inşa etme projelerini yerine getiriyor ama daha fazla yapabiliriz. Bunun için artık deneyimimiz var. Hackney’de konut sorunun insanlar üzerindeki baskıyı anlamamız gerekiyor. Bunun için de, sosyal konut ve uygun fiyatta ev inşa etmenin yanında, bir de kira piyasasına nasıl dahil olabileceğimize bakmalıyız- bu alandaki sorunların da önüne geçmek için.

    ‘‘Devamlı olarak bölgedeki konut inşa programlarında uygun fiyattaki evlerin oranını arttırmayı hedefliyoruz. Zor olan yanı bütün bu inşaatlar kendini finanse etmeliler. Devlet artık uygun fiyatta konutlar için bütçe sağlamıyor. Bu bütçenin geri gelmesini beklemektense- ki hiç geri gelmeyebilir- bizim hedefimiz kendi bütçemizi yaratarak bu evleri tamamlamak. Bunun için de çoğunlukla kendimiz yapıyoruz. Woodberry Down’de Berkeley Homes ve Genesis Housing Association ile ortaklaşa çalışıyoruz, konut yenileme programını (housing regeneration programme) belediye içerisinde kontratlı çalışanlarla yapıyoruz ve konut sağlamak programı’nın (housing supply programme) tüm yapım ve satışlarını belediye olarak yapıyoruz. Konut yapım ve satımının ne kadar fazlasını belediye olarak yaparsak, sosyal konut için bütçemiz artar. Buna dayanarak, 2018 yılından itibaren Hackney’de inşa ettiğimiz sosyal konut sayısını iki katına çıkarmak istediğimizi söyleyebilirim.

    ‘‘Bir sosyal konut evi inşa edebilmek için iki özel ev inşa edip satmak gerekiyor. Ufak projelerde birebir olabiliyor ve biz bunu daha çok hedefliyoruz.

    ‘‘Konut Sağlamak programı altında De Beauvoir’da, yeni bir alanda 500 ev inşa ediliyor. Bunların üçte biri sosyal konut, üçte biri hisseli alım ve üçte biri de özel. Ben bu tür programları artırmak istiyorum.

    ‘‘Belediye olarak ilkelerimizi paylaşanlarla ortaklaşa çalışmak isterim. Ev şirketleri daha çok müteahhit gibi davranıp belediyenin ihtiyacı olmayan evler inşa etmek isterlerse buna izin vermek istemem. Başka bir yere gidebilirler.’’

    İşsizlik

    Glanville’in işsizlik ve iş yaratmak konusundaki hedefleri: ‘‘Bölgede istihdam ve insanların kariyerlerini ilerletmeleri yönünde ve girişimcilik konusunda sorunlar olduğunu düşünüyorum. ‘İşe girmenin yolları’ (Ways into work) adında, işe girmeye zorlanan bireylere destek sunduğumuz bir projemiz var. Hackney’e yatırım yapan işyerlerin yerelden işçi almalarını sağlıyoruz. Ama bu projenin farklı toplum kurumlarıyla, okullar ve gençlerle daha yakından çalışmasını istiyorum. Böylece, kariyer hedefleri okullarda başlayıp, oradan devam eder. Bir çok genç mezun olduktan sonra ya da üniversitede bunu düşünmeye başlıyor ve istediklerini her zaman bulamıyorlar.

    ‘‘Ayrıyeten, herkes başkasına çalışmak istemez. Kendi işini kurmak isteyen girişimciler de var. Sunulan iş imkanlarının nasıl kendi işini kurma yolunu açabileceğini de bulup öğretmemiz gerekiyor.’’

    Ulaşım ve hava kirliliği

    Hackney de Londra’nın geri kalanı gibi hava kirliliğinden kaynaklı bir çok ölüm yaşıyor. Glanville, Khan ile ortaklaşa çalışarak hava kirliliğine azaltmayı öncelikli hedefleri arasına koyuyor: ‘‘Hava kirliliği okullarımızın çevresinde ve merkezlerde büyük bir sorun. Bu görülmez sorunun toplumumuzun üzerindeki etkisini anlatmamız gerekiyor ve Sadiq ile birlikte çalışarak hava kirliliği konusunda daha etkili çözümler üretmek istiyorum.’’

    Daha görünür ve ulaşabilir bir belediye başkanı

    Seçim kampanyası süresinde aldığı yorumlardan birisinin eski Belediye Başkanı ile iletişim kurmanın zor olduğunu anlatan Glanville, kendisi ‘görünür’ bir belediye başkanı olmayı hedeflediğini ifade ederek, ‘‘Bütün çalışma alanlarına ilişkin, toplumun tüm kesimlerine ulaşmak istiyorum. Halkın daha kolay ulaşabileceği bir belediye başkanı olmak istiyorum’’ dedi.

    Kesintilerle mücadele

    Glanville Hükümetin belediyelerin bütçelerine yaptığı kesintilerle mücadele ederek, özellikle eğitim ve sağlık gibi alanlarda yapabileceği kadar engellemeye çalışacağını ifade etti.

    Kürt ve Türk toplumu ile ilişkisi

    Daha görünür ve kolay iletişim kurulabilen bir belediye başkanı olarak Türk ve Kürt toplumu ile daha yakından çalışmak istediğini ifade eden Glanville, toplumun kurumları yanı sıra direk olarak halka ulaşabilmeyi istiyor.

    Toplumuzun Hackney’den ayrılarak daha çok Haringey ve Enfield’e doğru taşınması son yıllarda siyasi alanda da eksiklik yarattı. Son belediye seçimlerinde Hackney’de iki yeni encümen adayı bulunurken, diğer iki belediyede sayılar daha yüksekti.

    Glanville, 2018 yerel seçimlerinde daha fazla Kürt ve Türk adayını sürece dahil olduğunu görmek istediğini ve sadece belediyede değil, diğer karar verme mecralarına da dahil olmalarının önemine vurgu yaptı.

    Glanville şöyle devam etti: ‘‘Türk ve Kürt toplumu Hackney’deki en önemli toplumların arasında, özellikle de siyasi ve ticari katkıları açısından.

    ‘‘Toplumdaki gençlerin eğitimleri açısından bir ilerleme kaydedildi, fakat bu ilerlemenin durakladığı bana aktarıldı ve bu endişe verici. Bu alanda yürüteceğimiz çalışmalar olur.

    ‘‘İşçi Parti ve belediye olarak Kürt ve Türk toplundan adayların belediye yarışlarına katılmalarını görmeye devam etmemiz gerekiyor.

    ‘‘Düzenli olarak toplumla toplantılar düzenlemek isterim ve halk toplantıları da yapmak isterim. Çünkü sadece toplum merkezleri aracılığıyla değil, direk olarak halka ulaşmak isterim.

    ‘‘Toplum içerisinde de farklı kimliklerin olduğunu tanıyarak daha doğru bir iletişim sağlayabileceğimi düşünüyorum. Aleviler, Kürtler, Türkler, Kıbrıslı Türkler var ve Türkiye’deki siyasi dinamiklerin buraya nasıl yansıdığını daha iyi anlayabilmek gerekiyor. O yüzden toplumdaki farklı kurumlarla çalışmayı hedefliyorum. Bütün siyasi dinamikleri anladığımı kesinlikle iddia etmiyorum ama çalışmam gereken konular olduğunu biliyorum. Diğer belediyelerdeki kurumalarla da çalışmam gerektiğinin farkındayım.’’

    Ufak esnafa destek

    Ufak esnafın Hackney’in çok kültürlü ve zengin yapısına katkı sunarak daha çekici bir bölge olmasına katkı sunduğunu ve bölgeye katkılarını önemsediğini ifade eden Glanville, iş yeri sahipleri ve belediye arasında daha iyi bir ilişki kurmak istediğini hedeflediğini ifade etti. Bu hedefine ulaşmak için ‘ufak esnaf forumu’ kurmayı hedefliyor: ‘‘Ufak esnafla daha yakın iletişim sağlamak istiyorum. Evet belediye çöplerinizin nereye gitmesi gerektiğini anlatır ama ilk temaslarımızda kuralların neden var olduğunu ve nasıl doğru uygulanmaları gerektiği konusunda bilgi vererek başlayabiliriz.

    ‘‘Ufak esnaf forumu kurmayı hedefliyorum. Uzun yıllardır burada olan ufak esnafın Hackney’e büyük katkısı oldu. Hackney’i çekici yapan çok kültürlüğe büyük katkısı oldu.

    ‘‘İletişim kurmak için bir mecra bulunduğunda belediye olarak, küçük esnafı yolun yarısında karşılamışız oluruz.

    ‘‘Park saatleri, çöplerin toplanılma biçimi konusunda yapabileceğimiz değişiklikler varsa işyerlerinden fikirler alabiliriz. İş yeri sahiplerinin, belediye başkanının bu konuları umursadığını bilmelerini isterim.’’

    Esra Türk

    Amy Gray
    Amy Gray
    Dave Raval
    Dave Raval
    Dawa Ma
    Dawa Ma
    Samir Jeraj
    Samir Jeraj
  • Arbitration nedir?

    Arbitration nedir?

    Arbitration – Özel mahkeme sistem mekanizmasıdır

    Arbitration; anlaşmazlıkların çözülmesi için alternatif özel mahkeme sistemidir ve devlet mahkemelerinin dışındadır. Bu özel mahkeme sistemi uzun yıllardır var, fakat son on yılda hızla gelişmeye ve beğeni toplamaya başladı. Özellikle son yıllarda, Ticaret yapan şirketler veya şahıslar, arbitration’ı tercih etmektedir, devlet mahkemesini tercih edenler şuan azınlıktadır, ve giderek azalmaktalar. Aşağıda size arbitration ile ilgili bilgiler vereceğim, fakat, anlatmamı istediğiniz veya herhangi bir sorunuz varsa, herhangi bir konu veya konular hakkında konuşmak istiyorsanız bana email atabilirsiniz. nuri@applerosesolicitors.com, ve size en kısa zamanda dönmeye çalışırım.

    İki tür Arbitration vardır; Commercial Arbitration; yani Ticari Arbitration ve Investment Arbitration, yani yatırım Arbitration (Investor state Dispute Settlement). Ticari Arbitration, şahısların veya şirketlerin birbirlerine karşı dava getirmesidir. Bu bolümdeki yazımızda Commercial arbitration; yani Ticari arbitration hakkında yazacağım.

    Investment Arbitration; yani yatırım arbitration ise Yatırımcının dış ülkede yatırım yapması ve yatırım yaptığı ülkedeki devletin bu yatırımcıya zorluk çıkarması, ayırımcılık yapması veya mülkiyetine el koyması, veya benzeri durumların yaşanması ve bundan dolayı yatırım yaptığı devlete yatırım kuralları (uluslararası yatırım kuralları) altında dava getirmesidir. Yatırım Arbitration hakkında ileriki dönemlerde yazacağım. Belirtiğim gibi yatırım arbitrationda yatırımcı davayı yatırımı yaptığı devlete veya hükümete karşı getirir, yatırımla ilgili danışmak istediğiniz her hangi bir durum varsa bana emilimden ulaşabilirsiniz.

    Ticari Arbitration

    Arbitrationa gitmek nasıl tercih edilir? (Agreement to Arbitrate)

    Anlaşmazlıkların Arbitration mahkemesine gitmesi için, iki tarafında yazılı olarak davanın veya anlaşmazlığın arbitrationa, gitmesi için onay vermiş olması gerekir. Eğer bu onay verilmişse, sonradan bu onay diğer tarafın onayı olmadan değiştirilemez, yani devlet mahkemesine gidilemez.

    Bu yazılı onay nasıl verilir?

    Her iki taraf eğer aralarında ticari bir anlaşma veya diğer adıyla kontrat varsa, dediğimiz “arbitration maddesi ilave edilir veya edilebilir.  Eğer kontrat yoksa, yazılı olarak iki tarafın beyan vermesi yeterli olur. (Bu yazılı sekiler daha sonra geniş kapsamlı açıklanacaktır) ve böylece herhangi bir hukuksal anlaşmazlık arbitration mahkemesine intikal eder.

    Yazılı onay nasıl verilebilinir; tam belli bir formatı yoktur. Ticari kontrata, arbitration maddesi olarak ilave edilebilir, email, mektup veya faxla bildirilebilir. Etkili olması için iki tarafın birbirine cevap yazmış olması gerekmektedir, aksi takdirde Arbitrationa gitme maddesi geçersiz olabilir.

    Konuya gelecek hafta devam edeceğiz.

    Nuri Ahsak, Applerose Solicitors, Juxon House, 2nd Floor, 100 St. Pauls Churchyard, London EC4M 8BU; nuri@applerosesolicitors.com 07949095193

  • İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn Toplumumuzla Buluşuyor

    İngiltere’de ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, önümüzdeki haftalarda sonuçlanacak liderlik yarışının son dönemecinde toplumumuzla buluşacak.

    15 Eylül Persembe günü saat 5-7 arası Edmonton’da bulunan Kervan Düğün salonunda düzenlenecek etkinlikte Kürt, Türk, Kıbrıslı Türk toplum temsilcileri ve İşçi Partisi üyeleri ile buluşacak olan Corbyn liderlik seçimi için destek arayacak.

    Britanya Kürt Halk Meclisi öncülüğünde organize edilecek olan toplantıya yoğun katılım bekleniyor. Britanya Kürt halk meclisi çatısı altında birlikte hareket eden bir çok dernek ve sivil toplum kurulusunun da aktif destekleyeceği toplantıya Jeremy Corbyn ile birlikte çok sayıda siyasetçi ve sendika temsilcisinin de katılması bekleniyor.

    Geçen yıl Eylül ayında açık bir farkla kazandığı parti liderliğini rakibi Owen Smith’e karşı korumaya çalışan Jeremy Corbyn, Haziran ayında yapılan AB referandumu sonrası isyan bayrağı açan partisine mensup 172 milletvekilinin güvensizlik oyu nedeni ile yeniden liderlik yarışına girmek zorunda kalmıştı.

    Seçim kampanyası için dolaşan tecrübeli politikacı, 15 Eylül Perşembe günü yapılacak toplantıda, Jeremy Corbyn ayrıca Kürt, Türk ve Kıbrıslı Türk toplumlarına mensup derneklerinin yöneticileri ile görüş alışverişinde bulunacak.

    1983 yılından bu yana toplumumuzun yoğun yaşadığı Islington North seçim bölgesini parlamentoda temsil eden milletvekili, toplumumuza toplantıya katılım çağrısı yaptı. Kürt ve Türklere yakın ilişkiler içerisinde olduğunu belirten Corbyn, İşçi Partisi’ni bütün toplum kesimlerine taşıyacak bir politik anlayışı geliştirmeye çalıştığını belirterek, partisine üye olan seçmenlerden de destek istedi.

    33 yıldır kesintisiz elde tuttuğu ünvanı ile en uzun süredir mecliste bulunan politikacılar arasında yer alan Jeremy Corbyn,  12 Eylül 2015’te yapılan ve son anda girdiği İşçi Partisi liderliği mücadelesini, sürpriz bir biçimde açık farkla kazanarak, ana muhalefet partisinin başına geçmişti.

    Toplantı tarihi: Perşembe 15 Eylül

    Saat: 17:00

    Yer: Kervan Düğün Salonu-Edmonton

  • SON DAKİKA: CPT’den Öcalan Açıklaması

    SON DAKİKA: CPT’den Öcalan Açıklaması

    Avrupa Parlamentosu İşkenceyi Önleme Komitesi-CPT geçtiğimiz hafta yaptığı Türkiye ziyareti ile ilgili bugün açıklama yaptı.

     

    Resmi web sayfasından açıklama yapan CPT, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumu ile ilgili kafaları daha da karıştıracak bir açıklama yaptı.

    Açıklamada CPT’den bir heyetin 29 Ağustos ile 6 Eylül tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret ettiği ve aralarında yeni içişleri bakanı Süleyman Soylu, Adalet bakanı Bekir Bozdağ ve başbakan yardımcısı Sabahattin Öztürk’ün de aralarında bulunduğu birçok Türk yetkili ile görüşüldüğü belirtildi.

    Açıklamanın Öcalan ile ilgili bölümünde bir cümleyle şu denildi; ‘Ziyaretimizin gerekçelerinden birisi olan Yüksek güvenlikli F tipi İmralı cezaevinde tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ve diğer tutukluların durumu ile ilgili belli sorunlar komitemiz tarafından ilgili Türk yetkililerle tartışıldı.’’

    ZİYARET EDİLEN CEZAEVLERİ ARASINDA NEDEN İMRALI YOK?

    Komite açıklamasında Öcalan ile ilgili Türk yetkililerin nasıl bir açıklama yaptığına dair bilgi vermedi. Diğer bir kafa karıştıran boyutu ise, CPT’nin neden İmralı cezaevini ziyaret etmediği ile ilgili bilgi verilmemesi. Açıklamada İstanbul silivri cezaevi, Ankara Sincan cezaevi ve İzmir F tipi cezaevinin ziyaret edildiği belirtiliyor. Açıklamada ayrıca Ankara Emniyet müdürlüğü ve Gölbaşı emniyet müdürlüğünün ziyaret edildiği belirtiliyor.

    CPT açıklamasında ziyaret ile ilgili raporun Kasım ayında Türk yetkililere iletileceği belirtildi.

    Türkiye’yi ziyaret eden CPT heyetinde, Mykola Gnatovskyy (heyet başkanı), Djordje Alempijević, Julia Kozma ve Davor Strinović bulunuyor.

  • Wood Green’de Yeni Bir Cinayet

    Wood Green’de Yeni Bir Cinayet

    Toplumumuzun yoğunluklu yaşadığı bölgelerden birisi olan Wood Green’den şiddet ve cinayet haberleri eksilmiyor. Pazartesi günkü bıçaklı saldırıda 44 yaşındaki erkek hayatını kaybetti.

     

    Geçtiğimiz hafta yine Turnpike Lane’de bir genç kafasından silahla vurulmuştu. Kafasından vurulan genç halen hastanede yaşam savaşı veriyor. Olayla ilgili 20 yaşındaki Denizen Karadağ adlı Türkiyeli de tutuklanmıştı.

    Turnpike Lane saldırısından sonra Pazartesi gecesi de Wood Green de yeni bir cinayet işlendi. Wood Green’deki Pellatt Grove adresinde 44 yaşındaki erkek bıçaklı saldırıda olay yerinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili 23 yaşındaki bir erkek cinayet zanlısı olarak polisler tarafından gözaltına alındı. Cinayete kurban giden şahsın kimliği henüz açıklanmadı.

    Metropolitan Polisin soruşturması devam ediyor.

  • Tarihi Açlık Grevi Eylemi Başladı, İşte O İsimler

    Tarihi Açlık Grevi Eylemi Başladı, İşte O İsimler

    DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP tarafından Öcalan ile görüşme yapılması talebiyle kararı verilen açlık grevi eylemi aralarında milletvekilleri, belediye başkanları, sinemacılar ve sanatçıların da bulunduğu 50 kişilik bir grup ile başladı.

     

    İsimler arasında DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, İmralı Heyeti’nden Ceylan Bağrıyanık, Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatları Ebru Günay ve Cengiz Çiçek de yer alıyor.

    Süresiz dönüşümsüz açlık grevine girenlerin isimleri:

    Nadir Yıldırım (HDP Milletvekili)

    Selma Irmak (HDP Milletvekili)

    Berdan Öztürk (HDP Milletvekili)

    Dilek Öcalan (HDP Milletvekili)

    Ferhat Encu (HDP Milletvekili)

    Ebru Günay (Öcalan’ın Avukatı)

    Cengiz Çiçek (Öcalan’ın Avukatı)

    Sebahat Tuncel (DBP Eşbaşkanı)

    Leyla Güven (DTK Eşbaşkanı)

    Zeynel Mat

    Mehmet Candemir

    Uğur Bayrak

    Zeki Baran

    Murat Döner

    Gülcihan Şimşek

    Hasip Yalnıç

    Zeynep Karaman

    Ceylan Bağrıyanık

    Berfin Emektar

    İbrahim Halil Yıldırım (Sinemacı)

    Nazım Hikmet Çalışkan

    Abdullah Tarhan

    Zeynel Doğan (Sinemacı)

    İslam Dağdeviren

    Bekir Kaya (Van Belediye Eş Başkanı)

    Mehmet Ali Tunç

    Beritan Tayan

    Bayram Demir

    Berivan Özlem Kutlu

    Yıldız Çetin

    Rukiye Eryılmaz

    Hasan Güngör

    Zelal Abiş Birtane

    Hayrettin Satar

    Hüseyin Çelik

    Necmi Dilmaç

    Bayram Akman

    Abdulkadir Çalışkan

    Siyamend Yaruk

    Arif Akkaya

    Abbas Ercan

    Arzu Karaman

    Elif Haram

    Semra Karaduman

    Talat Emre

    Rıfat Roni

    Sinan Ekinci

    Nalan Göze

    Yusuf Ziya Yavuz

    Yusuf Sökmen

    Tarihi Açlık Grevi Eylemi Başladı, İşte O İsimler 2
    Öcalan için yapılan açlık grevi eylemine katılan isimler

    HAKLI VE MAKUL TALEBİMİZE KARŞILIK VERİLİNCEYE KADAR

    Basın açıklamasında konuşan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, “Son derece haklı ve makul talebimize karşılık verilinceye kadar başlattığımız süresiz ve dönüşümsüz açlık grevimizin talebinin karşılanması için dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz” dedi. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmenin yapılması talebiyle Kürt siyasi bileşenlerinin günlerdir hazırlığını yaptığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi, DBP Amed il binasında düzenlenen basın açıklamasıyla başladı. Açıklamada açlık grevine girecek olan 50 kişinin ismi de duyuruldu. Binaya Amed halkı akın ederken, binanın etrafı Saray çeteleri tarafından kuşatıldı. “Sayın Öcalan ile görüşme sağlanıncaya kadar dönüşümsüz süresiz açlık grevindeyiz” pankartı asılırken açıklamanın yapıldığı Vedat Aydın Konferans Salonu’na “Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği için endişeliyiz görüşme derhal sağlansın”, “Önderliğimizin özgürlüğü özgürlüğümüzdür” pankartı ile Öcalan’ın posterleri asıldı. Açıklamada zılgıt ve alkışlar eşliğinde “Bê Serok jiyan nabe”, “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı. Çok sayıda gazeteci açıklamayı takip etti. 

Açıklamaya HDP milletvekilleri, eşbaşkanları, belediye eşbaşkanları, siyasetçilerin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Açlık grevlerine katılanlar üzerinde Öcalan’ın resminin olduğu önlükler giyindi. Hazırlanan ortak basın metninin okunmasından önce DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, açlık grevinin amacına ilişkin kısa bir açıklama yaptı. Daha sonra hazırlanan Türkçe metin DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel tarafından okundu.

    ‘ÖCALAN’IN SAĞLIK VE GÜVENLİK DURUMUNA DAİR TEK BİR OBJEKTİF BİLGİ EDİNMİŞ DEĞİLİZ’

    31 Ağustos 2016 tarihinde seçilmiş halk temsilcileri, kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileri olarak yapılan açıklamada, 18 yıla yakın bir süredir İmralı Cezaevi’nde tek kişilik hücrede ağır tecrit koşullarında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan 5 Nisan 2015 tarihinden bugüne kadar hiçbir haber alamadığını ifade eden DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, bu konuda kaygıların kamuoyuyla paylaşıldığın dille getirdi. Tuncel, “15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 52 gün geçmiş olmasına, bu süreçte darbecilerin İmralı Adasına dönük fiili bir müdahalesinin olduğunun kesinleşmesine rağmen, Sayın Öcalan’ın sağlık ve güvenlik durumuna dair bir tek objektif bilgi edinebilmiş değiliz” diye ifade etti. 

Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürdistan ve Türkiye halklarının özlem duyduğu barışın sağlanması için ağır tecrit koşullarına rağmen, Öcalan’ın İmralı’da bulunduğu 18 yıl boyunca büyük emek ve çaba harcadığını belirten Tuncel şöyle devam etti: “2013-2015 yılları arasında geliştirdiği diyalog süreciyle de barışın mümkün olduğunu tüm dünya kamuoyuna göstermiştir. Devletin, 28 Şubat deklarasyonu ile müzakereye geçiş aşamasında süreci sonlandırması sonucu çok büyük acılar yaşanmıştır ve yaşanmaktadır. Bu kadar önemli bir konumda olan Sayın Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağır tecrit ne insan hak ve özgürlükleri ne de demokrasi açısından kabul edilebilir değildir.

    ‘50 GÖNÜLLÜ ARKADAŞ İLE AÇLIK GREVİNE BAŞLANDI’

31 Ağustos deklarasyonumuzda açıkladığımız, ‘Sayın Öcalan’a dönük bu hukuk ve ahlak dışı uygulamayı sineye çekmemiz beklenemez. Milyonların umut bağladığı bir siyasi Önderi yok saymamızı, kendisinden haber alınmasının bile engellenmesini normal karşılamamızı kimse bizden beklememelidir. 510 gündür sürdürdüğümüz her türlü siyasi, hukuki, diplomatik, insani çaba hükümet tarafından boşa çıkarılmıştır. Bu nedenle Sayın Öcalan’la avukatları, aile üyeleri veya siyasi bir heyetimiz yüz yüze görüşüp kendisinden sağlıklı bir haber alıncaya kadar yeni bir süreç başlatma kararı almış bulunmaktayız. Bu çerçevede; aramızdan 50 gönüllü arkadaşımız 5 Eylül tarihi itibariyle süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayacaklardır. Bu açlık grevinin tek talebi vardır; Sayın Öcalan ile hukuk kuralları çerçevesinde görüşme yapılmasıdır’ dedik.

Açıklamasını yaptığımız günden bugüne talebimiz karşısında hiçbir girişim olmamıştır. Bizler bugün burada 50 gönüllü olarak, Sayın Öcalan ile avukatları, ailesi veya siyasi bir heyetimizin görüşmesi sağlanana kadar süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlıyoruz. 

Halkımıza ve demokrasi güçlerine çağrımızı yineliyoruz; öncüsünü ve önderini layıkıyla sahiplenemeyen hiç bir halk onurunu da özgürlüğünü de koruyamaz. Bu bizim için her şeyden önce bir onur meselesidir. Bütün halkımızı en güçlü şekilde kendi onuruna ve özgürlük hakkına sahip çıkmaya, bize dayatılan bu onursuzluğu kabul etmediğimizi, etmeyeceğimizi bütün dünyanın duyabileceği şekilde haykırmaya çağırıyoruz. Son derece haklı ve makul talebimize karşılık verilinceye kadar başlattığımız süresiz ve dönüşümsüz açlık grevimizin talebinin karşılanması için dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.”

  • İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi

    İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi

    İrlanda’nın başkenti Dublin’de Rojava ile dayanışma ve Türk devletinin işgal girişimlerini protesto etmek amacıyla İrlandalı emekçiler tarafından bir eylem düzenlendi.

     

    Dün Dublin merkezinde bulunan postahane önünde yapılan kalabalık bir grup katıldı. Eylem Rojava Calling ve Saoirse ve İrlanda İşçi Dayanışma Hareketi tarafından organize edildi.

    Eylemde PKK, YPG ve YPJ bayrakları ile birlikte üzerinde ‘Türk devleti, Kürtlere saldırıya son ver’ yazılı pankartlar kaldırıldı. Sinn Feinn Cumhuriyetçi Gençlik örgütünün ise üzerinde ‘Öcalan’a özgürlük’ yazılı büyük afiş açması dikkat çekti.

    Eylemde bir çok kişi Türk devletinin Kürtlere yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla kanlı kefenler giyerek yere uzandı. Günün kalabalık bir saatinde yapılan eylem yoğun ilgi gördü. Eylemin amacını anlatan bildiriler eylem süresi boyunca etraftan geçen insanlara dağıtıldı.

    Eylemde İrlanda İşçi Dayanışması hareketi, Sinn Feinn partisi ve tanınmış sendika örgütleri temsilcileri birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmaların odak noktası Türk devletinin Suriye’deki işgal girişimleri ve Daiş adı altında Kürtlere yönelik saldırıları oldu.

    Eylem organizasyonu adına yapılan konuşmada, Türk devletinin cihatçı ortalklarıyla Suriye’de YPG ve YPJ’ye saldırılarını kınamak amacıyla bugün brdayız denildi.

    Yapılan konuşmalarda; ‘Türk devleti Daiş ile yaptığı iş birliğinden sonra Cerablusu tek bir kurşun sıkmadan işgal etmiştir. Bununla beraber YPG ve SDG’nin kontrolünde olan yerleşim yerlerine saldırı başlatmış ve 45’ten fazla sivil insanı katletmiştir.’ denilerek, Türk devletinin esas hedefinin Daiş olmadığı aksine Daiş ile savaşan Kürt güçler olduğu belirtildi.

    İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi 2

    İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi 3

    İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi 4


    İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi 6

    İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi 5

    İrlandalı Emekçiler Rojava İçin Eylemdeydi 1